ÜÇAÐIZ SÝMENA




Kaþ ile Demre arasýnda, karadan ya da tekneyle denizden ulaþýlabilecek çok sayýda önemli antik kent var. Üçaðýz, Kaleköy gibi turizm merkezleri de bu antik kentlerle içiçe.


Bu merkezleri gezmek için bir gün ayýrmalýsýnýz. Eðer arabanýz yoksa, günübirlik tekne turlarýna katýlmanýzý ve tura Demre’den baþlamanýzý öneririz. Seyahat acentalarý Kaleköy ve Kekova çevresindeki tekne turlarýna genellikle Demre Çayaðzý limanýndan çýkýyorlar. Tekneler daha büyük ve katedilen yol daha kýsa olduðu için.


Demre’den Üçaðýz’a 12 km’lik bir karayolu da var. Yol stabilize ve kötüydü ama bu yýl asfaltlanacaðý söyleniyordu. Yine de sorun.


Bu uyarýlarýmýza raðmen biz, Kaþ’dan Demre’ye olan yolculuðumuzu sürdürecek ve Üçaðýz, Kaleköy ve Kekova’ya Kaþ üzerinden geleceðiz.


Kaþ’tan çýktýktan sonra ilk duraðýmýz Ýsinda ve Phellos antik kentleri. Kaþ’tan 9 km sonra (Finike-Fethiye ayrýmýna gelmeden) Aðullu köyü yakýnlarýnda yol Belenli’ye sapýyor. Belenli’den Ýsinda antik kentine yol yok. Yürümek gerekiyor. Phellos içinde yine Aðullu köyü yakýnlarýndan bu defa Çukurbað köyüne dönülüp, oradan da Pýnarbaþý’na kadar arabayla gidiliyor, sonra da yürünüyor. Her iki kentte de çevreye daðýlmýþ Lykia tipi lahitler ve kent surlarý dýþýnda anýlmaya deðer önemde kalýntý yok. Ama çok sýcak olmayan bir günde, Kaþ çevresinde yapýlacak doða yürüyüþü (trekking) için uygun hedef noktalar olabilir. Özellikle Phellos’ta Kaþ, Çukurbað yarýmadasý ve Meis adasýný içine alan çok geniþ bir alanýn ayaklar altýnda olduðunu, seyredilecek manzaranýn yorgunluða deðebileceðini not edelim.


Üçaðýz ayrýmý ve Apollonia


Artýk Kaþ-Demre/Finike yoluna giriyor ve kuzeydoðuya yöneliyorsunuz. Kaþ’tan yaklaþýk 16 km sonra saða, Üçaðýz yolu ayrýlýyor. Üçaðýz’a kadar inen 15 km’lik yol dar ama asfalt. Rahat gidilebiliyor.


Sapaktan 9 km sonra karþýnýza Kýlýçlý köyü çýkacak. Üçaðýz’a gitmeden ya da dönerken Kýlýçlý (Sýçak) köyü yakýnlarýndaki Apollonia ve Aperlai (Sýçak iskelesi) antik kentlerine uðrayabilirsiniz.


Apollonia için köyden güneye bir toprak yola giriliyor. (Bu yol Aperlai’ye de yaklaþýyor). Arabayla 1 km gidin. Saðýnýzda, yaklaþýk 700 metre ötedeki tepede kalýntýlar göreceksiniz. Burasý Apollonia antik kentidir. Kente ulaþmak için yürümelisiniz. Apollonia’nýn kuruluþuna iliþkin somut bilgi yok. Bir Roma kenti olarak tanýmlanýyor. Ama Lykia tipi lahitlerin varlýðý, Roma öncesi dönemin iþareti sayýlýyor. Akropolde küçük bir tiyatro, hamam ile bir Heroon ve anýt mezarlar görülebilir.


Aperlai


Aperlai’ye (Sýcak iskelesi) Kýlýçlý köyünden sonra 4 km’lik bir araba yolu var. Sonra da yaklaþk 3 km yürümek gerekiyor. Ama Aperlai’ye denizden tekneyle gelmek en iyisi. Kaþ veDemre çýkýþlý günübirlik tekne turlarýnýn bir bölümü Aperlai’ye uðruyorlar. Derin ve dar bir koyda kurulmuþ antik kent, surlarla çevrili. Kentin bir bölümü, deprem sonucu meydana gelen kaymayla su altýnda kalmýþ. Fazla derin olmayan suya gözlükle dalýp, liman kalýntýlarýný, kral mezarlarýný ve çok geniþ bir alana daðýlmýþ anforalarý seyredebilirsiniz. Aman sadece seyretmekle yetinin, dalýp anfora çýkarmaya kalkýþmayýn.


