Teþekkur Teþekkur:  0
Beðeni Beðeni:  0
2 sonuçtan 1 ile 2 arasý

Konu: GazÝ ÜsteÐmen'den ilicak'a cevap

  1. #1

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart GazÝ ÜsteÐmen'den ilicak'a cevap

    GAZÝ ÜSTEÐMEN'DEN ILICAK'A CEVAP



    Nazlý Ilýcak, geleneksel yalaný için özür dilemez ise "3 kuruþluk" dava geliyor

    (SÖZDE) Ümraniye davasýnda tutukluluðunda 1000'inci günü geride býrakan Gazi Üsteðen ve Avukat Serdar Öztürk, Sabah Gazetesi Yazarý Hazlý Ilýcak'a bir mektup gönderdi. Mektubun konusu ise Ilýcak'ýn temcit pilavý gibi ýsrarla yazdýðý yalan bilgi.

    Ilýcak'ýn (SÖZDE) irtica ile mücadele eylem planýný Öztürk'ün BÜROSUNDA BULUNDUÐU yalanýný defalarca yazmasý, sonunda gazi üsteðmeni çileden çýkardý.

    Ilýcak'a bir mektup yazan Öztürk, baþýna gelenleri tüm çýplaklýðý ile tekrar açýkladý.

    O mektubu yayýnlýyoruz:

    Sayýn Nazlý ILICAK,

    Yaklaþýk olarak anneannem yaþýnda bir kadýnsýnýz. Ben yaþlý kadýnlara hürmet eden bir insanýmdýr. Bana doðrudan düþmanlýk yapmak anlamýna gelen davranýþlarda bulunsalar bile önemsemem. Þikayet etmem. Üzerinde durmam. O yüzden bugüne kadar TV programlarýnýza ve bu programlarda “Ýrtica ile mücadele eylem planý” adlý sahte belge ile ilgili doðru olmayan beyanlarýnýza sabrettim ve itidalle yaklaþtým, yaþlýlýðýnýza hürmeten.

    Ancak yazdýðýnýz , Ben bu kitabý sizin yazdýðýnýzý düþünmüyorum. Ama öyle diyelim ve Ali Fuat Yýlmazer'i koruma amacýna matuf olduðu sýrýtan kitapta da bu belgeye iliþkin “belgenin benim bilgisayarýmda da kayýtlý olarak bulunduðu” gibi açýkça gerçeðe aykýrý beyanlarýnýzý sürdürdüðünüz için, size ilk ve son defa “irtica ile mücadele eylem planý" ile ilgili tüm yönleri, sizin de anlayabileceðiniz þekilde ve açýklýkta izah edeceðim ve sizden özür dilemenizi talep edeceðim. Özür dilemediðiniz takdirde,.sýrf kamuoyunun gerçekleri öðrenmesi adýna hayatýmda ilk defa yaþlý bir kadýna temsili olarak “3 kuruþ” luk tazminat davasý açýp, hakkýnda suç duyurusunda bulunmak zorunda kalacaðýmý üzüntü ile bildirmek isterim.

    Þöyle ki;

    1- Ben, 7.1.2009 da gözaltýna alýnan Avukat Mustafa Levent Göktaþ'ýn müdafiliðini yaptýðým süreçte, Þubat 2009 da, soruþturmayý yürüten polislerin ABD lehine askeri casusluk yaptýklarýna dair çok somut kanýtlara ulaþtým.

    2- Ýçinde askeri sýr niteliðinde bilgiler ve hakimlerle ilgili fiþleme kayýtlarý bulunan ünlü 51 nolu DVD'yi ofiste Avukat Özge Evci’nin odasýna koyan polisin resmini kimliðini tespit etmesi amacýyla Ankara Cumhuriyet Savcýsý Þadan Sakýnan’a verdim. Daha sonra bu polisin Komiser Serkan Þimþek olduðu ortaya çýktý.

    3- Müteakiben içinde askeri sýr niteliðinde bilgi bulunan “51 nolu DVD” Beþiktaþ’taki savcýlarýn namusuna emanet iken, adli emanette kýrýldý! Daha sonra emniyetten gelen raporlarda, DVD.nin 28.12.2008 tarihinde emniyette imajýnýn alýndýðý ortaya çýktý. Bu orta zekaya sahip birisi için þu anlama gelir; 51 nolu DVD. Avukat M. Levent Göktaþ gözaltýna alýnmadan 10 gün önce zaten emniyetin elindeydi. Böylece bizim polisin içindeki bir grubun askeri casusluk yaptýðýna dair tespitlerimiz bir kez daha kanýtlandý.

    4- Avukat olarak müdafilik yaptýðým süreçte, polis tarafýndan tehdit edildim. Önemsemedim.

