TEK) Baþkaný Prof. Dr. Ercan Uygur, yerli otomobil üretimine yönelik çabalarýn, güzel iyi düþünülmüþ bir giriþim olduðunu ancak ancak eksik taraflarýnýn bulunduðunu ifade etti.
Uygur, TEK ve Uludað Üniversitesince, Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi'nde düzenlenen 16. Ýktisat Sempozyumu'nda, Türkiye'nin içinde bulunduðu ortama uygun olarak sempozyumun adýný ''Para, Kur, Maliye Politikalarý ve Reel Ekonomi'' olarak belirlediklerini söyledi.
Türk Ekonomi Kurumu'nun, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu üçlüsünden birisi olduðunu ifade eden Uygur, ''TEK, bir cumhuriyet kuruluþudur. Kuruluþunu öneren Ulu Önder Atatürk'tür. 1929'da Büyük Buhran'ýn Türkiye'ye geldiði günlerde Milli Tasarruf ve Ýktisat Cemiyeti olarak kurulmuþ. 1955'te de bugünkü adýný almýþ'' bilgisini verdi.
Kuruluþ amacýnýn, 1929'daki Büyük Buhran'ýn Türkiye'ye etkilerini azaltmak üzere önlemler düþünmek ve tartýþmak olduðunu anlatan Uygur, þöyle devam etti:
''O yýllarda, dünyada, geliþmiþ ülkeler de dahil olmak üzere böyle kurulmuþ, bu amaca yönlendirilmiþ bir kuruluþ yok. Türkiye'de bir ilk ve dikkati çeken kuruluþ olmuþ. O dönemlerde sanayileþme politikasýna yön vermek amacýyla kurulmuþ. Tasarrufu artýrmak, israfý önlemek amacý da var. Üçüncü amacý da iktisat bilimini, karar alýcýlarýna anlatabilmek, tartýþýlmasýný saðlamak. Bunun da dünyada örneði görülmemiþ. 1977'de Uluslararasý Ekonomi Birliðine üye olduk. 2006'dan beri uluslararasý ekonomi kongreleri düzenliyoruz. 2010'da Girne'de düzenledik.''
-Küresel ''bunalým''...-
Uygur, Türkiye Ekonomi Kurumu olarak üzerlerine önemli görevler düþtüðünü dile getirerek, þunlarý söyledi:
''Geleneksel olarak bu sempozyumlarda günün önemli ekonomik konularýna kýsaca deðinilir. Ben de burada çok kýsaca bazý konulara deðinmek istiyorum. Son 3-4 yýldýr küresel bunalým yaþanýyor. Biz 'kriz' demiyoruz, Türkçe karþýlýðý olarak 'bunalým' diyoruz. Bu, sürdürülemez bütçe açýklarýnýn, cari açýklarýn, borçlanmalarýn getirdiði bunalýmdýr. Özetle, sürdürülemeyen açýklar, borçlar ve borçlanamamalar sorunudur dünyadaki bunalým. Dünya ekonomisi en az 200 yýldýr benzer bunalýmlar yaþamýþtýr. Açýklar yaratýp, borçlanýp, büyümeye, tüketmeye çalýþmak þeklinde sürdürülemeyen süreçleri, devam ettirmeye çalýþmanýn bunalýmla bittiðini 200 yýldýr biliyoruz. Bugün bir kez daha yaþýyoruz. Osmanlý'nýn borç bataðýnda nasýl battýðýný çok iyi biliriz. Baþkalarýna örnek olmuþtur. ABD'deki bazý tartýþmalarda Osmanlý borç sorunu, Osmanlý'nýn borçla nasýl battýðý, konuþmalarda, söylemlerde yer almýþtýr.''
Prof. Dr. Ercan Uygur, Türkiye'nin küresel bunalýmdan 2008-2009'da etkilendiðini belirterek, þimdilerde halen bunun etkisinin sürdüðünü, önemli kýrýlganlýk noktasýnýn dýþ açýk, iktisatçýlarýn deðimiyle cari açýk olduðunu anlattý.
-Yerli otomobil konusu...-
Uygur, son günlerde cari açýða çözüm olarak bazý önerilerin tartýþýldýðýný vurgulayarak, þöyle konuþtu:
