halukgta
20-06-2016, 11:50
Bugün sizlerle, Kur’an dan bir konuyu birlikte araþtýrmak ve üzerinde sizleri düþünmeye davet etmek istiyorum. Konu biraz uzun, ama lütfen sabýrla okuyalým. Bizler eðer Kur’an ýn zerresini bile zayi etmeden istifade etmek, yararlanmak istiyorsak, Kur’an ýn 1400 yýl öncesinden insanlara indirilmiþ gibi düþünmeden, bizlere peygamberimizin bugün, yeni teblið ettiðini düþünerek bakmamýz ve Kur’an dan öyle istifade etmeye çalýþmamýz gerekir. Çünkü Kur’an tüm âleme yaþadýklarý sürece, rehber olsun diye indirilmiþ en son kitaptýr.
Þimdide Kur’an dan araþtýracaðýmýz konuya bakalým. Kur’an da birçok ayetinde Allah lanetlediði, inkârlarý sonucu cehennemlik olduklarýný belirttiði, inkârcý ve kâfir sözlerini çok kullanýr. Acaba bu sözleri Allah, peygamberini ve gönderdiði Kur’an ý tümden inkâr edenler için mi kullanýr? Rabbimiz bu sözleri söylediði kiþilerin, çok büyük günahlar iþlediðini ve bu insanlarý affetmeyeceðini anlatýyor bizlere. Allah ý inkâr edenlerin, cehennemde ebedi kalacaklarýný ve onlarý asla baðýþlamayacaðýný, Kur’an ýn onlarca ayetinde görüyoruz. Peki, Allah bu sözleri Kur’an da, baþka kiþiler içinde kullanýyor mu? ÝNKÂRCI VE KÂFÝR SÖZLERÝNÝ, iman ettiði halde yaptýðý bazý yanlýþlar neticesinde, bu duruma düþen insanlar içinde kullanýyor olabilir mi? Gelin isterseniz bu çok önemli sorunun cevabýný, birlikte Kur’an dan arayalým. Acaba farkýnda olmadan yaptýðýmýz büyük bir yanlýþ var mý?
Sizlere þimdi hatýrlatacaðým ayette Allah, ÞEYTAN ÝÇÝN KÂFÝR OLDU DÝYOR, ayeti yazalým üzerinde düþünelim.
Bakara 34:Hani biz meleklere (ve cinlere): Âdem'e secde edin, demiþtik. Ýblis hariç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi ve büyüklük tasladý, BÖYLECE KÂFÝRLERDEN OLDU.
Lütfen çok iyi düþünelim bu sözleri. Bizler kâfir sözünü Allah ý inkâr edenler için kullanýrýz genelde. Lütfen dikkat, þeytan Allah ý ve kitaplarýný inkâr etmiyor, tam tersine onun huzurunda onu biliyor, tanýyor fakat Rabbin istediði bir þeyi yerine getirmediði için, büyüklük tasladýðýndan Rabbimiz þeytan için kâfir sözünü kullanýyor. Demek ki tek bir konuda bile Kur’an ýn ayetini görmezden gelsek, onun bir ayetinin bile hükmünün artýk olmadýðýný söylersek, ayný suçu iþlemiþ olmuyor muyuz? Buradan da anlaþýlýyor ki, Rabbin Kur’an dan ayetlerinin anlamýný deðiþtiren, Rahmanýn vermediði manalarý, hükümleri yükleyen, þu ya da bu ayetin artýk hükmü yoktur, hükmü kalkmýþtýr diyerek ayetleri görmezden gelenler, ayetleri gizleyenler içinde, Allah ayný þeyleri söylüyor. ONLAR KÂFÝRDÝRLER DÝYOR.Bu söylediklerime Kur’an dan vereceðim bazý ayet örnekleri açýklýk getirmektedir.Lütfen vereceðim ayetler üzerinde çok dikkatle düþünelim. Hiçbir etki altýnda kalmadan Allah ýn ayetlerini anlamaya çalýþalým. Çünkü hesap günü gelmeden alacaðýmýz önlemler, hatalarýmýzdan vazgeçmemiz sayesinde, kurtuluþ reçetemiz olacaktýr.
Bakara 159–160: Ýndirdiðimiz açýk delilleri ve kitapta insanlara APAÇIK GÖSTERDÝÐÝMÝZ HÝDAYET YOLUNU GÝZLEYENLERE, hem Allah hem de bütün lânet ediciler lânet eder. Ancak tövbe edip durumlarýný düzeltenler ve gerçeði açýkça ortaya koyanlar baþkadýr. Zira ben onlarýn tövbelerini kabul ederim. Ben tövbeyi çokça kabul eden ve çokça esirgeyenim.
Yukarýdaki Rabbin sözlerinden anlaþýlýyor ki, iman edenler içinde öyle bir grup insan var ki, Rahmanýn teblið ettiði apaçýk Kur’an ayetleri içinde, hidayetin, doðrunun, güzelin yolunu gizleyenlerin, yani bazý ayetleri örtbas edenlerin olduðunu söylüyor. Ayetlerin bir kýsmýna adeta inanmýyorlar. Gerek geleneklerin etkisi, gerek þahsý menfaatler bu yola itiyor insanlarý. Bugünde ayný þeyler yapýlmýyor mu? Ayetlerin bir kýsmýnýn artýk hükmü yoktur, onlar nesh edilmiþtir, hükmü kalkmýþtýr dersek, bazý ayetleri gizlemiþ, hükmünü kaldýrmýþ olmuyor muyuz? Bakýn burada bütünüyle iman etmeyenden bahsedilmiyor. Ýman ettiði halde Kur’an gerçeklerinden bir kýsmýn ý gizlemeye çalýþanlardan bahsediyor. Ýþte bu insanlara Allah ýn, lanet etiðini söylüyor. Elbette bundan vazgeçenleri, gerçeði açýkça ortaya koyanlarý Allah affedeceðini de belirtiyor. Aþaðýda ki ayette Rabbimiz bakýn ne diyor?
Bakara 161: Ancak, ayetlerimizi inkâr etmiþ ve kâfir olarak ölmüþ olanlar iþte, Allah'ýn laneti, meleklerin laneti, insanlarýn laneti hep onlarýn üstüne olsun.
Yukarýdaki ayette Allah, ayetlerimizi inkâr edenler ve onlarýn kâfir oluþundan bahsediyor. Tabiî ki bu insanlarýn lanetlendiðini de belirtiyor. Peki, bu insanlar Allah ý, peygamberini, Kur’an ý hiç kabul etmeyip inkâr edenler mi? Kesinlikle hayýr. Yukarýda bu ayetin öncesi ayetleri vermiþtim, okudunuz. Orada kimler için söylüyordu hatýrlayalým. (KÝTAPTA ÝNSANLARA APAÇIK GÖSTERDÝÐÝMÝZ HÝDAYET YOLUNU GÝZLEYENLERE.) Demek ki bu insanlar tamamen inkâr edenler deðil, tam tersine iman etmiþ ama atalarýndan gelen inançlarýn etkisinde olan, ya da nefislerinin esiri olduðundan dolayý, bazý ayetleri hidayet yolunu gizlemeleri, anlamlarýný deðiþtirmeleri neticesinde, Rabbimiz söylüyor bu sözleri. Bunu yapmak çok çeþitli yollarla olur. Kimisi bu ayetin artýk hükmü kalkmýþtýr der görmezden gelir, kimisi de ayetlerin anlamlarýný çeþitli yollarla deðiþtirir. Demek ki inandým, iman ettim demekle bu iþ olmuyormuþ. Allah ýn istediði bir Müslüman, Kur’an ýn bütün hükümlerine iman eden bir Müslüman olmasý gerektiði, çok açýk anlaþýlýyor. Yine Bakara suresi 42. ayette bizleri Rabbimiz uyarýyor ve bakýn ne diyor?
Bakara 42: BÝLEREK HAKKI BATIL ÝLE KARIÞTIRMAYIN, HAKKI GÝZLEMEYÝN.
Hak olan yalnýz ve yalnýz KUR’AN DIR. Kur’an ýn dýþýndan Rabbin vermediði bir hükmü, yine Allah katýndandýr diye dine sokarsak, hakký batýlla karýþtýrmýþ ve gizlemiþ oluruz. Temiz bir bardak suya bir damla mikroplu su damlattýðýmýzda, nasýl artýk o su içilmez oluyorsa, imanýmýz da aynen böyledir. Hakkýn içine batýl karýþtýrdýðýmýzda da, bu bilgiyle ulaþacaðýmýz yolun sonu, asla Rabbimiz e ulaþmayacaktýr. Bu bilgiler ýþýðýnda, lütfen günümüz Ýslam anlayýþýný karþýlaþtýrýnýz. Verdiðim tüm ayet örneklerinde Allah ýn hakký batýlla gizlemeyin diyerek, gizleyenlere lanet ediyor ve kâfir diyor. Yazdýðým ayetleri anlamaya çalýþýrken, Rabbin bu uyarýsýný unutmayalým. Devam edelim.
Bakara 174: ALLAH'IN ÝNDÝRDÝÐÝ KÝTAPTAN BÝR ÞEYÝ GÖZ ARDI EDÝP SAKLAYANLAR ve onunla deðeri az (bir þeyi) satýn alanlar; onlarýn yedikleri, karýnlarýnda ateþten baþkasý deðildir. Allah kýyamet günü onlarla konuþmaz ve onlarý arýndýrmaz. Ve onlar için acý bir azab vardýr.
