SupersatForum  

Kuran’da Haşrin Delilleri

 İslamiyet Ve İnsan Katagorisinde ve  İslam Alimleri Ve Hayatları Forumunda Bulunan  Kuran’da Haşrin Delilleri Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...


Geri Git   SupersatForum > BİLİM | HABER | EĞİTİM |DİN|OTOMOBİL > İslamiyet Ve İnsan > İslam Alimleri Ve Hayatları
Özel Arama

İslam Alimleri Ve Hayatları Yüce Dinimizin Yüce İnsanları ve Din ALimleri Hakkında Bilgiler

Cevap
 
LinkBack Konu Araçları Gösterim Biçimleri
Eski 12-04-2010, 02:19   #1 (permalink)
 
Avatarı
 
Katılım Tarihi: 05-06-07
Mesajlar: 11.793
Üye No: 20411
Uydu Alıcısı: Atlanta
Tuttuğu Takım: Karabükspor
Aldığı Beğeni: 4977
Beğendikleri: 3409
Varsayılan Kuran’da Haşrin Delilleri


Kuran’da Haşrin Delilleri

“Çürümüş, toprak olmuş kemikleri kim diriltecek?” sorusu o dönemin ve bu dönemin müşriklerine göre cevabı imkansız ve köşeye sıkıştırıcı bir soru zannedilmiş ve devamlı sorulmuştur. Oysa Cenab-ı Hakk Kuran-ı Kerim’de yeniden dirilişin kolaylığını mükemmel delillerle ispat etmektedir. Birinci delille başlayalım.

Delil-1 “Çürümüş kemikleri kim diriltecek?” sorusunu o dönemde soranlardan biri de Übey b. Halef adında bir müşrikti. Übey b. Halef bir gün elinde bir kemik parçasıyla gelerek, “Ey Muhammed! Allah’ın bu çürümüş kemiği nasıl diriltecek?” diye sormuştu. ALLAH Rasulü Aleyhissalatü Vesselam da kendisine, “ALLAH bu kemiği diriltecek, seni de diriltip cehenneme koyacak!” buyurmuştu. Ve Cenab-ı Hakk da peygamberine yapılan bu küstahça tavır karşısında bütün zamanların kafirlerine hitaben, muhteşem ve mucizevi olarak şu ayetleri indirmişti: “İnsan görmez mi ki, biz onu meniden yarattık. Bir de bakıyorsun ki, apaçık düşman kesilmiş. Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve: «Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?» diyor. De ki: Onları ilk defa yaratmış olan diriltecek. Çünkü O, her türlü yaratmayı hakkıyla bilendir.”(Yasin-77/79)

Cenab-ı Hakk bu ayetteki haşri ispat metodunda ehli küfre en net ve mükemmel delil olarak ilk yaratılışı nazara vermiştir. (ALLAH’tan daha güzel kim misal verebilir, kim delil getirebilir.) Yani ayet diyor ki; senin toprakta çürüyüp görünmez hale geldikten sonra tekrar diriltilmen niye zor olsun ki? Sen başlangıçta da gözle görülmeyen bir sperm hücresi değil miydin? Dünyaya hazır bir bedenin içinde kendi kendine mi geldin ki, seni hiç yoktan yaratanın tekrar yaratmasını uzak görüyorsun. Cenab-ı Hakk insanı çeşitli evrelerden geçirerek yarattığını, dolayısıyla da yeniden yaratmaya da muktedir olduğunu bir başka ayet-i kerimede ise şöyle anlatmaktadır: “İnsan, 'kendi başına ve sorumsuz' bırakılacağını mı sanıyor? Kendisi, dökülüp-akıtılan meniden bir sperm değil miydi? Sonra bir alak (embriyo) oldu, derken (Allah, onu) yarattı ve bir 'düzen içinde biçim verdi.' Böylece onu, erkek ve dişi olmak üzere çift kıldı. (Öyleyse Allah,) ölüleri diriltmeye güç yetiren değil midir?”(Kıyamet-36/40)

Misal: Bu delili bir misalle daha iyi kavramaya çalışalım. Malumdur ki bir otomobil üreticisi, üretmeyi düşündüğü otomobilin ilk önce planını çıkarır veya çıkarttırır. Sonra bu model için uygun bir fabrika kurup gerekli cihazları temin eder. Seri üretime geçtikten sonra da ilk modelin planını dosyalara veya bilgisayar aracılığı ile CD’lere kaydettirip muhafaza eder ve her arabaya farklı bir seri numarası vererek piyasaya sürer. Şimdi, biz bu firmanın piyasaya sürmüş olduğu otomobillerden birinin kaza yapıp hurdaya döndüğüne veya yanıp kül olduğuna şahit olduğumuzda, “Tekrar aynısını üretemez!” diyebilir miyiz? Tabi ki diyemeyiz. Çünkü biliriz ki, seri üretime geçmiş olan bir fabrikanın hurdaya dönen o aracın aynısını üretmesi hiç zor değildir. Ve yine biliriz ki ikinci üretim ilk üretimden daha kolaydır.

