Ege Bölgesi Bitki Örtüsü
Ege Bölgesi’nde kýyýdan itibaren 600-800 m yüksekliklere kadar maki topluluklarý ile akrýþýk olarak kýzýlçam ormanlarý görülür. Makilerin cýlýzlaþtýðý ve toprak örtüsünün inceldiði alanlarda, çoðunlukla dikenli çalýlardan oluþan ve “garik” adý verilen bir bitki topluluðu görülür ve genellikle Ýzmir civarý ile Karaburun yarýmadasý ve Bodrum civarýnda yaygýndýr. Orman alanlarý Ege Bölümü’nün alçak kesimlerinde makiliklerin, Ýçbatý Anadolu’da ise step görünüþlü alanlarý üstünde yer alýr. Ormanlarýn alt basamaklarýnda çeþitli meþelere rastlanýr;iðne yapraklý ormanlar arasýnda en yaygýn tür kýzýlçam ve karaçamdýr. Ayrýca Kozak Daðý’nda fýstýk çamý yaygýndýr. Türkiye’nin en önemli çamfýstýðý üretim alanýdýr. Bütün kýyý kesimlerde zeytinliklere rastlanýr. Kuzeyden gelen soðuk hava etkilerinden korunan turunçgiller bölgenin güneyine sýðýnmýþtýr. Ayrýca kekik, adaçayý, lavanta çiçeði gibi kokulu bitkiler ve Akdeniz iklimine uyan kaktüsler, frank inciri gibi bitkilerde yaygýndýr. Maki türleri arasýnda çeþitli meþe türleri (pýrnal meþesi, palamut meþesi) kocayamiþ, mersin aðacý, defne, yabani zeytinlere rastlanýr. ÞehirlerBölgenin en kalabalýk nüfuslý kenti Ýzmir; Ýstanbul ve Ankara’dan sonra Türkiye’nin üçüncü büyük yerleþme merkezidir. Karalar içine derin biçimde sokulan ve ayný adý taþýyan bir körfezin bitim yerinde kurulmuþ olan Ýzmir, coðrafi konumu sayesinde Batý Anadolu’da çok geniþ bir alanýn ticaret limaný (Ýzmir’e gelen mallar, gemilere yüklenmeden önce kentte iþlenir) ve ülkemizin Ýstanbul ‘dan sonra ikinci büyük ticaret merkezi haline gelmiþtir. Kent Ýzmir Körfezi bitiminde bir ayçe (hilal) biçiminde yayýlýr; kuzeyde Bostanlý’dan baþlayan bu ayçe, 27 km’yi aþkýn bir eðri oluþturarak, körfezin güneyinde Üçkuyular’da sona erer; daha sonra, Balçova, Ýnciraltý gibi yerleþmelerde batýya doðru uzanýr.
Eskiçað’da Ýonia’dan gelen göçmenlerin Bayraklý ve Bornova arasýnda, o zamanlar deniz kýyýsýnda bulunan bir tepe üstünde kurduklarý sanýlan kent (Smyrna) Pagoa Daðý (Kadife Kale) eteðinde ikinci kez kurulmuþ, Roma ve Bizans egemenliklerinden sonra 1424’te Osmanlý topraklarýna katýlmýþ, 1919’da Yunanlýlar tarafýndan iþgal edilmiþ, 1922’de de kurtarýlmýþtýr. Bölgenin ikinci büyük kenti Denizli’nin topraklarýnýn büyük bir bölümü, Pamukkale havzasýnda ve çevresindeki tepelik, daðlýk alanda yer alýr. Selefkilerden Antiokhos 2’nin karýsýnýn adý (Laokide) adý verilerek kurulan kent, Selefkiler ve Bizanslýlardan sonra da günümüzdeki yerine taþýnmýþ, yeni kurulduðu yerde bulunan Doðuzlu Köyü’nün adý zamanla Denizli’ye çevrilmiþtir. Bölgenin üçüncü, Ýçbatý Anadolu Bölümü’ünde baþlýca kenti olan Kütahya, Eskiçað’da, geniþ bir ovanýn kenarýnda yükselen Yellice Daðý eteklerinde, Hisar Tepesi adý verilen yerde kurulmuþ, Ortaçað’da Bizans döneminde Kotyaion adýyla oldukça geliþmiþtir. Günümüzde hisar kalýntýlarýnýn bulunduðu tepenin eteklerinden kuzeydeki ovaya doðru yayýlan kentin etkinlik merkezi, Hisar tepesi önünde yer alýr. Önemli sanayi ve havacýlýk merkezidir. Bölgenin dördüncü büyük kenti Manisa, Eskiçað’da ayný adý taþýyan daðýn (Magnesia) kuzey eteklerinde kurulmuþ, Roma döneminde geliþmiþ, Bizanslýlardan 14.yy baþlarýnda Saruhanoðullarý’na kýsa bir süre sonra da Osmanlýlara geçmiþ, bir süre þehzadelerin valilik yaptýklarý bir merkez olmuþ ve önemli anýtlarla süslenmiþtir.


Teþekkur:
Beðeni:

Alýntý

Yer imleri