Yazdýðým Bir yazýma bir kardeþimizin verdiði tenkit, uyarýcý cevaplar, beni dikkatle bu konuda düþünmeye yönlendirdi. Tenkitleri ve uyarýlarý her zaman ciddiye almalýyýz. Çünkü hepimiz beþeriz, her zaman hata yapabiliriz. Gelin birlikte bir din kardeþimizin, bana yaptýðý uyarýlar üzerinde düþünelim. Gerçekten bu uyarýlar, rehberimiz Kur’an ýn önerdiði doðrultuda mý, yoksa? Ýþte o yok sanýn, cevabýný birlikte arayalým, tabi yine elimizde Allah ýn rehberi olmak þartýyla.


Bakýn kardeþimiz bana nasýl bir uyarýda bulunmuþ.


(Þimdi böyle bir Sahih Hadisi þerifi inkâr etmek Ayeti Kerim'eyi inkar etmek gibidir. Çünkü Ayet'i Kerime'yide Allah c.c. bildirmiþtir, Efendimiz s.a.v.'in mübarek aðzýndan çýkan Hadis'i Þerifler'ide Allah c.c. bildirmiþtir.


Sizin ben Kur'an da yazýlana inanýrým, "Hadis'te yazanlar doðru olmayabilir" þeklindeki düþünceniz, "Allah'a inanýrým Peygamberine inanmam demeniz kadar saçmadýr.

Ehli sünnet vel cemaat itikadýna göre de Mütavatir Hadislerin (kesinlikle Efendimiz sav. Tarafýndan söylendiði) inkârý durumunda Ayet'i inkar etmesi gibi olacaðýný bu durumda da mürted yani kafir olacaðýný hatýrlatýrým. )

Yukarýdaki sözlerin üzerinde düþünelim þimdide. Peygamberimize atfedilen hadisi þeriflerin, tamamýnýn doðru olduðunu hiç þüphelenmeden kabul etmemiz, doðru bir inanç yöntemi olabilir mi, Ýslam dininde? Bu konuda dikkatli olmanýn, gerektiðinde bu yolla yanlýþ bilgilerin bizlere ulaþabileceðini söylemek, bizleri dinden mi çýkartýr, yoksa dinden çýkmamýzý mý engeller?

Diyanet yakýn geçmiþte, yüzlerce hadisin hurafe olduðunu ve dine nifak sokmak için, din düþmanlarý tarafýndan içimize sokulduðunu söyleyip, inanmamýzýn yanlýþ olacaðýný söylemiþti hatýrlarsanýz. Peki, peygamberimiz bizleri bu konuda nasýl uyarmýþtýr, þimdide yine onun bazý hadislerini hatýrlayalým ve her zaman din kardeþlerimize, býkmadan usanmadan hatýrlatalým.


Benden sonra, benim adýma söylenecek çok söz duyacaksýnýz, Bu sözleri KURAN ÝLE KARÞILAÞTIRINIZ ki, benim sözüm olup olmadýðý hakkýnda delalete düþmeyesiniz. Her kim ki, ben söylemediðim halde bu sözü peygamber söyledi dese BUYURSUN KENDÝNÝ CEHENNEMDEKÝ YERÝNE HAZIRLASIN

Allah bazý farizalar vazetmiþtir, onlarý aþmayýn. Bazý hadler koymuþtur, onlara yaklaþmayýn. Bazý þeyleri haram kýlmýþtýr, onlarý yapmayýn. Bazý þeyleri de unutmaksýzýn size rahmet olmasý için hatýrlatmamýþtýr, onlarý da araþtýrmayýn.
Mahmud Ebu Reyye, Muhammedi Sünnetin Aydýnlatýlmasý, sayfa 403

Ey insanlar ateþ tutuþturuldu ve karanlýk gecenin parçalarý gibi fitneler yakýnlaþtý. Allah’a yemin ederim ki aleyhimde tutunacak bir þeyiniz yoktur; Kuran’ýn helal kýldýklarý dýþýnda bir þeyi helal kýlmadým. Kuran’ýn haram kýldýklarý dýþýndakileri de haram kýlmadým.
Ýbni Hiþam Siret 4 sayfa 332


Yukarýdaki hadislere baktýðýmýzda, peygamberimizin bizleri bu konuda uyardýðýný görüyoruz. Demek ki peygamberimizin adýný kullanarak, Müslümanlarýn aldatýlacaðýný özellikle söylüyor Allah ýn elçisi. Ayrýca kendi sözü olup olmadýðýný anlamamýz içinde, bizlere çok güzel ve garantili bir yol öneriyor. KUR’AN ÝLE KARÞILAÞTIRINIZ. Bundan daha güzel yol ve yöntem sizce olabilir mi? Demek ki peygamberimiz Kur’an dýþýndan hiçbir bilgiyi topluma anlatmamýþ, teblið etmemiþ bu çok net anlaþýlýyor bu sözünden.