    5- Plakasý adýma kayýtlý özel aracým (06 MVE 94) bir istihbarat aracý tarafýndan Ankara Etimesgut’ ta sýkýþtýrýldý ve ölümcül bir kaza yaptýrýldý. Önemsemedim.

    6- Polisler hakkýnda askeri casusluktan suç duyurusu taslaðý hazýrlamaya baþladým. Bilgisayarlarým, maillerim ve telefonlarým takip edildiði için polisin içindeki çete bunu öðrendi.

    7- 3.6.2009 gecesi saat 02.30 sularýnda (4.6.2009 a baðlayan gece) Ankara TEM þube görevlileri Metin Ertemur ve Serkan Þimþek adlý polisler tarafýndan “irtica ile mücadele eylem planý" adlý sahte belge ile mermiler (benim silahým yok) ve Genelkurmay Baþkanlýðý'ndan çalýnmýþ olan gizli belgeler avukatlýk ofisime konuldu. Bu organizasyonda yer alan tüm emniyet görevlilerinin ve sivil þahýslarýn adlarýný ve telefonlarýný mahkemeye bildirdim. Ancak bunlarla ilgili hiçbir delil toplanmadý Ve herhangi bir iþlem yapýlmadý.

    8- Gelelim kitabýnýzda hararetle savunduðunuz Ali Fuat Yýlmazer'e..

    Benim tutuklanmamý müteakip, Askeri savcýlýðýn belge hakkýnda KYOK vermesi sonrasýnda ( 24.06.2009), “Islak imzalý belgenin aslý ve Serdar’ýn ofisine girilmesi talimatýnýn verildiði ses kaydý bende, Talimatý Ali Fuat Yýlmazer verdi. Gelin onu size vereyim. Ben de artýk rahatsýz oluyorum. Ali Fuat bizzat Ýstanbul’ dan Ankara’ ya giderek bu operasyonu yönetti” þeklinde doðru bilgiler verip, güven saðlayýp, avukatlarýmý tuzaða düþürmeye çalýþan Bülent Türker adlý kiþi bize bu bilgileri verdi.

    Daha sonra biz Ali Fuat Yýlmazer’ in gerçekten benim ofisime girilerek bu belgelerin yerleþtirilmesi organizasyonunu yönetmek için Ýstanbul’ dan Ankara’ya gelip gelmediðinin araþtýrýlmasýný savcýlýklardan ve mahkemeden istedik. Ancak hiçbir savcý ve mahkeme, Allah rýzasý için Ali Fuat Yýlmazer’in HTS kaydýný getirtip de onu aklamadý.

    Bu durum bizde daha da þüphe yarattý. Biz baþlangýçta sadece bu iddianýn araþtýrýlmasýný talep ettik. Ancak Ali Fuat Yýlmazer'in hiç araþtýrýlmamasý, ilgili kiþi hakkýndaki þüpheleri artýrmaktan baþka bir iþe yaramaz. Kaldý ki daha sonra Bülent Türker'in Mehmet Eymür ile irtibatýný gösteren bazý HTS kayýtlarý Ankara CBS.lýðýnýn baþka bir dosyasýna geldi. Biz bu süreçte, Mehmet Eymür'ün rolünü ve Ali Fuat Yýlmazer ile irtibatýný en iyi bilen kiþilerdeniz. Dolayýsý ile, ayný polisin içindeki çetenin taþeron olarak kullandýðý ortaya çýkan ve avukatlýk ofisimde keþif yaptýklarý kanýtlanan Adnan Hocacý kadýnlar hakkýnda ýsrarla hiçbir araþtýrma yapýlmamasý gibi, Ali Fuat Yýlmazer hakkýnda da hiç araþtýrma yapýlmadý.

    9- Islak imzalý olan kaðýt parçasýný gönderen kiþi tabi ki bir subay filan deðildir. Eðer bu subayýn bir gün ortaya çýkýp, "Ben gönderdim ihbar mektubunu” demesini bekliyorsanýz hayal kuruyorsunuz. Çünkü ihbarcý subay sadece psikolojik harp ürünü hayal mahsulü bir kiþilik. O belgenin altýna sizin adýnýzý yazýp ýslak imzanýzý atmak çocuk oyuncaðý gibi bir þeydir. Bu ýslak imzalý belge denilen ikinci kaðýt parçasý ilk ortaya çýktýðýnda sahte olduðunu ispat etmek o kadar kolaydý ki. Savcýlardan hemen mürekkep analizi yapýlmasýný ve imzanýn yaþýnýn belirlenmesini talep ettim. Ancak bu kasten yapýlmadý. Baþbakana meydan okuyan bir mektup gönderdim ve bu mektup basýnda yer aldý. Orada da belgenin sahte olduðunun kanýtlanmasý için derhal mürekkep yaþýnýn belirlenmesini istedim. Çýt çýkmadý.. Aradan 2,5 yýl geçtikten sonra mahkeme bu talebi kabul etti. ÝTÜ'den gelen raporda, 1,5 yýl içinde gönderseydiniz tespit ederdik geçmiþ olsun þeklinde bir yazý geldi. Savcýlar hakkýnda delilleri kararttýklarý için suç duyurusunda bulundum.