Bu ayeti dinleyen bir müşrik doğal olarak şöyle diyebilir: “Tamam, farz edelim ki beni bir yaratan var. Ve beni ilk başta yaratan elbette ki tekrar yaratabilir. Fakat Kuran’ın beni yaratanın kelamı olduğuna nasıl ve neden inanacağım? Ben ancak Kuran’ın beni yaratanın kelamı ve fermanı olduğuna inanırsan ondaki uyarıları dikkate alırım.”

Delil-2 İşte insanı insandan elbette ki daha iyi bilen Cenab-ı Hakk da “Sizi hiç yoktan var eden tekrar yaratmaya da muktedirdir” ayetinin hemen ardından insanın yaratıcısından başka hiç kimsenin 1400 sene önce bilemeyeceği bir özelliğini belirtiyor ve diyor ki: “Size yeşil ağaçtan ateş ürettiren Odur. Siz de ondan yakıp duruyorsunuz”(Yasin-80) Bu ayet hem ALLAH’ın varlığını, hem yeniden dirilişin kaçınılmaz olduğunu, hem Kuran’ın alemlerin Rabbinin kelamı olduğunu, hem de Hz. Muhammed Aleyhissalatü Vesselamın ALLAH’ın elçisi olduğunu apaçık bir şekilde ispat etmektedir.

Bu ayetin niçin mucizevi olduğunu kısaca izah edelim. Her cismin hareket etmek için bir ısı enerjisine ihtiyacı olduğu gibi insanın da hareket etmek için bir enerjiye ihtiyacı vardır. İnsan hareket enerjisini kısaca şu yolla temin eder: Akciğerlerine gönderdiği oksijen molekülleri hücrelerindeki karbonla birleşir. Ve bu birleşme esnasında, oksijen yakıcı olduğundan dolayı karbonu yakar ve bu yanma esnasında oluşan ısıdan da kas hücrelerimiz enerji elde ederler. Yani aldığımız her nefesin ardından vücudumuzda milyarlarca küçük ateş yanmakta ve biz ancak bu şekilde hareket etmekteyiz. Diğer bir ifadeyle, taşıtlar, benzin, gaz ve mazot yakarak, insan da oksijen yakarak hareket eder. Ve malumdur ki insanın hayat ateşi olan oksijen, ağaçlar tarafından üretilmektedir. Şimdi ayete tekrar dönüyoruz: “Size yeşil ağaçtan ateş ürettiren Odur. Siz de ondan yakıp duruyorsunuz”

İnsanın yakıtını ağaçların ürettiği oksijenden elde ettiği 1800lü yıllarda keşfedilmiştir. Şimdi 1400 sene öncesine, cahiliye dönemine gidelim. Yaprakların fotosentez yaparak oksijen adında görünmeyen bir molekül ürettiğini ve bu moleküllerin vücudumuzdaki karbonu yakarak ısı enerjisi oluşturduğunu o dönemde tespit edebilmek mümkün müdür?

Elbette ki hiçbir teknolojik aletin bulunmadığı o dönemde, insanın yakıtının ağaçlar tarafından üretildiğini, ancak ve ancak insanın yaratıcısı ve alemlerin Rabbi olan ALLAH bilebilir. Ayrıca insanın dünyaya gelir gelmez en önemli ihtiyacı olan oksijenin kendisine bitkiler tarafından ürettirilip hazırlanmış olması ve havada oksijen oranının 20,9 gibi çok hassas bir oranda korunmuş olması ve insanın da vücudunda bu oksijeni işleyecek olan burun, soluk borusu, akciğer, alyuvarlar, kas hücreleri gibi mükemmel makine ve organların dizayn edilmiş olması, insanın ve dünyanın asla tesadüfen oluşamayacağını, insanın ne kadar aciz ve ALLAH’a muhtaç bir varlık olduğunu, Yaratıcımızın kudretinin sonsuz olduğunu, dolayısıyla da insanı tekrar yaratmaya muktedir olduğunu ispat eder.

İşte 80. ayette öyle bir konuya temas edilmiştir ki, akıl ve insaf sahibi herkesi teslime ve iman etmeye mecbur ediyor.

