Bayraklý - Tepekule (Eski Ýzmir)
Smyrna'nýn (Ýzmir) ilk kurulduðu bölgedir. Ýzmir Körfezi'nin kuzeydoðusunda yeralýr. Kral Tantolos'un mezar kalýntýlarýnýn da bulunduðu Tepekule'de kazý çalýþmalarý halen devam etmektedir. ÝÖ. 3000'den itibaren sürekli yerleþim alaný olarak varlýðýný sürdürmüþtür. Truva-Yortan ve Hitit uygarlýklarýna ait buluntular vardýr. ÝÖ. 7.yy'a ait megaron tipi evler ile Tantalos'un mezarý önemli arkeolojik kalýntýlardýr.
Agora
Ýzmir'in Namazgah - Tilkilik mevkiindeki Roma dönemine ait devlet agorasýnýn büyük bir bölümü ortaya çýkarýlmýþtýr. 1927 yýlýnda baþlayan kazýlar sýrasýnda ortaya çýkarýlan Poseidon, Demeter ve Artemis heykelleri Ýzmir Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir. Ýzmir þehrinin M.S. 178 yýlýnda yaþadýðý büyük depremde zarar gören Agora, Ýmparator Marküs Averlius'un yardýmlarýyla yeniden inþa edilmiþtir.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Kadifekale
Tepekule'deki eski Ýzmir (Smyrna) dýþýnda, kentin Pagos'ta (Kadife Daðý) yeniden kurulduðu alandýr. ÝÖ. 4. YY'da kurulan kentten bugüne deðin varlýklarýný sürdüren Hellen, Roma, Bizans ve Osmanlý dönemlerine ait kalýntýlar görülmeye deðer arkeolojik öneme sahip eserlerdir. Ýzmir'in ve körfezin kuþbaþý seyir noktasý olan Kadifekale, þehrin güneyinde 186 metre yükseklikteki bir tepe üzerindedir. Eski adý Pagos olan Kadifekale'de yaþayan Amazon kadýnlarýnýn, daðýn eteklerinden Meles Çayý kýyalarýna indikleri, hakimiyetlerini uzun yýllar sürdürdükleri rivayet edilmektedir.Büyük Ýskender'in generallerinden Lysmachos tarafýndan yaptýrýlan kalede halen bu döneme ait kalýntýlara rastlanmakta, Bizans dönemine ait sarnýçlar bulunmaktadýr.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Efes - Selçuk
Selçuk'un 3 kilometre güneyinde, Panayýr ve Bülbül Daðý yamaçlarý Ayasuluk Tepesi mevkiinde kurulu Efes, 12 Ýon kenti içinde günümüze kalan en önemli antik kenttir. Smyrna gibi M.Ö. 3000 yýllarýnda kurulan Efes, dönemin en önemli liman kentleri arasýndaki yerini uzun süre korumuþtur. Doristilasý üzerine Ege kýyýlarýna gelen Ýon'lar Efes'e yerleþmiþ, daha sonra Lidya egemenliði döneminde þehirlerini geliþtirmiþlerdir. M.S. 1.yüzyýl'da meydana gelen depremle büyük hasar gören Efes, Ýmparator Tiberius zamanýnda yeniden imar edilirken, Hellenistik yapý yerine tüm kent Roma karakteri yapýlarla dolmuþtur. Siyasi ve ticari önemi büyük bir kent olan Efes, Meryem Ana'nýn gelmesi ve St. Jean'ýn burada yamasý nedeniyle de bir dini merkez haline gelmiþtir.
Tarih boyunca birçok uygarlýða evsahipliði yapan Selçuk'ta Ýon, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlý dönemlerine ait çok sayýda yapý varlýklarýný günümüzde de sürdürmektedir. Hrýstiyan dünyasýnýn kutsal hac yeri Meryem Ana Evi ziyarete açýktýr.
Tiyatro
Antik Efes kentinin görkemli yapýlarý yýllara meydan okurcasýna dimdik ayakta dururken, bunlarýn en muhteþemlerinden biri 25 bin kiþilik tiyatrodur. Kuzeybatýsýnda 2 Ýonik sütunlu helenistik çeþmenin bulunduðu tiyatronun, ilk kez yine Helenistik dönemde yapýldýðý bilinse de günümüze kadar ayakta kalan yapýnýn Ýmparator Cladius zamanýnda inþaasýna yeniden baþlandýðý, Ýmparator Trinus (98-117) döneminde tamamlandýðý bilinmektedir. Tiyatronun ön kýsmýnda oldukça saðlam ve iri taþlardan yapýlmýþ soyunma yerleri belirgin þekilde görünmekte ve bugün de hala kullanýlmaktadýr. Ýlk dönemde 3 katlý olan tiyatro, her biri 22'þer basamaklý üç bölümden oluþur. Sahne binasý 18 metre yüksekliðindedir. 25x40 ebatlarýndaki sahnenin arka duvarlarý son derece süslü ve niþleri içinde heykellerin bulunduðu bir görünüm taþýmaktadýr. Akustiði
muhteþem olan tiyatronun tribünleri, sahnenin rahat görünebilmesi için çok dik inþa edilmiþtir.
Ticaret Agorasý
Tiyatronun karþýsýnda yer alan ticaret agorasý giriþ kapýlarý ve alaný çevreleyen sütunlarý ile dikkat çeker. Esas yapý Hellenistik olmakla birlikte, bugün kalýntýlarý görülen agora, Ýmparator Agustus döneminde yenilenmiþtir. Dört tarafý stoa ile çevrili agora 2 katlý, çift kolonlu ve dorik üslupludur.
Mermer Cadde
Efes antik kentinin güneydoðusunda bulunan Magnesia kapýsýndan Koresos kapýsýna kadar uzanan 400 metrelik mermer cadde, M.S. 5.yüzyýlda yeniden yapýlmýþtýr. Caddenin altýndan geçen kanalizasyon sistemi denize kadar uzanýr. Mermer cadde ile Celsus Kütüphanesi arasýndaki açýk alanda Auditorium bulunduðu ve burada konuþmalarýn yapýlýp þiirler okunarak söylevler verildiði bilinmektedir.
Celsus Kitaplýðý
Agora'nýn güney tarafýnda bulunan Celsus Kitaplýðý M.S 135 yýllarýnda Asya konsülü Julius Celsus Halemaeanus adýna oðlu Julius Agiula tarafýndan Romalý mimar Vitruoya'ya yaptýrýlmýþtýr. Dýþtan iki katlý içten 15 metre yüksekliðinde tek bir salondan oluþup, salonu çevreleyen 3 katlý galerilerden duvara serpiþtirilmiþ pencerelerden ýþýk süzülür, arka duvardaki bir kapýdan ise Celsus'un mezarýna geçilir.Kazýlar sýrasýnda Celsus'un burada bulunan heykeli halen Ýstanbul Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir. Roma mimari özelliklerini yansýtan yapýnýn ön cephe dekorasyonu devrin en güzel örnekleri arasýnda yer alýr. Yine ön cephe kolonlarý arasýnda bulunan 4 kadýn heykeli "Akýl, Kader, Ýlim ve Erdem" öðelerini sembolize eder. Bu heykellerin orjinalleri ise bugün Viyana Müzesi'nde bulunmaktadýr. Döneminde dünyanýn sayýlý bilim adamý ve düþünürün yetiþmesine aracý olan Celsus Kitaplýðý'ndaki parþomen rulolarýn nemden etkilenmemesi için iki tarafý tuðladan örülmüþ kapalý raflarda koyduklarý belirlenmiþtir.
Aþk Evi
Mermer Cadde'nin Kuretler Caddesi ile kesiþtiði noktada bulunur. Yol üzerinde kazýlmýþ sol ayak ve bir kadýn baþý görülür. Bu iki görüntü dünyanýn ilk reklam panosu olarak deðerlendirilmekte ve az ileride kadýn bulunabileceðini haber vermektedir. Bu ilginç ev M.S. 1.yüzyýla tarihlenmektedir, ana bir hol ve buraya açýlan birçok odadan oluþmakta, içinde burada çalýþtýðý sayýlan kýzlara ait mozaik portreler yer almaktadýr.
Yamaç Evler
Celsus Kütüphanesi'nden Kuretler Caddesi'ne dönüþte sað tarafta Bülbül Daðý'nýn yamaçlarýnda kentli zenginlerin ikamet ettikleri evlerdir. Yakýn zamanda restore edilerek orjinallerine daha yakýn hale getirilmiþlerdir. Evler geniþ merdivenlerle caddeye dikey olarak açýlmakta, duvarlarýnda fresk mozaiklerle süslü kaplamalar bulunmaktadýr. Efes'te bunlarýn dýþýnda son derece büyük arkeolojik öneme sahip Skolastika Hamamý, Hadriyan Hamamý, Domitian Tapýnaðý, Tirainan Çeþmesi, Devlet Agorasý, Belediye Sarayý, Odeon, Stadyum, Akropol, Bizans Hamamlarý, Çifte Kiliseler (Konsül Kilisesi) , Liman Hamamlarý, Arkadiana (Liman Caddesi) bulunmaktadýr.
Artemis Tapýnaðý
Dünyanýn 7 harikasýndan biri olarak kabul edilen Efes Artemis Tapýnaðý, Selçuk'tan Kuþadasý yoluna giriþte sað tarafta bulunmaktadýr. Efeslilerin ilk yerleþimlerinin burada olduðu, daha sonra depremle yýkýlmasýnýn ardýndan Roma Ýmparatorluðu'nun yardýmý ile yeniden ve daha görkemli olarak inþa edilmiþtir. Tapýnaðýn temel kalýntýlarý durmaktadýr. 127 sütunlu Artemis Tapýnaðý'nýn cephedeki 36 sütunu kabartmalýdýr. Tapýnaðýn uzunluðunun 125 metre, geniþliðinin 60 ve yüksekliðinin ise 25 metre olabileceði tahmin edilmektedir. Tapýnaðýn en eski kalýntýlarýnýn M.Ö. 6.yüzyýla kadar tarihlendiði, ikinci kez yapýlýþýnda ise 105 metre uzunluluk, 55 metre geniþlik, 25 metre yükseklikte inþa edildiði ve 600 metrekarelik alana yayýldýðý bilinmektedir. M.S. 263 yýlýnda Got'lar tarafýndan saldýrýya uðrayan tapýnak yýkýlmýþ ve yaðma edilmiþtir. Bugün ören yerindeki kazýlar halen sürmektedir.
