Giriş

Orijinalini görmek için tıklayınız : rauf denktaş'ı kaybettik



zekı62
13-01-2012, 23:24
Denktaş'ı kaybettik

KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, tedavi gördüğü Yakın Doğu Üniversitesi'nde yaşam mücadelesini kaybetti

uydu3405
13-01-2012, 23:29
türk milletinin başı sağolsun

Hilmi
13-01-2012, 23:32
Allah rahmet eylesin çok çekti hastalıktan adamcağız ...

Baldemir
13-01-2012, 23:44
:( Rauf Denktaş vefat etti - Haber Videoları - Habertürk Video (Only the registered members can see the link)

Yakındoğu Üniversitesi Hastanesinin yoğun bakım servisinde 9 Ocak Pazar gününden bu yana tedavi gören KKTC'nin 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, vefat etti.

Denktaş, 8 ocak gecesi ishale bağlı su kaybı nedeniyle hastaneye kaldırılmıştı.

İç organlarında dün yetersizlik başgösteren Denktaş, bu sabah itibarıyla solunum cihazına, akşam saatlerinde ise diyalize bağlanmıştı.

Ömrünü Kıbrıs davasına ve Kıbrıs Türklerinin devlet sahibi olmasına adayan Denktaş, 27 Ocak 1924 tarihinde, bugün Kıbrıs Rum kesimi sınırları içinde bulunan Baf bölgesinde doğdu.

1,5 yaşındayken annesini kaybeden Denktaş, Hakim Mehmet Raif Bey'in en küçük oğlu. Anneannesi ve babaannesi tarafından büyütülen Denktaş, 1930 yılında eğitim için İstanbul'a gönderildi.

Arnavutköy'de ilkokuldan liseye kadar eğitim veren Fevzi Ati Lisesi'nde yatılı okumaya başlayan Denktaş, ortaokuldan sonra Kıbrıs'a döndü ve liseyi Kıbrıs'ta bitirdi.

Denktaş, 1941'de Lefkoşa İngiliz Okulundan mezun olduktan sonra Mağusa'da tercümanlık, mahkemede memuriyet, sonra bir yıl da İngiliz Okulunda öğretmenlik yaptı.

1944'te British Council'dan burslu olarak İngiltere'de hukuk tahsili yapan ve 1947 yılında Lincoln's Inn'den mezun olan Denktaş, aynı yıl Kıbrıs'a dönüp avukatlığa başladı.

1949 yılı yaz aylarında savcılık yapmaya başlayan Denktaş, aynı yıl Aydın Hanım'la evlendi.

Denktaş, 27 Kasım 1948 tarihinde Kıbrıs Türklerinin düzenlediği ilk mitingde Dr. Fazıl Küçük ile beraber hatiplik yaptı. 1942 yılında Dr. Fazıl Küçük'ün yayımlamaya başladığı Halkın Sesi gazetesinde, babasından ve onun milliyetçi, Atatürkçü arkadaşlarından işiterek öğrendiği "Türk Haklarının İngilizler tarafından gasbedildiği" konularının ele alındığını gören Denktaş, Dr. Küçük'le tanışarak, Halkın Sesi'nde imzalı veya imzasız, bazen Akın Yılmaz adı altında yazılar yazmaya başladı. Bu ilişki Denktaş'ın Londra'da tahsil yıllarında da devam etti. Denktaş, Ada'ya döndükten sonra lider Dr. Küçük'ün yanında yakın bir dost ve gerektiğinde danışman olarak çalıştı.

Denktaş, 1948 yılında zamanın Kıbrıs Valisi tarafından kurulan Anayasa Konseyi'nde üye olarak çalıştı. Rum kilisesinin baskısı altında Konsey'e katılan Komünist Akel Partisi Konsey'den çekilince Meclis kapatıldı. Türk temsilcilerin ısrarlı talepleri sonucu Hakim Mehmet Zeka Bey'in başkanlığında "Türk İşleri Komisyonu" kuruldu, Rauf Denktaş bu komisyonda da çalışarak, İngiliz Müstemleke İdaresi'nin gasbettiği hakların iadesi için bir raporun hazırlanmasında nazım rol oynadı. Hükümetin kabul ettiği bu raporda öngörülen yasaların yapılabilmesi için Başsavcılığa görev verildi, ancak Başsavcılıkta bir Türk savcı yoktu. Liderliğin talebi üzerine 1949'da Denktaş Hukuk Bürosundan ayrıldı ve az maaşla savcı yardımcısı oldu.