Delil-3 Bu ayetin devamında ise kıyas-ı temsili diyebileceğimiz bir ikna metodu ile Cenab-ı Hakk insanın yaratılmasından daha büyük olan evrenin yaratılmasını nazara vererek meseleye delil sadedinde mükemmel bir nokta koymaktadır. Zira 81. ayette de “Gökleri ve yeri yaratan, onların benzerlerini yaratmaya kadir değil midir? Evet! Elbette kadirdir. O, her şeyin yaratılışını hakkıyla bilendir.” buyurmaktadır.

ALLAH Teala ard arda belirttiği bu 3 ayette bütün zamanların inkarcılarına cevap vermektedir. Ve belirttiği deliller, ALLAH Teala’nın biz insanlara büyük bir lutfu ve rahmetidir. Zira Sultan-ı Kainat kimseye delil göstermek zorunda değildir. (Merhametinden dolayı Rabbimize hamd olsun.)

Yeniden yaratılışın nasıl olacağının geniş açıklaması ise hadis-i şeriflerde geçmektedir. Mesela Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam bir hadis-i şerifte şöyle buyurmaktadır: “İki Sur arasında kırk vardır. Sonra ALLAH semadan bir su indirecek. Ve insanlar yerden sebze gibi bitecekler. İnsanda bir kemik hariç hepsi çürür. Bu çürümeyen, “acb’üz-zeneb” denilen bir şeydir. Kıyamet günü yeniden yaratılış bundan terkip edilecektir.” (Buhari, Müslim, Ebu Davut, Nesai)

Başka bir hadiste Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam şöyle buyurmaktadır: “ALLAH Teala “Ma’ül-hayavan” (hayat suyu) diye bir yağmur yağdırır. Bu yağmur bütün cesetleri tıpkı bir bitki gibi ortaya çıkarır. Daha sonra ikinci defa Sura üflenir ve bütün insanlar birden ayağı kalkıp beklerler.” (Müslim, Şarani) “İnsanoğlunun acb’üz-zeneb dışında her tarafını toprak yiyip bitirecektir. Çünkü insan ondan yaratıldı, yine onun üzerine bina edilecektir.” (Müslim, Muvatta, Ebu Davud) Başka bir hadiste “O nedir ya Rasulallah?” diye sorulduğunda “Hardal tanesi gibi bir şeydir” buyurmuşlardır.” (Tergib ve Terhib tercümesi)

Hadislerde geçen acb’üz-zeneb kelimesinin DNA’ya işaret ettiği apaçık ortadadır.

Konuya netlik kazandıran Kaf Suresinde Cenab-ı Hakk: “Kâf. 'Şerefli üstün' Kur'an'a andolsun. Hayır, onlara kendilerinden bir uyarıcı-korkutucunun gelmesine şaştılar da, o kâfirler: «Bu şaşılacak bir şey» dediler. «Biz öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (yeniden diriltilecekmişiz) ? Bu uzak bir dönüş (iddiasıdır). Biz toprağın sizden neyi yiyip neyi geride bıraktığını iyi biliriz. Ve katımızda kaydeden kitap vardır.” buyurmuştur. Bu ayette de “Toprağın insandan neyi yiyip neyi geride bıraktığını biliriz” buyurulmasıyla, yeniden yaratılış için sadece bir DNA hücresinin yeterli olduğuna işaret edilmektedir.

DNA’nın toprakta çürümediğini, bilim adamları diaptomus isimli mikroskobik bir canlı üzerinde yaptıkları bir araştırmada tespit etmişlerdir. Diaptomus isimli bu mikroskobik canlının toprağa gömdüğü yumurtalarının 350 yıllık olması ve uygun bir hayat ortamı oluştuğunda yavruların yumurtadan çıkması, DNA’nın toprakta yok olmadığını kanıtlamıştır.

Tabi ki ALLAH Teala’nın, insanın tekrar yaratılması için acb’üz-zenebe yani DNA’ya da ihtiyacı yoktur. Tekrar DNA’dan yaratması, israftan ve israf bir fiilde bulunmaktan münezzeh olduğundandır. (ALLAHU A’lem)

Evet, ayet ve hadislerden anlaşıldığı gibi, kıyametten sonra Cenab-ı Hakk serum özelliğinde yağmurlar gönderip toprak altında bulunan bütün DNA hücrelerini sulayacak ve bütün canlılar toprak altında eski bedenlerine tekrar kavuşacaklar.

“Toprak altında bu nasıl olur? Sperm ancak ana rahminde gelişebilir.” derseniz şunu bilmelisiniz ki sperm hücresinin gelişimi için ana rahmi şart değildir. Ana rahmi, çocuğun gelişimi için sadece farklı bir tezgahtır. ALLAH Teala insanı başka bir tezgahta da, tezgah olmadan da büyütmeye muktedirdir. Bu iddiayı birkaç misalle ispatlayabiliriz.