Demek ki iman edenler arasýnda da yine bir kýsým insanlar var ki, Rabbimiz lanet ediyordu, onu yukarýda ki ayette görmüþtük. Allah ýn indirdiði kitap tan bir þeyi saklayanlarda var. Yani anlamýný deðiþtirenler, ayetin anlamýný saptýranlar, hatta bazý apaçýk ayetleri görmezden gelip, artýk hükmü kalkmýþtýr diyenler var demek ki. Bakýn Allah bunu yapanlara ne diyor? KARINLARINDAKÝ ATEÞTEN BAÞKA DEÐÝLDÝR. Demek ki cehennemin ateþi, bunlarý saracaktýr diyor. Kýyamet günü, yani hesap gününde bunlarýn yüzlerine bile bakýlmayacaðýný, þimdiden bizlere hatýrlatýyor. TEKRAR HATIRLATMAKTA YARAR VAR. TÜM BU LANETLENEN ÝNSANLAR, ÝMAN ETTÝÐÝNÝ SÖYLEDÝÐÝ HALDE, KUR’AN GERÇEKLERÝNÝN BÝR KISMINI SAKLAYAN VE AYETLERÝ SAPTIRANLAR. Acaba bizler tüm bu gerçeklerin farkýnda mýyýz? Yine bir baþka ayete bakalým. Allah burada kitap ehli insanlardan bahsederek yaptýklarý yanlýþlar neticesinde, bakýn nasýl uyarýyor ve ne diyor?
Ali Ýmran 105–106: Kendilerine apaçýk deliller geldikten sonra, parçalanýp ayrýlýða düþenler gibi olmayýn. ÝÞTE ONLAR ÝÇÝN BÜYÜK BÝR AZAP VARDIR. O gün bazý yüzler aðarýr, bazý yüzler kararýr. Yüzleri kararanlara, “Ýmanýnýzdan sonra inkâr ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkâr etmenize karþýlýk azabý tadýn” denilir.
Allah gönderdiði apaçýk deliller olan Kur’an ý teblið alan, iman ettim diyen, bazý Müslümanlarýn ya da daha önce ehli kitabýn yaptýðý gibi, gönderilen kitaba bakmak yerine, batýla iman edenlerin, düþtüðü durumu anlatýyor ve bakýn onlarýn yaptýðý yanlýþý nasýl deðerlendiriyor. Sizlere apaçýk delillerle Kur’an ý gönderdikten sonra, kitap üzerinde tartýþmaya girip, onun sözleri üzerinde ayrýlýða düþüp, sakýn dinde bölünmeyin diyor. Böyle yapanlara BÜYÜK AZAP edileceðini belirtiyor. Peki, buradan ne anlamalýyýz. ÇOK AÇIK ANLAÞILIYOR KÝ, KUR’AN IN DIÞINDA HÜKÜMLER ARAMAK, BÖLÜNMEK RABBÝN EN ÇOK KIZDIÐI BÝR KONU. Bu sözleri birde günümüz Ýslam ýn durumu ile karþýlaþtýrýnýz, acaba halimiz nicedir dersiniz? Kur’an ýn bütününden sakýn ayrýlmayýn diyen Rabbimiz, benim vermediðim bir hükmün peþinden sakýn gitmeyin diye özellikle bizleri uyarýyor. Bunun tersini yapanlara büyük azap vaat ediyor. Ayetin devamýnda ise çok güzel bir sahnenin adeta resmini çiziyor Allah bizlere. Hesap günü iman ettiðini zanneden insanlarý iki grupta topluyor. Bazý yüzlerin kararacaðýný söylüyor. Peki, bunlar kimler? Hiç iman etmeyenler mi? Elbette hayýr. Ýmanlarýndan sonra, bazý konularda inkâra sapanlardan bahsediyor. Burada çok dikkatle düþünelim, acaba yüzleri kararacak olan inkârcýlar kimler olabilir? Onu da açýklýyor, iman ettiklerini söyledikleri halde, gerçek iman edenler gibi yalnýz Kur’an ýn ipine sarýlmayanlar, hurafenin rivayetlerin peþine koþarak, Rabbin apaçýk indirdiði ayetlerin anlamlarýný saptýranlar olduðu ayetlerden anlaþýlýyor. Ýmanýnýzdan sonra inkâr ettiniz, sözünden elbette tamamen inkâr etmek anlaþýlmamalýdýr. Ýnkâr edilen apaçýk bazý ayetlerin, hükümlerini görmezden gelerek, ya da iþlerine gelmediði için ayetlerin anlamýný deðiþtirmekten, bu konularda ayrýlýða düþenleri kast ediyor Rabbimiz bu sözleriyle, YANÝ HAKKA BATIL KARIÞTIRANLARDAN BAHSEDÝYOR. Ýþte bu insanlara da azap vereceðini belirtiyor. Hatýrlayýnýz Allah nasýl uyarýyordu bizleri.
Enam 116: Yeryüzündeki insanlarýn çoðunluðuna uyarsan, seni Allah yolundan saptýrýrlar. SADECE SANIYA UYARLAR ONLAR VE SADECE SAÇMALARLAR.
Ýsra 36:HAKKINDA BÝLGÝN OLMAYAN ÞEYÝN ARDINA DÜÞME! Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktýr.
Hemen bu ayetler üzerinde düþünelim. Saný nedir? Sanmaktan, zannetmekten gelen bir sözcük. Yani emin olmadýðýmýz, doðru olmasý da mümkün olabilecek, yanlýþ olmasý da mümkün olan bilgi anlamýndadýr. Din ve iman konusunda Allah sanýya, bilinmeyen emin olmadýðýmýz bilgilere asla yer vermemizi istemiyor. Ýsterse bu çoðunluðun kabul ettiði bir konu dahi olsa. Bu sizi sakýn yanýltmasýn diyor. Bilgin olmayan sözlerin, düþüncenin ardýndan gidersen, senden bunun hesabýný sorarým diye de ikaz ediyor. Hesap soracaðý kitap hangisiydi? Elbette apaçýk olduðunu söylediði Kur’an. Peki dostlar, Yaradan tüm bunlarý söyledikten sonra, acaba hâþâ sözünden cayarda, baþka kitaplardan, bilgilerden, hükümlerden hesaba çeker mi bizleri? Elbette çekmez diyeceksiniz. Peki, günümüzde yaþadýðýmýz dini, nasýl yaþadýðýmýzýn farkýn damýyýz o zaman? Yorum sizlerin. Biraz aklýmýzý baþýmýza almanýn zamaný, sizce gelmedi mi dersiniz? Aþaðýda sizlere hatýrlatacaðým ayet üzerinde, lütfen çok iyi düþünmenizi rica edeceðim.
Tahrim 9: Ey Peygamber! KÜFRE SAPANLARLA VE MÜNAFIKLARLA MÜCADELE ET ve onlara karþý sert davran! VARACAKLARI YER CEHENNEMDÝR ONLARIN. Ne kötü dönüþ yeridir o.
Yukarýdaki ayette Allah küfre sapanlar ve münafýklardan bahsediyor. Önce her ikisinin de Kur’an ý teblið almýþ olan insanlar olduðunu bilelim. Küfre sapan yani ilk önce Rabbin gerçeklerini teblið almýþ, Müslüman olduðunu söyleyen, fakat daha sonra tüm bu gerçekleri gördükleri halde, yolunu sapýtan, yalnýz Kur’an a iman etmek yerine, hakka batýl karýþtýran insanlardan bahsediyor. Peki, münafýk sözüyle Rabbimiz kimlerden bahsediyor olabilir? Bunlarda kendilerinin Müslüman olduðunu, iman ettiðini her yerde söyleyen kiþiler, ama bakýn bu kelimenin anlamý neymiþ onu anlarsak bu insanlarýn ne tür kiþiler olduðunu çok daha iyi anlamýþ oluruz.
Münafýk: Ýkiyüzlü, araya nifak sokan. Fitnekâr. Ahdini bozan, yalan söyleyen, hýyanet eden. Demek ki sözde Müslüman olduðunu söyleyen, ama hayatýna yaþamýna bunu tam olarak yansýtamayan sözde Müslümanlar diyebiliriz. Peki, Allah bunlar için neler söylüyor, nasýl bir son bekliyor bunlarý? Bunlarýn varacaklarý yer cehennemdir diyor. Hatýrlayýnýz bu münafýk tipler günümüzde çok fazla yok mu sizce? Aramýzda namaz kýlar, oruç tutar, kurban keser, Hacca da birkaç kez gider ama her türlü lanetlikten de geri kalmaz. Lütfen hatýrlayýnýz bizlere ne öðretmiþlerdi? Müslüman olan cehenneme asla gitmeyecektir, azap çekmeyecektir. Sizce bu ayetti okuduktan sonra, bu sözün doðru olabileceðine, bu iþin bu kadar basit olduðuna nasýl inanýrýz? Ýþte Kur’an a uymak yerine, Kur’an ý kendimize uydurmak bu olsa gerek. Yine ayný konuyu iþleyen bir ayeti daha hatýrlatmak istiyorum sizlere.
Beyyine 6: Ehlikitap'ýn küfre sapanlarýyla müþrikler, içinde sürekli kalýcýlar olarak cehennem ateþindedirler. Ýþte onlardýr yaratýlmýþlarýn en þerlisi.