Birkaç yıl içinde tamamlanması gereken yasalarla ilgili çalışmalar 1954 yılına kadar uzadı. Bu arada Denktaş Savcılığa terfi etti. 1954'te Kıbrıs'ta yeraltı örgütünü kuracak olan bazı kişiler, Yunanistan'dan Ada'ya gizlice girerken yakalandı. Bunların takibi ve yargıya havalesiyle Denktaş'ın görevi daha da önem kazandı. 1957 sonunda İngilizlerin Ada'yı 5-10 yıl içinde Yunanistan'a devredeceğini gören Denktaş, Savcılıktan istifa ederek, Dr. Küçük'ün yanında fiili rolünü aldı.

Hükümetteki görevinden istifa ettikten sonra toplum problemlerinde daha aktif rol oynamaya başlayan Denktaş, 1957 sonlarında Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu Başkanlığına seçildi. Aynı yıl Rumların Atina'dan sevk ve idare edilen EOKA yeraltı teşkilatının saldırıları karşısında etkin bir kuruluşa olan ihtiyacı gören Denktaş, iki arkadaşı ile Kasım 1957'de Türk Mukavemet Teşkilatını (TMT) kurdu. Bu teşkilat o güne kadar var olan Volkan Teşkilatı'nın yerini aldı ve kısa bir zaman içinde, Denktaş'ın ısrarlı talepleri sonucu olarak Türkiye'nin uzman kişileri tarafından EOKA'ya cevap verebilecek etkin bir Mukavemet Teşkilatı haline getirildi.

Halkın Sesi gazetesinin haftalık İngilizce nüshasının hazırlanmasında da önemli rol oynayan Rauf Denktaş, 1958'de büyük ölçüde artan EOKA saldırıları karşısında Türk Mukavemetinin etkili şekilde görev yapmasını sağladı. TMT'nin yayın organı olan Nacak gazetesi Denktaş'ın gazetesiymiş görüntüsü içinde Kıbrıs Türklerine yön gösterdi, mukavemet telkin etti. Nacak'ın son yazı işleri sorumlusu da Alper Faik Genç idi. Türk Hükümetinin, bir ayda yüze yaklaşan Türk kayıpları karşısında kararlı çıkışı ve aynı yıl Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda rahmetli Fatin Rüştü Zorlu'nun Yunanlı karşıtı Averof'u mağlup etmesi sonucu Yunanlılar Kıbrıs'ta eşit şartlarda bir ortaklık Cumhuriyeti kurulmasına razı olmuş göründüler. Dr. Küçük ve Rauf Denktaş bu genel kurul toplantısında kulis faaliyeti yaptılar. 1959'da Zürih Anlaşması'nın hazırlanmasında Rauf Denktaş'ın perde arkasında etkin rolü oldu. Türkiye'nin garantisinin 650 kişilik bir alayla "etkin ve fiili" bir duruma getirilmesi Denktaş'ın ısrarı ve Dr. Küçük'ün de onu desteklemesiyle mümkün olmuştur.

Aynı yıl Londra Konferansı'na katılan Türk heyetinde de yerini alan Denktaş'ın Fatin Rüştü Zorlu'ya "Makarios bu anlaşmaları er geç yıkacak ve Enosis yoluna çıkacaktır. Burada bir rol oynamaktadır. İleride bu anlaşmaların kendisine zorla kabul ettirildiğini savunarak ortaklığı bozacaktır" mealindeki değerlendirmesi, ne yazık ki ortaklık Devletinin kuruluşu ile gerçekleşmiş ve 1963'de Kıbrıs'ta Enosis uğruna tedhiş yeniden başladı.

GİZLİCE ADAYA GİRERKEN TUTUKLANDI
16 Ağustos 1960 tarihinde 650 kişilik Türk Alayı Magosa Limanı'na ayak bastı. 1963 olaylarından sonra Denktaş temaslarda bulunmak üzere Ankara'ya gitti. Temaslarını tamamlayan Denktaş, bir sandalla Kıbrıs'a geçti ve Türk direnişini örgütlemeye başladı.

1964 Londra Konferansı'ndan sonra Makarios tarafından ''istenmeyen adam'' ilan edilen Denktaş'ın Kıbrıs'a girmesi yasaklandı. Gizlice Erenköy'e çıkarak savaşa katılan Denktaş, 1967'de Ada'ya gizlice girerken tutuklandı, yoğun girişimler sonucu Türkiye'ye geri verildi.