Þimdide þöyle düþünelim. Acaba Allah bizlere söylendiði gibi, elçisine Kur’an dýþýndan da hükümler iletmiþ midir? Eðer böyle bir þey olsaydý, peygamberimiz benim sözüm olup olmadýðýný, Kur’an ile karþýlaþtýrýnýz der miydi? Allah Kur’an da, sizleri bu kitaptan sorumlu tutuyorum diyorsa, Kur’an dýþýndan da bir bilgi elçisine göndermesi ve bizlerin sorumlu olmasý mümkün olamaz. Bu düþünce Kur’an ýn yüzlerce ayetine ters düþer.


Arkadaþýmýzýn ayrým yapmadan tüm hadislerle, Kur’an ayetlerini karþýlaþtýrarak, ikisini de ayný kefeye koymasý büyük hata olduðu gibi, bizlerin doðru yolda, Allah ýn yolundan sapmamýza neden olur. Çünkü Kur’an ýn koruyucusu bizzat Allah benim diyor. Peki, yüzlerce yýl öncesinden, rivayet yoluyla gelen hadislerin hiç deðiþmeden, korunarak bizlere ulaþtýðýna inanmamýz doðru olur mu? Elbette karar sizlerin.


Kur’an ayetleri ile bizler hiçbir bilgiyi eþ tutamayýz. Peygamberimiz de yalnýz Kur’an a uymuþ ve onu hayatýna geçirmiþtir. Bizlerde peygamberimizin yolunu izlediðimizi söylüyorsak, ayný yolun yolcusu olmalýyýz.


Bu konuda ne yazýk ki en güvenmemiz gereken kiþiler bile, toplumu büyük yanlýþlara yöneltmektedir. Þahit olduðum bir anýmý sizlere nakletmek istiyorum, bu örneði birçok çek verdim. Bir Cuma hutbesinde müftü aynen þöyle söylüyordu.


( Hadislerde Kur’an ayetleri gibidir. Eðer bir tanesine inanmazsanýz, Kur’an a inanmamýþ gibi sayýlýrsýnýz, yani gerçek iman etmemiþ olursunuz.)


Ýþte dini anlatan çok önemli þahsýn, topluma söyledikleri. Ýlginçtir baðlý olduðu Diyanet Ýþleri baþkanlýðý, yüzlerce hadis hurafe diyerek, inanýlmasýnýn yanlýþ olacaðýný söylemiþti yakýn geçmiþte. Tabi Diyanet öyle bir kurum ki, baþkanlarý deðiþtikçe, söylemleri de deðiþiyor, sanki HÂÞÂ din deðiþmiþ gibi. Dün söylediðinden bugün vazgeçebiliyor. Kur’an ýn emrinde olmayýp, siyasetin, tarikat ve cemaatlerin emrinde olmak bu olsa gerek.


Allah ýn ayetleri ile yüzlerce yýl öncesinden rivayetler yoluyla gelen bilgileri, Kur’an süzgecinden geçirmeden, ayný tutmak bizleri þirk bataðýna sürükler. Bakýn Allah bu konuda bizleri nasýl uyarýyor ve dikkatimizi çekiyor.


Ýsra 36: Hakkýnda bilgin olmayan þeyin ardýna düþme! Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktýr



Bakara 42: Bilerek hakký batýl ile karýþtýrmayýn, hakký gizlemeyin.


Yukarýdaki Rabbin iki ayeti üzerinde düþünelim. Allah, hakkýnda emin olmadýðýn þeylerin peþine düþme sakýn diye uyarýyor. Daha sonrada, emin olmadýðýnýz bir bilginin ardý sýra giderseniz, bunun hesabýný sorarým diyor. Diðer ayette de, hakký batýlla ile karýþtýrmayýn diye uyarýda bulunuyor.