Yukarýdaki ayette yine müþrikler yani Allaha ortak koþanlardan ve en önemlisi de Ehlikitap içinde olup, küfre sapanlardan bahsediliyor. Peki, küfre sapma þekli ne olabilir bunlarýn? Ýþte bir ayet öncesine bakarsak onu da anlýyoruz.
Beyyine 5: Hâlbuki onlara, ancak dini Allah’a has kýlarak, hakka yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazý kýlmalarý ve zekâtý vermeleri emredilmiþti. Ýþte bu dosdoðru dindir.
Ýþte buradan çok net anlýyoruz ki, iman edenlerin yani ehli kitaptan olanlarýn bir kýsmý, dini yaþarken Allah a has dini yaþamak yerine, baþka veliler edinip onlara da kulluk edenler den söz ediyor. Bu nasýl olur, Rabbin yalnýz benden yardým dileyeceksin, yardým isteyecek veliniz yalnýz benim emrini, ayetini aldýðý halde, beþere de kulluk edip bizlere bu kiþilerde þefaat edecek, Allah a yaklaþtýracak dedikten sonra, baþka velilerde edindiysek, Ýslam ý Allah a, Kur’an a has yaþamamýþ oluruz. Böyle yapanlara Rabbimiz küfre sapma olarak niteliyor. Sanýrým bunlarý yapanlarýnda cezasýnýn ne olduðu çok açýktýr. Dosdoðru dini yaþamak istiyorsak, Allaha has kýlarak yaþamalýyýz. Bunun yolu da yalnýz ve yalnýz KUR’ANDAN GEÇÝYOR bunu da unutmayalým. Yine araþtýrdýðýmýz konuya çok önemli açýklýk getiren, bir ayet daha hatýrlatmak istiyorum sizlere.
Ali Ýmran 19: Doðrusu Allah katýnda din, Ýslam'dýr. O kitap verilenlerin ayrýlýða düþmesi ise sýrf KENDÝLERÝNE ÝLÝM GELDÝKTEN SONRA, ARALARINDAKÝ ÝHTÝRASTANDIR. Her kim de Allah'ýn ayetlerini inkâr ederse, þüphe yok ki Allah, hesabý çabuk görendir.
Ayeti çok dikkatli inceleyelim, düþünelim. Burada Rabbimiz birilerinden bahsediyor, ama bunlarýn Allah ýn ayetlerini kendi menfaatleri yüzünden, ayrýlýða düþtüklerini söylüyor. Bu ne demektir, Allah ýn ayetlerde emrettiði manasý dýþýnda, ayetlere kendi menfaatlerince, çýkarlarýnca anlamlar, manalar verip gerçek anlamýndan saptýrmaktýr. Gerçek iman, Rabbin kitabýnýn tamamýna kayýtsýz þartsýz iman etmekle olur. Eðer kitabýn içinden ayetleri seçerek alýr veya bazýlarýný görmezden gelirsek, bir kýsmýnýn da hükmü günümüzde yok diyerek, onlarýn nesih edildiðine inanýrsak, iþte hatalarýn en büyüðünü yapmýþ oluruz. Ayetleri ÝNKÂR ETME SUÇUNU ÝÞLEMÝÞ OLURUZ. Allah gönderdiði kitabýn tümüne iman etmemizi emrediyor, eðer nesih edilmiþ, çýkartýlmýþ ayetler olsaydý bunu da açýkça söylerdi. Allah cümlemizi bu düþüncelerden korusun. Ayette ne diyor? Kitap verilenler, yani gönderilen tüm kitaplara iman etiðini, kabul ettiðini söyleyenlerin bakýn neler yaptýðýný söylüyor? Kendilerine ilim yani Allah katýndan kitaplar ve en son Kur’an geldikten sonra ihtiraslarýndan, çýkar ve menfaatlerinden dolayý ayrýlýða düþmeleri anlatýlýyor. Bu kadar açýk sözleri, gerçekleri anlamayanlar, Allah ýn gözlerine perde çektiði, gönüllerine mühür vurduklarý insanlardýr. Onlara ne söylersek söyleyelim, Kur’an gerçeklerinin asla farkýna varamayacaklardýr. Yine iman edenler içinde Yaradan ýn çok kýzdýðý bir gruptan söz ediliyor.
Bakara 79: Yazýklar olsun o kiþilere ki, KÝTAP'I KENDÝ ELLERÝYLE YAZARLAR DA SONRA ONUNLA BASÝT BÝR KARÞILIK SATIN ALSINLAR DÝYE, "ÝÞTE BU, ALLAH KATINDANDIR!" DERLER. Vay haline onlarýn, ellerinin yazdýklarý yüzünden! Vay haline onlarýn, kazanýp durduklarý yüzünden!
Buradan da anlaþýlýyor ki, Allah ýn yazýklar olsun dediði, iman ettiðini söyleyen bir grup için söyleniyor. Fakat bunlar Kur’an da olmadýðý halde, insanlarý aldatmak ve kandýrmak menfaat elde etmek için, bunlarda Allah katýndan derler diyor. Daha açýkçasý hakka batýl karýþtýranlardýr. Bu ayetten de anlaþýlýyor ki, hesabýmýzýn görüleceði, sorumlu olduðumuz kitap apaçýk KUR’AN DIR. Demek ki böyle insanlarýnda din ve imanla bir ilgisi olmadýðý ve Allah ýn onlarý lanetlediði, çok kötü cezalandýracaðý anlaþýlýyor. Yorum sizlerin. Yine Allah iman ettiðini söyleyen, Kur’an ý okuyan bir topluluða, bakýn ne diyor?
Bakara 44: Siz kendinizi unutarak diðer insanlara erdemli olmayý mý öðütlüyorsunuz -hem de ilahi kelamý okuyup durduðunuz halde?- Siz hiç aklýnýzý kullanmaz mýsýnýz?
Sanýrým bu ayeti çok fazla izaha gerek yok. Kur’an ý apaçýk okuduklarý halde, iþine gelen ayetleri görüp istifade eden, kimisini görmezden gelip faydalanmadýklarý anlaþýlýyor ki, Allah bu insanlarý uyarýyor. Önce sen kendine bak ve okuduðun apaçýk ayetlerimi düþün ve yerine getir, onlarý gizleme, ondan sonra baþkalarýný eleþtir diyor. Bu tip insanlar çevremizde o kadar çok var ki, düþünen aklýný kullanan anlayacaktýr. Aþaðýda sizlere hatýrlatacaðým ayetler yine iman ettiðini söyleyen, fakat kalpleri taþlaþmýþ ve þeytanýn esiri olmuþ insanlardan bahsediyor. Lütfen ayetler üzerinde dikkatle düþünelim.
Hac 51: Ayetlerimizi iþe yaramaz kýlmak için gayret gösterenlere gelince, onlar cehennemin dostlarýdýr.
Rabbimiz bir kýsým insanlar var, ayetlerin anlamlarýný iþe yaramaz hale getirirler diyor. Bu insanlarýnda cehennemlik olduðunu belirtiyor. Peki, bu insanlar kimler olabilir? Hiç iman etmemiþ olanlar mý, yoksa iman edipte bazý ayetleri devre dýþý býrakmaya çalýþanlar mý? Hiç iman etmeyenler dersek yanýlýrýz, çünkü onlar Kur’an ýn bir kýsmýna deðil, tümüne iman etmiyorlar. Gelin bu ayetin devamýndaki iki ayetten, bunlarýn kimler olduðunu öðrenelim.
Þimdi hatýrlatacaðým ayetler üzerinde, çok dikkatli düþünelim lütfen.
Hac 52: Biz senden önce bir resul ve bir nebi göndermedik ki, o bir þey yapmak arzu ettiðinde, þeytan ONUN ARZULARINA ÞÜPHELER KARIÞTIRMASIN. Bunun üzerine Allah þeytanýn karýþtýrdýðý þüpheyi derhal giderir. Sonra da Allah, ayetlerini güçlendirir. Allah, bilendir, hikmet sahibidir.
Hac 53: (Allah, þeytanýn böyle yapmasýna müsaade eder ki) kalplerinde hastalýk olanlar ve kalpleri katýlaþanlar için, þeytanýn kattýðý þeyi bir deneme (vesilesi) yapsýn. Zalimler, gerçekten (haktan) oldukça uzak bir ayrýlýk içindedirler.
