-
Zidane
Fatih Terim bir gün İtalya'daki Trapattoni'ye gitmiş ve demiş ki:
- Bizimkilerde futbolcu sizinkilerde; siz niye bu kadar başarılısınız da biz değiliz?
Trapattoni " Bak şimdi anlayacaksın" demiş ve Zidane'ı çağırmış, demiş ki
- Bak Zidane. Babanın oğlu olup da senin kardeşin olmayan kişi kimdir?
Zidane
- Benim... demiş.
Fatih Terim'in bu çok hoşuna gitmiş ve hemen Türkiye'ye gelip antrenmanda olan Hakan Şükür'ü çağırmış, demiş ki
- Hakan babanın oğlu olup da kardeşin olmayan kişi kimdir?
Hakan düşünmüş bulamamış ve hemen Ergün'ün yanına gitmiş.Soruyu Ergün'e sormuş. Ergün cevap olarak
- Benim demiş.
Hakan büyük sevinçle hocasına gelmiş. Hocam " Buldum buldum Ergün'müş." demiş.
Fatih Terim de :
- Ne Ergün'ü oğlum Zidane Zidane... demiş
-
Senden Hızlı Koşsam Yeter
]Bir Amerikali ile Japon safari'ye çıkmışlar. Her ikisi de son teknolojik silahlarıda birbirlerine nazire yapmak için yanlarına almışlar. Derken uzakta bir aslan görünmüş. Amerikalı lazer tüfeğini doğrultmuş ve aslana ateş etmiş. Ama karavana. Hemen Japon uydudan yönlendirmeli tüfeğini doğrultup ateş etmiş. Fakat o da karavana. Aslan bizimkileri farkedince üzerlerine doğru gelmeye başlamış. Amerikalı bir yudum viski içip acı sonu beklemeye başlamış. Japon hemen botlarını çıkarıp spor ayakkabılarını giymeye başlamış. Amerikalı sormuş :
-Ne o, aslandan hizlı mı koşacaksın ?
-Yoo, senden hızlı koşsam yeter.
-
Jo***
Temel ve arkadaşları kahvede oturuyorlarmış. Birisi demis ki:
-"Benim karım galiba beni manavla aldatıyor." diğerleri nasıl anladığını sorunca:
-"Yatağın altında karpuz buldum" demiş... Başka biri:
-"Sanırım karım beni marangozla aldatıyor. Ben de Yatağın altında testere buldum..." derken Temel aniden;
-"Yavv galiba Fadime beni atla aldatıyor" demiş, arkadasları,
-"Nasıl anladın?" diye sormuşlar.
Temel de:
-"Yatağın altında Jo*** buldum" demiş...
-
Azizin cini
Aziz yıldırım bir gün antikacıya gitmiş.
antika bir lamba almış, eve getirmiş lambanın tozunu silerken lambadan bir cin çıkmış.
cin-dile benden ne dilersen demiş.
aziz-avrupadan amerikaya 6 şerit gidiş 6 şerit geliş bir otoyol istiyorum demiş.
cin-sayın yıldırım bu çok zor bir şey başka bir şey dile demiş.
aziz-o zaman fenerbahçe uefa kupasını alsın yada şampiyonlar liginde çeyrek final oynasın.
cin düşünmüş taşınmış oflamış puflamış aziz yıldırıma dönerek
-ŞU OTOYOL KAÇ ŞERİTLİ OLACAKTI demiş
-
NE OLACAK BU GS'NİN HALİ:
Kadın arkadaşına kocasıyla cinsel hayatının monotonluğu ile ilgili dert yanmaktaydı.
-Ah kardeş artık ne elliyo ne yokluyo, ayda yılda bi çok canı çektikçe yaklaşıyo. Varsa yoksa 24 saat futbol.
-Ah şekerim bunu halletmek çok kolay, der arkadaşı ve devam eder; hangi takımlıydı senin kocan?
-FEBERBAHCE'li. Ne olmuş ki?
