Teþekkur Teþekkur:  0
Beðeni Beðeni:  0
26 sonuçtan 1 ile 10 arasý

Konu: ATATÜRK diyor ki.... Geniþ Arþiv

Hybrid View

önceki Mesaj önceki Mesaj   sonraki Mesaj sonraki Mesaj
  1. #1

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Din ve Lâiklik



    Din vardýr ve lâzýmdýr. Temeli çok saðlam bir dinimiz var. Malzemesi iyi; fakat bina, uzun asýrlardýr ihmale uðramýþ. Harçlar döküldükçe yeni harç yapýp binayý takviye etmek lüzumu hissedilmemiþ. Aksine olarak birçok yabancý unsur -tefsirler, hurafeler- binayý daha fazla hýrpalamýþ. Bugün bu binaya dokunulamaz, tamir de edilemez. Ancak zamanla çatlaklar derinleþecek ve saðlam temeller üstünde yeni bir bina kurmak lüzumu hasýl olacaktýr.
    1922

    Din, bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanýnýn emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygý gösteririz. Düþünüþe ve düþünceye muhalif deðiliz. Biz sadece din iþlerini, millet ve devlet iþleriyle karýþtýrmamaða çalýþýyor; kaste ve fiile dayanan taassupkâr hareketlerden sakýnýyoruz. Gericilere asla fýrsat vermeyeceðiz.
    1922

    Ey arkadaþlar! Tanrý birdir, büyüktür; tanrýsal inanýþlarýn belirtilerine bakarak diyebiliriz ki: Ýnsanlar iki sýnýfta, iki devirde mütalâa olunabilir. Ýlk devir insanlýðýn çocukluk ve gençlik devridir. Ýkinci devir, beþeriyetin erginlik ve olgunluk devridir.
    1922

    Ýnsanlýk birinci devirde týpký bir çocuk gibi, týpký bir genç gibi yakýndan ve maddaî vasýtalarla kendisiyle meþgul olunmayý gerektirir. Allah, kullarýnýn lâzým olan olgunlaþma noktasýna eriþinceye kadar içlerinden vasýtalarla dahi kullariyle meþgul olmayý tanrýlýk özelliðinin gereklerinden saymýþtýr. Onlara Hazreti Âdem Aleyhisselâmdan itibaren bilinen ve bilinmeyen sayýsýz denecek kadar çok nebiler, peygamberler ve elçiler göndermiþtir. Fakat Peygamberimiz vasýtasiyle en son dinî, medenî gerçekleri verdikten sonra artýk insanlýkla aracý ile temasta bulunmaða lüzum görmemiþtir. Ýnsanlýðýn kavrayýþ derecesi, aydýnlanma ve olgunlaþmasý sayesinde her kulun doðrudan doðruya tanrýsal düþüncelerle temas kabiliyetine eriþtiðini kabul buyurmuþtur ve bu sebepledir ki, Cenabý Peygamber, peygamberlerin sonuncusu olmuþtur ve kitabý, en eksiksiz kitaptýr.
    1922

    Muhammed'i bana, cezbeye tutulmuþ sönük bir derviþ gibi tanýttýrmak gayretine kapýlan bu gibi cahil adamlar, onun yüksek þahsiyetini ve baþarýlarýný asla kavrayamamýþlardýr. Anlamaktan da çok uzak görünüyorlar. Cezbeye tutulmuþ bir derviþ, Uhud Muharebesinde en büyük bir komutanýn yapabileceði bir plâný nasýl düþünür ve tatbik edebilir?
    1923

    Tarih, hakikatleri tahrif eden bir sanat deðil, belirten bir ilim olmalýdýr. Bu küçük harbte bile askerî dehâsý kadar siyasî görüþüyle de yükselen bir insaný, cezbeli bir derviþ gibi tasvire yeltenen cahil serseriler, bizim tarih çalýþmamýza katýlamazlar. Muhammed bu harb sonunda çevresindekilerin direnmelerini yenerek ve kendisinin yaralý olmasýna bakmayarak, galip düþmaný takibe kalkýþmamýþ olsaydý, bugün yeryüzünde müslümanlýk diye bir varlýk görülemezdi.
    1923

    Bizim dinimiz en mâkul ve en tabiî bir dindir. Ve ancak bundan dolayýdýr ki son din olmuþtur. Bir dinin tabiî olmasý için akla, fenne, ilme ve mantýða uymasý lâzýmdýr. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur.
    1923

    Büyük dinimiz çalýþmayanýn insanlýkla alâkasý olmadýðýný bildiriyor. Bazý kimseler zamanýn yeniliklerine uymayý kâfir olmak sanýyorlar. Asýl küfür onlarýn bu zannýdýr. Bu yanlýþ yorumu yapanlarýn amacý, Ýslâmlarýn kâfirlere esir olmasýný istemek deðil de nedir? Her sarýklýyý hoca sanmayýn, hoca olmak sarýkla deðil, beyinledir.
    1923

    Bizim dinimiz, milletimize deðersiz, miskin ve aþaðý olmayý tavsiye etmez. Aksine Allah da, Peygamber de insanlarýn ve milletlerin deðer ve þerefini muhafaza etmelerini emrediyor.
    1923

    Bilhassa bizim dinimiz için herkesin elinde bir ölçü vardýr. Bu ölçü ile hangi þeyin bu dine uygun olup olmadýðýný kolayca takdir edebilirsiniz. Hangi þey ki akla, mantýða halkýn menfaatine uygundur; biliniz ki o bizim dinimize de uygundur. Bir þey akýl ve mantýða, milletin menfaatine, islâmýn menfaatine uygunsa kimseye sormayýn. O þey dinîdir. Eðer bizim dinimiz aklýn mantýðýn uyduðu bir din olmasaydý mükemmel olmazdý, son din olmazdý.
    1923

    Türk milleti daha dindar olmalýdýr, yani bütün sadeliði ile dindar olmalýdýr demek istiyorum. Dinime, bizzat hakikate nasýl inanýyorsam buna da öyle inanýyorum. Þuura aykýrý, ilerlemeye mâni hiçbir þey ihtiva etmiyor.
    1923

    Milletimiz din ve dil gibi kuvvetli iki fazilete maliktir. Bu faziletleri hiçbir kuvvet, milletimizin kalb ve vicdanýndan çekip alamamýþtýr ve alamaz.
    1923

    Baylar ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti þeyhler, derviþler, müritler, mensublar memleketi olamaz. En doðru ve en hakikî tarikat, medeniyet tarikatýdýr.
    1925

    Bizi yanlýþ yola sevkeden soysuzlar bilirsiniz ki, çok kere din perdesine bürünmüþler, sâf ve temiz halkýmýzý hep din kurallarý sözleriyle aldata gelmiþlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz... Görürsünüz ki milleti mahveden, esir eden, harabeden fenalýklar hep din örtüsü altýndaki küfür ve kötülükten gelmiþtir.
    1923

  2. #2

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Ekonomi


    Bir milletin doðrudan doðruya hayatiyle, yükselmesiyle, düþkünlüðüyle ilgili olan en önemli faktör, milletin iktisadiyatýdýr.
    1930

    Yeni Türkiyemizi lâyýk olduðu yüceliðe ulaþtýrabilmek için mutlaka iktisadiyatýmýza birinci derecede ve en çok ehemmiyet vermek mecburiyetindeyiz. Zamanýmýz tamamen bir iktisat devrinden baþka birþey deðildir.
    Þubat 1923

    Siyasî, askerî zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, iktisadî zaferlerle desteklenmezse payidar olamaz, az zamanda söner.
    1922

    Türkiye'nin gerçek efendisi, hakiki üretici olan köylüdür. O halde herkesten daha çok refah, saadet ve servete müstehak (en çok lâyýk) olan köylüdür.. Binaenaleyh, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinin iktisadi siyasi aslî gayeyi gözetir.
    1 Mart 1922

    Ferdî mesai ve faaliyeti esas tutmakla beraber mümkün olduðu kadar az bir zaman için de milleti refaha ve memleketi mamuriyete eriþtirmek için milletin umumî ve yüksek menfaatlerinin icap ettirdiði iþlerde, bilhassa iktisadî sahada devleti fiilen alâkadar etmek mühim esaslarýmýzdandýr.
    1923