St. Jean Bazilikasý
Bizans Ýmparatoru Justinyen'in MS. 6.YY.'da, Hz. Ýsa'nýn havarilerinden St. Jean adýna yaptýrdýðý Ayasuluk Tepesi'ndeki bazilika 40x110 metre boyutlarýndadýr. Batýdan girilen yapýnýn planý bir haçý andýrýr. St. Jean'ýn mezarý da burada bulunmaktadýr.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Yedi Uyuyanlar
M.S. 5 ve 6. YY'lar dönemlerinde yapýldýðý sanýlan Yedi Uyuyanlar Kilisesi'nin bulunduðu ören yeri dini bir merkez kimliðindedir. Bugünkü kazýlarda ortaya çýkarýlan abidevi yapýnýn 4 katý görülebilmekte ve 7 kat olduðu tahmin edilmektedir. Zeminde bulunan dehlizlerin din eðitimi için kullanýldýðý ve buranýn bir manastýr olduðu izlenimi vermektedir.
Söylentilere göre Hrýstiyanlýðýn din olarak kabulünden önce putperestlerden kaçarak buraya sýðýnan 7 genç uykuya dalar ve 200 yýl sonra uyanýrlar. Uyandýklarýnda Hrýstiyanlýk artýk kabul edilen ve bilinen bir din olmuþtur. 7 gencin öldükten sonra tekrar buraya gömüldüðü ve adlarýna büyük bir yapý inþa edildiði sanýlmaktadýr.
Meryem Ana Evi
Hristiyanlýðýn kutsal anasý Meryem Ana'nýn Evi, Bülbül Daðý üzerinde bulunmaktadýr. 1891 yýlýnda yapýlan kazýlarda ortaya çýkarýlmýþtýr. Hristiyanlar tarafýndan "Panaya Kapulu" olarak da adlandýrýlan kutsal yerin MS. 4. YY'da inþa edildiði tahmin edilmektedir. Meryem Ana'nýn Mezarý da Panayýr Daðý'nýn kuzeydoðu eteðindedir. Yýllar boyu her 15 Aðustos'da Meryem Ana Evi'nin bulunduðu Panaya Kapulu'da dinsel törenler düzenlenmiþtir. 1957 yýlýnda Papalýk da burasýnýn Meryem Ana'nýn Evi olduðunu onaylamýþ ve Hristiyanlýk için "Hac Yeri" ilan etmiþtir.
Hz. Ýsa, çarmýha geriliþinden kýsa bir süre önce annesini, arkadaþý ve havarisi olan St. Jean'a teslim etmiþtir. St. Jean da, Hz. Ýsa'nýn çarmýha geriliþinden sonra Meryem Ana'nýn Kudüs'te kalýþýný sakýncalý bularak, onu yanýna alýp kaçýrmýþ ve Bülbül Daðý'na getirmiþtir. Kutsal bakire, ST. Jean tarafýndan gizlendiði Bülbül Daðý'nda 101 yaþýna kadar yaþamýný sürdürmüþtür. Hrýstiyanlýðýn kabulünden sonra Bülbül Daðý'nda 'Hac' þeklinde bir kilise inþa edilmiþtir. St. Jean Efes'te yaþamýþ ve söylentiye göre Ýncil'i burada yazmýþ ve burada ölmüþtür.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Ýsa Bey Camii
Selçuklu dönemi yapýlarýndan Ýsa Bey Camii 1375 yýlýnda inþa edilmiþtir. Mimarý Dimaaþklýoðlu Ali'dir. Beylikler dönemi ile Osmanlý mimarisine geçiþ aþamasýnýn en tipik örneklerinden biridir. Sunaklý bir avlusu bulunan caminin mermer levhalarla kaplý batý cephesi, zengin bir dekorasyon örneðidir. Sanat tarihçilerinin önem verdikleri Ýsa Bey Camii, içerisinde yer aldýðý zengin tarihi ve arkeolojik eserler arasýnda kendisine özgü mimarisi ile bir yer edinmek amacýyla St. Jean Kilisesi'nden tek bir taþ dahi alýnmadan inþa edilmiþtir ve neredeyse bu kilise ile boy ölçüþebilecek konumdadýr. Ayrýca Türk mimarisinde ilk defa, 'ikinci cemaat yerine' sahip olmasýyla ayrý bir önem taþýr.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Erythrai (Çeþme)
Çeþme'nin 15 kilometre kuzeyinde Ildýr Köyü'nde bulunan Eriythrai (Ildýr), 12 kentten oluþan Ýon birliði kentlerinden biridir. MÖ. 6.yy'da oldukça önemli bir yerleþim merkezi durumunda olan Erythrai'nin Mýsýr, Kýbrýs ve batý ülkeleri ile iliþkiler kurduðu ve ticaretini geliþtirdiði bilinmektedir. Þehrin ortasýndaki yüksek tepede bugün kalýntýlarý görülen bir Akropol bulunur. Burada yapýlan kazýlarda Athena Pallas Tapýnaðý'na adak olarak sunulmuþ heykelcikler de bulunmuþtur. Buluntular içinde en önemlisi Arkaik devrinden kalma bir kadýn heykelidir ve halen Ýzmir Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir. Kenti karadan çeviren surlar iyi korunmuþtur. Ýon, Hellen ve Roma dönemine ait kalýntýlar olan Erythrai'de Devlet Agorasý ve kutsal alan Herakleion henüz kazýlmamýþtýr.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Teos
Ýzmir'in Seferihisar Ýlçesi'ne 5 kilometre uzaklýktaki Sýðacýk Köyü'nün bir kilometre güneyinde deniz kenarýnda bulunan Teos'un M.Ö. 1000 yýllarýnda Ýon kolonisi olarak kurulmuþtur. Kurucusu Dioysos'un oðlu Athames olarak bilinir. Teos önce Pers yönetiminde kalmýþ, sonra Lidyalýlarýn, ardýndan yine Pers yönetimine geçmiþtir. Ýonlarla birlikte Teos baðýmsýzlýðýný kazanmýþ ve mimari alan ile ticarette önemli bir yer haline gelmiþtir. Kentinin en önemlileri olan Teos'te Hellenistik ve Roma dönemi kalýntýlarý bulunmaktadýr. Ziyarete açýk olan Teos'ta en önemli antik eser olarak bilinen, antik dünyanýn en büyük Dionysos Tapýnaðýdýr. Diðer önemli kalýntýlar ise Agora, tiyatro, odeon, surlar ve liman kalýntýlarýdýr.
Tarihi ve doðal çevre zenginliði Teos'un deðerini artýrmaktadýr. Teos'a giderken içinden geçeceðiniz Sýðacýk'ta bulunan 16.yy'da Osmanlý Kalesi'ni de görebilirsiniz. Ayrýca doðal bir liman görünümündeki Sýðacýk Körfezi'nde günbatýmýnýn enfes güzelliðini yaþayabilirsiniz.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Klazomenai - (Limantepe)- Urla
Ýzmir'in 38 kilometre batýsýndaki Urla ilçesinde bulunan Klazommenai de bir Ýon kentidir. Yerleþim tarihi Ý.Ö. 4000 yýllarýna kadar uzanmaktadýr. Kenti karadan çeviren surlarý iyi korunan Klazomenai (Limantepe) de bir Ýon kentidir. Ý.Ö. 2000'lerde önemli bir seramik merkezi konumundadýr. Eþit parsellerden oluþan Hippodamik plana göre kurulmuþtur. Dünyanýn en eski limanlarýndan biri olarak bilinir. Kazý çalýþmalarý halen süren antik kent ziyarete açýktýr. Urla'da ayrýca Osmanlý dönemine ait çok sayýda tarihi cami ve çeþme de vardýr. Ýlçe bozulmamýþ evleri ile adeta doðal bir müze görünümündedir.
Metropolis (Torbalý)
Torbalý'nýn Yeniköy ve Özbey köyleri arasýnda, ovaya hakim bir tepede kuruludur. Ephesos (Selçuk), Smyrna (Ýzmir), Kolophon (Deðirmendere) ve Notion (Ahmetbeyli) antik kentleri arasýnda kalan bu bölgede ilk kentsel yerleþimin M.Ö. 3.yy'da Seleukos Krallýðý zamanýnda çevredeki höyüklerin ve Makedonyalý muhariplerin katýlmasýyla kurulmuþtur. Ana Tanrýça'ya izafeten "Ana Tanrýça Kenti" anlamýndaki Metropolis adý verilmiþtir. Smiyrna - Efes yolu üzerindedir. Hellenistik dönemde altýn çaðýný yaþamýþ, Roma döneminde Ýmparator Augustus onuruna sunaklar dikilmiþ, Bizans döneminde piskoposluk merkezi olmuþtur. 7-8 yýldýr sürdürülen kazýlarla kentin kuruluþ tarihçesine iliþkin önemli bulgular elde edilmiþ, Bizans ve helenistik yapý kalýntýlarýnýn altýnda Geometrik ve Arkaik Çað'a ait malzeme ile birlikte, M.Ö. 3 bine, yani Erken Bronz Çaðý'na kadar inen, tarih öncesine ait seramik kap parçalarý, taþ baltalar ve obsidyen parçalarý bulunmuþtur.