Yaradan ýn verdiði iki örnekte çok önemli. Allah gönderdiði peygamberlere bile þeytanýn musallat olduðunu, onlarý bile yoldan çýkarmaya çalýþtýklarýný söylüyor bizlere. Fakat Rabbimiz elbette buna müsaade etmediðini de belirtiyor. Peki, 53. ayette ne anlatýyor, iþte burasý çok önemli. Bizlerin bu dünyada birer imtihanda olduðumuzu, Kur’an dan anlýyoruz. Þeytaný da imtihanýn en büyük sorusu olarak kabul etmeliyiz. Bakýn bu ayette Rabbimiz bizlerin dikkatini çekerek neler söylüyor. Þeytanýn insanlar üzerinde etkisine müsaade ederiz diyor, peki niçin? KALPLERÝNDE HASTALIK OLANLAR, FÝTNE FESAT ÝNSANLAR, KALPLERÝ KATILAÞANLARI DENEMEK VE ÝMTÝHAN ETMEK ÝÇÝN ÞEYTAN ÝLE ÝMTÝHAN EDECEÐÝNÝ SÖYLÜYOR. Nasýl bir imtihandý onu hatýrlayalým, Hac 51. ayette söylüyordu. (AYETLERÝMÝZÝ ÝÞE YARAMAZ KILMAK ÝÇÝN GAYRET GÖSTERENLERE.) Ýþte bizlerin bu konu üzerinde çok dikkatle durmamýz gerekir. Günümüzde bizlere söylenenleri lütfen hatýrlayýnýz. KUR’AN DA BÝRÇOK AYETÝN NESH EDÝLDÝÐÝNÝ, ARTIK HÜKMÜNÜN KALMADIÐINI SÖYLERSEK EÐER, RABBÝN SÖYLEDÝÐÝ GÝBÝ, AYETLERÝN BÝR KISMINI ÝÞE YARAMAZ KILMAK ÝÇÝN, ÇABA GÖSTERMEK DEÐÝL DE NEDÝR? Allah ýn apaçýk ayetlerini gördüðümüz halde, aslýnda Allah burada þunlarý ya da, bunlarý da söylüyor hüküm veriyor, bunu herkes anlayamaz demekte çok mu farklý? Allah ne diyordu bizlere? Ben ayetlerimi açýk, seçik ve her þeyden nice örneklerle, kolaylaþtýrarak gönderdim demiyor muydu? Bunu söyleyen Yaradan, acaba Kur’an da bir hüküm verirken, bir kelimenin ardýnda herkesin anlayamayacaðý bir hüküm verip, daha sonrada bizleri bu hükümden emrinden, sorumlu tutar mý? Rabbimiz söylemediði halde, bunlar Allah sözüdür diyenlere bakýn, Yüce Rabbimiz ne diyor. Bunlarý yapanlar binlerce kez düþünüp öyle söylemelidir.
Zümer 60:Allah'a yalan isnat edenleri, KIYAMET GÜNÜ YÜZLERÝ SÝMSÝYAH HALDE GÖRÜRSÜN. Kibirliler için cehennemde bir barýnak mý yok.
Allah söylemediði, hüküm vermediði halde bunlarda Allah emridir diyerek, Allah a yalan isnatta bulunanlar, þunu sakýn unutmasýnlar; Kýyamet günü bu insanlarýn YÜZLERÝ SÝMSÝYAH OLACAK VE CEHENNEME GÝDECEKLERDÝR.
Sizlere þöyle bir örnek versem ve desem ki; Siz bilmem kim için, o kadýn kötü bir kadýndýr, ondan her þey beklenir dedi desem, söylemediðiniz halde, yalan bir sözü isnat etsem size, bunu söyleyene nasýl bir duyguyla bakarsýnýz? Onun hakkýnda ne düþünürsünüz? Sanýrým en medenice olaný yapar, onu mahkemeye verip cezalandýrmak istersiniz. Birde bunu Allah a uyarlayalým ve düþünelim. Allah ýn asla söylemediði, bahsetmediði bir sözü, hükmü bu Allah sözüdür, emridir diye söylersek, Rabbimiz hesap günü bizlere ne söyler, neler yapar bunu hiç düþünüyor muyuz?Allah böyle olmaktan bizleri korusun inþallah, çünkü bu hata günümüzde o kadar çok yapýlýyor ki, örnek vermeye dahi gerek yok sanýrým. Þimdide aþaðýdaki ayeti anlamaya çalýþalým.
Ahkaf 9: De ki: 'Ben elçilerden bir türedi deðilim, bana ve size ne yapýlacaðýný da bilemiyorum. BEN, YALNIZCA BANA VAHYE DÝLMEKTE OLANA UYUYORUM VE BEN, APAÇIK BÝR UYARICIDAN BAÞKASI DEÐÝLÝM.
Yukarýdaki ayet aslýnda çok þeyler anlatýyor, ama birazcýk özgür iradesiyle düþünene tabiî ki. Allah elçisine, deki onlara diyor ve bakýn ne söylüyor? BEN, YALNIZCA BANA VAHYE DÝLMEKTE OLANA UYUYORUM. Peki, bu kadar açýk söylenildiði halde, bizler neler söylüyoruz? Birde onlarý düþünün isterseniz. Çok ilginçtir bizlerin günümüzde çok söylediði ve savunduðu bir düþünce geldi aklýma. Peygamberimiz onlarca ayetinde bizleri uyarýp BEN RABBÝMÝN ÝNDÝRDÝÐÝ KUR’AN A UYARIM, bundan baþka hiçbir söze uymam, sizde ona uyun diyor, fakat bizler tüm bu ayetlerin üstünü örtüp, görmezden gelip, Kur’an ýn hiç söz etmediði, bahsetmediði, hüküm vermediði onlarca, yüzlerce hükümlerin peygamberimizin hükmüdür diye inanmakta, hiç bir kusur görmüyoruz. Hâlbuki Kur’an da onca ayette peygamberimiz bizlere, ben yalnýz Kur’an a uyarým, siz de ona uyun demiyor mu?Ne kadar ilginç ve bir o kadar da tezat bir durum yaþadýðýmýzýn farkýnda mýyýz? PEYGAMBERÝMÝZ BEN KUR’AN A UYARIM DÝYOR, BÝZDE PEYGAMBERÝMÝZE UYARIZ DÝYORUZ, AMA ACABA UYGULAMAMIZ SÖZLERÝMÝZÝ, DAVRANIÞLARIMIZI ONAYLIYOR MU? Bakýn size iki ayetin sonundaki iki cümleyi, hükmü hatýrlatmak istiyorum. Rabbimiz insanlara neyle hükmedilmesini istiyor?
Maide 44. Kim Allah'ýn indirdiði (hükümler) ile hükmetmezse iþte onlar KÂFÝRLERÝN TA KENDÝLERÝDÝR.
Maide 45: Kim Allah'ýn indirdiði ile hükmetmezse iþte ONLAR ZALÝMLERDÝR.
Düþünebiliyor musunuz, Allah insanlarý Kur’an ile hükmedilmesini emrediyor. Bunu yapmayanlarý da kâfir ilan ediyor. Allah aþkýna birazcýk düþünün bu sözleri ve yazdýklarýmý. Bu emirleri alan bizler, hayatýmýza din ve iman adýna geçirdiðimiz þeyleri bir düþünelim, hatýrlayalým. Bizlere Allah emri diye kabul ettirmek istedikleri Kur’an da hiç bahsedilmeyenleri Rabbin þeriatý, Kur’an emri diye dayatmaya çalýþtýklarý konularý hatýrlayalým. Birçoðunu asla Kur’an da bulamayýz. Bunlarý hatýrlatýp söylediðimizde ise ne cevap aldýðýmýzý düþünelim. Her þey Kur’an da yoktur, orada özet bilgiler vardýr demiyorlar mý bizlere? Kur’an da bizleri ilgilendiren konularýn, her hükmünün olduðunu söyleyen ve peygamberimizin de onun dýþýna asla çýkmadýðýný hatýrlatan ayetleri görmezden gelmenin, ayetleri saklayanýn, hükümsüz býrakmaya çalýþanlarýn, Rabbin katýnda nasýl bir sona ulaþacaðýný tekrar hatýrlatmak isterim.
Çabalarýnýn boþuna gitmesini istemeyen, RABBÝN KELAMINA, ZÝKRÝNE SARILIR. Onun vermediði hiçbir hükümden sorumlu olmadýðýný bilir. Çünkü peygamberimizde yalnýz ve yalnýz Kur’an a sarýlmýþ, topluma Kur’an ile hükmetmiþti. Bizi de Kur’an a sarýlmaya davet etmiþtir. BUNUN DIÞINA ÇIKANLARA ALLAH IN NELER SÖYLEDÝÐÝNÝ, SÝZLERE HATIRLATMAYA ÇALIÞTIM. Bizlerin yapacaðý, Kur’an ýn sözlerinden dersler almak olmalýdýr. Bir kýsým kardeþimiz, bu hatýrlatmalarýmdan hoþlanmaya bilir, ama gerçekler acýdýr, kimisini üzer kimisine mutluluk verir. Ne mutlu Rabbin ýþýðýndan hoþnut olanlara.
Hesap günü yanýmýzda hiç kimseyi bulamayacaðýmýzý asla unutmayalým. Gelin en garantili yolu seçelim, yanýmýza Kur’an ý alalým, onu anlamaya çalýþalým. Onun onayýndan geçen her bilgiden de elbette yararlanalým. Ýnanýn hayatýmýzýn nasýl deðiþtiðini o zaman çok daha iyi göreceksiniz. Kusursuzluk Alla ha mahsustur, elbette hepimiz hatalar yapacaðýz, ama önemli olan büyük hatalar, günahlar yapmamak olmalýdýr amacýmýz. Allah cümlemizin yardýmcýsý olsun.
Sizlere Rabbin uyarýlarýný hatýrlattým. Kalbi mühürlenmeyen tüm gerçekleri fark edecek, adeta titreyip kendine gelecektir. Ayetleri görmezden gelenler, üstünü örtmeye çalýþanlar ise, bu yazýmý okuduðunda bir fitne yine dine fesat sokmaya çalýþýyor diyerek, ayetlerin üzerini örtmeye devam edecek, gerçeklerin farkýna varamayacaktýr. Dilerim Rabbimden rehberi Kur’an olan, onun ýþýðýyla nurlanan, yalnýz gözleri ile deðil gönlüyle, aklýyla da gören, düþünen iman eden kullarý arasýnda oluruz inþallah.