    Tarih, milletlerin yükselme ve alçalma sebeplerini ararken birçok siyasî, askerî, içtimaî sebepler bulmakta ve saymaktadýr. Þüphe yok, bütün bu sebepler içtimaî hâdiseler üzerinde tesir yaparlar. Fakat bir milletin doðrudan doðruya hayatýyla, yükseliþiyle, alçalýþýyla alâkasý olan, münasebetli olan, milletin iktisadiyatýdýr. Tarihin ve tecrübelerin tespit ettiði bu hakikat bizim millî hayatýmýzda ve millî tarihimizde de tamamen belirir. Gerçekten Türk Tarihi tetkik olunursa, bütün yükseliþ ve alçalýþ sebeplerinin bir iktisat meselesinden baþka birþey olmadýðý anlaþýlýr.
    1923

    Tarihimizi dolduran bunca muvaffakiyetler, zafer ve maðlûbiyetler, bozgunlar ve felâketler, bunlarýn hepsi vukua geldikleri devirlerdeki iktisadî þartlarýmýzla münasebetli ve alâkalýdýr. Yeni Türkiyemizi lâyýk olduðu mertebeye çýkarmak için muhakkak iktisadiyatýmýza birinci derecede ehemmiyet vermek mecburiyetindeyiz. Çünkü zamanýmýz tamamen bir iktisat devresinden baþka birþey deðildir.
    1937

    Ekonomik kalkýnma, Türkiye'nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlý Türkiye idealinin belkemiðidir.
    1937

    Milletimizin kuvvetli seciyesi, sarsýlmaz iradesi, ateþli milliyetçiliði, iktisadi muvaffakiyetinden doðacak feyizlerle de lârünüz, altý kaval üstü þiþane diye ifade olunabilecek bir kýyafet, ne millîdir ve ne de beynelmileldir. O halde kýyafetsiz bir millet olur mu, arkadaþlar? Böyle nitelendirilmeye razý mýsýnýz, arkadaþlar? Çok kýymetli bir cevheri çamurla sývayarak dünyaya göstermekte mâna var mýdýr? Bu çamurun içinde cevher gizlidir, anlamýyorsunuz, demek doðru mudur? Cevheri gösterebilmek için çamuru atmak elzemdir, tabiîdir. Cevherin muhafazasý için bir kap yapmak lâzýmsa onu altýndan veya plâtinden yapmak gerekmez mi? Bu kadar açýk gerçek karþýsýnda tereddüt doðru mudur? Bizi tereddüde sevkedenler varsa onlarýn ahmaklýk ve kalýnkafalýðýna karar vermekte hâlâ mý tereddüt edeceðiz?
    1925

    Arkadaþlar, Turan kýyafetini araþtýrýp diriltmenin yeri yoktur. Medenî ve beynelmilel kýyafet, bizim için çok cevherli milletimiz için lâyýk bir kýyafettir. Onu giyeceðiz. Ayakta iskarpin veya fotin, bacakta pantolon, yelek, gömlek, kýravat, yakalýk, ceket ve elbette bunlarýn tamamlayýcýsý olmak üzere baþta kenarlýklý serpuþ. Bunu açýk söylemek isterim: Bu serpuþun ismine þapka denir. Redingot gibi, bonjur gibi, simokin gibi, frak gibi, iþte þapkamýz!
    1925

    Buna uygun deðil, diyenler vardýr. Onlara diyeyim ki, çok gafilsiniz ve çok cahilsiniz ve onlara sormak isterim:
    1925

    Yunan serpuþu olan fesi giymek uygun olur da, þapkayý giymek neden olmaz? Ve yine onlara, bütün millete hatýrlatmak isterim ki, Bizans papazlarýnýn ve Yahudi hahamlarýnýn özel elbisesi olan cübbeyi ne vakit, ne için ve nasýl giydiler?
    1925

    Seyahatim esnasýnda köylerde deðil bilhassa kasaba ve þehirlerde kadýn arkadaþlarýmýzýn yüzlerini ve gözlerini çok yoðun ve itina ile kapatmakta olduklarýný gördüm. Erkek arkadaþlar, bu biraz bizim bencilliðimizin eseridir. Çok iffetli ve dikkatli olduðumuzun gereðidir. Fakat muhterem arkadaþlar, kadýnlarýmýz da bizim gibi kavrayýþlý ve düþünür insanlardýr. Onlara ahlâka ait kutsal kavramlarý telkin etmek, millî ahlâkýmýzý anlatmak ve onlarýn dimaðýný nur ile, temizlikle donatmak esasý üzerinde bulunduktan sonra fazla bencilliðe lüzum kalmaz. Onlar yüzlerini cihana göstersinler. Ve gözleriyle cihaný dikkatle görebilsinler. Bunda korkulacak bir þey yoktur.
    1925

    Bazý yerlerde kadýnlar görüyorum ki, baþýna bir bez veya bir peþtamal veya buna benzer bir þeyler atarak yüzünü gözünü gizler ve yanýndan geçen erkeklere karþý ya arkasýný çevirir veya yere oturarak yumulur. Bu tavrýn mâna ve anlamý nedir? Efendiler, medenî bir millet anasý, millet kýzý bu garip þekle, bu vahþi vaziyete girer mi? Bu hal milleti çok gülünç gösteren bir manzaradýr. Derhal düzeltilmesi lâzýmdýr.
    1925

  3. #3

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Kültür



    Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür. Bu sözü burada ayrýca izaha lüzum görmüyorum. Çünkü bu, Türkiye Cumhuriyetinin okullarýnda birçok vesilelerle eser halinde tesbit edilmiþtir.
    1936

    Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiðinden mâna çýkarmak, uyanýk davranmak, düþünmek, zekâyý terbiye etmektir.
    1936

    Türkiye Cumhuriyeti çocuklarý, kültürel insanlardýr. Yani hem kendileri kültür sahibidirler, hem de bu özelliði muhitlerine ve bütün Türk milletine yaymakta olduklarýna kanidirler.
    1936

    Millî kültürün her çýðýrda açýlarak yükselmesini Türk Cumhuriyetinin temel dileði olarak temin edeceðiz.
    1932

    Bir millî terbiye programýndan bahsederken, millî karakter ve tarihimizle mütenasip bir kültür kastediyoruz.
    Temmuz 1924

    Þimdiye kadar takibolunan tahsil ve terbiye usullerinin milletimizin gerilemesinde en mühim etken olduðu kanaatindeyim. Onun için millî terbiye programýndan bahsederken eski devrin hurafatýndan ve yaradýlýþýmýzla hiç de münasebetli olmayan yabancý fikirlerden, Doðudan ve Batýdan gelen tesirlerden tamamen uzak millî seciye ve tarihimizle mütenasip bir kültür kastediyorum. Çünkü millî dâvamýzýn inkiþafý ancak böyle bir kültür ile temin olunabilir. Lâlettayin bir yabancý kültürü þimdiye kadar izlenen yabancý kültürlerin neticelerini tekrar ettirebilir. Kültür zeminle mütenasiptir. O zemin milletin seciyesidir.
    15 Temmuz 1921

    Asýl uðraþmaya mecbur olduðumuz þey, yüksek kültürde ve yüksek fazilette dünya birinciliðini tutmaktýr.
    3.8.1932

    Sanatsýz kalan bir milletin hayat damarlarýndan biri kopmuþ demektir.
    1923

    Dünyanýn bellibaþlý milletlerini esaretten kurtararak, hâkimiyetlerine kavuþturan büyük fikir cereyanlarý; köhne müesseselere ümit baðlayanlarýn, çürümüþ idare usullerinde kurtuluþ kuvveti arayanlarýn amansýz düþmanýdýr.
    1923

    Biz cahil dediðimiz zaman mektepte okumamýþ olanlarý kasdetmiyoruz. Kastettiðimiz ilim, hakikatý bilmektir. Yoksa okumuþ olanlardan en büyük cahiller çýktýðý gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikatý gören hakiki âlimler çýkabilir.
    22.3.1923

    Geçen Kurultaydan bugüne kadar kültürel ve sosyal alanda baþardýðýmýz iþler Türkiye Cumhuriyetinin millî çehresini kesin çizgilerle ortaya çýkarmýþtýr.
    1935