Kale surlarý halen ayaktadýr. Akropolda Ares Tapýnaðý, yamaçlarda stoa ve tiyatro gibi anýtsal kamu yapýlarý vardýr. Tiyatrosunun sahne binasý, orkestra döþemesi ve oturma sýralarýnýn bazý bölümleri ile soylu koltuklarý ve sunaklar, yapýlan kazýlarla ortaya çýkarýlmýþtýr. Stoa da kazýlarla ortaya çýkarýlmýþ ve M.Ö. 3. yy'ýn ilk yarýsýnda ve hayýrseverlerin yardýmlarýyla inþa edildiði anlaþýlmýþtýr. Akropol'deki surlar yaklaþýk 16 binmetrekrelik alaný çevirmekte ve Helenistik mimarinin en baþarýlý örneði olarak kabul edilmektedir. Tarým, hayvancýlýk ve mermerciliðin yanýsýra, ortaya çýkarýlan cam atölyesi ile burada üretilen cam eþya parçalarý, sanayiinin de geliþtiðini gösteriyor.
Metropolis'in çevresi de Helinistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait antik yapýlarla doludur. Buralarý, Araplýtepe, Tepeköy, Sinektepe, ve Aslanlar Höyükleridir.Kazýlarda da bu dönemlere ait çok sayýda seramik, küpe, sikke, bronz eser, cam, toprak ve seramik eþya bulunmuþtur. Kente adýný veren Ana Tanrýça'ya ait kült maðarasý üzerine yapýlan araþtýrmalar ve Metropolis'teki kazý çalýþmalarý halen devam etmektedir. Maðarada elde edilen buluntular ve fal listeleri, Ana Tanrýça maðarasýnýn 'bilicilikte' kullanýldýðýný ortaya koymaktadýr.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Claros
Kesin kuruluþ tarihi bilinmemekle birlikte M.Ö. 7-6. YY'larda Kolophon kenti tarafýndan baþ tanrý Apollo adýna tapýnak alaný olarak inþa edildiði sanýlmaktadýr. Dor üslubu ile yapýlmýþ olan Apollo Tapýnaðý, gizli güçlere sahip kahinleri ile dünyaca ünlü idi. Ýon, Roma ve Bizans dönemlerine ait kalýntýlar vardýr. Claros, baðýmsýz bir kent olmamýþ, Kolophon'a baðlý olarak geliþmiþtir. MÖ. 2. YY'da yapýldýðý sanýlan Popylea'da, Apollo Tapýnaðý'na giden iki taraflý sütunlar ve heykellerle dolu kutsal bir yol bulunur. Propylea'da, kahine danýþmaya gidenlerin yazdýklarý kitabeler bulunmuþtur.
Cella'nýn üstündeki Apolla heykeli 7.5 metre yüksekliðindedir. Tapýnaðýn önünde 2.5 metre mesafede anýtsal bir altar bulunmaktadýr. Kazý çalýþmalarý süren ören yeri ziyarete açýktýr.
Kolohphon (Menderes - Deðirmendere)
Adýný, Kolophon Daðý'ndan alan Deðirmendere'nin doðusundaki kent, deniz kenarýnda kurulmayan tek Ýon kentidir. Limaný Notion ve tapýnak kenti Claros ile güçlü bir birlik oluþturmuþtur. Lidya, Pers, Seleckos ve Bergama dönemlerini yaþamýþ kentte çok az kalýntý bulunmaktadýr. Kent, büyük Ýon göçleri sýrasýnda Girit ve Miken etkisinde kalmýþtýr. 1886 yýlýnda bulunan kent kalýntýlarý alanýnda, ilk kazý çalýþmasý 1922'de yapýlmýþtýr. Aþaðý þehir; güney tarafta bulunan Akropol kenarýnda uzanmakta ve M.Ö. 4.YY'da yapýlmýþ olan duvarlarla korunmaktadýr. Ýlk kent Akropol'ün bulunduðu 800 metre yüksekliðindeki tepenin güneybatýsýnda yer alýr. Akropol'ün kuzey yamacýnda, eski binalarýn izleri görünür. Bunlardan en iyi þekilde günümüze ulaþaný M.Ö. 4. YY'a tarihlenen Stoa'dýr. Daha batýda ise hamamlarýn yeraldýðý kalýntýlar vardýr.
Notion (Menderes - Ahmetbeyli)
Kolophon'un liman kenti olan Notion, Claros'a 2 kilometre uzaklýktadýr. Kalýntýlarý günümüze saðlam olarak ulaþmamasýna raðmen Hellenistik döneme ait 4 kilometreye yaklaþan kent duvarlarý dikkate deðer noktalarýdýr. Kolophon ve Claros'a yakýn olmasý, Sisam Adasý, Kuþadasý ve Efes'e hakim manzarasý ile gezilmeye deðerdir. Ahmetbeyli'nin güneyinde bulunan Notion'da Athena Tapýnaðý, Bouleterion, surlar ve tiyatro bulunmaktadýr.
Pitane - Çandarlý
Ege yöresinin en eski yerleþimlerinden biridir.
Bir Hitit yerleþimi olduðu tahmin edilmektedir. M.Ö. 2000 yýllarýna kadar tarihlenen buluntular ele geçirilmiþtir. Buluntular arasýnda Truva-Yortan uygarlýk dönemlerine ait seramik eserler önemlidir. Ýon ve doðu stili vazolar, heykeller ve ilk çaða ait taþ baltalar ile keramik parçalarý bulunmuþtur. Çok az kalýntý günümüze ulaþmýþtýr. 13 - 14. YY'da Cenevizlilerden kalan kale restore edilerek korunmuþtur.
Myrina - Aliaða
Aliaða'nýn batýsýnda Kocaçay aðzýndadýr. Aiol kentlerinden biridir. Hellen ve roma dönemi kalýntýlarý bulunmuþtur. 5000'e yakýn mezar açýlmýþ, 1881'de ilk Nekropol'de ele geçen toprak heykelcikler (Myrina Fifürenleri) önemli buluntulardýr.
Kyme (Nemrut) - Aliaða
Aliaða'nýn kuzeyinde Çýfýtkale mevkiinde bulunan Kyme (Nemrut), Aiol kentleri arasýnda en büyüðüdür. Hellenistik dönemde güçlü bir liman ve ticaret kenti, Hýristiyanlýk döneminde ise piskopos merkezi olmuþtur. Kazý çalýþmalarý halen devam etmektedir. Kyme ve Myrina'daki kazýlarda elde edilen bazý eserler Ýstanbul Arkeoloji Müzesi ile Fransa'daki Louvre Müzesi'nde sergilenmektedir.
Aigai
Aliaða'nýn Hacýömerli Köyü Nemrut Daðý (Gündaðý) üzerinde bulunan bir Aiol kentidir. Bergamalýlarýn kurduðu bir kent iken, MS. 17 yýlýnda meydana gelen depremde yýkýlmýþ, Roma Ýmparatoru Tiberius tarafýndan yeniden kurulmuþtur. Hellenistik dönemde Bergama Krallýðý'nýn önemli bir kenti haline gelmiþtir. Kazý yapýlmamýþtýr. Doðal koþullarý yüzünden kazý yapýlmasý oldukça zor bir yerleþim birimidir.
Larissa - Menemen
Larissa'nýnz Cilalý Taþ Devri'nden kaldýðý sanýlmaktadýr. Menemen'in Buruncuk Köyü bitiþiðinde bulunan Larissa'nýn, M.Ö. 7. YY'a ait ve 12 Ýon kentinden biri olduðu tahmin edilmektedir. Lydia ve Pers dönemlerini yaþayan kent, "Peleponnes Savaþlarý" sýrasýnda tümüyle yýkýlmýþ, daha sonra yeniden inþa edilen kent, Galatlar tarafýndan yaðmalanmýþtýr. 1902'den beri sürdürülen kazýlarda surlarla çevrili Yunan öncesinden kalma kent kalýntýsý ortaya çýkarýlmýþtýr. M.Ö. 700 yýllarýndan kalma Akropolis'ten günümüze yalnýca kent surlarý gelebilmiþtir. M.Ö. 6. YY'dan kalma dinsel yapýlarýn tümü ortaya çýkarýlmýþtýr. Bulunan 3 saray kalýntýsýnda ise doðu etkinliði belirgindir. Kazýlar sýrasýnda ortaya çýkarýlan toprak yapýtlarýn bir bölümü "Stockholm Müzesi"ne götürülmüþtür. Arkaik dönem buluntular Ýzmir Müzesi'nde, bir kýsým piþmiþ toprak ve keramik buluntular ise Ýstanbul Arkeoloji Müzesi'ndedir.
Temnos - Neonnikos - Nionithon
Görece Köyü yakýnlarýndadýr. 12 Aiol kentinden biridir. M.Ö. YY'ýn yarýsýnda Lisimaches ya da Philaires baþkanlýðýnda Bergama ile bir anlaþma yaptý. 1. Attalos zamanýnda Bergama Krallýðý'na katýldý. Roma Ýmparatoru Tiberus devrinde Temnos, büyük bir deprem geçirdi. M.S. 17.YY'da Temnos sikkeleri Ýmparator Gallienus çaðýna kadar basýlmýþtýr. Sikkelerin basýlmasýna karþýn kent önemini yitirmiþtir. Bu tarihten itibaren þehrin adýna rastlanmamýþtýr. Kentin en önemli kutsal alaný Pinseos 2 tarafýndan yakýlýp yýkýlan Apollon, Kynnessa'ta ait Temonos idi.
Panaztepe
Menemen'in Kesik Köyü'ndedir. Ý.Ö. 2000'lere ait mezar kalýntýlarý ve Miken uygarlýðýna ait kent kalýntýlarý, Arkaik ve hellen dönemine ait yapý kalýntýlarý ile Roma ve Ýslami döneme ait mezarlýklar bulunmaktadýr. 12 Ýon kentinden biridir.
Gryneia
Aliaða'nýn güneyinde Çýfýtkale mevkiindedir. Myrina'nýn kuzeyinde ve deniz kýyýsýnda 12 Ýon kentinden biridir. Henüz kazý yapýlmamýþtýr.