1968'de Ada'ya giriş yasağı kaldırıldığından Kıbrıs'a dönen Denktaş, 1970 seçimlerinde Türk Cemaat Meclisi Başkanlığına seçildi, 28 Şubat 1973'e kadar Kıbrıs Cumhurbaşkanı Muavini ve Kıbrıs Türk Yönetim Başkanı seçildi.

13 Şubat 1975'te Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin ilanından sonra devlet ve meclis başkanı görevlerini de yürüten Denktaş, anayasa uyarınca 1976'da yapılan ilk genel seçimlerde devlet başkanlığına seçildi.

Denktaş, 1981 yılında ikinci kez devlet başkanı oldu. 15 Kasım 1983'de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ilan edildi.

22 Nisan 1990'da yapılan erken seçimde ikinci kez cumhurbaşkanı seçilen Denktaş, 1995'teki seçimlerde de cumhurbaşkanı oldu.

4 RUM LİDERLE GÖRÜŞTÜ
Kıbrıs sorununun çözümü için 1968'de Glafkos Klerides ile ilk kez Beyrut'ta müzakerelere başlayan Denktaş, eski Rum liderler Spiros Kiprianu, Yorgos Vasiliu, Glafkos Klerides ve Tasos Papadopulos ile yıllardır müzakere etti.

2002'de sunulan ve Annan Planı olarak bilinen BM çözüm planına, ''Türk askerini Ada'dan çıkaracağı ve Türkleri azınlık durumuna düşüreceği, devleti ortadan kaldıracağı'' savıyla karşı çıkarak ''hayır'' kampanyası yürüten Denktaş, 17 Nisan 2005'te yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmadı.

Denktaş, Annan Planı sürecinde Avrupa Birliği (AB) üyeliğiyle yaşanan tartışmalarda, ''Türkiye olmadan cennete bile girmem'' demişti.

Rauf Denktaş, 24 Nisan 2005'te, Annan Planı referandumun 1. yıl dönümünde, görevi 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'a devretti.

Denktaş, cumhurbaşkanlığından ayrılmasının ardından, çalışmalarını, Lefkoşa'daki çalışma ofisinde sürdürdü.

Fotoğraf çekme merakıyla da bilinen Denktaş'ın onlarca yayımlanmış kitabı bulunuyor. Denktaş'a çok sayıda üniversiteden fahri doktora unvanı da verildi.

24 MAYIS 2011'DE RAHATSIZLANDI
24 Mayıs'ta beyin kanaması geçiren ve sol tarafı felç olan Denktaş, 29 Ekim'de hastaneden taburcu edildikten sonra ilk kez 15 Aralık 2011'de evinden dışarı çıktı. Havanın da güzel olmasından yararlanarak ilk kez evinden çıkan Denktaş, ''Benim için 'ölüyor' dediler, dışarı çıktım'' dedi.

Denktaş, Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'ndeki tedavisinin ardından rehabilitasyon süreci için 8 Temmuz'da Ankara'ya, Genelkurmay Başkanlığı Rehabilitasyon Merkezi'ne götürüldü.

Rauf Denktaş'ın tedavisine Ankara'da Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde (GATA) devam edildi. Beyinle kafatası arasındaki kan birikiminin boşaltılması için 25 Ağustos'ta ameliyat edilen Denktaş, 30 Ağustos'ta da KKTC'ye, YDÜ Hastanesi'ne getirildi.

Denktaş, beyinle kafatası arasındaki kan birikiminin artması nedeniyle 5 Eylül'de YDÜ Hastanesi'nde yeniden ameliyat edildi.

29 Ekim 2011'de taburcu edilen Denktaş, 8 Ocak 2012 gecesi, su kaybı nedeniyle YDÜ Hastanesi'ne yeniden kaldırıldı.

unalarman
14-01-2012, 00:16
Allah'tan rahmet olsun

ukusat
14-01-2012, 10:19
Ruhu şâd, mekânı TÜRK uçmağı olsun. Kendisinin yüreklice ve bir TÜRK'e yarışır şekilde vatanını, milletini savunuşunu bu millet unutmayacak. Kendisini her daim büyük bir hasret ve saygıyla anacağız. Irkımız bir büyüğünü daha kaybetti, başımız sağolsun.

Rahat uyu Rauf DENKTAŞ! Kıbrıs TÜRK'tür, TÜRK Kalacak!

can123
14-01-2012, 10:34
kendini milletine adayıb hiçbir kar kazanç sağlamadan mücadelesini sonuna kadar sürdüren ender lidere allah rahmet eylesin inşaallah örnek olur

kirmastılı
14-01-2012, 10:41
Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun

ESES-58
14-01-2012, 11:52
türk dünyası önemli bir liderini kaybetti.Allah rahmet eylesin.mekanı cennet olsun.

ank24men
14-01-2012, 12:42
allah rahmet eylesin

osmann
14-01-2012, 12:46
allah rahmet etsin. Örnek dava adamlarından biri idi.