    Yeni harfleri, millî tarihi, öz dili, sanatý, ilmi, müziði, teknik kurumlarýyla kadýný erkeðe her hakta eþit, modern Türk sosyetesi bu son yýllarýn eseridir.
    1935

    Türk Milleti, ancak varlýðýný derin ve saðlam kültür sýnýrlarýyla çizdikten sonradýr ki onun yüksek kapasitesi ve fazileti milletlerarasýnda tanýnýr. Türk Milletine fýtrî rengini veren bu inkýlâplardan herbiri çok geniþ tarihi devirlerin öðünebileceði büyük iþlerden sayýlsa yerindedir.
    1935

    Kültür dediðimiz zaman bir insan cemiyetinin, devlet hayatýnda fikrî hayatýnda, iktisat hayatýnda yapabilecekleri þeylerin muhassalasýný (toplamýný) kastediyoruz ki, medeniyet de bundan baþka bir þey deðildir.
    1929

  4. #4

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Medeniyet


    Biz her görüþ açýsýndan medenî insan olmalýyýz. Çok acýlar gördük. Bunun sebebi dünyanýn vaziyetinin anlamayýþýmýzdýr. Fikrimiz, düþüncemiz, tepeden týrnaða kadar medenî olacaktýr. Þunun bunun sözüne ehemmiyet vermeyeceðiz. Bütün Türk ve Ýslâm âlemine bakýn; düþüncelerini, fikirlerini medeniyetin emrettiði deðiþiklik ve yükselmeye uydurmadýklarýndan ne büyük felâket ve ýstýrap içindedirler. Bizim de þimdiye kadar geri kalmamýz, en nihayet son felâket çamuruna batýþýmýz bundandýr. 5-6 sene içinde kendimizi kurtarmýþsak zihniyetlerimizdeki deðiþmedendir. Artýk duramayýz. Mutlaka ileri gideceðiz; çünkü mecburuz. Millet açýkça bilmelidir, medeniyet öyle kuvvetli bir ateþtir ki, ona kayýtsýz olanlarý yakar, mahveder. Ýçinde bulunduðumuz medeniyet ailesinde lâyýk olduðumuz yeri bulacak ve onu koruyacak ve yükselteceðiz. Refah, mutluluk ve insanlýk bundadýr.
    1925

    Ýnkýlâbýn temellerini her gün derinleþtirmek, desteklemek lâzýmdýr. Birbirimizi aldatmayalým. Medenî dünya çok ilerdedir. Buna yetiþmek, o medeniyet dairesine dahil olmak mecburiyetindeyiz. Bütün boþ ve temelsiz sözleri ortadan kaldýrmak lâzýmdýr. Þapka giyelim mi, giymeyelim mi gibi sözler mânasýzdýr. Þapka da giyeceðiz, Batýnýn her türlü medenî eserlerini de alacaðýz. Medenî olmayan insanlar, medenî olanlarýn ayaklarý altýnda kalmaða maruzdurlar.
    1925

    Ben, þimdiye kadar millet ve memleket iyiliðine ne gibi hamleler, inkýlâplar yapmýþ isem hep böyle halkýmýzla temas ederek, onlarýn ilgi ve sevgilerinden gösterdikleri samimiyetten kuvvet ve ilham alarak yaptým. Hedefimiz, gayemiz hep millet ve memleketimizin kurtuluþu, mutluluðu ve geliþmesidir.
    1925

    Þimdiye kadar yaptýðýmýz iþlerde ve aldýðýmýz kararlarda bizi aldatan ve millet aleyhine neticelenen hiçbir þeyimiz yoktur ve gösterilemez. Milletimizi en kýsa yoldan medeniyetin nimetlerine kavuþturmaya, mesut ve refahlý kýlmaya çalýþacaðýz ve bunu yapmaða mecburuz.
    1925

    Þu bilinsin ki, biz yabancýlara karþý herhangi hasmane bir his beslemediðimiz gibi, onlarla samimâne münasebetlerde bulunmak arzusundayýz. Türkler bütün medenî milletlerin dostlarýdýr. Yabancýlar memleketimize gelsinler; bize zarar vermemek, hürriyetlerimize güçlükler çýkarmaya çalýþmamak þartiyle burada daima iyi kabul göreceklerdir. Maksadýmýz yeniden yakýnlýk meydana getirmek, bizi baþka milletlere baðlýyan ilgileri arttýrmaktýr. Memleketler muhteliftir, fakat medeniyet birdir ve bir milletin geliþmesi için de bu yegâne medeniyete iþtirak etmesi lâzýmdýr. Osmanlý Ýmparatorluðunu çöküþü, Batýya karþý elde ettiði zaferlerden çok maðrur olarak, kendisini Avrupa milletlerine baðlayan iliþkileri kestiði gün baþlamýþtýr. Bu bir hatâ idi, bunu tekrar etmeyeceðiz.
    1923

    Biz, Batý medeniyetini bir taklitçilik yapalým diye almýyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduðumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz.

    Medeniyetin ne olduðunu baþka baþka tarif edenler vardýr. Bence medeniyeti harstan ayýrmak güçtür ve lüzumsuzdur. Bu noktai nazarýmý izah için hars ne demektir tarif edeyim:

    Bir insan cemiyetinin a- Devlet hayatýnda; b- Fikir hayatýnda yani ilimde, içtimaiyatta ve güzel sanatlarda; c- Ýktisadî hayatta yani ziraatte, sanatta, ticarette, kara, deniz ve hava'ya ait ulaþtýrma iþlerinde yapabildiði þeylerin sonucudur.
    1930

    Bir milletin medeniyeti denildiði zaman hars namý altýnda saydýðýmýz üç nevi faaliyet sonucundan hariç ve baþka bir þey olamýyacaðýný zannederim. Þüphesiz her insan cemiyetinin harsý, yani medeniyet derecesi bir olamaz. Bu farklar, devlet, fikir, iktisadî hayatlarýn her birinde ayrý ayrý göze çarptýðý gibi bu fark üçünün sonucu üzerinde de görünür. Mühim olan sonuçlar üzerindeki farktýr. Yüksek bir hars, onun sahibi olan millette kalmaz, diðer milletlerde de tesirini gösterir, büyük kýt'alara þamil olur. Belki bu itibarla olacak, bazý milletler yüksek ve þamil harsa medeniyet diyorlar. Avrupa medeniyeti, þimdiki çað medeniyeti gibi.
    1930

    Zulüm medeniyetle uyuþamaz. Ýstidatsýzlýk taaffa lâyýk bir þey olamaz. Çünkü milletler iþgal ettikleri arazinin hakikî sahibi olmakla beraber beþeriyetin vekilleri olarak ta o arazide bulunurlar. O arazinin servet kaynaklarýndan hem kendileri istifade eder ve dolayýsiyle bütün beþeriyeti istifade ettirmekle görevlidirler. Bu prensibe göre bundan âciz olan milletler yaþama ve baðýmsýzlýk hakkýnda lâyýk olamamak lâzým gelir.
    1920

    Medeniyetin coþkun seli karþýsýnda mukavemet boþunadýr ve o, gafil ve itaatsizler hakkýnda çok amansýzdýr. Daðlarý delen, göklerde uçan, göze görünmeyen zerrelerden yýldýzlara kadar herþeyi gören, aydýnlatan, tetkik eden medeniyetin kudret ve yüksekliði karþýsýnda ortaçaða ait zihniyetle, iptidaî uydurma hikâyelerle yürümeye çalýþan milletler mahvolmaða veya hiç olmazsa esir ve aþaðý olmaða mahkûmdurlar. Halbuki Türkiye Cumhuriyeti halký, yenileþen ve olgun bir kütle olarak ilelebet yaþamaða karar vermiþ, esaret zincirlerini ise tarihte görülmemiþ kahramanlýklarla parça parça etmiþtir.
    1925

    Benim kanaatim o idi ki, ve daima o oldu ki dünyada insan diye yaþamak istiyenler, insan olmak vasýflarýný ve kudretini kendilerinde görmelidirler... Bu uðurda her türlü fedakârlýða razý olmalýdýrlar. Yoksa hiçbir medenî millet, onlarý kendi sýrasýnda ve safýnda görmek istemez.
    1926