Phokaia (Foça)
Homeros destanýnda adý geçen mitolojik bir kenttir. 12 Ýon kenti arasýnda denizcilikte geliþmiþ bir liman kenti olan Phokaia'nin sembolleri "Horoz" ve "Fok Balýðý"dýr. Yunanistan'daki Dor istilasýndan kaçarak Ege sahillerine gelen Ýonlarýn kurduðu önemli merkez, liman ve deniz gücüne sahip bir kenttir. Korsika, Alain, Pastum yanýndaki Velia, Marsilya ve Ýspanya kýyýlarýnda koloniler kurmuþtur. M.Ö. 546 yýllarýnda Pers egemenliðine, Büyük Ýskender zamanýnda da Levkos'larýn topraklarýna katýlmýþtýr.
12. ve 13. yy'larda Cenevizliler'in eline geçmiþtir. 1455 yýlýnda Fatih Sultan Mehmet zamanýnda Osmanlý egemenliðine girmiþtir.
Foça'nýn görülmeye deðer yer ve eserli, Homeros destanýnda da yer alan; günümüzde de Fok balýklarýnýn barýndýklarý Siren Kayalýklarý, Roma Ýmparatoru Michel Peleok tarafýndan 1275 yýlýnda Cenevizlilere verilen ve onlar tarafýndan onarýlan Beþ Kapýlar Kalesi, 1678 yýlýnda boðaz kesen olarak inþa edilen Dýþ Kale, Foça'ya 10 kilometre uzaklýktaki Taþ Ev. Candede Tepesi'nin eteðindeki kaya mezar tipinde olan Þeytan Hamamý (Loutros) 1455 yýlýnda ilçenin fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafýndan yaptýrýlan klasik Osmanlý mimarisi tarzýndaki Fatih Camii ve Kayalar Camii'dir.Foça, tarihi doðal ve kentsel sitin bir arada olduðu ender yerleþim birimlerimizden biridir. Bu nedenle de Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiþtir.
Nymphaion (Kemalpaþa)
Yerleþim tarihi Ý.Ö. 1300'lere uzanan kentin Bizans döneminden kalan kale ve saray kalýntýlarý ayaktadýr. Kent giriþinde saray kalýntýsý (Kýz Kulesi) ve kent kapýsý bulunmaktadýr.
Hitit Kabartmalarý (Kemalpaþa)
Kemalpaþa'nýn Karabel Geçidi'ndedir. Torbalý yolu üzerinde (8km) bir Hitit askeri kabartmasý olan Luwi savaþçý kabartmasý bulunmaktadýr. Arkeolojik deðeri yüksek olan bu kabartma, Ege Bölgesi'nde Hititlerden kalma tek örnek olarak bilinmektedir.
Allianoi
Allianoi Saðlýk Merkezi, Hellenistik Çað sonrasýnda sýcak su nedeniyle Bergama'nýn 18 km kuzeydoðusu'nda kurulmuþtur. Yortanlý Barajý yataðýnda bulunan antik merkezde sürdürülen kazý çalýþmalarý ile arkeolojik eserler kurtarýlmaya çalýþýlmaktadýr. Ege Havzasý'ndaki sayýlý saðlýk merkezlerinden biri olarak kabul edilen Allianoi de hydroterapi yapýldýðý düþünülüyor. Ý.Ö. 2.yy'da küçük bir saðlýk merkezi, belki de bir kült olarak kullanýlan Allianoi, Ý.S. 2. yy'da Roma Ýmparatoru Hadrianus ile birlikte görkemli bir yerleþim ve saðlýk merkezi haline gelmiþtir. Ý.S. 11. yy'a kadar aralýksýz olarak kullanýlmýþtýr. Burada Roma köprüsü ve hamamý halen ayaktadýr. Bugün yapýlmakta olan kazýlarda, bölgeden geçmekte olan asfalt yolun 8 metre altýndan 1800 yýllýk güzellik uykusundan uyandýrýlan Venüs (Nymphe) heykeli çýkarýlmýþtýr. Kazýlarda ayrýca Geç Antik Çað mutfaðýný yansýtan maþrapa, tartýlar, tencere ve tava, aðýrlýk birimleri, Antik Grek ve Roma dünyasýnda hekimliðin ve týp biliminin Saðlýk Tanrýsý Asklepios büstü, Roma Hamamý'nýn mozaikleri, vazolar, bir alt geçit, ve antik merkezin bir bölümü günyüzüne çýkarýlmýþtýr. Ýzmir ve çevresinde bunlarýn dýþýnda daha baþka antik
yerleþim yerleri de vardýr. Henüz kazý yapýlmayan bu yerler Bergama Kozak Yaylasý'ndaki Perpene, Dikile'deki Atterneus, Gümüldür Ürkmez'deki Lebedos ve Ödemiþ yakýnlarýndaki Hypaia'dýr.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Yahþelliçamlýðý
Menemen Çamlýðý veya halk arasýnda Emiralem olarak da adlandýrýlýr. 4 hektarlýk kýzýlçam ormaný içinde kurulu piknik yeri, Menemen, Manisa karayolunun 3. Kilometresindedir ve Ýzmir'e 30 kilometre uzaklýktadýr.
Çeþme, WC ve piknik üniteleri mevcuttur. Menemen-Manisa minibüsleri ile gidilebilir.
Efeoðlu
Ýzmir - Aydýn karayolunun 22. kilometresindeki tesisler Yeþilköy mevkiindedir. Günlük ihtiyaçlarýn karþýlanabileceði ünitelerin bulunduðu piknik yeri, 24 hektarlýk alana yayýlýr ve günlük 3000 kiþilik kapasiteye sahiptir. Ulaþým için Ýzmir - Torbalý minibüsleri kullanýlabilir.
Plajlar
Çeþme - Ilýca - Þifne
Pamfilya, Karia ve Likyalýlar tarafýndan yapýldýðý bilinen ve Türkiye'nin baþlýca turizm merkezlerinden biri olarak uluslararasý üne de sahip bulunan Çeþme Ýlçesi, plajlarýnýn yaný sýra Þifne'deki þifalý kaplýcalarý ile de bir cazibe merkezidir.
Ýnce ve bembeyaz kumlarý ile Ilýca Plajý'nýn ünü ülkemiz sýnýrlarýný aþmýþtýr. Þifne bölgesinde termal sular denizin içinden çýkmakta, ýlýcalarda bulunan çamur, güzellik iksiri olarak kullanýlmaktadýr. Bölge, iç ve dýþ turizme hitap eden her türlü konfora sahip otel, motel ve pansiyonlarla donanmýþtýr. Ayrýca Aya Yorgi Koyu, Pýrlanta, Paþa Limaný, Tur Site, Çiftlik gibi adlarla bilinen 20 dolayýnda koyla çevrili bulunan Çeþme, balýðý ile ünlü Dalyan gibi doða harikasýna, özellikle yaz aylarýnda son derece renkli bir eðlence yaþamýna da sahiptir.
Çeþme Kalesi ve burada bulunan müze ise tarih meraklýlarý için bulunmaz bir nimettir. Kaledeki müzede bir sualtý arkeoloji müzesi oluþturulmasý çalýþmalarý da sürdürülmektedir. Tamamlandýðýnda yörede yapýlan araþtýrmalarda elde edilen tarihi eserler bu müzede sergilenecektir.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Çeþmealtý
Konak'tan 36 kilometre uzaklýktaki Çeþmealtý, plajlarýnýn yaný sýra, Ýçmeler mevkiinde bulunan kaplýcalarý ile ünlüdür. Yaz sezonunda nüfusu birkaç kat artan Çeþmealtý'nýn Ýçmeler sahillerinden sonra ise Kýyý Bandý Karaburun'a kadar devam eder. Yolunuzun üzerindeki Urla'nýn Kokar Koyu da bakir doðasý ile tatilcileri çeker.
Balýklýova - Mordoðan - Karaburun
Urla Yarýmadasý'nýn kuzeyinde kurulu Karaburun'da çeþitli dönemlerde yapýlan kazýlarda ilçenin M.Ö. 3000 yýllarýnda Hititler tarafýndan kurulduðu anlaþýlmýþtýr. Urla'yý geçtikten sonra Teknoloji Enstitüsü önündeki kavþaktan saða dönen kývrýmlý yola sapýldýðýnda ilk ulaþýlan yerleþim yeri Balýklýova'dýr. Buradan sonra girintili çýkýntýlý sahil bandý, Mordoðan'ý takiben Karaburun'a kadar uzanýr. Bakir bir doðaya sahip Karaburun ve Mordoðan yöresi turistik alt yapý bakýmýndan henüz geliþmemiþ olmakla birlikte, sakin ve doða ile baþbaþa bir tatil yapmak isteyenler için idealdir. Yörede ayrýca Ege'nin en leziz balýklarý da avlanmaktadýr.
Akkum
Seferihisar Ýlçesi'ne 5 kilometre mesafede ve Sýðacýk bölgesinde bulunan Akkum Plajlarý, berrak denizi, pýrýl pýrýl kumlarý ve sörf yapmaya uygun denizi ile ünlüdür. Dionysos Tapýnaðý, Athena Kutsal Alaný ve benzeri antik yapýlarýn bulunduðu akeolojik özelliði bulunan antik Teos'a da bir kilometrelik bir yürüyüþ ile ulaþýlabilir. Akkum plajlarýna günübirlik gidilebileceði gibi, buradaki turistik tesislerde de konaklanabilir. Sýðacýk Limaný akþam günbatýmlarýnda eþsiz bir görünüme bürünürken, buradaki restoran ve barlarda hem eðlenebilir, hem de en taze deniz ürünlerinin tadýna bakabilirsiniz.
Çandarlý
Ýzmir'e 84 kilometre uzaklýkta bulunan ve bir yarýmada þeklinde 3 taraftan denizle çevrilmiþ olan Çandarlý, balýðý, koylarý ve Osmanlý döneminden kalma kalesi ile ünlüdür. Kale'de kullanýlan taþlarýn çoðu antik çaðlarýn izlerini taþýr. Çandarlý zaten ilk Hitit yerleþimlerinden biridir ve 'Pitane' olarak da adlandýrýlmaktadýr. Sakin ve rahat bir tatil-dinlenme yeridir.