Saygýlarýmla
Haluk GÜMÜÞTABAK
Hak yol Kuran (Only the registered members can see the link)
HALUK GÜMÜŞTABAK/ KUR'AN A DAVET. (Only the registered members can see the link)
BATILDAN UZAK İSLAMI YAŞAYABİLMEK. (Only the registered members can see the link)
Þimdide Kur’an dan araþtýracaðýmýz konuya bakalým. Kur’an da birçok ayetinde Allah lanetlediði, inkârlarý sonucu cehennemlik olduklarýný belirttiði, inkârcý ve kâfir sözlerini çok kullanýr. Acaba bu sözleri Allah, peygamberini ve gönderdiði Kur’an ý tümden inkâr edenler için mi kullanýr? Rabbimiz bu sözleri söylediði kiþilerin, çok büyük günahlar iþlediðini ve bu insanlarý affetmeyeceðini anlatýyor bizlere. Allah ý inkâr edenlerin, cehennemde ebedi kalacaklarýný ve onlarý asla baðýþlamayacaðýný, Kur’an ýn onlarca ayetinde görüyoruz. Peki, Allah bu sözleri Kur’an da, baþka kiþiler içinde kullanýyor mu? ÝNKÂRCI VE KÂFÝR SÖZLERÝNÝ, iman ettiði halde yaptýðý bazý yanlýþlar neticesinde, bu duruma düþen insanlar içinde kullanýyor olabilir mi? Gelin isterseniz bu çok önemli sorunun cevabýný, birlikte Kur’an dan arayalým. Acaba farkýnda olmadan yaptýðýmýz büyük bir yanlýþ var mý?
Sizlere þimdi hatýrlatacaðým ayette Allah, ÞEYTAN ÝÇÝN KÂFÝR OLDU DÝYOR, ayeti yazalým üzerinde düþünelim.
Bakara 34:Hani biz meleklere (ve cinlere): Âdem'e secde edin, demiþtik. Ýblis hariç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi ve büyüklük tasladý, BÖYLECE KÂFÝRLERDEN OLDU.
Lütfen çok iyi düþünelim bu sözleri. Bizler kâfir sözünü Allah ý inkâr edenler için kullanýrýz genelde. Lütfen dikkat, þeytan Allah ý ve kitaplarýný inkâr etmiyor, tam tersine onun huzurunda onu biliyor, tanýyor fakat Rabbin istediði bir þeyi yerine getirmediði için, büyüklük tasladýðýndan Rabbimiz þeytan için kâfir sözünü kullanýyor. Demek ki tek bir konuda bile Kur’an ýn ayetini görmezden gelsek, onun bir ayetinin bile hükmünün artýk olmadýðýný söylersek, ayný suçu iþlemiþ olmuyor muyuz? Buradan da anlaþýlýyor ki, Rabbin Kur’an dan ayetlerinin anlamýný deðiþtiren, Rahmanýn vermediði manalarý, hükümleri yükleyen, þu ya da bu ayetin artýk hükmü yoktur, hükmü kalkmýþtýr diyerek ayetleri görmezden gelenler, ayetleri gizleyenler içinde, Allah ayný þeyleri söylüyor. ONLAR KÂFÝRDÝRLER DÝYOR.Bu söylediklerime Kur’an dan vereceðim bazý ayet örnekleri açýklýk getirmektedir.Lütfen vereceðim ayetler üzerinde çok dikkatle düþünelim. Hiçbir etki altýnda kalmadan Allah ýn ayetlerini anlamaya çalýþalým. Çünkü hesap günü gelmeden alacaðýmýz önlemler, hatalarýmýzdan vazgeçmemiz sayesinde, kurtuluþ reçetemiz olacaktýr.
Bakara 159–160: Ýndirdiðimiz açýk delilleri ve kitapta insanlara APAÇIK GÖSTERDÝÐÝMÝZ HÝDAYET YOLUNU GÝZLEYENLERE, hem Allah hem de bütün lânet ediciler lânet eder. Ancak tövbe edip durumlarýný düzeltenler ve gerçeði açýkça ortaya koyanlar baþkadýr. Zira ben onlarýn tövbelerini kabul ederim. Ben tövbeyi çokça kabul eden ve çokça esirgeyenim.
Yukarýdaki Rabbin sözlerinden anlaþýlýyor ki, iman edenler içinde öyle bir grup insan var ki, Rahmanýn teblið ettiði apaçýk Kur’an ayetleri içinde, hidayetin, doðrunun, güzelin yolunu gizleyenlerin, yani bazý ayetleri örtbas edenlerin olduðunu söylüyor. Ayetlerin bir kýsmýna adeta inanmýyorlar. Gerek geleneklerin etkisi, gerek þahsý menfaatler bu yola itiyor insanlarý. Bugünde ayný þeyler yapýlmýyor mu? Ayetlerin bir kýsmýnýn artýk hükmü yoktur, onlar nesh edilmiþtir, hükmü kalkmýþtýr dersek, bazý ayetleri gizlemiþ, hükmünü kaldýrmýþ olmuyor muyuz? Bakýn burada bütünüyle iman etmeyenden bahsedilmiyor. Ýman ettiði halde Kur’an gerçeklerinden bir kýsmýn ý gizlemeye çalýþanlardan bahsediyor. Ýþte bu insanlara Allah ýn, lanet etiðini söylüyor. Elbette bundan vazgeçenleri, gerçeði açýkça ortaya koyanlarý Allah affedeceðini de belirtiyor. Aþaðýda ki ayette Rabbimiz bakýn ne diyor?
Bakara 161: Ancak, ayetlerimizi inkâr etmiþ ve kâfir olarak ölmüþ olanlar iþte, Allah'ýn laneti, meleklerin laneti, insanlarýn laneti hep onlarýn üstüne olsun.
Yukarýdaki ayette Allah, ayetlerimizi inkâr edenler ve onlarýn kâfir oluþundan bahsediyor. Tabiî ki bu insanlarýn lanetlendiðini de belirtiyor. Peki, bu insanlar Allah ý, peygamberini, Kur’an ý hiç kabul etmeyip inkâr edenler mi? Kesinlikle hayýr. Yukarýda bu ayetin öncesi ayetleri vermiþtim, okudunuz. Orada kimler için söylüyordu hatýrlayalým. (KÝTAPTA ÝNSANLARA APAÇIK GÖSTERDÝÐÝMÝZ HÝDAYET YOLUNU GÝZLEYENLERE.) Demek ki bu insanlar tamamen inkâr edenler deðil, tam tersine iman etmiþ ama atalarýndan gelen inançlarýn etkisinde olan, ya da nefislerinin esiri olduðundan dolayý, bazý ayetleri hidayet yolunu gizlemeleri, anlamlarýný deðiþtirmeleri neticesinde, Rabbimiz söylüyor bu sözleri. Bunu yapmak çok çeþitli yollarla olur. Kimisi bu ayetin artýk hükmü kalkmýþtýr der görmezden gelir, kimisi de ayetlerin anlamlarýný çeþitli yollarla deðiþtirir. Demek ki inandým, iman ettim demekle bu iþ olmuyormuþ. Allah ýn istediði bir Müslüman, Kur’an ýn bütün hükümlerine iman eden bir Müslüman olmasý gerektiði, çok açýk anlaþýlýyor. Yine Bakara suresi 42. ayette bizleri Rabbimiz uyarýyor ve bakýn ne diyor?
Bakara 42: BÝLEREK HAKKI BATIL ÝLE KARIÞTIRMAYIN, HAKKI GÝZLEMEYÝN.
Hak olan yalnýz ve yalnýz KUR’AN DIR. Kur’an ýn dýþýndan Rabbin vermediði bir hükmü, yine Allah katýndandýr diye dine sokarsak, hakký batýlla karýþtýrmýþ ve gizlemiþ oluruz. Temiz bir bardak suya bir damla mikroplu su damlattýðýmýzda, nasýl artýk o su içilmez oluyorsa, imanýmýz da aynen böyledir. Hakkýn içine batýl karýþtýrdýðýmýzda da, bu bilgiyle ulaþacaðýmýz yolun sonu, asla Rabbimiz e ulaþmayacaktýr. Bu bilgiler ýþýðýnda, lütfen günümüz Ýslam anlayýþýný karþýlaþtýrýnýz. Verdiðim tüm ayet örneklerinde Allah ýn hakký batýlla gizlemeyin diyerek, gizleyenlere lanet ediyor ve kâfir diyor. Yazdýðým ayetleri anlamaya çalýþýrken, Rabbin bu uyarýsýný unutmayalým. Devam edelim.
Bakara 174: ALLAH'IN ÝNDÝRDÝÐÝ KÝTAPTAN BÝR ÞEYÝ GÖZ ARDI EDÝP SAKLAYANLAR ve onunla deðeri az (bir þeyi) satýn alanlar; onlarýn yedikleri, karýnlarýnda ateþten baþkasý deðildir. Allah kýyamet günü onlarla konuþmaz ve onlarý arýndýrmaz. Ve onlar için acý bir azab vardýr.