    Bilirsiniz ki dünyada her kavmin, varlýðý kýymeti, hürriyet ve baðýmsýzlýk hakký, sahip olduðu ve yapacaðý medenî eserlerle orantýlýdýr. Medenî eser vücuda getirmek kabiliyetinden mahrum olan kavimler hürriyet ve baðýmsýzlýklarýndan soyunmaya mahkûmdurlar. Medeniyet yolunda yürümek ve muvaffak olmak hayatýn þartýdýr. Bu yol üzerinde ileri deðil, geriye bakmak bilgisizliði ve ihtiyatsýzlýðý gösterenler, umumî medeniyetin coþkun seli altýnda boðulmaða mahkûmdurlar.
    1924

    Medeniyet yolunda muvaffakiyet yenileþmeðe baðlýdýr. Sosyal hayatta, iktisadî hayatta, ilim ve fen sahasýnda muvaffak olmak için yegâne olgunlaþma ve ilerleme yolu budur. Hayat ve yaþayýþa hâkim olan hükümlerin zaman ile deðiþme, geliþme ve yenileþmesi zaruridir. Medeniyetin ihtiraslarý, fennin harikalarý, cihaný deðiþiklikten deðiþikliðe sürüklediði bir devirde asýrlýk köhne zihniyetlerle, maziye düþkünlükle mevcudiyetin muhafazasý mümkün deðildir. Medeniyetten bahsederken þunu da kesinlikle söylemeliyim ki medeniyetin esasý, ilerleme ve kuvvetin temeli aile hayatýndadýr. Bu hayatta fenalýk, muhakkak sosyal, iktisadî siyasî acze sebep olur. Aileyi teþkil eden kadýn ve erkek unsurlarýnýn tabiî haklarýna malik olmalarý, aile vazifelerini idareye yetenekli bulunmalarý lâzýmdýr.
    1924

    Baðýmsýzlýðýný ve deðerini dünyaya tanýtmak özellikleri, liyakatý ve kudreti taþýyan milletleri, medeniyet yolunda da hýzlý ve baþarýlý adýmlarla ilerlemek istidatlarý, kabul olunmak lâzýmdýr. Gerçi bir toplumun zamanla kökleþmiþ örf ve âdetleri, hisleri ve inanýþlarý mühimdir. Bu itibarla, toplumlar, önayak olacak fertler üzerinde, âdeta âmir ve hâkim bir tesir gösterirler. Fakat, yaradýlýþtaki istidat ve liyakati, geliþme ve yükselmeðe eriþmiþ milletler; medeniyetin bugünkü geliþmelerinden feyiz ve ilham almýþ aydýn evlâtlarýnýn sevk ve rehberliðiyle, mazide kaçýrdýklarý fýrsatlarýn doðurduðu gecikmeleri, telâfi çaresini bulmakta gecikmezler.
    1928

    Bugünkü Türk milleti, mâzinin en derin medeniyetlerinde kuruculuk iddia eden bu Türk kavminin bugünkü çocuklarý açýk ve saðlam yolu bulmuþlardýr.
    1930

    Memleket mutlaka asrî, medenî ve yepyeni olacaktýr. Bizim için bu, hayat dâvasýdýr. Bütün fedakârlýðýmýzýn faydalý bir sonuç vermesi buna baðlýdýr. Türkiye, ya yeni fikirle donatýlmýþ, namuslu bir idare olacaktýr, veyahut olamýyacaktýr. Halk ile çok temasým vardýr. O saf kitle, bilmezsiniz, ne kadar yenilik taraftarýdýr.
    1923

    Memleketimizi asrileþtirmek istiyoruz. Bütün mesaimiz Türkiye'de asrî, binaenaleyh batýlý bir hükûmet vücude getirmektir. Medeniyete girmek arzu edip de, batýya yönelmemiþ, millet hangisidir? Bir istikamette yürümek azminde olan ve hareketinin ayaðýnda baðlý zincirlerle güçleþtirildiðini gören insan ne yapar? Zincirleri kýrar, yürür.
    1923

  5. #5

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Milli Eðitim

    En mühim ve feyizli vazifelerimiz millî eðitim iþleridir. Millî eðitim iþlerinde mutlaka muzaffer olmak lâzýmdýr. Bir milletin hakikî kurtuluþu ancak bu suretle olur.
    1922

    Ýlim ve teknikle ilgili teþebbüslerin faaliyet merkezi mekteptir. Bu sebeple lâzýmdýr... Mektep adýný hep beraber hürmetle, saygýyla analým: Mektep genç beyinlere, insanlýða hürmeti, millet ve memlekete sevgiyi, þerefi baðýmsýzlýðý öðretir... Baðýmsýzlýk tehlikeye düþtüðü zaman onu kurtarmak için izlenmesi uygun olan en doðru yolu belletir... Memleket ve milleti kurtarmaða çalýþanlarýn ayný zamanda mesleklerinde birer namuslu uzman ve birer çalýþkan bilgin olmalarý lâzýmdýr. Bunu temin eden mekteptir. Ancak bu þekilde her türlü teþebbüslerin mantýkî neticelere eriþmesi mümkün olur.
    1922

    Milletimizin siyasî, toplumsal hayatýnda, milletimizin fikrî terbiyesinde rehberimiz ilim ve teknik olacaktýr. Mektep sayesinde, mektebin vereceði ilim ve teknik sayesindedir ki Türk milleti, Türk sanatý, ekonomisi, Türk þiir ve edebiyatý, bütün güzelliðiyle geliþir.
    1922

    Memleketimizi, toplumumuzu gerçek hedefe, mutluluða eriþtirmek için iki orduya ihtiyaç vardýr. Biri vatanýn hayatýný kurtaran asker ordusu, diðeri milletin istikbalinin yoðuran kültür ordusu. Bu iki ordunun her ikisi de kýymetlidir, yücedir, verimlidir, saygýdeðerdir. Fakat bu iki ordudan hangisi daha kýymetlidir, hangisi diðerine üstün tutulur? Þüphesiz böyle bir tercih yapýlamaz, bu iki ordunun ikisi de hayatîdir.
    1923

    Yalnýz siz, kültür ordusu mensuplarý, sizleri baðlý olduðunuz ordunun kýymet ve kutsiyetini anlatmak için þunu söyleyeyim ki sizler ölen ve öldüren birinci orduya niçin öldürüp niçin öldüðünü öðreten bir ordunun fertlerisiniz.
    1923

    Bir millet kültür ordusuna malik olmadýkça, muharebe meydanlarýnda ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin o zaferlerin sürekli neticeler vermesi ancak kültür ordusunun varlýðýna baðlýdýr. Bu ikinci ordu olmadan birinci ordunun verimli sonuçlarý kaybolur.
    1923

    Milletleri kurtaranlar yalnýz ve ancak öðretmenlerdir. Öðretmenden, eðiticiden mahrum bir millet henüz millet adýný almak istidadýný kazanmamýþtýr. Ona alelâde bir kitle denir, millet denemez. Bir kitle millet olabilmek için mutlaka eðiticilere, öðretmenlere muhtaçtýr.
    1925

    Memleketi ilim, kültür, iktisat ve bayýndýrlýk sahasýnda da yükseltmek, milletimizin her hususta pek verimli olan kabiliyetlerini geliþtirmek, gelecek nesillere saðlam, deðiþmez ve olumlu bir karakter vermek lâzýmdýr. Bu kutsal amaçlarý elde etmek için savaþan aydýn kuvvetlerin arasýnda öðretmenler en mühim ve nazik yeri almaktadýrlar.
    1923

    Mekteplerde öðretim vazifesinin itimada þayan ellere teslimini, memleket evlâdýnýn, o vazifeyi kendine hem bir meslek, hem bir ülkü sayacak, üstün ve saygýdeðer öðretmenler tarafýndan yetiþtirilmesini temin için öðretmenlik, diðer serbest ve yüksek meslekler gibi, derece derece ilerlemeye ve her halde refah teminine müsait bir meslek haline konulmalýdýr. Dünyanýn her tarafýnda öðretmenler, toplumun en fedakâr ve saygýdeðer unsurlarýdýr.
    1923

