AYVALIK CUNDA ADASI GENEL TANITIM
Asýrlýk Rum evleri Arnavut kaldýrýmlarý ve bakir koylarýyla Cunda sakin ve farklý bir Ege tatili için ideal.
Ayvalýk'ýn yaný baþýndaki Cunda Adasý bozulmamýþ tarihi dokusu ve bu dokuyla bütünleþen otelleriyle turistleri cezbediyor. Adanýn lokantalarý lezzetli mezeleriyle ünlü. Koylarý ise hala bakir.
Son birkaç yýldýr, tarihi ve kültürel dokusu bozulmamýþ, bakir koylarý olan sessiz ve sakin bir yerde tatil yapmak isteyenlerin ilk tercihi, Ayvalýk'taki Cunda Adasý oluyor Son birkaç yýldýr, tarihi ve kültürel dokusu bozulmamýþ, bakir koylarý olan sessiz ve sakin bir yerde tatil yapmak isteyenlerin ilk tercihi, Ayvalýk'taki Cunda Adasý oluyor.
Ayvalýk koyunda küçük bir ada olan Cunda'dan, son yýllarda çok söz edilir oldu. Yýldýzý hýzla parlayan ve her geçen yýl daha fazla turist çeken bu ada; asýrlýk Rum evleri, Girit ve Midilli'den göç eden halký, bakir koylarý ve onlarca çeþit mezenin bulunduðu restoranlarýyla büyük ilgi görüyor. Halis Komili, Cem Boyner, Rahmi Koç gibi ünlü iþadamlarýnýn yazlýklarýnýn bulunmasý, yüksek gelirlilerin de gözünün Cunda'ya çevrilmesine neden oluyor. Adanýn, Arnavut kaldýrýmlý taþ sokaklarý, Rum mimarisinin asýrlýk örnekleri olan neoklasik taþ evleri, el deðmemiþ koylarý, sahilde sýralanmýþ balýk restoranlarý, ada lokmasý, Girit sakýz dondurmasý, hediyelik eþya tezgahlarý ve adanýn dokusuyla bütünleþmiþ olan küçük oteller gelen herkesi hayran býrakýyor. Þu anda Ayvalýk'a baðlý bir mahalle olan Cunda Adasý'nýn tarihi çok eskilere dayanýyor. Yüzyýlýn baþýnda yaklaþýk 10 bin kiþinin yaþadýðý bir ilçe olan adaya, 1924'teki mübadeleden sonra Girit ve Midilli'den gelen Türkler yerleþtirilmiþ. Bugün yaklaþýk 3 bin civarýnda nüfusu var. Cunda'nýn adýnýn Rumca olduðu düþünülerek Alibey olarak deðiþtirilmiþ ama Osmanlý kaynaklarýnda bu adýn Rumca olmadýðý açýk seçik görülüyor. Zaten adayý herkes Cunda olarak biliyor ve Alibey çok kullanýlmýyor. Ege'nin önemli turizm beldelerinden biri olan Ayvalýk'ýn dibinde olmasýna raðmen uzun yýllar kimsenin adým atmadýðý ada, bugün neredeyse Ayvalýk'ýn önüne geçiyor. Bu durumdan bazý adalýlar "kimliðini yitiriyor" diye rahatsýz olurken bazýlarý da turizmden saðladýðý gelirden dolayý çok memnun.
ÝLK KEÞFEDENLER ÝÞADAMLARI
Cunda'ya ilginin 7-8 yýl önce, Halis Komili ve Cem Boyner'in Rumlar'dan kalan iki eski büyük binayý alýp yazlýk ev olarak kullanmasýyla baþladýðý söyleniyor. Sonraki yýllarda Koç ailesinin merkezde birkaç Rum evini restore edip vakýf binasý yapmasý, ardýndan Rahmi Koç'un yine eski bir binayý restore edip yazlýk eve dönüþtürmesi dikkatlerin buraya yönelmesine yol açmýþ. Adanýn çeþitli yerlerinde yazlýk site ve villalar inþa edilmeye baþlanmýþ. Yazlýk site ve villa furyasý bugün de tüm hýzýyla sürüyor. Tabii bu arada merkezdeki iki ve üç katlý eski taþ binalar da hala revaçta. Ancak bugün satýn alýnabilecek en fazla 10-15 eski bina kalmýþ. Söz villa, site ve eski binalardan açýlmýþken fiyatlarýný merak edenler için, adanýn en eski emlakçýsýndan aldýðýmýz bilgileri aktaralým. Büyüklüðüne göre Rum evleri 50 milyardan baþlayýp 200 milyar liraya kadar çýkýyor. Yeni yapýlmýþ villalarýn deðeri ise 50 milyar ile 300 milyar lira arasýnda deðiþiyor. Bununla birlikte her isteyen Cunda'dan ev alamýyor. Askeri bölgede bulunmasýndan dolayý yabancý uyruklularýn burada mülk sahibi olmasý yasak. Cunda, bir ada ancak karayoluyla da gidebiliyorsunuz. 