-Bak şimdi akşam eve gittiğinde kocan işten gelmeden GALATASARAY formasını giy bekle bakalım ne olacak.
Ertesi gün kadın tekrar arkadaşına mutlu bir şekilde gelir ve anlatmaya başlar.
-Ay şekerim verdiğin fikir için çok teşekkür ederim. Eve gittim GALATASARAY formasını giydim. Ardından kocam gelip beni o formanın içinde görünce vay efendim sen benim FEBERBAHCE'li olduğumu bilmiyomusun da bu formayı giyiyosun diyerek üstüme bi atladı sabaha kadar 5 postayı sayabildim gerisini hatırlamıyorum.
-Ben sana dedim artık bol zevkli geceler dilerim, der arkadaşıda.
Aradan günler haftalar geçer adam her akşam gelipte formayı karısının üstünde gördükçe dellenip sabaha kadar kadını posta manyağı yapar. Kadın gittikçe halsizleşmiştir. Tekrar arkadaşına gider ve anlatır.
-Kardeş kocam boğa gibi oldu dur durak bilmiyo. Bak sana iğne iplik gibi kaldım her gece onlarca defa sevişmekten, der. Arkadaşı devam eder;
-Şekerim o zaman bu akşam eve gidince kocan gelmeden FENERBAHCE formasını giyde bekle bakalım ne olacak.
Kadın akşam eve gider ve FENERBAHCE formasını giyer ve bekler. Kocası eve geldiğinde birde bakar ki karısı FENERBAHCE formasını giymiş. Kendinden emin bir tavırla şöyle der;
-Ya işte biz adamı böyle *ike *ike FENERLİ yaparız
-
BEDAVA TIRAŞ
İstanbul'da çok ünlü bir berber varmış. Dükkanı ünlülerin uğrak mekanıymış. Bir gün dükkanına ansızın Fenerbahçe Spor Kulübü başkanı Sn. Aziz Yıldırım gelmiş. Tıraş olmuş, parasını ödemek için elini cebine attığında, berber, hiç olur mu, siz koskoca Fenerbahçe başkanısınız, falan demiş para kabul etmemiş. O da çok etkilenmiş, çıkmış gitmiş. Ertesi gün berber, dükkanını açmak için dükkana gittiğinde dükkanın önünde bir çanta bulmuş. Açtığında içinde 50.000 dolar, ayrıca forma, tişört olduğunu görmüş. Çok sevinmiş. Başka bir gün Beşiktaş başkanı Yıldırım Demirören birdenbire gelivermiş. Onu da tıraş etmiş, ondan da para almamış. Ertesi gün dükkanı açarken gördüğü çantada 5.000 dolar, forma, tişört falan filan. Yine sevinmiş, bu da küçük kulüp, imkanı bu kadar, daha az olsa da düşünmesi önemli demiş. Yine bir süre sonra, Galatasaray başkanı Ö. Canaydın gelmiş, onu da güzelce tıraş etmiş, para almamış. O da etkilenmiş, gitmiş. Ertesi gün berber, dükkanının olduğu sokağın köşesini merak ve heyecanla dönmüş. Dükkanın önüne bir bakmış, sarı kırmızı kravatlı bir sürü tip. Beleş tıraşı duyunca bütün Galatasaray yönetimi dükkanın önünde sıraya girmiş
-
UEFA Bilgisayar Proğramcılarını Kovdu..!!!
]UEFA ÇALISANLARININ iSYANI
UEFA bilgisayar programcilarini isten cikardi,(reuters-cenevre)
UEFA merkezinden yapilan aciklamaya gore fenerbahce hakkinda bilgi almak icin uefa/championsleague.com sitesine girenler, "bu isimde bir takim kayitlarimizda bulunmamaktadir" yanitini almalari uzerine şikayette bulunmuslar.
yapilan arastirmada bilgisayar sisteminin sampiyonlar liginde puan alamayan takimlari kaydetmedigi ortaya cikmis.
bilgisayar bolumu sefi hans gunter "hatamizi kabul ediyoruz,bilgisayar
programini hazirlarken iki buyuk ihtiyatsizligimiz oldu;ilki bir takimin hic puan alamayacagini aklimiza getirmememiz, ikincisi ise fenerbahcenin
sampiyonlar ligine katilabilecegi ihtimalini ongormememiz " aciklamasini yapmis...