    Yeni nesil, en büyük cumhuriyetçilik dersini bugünkü öðretmenler topluluðundan ve onlarýn yetiþtirecekleri öðretmenlerden alacaktýr.
    1924

    Öðretmenler! Yeni nesli, cumhuriyetin fedakâr öðretmen ve eðitimcileri, sizler yetiþtireceksiniz. Ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktýr. Eserin kýymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlýðýnýz derecesiyle orantýlý bulunacaktýr. Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister! Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyette yetiþtirmek sizin elinizdedir.
    1924

    Ýlk ve orta öðretim mutlaka insanlýðýn ve medeniyetin gerektirdiði ilmi ve tekniði versin, fakat o kadar pratik bir tarzda versin ki çocuk okuldan çýktýðý zaman aç kalmaða mahkûm olmadýðýna emin olun.
    1931

    Eðitimdir ki, bir milleti hür, baðýmsýz, þanlý, yüksek bir toplum halinde yaþatýr, veya bir milleti kölelik ve yoksulluða terkeder.
    1925

    Çocuklarýmýza ve gençlerimize vereceðimiz tahsilin hududu ne olursa olsun, onlara esaslý olarak þunlarý öðreteceðiz: 1- Milliyetine, 2- Türkiye Devletine, 3- Türkiye Büyük Millet Meclisine; düþman olanlarla mücadele lüzumu. Fertleri bu mücadele gerekleri ve vasýtalariyle donanmayan milletler için yaþama hakký yoktur. Mücadele, mücadele lâzýmdýr.
    1922

    Gelecek için hazýrlanan vatan evlâdýna, hiçbir güçlük karþýsýnda baþeðmeyerek tam sabýr ve dayanma ile çalýþmalarýný ve öðrenimdeki çocuklarýmýzýn anne ve babalarýna yavrularýnýn tahsillerinin tamamlanmasý için her fedakârlýðý göze almaktan çekinmemelerini tavsiye ederim.
    1921

    Büyük tehlikeler önünde uyanan milletlerin ne kadar kararlý olduklarýný tarih doðrulamaktadýr. Silâhiyle olduðu gibi kafasýyla da mücadele mecburiyetinde olan milletimizin, birincisinde gösterdiði kudreti ikincisinde de göstereceðine asla þüphem yoktur.
    1921

    Çocuklarýmýz ve gençlerimiz yetiþtirilirken onlara bilhassa varlýðý ile, hakký ile, birliði ile çeliþen bütün yabancý unsurlarla mücadele lüzumu ve millî düþünceleri tam bir imanla her mukabil fikre karþý þiddetle ve fedakârâne müdafaa zorunluluðu aþýlanmalýdýr. Yeni neslin bütün ruhsal kuvvetlerine bu özellik ve kabiliyetin zerki mühimdir. Daimî ve müthiþ bir savaþ þeklinde beliren milletler hayatýnýn felsefesi, baðýmsýz ve mesut kalmak isteyen her millet için bu yüksek özellikleri þiddetle istemektedir.
    1921

  6. #6

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Milli Egemenlik
    Egemenlik, hiçbir mâna, hiçbir þekil ve hiçbir renkte ve iþarette ortaklýk kabul etmez.
    1922

    Toplumda en yüksek hürriyetin, en yüksek eþitlik ve adaletin devamlý þekilde saðlanmasý ve korunmasý ancak ve ancak tam ve kat'î mânasiyle millî egemenliðin kurulmuþ bulunmasýna baðlýdýr. Bundan ötürü hürriyetin de, eþitliðin de, adaletin de dayanak noktasý millî egemenliktir. Toplumumuzda, devletimizde hürriyet sonsuzdur. Ancak onun hududu, onu sonsuz yapan esasýn korunmasýyla mevcut ve çevrilidir.
    1923

    Bir insan, belki kendi arzusiyle þahsî hürriyetini yok etmek ister, fakat bu teþebbüs koca bir milletin hayatýna ve hürriyetine zarar verecekse, muazzam ve þerefle dolu bir millet hayatý, bu yüzden sönecekse ve o milletin çocuklarý ve torunlarý bu yüzden yok olacaksa bu teþebbüsler hiçbir vakit meþru ve kabule deðer olamaz. Ve hele böyle bir hareket hiçbir vakit hürriyet namýna müsamaha ile telâkki edilemez.
    1923

    Hiç þüphe yok, devletimizin ebedi müddet yaþamasý için, memleketimizin kuvvetlenmesi için, milletimizin refah ve mutluluðu için hayatýmýz, namusumuz, þerefimiz, geleceðimiz için ve bütün kutsal kavramlarýmýz ve nihayet her þeyimiz için mutlaka en kýskanç hislerimizle, bütün uyanýklýðýmýzla ve bütün kuvvetimizle millî egemenliðimizi muhafaza ve müdafaa edeceðiz.
    1923

    Millî emeller, millî irade yalnýz bir þahsýn düþünmesinden deðil bütün millet fertlerinin arzularýnýn, emellerinin bileþkesinden ibarettir.
    1923

    Egemenlik kayýtsýz ve þartsýz milletindir.
    1923

    Kuvvet birdir ve o milletindir.
    1937

    Millî egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karþýsýnda zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, yok olur. Milletlerin esareti üzerine kurulmuþ müesseseler her tarafta yýkýlmaða mahkûmdurlar.
    1929

    Bir millet, varlýðý ve hukuku için bütün kuvvetiyle, bütün fikri ve maddî güçleriyle alâkadar olmazsa, bir millet kendi kuvvetine dayanarak varlýðýný ve baðýmsýzlýðýný temin etmezse þunun, bunun oyuncaðý olmaktan kurtulamaz. Millî hayatýmýz, tarihimiz ve son devirde idare tarzýmýz, buna pek güzel delildir. Bu sebeple teþkilâtýmýzda millî güçlerin etken ve millî iradenin hâkim olmasý esasý kabul edilmiþtir. Bugün bütün cihanýn milletleri yalnýz bir egemenlik tanýrlar: Millî egemenlik...
    1920

    Dünyanýn belli baþlý milletlerini esaretten kurtarmak için egemenliklerine kavuþturan büyük fikir akýmlarý, köhne müesseselere ümit baðlayanlarýn, çürümüþ idare usullerinde kurtuluþ kuvveti arayanlarýn amansýz düþmanýdýr.
    1923

    Arkadaþlar! Türkiye devletinde ve Türkiye devletini kuran Türkiye halkýnda tacidar yoktur, diktatör yoktur! Tacidar yoktur ve olmayacaktýr. Çünkü olamaz.
    1923

    Bütün cihan bilmelidir ki artýk bu devletin ve bu milletin baþýnda hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnýz bir kuvvet vardýr. O da millî egemenliktir. Yalnýz bir makam vardýr. O da milletin kalbi, vicdani ve mevcudiyetidir.
    1923

    Egemenliðine doðrudan doðruya sahip olmanýn kýymetini pek iyi anlayan ve pek iyi bilen millet, bu mukaddes egemenliðine karþý baþgösterecek her tehlikeyi kahredecektir.
    1923

    Millî egemenlik uðrunda canýmý vermek, benim için vicdan ve namus borcu olsun.
    1923

    Kendilerine bir milletin tahili býrakýlan adamlar, milletin kuvvet ve kudretini yalnýz ve ancak yine milletin hakikî ve elde edilmesi mümkün menfaatleri yolunda kullanmakla görevli olduklarýný bir an hatýrlarýndan çýkarmamalýdýrlar. Bu adamlar düþünmelidirler ki, bir memleketi zabt ve iþgal etmek o memleketin sahiplerine hâkim olmak için kâfi deðildir. Bir milletin ruhu zabtolunmadýkça, bir milletin azim ve iradesi kýrýlmadýkça, o millete hâkim olmanýn imkâný yoktur. Halbuki asýrlarýn getirdiði bir millî ruha, hiçbir kuvvet mukavemet edemez.
    1924

    Mahkûm olmak istemeyen bir milleti, esareti altýnda tutmaða gücü yetecek kadar kuvvetli müstebitler artýk dünya yüzünde kalmamýþtýr.
    1924

    Büyük Millet Meclisi Türk milletinin asýrlar süren aramalarýnýn özeti ve onun bizzat kendisini idare etmek þuurunun canlý bir timsalidir.
    1923