Demek ki iman edenler arasýnda da yine bir kýsým insanlar var ki, Rabbimiz lanet ediyordu, onu yukarýda ki ayette görmüþtük. Allah ýn indirdiði kitap tan bir þeyi saklayanlarda var. Yani anlamýný deðiþtirenler, ayetin anlamýný saptýranlar, hatta bazý apaçýk ayetleri görmezden gelip, artýk hükmü kalkmýþtýr diyenler var demek ki. Bakýn Allah bunu yapanlara ne diyor? KARINLARINDAKÝ ATEÞTEN BAÞKA DEÐÝLDÝR. Demek ki cehennemin ateþi, bunlarý saracaktýr diyor. Kýyamet günü, yani hesap gününde bunlarýn yüzlerine bile bakýlmayacaðýný, þimdiden bizlere hatýrlatýyor. TEKRAR HATIRLATMAKTA YARAR VAR. TÜM BU LANETLENEN ÝNSANLAR, ÝMAN ETTÝÐÝNÝ SÖYLEDÝÐÝ HALDE, KUR’AN GERÇEKLERÝNÝN BÝR KISMINI SAKLAYAN VE AYETLERÝ SAPTIRANLAR. Acaba bizler tüm bu gerçeklerin farkýnda mýyýz? Yine bir baþka ayete bakalým. Allah burada kitap ehli insanlardan bahsederek yaptýklarý yanlýþlar neticesinde, bakýn nasýl uyarýyor ve ne diyor?
Ali Ýmran 105–106: Kendilerine apaçýk deliller geldikten sonra, parçalanýp ayrýlýða düþenler gibi olmayýn. ÝÞTE ONLAR ÝÇÝN BÜYÜK BÝR AZAP VARDIR. O gün bazý yüzler aðarýr, bazý yüzler kararýr. Yüzleri kararanlara, “Ýmanýnýzdan sonra inkâr ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkâr etmenize karþýlýk azabý tadýn” denilir.
Allah gönderdiði apaçýk deliller olan Kur’an ý teblið alan, iman ettim diyen, bazý Müslümanlarýn ya da daha önce ehli kitabýn yaptýðý gibi, gönderilen kitaba bakmak yerine, batýla iman edenlerin, düþtüðü durumu anlatýyor ve bakýn onlarýn yaptýðý yanlýþý nasýl deðerlendiriyor. Sizlere apaçýk delillerle Kur’an ý gönderdikten sonra, kitap üzerinde tartýþmaya girip, onun sözleri üzerinde ayrýlýða düþüp, sakýn dinde bölünmeyin diyor. Böyle yapanlara BÜYÜK AZAP edileceðini belirtiyor. Peki, buradan ne anlamalýyýz. ÇOK AÇIK ANLAÞILIYOR KÝ, KUR’AN IN DIÞINDA HÜKÜMLER ARAMAK, BÖLÜNMEK RABBÝN EN ÇOK KIZDIÐI BÝR KONU. Bu sözleri birde günümüz Ýslam ýn durumu ile karþýlaþtýrýnýz, acaba halimiz nicedir dersiniz? Kur’an ýn bütününden sakýn ayrýlmayýn diyen Rabbimiz, benim vermediðim bir hükmün peþinden sakýn gitmeyin diye özellikle bizleri uyarýyor. Bunun tersini yapanlara büyük azap vaat ediyor. Ayetin devamýnda ise çok güzel bir sahnenin adeta resmini çiziyor Allah bizlere. Hesap günü iman ettiðini zanneden insanlarý iki grupta topluyor. Bazý yüzlerin kararacaðýný söylüyor. Peki, bunlar kimler? Hiç iman etmeyenler mi? Elbette hayýr. Ýmanlarýndan sonra, bazý konularda inkâra sapanlardan bahsediyor. Burada çok dikkatle düþünelim, acaba yüzleri kararacak olan inkârcýlar kimler olabilir? Onu da açýklýyor, iman ettiklerini söyledikleri halde, gerçek iman edenler gibi yalnýz Kur’an ýn ipine sarýlmayanlar, hurafenin rivayetlerin peþine koþarak, Rabbin apaçýk indirdiði ayetlerin anlamlarýný saptýranlar olduðu ayetlerden anlaþýlýyor. Ýmanýnýzdan sonra inkâr ettiniz, sözünden elbette tamamen inkâr etmek anlaþýlmamalýdýr. Ýnkâr edilen apaçýk bazý ayetlerin, hükümlerini görmezden gelerek, ya da iþlerine gelmediði için ayetlerin anlamýný deðiþtirmekten, bu konularda ayrýlýða düþenleri kast ediyor Rabbimiz bu sözleriyle, YANÝ HAKKA BATIL KARIÞTIRANLARDAN BAHSEDÝYOR. Ýþte bu insanlara da azap vereceðini belirtiyor. Hatýrlayýnýz Allah nasýl uyarýyordu bizleri.
Enam 116: Yeryüzündeki insanlarýn çoðunluðuna uyarsan, seni Allah yolundan saptýrýrlar. SADECE SANIYA UYARLAR ONLAR VE SADECE SAÇMALARLAR.
Ýsra 36:HAKKINDA BÝLGÝN OLMAYAN ÞEYÝN ARDINA DÜÞME! Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktýr.
Hemen bu ayetler üzerinde düþünelim. Saný nedir? Sanmaktan, zannetmekten gelen bir sözcük. Yani emin olmadýðýmýz, doðru olmasý da mümkün olabilecek, yanlýþ olmasý da mümkün olan bilgi anlamýndadýr. Din ve iman konusunda Allah sanýya, bilinmeyen emin olmadýðýmýz bilgilere asla yer vermemizi istemiyor. Ýsterse bu çoðunluðun kabul ettiði bir konu dahi olsa. Bu sizi sakýn yanýltmasýn diyor. Bilgin olmayan sözlerin, düþüncenin ardýndan gidersen, senden bunun hesabýný sorarým diye de ikaz ediyor. Hesap soracaðý kitap hangisiydi? Elbette apaçýk olduðunu söylediði Kur’an. Peki dostlar, Yaradan tüm bunlarý söyledikten sonra, acaba hâþâ sözünden cayarda, baþka kitaplardan, bilgilerden, hükümlerden hesaba çeker mi bizleri? Elbette çekmez diyeceksiniz. Peki, günümüzde yaþadýðýmýz dini, nasýl yaþadýðýmýzýn farkýn damýyýz o zaman? Yorum sizlerin. Biraz aklýmýzý baþýmýza almanýn zamaný, sizce gelmedi mi dersiniz? Aþaðýda sizlere hatýrlatacaðým ayet üzerinde, lütfen çok iyi düþünmenizi rica edeceðim.
Tahrim 9: Ey Peygamber! KÜFRE SAPANLARLA VE MÜNAFIKLARLA MÜCADELE ET ve onlara karþý sert davran! VARACAKLARI YER CEHENNEMDÝR ONLARIN. Ne kötü dönüþ yeridir o.
Yukarýdaki ayette Allah küfre sapanlar ve münafýklardan bahsediyor. Önce her ikisinin de Kur’an ý teblið almýþ olan insanlar olduðunu bilelim. Küfre sapan yani ilk önce Rabbin gerçeklerini teblið almýþ, Müslüman olduðunu söyleyen, fakat daha sonra tüm bu gerçekleri gördükleri halde, yolunu sapýtan, yalnýz Kur’an a iman etmek yerine, hakka batýl karýþtýran insanlardan bahsediyor. Peki, münafýk sözüyle Rabbimiz kimlerden bahsediyor olabilir? Bunlarda kendilerinin Müslüman olduðunu, iman ettiðini her yerde söyleyen kiþiler, ama bakýn bu kelimenin anlamý neymiþ onu anlarsak bu insanlarýn ne tür kiþiler olduðunu çok daha iyi anlamýþ oluruz.
Münafýk: Ýkiyüzlü, araya nifak sokan. Fitnekâr. Ahdini bozan, yalan söyleyen, hýyanet eden. Demek ki sözde Müslüman olduðunu söyleyen, ama hayatýna yaþamýna bunu tam olarak yansýtamayan sözde Müslümanlar diyebiliriz. Peki, Allah bunlar için neler söylüyor, nasýl bir son bekliyor bunlarý? Bunlarýn varacaklarý yer cehennemdir diyor. Hatýrlayýnýz bu münafýk tipler günümüzde çok fazla yok mu sizce? Aramýzda namaz kýlar, oruç tutar, kurban keser, Hacca da birkaç kez gider ama her türlü lanetlikten de geri kalmaz. Lütfen hatýrlayýnýz bizlere ne öðretmiþlerdi? Müslüman olan cehenneme asla gitmeyecektir, azap çekmeyecektir. Sizce bu ayetti okuduktan sonra, bu sözün doðru olabileceðine, bu iþin bu kadar basit olduðuna nasýl inanýrýz? Ýþte Kur’an a uymak yerine, Kur’an ý kendimize uydurmak bu olsa gerek. Yine ayný konuyu iþleyen bir ayeti daha hatýrlatmak istiyorum sizlere.
Beyyine 6: Ehlikitap'ýn küfre sapanlarýyla müþrikler, içinde sürekli kalýcýlar olarak cehennem ateþindedirler. Ýþte onlardýr yaratýlmýþlarýn en þerlisi.
Yukarýdaki ayette yine müþrikler yani Allaha ortak koþanlardan ve en önemlisi de Ehlikitap içinde olup, küfre sapanlardan bahsediliyor. Peki, küfre sapma þekli ne olabilir bunlarýn? Ýþte bir ayet öncesine bakarsak onu da anlýyoruz.