-
salaklar çetesi
98 dünyakupasını FRANSA milli takımının kanzandığını gören Fatih Terim hemen ilk uçakla fransaya fransanın hocasından taktik almaya gider.Fatih hoca,fransanın hocasına
"ya hocam sız nasıl şampiyon oldunuz özel bir yöntem mi kullanıyosunuz" der. Bunun üzerine fransa milli takımını hocası
"Yo hayır.Ben sadece futbolcularıma zeka testi uyguluyorum.Bakın" der ve Fransa milli takımında forma giyen Zidane ı yanına çağırır ve şöyle der "Zidane senin ananın babanın çocuğu ama kardeşin değil, kim bu?" der.
Zidane da "Benim, hocam"der.
Fatih Terim de aynı şeyi kendi futbolcularında uygalaya karar verir ve Istanbula geri dönüp Hakan Şükürü yanına çağırır ve
"Hakan senin ananın babanın oğlu ama kardeşin değil,kim bu?" der, Hakan da
"Hihi bi dakka hocam gidip bi Hagi ye sorayım hihi" der. Hagi ye gidip
"Hagi senin ananın babanın oğlu ama kardeşin deil,Kim bu?" der Hagi de
"benim tabiki" der. Bunun üzerine Hakan şükür Fatih hocaya döner ve "Hagiymiş hocam" der..
Fatih terimde"Saçmalama oglum ne hagi si.. Zidane" der.
-
Hakem
80'li yılların sonların bir beşiktaş-boluspor maçı sırasında hakem
beşiktaşın net 2 golünü vermez, boluspora havadan bir penaltı verir.
maç çığrından çıkmıştır. beşiktaşlılar neredeyse sahayı terketmeyi düşünürler.
boluspor 2. golü de atar.
metin tekin santrayı yapmaz bekler. hakem düdüğü bir daha çalar,ama metin
hala topa dokunmaz.
-hakem, "metin neden başlamıyosun, bak kart çıkartırım" der.
-metin cevap verir: "hocam sahanıza geçin de başlayalım
-
Roger
Roger ağır şartlar altında çalışan bir işçidir. Boş zamanlarını hep bowling ve voleybol oynayarak gecirmektedir. Karısı bu duruma üzülür ve bir hafta sonu onu striptiz klübüne götürmeye karar verir. O aksam beraberce klübün kapısına gelirler. Kapıdaki bodyguard ,
-"Hey Roger .. Seni görmek ne guzel !" der..
Karısı,
-"Daha önce buraya gelmişmiydin Roger..?"
Roger:
-"Hayır hayır o adamı bowlingten tanıyorum.."
İçeri girerler ve bir masaya otururlar... Garson gelir:
-"iyi aksamlar Roger...Her zamanki gibi Cin tonik di mi?."
Karisi:
-"Roger bana bak sen buraya daha önce geldin değil mi?"
Hafif hafif öfkelenmeye başlayan karısını sakinleştirmek zordur. Roger:
-"Ne alakasi var..Voleyboldan tanırım onu bir ikitek içmişliğimiz var. Ordan yani.."
Karısı pek tatmin olmamıştır ama neyse..
Derken striptizci hatunlardan biri masaya gelir:
-"Selam Roger. Yine özel masa şovundan mı istersin..?"
Roger boka batmıştır. Karısı hışımla yerinden kalkar ve klübü terk eder. Roger peşinden kosar. Kadın bir taksiye biner ve taksi kalkmadan Roger'da biner. Kadın öfkeden patlayacakmış gibidir ve korkunç sinirlidir..
Şöför:
-"Bu geceki çok suratsızmış Roger.