    Türk milleti mukadderatýný Büyük Millet Meclisinin kifayetli ve vatanperver eline tevdi ettiði günden itibaren karanlýklarý sýyýrýp kaldýrmýþ ve ümitle istikbale yönelmiþtir.
    1923

    Yeni Türkiye Hükümetinin öz cevheri millî hâkimiyettir. Milletin kayýtsýz ve þartsýz hâkimiyetidir.
    1923

    Gerek askerlik, gerekse siyaset hayatýmýn bütün devir ve safhalarýný dolduran mücadelelerimde daima hareket düsturum millî iradeye dayanarak milletin, vatanýn muhtaç olduðu gayelere yürümek olmuþtur.
    1920

  7. #7

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Millî Mücadele


    Millî mücadelenin maksat ve gayesi tam istiklâlini ve kayýtsýz-þartsýz egemenliðini saðlamak ve sürdürmektir. Millet, dýþ istiklâlini kazanmak için, lâzým gelen hattý hareketini misaký millî ile ifa etmiþtir. Millî hakimiyetini elde edebilmek için, takibi lâzým gelen hareket hattýný da Teþkilâtý Esasiye Kanunu ile tesbit etmiþtir.
    1923

    Esas Türk milletinin haysiyetli ve þerefli bir millet olarak yaþamasýdýr. Bu esas ancak tam baðýmsýzlýk edinilmesiyle saðlanabilir. Ne kadar zengin ve bayýndýr olursa olsun baðýmsýzlýktan yoksun bir millet, uygar insanlýk karþýsýnda uþak olmak durumunda yüksek bir iþlem için deðer taþýyamaz. Yabancý bir devletin koruma ve esirgemesini benimsemek insanlýk niteliklerinden yoksunluðu, güçyetmezliði ve uyuþukluðu benimsemekten baþka bir þey deðildir. Gerçekten bu aþaðýlýða düþmemiþ olanlarýn, isteyerek baþlarýna bir yabancý getirmeleri asla düþünülemez.
    1920

    Oysa, Türk'ün haysiyet ve kendine inaný ve yeteneði çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaþamaktansa yok olsun daha iyidir!
    1920

    Dolayýsýyla ya istiklâl, ya ölüm!
    1920

    Biz haklarýmýzý ve baðýmsýzlýðýmýzý savunmak için giriþtiðimiz çarpýþmanýn kutsallýðý düþüncesinde ve hiçbir gücün bir milleti yaþamak hakkýndan yoksun kýlýnmayacaðý inancýndayým.
    1920

    Memleketin ellide biri deðil, her tarafý tahribedilse, her tarafý ateþler içinde býrakýlsa, biz bu topraklarýn üstünde bir tepeye çýkacaðýz ve oradan savunma ile meþgul olacaðýz.
    1920

    Ben, 1919 senesi mayýs içinde Samsun'a çýktýðým gün elimde, maddî hiçbir kuvvet yoktu. Yalnýz büyük Türk Milleti'nin asaletinden doðan ve benim vicdanýmý dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet vardý. Ýþte ben bu millî kuvvete, bu Türk Milleti'ne güvenerek iþe baþladým.
    1937

    Ben, Türk ufuklarýndan bir gün mutlaka bir güneþ doðacaðýna, bunun hararet ve kuvvetinin bizi ýsýtacaðýna, bundan bize bir güç çýkacaðýna o kadar emindim ki, bunu âdeta gözlerimle görüyordum.
    1937

    Milletimiz çok büyüktür. Hiç korkmayalým. O, esaret ve aþaðýlýðý kabul etmez.
    1919

    Ben ve benim gibi birçok vatandaþlar, kardeþler, milletin asýl vataný, ümitsiz felâkete düþtüðü zaman görevli olduklarý, vicdanen, namusen, haysiyeten yükümlü bulunduklarý vazifeyi yapmak mevkiinde kaldýlar. Bunu elbette yapacaklardýr. Yapmalarý mecburi idi, vicdani idi, insani idi, millî namus gereði idi. Ben bu mukaddes esaslarýn dýþýnda hareket edebilir mi idim? Efendiler; elbette edemezdim. Türk Milleti'nin hakiki hiçbir ferdi bu gereklerin haricinde hareket edemezdi. Ben elbette bu elim manzara karþýsýnda vicdanýmýn emirlerine muhalif, millî namusumuza aykýrý hareket edemezdim.
    1925

    Baðýmsýzlýk gayesinin elde ediliþine kadar, tamamiyle milletle birlikte, fedakârane çalýþacaðýma mukaddesatým namýna yemin ettim. Artýk benim için Anadolu'dan hiçbir yere gitmemek katidir.
    1919

    Millî irade kendi istikametinde bir nehir gibi coþup taþacaktýr. Mücadeleyi her noktasýndan düþünerek uyanýþ ve coþkunluk hasýl olmuþtur. Sadece dayanýklý olmak ve vazifede kusur etmemek temel þarttýr.
    1919

    Millî dava ancak bu inan, bu irade ve azimle gerçekleþtirilecektir. Yaþamasý ve muzaffer olmasý gereken deðersiz þahýslarýmýz deðil, millî kurtuluþu temin edecek olan fikirlerdir.
    1919

    Aziz ve mübarek vatanýmýzý kurtarmak için bütün aydýnlarýn, herkesin hazýr olmasý lâzýmdýr. Ýstanbul'a gitmeyeceðiz. Anadolu, en büyük hazinedir. Vatanýn sinesinde kurtuluþ çarelerini beraberce ölünceye kadar aramaya, temin etmeye çalýþacaðýz.
    1919

    Bazý arkadaþlarýn yoksulluk içinde bu büyük dâvanýn baþarýlamayacaðýný zannederek, memleketlerine dönmek arzusunda olduklarýný duydum. Arkadaþlar! Ben sizleri bu millî dâvaya silâh zoruyla davet etmedim, görüyorsunuz ki sizi burada tutmak için de silâhým yoktur. Dilediðiniz gibi memleketlerinize dönebilirsiniz. Fakat þunu biliniz ki, bütün arkadaþlarým beni yalnýz býrakýp gitseler, ben bu Meclis-i Âli'de tek baþýma kalsam da, mücadeleye ahdettim. Düþman adým adým her tarafý iþgal ederek Ankara'ya kadar gelecek olursa, ben bir elime silâhýmý, bir elime de Türk bayraðýný alýp Elma Daðý'na çýkacaðým. Burada tek baþýma son kurþunuma kadar düþmanla çarpýþacaðým. Sonra da bu mukaddes bayraðý göðsüme sarýp þehit olacaðým. Bu bayrak kanýmý sindire sindire emerken, ben de milletim uðruna hayata veda edeceðim. Huzurunuzda buna and içiyorum.
    1920

    Millî müdafaamýzý; düþmanlarýn bayraklarý, babalarýmýzýn ocaklarý üstünden çekilinceye kadar terkedemeyiz. Ýstanbul mabedleri etrafýnda düþman askerleri gezdikçe, öz vatan topraklarý üstünden yabancý adamlarýn ayaklarý çekilmedikçe biz mücadelemize devam etmeye mecburuz. Kendi hükûmetimizin idaresi altýnda bedbaht ve fakir yaþamak, yabancý esareti bahasýna nail olacaðýmýz huzur ve mutluluktan bin kere üstündür.
    1920

    Osmanlý Devleti'nin temelleri çökmüþ, ömrü tamam olmuþtu. Osmanlý memleketleri tamamen parçalanmýþtý. Ortada bir avuç Türk'ün barýndýðý bir ata yurdu kalmýþtý. Son mesele bunun da taksimini teminle uðraþýlmaktan ibaretti. Osmanlý Devleti, onun baðýmsýzlýðý, padiþah, halife, hükûmet, bunlar hepsi anlamý kalmamýþ birtakým mânasýz sözlerden ibarettir. O halde ciddi ve hakiki karar ne olabilirdi?
    1927

    Bu vaziyet karþýsýnda bir tek karar vardý. O da millî egemenliðe dayanan, kayýtsýz ve þartsýz müstakil yeni bir Türk Devleti tesis etmek!
    1927