Hadislerin tamamý, rivayetler kanalýyla bizlere ulaþmýþtýr. Hatýrlayýnýz hepsi bir rivayete göre diye baþlar. Rivayet emin olmadýðýmýz, ama içinde doðru bilgininde olabileceði sözlerdir. Ýþte bizlere düþen, bu konuda dikkatli olmak ve hangi sözün peygamberimize ait olup olmadýðýný çok iyi anlamak için, Kur’an ile karþýlaþtýrma yapmak olmalýdýr.


Bu durumda emin olduðumuz bilgi hangisidir, önce onu düþünelim. Elbette Allah ýn korumasý altýndaki KUR’AN. Onun dýþýndan gelen bilgilere, týpký Kur’an gibi emin olabilir miyiz? Asla olamayýz, bunun uyarýsýný da zaten Allah yapýyor. Bizler için hak olan Allahýn emri ve hükümleri nerede yazýyordu? KUR’AN da. Zaten peygamberimizde yalnýz Kur’an a inanmýþ ve onun ile bizleri uyarmamýþ mýydý? Bakýn Allah Enam suresi 19. ayette, peygamberimizin bizleri neyle uyardýðýný söylüyor.


(Bu Kuran bana vahyolundu ki, onunla sizi ve ulaþtýðý herkesi uyarayým.)

Yine Allah ayetinde;

Araf 3: (Ey insanlar), Rabbinizden size indirilene uyun ve O'ndan baþka velilere uymayýn. Ne kadar da az öðüt alýyorsunuz!


Nahl 89: O gün her ümmetin içinden kendilerine birer þahit göndereceðiz. Seni de hepsinin üzerine þahit olarak getireceðiz. Ayrýca bu Kitabý da sana, her þey için bir açýklama, bir hidayet ve rahmet kaynaðý ve Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.



Bakýn Allah, çok açýk ve net ne söylüyor bizlere. Rabbinizden size indirilene uyun. Ondan baþka velilerin sözlerine kanmayýn. Bu durumda Rabbimizden indirilen Kur’an dan baþka hüküm veren, bizleri baðlayýcý olan, bir kitabýn olduðuna inanmak, doðru olur mu? Allah Kur’an ý bizlere, her þey için açýklama ve bizler için bir hidayet, rahmet ve MÜJDE olsun diye indirdiðini söylediði halde, bizlerin hala baþka hidayetler aramamýz, Allaha saygýsýzlýk olmaz mý? Peygamberimizin ben size Kur’an ile hükmetme görevi aldým, bunun dýþýnda sizlere ilettiðim hiç bir þey yoktur dediði halde, bizler hala bunlarý anlamazlýktan geliyorsak, yapacak hiç bir þey yok demektir.



Hatýrlayýnýz Allah elçisine verdiði yetki ve sorumluluðu bizlere anlatýrken, bakýn elçisinin ona vah yettiðimiz Kur’an dýþýndan bazý sözleri, bunlarda Allah katýndandýr diyerek bazý hükümleri, bizlere iletebileceðini acaba söylüyor mu?


Hakka 44; Eðer bazý laflarý bizim sözlerimiz diye ortaya sürseydi, 45 Yemin olsun, ondan sað elini koparýrdýk. 46 Sonra ondan can damarýný mutlaka keserdik.



Sanýrým bizler bugün günümüzde, Rabbin bu ayetinden hiç ders almýyoruz. Daha açýkçasý görmezden, anlamazlýktan geliyoruz. Çok ilginçtir, bizlere Kur’an ýn hüküm vermediði, bunlarda peygamberimizin hükümleridir diyenler, sanýrým aþaðýdaki ayeti de görmezden geliyorlar.


Zühruf 44: Doðrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öðüttür. Ýleride ondan sorumlu tutulacaksýnýz.


Aklýný kullanamayaný, pislik içinde býrakýrým diyen Rabbim e þükürler olsun. Ayetlerini o kadar açýk ve net indirdiði halde, hala Allah ýn sözlerine kulak asmayýp, beþerin sözlerine kulak kesilenler, þunu sakýn unutmasýnlar. Allah bizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum diyorsa, onun dýþýndan bilgilerden, hükümlerden sorumlu tutmayacaktýr. Çünkü Rabbim sözünde durandýr.


Allah elçisinin yetki ve sorumluluðunu, çok açýk ve net bakýn ayetlerinde nasýlda açýklamýþ. Hala bu ayetleri görmezden gelenlere, ayetleri hatýrlattýðýmýzda, ne yani peygamberimiz postacýmýydý diyerek ona saygýsýzlýk yapanlara, sözüm meclisten dýþarý. Yetkiyi Allah verir, bizlere düþen ona iman etmek olmalýdýr. Beþerin sözlerini doðrulamak için, Kur’an da bir kelimenin ardýna saklanýp, Rabbin hiç bahsetmediði hükümleri, o kelimeye yüklemekle, Rabbin doðrularýndan sapacaklarýný hatýrlatýrým.