ASİL
14-01-2012, 17:09
allah rahmet eylesin mekanın cennet olsun

atakurtul
14-01-2012, 18:39
Allah rahmet eylesin.

ASİL
14-01-2012, 19:28
İşte Rauf Denktaş'ın son vasiyeti

Rauf Denktaş, oğlu Raif'in yanına gömülmek istediğini vasiyet etti..


Only the registered members can see the link
KKTC'de Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın ölümü nedeniyle bayraklar yarıya indirildi. Serdar Denktaş, Rauf Denktaş'ın, oğlu Raif'in yanına gömülmek istediğini söyledi. Gazeteciler, sanatçılar, spor (Only the registered members can see the link) kulüpleri de Denktaş'ın ölümünün ardından üzüntülerini dile getirdi.
KKTC'de, Denktaş'ın oğlu Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş'ın da katıldığı Bakanlar Kurulu'nda, cenaze için yapılması gerekenler ele alındı. Toplantıdan bugün saat 11.00'den Cuma günü gün batımına kadar yas kararı çıktı.
DEFNEDİLECEK YERE AİLESİ KARAR VERECEK

Bakanlar Kurulu'nun aldığı karar, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu tarafından açıklandı. Basın toplantısında Başbakan İrsen Küçük ile Denktaş'ın oğlu, Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Serdar Denktaş da hazır bulundu.
Karara göre, Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş'ın cenaze töreni Pazartesi günü başlayacak ve naaşı 17 Ocak Salı günü, ailenin karar vereceği yere defnedilecek. Salı günü okul ve devlet dairelerinin de kapalı olacağı bildirildi.
"BENİ OĞLUMUN YANINA DEFNEDİN"

Serdar Denktaş, Rauf Denktaş'ın nereye gömüleceğine ilişkin bir soru üzerine, babasının, 1985 yılında trafik kazasında hayatını kaybeden Raif Denktaş'ın yanına defnedilmek istediğini söyledi.
Serdar Denktaş, "Aile yemeklerinde 'beni oğlumun yanına defnedin' diye söylerdi. Elbette ailenin büyük bir bölümü de bunu bir vasiyet olarak kabul etti. Ancak bir başka gerçek de Rauf Denktaş'ın tarihe, bu devlete, bu millete malolmuş bir lider olduğudur. Bugün aileyle oturup konuşacağız, neticede bir karar alıp Sayın Başbakan'a bildireceğiz" diye konuştu.
KKTC devletine, hükümetine, Türk hükümetine ve Türkiye'nin tüm makamlarına teşekkür eden Serdar Denktaş, Rauf Denktaş'ın, dava arkadaşı Dr. Fazıl Küçük'ün mezarının bulunduğu Anıttepe'ye gömülüp gömülmeyeceğine ilişkin bir soru üzerine, "Onu konuşacağız" dedi.
Rauf Denktaş'ın ölümü nedeniyle, kamu kurumları ve özel kuruluşlardaki bayraklar yarıya indirilirken, Denktaş'ın vefat ettiği Yakındoğu Üniversitesi Hastanesinde taziye defteri açıldı.
GÜL KESİN, ERDOĞAN BÜYÜK İHTİMAL

Cumhurbaşkanı Eroğlu, cenaze törenine Türkiye'den katılım olacağını belirterek, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün törene katılacağını, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gelme ihtimalinin büyük olduğunu söyledi.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun da törene katılacağını kaydeden Eroğlu, Türkiye ve değişik yerlerden törene katılacak konuklar olacağını belirtti.
Eroğlu, Türkiye'den üst düzey makamlardan, akşamdan beri başsağlığı telefonları ve mesajları aldıklarını ifade ederek, "Aile henüz Kurucu Cumhurbaşkanımızın nereye defnedileceği konusunda bir karar vermiş değildir. Aile toplantısından sonra bu hususta bilgi sahibi olup sizleri bilgilendirmeye çalışacağız" dedi.

mehmetcınar
14-01-2012, 19:34
allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun

ASİL
14-01-2012, 19:58
arkadaşlar türk dünyasından çok büyük bir önderi kaybettik forumdaki arkadaşlardan taziyelerini bekliyoruz duyarsız olmayın saygılar