    Ýþte, daha Ýstanbul'dan çýkmadan evvel düþündüðümüz ve Samsun'da Anadolu topraklarýna ayak basar basmaz uygulamaya baþladýðýmýz karar, bu karar olmuþtur.
    1927

    Harcici siyasetimizde baþka bir devletin hukukuna tecavüz yoktur. Ancak, hakkýmýzý, hayatýmýzý, memleketimizi, namusumuzu müdafaa ediyoruz ve edeceðiz. Þimdiki medeniyetin devletler arasý münasebetlerde ortaya attýðý ve en yüce, temiz emel ve düþüncelerin bir özeti demek olan "her milletin kendi mukadderatýna kendisinin hâkim olmasý" hakkýný biz yeryüzünde yaþayan milletlerin hepsi için tanýyoruz, bizim de bu hakkýmýzýn kayýtsýz þartsýz talebimizi tanýmamak yüzünden akan ve akacak olan kanlarýn mesuliyeti þüphesiz sebep olanlara aittir. Bizi, millî davamýzý takipten yýldýracak hiçbir vasýta, hiçbir kuvvet düþünülmüþ deðildir. Millî davamýz, bizim hayatýmýzdýr. Hayatýna suikast edilen en zayýf yaratýklarýn bile bu isteðe karþý isyan ve nefretle son nefese kadar kendisini müdaafaya çalýþmasýndan daha tabii bir þey yoktur.
    1921

    Bizi imha etmek görüþü karþýsýnda mevcudiyetimizi silahla muhafaza ve müdafaa etmek pek tabiîdir. Bundan daha tabiî ve daha meþru bir hareket olamaz.
    1921

    Düþmanýn mükemmel ve kuvvetli ordularýný maðlup etmek için kendimizde bulduðumuz kuvvet ve kudret, dâvamýzýn meþruluðundandýr. Gerçekten, biz millî hududumuz dahilinde hür ve müstakil yaþamaktan baþka bir þey istemiyoruz. Biz Avrupa'nýn diðer milletlerinden esirgenmeyen, haklarýmýza tecavüz edilmemesini istiyoruz.
    1921

    Biz bir amaç takibediyoruz. Bu amacýmýz öteden beri muhtelif vesilelerle ifade edilmiþtir. Ben þimdi de onu tekrar ediyorum: Milletin, devletin baðýmsýzlýðýný muhafaza etmek. Bunun içinde namus ve þeref tamamen yer alacaktýr. Müstakil olarak milletimizin muayyen hudutlar dâhilindeki tamamiyetini muhafaza etmektir. Bunun için muharebe ediyoruz. Efendiler; memleketimizin ellide biri deðil, her tarafý tahribedilse, her tarafý ateþler içinde býrakýlsa, biz bu topraklar üstünde bir tepeye çýkacaðýz ve oradan savunma ile meþgul olacaðýz. Bundan dolayý iki karýþ yer iþgal edilmiþ, üç beþ köy tahrip edilmiþ diye burada feryada lüzum yoktur. Ben size açýk söyliyeyim; efendiler bazý yerler iþgal edilmiþtir bunun üç misli daha iþgal edilmiþ olunabilir. Fakat bu iþgal hiçbir vakitte bizim imanýmýzý sarsmayacaktýr.
    1920

    Millî mücadeleyi yapan, doðrudan doðruya milletin kendisidir, milletin evlâtlarýdýr. Millet, analarýyla, babalarýyla, hemþireleriyle mücadeleyi kendisine ülkü edindi. Millî mücadelede þahsî hýrs deðil, millî ülkü, milli izzetinefis hakiki etken olmuþtur.
    1925

    Ben, memleket ve milleti düþtüðü felâketten çýkarabileceðim inancýyla Anadolu'ya geçtiðim ve amacýn gerektirdiði teþebbüslere giriþtiðim zaman cebimde, emrimde beþ para olmadýðýný söyleyebilirim. Fakat parasýzlýk benim milletle beraber atmaya muvaffak olduðum hedefe yönelmiþ adýmlarý durdurmaya deðil, zerre kadar azaltmaya dahi sebep teþkil edememiþtir. Yürüdük, muvaffak olduk, yürüdükçe, muvaffak oldukça maddi güçlükler kendiliðinden ortadan kalktý.
    1926

    Türk Milleti, kendisi için, kendi geleceði ve kurtuluþu için çalýþan müteþebbisleri, heyetleri güçlükler karþýsýnda býrakmayacak kadar yüksek vatanseverlik ve yüksek þeref hisleriyle donanmýþtýr.
    1926

    Hattý müdafaa yoktur, sathý müdafaa vardýr. O satýh, bütün vatandýr. Vatanýn her karýþ topraðý, vatandaþýn kanýyla ýslanmadýkça, terk olunamaz. Onun için küçük, büyük her cüzütamý, bulunduðu mevziden atýlabilir. Fakat küçük, büyük her cüzütam ilk durabildiði noktada, tekrar düþmana karþý cephe teþkil edip muharebeye devam eder. Yanýndaki cüzütamýn çekilmeye mecbur olduðunu gören cüzütamlar, ona tabi olamaz. Bulunduðu mevzide nihayete kadar sebat ve mukavemete mecburdur.
    Nisan 1922

    Vatan mutlaka selâmet bulacak, millet mutlaka mutlu olacaktýr. Çünkü kendi selâmetini, kendi saadetini memleketin ve milletin saadeti ve selâmeti için feda edebilen vatan evlâtlarý çoktur.
    Nisan 1922

    Birinci Ýnönü Meydan Muharebesi, inkýlâp tarihimizin çok mühim, çok verimli bir sayfasýdýr. Gelecek nesiller ve bütün dünya bu sayfayý araþtýrýp inceledikçe Türk inkýlâbýný yapan bugünkü Türk ordusunu ve bu orduyu baðrýndan çýkaran bugünkü Türk Topluluðunu, elbette saygý ile anacak ve takdir edecektir.
    1925

    Birinci Ýnönü, muharebe meydanýnýn ufuklarýnda yükselen zafer güneþi, Türk milletinin yüksek fazilet ve mâneviyatýnýn belirtisidir. Bu doðuþ karþýsýnda büyük bozgunlar oldu...
    1925

    Birinci Ýnönü Zaferi, Ýkinci Ýnönü Zaferinin, Sakarya büyük kanlý savaþýnýn ve en nihayet Türk vatanýnýn; Türk baðýmsýzlýðýnýn ilk zafer müjdecisi olmuþtur. Bu sebeple Birinci Ýnönü Meydan muharebesini kazanan Türk ordusunun bütün mensuplarý, dünya tarihinde unutulmaz þanlý bir menkibe sahibi olarak ebediyen yaþayacaklardýr.
    1925

    Türkiye Büyük Millet Meclisi ordusunun Sakaryada kazanmýþ olduðu meydan muharebesi pek büyük bir meydan muharebesidir. Harb tarihinde benzeri belki olmýyan bir meydan muharebesidir. Büyük meydan muharebelerinden biri olan Mukden Meydan Muharebesi dahi yirmibir gün devam etmemiþtir.
    1921

    Subaylarýmýzýn kahramanlýklarý hakkýnda söyliyecek söz bulamam, yalnýz ifadede isabet edebilmek için diyebilirim ki, bu muharebe subay muharebesi olmuþtur. Bu sebeple subay arkadaþlarýmýn en ufak rütbelisinden en büyük rütbelisine kadar kýymet ve fedakârlýklarýný bütün kalb ve vicdanýmla ve takdirlerle yadeylerim. Fertlerimizi methüsenadan çok yüksek görürüm. Zaten bu milletin evlâdý baþka türlü tasavvur edilemez. Bu milletin evlâtlarýnýn fedakârlýklarý, kahramanlýklarý için ölçü bulunamaz. Askerlerimiz hakkýnda yeni bir þey ilâve etmek isterim: Kahraman Türk askeri, Anadolu muharebelerinin mânasýný anlamýþ, yeni bir ülkü ile muharebe etmiþtir.
    1921

    Böyle evlâtlara ve böyle evlâtlardan mürekkep ordulara malik bir millet elbette hakkýný ve baðýmsýzlýðýný bütün mânasiyle muhafaza etmeðe muvaffak olacaktýr. Böyle bir milleti baðýmsýzlýðýndan mahrum etmeðe kalkýþmak hayal ile vakit geçirmektir.
    1921