Bakýn Rabbim, elçisine verdiði görev ve sorumluluðu nasýl apaçýk anlatýyor.


Ankebut 18: Eðer siz yalanlarsanýz, bilin ki, sizden önce bir takým milletler de yalanlamýþlardý. Peygamberin görevi ise açýk bir tebliðden ibarettir.


Ankebut 50: "Ona Rabbinden (baþkaca) mucizeler indirilmeli deðil miydi?" derler. De ki: Mucizeler ancak Allah'ýn katýndadýr. Ben ise sadece apaçýk bir uyarýcýyým.





Neml 92: "Ve Kur'an'ý okumam (emredildi). Artýk kim doðru yola gelirse, yalnýz kendisi için gelmiþ olur; kim de saparsa ona de ki: Ben sadece uyarýcýlardaným.



Kehf 56: Biz elçileri, müjde vericiler ve uyarýcýlar olmak dýþýnda (baþka bir amaçla) göndermeyiz. Ýnkâr edenler ise, hakký batýl ile geçersiz kýlmak için mücadele ediyorlar. Onlar benim ayetlerimi ve uyarýldýklarýný (azabý) alay konusu edindiler.


Enam 48: Biz elçileri müjde vericiler ve uyarýp-korkutucular olmaktan baþka (bir nedenle) göndermiyoruz. Þu halde kim iman ederse ve (davranýþlarýný) düzeltirse, artýk onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardýr.


Ne dersiniz Allah yukarýdaki ayetlerde, elçisine verdiði görevin tanýmýný çok açýk ve net yapmýyor mu? Sanýrým açýklamaya gerek dahi yok. Bakýn Ahzap suresi 2. ayette elçisine ne diyor.


Ahzap 2: Rabbinden sana vah yedilene uy! Allah, yapmakta olduklarýnýzdan en iyi biçimde haberdardýr.


Peygamberimizin uyduðu yalnýz Kur’an ise, nasýl olurda bizlerin Kur’an dýþýndan da hükümlere iman etmemizi isteyenlere inanýrýz, bunu lütfen dikkatle düþünelim. Kur’an a uyan, Allah ýn resulüne uymuþ ve onun gerçek ümmeti olmuþ demektir.


Elimizde imtihan olduðumuz Kur’an apaçýk duruyorsa, ona uymayan onun onayýndan geçmeyen, hiçbir bilgi ve peygamberimizden rivayet edilen hiçbir hadis, doðru olamaz. Çünkü peygamberimiz bizleri uyarmýþ ve benim sözlerim olduðunu anlamanýz için, Kur’an ile karþýlaþtýrýnýz demiþtir.


Peygamberimiz bizler için bir örnekti. O örnek insan, Kur’an ýn onay vermediði tek bir kelimeyi dahi söylemeyeceðini düþünemeyen, onun gerçek ümmeti de olamayacaðýný bilmelidir.


Peygamberimizin ümmeti olduðunu söyleyen, her Müslüman bunu dikkatle, itinayla uygulamalýdýr. Bizlere düþen týpký peygamberimizin yaptýðý gibi, Kur’an ýn ipine sarýlmak olmalýdýr. Kur’an ayetleri üzerinde düþünmeyen, onu anlayarak okumayan, aklýný kullanmayýp çaba göstermeyen, Allah ýn halis kullarý da olamayacaðýný, Kur’an apaçýk belirtiyor.



En garantili yol ve yöntemi Allah, Kur’an ýn ipine sarýlmak týr diye açýklýyorsa, elçisine de kullarýma yalnýz Kur’an ile hükmet diyorsa, sizce bizler bu hükmün dýþýna çýkarak, Kur’an ýn sýnýrlarýný zorlayarak, emin olamadýðýmýz bilgilerinde ardý sýra giderek, imanýmýzý tehli***e atmýþ olmuyor muyuz? Yorum ve karar sizlerin. Çünkü her beþer, kendi imtihanýndan sorumludur.


Rabbim cümlemizi Allah ýn ipine sarýlan, hakla batýlý ayýrmak için çaba harcayan kullarý arasýna, bizleri de almasý dileklerimle.


Saygýlarýmla Haluk GÜMÜÞTABAK