Misal-1 Tarantula adlı büyük örümcek toprak altında kazdığı tünelde yaşar. Pepsis yani yaban arısı, tarantulanın kokusunu algılayabilen hassas algılayıcılarla donatılmıştır. Yaban arısı yavrularının gelişimi için tarantulayı öldürmek zorundadır. Mücadelenin başında tarantula yaban arısını sokar. Fakat yaban arısının vücudunda bu zehre karşı panzehir vardır. Sokma sırası yaban arısına geldiğinde tarantulayı karnının sol üst tarafından sokar. Ve zehrini oraya boşaltır. Bu bölgenin seçimi tarantulanın ölmeyip sadece felç kalması için en uygun yerdir. Daha sonra yaban arısı bir çukur kazar ve tarantulayı bu çukura taşır. Sonra tarantulanın karnında bir delik açar ve yumurtasını oraya bırakır. Birkaç gün sonra çıkan yavru da tarantulayı yiyerek gelişimini tamamlar.

Misal-2 Avustralya ormanlarında yaşayan silus isimli bir kurbağa küçük su birikintilerinden birinde yumurtlar. Beş santimlik bu yumurta erkek tarafından döllenir. Sonra dişi kurbağa döllenen yumurtayı çiğnemeden yutar. Yumurta yutulduktan yarım saat sonra midedeki enzim asitleri durur, sindirim sistemi vazifesini bırakır, bağırsak hareketleri durur. Ve aşamanın en hayret verici durumu gerçekleşir. Midenin hücre yapısı değişir ve yumurtayı sindireceğine onu beslemeye başlar. Bu arada dişinin yumurtayı yutmadan almış olduğu besinler, bağırsak hareketleri çok yavaşladığından sekiz haftada bağırsağı terk eder. Dolayısıyla da anne kurbağa acıkmaz. Bu arada mide çok büyüdüğünden akciğere basınç yapar ve solunumu imkansız hale getirir. Bu defada diğer bir mucize devreye girer. Kurbağa deri solunumu yapmaya başlar. Doğum yaklaştıkça annenin boğazı genişler ve anne yavrularının geliştiğini hissedip yavaşça çıkarır. Bundan sonra anne kurbağanın beslenmesi normale döner ve mide sekiz gün içinde eski halini alır.

Misal-3 Kanguru yavrusu yaklaşık yedi aylık gelişim döneminin sadece 33 gününü ana rahminde geçirir. Yavru daha bir santimlik bir embriyo iken doğumu gerçekleşir. Ayakları, yüzü, gözleri ve daha bir çok uzvu gelişmeden rahimden çıkar. Ön ayaklarıyla annenin kürküne dokunarak 3 dakika içinde annenin memesine tırmanır ve gelişimini orada devam ettirir.

Misal-4 Çekirge yavrularının dünyaya gelişi de çok mucizevi ve haşre önemli bir delildir. Zira çekirge yumurtalarını toprağa gömer. Mesela Amerika’nın New England bölgesinde yaşayan çekirge yumurtaları toprağa gömüldükten 17 yıl sonra Mayıs ayında, yağmurlu bir günün ardından toplu halde aniden toprağı yararak çıkar ve şaşkın bir şekilde etrafa dağılırlar. Çekirgelerin toprağın altında uzun bir müddet kaldıktan sonra, topluca, milyarlarca sayıda ve bir anda yeryüzüne çıkmaları, bize hem haşri ispat etmekte, hem de haşir meydanındaki insanların halini hatırlatmaktadır. Zaten ALLAH Teala’da yeniden dirilişimiz hususunda Kur’an-ı Kerim’de çekirgeleri örnek vermektedir. Kamer Suresinin 7. ayetinde “Gözler 'zillet ve dehşetten düşmüş olarak', sanki 'etrafa serpilen' çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.” buyurmaktadır.
Editör Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Etiketler
delilleri, haşrin, kuran’da


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Gösterim Biçimleri

Yazım Kuralları
Yeni konu açma izniniz yok.
Mesajlara cevap yazma izniniz yok.
Mesajlarınıza dosya / resim ekleme izniniz yok.
Mesajınızı değiştirme izniniz bulunmuyor.

BB kod - Açık
Yüz İfadeleri are Açık
[IMG] kodları Açık
HTML kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Varsayılan Zaman Aralığı: GMT +2. Saat 01:46.



Powered by: vBulletin Version 3.8.10
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.

Copyright © 2005-2019 SupersatForum İnternational®, All Rights Reserved
User Alert System provided by Advanced User Tagging v3.2.2 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2019 DragonByte Technologies Ltd.
www.supersatforum.com Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız Bize Ulaşın linkinden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.