    10- Suçlandýðým hiçbir belgede parmak izim çýkmadý. Islak imzalý belge ve eklerinde yapýlan incelemede ise, hiçbir sanýðýn parmak izi çýkmadý (43 adet parmak izi var). Polislerin parmak izi alýnarak mukayese yapýlmasý talebimiz ise ret edildi. Ofisimde bulunan fotokopi belgede ise mahkeme ýsrarla parmak izi incelemesi yaptýrmýyor. Hem de bu belgeyi ofisime koyan polislerin adlarýný verdiðim halde.

    11- Ýstanbul Emniyeti 2.6.2009 günü, özel yetkili savcýlýk ise, 3.6.2009 günü benimle ilgili delil elde edemedik, telefon dinleme kararýný 3 ay, gizli izleme kararýný 4 hafta uzatýn diye talepte bulunmuþlar. 3.6.2009 günü sabah özel yetkili 11'inci aðýr ceza mahkemesi benimle ilgili telefon dinleme kararýný 3 ay uzatmýþ. Sonra delil bulamadýk telefon dinleme süresini uzatýn diyen ayný emniyet ve özel yetkili savcýlýk, her ne oldu ise, ayný gün öðleden sonra benimle ilgili arama kararý talep etmiþ ve ayný mahkeme 3.6.2009 günü öðleden sonra benim ofisimde arama yapýlmasý kararýný vermiþ. Arama kararýna dayanak gösterilen delil ise, 24.5.2009 tarihli bir ihbar maili. Bu ihbar mailinde benim adým dahi geçmiyor. Ama bu sahte belge gerekçe gösterilerek, 26.06.2009 tarihinde TBMM'de gece yarýsý verilen bir deðiþiklik önergesi ile, askeri casusluk dahil, askeri personelin sivillerle iþledikleri suçlarýn soruþturulmasý askeri savcýlýðýn yetki alanýndan çýkartýldý.

    Sahte Ýrtica Ýle mücadele eylem planý adlý kaðýt parçasý böylece misyonunu tamamladý. Onun için size tavsiyem, ”sahte bir belgeyi gerçekmiþ gibi halka yutturmaya çalýþýp” kimseye TV.dan hikaye okuyup masum insanlarýn onurlarý ile oynamaya kalkýþmayýn. Bu iyi bir þey deðildir. Kimseye de bir fayda saðlamaz.

    Tam aksine ileride, “askeri casusluk yapan emniyet içindeki suç örgütünün psikolojik harp elemaný mýydýn sen?” diye size çok aðýr suçlamalar yöneltilmesine sebep olabilir. Kalan ömrünüzü cezaevinde geçirebilirsiniz. Bu iþler çocuk oyuncaðý olmadýðý gibi gerçekler de bir gün mutlaka ortaya çýkar.

    Silahý dahi olmayan masum insanlarýn ofisine mermi yerleþtirip, sonrada bu sahte planý koyup “Fetullahçýlarýn evlerine silah mermi konulacak” diye propaganda ve ajitasyon yapmak, Muhammedi ruhu canlandýrmak deðildir. Böyle aþaðýlýk bir eylemle, ancak þeytanýn ruhu canlandýrýlýr ve þeytanýn ruhuna “hizmet” edilir. Biz samimi inanç sahibi insanlara her zaman saygý duyarýz. Ancak insan ve Müslüman takliti yapan þeytanlara saygý duymamýz söz konusu deðildir.

    12- Daha sonra avukatým Demet Reçber, “Mezarýn baþýnda bir kýz aðlýyormuþ. Mezarda yatanýn annesi, kýzýn annesinin kaynanasý olduðuna göre mezarda yatan kýzýn nesidir? Aklýna güvenen buyursun" þeklinde, ruh saðlýðý yerinde bir insanýn yazamayacaðý ifadeler içeren bu mesajla ölümle tehdit edilmiþtir. Bu mesajý yazan 21 yaþýnda Mustafa Elmas adlý bir çocuk. Ve daha sonra bu çocuðun polisin içindeki suç örgütü ile baðlantýsý ortaya çýktý. Ayný 12 Eylül'den önce olduðu gibi gerçek Gladio inançlý ve milliyetçi çocuklarý kendi cinayetlerine ortak ediyor.