    Afyonkarahisar-Dumlupýnar meydan muharebesi ve onun son devresi olan 30 Aðustos Türk tarihinin en büyük bir dönüm noktasýný teþkil eder. Milli tarihimiz çok büyük ve çok parlak zaferlerle doludur. Fakat Türk milletinin burada kazandýðý zafer kadar keskin neticeli ve bütün tarihte, yalnýz bizim tarihimizde deðil, dünya tarihinde yeni yön vermekte kesin tesirli böyle bir meydan muharebesi hatýrlamýyorum.
    1924

    Bu Anadolu zaferi tarih arasýnda, bir millet tarafýndan tamamen benimsenen bir fikrin ne kadar kadir ve ne kadar zinde bir kuvvet olduðunun en güzel bir misali olarak, kalacaktýr.
    1922

    Biz, bu harekâtý, neticesini tamamen bilerek yaptýk. Bütün bunlar belki bütün dünyaya hayret verecek niteliktedir. Onun için ordumuzun kudretini anlamayan ve anlamaktan âciz olanlar bu muazzam eseri beklenmedik bir tesadüf eseri gibi göstermek istiyorlar. Fakat; hiçbir vakit öyle deðildir. Hareket bütün teferruatýna kadar tamamen düþünülmüþ, tespit olunmuþ, hazýrlanmýþ, idare edilmiþ ve neticelendirilmiþtir.
    1922

    Milletin mukadderatýný doðrudan doðruya üzerine alarak karamsarlýk yerine ümit, periþanlýk yerine düzen, tereddüt yerine azim ve iman koyan ve yokluktan koskaca bir varlýk çýkaran meclisimizin, yiðit ve kahraman ordularýnýn baþýnda bir asker sadakat ve itaatiyle emirlerinizi yerine getirmiþ olduðumdan dolayý, bir insan kalbinin nadiren duyabileceði bir memnuniyet içindeyim. Kalbim bu sevinçle dolu olarak, pek aziz ve muhterem arkadaþlarýmý, bütün dünyaya karþý temsil ettikleri hürriyet ve baðýmsýzlýk fikrinin zaferinden dolayý tebrik ediyorum.
    1922

    Afyonkarahisar-Dumlupýnar Meydan Muharebesi ve ondan sonra düþman ordusunu tamamen imha veya esir eden ve kýlýçtan kurtulanlarý Akdenize, Marmaraya döken harekâtýmýzý izah ve tavsif için söz söylemekten kendimi müstaðni sayarým.
    1927

    Her safhasiyle düþünülmüþ, hazýrlanmýþ, idare edilmiþ ve zaferle neticelendirilmiþ olan bu harekât, Türk ordusunun, Türk subay ve kumanda heyetinin, yüksek kudret ve kahramanlýðýný tarihte bir daha tesbit eden muazzam bir eserdir.
    1927

    Bu eser, Türk milletinin hürriyet ve baðýmsýzlýk fikrinin ölmez âbidesidir. Bu eseri meydana getiren bir milletin evlâdý, bir ordunun Baþkumandaný olduðumdan daima mesut ve bahtiyarým.
    1927

    30 Aðustos Bayramýnda tebrikleri kabul ederken:

    Bu zaferi kazanan ben deðilim. Bunu, asýl, tel örgüleri hiçe sayarak atlayan, savaþ meydanýnda can veren, yaralanan, kendini esirgemeden düþmanýn üzerine atýlarak Akdeniz yolunu Türk süngülerine açan kahraman askerler kazanmýþtýr. Ne yazýk ki onlarýn herbirinin adýný Kocatepe'nin sýrtlarýna yazmak mümkün deðildir. Fakat hepsinin ortak bir adý vardýr: Türk askeri... Tebriklerinizi onlarýn namýna kabul ediyorum!...
    1928

    Bütün arkadaþlarýmýn Anadolu'da daha baþka meydan muharebeleri verileceðini gözönüne alarak ilerlemesini ve herkesin fikri güçlerini ve kahramanlýk ve vatanseverlik kaynaklarýný yarýþýrcasýna göstermeye devam etmesini isterim.
    1922

    Ordular; ilk hedefiniz Akdenizdir. Ýleri!
    1922

    Türk kumandanlarý, kumanda etmesini, Türk askeri ölmesini bildi. Harbi kazanýþýmýzýn sýrrý bundan ibarettir.
    1922

    Vatanýn kurtuluþu, milletin görüþ ve idaresi kendi alýnyazýsý üzerinde kayýtsýz þartsýz hâkim olduðu zaman baþlamýþ ve ancak milletin vicdanýndan doðan ordularla olumlu ve kesin neticelere ermiþ.
    1922

    Memleketimizi hiçbir hak ve adalete dayanmayarak çiðnemek ve çiðnetmek teþebbüsü, muzaffer ordumuzun fedakârane ve cansiperane gayretiyle lâyýk olduðu baþarýsýzlýða uðratýlmýþ ve milletimiz, tarihin nadir kaydettiði bir zafer kazanarak sevgili yurdumuzu kurtarmýþtýr.
    1923

    Þunu bir gerçek olarak biliniz ki, þeref hiçbir vakit bir adamýn deðil, bütün milletindir. Eðer yapýlan iþler mühimse, gösterilen muvaffakiyetler belli ise, inkýlâplar dikkati çekici ise her fert kendini tebrik etmelidir. Çünkü böyle büyük þeyleri ancak çok kabiliyetli olan büyük milletler yapabilir ve bu milletin her ferdi, böyle en kabiliyetli ve büyük bir millete mensup olduðunu düþünerek kendini tebrik etsin.
    1923

    Bütün bu muvaffakiyet yalnýz benim eserim deðildir ve olamaz. Bütün muvaffakiyet, bütün milletin azim ve imanýyla çalýþmasýný birleþtirmesi neticesidir. Kahraman milletimizin ve seçkin ordumuzun kazandýðý baþarý ve zaferlerdir.
    1928

    Kahraman Türk ordularýnýn kazandýklarý büyük zaferlerde þahsýma düþmüþ olan vazifeleri yapabilmiþsem çok bahtiyarým. Yalnýz bu noktada bir gerçeði açýklamak için söyliyeyim ki; benim, ordularýmýzý yönelttiðim hedefler, esasen ordularýmýn her erinin, bütün subaylarýnýn ve kumandanlarýnýn görüþlerinin, vicdanlarýnýn, azimlerinin, ülkülerinin yönelmiþ olduðu hedefler idi.
    1928

    Her safhasý vatan için, evlâtlarýmýzýn torunlarý için þerefli hâdiselerle dolu büyük bir kahramanlýk menkýbesi teþkil eden Anadolu muharebelerinin heyecan veren tafsilâtýný tarihin diline terkediyorum. Millet; milletin ruh sanatý, musikisi, edebiyatý ve bütün estetiði, bu kutsal mücadelenin ilâhî naðmelerini sonsuz bir vatan aþkýnýn coþkun heyecanlarýyla daima þakýmalýdýr.
    1923

    Geçirdiðimiz buhranlý günlerin þerefli kahramanlarýný hep beraber kutlayalým. Onlar arasýnda muharebe meydanlarýnda düþman silâhiyle göðüsleri delinmiþ bahtiyarlar olduðu gibi yangýnlarda, ateþlerde yakýlmýþ bedbaht çocuklar, kadýnlar ve ihtiyarlar vardýr. Onlar arasýnda namuslarýna tecavüz edilmiþ, ebediyen aðlamaða mahkûm genç kýzlar da vardýr. Onlar arasýnda yurtlarýný kaybetmiþ aileler, evlatlarýný gömmüþ analar vardýr ve yine onlar arasýnda muharebedeki namus vazifesini þerefle yaparak bugün memleketlerine dönmüþ gaziler vardýr. Onlardan þehitlik þarabýný içmiþ olanlarýn ruhlarýna fatihalar sunalým.
    1923

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Þu an Bu Konuyu Gorunteleyen 1 Kullanýcý var. (0 Uye ve 1 Misafir)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajýnýzý Deðiþtirme Yetkiniz Yok
  •