1964 yýlýnda Ayvalýk'la ada arasýndaki küçük boðaza, Türkiye'nin ilk boðaz köprüsü inþa edilmiþ. Merkeze ulaþýldýðýnda adanýn tarihi dokusu hakkýnda genel bir fikir oluþuyor. Daha fazlasý için ise sahilden yukarýya doðru yayýlan yerleþim alanýný yaya olarak dolaþmanýz gerekiyor. Önce sahildeki binalarýn arka sokaðýna girin. Burasý bir zamanlar Cunda'nýn ana caddesiymiþ. Bütün sokaklar bu caddeye çýkýyor. Bu caddeden gözünüze kestirdiðiniz bir sokaktan içeriye doðru dalýn. Adým baþý sizi etkileyecek bir ev göreceðinizden emin olabilirsiniz. Daracýk sokaklarda yerlere döþenmiþ taþlarýn en az bir asýrlýk olduðunu da unutmayýn. Yukarýya doðru çýktýkça binalarýn yaný sýra insan manzaralarýyla karþýlaþacaksýnýz. Evlerin giriþ merdivenlerinde oturmuþ kadýnlarýn sohbetlere, daracýk sokakta oynayan çocuklara, avlulardan gelen seslere þahit olacaksýnýz. Bu arada evlerin çoðunun dýþ kapýsýnýn açýk olduðunu, kapýya tül perde asýldýðýný görürseniz sakýn þaþýrmayýn. Geliþigüzel yukarýlara doðru çýkarken baþýnýzý biraz yukarý kaldýrdýðýnýzda görkemli bir yapý göreceksiniz. Bu yapý adanýn en büyük ve ünlü kilisesi olan Taksiyarhis'ten baþkasý deðil. 1873 yýlýnda Bizans mimarisinde inþa edilmiþ olan kilise bugün içine girilmesi tehlikeli ilan edilecek kadar bakýmsýz halde. Yýllarca boþ kalmýþ ve kimse de bakmamýþ. Bugün yetkililerin yaptýðý tek þey, kapýsýný kilitleyip içine girmenin tehlikeli olacaðý yolunda bir uyarý levhasý asmak olmuþ.
Cunda Adasý diðer bir adýyla Alibey adasý. Adaya iþgalcilere direnen Ali bey’in adý verilmiþ. Cunda adasý 1964 yýlýnda boðaz köprüsü ile Lale adasý’na baðlanmýþ ( Türkiye’nin ilk boðaz köprüsü. ) Cunda’ya yapacaðýnýz ziyareti akþam saatlerine denk getirin ki yemeði de adada yiyin. Ada, çam ve zeytin aðaçlarýyla donanmýþ. Sokaklar dar olduðu için arabayla girmeyi tercih etmeyin. Ada tamamýyla tarihi yapýlarla dolu. Çok sayýda kilise ve manastýr var. Son zamanlarda ünlü iþ adamlarý ve sanatçýlar da adaya yerleþmeye baþlamýþ ve yazlýklar inþa etmiþ. Halis Komili, Cem Boyner, Güler Sabancý, Rahmi Koç, Hülya Avþar gibi tanýndýk kiþiler…
Günün son ýþýklarý denizin üzerindeki dalgalarda son danslarýný yaparken gezintiden vazgeçip aðýr aðýr lokantalara yaklaþmaya baþlayýn. Seçiminiz biraz zor olacak ama ada’nýn balýkçý lokantalarýndan birini beðenin. Restoranlarda bulunmama gibi bir olasýlýk yok ama yinede siz oturmadan önce “papalina” olup olmadýðýný sorun. Papalina, Ayvalýk’ýn en meþhur balýðý. Hiç görmeyenler ve tatmayanlar için kýsaca hamsi büyüklüðünde bir balýk diyebiliriz. Papalina’nýn yaný sýra lüfer, mezgit gibi diðer balýk çeþitlerini görmeniz mümkün. Balýðýn yanýnda sofranýzý ege’nin ot mezeleri süslüyor. Adada, ahtapot, ýstakoz gibi lüks diyebileceðimiz tüm deniz ürünlerini bulabilirsiniz. Adadaki yemeðe iliþkin son bir not yemekten sonra sakýn ama sakýn fýstýk tatlýsý istemeyi unutmayýn
.
Türkiye’nin ilk Boðaz Köprüsü
Þimdi sorsak Türkiye’nin ilk boðaz köprüsü hangisi diye kaç kiþi doðru cevap verebilir. Birçoðumuz hiç kuþkusu yok ki Ýstanbul Boðazý’nda yer alan Boðaziçi Köprüsü’nün Türkiye’nin ilk boðaz köprüsü olduðunu söyleyecek. Boðaziçi Köprüsü’nün Türkiye’nin ilk boðaz köprüsü olduðu düþüncesini taþýyorsanýz, Lale adasý’ndan Cunda Adasý’na geçerken bu düþünceniz deðiþecek. Köprü’nün yanýnda Türkiye’nin ilk boðaz köprüsü yazýlý tabela ile karþýlaþacaksýnýz.
<div>
___________________________________________________________________________
Bir Baþkasý Seni Bir Ömür Boyu Sevse,Benim Bir Anlýk Sevdigim Kadar Sevemez ..[/b]
Bazen dayanmaktýr sevmek, hayat nerden vurursa vursun ayakta durabilmek,
Bazen yaþamaktýr sevmek, soluksuz ciðer gibi sevgisiz kalbin duracaðýný bilmek,
Bazen aðýrdýr sevmek, sevdiðine layýk olabilmek ve
Bazen hayattýr sevmek birini çok uzaktayken bile yüreðinde taþýyabilmek,
Bazen ise fedakarlýktýr sevmek sevdiðin için HERÞEYÝNDEN


Teþekkur:
Beðeni: 


Alýntý

Yer imleri