    13- Diðer yandan kitabýnýzda ve deðiþik tarihlerdeki yazýlarýnýz da sürekli “irtica ile mücadele eylem planý" adlý belge Serdar Öztürk'ün bilgisayarýnda da kayýtlýydý” diye yalan söyleyerek halký kandýrmaya çalýþýyorsunuz.

    Bakýn ekte size Ýstanbul Emniyet Müdürlüðü'nün 29.11.2009 tarihli dijital medyalara iliþkin nihai inceleme raporunu sunuyorum. 1 nolu inceleme bölümü benim ofisimden el konulan bilgisayara iliþkin.

    Bu raporda da göreceðiniz üzere, sizin ifade ettiðinizin aksine benim avukatlýk ofisimden el konulan bilgisayarda"irtica ile mücadele eylem planý” adlý sahte belge kayýtlý filan deðildir. Böyle bir þey zaten mümkün deðil. Polisin yerleþtirdiði belge benim bilgisayarýmda nasýl kayýtlý olsun. Raporun diðer bölümlerinin benimle doðrudan bir alakasý olmayan BEMA madencilik þirketinden el konulan CD DVD bilgisayar ve serverlara iliþkin olduðu için bu davayla ilgisi bulunmayan þirketin hukukunu korumak adýna onlarý koymuyorum. Masum insanlara alçakça sinsice tuzak kuranlara “hizmet” ettiðinizin umarým bir gün farkýna varýrsýnýz ve bu yanlýþtan dönersiniz.

    14- Size mahkemeye ve HSYK.na sunduðum 3 adet dilekçe ile benim bilgisayarýmda Ýrtica Ýle Mücadele Eylem Planý adlý belgenin bulunmadýðýný gösteren raporu mektubun ekine koyuyorum.

    15- Benim çevremde her tip insan vardýr. Kimseyi ayýrmam. Müdafilik yaptýðým aþamada, ne olduðunu anlamak için cemaatçi çocuklarla da görüþtüm. Cemaatten ayrýlanlarla da. Cemaatten ayrýlanlarýn tamamý Fetullah Gülen ile yüz yüze görüþmüþ kiþilerdi. Tek ayrýlma nedenleri ise, cemaatin CIA .ye hizmet etiðini tespit etmiþ olmalarýdýr. Bir avukatýn tanýmý çok ilginçti. Bunlar beyinlerine çip takýlmýþ gibidir. Kendileri düþünemezler. Ne denilirse onu dinlerler ne talimat verilirse onu yaparlar. Bu çok acý tabi.

    16- Sizin cemaate hararetle neden hizmet ettiðinizi ve hizmet etmek zorunda olduðunuz konusunda açýk kaynaklarda enteresan bilgiler var. Bu bilgiler sizin ve oðlunuzun özel hayatýna iliþkin cemaatin elinde bazý kayýtlar olduðu ve bu kayýtlar nedeni ile, eski eþinizin sanýk olarak yargýlandýðý bir davayý hararetle savunduðunuz yönündedir. Savcýlar bu davalarda açýk kaynaklarda yer alan bilgileri de delil olarak gösterip araþtýrýlmasýný istiyorlar. Bende eðer sizin hakkýnýzda suç duyurusunda bulunmak zorunda kalýrsam. O tarihte Cemaat tarafýndan size yönelik yapýldýðý iddia edilen bu þantaj iddialarýnýn da araþtýrýlmasýný savcýlýktan özel olarak talep edeceðim.

    Tutuklanmamý müteakip verdiðim ilk dilekçede, "Oðullarýmýn döktüðü her damla gözyaþýnýn hesabýný soracaðýmý" açýkça ifade etmiþtim. Ben onurlu bir insaným. Sinsice, alçakça ve þeytani yöntemlerle onurumla oynamaya kalkan herkesten bunun hesabýný sorarým. Ýnanýn onurumun yanýnda, ölüm dahi benim umurumda deðildir.

    Þimdi bu yazdýklarýma ve size gönderdiðim belgelere göre çýktýðýnýz (4 bir taraf) ilk programda benden açýkça özür dilemenizi talep ediyorum. Aksi halde sýrf kamuoyunun gerçekleri öðrenmesi adýna hakkýnýzda yasal gereðini mutlaka yapacaðýmý bilmenizi isterim.

    Saygýlarýmla

    Avukat, Gazi Üsteðmen Serdar Öztürk
    Silivri Esiri

    Askerhaber

    Silivriden canlý yayýn...........

  2. #2

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    atalarýmýzýn güzel bir lafý var...su testisi su yolunda kýrýlýr...diye..doðru bir laf..eðer girmiþsen cezaevine vardýr bir nedeni sebebi....
    CÝMBOMLU

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Þu an Bu Konuyu Gorunteleyen 1 Kullanýcý var. (0 Uye ve 1 Misafir)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajýnýzý Deðiþtirme Yetkiniz Yok
  •