Aperlai’nin bir Lykia kenti olduðu sanýlýyor. Kentte ve denizde görülebilecek Lykia tipi lahitler bunun iþareti.


Üçaðýz (Theimiussa)


Kaþ’tan 31 km uzaklýkta olan Üçaðýz’a Kýlýçlý köyü üzerinden devam edilerek gidiliyor. Üçaðýz Kýlýçlý’dan yaklaþýk 6 km ileride ve deniz kenarýnda. Üçaðýz’dan Kaleköy ve Kekova adasýyla çevredeki diðer adacýklar ve koylar görülebiliyor.


Kekova ve çevresinin nefis manzarasýný seyretmek için Üçaðýz’a girmeden biraz yukarýda durmakta yarar var.


Üçaðýz tam bir balýkçý köyü. Turizmin geliþmesiyle birlikte köyün iskelesi çevresinde lokantalar, hediyelik eþya ve halý satan maðazalar açýlmýþ. Az sayýda da pansiyon var. Üçaðýz günübirlik teknelerle, mavi yolculuk yatlarýnýn önemli uðrak yerleri arasýnda.


Üçaðýz’ýn doðusunda Theimiussa antik kenti kalýntýlarý bulunuyor. Kaleköy (Simena) ile Üçaðýz arasýndaki kente, Üçaðýz’dan yürüyerek gidilebilir. Kalýntýlar arasýnda Lykia dilinde yazýlý bir kitabe, kapaklarýnda insan ve hayvan figürleri bulunan Roma dönemi lahitleri dikkat çekiyor.


Gökkaya limaný


Üçaðýzýn doðal limaný olan Gökkaya, mavi yolculuða çýkanlarýn hayran kaldýklarý, bazen gün boyu konakladýklarý ilginç bir koydur. Su sporlarýna da uygundur. Kýyýdaki Gökkaya Restaurant, tipik bir balýkçý lokantasýdýr. Gece eðlenmekisteyenler için küçük bir diskosunun olduðunu da not edelim.


Kaleköy (Simena)


Kaþ’tan, Demre’den ya da Üçaðýz’dan tekneyle gidilebilen, karayolu olmayan Kaleköy (Simena) bölgenin en güzel yerleþimidir.


Çevredeki irili ufaklý koylara ve Kekova adasýnýn doyumsuz manzarasýna hakim kalesine mutlaka çýkýlmalýdýr. Kaleköy, iskelesindeki lokantalarý ve pansiyonlarýyla sadece bir durak yeri deðil, ayný zamanda doða ve tarihle içiçe uzunca süre konaklanabilecek bir tatil beldesidir.


Antik adý Simena olan Kaleköy’ün surlar içinde yýðma taþtan yapýlmýþ evler, çevreyle uyum göstermektedir. Aykýrý bir yapýlaþma yoktur Kaleköy’de.


Tekneyle yaklaþýldýðýnda ve tepeden bakýldýðýnda dikkati en çok çeken kalýntýlardan biri de, denizdeki Lykia tipi lahittir. Tonlarca aðýrlýktaki lahitler kentin her taraýnda ve özelikle tepedeki kalenin Kekova’ya göre sol yamacýnda karþýnýza çýkacaktýr.


Simena’nýn bir kayanýn yontulmasýyla oluþturulmuþ 7 sýralý küçük tiyatrosu görülmeye deðer. Roma döneminde yapýlmýþ surlarýn yanýsýra, tepede bir ortaçað kalesi yer almaktadýr. Kalýntýlarýn bir bölümü de sular içindedir.




Kekova Adasý; Batýkþehir ve Tersane


Bölgeye adýný veren Kekova adasý, Kaleköy’ün karþýsýnda boylu boyunca uzanýyor. Adanýn Kaleköy’e bakan kýyýsýndaki batýk þehir görülmeye deðer. Suyun altýnda eski cadde ve bina kalýntýlarý belirgin olarak seçilebiliyor. Antik kentin M.Ö. 2. yüzyýlda büyük bir deprem sonucunda sulara gömüldüðü sanýlýyor. (Aperlai ve Simena örneðinde olduðu gibi)


Özel tekneyle giderseniz deniz gözlüklerini takýp batýk kenti daha net olarak seyredebilirsiniz. Eminiz çok etkileneceksiniz.