''Cari açýða çözüm olarak hükümet, ilgili bakan ve kuruluþlar, yerli binek otosu üretme giriþimi baþlattý. Bence güzel iyi düþünülmüþ bir giriþim ancak eksik taraflarý var. Türkiye Ekonomi Kurumu'nun geçmiþte yaptýðý açýklamalarla iliþkisini kurmak istiyorum. Hükümet, yaptýðý önerilerde cari açýða çözüm bulmak için genel olarak yerli malý üretme giriþiminden bahsediyor. Özel olarak da yerli otomObil üretme giriþiminden. Güzel ve yerinde giriþim ancak þöyle eksik yönü var; iþin sadece arz tarafýna bakmak, finansman ve talep tarafýna bakmamak... Yerli otomobil fabrikasý ölçeðinde kurmayý düþünelim. Finansmanýný dýþardan saðlayacaksanýz, bu yine borçlanma özellikle dýþ borçlanma demektir. Bu giriþimlerin sürdürülebilir ve kalýcý dengede giriþimler olabilmesi için finansman tarafýný daha geniþ anlamda, iç tasarruf tarafýnýn da düþünülmesi gerekir. Ýþin tasarruf tarafýnýn da düþünülmesi önemlidir. Tasarruf, finansman demektir. Ýç tasarruf, içerden finanse edebilmek demektir. Üretmek için dýþ finansmana zorunlu, mecbur kalýndýðý sürece bu giriþim baþka sorunlara neden olabilir.''
-Tasarruf ve yerli malý...-
Ercan Uygur, kurum olarak 1930'da Tasarruf ve Yerli Malý Haftasý baþlattýðýný vurgulayarak, ''O dönemde dýþardan gelen buhranýn etkisini, cari açýðý azaltmak için tasarrufa ve yerli malý üretimine vurgu yapýlmýþtýr. Giriþim daha sonralarý Yerli Malý Haftasý adýyla anýlmýþ, halbuki doðru tanýmlamasý Tasarruf ve Yerli Malý Haftasý olmalýdýr'' dedi.
Sanayileþmenin, içerde üretmenin, finansman ve tasarruf tarafýnýn bulunduðunu belirten Uygur, þunlarý kaydetti:
''Bu vurguyu 1930'da yapmýþ Türkiye Ekonomi Kurumu'nun yöneticileri. Ayrýca, iktisadi ve ekonomik yanýlsama oluyor. Bazý arkadaþlarýmýz, meslektaþlarýmýz, 'Tasarruf edersek, tüketim azalýr, tüketim azalýrsa büyüme düþer ve büyüme düþerse peþinden daha fazla iþsizlik gelir' diyorlar. Belli bir gelir düzeyinde daha çok tasarruf daha az tüketim anlamýna gelir ama belli bir gelir düzeyinin sürdürülmesi, o düzeyde kalýnmasý için tüketimin baþka yönlere de gidebileceðini bilmemiz gerekir. Özellikle yatýrým ve ihracatýn tüketimin yerine geçebileceðini, tüketimin belli ölçüde azalmasýnýn, talep azalmasý ve bunun sonucunda büyüme düþmesi anlamýna gelmeyeceðini bazý arkadaþlarýmýz gözden kaçýrýyor. Tasarruf, daha az üretmek daha az büyümek anlamýna gelmez. Tasarruf, daha çok yatýrým ve daha çok ihracat anlamýna gelir. Ne yazýk ki, bazý tartýþmalarda tasarruf sanki daha düþük büyüme gibiymiþ gibi ifade ediliyor, çok yanlýþ.''
Konuþmalarýn ardýndan oturumlara geçildi.
Sempozyuma, Bursa Vali Yardýmcýsý Mustafa Güney, Uludað Üniversitesi (UÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Dilek ile öðretim üyeleri, görevlileri ve öðrenciler katýldý.
Rotahaber


Teþekkur:
Beðeni:

TEK) Baþkaný Prof. Dr. Ercan Uygur, yerli otomobil üretimine yönelik çabalarýn, güzel iyi düþünülmüþ bir giriþim olduðunu ancak ancak eksik taraflarýnýn bulunduðunu ifade etti.
Alýntý

Yer imleri