Beyyine 5: Hâlbuki onlara, ancak dini Allah’a has kýlarak, hakka yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazý kýlmalarý ve zekâtý vermeleri emredilmiþti. Ýþte bu dosdoðru dindir.
Ýþte buradan çok net anlýyoruz ki, iman edenlerin yani ehli kitaptan olanlarýn bir kýsmý, dini yaþarken Allah a has dini yaþamak yerine, baþka veliler edinip onlara da kulluk edenler den söz ediyor. Bu nasýl olur, Rabbin yalnýz benden yardým dileyeceksin, yardým isteyecek veliniz yalnýz benim emrini, ayetini aldýðý halde, beþere de kulluk edip bizlere bu kiþilerde þefaat edecek, Allah a yaklaþtýracak dedikten sonra, baþka velilerde edindiysek, Ýslam ý Allah a, Kur’an a has yaþamamýþ oluruz. Böyle yapanlara Rabbimiz küfre sapma olarak niteliyor. Sanýrým bunlarý yapanlarýnda cezasýnýn ne olduðu çok açýktýr. Dosdoðru dini yaþamak istiyorsak, Allaha has kýlarak yaþamalýyýz. Bunun yolu da yalnýz ve yalnýz KUR’ANDAN GEÇÝYOR bunu da unutmayalým. Yine araþtýrdýðýmýz konuya çok önemli açýklýk getiren, bir ayet daha hatýrlatmak istiyorum sizlere.
Ali Ýmran 19: Doðrusu Allah katýnda din, Ýslam'dýr. O kitap verilenlerin ayrýlýða düþmesi ise sýrf KENDÝLERÝNE ÝLÝM GELDÝKTEN SONRA, ARALARINDAKÝ ÝHTÝRASTANDIR. Her kim de Allah'ýn ayetlerini inkâr ederse, þüphe yok ki Allah, hesabý çabuk görendir.
Ayeti çok dikkatli inceleyelim, düþünelim. Burada Rabbimiz birilerinden bahsediyor, ama bunlarýn Allah ýn ayetlerini kendi menfaatleri yüzünden, ayrýlýða düþtüklerini söylüyor. Bu ne demektir, Allah ýn ayetlerde emrettiði manasý dýþýnda, ayetlere kendi menfaatlerince, çýkarlarýnca anlamlar, manalar verip gerçek anlamýndan saptýrmaktýr. Gerçek iman, Rabbin kitabýnýn tamamýna kayýtsýz þartsýz iman etmekle olur. Eðer kitabýn içinden ayetleri seçerek alýr veya bazýlarýný görmezden gelirsek, bir kýsmýnýn da hükmü günümüzde yok diyerek, onlarýn nesih edildiðine inanýrsak, iþte hatalarýn en büyüðünü yapmýþ oluruz. Ayetleri ÝNKÂR ETME SUÇUNU ÝÞLEMÝÞ OLURUZ. Allah gönderdiði kitabýn tümüne iman etmemizi emrediyor, eðer nesih edilmiþ, çýkartýlmýþ ayetler olsaydý bunu da açýkça söylerdi. Allah cümlemizi bu düþüncelerden korusun. Ayette ne diyor? Kitap verilenler, yani gönderilen tüm kitaplara iman etiðini, kabul ettiðini söyleyenlerin bakýn neler yaptýðýný söylüyor? Kendilerine ilim yani Allah katýndan kitaplar ve en son Kur’an geldikten sonra ihtiraslarýndan, çýkar ve menfaatlerinden dolayý ayrýlýða düþmeleri anlatýlýyor. Bu kadar açýk sözleri, gerçekleri anlamayanlar, Allah ýn gözlerine perde çektiði, gönüllerine mühür vurduklarý insanlardýr. Onlara ne söylersek söyleyelim, Kur’an gerçeklerinin asla farkýna varamayacaklardýr. Yine iman edenler içinde Yaradan ýn çok kýzdýðý bir gruptan söz ediliyor.
Bakara 79: Yazýklar olsun o kiþilere ki, KÝTAP'I KENDÝ ELLERÝYLE YAZARLAR DA SONRA ONUNLA BASÝT BÝR KARÞILIK SATIN ALSINLAR DÝYE, "ÝÞTE BU, ALLAH KATINDANDIR!" DERLER. Vay haline onlarýn, ellerinin yazdýklarý yüzünden! Vay haline onlarýn, kazanýp durduklarý yüzünden!
Buradan da anlaþýlýyor ki, Allah ýn yazýklar olsun dediði, iman ettiðini söyleyen bir grup için söyleniyor. Fakat bunlar Kur’an da olmadýðý halde, insanlarý aldatmak ve kandýrmak menfaat elde etmek için, bunlarda Allah katýndan derler diyor. Daha açýkçasý hakka batýl karýþtýranlardýr. Bu ayetten de anlaþýlýyor ki, hesabýmýzýn görüleceði, sorumlu olduðumuz kitap apaçýk KUR’AN DIR. Demek ki böyle insanlarýnda din ve imanla bir ilgisi olmadýðý ve Allah ýn onlarý lanetlediði, çok kötü cezalandýracaðý anlaþýlýyor. Yorum sizlerin. Yine Allah iman ettiðini söyleyen, Kur’an ý okuyan bir topluluða, bakýn ne diyor?
Bakara 44: Siz kendinizi unutarak diðer insanlara erdemli olmayý mý öðütlüyorsunuz -hem de ilahi kelamý okuyup durduðunuz halde?- Siz hiç aklýnýzý kullanmaz mýsýnýz?
Sanýrým bu ayeti çok fazla izaha gerek yok. Kur’an ý apaçýk okuduklarý halde, iþine gelen ayetleri görüp istifade eden, kimisini görmezden gelip faydalanmadýklarý anlaþýlýyor ki, Allah bu insanlarý uyarýyor. Önce sen kendine bak ve okuduðun apaçýk ayetlerimi düþün ve yerine getir, onlarý gizleme, ondan sonra baþkalarýný eleþtir diyor. Bu tip insanlar çevremizde o kadar çok var ki, düþünen aklýný kullanan anlayacaktýr. Aþaðýda sizlere hatýrlatacaðým ayetler yine iman ettiðini söyleyen, fakat kalpleri taþlaþmýþ ve þeytanýn esiri olmuþ insanlardan bahsediyor. Lütfen ayetler üzerinde dikkatle düþünelim.
Hac 51: Ayetlerimizi iþe yaramaz kýlmak için gayret gösterenlere gelince, onlar cehennemin dostlarýdýr.
Rabbimiz bir kýsým insanlar var, ayetlerin anlamlarýný iþe yaramaz hale getirirler diyor. Bu insanlarýnda cehennemlik olduðunu belirtiyor. Peki, bu insanlar kimler olabilir? Hiç iman etmemiþ olanlar mý, yoksa iman edipte bazý ayetleri devre dýþý býrakmaya çalýþanlar mý? Hiç iman etmeyenler dersek yanýlýrýz, çünkü onlar Kur’an ýn bir kýsmýna deðil, tümüne iman etmiyorlar. Gelin bu ayetin devamýndaki iki ayetten, bunlarýn kimler olduðunu öðrenelim.
Þimdi hatýrlatacaðým ayetler üzerinde, çok dikkatli düþünelim lütfen.
Hac 52: Biz senden önce bir resul ve bir nebi göndermedik ki, o bir þey yapmak arzu ettiðinde, þeytan ONUN ARZULARINA ÞÜPHELER KARIÞTIRMASIN. Bunun üzerine Allah þeytanýn karýþtýrdýðý þüpheyi derhal giderir. Sonra da Allah, ayetlerini güçlendirir. Allah, bilendir, hikmet sahibidir.
Hac 53: (Allah, þeytanýn böyle yapmasýna müsaade eder ki) kalplerinde hastalýk olanlar ve kalpleri katýlaþanlar için, þeytanýn kattýðý þeyi bir deneme (vesilesi) yapsýn. Zalimler, gerçekten (haktan) oldukça uzak bir ayrýlýk içindedirler.
Yaradan ýn verdiði iki örnekte çok önemli. Allah gönderdiði peygamberlere bile þeytanýn musallat olduðunu, onlarý bile yoldan çýkarmaya çalýþtýklarýný söylüyor bizlere. Fakat Rabbimiz elbette buna müsaade etmediðini de belirtiyor. Peki, 53. ayette ne anlatýyor, iþte burasý çok önemli. Bizlerin bu dünyada birer imtihanda olduðumuzu, Kur’an dan anlýyoruz. Þeytaný da imtihanýn en büyük sorusu olarak kabul etmeliyiz. Bakýn bu ayette Rabbimiz bizlerin dikkatini çekerek neler söylüyor. Þeytanýn insanlar üzerinde etkisine müsaade ederiz diyor, peki niçin? KALPLERÝNDE HASTALIK OLANLAR, FÝTNE FESAT ÝNSANLAR, KALPLERÝ KATILAÞANLARI DENEMEK VE ÝMTÝHAN ETMEK ÝÇÝN ÞEYTAN ÝLE ÝMTÝHAN EDECEÐÝNÝ SÖYLÜYOR. Nasýl bir imtihandý onu hatýrlayalým, Hac 51. ayette söylüyordu. (AYETLERÝMÝZÝ ÝÞE YARAMAZ KILMAK ÝÇÝN GAYRET GÖSTERENLERE.) Ýþte bizlerin bu konu üzerinde çok dikkatle durmamýz gerekir. Günümüzde bizlere söylenenleri lütfen hatýrlayýnýz. KUR’AN DA BÝRÇOK AYETÝN NESH EDÝLDÝÐÝNÝ, ARTIK HÜKMÜNÜN KALMADIÐINI SÖYLERSEK EÐER, RABBÝN SÖYLEDÝÐÝ GÝBÝ, AYETLERÝN BÝR KISMINI ÝÞE YARAMAZ KILMAK ÝÇÝN, ÇABA GÖSTERMEK DEÐÝL DE NEDÝR? Allah ýn apaçýk ayetlerini gördüðümüz halde, aslýnda Allah burada þunlarý ya da, bunlarý da söylüyor hüküm veriyor, bunu herkes anlayamaz demekte çok mu farklý? Allah ne diyordu bizlere? Ben ayetlerimi açýk, seçik ve her þeyden nice örneklerle, kolaylaþtýrarak gönderdim demiyor muydu? Bunu söyleyen Yaradan, acaba Kur’an da bir hüküm verirken, bir kelimenin ardýnda herkesin anlayamayacaðý bir hüküm verip, daha sonrada bizleri bu hükümden emrinden, sorumlu tutar mý? Rabbimiz söylemediði halde, bunlar Allah sözüdür diyenlere bakýn, Yüce Rabbimiz ne diyor. Bunlarý yapanlar binlerce kez düþünüp öyle söylemelidir.