Adanýn batýsýnda Tersane koyu var. Sahilinde bir bazilika kalýntýsýnýn da bulunduðu koyda tekneler denize girmek için mola veriyorlar. Kumsalý taþlý da olsa, denize girmek için uygun.


Tekne turu sýrasýnda uðranan yerler arasýnda mavi maðara da var. Tekneyle içine girilebilecek büyüklükteki maðarada, bölgedeki diðer maðaralarda olduðu gibi güneþ ýþýðýnýn kýrýlýp yansýmasýyla oluþan renkler ilgi çekiyor.


Koylar arasýnda dolaþýrken, bir yamaca Türk bayraðýnýn iþlenmiþ olduðunu görecek ve þaþýracaksýnýz. Bu koy 1. Dünya savaþý sýrasýnda büyük baþarýlar kazanan Hamidiye zýrhlýsýna saklanmak için doðal bir liman görevi görmüþ.


Aþýrlý Adasý


Demre’nin iskelesi Çayaðzý’na doðru tekneyle giderken solda Aþýrlý adasýný göreceksiniz. Aþýrlý adasý Demre-Çayaðzý iskelesinden sadece 800 m uzaklýkta. Hepi topu 1 km uzunluktaki ada, mavi yolculuk ve günübirlik gezi teknelerinin baþlýca uðrak yerleri arasýnda. Adadaki tesislerde yörenin nefis balýklarýný tadabilir, diskosunda eðlenebilirsiniz. Adada konaklama tesisi yok. Ama çadýr kurulabilir.


Çayaðzý (Andriake)


Günübirlik tekne turlarýnýn baþlýca çýkýþ noktasý olan Çayaðzý için Demre sayfasýna bakýnýz.


Kyenai


Kaþ’tan Demre’ye doðru karayolundan seyrederken 23 km sonra, solda Kyenai yön levhasý çýkacak karþýnýza. Kafanýzý çevirip baktýðýnýzda sarp yamaçlara oyulmuþ bir kaç kaya mezarýndan ibaret sanýp geçmeyin Kyenai’yi. Mutlaka zaman ayýrýn ve görün. Çok etkileneceðinize eminiz.


Kyenai yön levhasý izlendiðinde, 2 km sonra Yavý köyüne varýlýyor. Kyenai’ye Yavý köyünden yürüyerek çýkýlabiliyor. Çýkýþ 45 dakika sürüyor. Yanýnýza köyden rehber almayý unutmayýn. Çünkü hem çýkýþta en kýsa patikayý bulmak, hem de tepedeki kalýntýlarý hakkýyla görmek için rehbere ihtiyacýnýz olacak. Bir de o kadar çok sarnýç var ki, yalnýz dolaþmak tehlikeli olabilir .


Yürümek istemiyor ve arabanýza güveniyorsanýz, tepeyi arkadan dolaþan taþlý topraklý bozuk bir yol var. Bu yol, tepedeki iki dev lahitin týrlara yüklenip Antalya Müzesine götürülmesi için açýlmýþ (Arabayla gitmek için karayoluna çýkýp Kaþ yönüne dönmek ve yaklaþýk 2 km gittikten sonra saða ayrýlan toprak yola girmek gerekiyor. Yol Yavý’nýn mahallesinden geçecek ve antik tiyatronun önüne kadar ulaþtýracak sizi).


Önce çok iyi durumdaki tiyatronun üst basamaklarýna çýkýp çevreyi seyredin. Kyenai çevrenin en yüksek tepesine kurulmuþ. Dört bir taraf görülebiliyor. Ýþte karþýnýzda Kekova adasý ve çevresindeki adacýklara koylar.


Þehri gezmeye baþlýyoruz. Tiyatrodan sonra dikkatinizi çekecek ilk þey dev lahitler. Kimilerinin üzerinde aslan baþý var. Tarihi hakkýnda somut bir bilgi olmayan Kyenai Grekçe’de "mavi þehir" anlamýna geliyor. Lahitler Lykia tipinde ama kalýntýlarýn büyük bölümü Roma dönemine ait. Þehir Bizanslýlar tarafýndan da kullanýlmýþ.