Dikili
Ýzmir'e 120 kilometre uzaklýktaki Dikili'nin M.Ö. 5000-4000 yýllarýna kadar uzanan bir geçmiþi vardýr. Yörede yapýlan arkeolojik kazýlarda bölgede Akalarýn yaþadýðý ve kente Aternagus adýný verdikleri ortaya çýkmýþtýr. Ilýcalarý ile de ünlü (Nebiler, Bademli ve Kocaoba) ilçenin upuzun plajlarý vardýr. Merkezdeki plaj boyunca uzanan sahilin birçok yerinde rahatlýkla denize girilebilir. Tatil siteleri ile dolu olan bölgede konaklama yerlerinin fiyatlarý da son derece uygundur
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Foça
Menemen'i geçtikten kýsa bir süre sonra Ýzmir - Çanakkale karayolundan sola saparak gidilen Foça Ýlçesi, dünyada nesli tükenmekte olan Akdeniz Foklarý, bu canlýlarýn yaþadýðý Siren Kayalýklarý, barbun ve çipurasý ile ünlüdür. Foça ile Yeni Foça arasý birbirinden güzel ve çam aðaçlarý ile kucaklaþan koylarla bezenmiþtir. Foça ayrýca kalesi, tarihi eserleri, muhteþem doðasý ile turistleri çekmektedir. Yeni Foça'da da plajlar ve konaklama yerleri bulunmaktadýr. Menemen'i geçtikten kýsa bir süre sonra Ýzmir - Çanakkale karayolundan sola saparak gidilen Foça Ýlçesi, dünyada nesli tükenmekte olan Akdeniz Foklarý, bu canlýlarýn yaþadýðý Siren Kayalýklarý, barbun ve çipurasý ile ünlüdür. Foça ile Yeni Foça arasý birbirinden güzel ve çam aðaçlarý ile kucaklaþan koylarla bezenmiþtir. Foça ayrýca kalesi, tarihi eserleri, muhteþem doðasý ile turistleri çekmektedir. Yeni Foça'da da plajlar ve konaklama yerleri bulunmaktadýr.
Pamucak Plajlarý
Antik tiyatrosu, Celsius Kütüphanesi ve çaðlar öncesinin en önemli kentlerinden biri olan Efes'ten Kuþadasý istikametine 8 kilometre mesafede bulunan Pamucak, uçsuz bucaksýz plajlarý ve kumu ile ünlüdür. Pamucak Plajý, bakir görüntüsü ile turistleri çekmektedir. Pamucak sahili "Turizm Merkezi" olarak ilan edilmiþtir ve birbirinden güzel tesisler bulunmaktadýr.
Klizman - Urla
Plajlarýn yanýsýra çok gezi ve piknik yeri olarak da kullanýlabilen Urla Klizman sahillerine, özellikle yaz aylarýnda Ýzmirliler yoðun ilgi gösterir. Urla Klizman sahilleri, deniz, kum ve aðaç üçlüsünün bulunduðu çok sayýda koya sahiptir.
Yassýca Ada
Urla açýklarýnda bulunan Yassýca Ada Ýzmir Büyükþehir Belediyesi'nin yaptýðý tesis ve düzenlemelerle Ýzmirliler'in gözde tatil yerlerinden biri haline geldi. Yaz aylarýnda Ýzdeniz'in düzenlediði günü birlik vapur seferleri ile ulaþýmýn saðlandýðý Yassýcaada, temiz mavi denizi ve sessiz ortamý ile büyük ilgi görmektedir.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Özdere - Gümüldür
Özdere (Kesre), Ýyon Uygarlýðý'nýn Efes'ten baþlayan Teos'a kadar uzanan Ege Sahil çizgisi üzerinde yer almaktadýr. Þimdiki adý Özdere olan beldenin tarihe uzantýsý Kesre ismi ile baþlar. Cumhuriyetin ilaný ile birlikte Özdere ismini alýr. Geniþ sahili ve alternatifli tesislerile Özdere Ýzmir'in önemli tatil beldelerinden biridir.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Kaplýcalar
Balçova Kaplýcalarý -Agamemnon
Adýný, Troya kentine saldýran Mykene Kralý Agamemnon'dan alan Balçova Kaplýlacalarý (Agamemnon), Homeros'un destanlarýnda ve ve coðrafyacý Strabon'un eserlerinde yer verildiði gibi antik dönemlerden bugüne uzanan yüzyýllar boyunca þifa merkezi olarak kullanýlmaktadýr. Büyük Ýskender'in ordularýndan bir grubun yaralarýnýn tedavi edildiði kaplýcalar bölgesinde antik kalýntýlara rastlanmamakla birlikte, tarihi kaynaklardan bilgi edinilmektedir. 1763 yýlýnda Elfont Mil isimli bir Fransýz tarafýndan yeniden ortaya çýkarýlan Agamemnon Kaplýcalarý, yeniden inþa edilmiþ, daha sonraki dönemlerde konaklama üniteleri ve çeþitli tesisler ilave edilerek günümüze kadar gelmiþtir. Kaplýcalarda sýcak su, çamur banyosu ve içme suyu bulunmaktadýr. Modern týbbýn imkanlarýndan da yararlanýlarak tedavi yöntemleri uygulanan kaplýcalara, gerek yurt içinden, gerekse de yurt dýþýndan, özellikle de Norveç'ten büyük ilgi gösterilmektedir. Su sýcaklýðý 63 dereceyi bulan kaplýcalarda 3.3 oran deðerinde radyoaktivite bulunmakta ve þifalý su sodyum bikarbonat ile klorür içermektedir. Agamemnon Kaplýcalarý daha çok üst solunum yollarýnýn kronik iltihaplarý, nefritler, bazý iltihaplar, romatizma sendromlarý, ****bolizma bozukluklarý ve deri hastalýklarýnýn tedavisinde yararlý olmaktadýr.
Çeþme Ilýcasý
Su sýcaklýðý 58 derece dolayýnda olan ýlýca Ýzmir Çeþme yolu üzerinde ve Çeþme'ye 5 km mesafede deniz kýyýsýnda bulunmaktadýr. Ilýca ile plajýn ayný yerde bulunduðu dünyanýn en ilginç ve zor bulunur ender ýlýcalarýndan biridir. Sodyum klorür, potasyum klorür ve
magnezyum klorür ihtiva eden sularý; romatizmanýn kronik her þekli, gut, þiþmanlýk gibi ****bolizma bozukluklarý ile raþitizm, kadýn hastalýklarý, cilt hastalýklarý, karaciðer ve idrar yollarýnýn aðrýlý hastalýklarýnýn tedavisinde yararlýdýr.
Þifne Kaplýcasý
Çeþme Ilýcasý'nýn kuzey doðusunda Þifne Körfezi'ndedir. Konaklama, yeme içme tesisleri ile büyük bir havuzu ve sýra banyolarý bulunan Þifne kaplýcasýnýn su sýcaklýðý 38 derece dolayýndadýr ve 5.3 eman radyoaktivite içerir. Sodyum klorür ve kalsiyum içeren kaplýca suyunun romatizma, raþitizm, kadýn ve idraryolu rahatsýzlýklarýile mide - baðýrsak rahatsýzlýklarý, egzamave kan çýbaný gibi cilt hastalýklarýna karþý da yararlý olduðu bilinmektedir.
Malkoç Ýçmeleri - Çeþme
Sularý karbondioksit ve sodyum klorür içeren ve "Ýçmeler" diye anýlan bölgede yer alan Malkoç Ýçmeleri Ýzmir - Çeþme karayolunun 41.kilometresindedir. Kamping ve konaklama tesisleri mevcuttur. Deniz kenarýndaki ýlýcanýn mide ve baðýrsak rahatsýzlýklarý tedavisinde yararlý olduðu bilinmektedir.
Gülbahçe Ilýcasý
Gülbahçe Körfezi'nin deniz kenarýnda bulunan ýlýcada bir de hamam mevcuttur. Su sýcaklýðý 17 derece olan ýlýca, romatizma ve cilt hastalýklarý tedavisinde kullanýlmaktadýr. Urla ilçe merkezine 15 kilometre uzaklýktadýr
Mahmudiye Ilýcasý - Bergama
Radyoaktivite oraný yüksek, sodyum açýsýndan zengin olacak Mahmudiye Ilýcasý'nýn su sýcaklýðý 26 derecedir. Kalsiyum içermemesi nedeniyle yöre halký tarafýndan çamaþýr suyu olarak da kullanýlan kaplýca suyunun daha çok cilt hastalýklarýna iyi geldiði bilinmektedir.
Paþa Ilýcasý
Bergama'nýn 15 kilometre kuzeyindeki Paþa Köyü'nde bulunan ýlýcanýn su sýcaklýðý düþük, madensel tuzlar yönünden fakirdir. Banyo suyu olarak ve kronik romatizma, gýda ****bolizmasý bozukluklarý, yaþlýlýktan ileri gelen düþkünlük,halsizlik, böbrek ve
kadýn hastalýklarýnýn tedavisinde yararlanýlmaktadýr. Ayrýca açýk yaralar pansuman yapýldýðýnda yumuþatýcý etkisi görülmektedir.
Geyiklidað Ilýcasý
Ýlçe merkezine 4 kilometre uzaklýkta bulunan Geyiklidað Ilýcasý'nýn Bergama Kralý Eumenes döneminde kurulduðu ve "Eskülap Banyolarý" adýyla yüzyýllarca ününü sürdürdüðü biliniyor. 'Güzellik Ilýcasý olarak da bilinen ýlýca kubbeli ve iki mermer havuzlu kaplýcaya sahiptir. Aðaçlýk alandaki kaplýca bitiþiðinde Bergama Belediyesi'ne ait bir otel ve bungolovlar bulunmaktadýr. Sýcaklýðý 35 derece dolayýnda olan su sodyum bi karbonat ve sülfat içermektedir. Romatizma, nefralji, kalp hastalýklarý, nevresteni cilt hastalýklarý ve dimað yorgunluklarýna iyi gelmektedir. Kaplýcalarýn yaðlý ve seboraik deriler üzerinde güzelleþtirici bir etkiye sahip olduðu kanýsý hakimdir. Bu nedenle Kleopatra'nýn Bergama'yý ziyaret ettiði ve Geyiklidað Ilýcasý'nda yýkayýp güzelleþtiði rivayet edilir. Kaplýca suyundan 1.5 eman deðerinde oldukça yüksek oranda radyoaktivite bulunmaktadýr.