Zümer 60:Allah'a yalan isnat edenleri, KIYAMET GÜNÜ YÜZLERÝ SÝMSÝYAH HALDE GÖRÜRSÜN. Kibirliler için cehennemde bir barýnak mý yok.
Allah söylemediði, hüküm vermediði halde bunlarda Allah emridir diyerek, Allah a yalan isnatta bulunanlar, þunu sakýn unutmasýnlar; Kýyamet günü bu insanlarýn YÜZLERÝ SÝMSÝYAH OLACAK VE CEHENNEME GÝDECEKLERDÝR.
Sizlere þöyle bir örnek versem ve desem ki; Siz bilmem kim için, o kadýn kötü bir kadýndýr, ondan her þey beklenir dedi desem, söylemediðiniz halde, yalan bir sözü isnat etsem size, bunu söyleyene nasýl bir duyguyla bakarsýnýz? Onun hakkýnda ne düþünürsünüz? Sanýrým en medenice olaný yapar, onu mahkemeye verip cezalandýrmak istersiniz. Birde bunu Allah a uyarlayalým ve düþünelim. Allah ýn asla söylemediði, bahsetmediði bir sözü, hükmü bu Allah sözüdür, emridir diye söylersek, Rabbimiz hesap günü bizlere ne söyler, neler yapar bunu hiç düþünüyor muyuz?Allah böyle olmaktan bizleri korusun inþallah, çünkü bu hata günümüzde o kadar çok yapýlýyor ki, örnek vermeye dahi gerek yok sanýrým. Þimdide aþaðýdaki ayeti anlamaya çalýþalým.
Ahkaf 9: De ki: 'Ben elçilerden bir türedi deðilim, bana ve size ne yapýlacaðýný da bilemiyorum. BEN, YALNIZCA BANA VAHYE DÝLMEKTE OLANA UYUYORUM VE BEN, APAÇIK BÝR UYARICIDAN BAÞKASI DEÐÝLÝM.
Yukarýdaki ayet aslýnda çok þeyler anlatýyor, ama birazcýk özgür iradesiyle düþünene tabiî ki. Allah elçisine, deki onlara diyor ve bakýn ne söylüyor? BEN, YALNIZCA BANA VAHYE DÝLMEKTE OLANA UYUYORUM. Peki, bu kadar açýk söylenildiði halde, bizler neler söylüyoruz? Birde onlarý düþünün isterseniz. Çok ilginçtir bizlerin günümüzde çok söylediði ve savunduðu bir düþünce geldi aklýma. Peygamberimiz onlarca ayetinde bizleri uyarýp BEN RABBÝMÝN ÝNDÝRDÝÐÝ KUR’AN A UYARIM, bundan baþka hiçbir söze uymam, sizde ona uyun diyor, fakat bizler tüm bu ayetlerin üstünü örtüp, görmezden gelip, Kur’an ýn hiç söz etmediði, bahsetmediði, hüküm vermediði onlarca, yüzlerce hükümlerin peygamberimizin hükmüdür diye inanmakta, hiç bir kusur görmüyoruz. Hâlbuki Kur’an da onca ayette peygamberimiz bizlere, ben yalnýz Kur’an a uyarým, siz de ona uyun demiyor mu?Ne kadar ilginç ve bir o kadar da tezat bir durum yaþadýðýmýzýn farkýnda mýyýz? PEYGAMBERÝMÝZ BEN KUR’AN A UYARIM DÝYOR, BÝZDE PEYGAMBERÝMÝZE UYARIZ DÝYORUZ, AMA ACABA UYGULAMAMIZ SÖZLERÝMÝZÝ, DAVRANIÞLARIMIZI ONAYLIYOR MU? Bakýn size iki ayetin sonundaki iki cümleyi, hükmü hatýrlatmak istiyorum. Rabbimiz insanlara neyle hükmedilmesini istiyor?
Maide 44. Kim Allah'ýn indirdiði (hükümler) ile hükmetmezse iþte onlar KÂFÝRLERÝN TA KENDÝLERÝDÝR.
Maide 45: Kim Allah'ýn indirdiði ile hükmetmezse iþte ONLAR ZALÝMLERDÝR.
Düþünebiliyor musunuz, Allah insanlarý Kur’an ile hükmedilmesini emrediyor. Bunu yapmayanlarý da kâfir ilan ediyor. Allah aþkýna birazcýk düþünün bu sözleri ve yazdýklarýmý. Bu emirleri alan bizler, hayatýmýza din ve iman adýna geçirdiðimiz þeyleri bir düþünelim, hatýrlayalým. Bizlere Allah emri diye kabul ettirmek istedikleri Kur’an da hiç bahsedilmeyenleri Rabbin þeriatý, Kur’an emri diye dayatmaya çalýþtýklarý konularý hatýrlayalým. Birçoðunu asla Kur’an da bulamayýz. Bunlarý hatýrlatýp söylediðimizde ise ne cevap aldýðýmýzý düþünelim. Her þey Kur’an da yoktur, orada özet bilgiler vardýr demiyorlar mý bizlere? Kur’an da bizleri ilgilendiren konularýn, her hükmünün olduðunu söyleyen ve peygamberimizin de onun dýþýna asla çýkmadýðýný hatýrlatan ayetleri görmezden gelmenin, ayetleri saklayanýn, hükümsüz býrakmaya çalýþanlarýn, Rabbin katýnda nasýl bir sona ulaþacaðýný tekrar hatýrlatmak isterim.
Çabalarýnýn boþuna gitmesini istemeyen, RABBÝN KELAMINA, ZÝKRÝNE SARILIR. Onun vermediði hiçbir hükümden sorumlu olmadýðýný bilir. Çünkü peygamberimizde yalnýz ve yalnýz Kur’an a sarýlmýþ, topluma Kur’an ile hükmetmiþti. Bizi de Kur’an a sarýlmaya davet etmiþtir. BUNUN DIÞINA ÇIKANLARA ALLAH IN NELER SÖYLEDÝÐÝNÝ, SÝZLERE HATIRLATMAYA ÇALIÞTIM. Bizlerin yapacaðý, Kur’an ýn sözlerinden dersler almak olmalýdýr. Bir kýsým kardeþimiz, bu hatýrlatmalarýmdan hoþlanmaya bilir, ama gerçekler acýdýr, kimisini üzer kimisine mutluluk verir. Ne mutlu Rabbin ýþýðýndan hoþnut olanlara.
Hesap günü yanýmýzda hiç kimseyi bulamayacaðýmýzý asla unutmayalým. Gelin en garantili yolu seçelim, yanýmýza Kur’an ý alalým, onu anlamaya çalýþalým. Onun onayýndan geçen her bilgiden de elbette yararlanalým. Ýnanýn hayatýmýzýn nasýl deðiþtiðini o zaman çok daha iyi göreceksiniz. Kusursuzluk Alla ha mahsustur, elbette hepimiz hatalar yapacaðýz, ama önemli olan büyük hatalar, günahlar yapmamak olmalýdýr amacýmýz. Allah cümlemizin yardýmcýsý olsun.
Sizlere Rabbin uyarýlarýný hatýrlattým. Kalbi mühürlenmeyen tüm gerçekleri fark edecek, adeta titreyip kendine gelecektir. Ayetleri görmezden gelenler, üstünü örtmeye çalýþanlar ise, bu yazýmý okuduðunda bir fitne yine dine fesat sokmaya çalýþýyor diyerek, ayetlerin üzerini örtmeye devam edecek, gerçeklerin farkýna varamayacaktýr. Dilerim Rabbimden rehberi Kur’an olan, onun ýþýðýyla nurlanan, yalnýz gözleri ile deðil gönlüyle, aklýyla da gören, düþünen iman eden kullarý arasýnda oluruz inþallah.
Saygýlarýmla
Haluk GÜMÜÞTABAK
Hak yol Kuran (Only the registered members can see the link)
HALUK GÜMÜŞTABAK/ KUR'AN A DAVET. (Only the registered members can see the link)
BATILDAN UZAK İSLAMI YAŞAYABİLMEK. (Only the registered members can see the link)