Kentte herhangi bir kazý çalýþmasý yapýlmamýþ. Tabii, defineciler dýþýnda. Yer yer meydana gelen çöküntülerden de anlaþýlýyor ki, toprak altýnda kat kat þehir var. Bir yandan, böyle bir deðer neden hala toprak altýnda býrakýlýr diye üzülüyor insan. Ama öte yandan da seviniyor, hiç deðilse böylelikle korunuyor diye. Çünkü kazý yapýlan ya da keþfedilen bir çok eser (koskoca tapýnaklar dahil), özellikle 19. yüzyýl sonlarýnda ve 20. yüzyýl toptan kaçýrýlmýþ. Bu talan sonraki dönemde de, o boyutta olmasa da sürüp gitmiþ. Deðerini yeni yeni anlýyoruz.


Þehir surlarý kenti çepeçevre sarýyor. Surlar Yavý köyü tepesinde daha belirgin. Biraz aþaðýda bir Bizans bazilikasýnýn kalýntýlarý var.


Çöküntüler sonrasýnda ortaya çýkan galeri giriþleri ve duvar etkileyici. Bir de rehberimizin restoran olarak kullanýldýðýný söylediði yapý var. Ne olduðunu çözemedik. Sarnýçlar o kadar çok ki. Bundan þehrin ne kadar kalabalýk olduðu anlaþýlýyor. Bazýlarýnýn büyüklüðünü bir delikten taþ atýp bir diðerinden suya çarpma sesini dinleyerek deniyor ve þaþýrýyoruz.


Akropol’ün tepesine bir iþaret levhasý dikilmiþ. Þehrin en yüksek noktasýný belirlemek amacýyla. Üzerinde atlý araba figürlerinin bulunduðu bir lahit görüyoruz. Bu lahitin eþi týrlarla Antalya müzesine götürülmüþ. Sýk makilikler arasýnda bulmak oldukça güç. Kemerlerden geçiyoruz. Gezimiz en az 1 saat sürüyor. Rehberimiz þehrin ancak yarýsýný gezdirebildim diyor, kentin görkemini belirtmek istercesine.


Trysa, Sura


Demre yolu üzerinde, Yavý’dan çýktýktan 6 km sonra sola ayrýlan yolla 12 km gidildiðinde karþýnýza çýkan Gölbaþý köyü yakýnlarýnda küçük bir tepe üzerinde Trysa antik kenti kalýntýlarý bulunmaktadýr. Trysa’da üzerinde bir ailenin kabartma figürlerinin bulunduðu Heroon (M.Ö. 4. yüzyýla ait) ilgi çekicidir.


Demre’ye yaklaþýrken (5 km kala) antik çaðda bir kehanet merkezi olarak tanýnan Sura’ya da uðranabilir. Kentin Myra’ya baðlý dinsel merkez olarak kaldýðý ve fazla geliþmediði sanýlýyor. Sura için bir yön levhasý bulunmuyor. Çevreden rehber almadan ulaþmak zor. Bir de yakýndaki evlere ait köpeklere dikkat etmekte yarar var.


Sura’nýn 10 metrelik bir yükseltiye kurulmuþ Akropol’ünün kuzeyinde kent duvarýnýn bitiminde kentin en fazla dikkat çeken yapýsý olan gözetleme kulesi, güney doðusunda sadece terasý kalmýþ kahinler evi vardýr. Aþaðýda, þehrin liman bölümünde Apollo tapýnaðýnýn kalýntýlarý ve küçük bir Bizans kilisesi görülebilir


Resimler....







Üçaðýz’da deniz yosunu toplayan çocuklar. Harika meze oluyor.






Mavi yolculuk ve günübirlik gezi tekneleri, Kekova çevresinde birbirinden güzel koylara demirlerler.






Üçaðýz sýrtlarýndan Kekova’nýn güzel panoramasý






Üçaðýz kýyýlarýnda kayalarýn üzerinde






Denizyosunlarýndan çýkarýlan taþlar yazmalara iþleniyor.






Kaleköy’e (Simena)sadece denizden ulaþýlabiliyor.






Kale’den Kekova Körfezi





Batýk kent kýyýlarýnda






Deprem sonucu evler, sokaklar denize gömülmüþ. Batýk kent Kekova Adasý kýyýsýnda uzanýyor.






Kyenai kalýntýlarý üzerinde