Bayýndýr Ilýcalarý
Bayýndýr'ýn Kuzey Doðusu'nda Turgutlu yolu üzerinde 8 kilometre uzaklýktaki Ergendi Ilýcasý ve Dereceköy Kaplýcasý'ndan oluþmaktadýr. Birbirine 15 dakika uzaklýkta bulunan kaplýcalardaki su sýcaklýðý 40 derece dolayýndadýr ve kükürt ile sodyum, bikarbonat içermektedir. Daha çok romatizma ve deri hastalýklarýnýn tedavisinde baþarýlý olduðu bilinmektedir.
Haydar Ilýcasý
Bergama'nýn kuzeyinde Kozak Bucaðý'na baðlý Ilýca Köyündedir. Ilýcanýn sýcak ve kükürtlü sularýndan cilt hastalýklarýnda ve hareket sistemin aðrýlý hastalýklarýnýn tedavisinde yararlanýlmaktadýr. Roma döneminden kalma bir hamam kalýntýsýndan baþka herhangi bir tesis bulunmamaktadýr.
Dereköy Ilýcasý
Bergama'nýn Altýnova Bucaðý'nýn 15 kilometre doðusunda kalan ýlýca'da yalnýzca bir hamam bulunmaktadýr ve sularý aðrýlara iyi gelmektedir.
Cumalý Ilýcasý - Seferihisar
Su sýcaklýðý 55 - 65 derece arasýnda deðiþen Cumalý Ilýcasý Seferihisar'ýn 15 kilometre güney doðusundaki Kovacýk köyü eteklerindedir. Bol miktarda karbondioksit ihtiva eden tuzlu suyu romatizma, cilt ve üst solunum yollarý ile kýrýklarýn tedavisinde etkili olmaktadýr.
Karakoç Kaplýcasý - Seferihisar
Seferihisar'ýn 17 kilometre güney doðusundaki Kavakdere Köyü yakýnýnda bulunan Karakoç Kaplýcasý'nýn sularýnda bol miktarda karbon dioksit, sodyum klorür ve bikarbonat bulunur. Romatizma, cilt ve raþitizm hastalýklarýnýn tedavisinde etkilidir. Ýçmesuyu olarak kullanýldýðý ise mide ve baðýrsak bozukluklarýna iyi geldiði bilinmektedir.
Kelalan Ilýcasý - Seferihisar
Seferihisar'ýn 20 kilometre doðusunda bulunan ýlýcanýn sýcaklýk derecesi çok yüksek sularý romatizma ve deri hastalýklarýnýn tedavisinde etkilidir.
Nebiler Kaplýcasý - Dikili
Su sýcaklýðý 55- 75 derecesinde olan Nebiler Kaplýcasý Dikili - Ayvalýk Karayolu'nun 4 kilometre saðýnda yer alýr. Ýhtiyacý karþýlayacak tesisler bulunan Kaplýca suyu, hidro asetat iyonu içerir.
Bademli Ilýcasý -Dikili
Dikili'den 15 kilometre uzaklýkta olup, 45 derece dolayýndaki sýcak suyu arsenik ve hidro asetat içerir.
Kaynarca - Dikili
Kaynarca Çamuru olarak bilinen 3 kilometre çapýndaki sazlýk ve bataklýk bir alandýr. Dikili'nin 10 kilometre doðusunda bulunan alanýn ortasýnda sýcaklýðý çok yüksek kaynayan su bulunmaktadýr. Cilt ve aðrýlý kadýn hastalýklarýna yararlý olduðu bilinmektedir.
Deniz Ilýcasý - Menemen
Menemen'in kuzey batýsýnda bulunan Denizli Ilýcasý'nda sular bir maðaranýn içinde kaynamaktadýr. Eski dönemlerde kayalar yontularak kaynaðýn doðal bir hamam içinde kalmasý saðlanmýþtýr. Travmatik nedenlere baðlý olarak kaynamasý gecikmiþ kýrýklar, kemik sisteminin bazý hastalýklarý, kan dolaþýmý bozukluklarý vb rahatsýzlýklarýn tedavisine iyi geldiði bilinmektedir.
Biliçya Ilýcasý - Menemen
Menemen'in kuzeybatýsýnda bulunan Ilýcagöl bataklýðýnýn batý kenarýnda su ve çamur banyosu biçiminde uygulanan tedavide Ilýca'nýn sýcak ve kükürtlü sularý romatizma,cilt hastalýklarý ile safra ve idrar yolu taþlarýnýn düþürülmesi için yararlý olmaktadýr. Basit bir kaplýca binasý dýþýnda tesis yoktur. Etrafý duvarlarla çevrili bataklýðýn çamuru ýlýktýr.
Tavþan Adasý Ilýcasý - Tire
Ilýcanýn çok sýcak olan sularý banyo ve içme olarak kullanýlmaktadýr. Banyo olarak kullanýldýðýnda romatizma, cilt, çocuk ve kadýn hastalýklarýna iyi gelen ýlýca sularý içme suyu olarak kullanýldýðý ise akciðer ve gýda metobolizmasý hastalýklarýnda yararlý olduðu söylenmektedir. Tavþan Adasý Ilýcasý Tire'nin 15 kilometre güney batýsýnda Uzgur köyü yanýnda ve Elem Gölü (Bozköy) civarýndadýr.
Þehir Turu - Konak
Konak
5000 yýllýk tarihe sahip bir kentin, elbette gezilip görülecek deðerleri de çok. Her ne kadar, fotoðraflarda kalan eski Ýzmir görüntülerine imrenerek baksak da geride kalan ve kýymetini bilerek, gözümüz gibi korumamýz gereken tarihi, arkeolojik veya mimari özellikleri tartýþýlamayacak önemde eserleri, yapýlarýyla buluntularý sayýlamayacak kadar çok. Ancak, belki de her gün önünden geçtiðimiz bu eserler hakkýnda kaçýmýzýn bilgisi var ki. Örneðin, Tepekule'nin, Kral Tantalos'un mezarýnýn nerede olduðunu kaçýmýz bilir veya gidip görmüþtür.
Türkiye'nin en büyük meydanlarýndan Konak'ta adeta tarihe meydan okuyan Ýzmir'in simgesi Saat Kulesi, hemen yanýbaþýndaki güzelim çinilerle süslü Konak Yalý Camii, Ziraat Bankasý, Vakýfbank, Borsa binasý, bahçesinde keyifle çay içtiðimiz Kýzlaraðasý Haný, Buca ve Bornova'nýn levanten evleri hakkýnda kaç tartý bilgi var beynimizin kývrýmlarýnda.
Ýþte sitemizin bu bölümünde ziyaretçilerimize Kemeraltý'ndan, Mithatpaþa'ya, oradan Kordon ve Alsancak'a, Buca'dan Bornova'ya, Bayraklý sýrtlarýndan Karþýyaka sahiline dek uzanarak adým adým Ýzmir'i gezdireceðiz. Gezilen yerler, tarihi yapýlar hakkýnda kýsa da olsa bilgiler verirken, fotoðraflarla da gezilip görülen yerleri yaþatmaya çalýþacaðýz. Haydi keyifli turlar ...
Kemeraltý
Ýpek Yolu'nun batý ucundaki ticaret merkezi Ýzmir'de liman, Hisar Camii'nin bulunduðu bölgeye kadar gelirdi. Limanýn aðzýnda ise, 12. yy'da Bizanslýlar tarafýndan kurulan Ýzmir Liman Kalesi bulunmaktaydý. Kale tarafýndan korunan limanýn sað kýyýsýnda ise Frenk tüccarlarýnýn dükkanlarý ve limanýn iç kýsmýnda da kervansaraylar bulunurdu. Ýpek Yolu'nu takip eden deve kervanlarýyla Ýzmir'e getirilen mallar bu hanlara indirilir, Ceneviz tüccarlarý aracýlýðý ile de limandan gemilere yüklenerek ihraç edilirdi. Ýþte bu bölgede kurulu; birçok tarihi mekaný kucaklayan Ýzmir'in ünlü Kemeraltý Çarþýsý'nýn oluþumu da oldukça ilginç olaylara dayanýyor. Tarihte bir iç liman olan Kemeraltý bölgesini, kaleyi almak için Yýldýrým Beyazýt döneminde Osmanlýlar çeþitli saldýrýlar düzenlemiþler, ancak baþarýlý olamamýþlardýr. Ýzmir Liman Kalesi'ni düþürmek, 1402 yýlýnda, iç limaný taþlarla doldurarak kaleyi savunmasýz býrakan Timurlenk'e nasip olmuþtur. Timur'un askerleri, Kadifekale sýrtlarýndan sürükleyip getirdikleri taþlarla limaný doldurmuþlar, böylece sonradan Kemeraltý denilen yerleþim bölgesi oluþmuþtur. Zaman içinde bu bölgede yerleþim geliþmiþ, hanlar, hamamlar, camiler, kiliseler, havralar, þadýrvanlar inþa edilmiþtir. Bölge, bir ticaret merkezi olarak geliþmiþtir. Kemeraltý Çarþýsý'nda halen tarihten süzülüp bozulmadan günümüze kadar gelen bir düzen ve yapý vardýr. Tarihi mekanlarý görülmeye deðerdir. Kaynaklar, çarþýnýn ismini; ana caddeyi boydan boya aralýklarla süsleyen 'arasta' adý verilen kemerlerden aldýðýný bildiriyor.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Hükümet Konaðý
1868 - 1872 yýlarý arasýnda inþa edilen Hükümet Konaðý, mimari özelliðinden çok, Kurtuluþ Savaþý'ndaki ve Ýzmir'in kurtuluþundaki yeri ile önemli tarihi bir yapýdýr.
9 Eylül 1922'de Türk ordusunun kente girip Hükmet Konaðý'na çekilen Türk Bayraðý görüntüsü, adeta kurtuluþ savaþýnýn zaferle sonuçlanmasýyla özdeþleþmiþtir. 1970 yýlýnda yanan konak, 1980'den sonra cephleri orijinaline çok yakýn olarak yeniden inþa edilmiþtir.
Saat Kulesi
Son derece zarif görünümüyle, Konak Meydaný'ný süsleyen Saat Kulesi bir sanat abidesidir. 1901 yýlýnda Sultan Abdülhamit'in tahta çýkýþýnýn yýldönümü nedeniyle yaptýrýlmýþtýr. Saati, Alman Ýmparatoru 2. Wilhelm tarafýndan armaðan edilmiþtir.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Milli Kütüphane - Ýzmir Devlet Opera ve Balesi
Neo klasik tarzda inþa edilen Milli Kütüphane 29 Ekim 1933'te Cumhuriyet'in 10. yýl þenliklerinde, Elhamra Sinemasi ise 1926 yýlýnda hizmete açýlmýþtýr. Elhamra Sinemasý bugün Ýzmir Devlet Opera ve Balesi'ne evsahipliði yapmaktadýr.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Etnoðrafya Müzesi
Neo klasik özelliklere sahip bina günümüzde Etnografya Müzesi olarak kullanýlmaktadýr. 1831 yýlýnda vebalýlar için St. Rock Hastanesi olarak inþa edilmiþtir. Bizans mimarisinin süsleme özelliklerinden izler taþýyan bina yeþillikler arasýndadýr.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Ýzmir Arkeoloji MÜzesi
Ýzmir'de ilk arkeoloji müzesi üç senelik eser toplama ve derleme çalýþmalarýndan sonra 1927 yýlýnda Tepecik semtinde bulunan Ayavukla (Gözlü) Kilisesi'nde ziyarete açýlmýþtýr. 1951 yýlýnda Kültür parkta ikinci bir arkeoloji müzesi daha hizmete girmiþtir.
Çevresindeki antik kentlerden gelen eserlerin yoðun olmasýndan dolayý yeni bir müzeye ihtiyaç duyulmuþtur.
Bunun üzerine Konak'ta Bahribaba Parký içinde 5000 m²lik bir alanda yeni ve modern bir müze binasý inþa edilerek 11 Þubat 1984 yýlýnda ziyarete açýlmýþtýr.
Müze teþhir salonlarý, laboratuvarlarý, depolarý, fotoðrafhanesi, kitaplýðý, konferans salonu ile her türlü ihtiyaca cevap verebilecek þekilde düzenlenmiþtir. Eserler müze binasý içinde ve bahçede olmak üzere 1500 üzerindedir.
Üç katlý olan müze binasýnda teþhir, seksiyonlar halinde hazýrlanmýþtýr.
Üst Kat Salonu
Burada Ýasos, Çandarlý (Pitane), Bergama, Bayraklý (Eski Ýzmir) antik kentlerine ait arkeolojik eserler, prehistorik çaðlardan M.Ö. III. bin yýllarýna tarihlenen piþmiþ topraktan Ýasos kazýsý seramik buluntularý, Protogeometrik ve Geometrik Dönem Batý Anadolu keramikleri, Arkaik Dönem siyah ve kýrmýzý figürlü Batý Anadolu vazolarý, Hellenistik Devir hydrialarý, çeþitli kaplar, cam vazolar, þiþeler, masklar, heykelcikler, Myrina (Aliaða) Eros heykelcikleri sergilenmektedir. Ayrýca yine bu katta bulunan Hazine Salonunda Arkaik, Hellenistik, Roma ve Bizans devirlerine ait altýn, gümüþ ve kýymetli taþlardan süs eþyalarý, cam eþyalar, sikkeler ve bronz Demeter heykeli bulunmaktadýr.
Müzenin giriþ katý olan orta katta mermer eserler teþhir edilmektedir. Arkaik Dönemden Roma Dönemi sonuna kadar tarihlenebilen heykeltraþlýk eserleri içeren; büyük heykeller, büstler, portreler ve masklar sergilenmektedir.
Halit Rýfat Paþa Caddesi 4. Konak
Tel : (0232) 489 07 96
Faks : (0232) 483 06 11
Pazartesi dýþýnda her gün; kýþýn 08.30-12.30/13.30-17.30, yazýn 08.30-17.30 saatlerinde ziyarete açýktýr
Kýzlaraðasý Haný
Ýzmir için önemli yapýlardan biri Kýzlaraðasý Haný'dýr. Yapýnýn 1745 yýlýnda tamamlandýðý sanýlmaktadýr. Yapýmý hakkýnda kesin bilgiler olmamakla birlikte, yaptýran kiþinin Kýzlaraðasý Hacý Beþir Aða olduðu bilinmektedir. Ýzmir Liman Kalesi'nin hemen arkasýnda, 1744 yýlýnda hanýn inþasýna baþlanýr ve 1745 yýlýnda tamamlanýr. Han, döneminde önemli bir boþluðu doldurmuþtur. Bugünkü Yemiþçiler ve Halim Aða Çarþýsý ile anýlan yerde olup, ana cephesi Keresteciler Sokaðý'na açýlmaktaydý. Günümüzde burasý 871 sokaktýr. Osmanlý mimarisinin günümüze gelen, Ýzmir'deki nadir eserlerinden olan han, diðer hanlar gibi genelde kare bir forma sahiptir. Binanýn içinde dikdörtgen ve geniþ bir avlunun ortasýnda geleneksel olarak bir þadýrvan ve havuz bulunmasý gerekmektedir. Günümüzde böyle bir alan mevcut deðildir. Han, hemen her uzun mesafe hanýnda olduðu gibi iki katlý idi Üst katta galeriye açýlan odalarda yatmak isteyenler konaklar, zemin katta ise üst kýsmýn sade yaþamýnýn tam tersi görülürdü. Yükleriyle develer, tüccarlar ile hizmetkarlarýn kalabileceði odalar, mallarýn boþaltýldýðý ve pazarlandýðý dükkanlar ile pazarlýk yapan insanlar bulunurdu. Han, limana yakýn olmasý, sebebiyle, her zaman canlý kalmýþtýr. Han belli dönemde bir tür borsa gibi de çalýþmýþ, özellikle iç avluya dönük dükkanlarda bu iþler yoðun olarak yapýlmýþtýr. 18. ve 19. yüzyýllarda, teknolojinin ulaþým alanýnda çeþitli deðiþikliklere yol açmasý ve ekonomik hayatýn zaman zaman yer deðiþtirmesiyle birlikte Kýzlaraðasý Haný da yavaþ yavaþ önemini kaybetmiþtir. Han, gece konaklamalarýn sona ermesinden sonra, sadece mallarýn indirildiði ve depolandýðý bir yer durumuna gelmiþtir.
1993 yýlýnda restore edilerek günümüzde turistik bir çarþý olarak hizmete giren Kýzlaraðasý Haný'nda çok çeþitli el sanatlarý ürünlerini, halýlarý, deri kýyafetleri ve çarpýcý hediyelik eþyalarý bulabilir ve hanýn tam ortasýndaki açýk çay bahçesinde mistik havayý içinize çekerek yorgunluðunuzu atabilirsiniz.
Ýzmir'in eski anýtsal yapýlarýndan bir diðeri de HÝSAR CAMÝÝ'dir. Aydýnoðlu (Molla) Yakup Bey tarafýndan 16. yüzyýlýn sonlarýnda yaptýrýlmýþtýr. Belgelerde yapýlýþ tarihi olarak 1592 ve 1598 olarak geçen Camii'nin ortasýnda merkezi büyük kubbe ve iki yanda uzunlamasýna ikiþer kubbe bulunmaktadýr. Son cemaat kýsmý 7 kubbeli bir revaktan oluþur.
Bahçe duvarý ile öndeki iki þadýrvanlý meydandan ayrýlan dar uzun harimi, bir geçitle güneye uzar. 1813, 1881, 1927 ve 1980 yýllarýnda onarým gören cami, güneyden ve batýdan payanda kemerleri ve duvarlarýyla desteklenmiþtir. Dekorasyon 18 ve 19. yüzyýllarýn etkisi ile zenginleþtirilmiþtir. Sütun baþlýklarýnda, pencere üzeri ve cephe süslemelerinde mihrap, minber ve vaiz kürsüsünde Avrupa sanatsal etkilerini görmek mümkündür.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Osmanlý Bankasý
Fevzipaþa Bulvarý baþýnda bulunan Ýzmir Osmanlý Bankasý binasý, 1. Milli Mimari Dönemi yapýlarýndandýr. 1926 yýlýnda Mimar G. Mongeri tarafýndan yaptýrýlmýþtýr.
Ýzmir Ticaret Borsasý
Türkiye'nin ilk ticaret borsasý olan Ýzmir Ticaret Borsasý'nýn bugün hala faaliyet gösterdiði bina, 1928 yýlýnda özel olarak inþa edilmiþtir. Sivri kemerleri, bitkisel motifli alçak kabartmalarý, saten sütun ve kabaralarý ile Osmanlý ve Selçuk mimarisinden esinlenmiþ olan 1. Milli Mimari Dönemi'nin Ýzmir'deki en önemli örneklerindendir.
Turizm Ýl Müdürlüðü (Eski PTT Binasý)
Ýzmir'deki 19. yüzyýl sonu ile 20. yüzyýl baþý kagir mimarisinin tipik bir örneði olan yapýnýn özellikle dövme demir parmaklýklarý ve korkuluklarý ile kapý saçaðý Art Nouveau stilindedir. 1891- 1919 yýllarý arasýnda Ýzmir Ticaret Borsasý'nýn,
1921'de ise Yunan Milli Bankasý'nýn kullanýmýna ayrýlan bina, 1922'den sonra Ýzmir Merkez Postanesi olarak hizmet görmüþtür. 1996 yýlýndaki restorasyonu takibeden yýllarda Ýzmir Turizm Ýl Müdürlüðü'nün kullanýmýna verilmiþtir.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Vakýfbank Binasý
Fevzipaþa Bulvarý baþlangýcýndaki tarihi bina 1931 yýlýnda mühendis Kemal Bey tarafýndan yapýlmýþtýr. Birinci Milli Mimari ve Art Deco stillerinin özelliklerini taþýmaktadýr.
Ziraat Bankasý
Hem milli mimari hem de Art Deco stillerinden izler taþýyan Ziraat Bankasý binasý 1930 yýlýnda yapýlmýþtýr. Camlý, tavanlý banka holü, özel bir duvar sistemi olan kazý dairesi ve aðýr kapýlarý ile banka mimarisinin ilginç örneklerindendir.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Alsancak
Eski adý Punto olan Alsancak yýllar boyu Ýzmir'in simgesi olmuþtur. Dünyaca ünlü birçok seyyah ve yazarýn þiir ve eserlerinde yer almýþtýr. Victor Hugo 1829 yýlýnda yayýnlanan "Les Orientales" isimli kitabýndaki "La Captive" isimli þiirinde ünü batýya yayýlan Ýzmir'i bir prensese benzetir. Þiir þöyledir; "Ýzmir, bir prensestir çok güzel küçük þapkasýyla. Mutlu ilkbaharlar durmaksýzýn onun çaðrýsýna yanýt verir. Nasýl vazo içindeki çiçekler gülümserse, O da denizler arasýndan ýþýldar. Hatta Arþipel'in yaratýlýþýndan çok daha tutkulu...." Dünya edebiyatýnda silinmez izler býrakan þair Hugo, Ýzmir'e gelmemesine karþýn kentin ününden efsaneli büyüsünden ve bir amazon kraliçesi tarafýndan kurulup isimlendirilmesinden etkilenmiþtir. Bahsettiði ise Ýzmir'in yoksul ve çöküntü halindeki mahalleleri deðil, Alsancak sýnýrlarý içindeki Frenk Mahallesi'dir. Alsancak'ta Levantenler Rumlar, Ermeniler, zengin diðer batýlý kesimler oturmaktadýr. Kýbrýs Þehitleri Caddesi'nin iki tarafýnda uzanan bu dönemlerden kalma yapýlar deðiþik ve özgün mimarileriyle halen bir inci gibi dizilir.
Kordonboyu
Þiirlere, þarkýlara konu olan Ýzmir'in ünlü Kordon'u, günün her saatinde cývýl cývýl, capcanlý bir mekandýr. Büyükþehir Belediyesi'nin gerçekleþtirdiði rekreasyon düzenlemesi, yürürlüðe koyduðu "Kordon Yönetmeliði" ile bu ünlü mekan Ýzmir'in en önemli prestij alaný haline geldi. Temizlenmeye, rengi maviye dönmeye baþlayan Körfez ile birlikte artýk Kordonboyu daha bir yaþanýlasý oldu.
Pasaport Ýskelesi
Ýskele, Ýzmir Limaný'nýn sadece bir bölümünü oluþturmaktadýr. 1952 yýlýnda bu iskelenin yetersiz kalmasý nedeniyle Bayýndýrlýk Bakanlýðý'nca bugünkü Alsancak Limaný kurulmuþtur. Pasaport Ýskelesi bugün hala körfez ulaþýmýnda aktif rol oynamaktadýr.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Asansör
Ýzmir'in Güzelyalý semtinde bulunan Tarihi Asansör ve Asansöre çýkan Dario Moreno Sokaðý kentin görünmesi gereken mekanlarýndan biridir. Musevi iþadamý Nesim Levi Bayrakoðlu tarafýndan 1907 yýlýnda inþa ettirilmiþtir. Eski Ýzmir'de Asansör Çýkmazý Sokaðý'nýn iki yanýndaki sakýz evlerinde Museviler otururdu. Mithatpaþa'dan Halilrýfat Paþa Caddesi'ne çýkmak için 155 basamak merdiveni týrmanmak zorunda kalan halka kolaylýk olmasý amacýyla inþa ettirilmiþtir. Önceleri su ile çalýþan asansör 1985 yýlýnda belediye tarafýndan elektrikle çalýþýr hale getirilmiþtir.
1992 yýlýnda restore ettirilen tarihi asansör halen Ýzmir Büyükþehir Belediyesi tarafýndan bir eðlence, kültür ve dinlence mekaný olarak çalýþtýrýlmaktadýr ve kentin önemli bir turistik duraðýdýr. Asansör'ün giriþindeki Dario Moreno Sokaðý'nýn iki yanýndaki sakýz evleri de bölgeye ayrý bir özellik katmaktadýr.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Ýzmir Kýz Lisesi
Ýzmir Kýz Lisesi, Cumhuriyet devrinin ilk eðitim kurumlarýndan biridir. 1917 yýlýnda Ýzmir Valisi Rahmi Bey tarafýndan Ýttihat ve Terakki Mektebi olarak kullanýlan okul, 1922-1923 yýllarýnda bugünkü anlamda eðitim vermeye baþlamýþ, 1936-1937 öðretim yýlýnda kýz lisesi olarak kullanýlmaya baþlanmýþtýr. 1958 yýlýnda yemekhane ve derslik, 1968 yýlýnda ise 14 derslikli bina eklenmiþtir. 1985 Haziran ayýnda çýkan yangýnda ana bina tamamen yanmýþ, daha sonra onarýlarak 1990-1991 öðretim yýlýndan itibaren tüm binalarda yeniden eðitime baþlanmýþtýr.
Yürüyüþ Parkurlarý
Yürüyüþ (Trekking)
Sanayileþmenin getirdiði yoðun göç ve kentleþme, insan yaþamýnýn stres kaynaklarýný da çoðalttý. Kentsel yaþamýn ve teknolojiye baðlý olarak artan iþ temposu ile birlikte insan iliþkilerinde yaþanan yabancýlaþma ve yoðun rekabet, stres katsayýsýný
2'ye 3'e katlar oldu. Bunun sonucu olarak da yalnýzca kentin kendisi deðil, yaþam da çekilmez hal alýrken, kaçýþ yollarý aramaya baþladýk. Bulduðumuz en önemli yollarýn baþýnda ise, bizi doðanýn eþsiz güzellikleriyle dolu þefkatli kucaðýna götüren, doðanýn dingin ve huzurlu kollarýnda arýndýran "trekking" oldu. Hani Sebahattin Ali'nin "Baþým dað, saçlarým kardýr deli rüzgarlarým vardýr. Ovalar bana çok dardýr. Benim meskenim daðlardýr, daðlar" dizelerinde olduðu gibi kendimizi daðlara vurur olduk...
Trekking, yalnýzca yoðun kent yaþamýnýn stresinden uzaklaþýp huzur bulabileceðimiz bir etkinlik deðil; ayný zamanda, binbir çeþit çiçek ve bitki örtüsü ile kaplý daðlarda kuþ sesleri arasýnda yapýlan son derece zevkli bir yolculuk ile doðayla bütünleþmemizi saðlayan, yaþama baðlýlýðýmýzý artýran bir etkinlik.
Ýzmir ve çevresi ise tarihi zenginlikleri ve doðal güzellikleriyle, trekking yapmaya elveriþli parkurlarla dolu.
Yaný baþýmýzdaki Karagöl ve Balçova Behzat Tepesi'nden, Bergama Kozak Yaylasý'na, Yeni Þakran'ýn Köseler Köyünden Aigai antik kentine, Tire Kaplan Yaylasý'ndan Ödemiþ Beydað ve Bademiye Cevizli daða kadar uzanan Ýzmir'in enfes doðasý içindeki bu serüvene katýlmanýz için yapmanýz gereken tek iþ ise, kentimizde çok sayýda bulunan daðcýlýk ve doða sporlarý kulüplerinden birine çok düþük bir bedelle üye olmak. Ayrýca, hareket yerleri olan Karþýyaka ve Konak Vapur iskeleleri ile Bornova merkez ve Sabancý Kültür Merkezi önünde sabah saat 07.30 ile 08.00'de hazýr bulunup misafir olarak da yol masrafý dýþýnda küçük bir ücret ödeyerek bu yürüyüþlere katýlmanýz mümkün.
Kulüpler ile dernekler, Orman Bakanlýðý ile Gençlik ve Spor Ýl Müdürlüðü'nün onayladýðý Ýzmir ve çevresindeki 100 dolayýndaki güzergahta; doða yürüyüþü, kamp etkinliði ve dað bisikleti etkinliði düzenliyor.
Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Uyarýlar
Doða yürüyüþlerine katýlmadan önce T.C. Daðcýlýk Federasyonu Ýl Temsilciliði'nin ve kulüplerin düzenlediði eðitim ve seminer programlarýna katýlýp bilgi anlamýnda gerekli donanýma sahip olabilirsiniz.
Yürüyüþler rehberlerin sorumluluðunda gerçekleþtirilmektedir. Bu nedenle rehberin uyarýlarýný dikkate almak zorundasýnýz.
Çevreyi kirletici ve faunayý bozucu tutum ve davranýþlardan sakýnmalýsýnýz.
Yürüyüþlerde sigara ve alkol almak yasaktýr.
Yürüyüþ programlarýna katýlmadan önce saðlýk kontrolünden geçmenizde yarar var. Saðlýk kontrollerinizi Atatürk Stadyumu Sporcu Saðlýk Merkezi'nde yaptýrabilirsiniz.
Trekking programlarýna katýlmak için gerekli malzemeler :
•Sýrt çantasý,
•Sert tabanlý spor ayakkabý,
•Rahat giysiler,
•Yaðmurluk,
•Ýlk yardým malzemesi,
•Yiyecek, içecek,
•Düdük,
•Býçak,
•Fener,
•Bere, eldiven,
•Enerji verici yiyecekler (kuru üzüm, incir,kayýsý) ..
Edit By SerhaT
Kardeþ Lütfen Konularý Düzgün Sun Site Adresleri Ve Luzumsüz Resimler Koyma Birdaha


Teþekkur:
Beðeni: 


Alýntý

Yer imleri