Çamlýhemþin / Rize

GEZÝLMELÝ-GÖRÜLMELÝ

Zil Kale

Bölgenin en dikkate deðer eserlerinden birisidir. Ýlçe merkezinin 15 km. güneyinde, Fýrtýna Deresi'nin batý yamaçlarý üzerinde kurulmuþtur. Kalenin üzerinde inþa edildiði sarp kaya kütlesi denizden 750 metre dere yataðýndan yaklaþýk 100 metre yüksekliktedir.



Kale; dýþ surlar, orta surlar ve iç kaleden meydana gelmektedir. Kale doðal bir kaya kütlesi üzerine kurulmuþtur. Dýþ kalenin kapýsýna kuzeybatý yönündeki patika bir yolla ulaþýlýr. Kuzeydeki kapýnýn söðe taþlarý sökülmüþtür. Bir teras yardýmýyla orta surlar seviyesine çýkýlýr. Buradan ikinci bir kapý yardýmýyla kale içerisine girilir.

Orta kale içerisinde üç önemli yapý bulunmaktadýr. Bunlar muhafýz binasý, þapel ve baþkuledir. Kulenin dört katlý olduðu duvarlardaki hatýl izleri ve kiriþ deliklerinden anlaþýlmaktadýr. Ýçerisinde ince bir bölüntü duvarý ve dolgu toprak vardýr. Duvarlar üzerinde doðu (vadi, manzara) yönünde kemerli pencereler, diðer taraflarda mazgal delikleri bulunmaktýr. Kulenin üstünün dendanlý bir teras þeklinde olduðu belirlenmiþtir. Duvarlar içerisinde dikey uzanan boru yuvalarý belki de kapanmýþ sarnýçlara su akýtýyordu.

Kalenin kesin yapýlýþ tarihini belirtecek veriler yoktur, 14-15 yüzyýllara tarihlendirilmektedir. Bölgenin ilk çaðlarý gibi orta çað tarihi de karanlýktýr. Hemþin yöresinin Ýlhanlý, Karakoyunlu, Akkoyunlu zamanlarýnda tam olarak mý kýsmen mi fethedildiðini bilmiyoruz. Varoþ Kale, Zil Kale, Cihar Kale ve Pazar Kýz Kaleleri hem yörenin, hem de Bayburt'a ulaþan önemli bir ortaçað kervan yolu üzerinde güvenliði saðlýyorlardý.

Osmanlýlarýn bölgeyi fethinden sonra kale kullanýlmaya devam etmiþtir. Kalede bulunan iki el topu Trabzon Müzesindedir.

Kale-i Balâ (Yukarý Kale)

Çamlýhemþin Ýlçesi'ne 40 km. uzaklýkta Hisarcýk Köyü sýnýrlarý içerisinde Fýrtýna Deresi'nin kaynaklarýna hakim bir noktada kurulmuþtur. Kaynaklarda geçen bir diðer adý da Varoþ Kale'dir.

Kalenin ana planý dikdörtgen olarak tanýmlanabilir. Doðu, güney ve kýsmen kuzey sarp kayalýktýr. Batý tarafý eðimli bir arazi üzerindedir. Giriþ kapýsý kuzeybatýdadýr.

Kalenin kurulduðu yer ve duvar iþçiliði bakýmýndan Zil Kale ile iliþkisi açýktýr. Zil Kale ile ayný tarihlerde yapýlmýþ olmalýdýr (14-15. yüzyýl)

Þenköy Camii

Son derece meyilli bir arazide yapýlmýþtýr. Ýki katlý bir camidir. Zemin kat taþ duvarlý, esas kat bütünüyle ahþaptýr. Geniþ saçaklý olan caminin dört omuzlu kiremit kaplý bir çatýsý vardýr.

Bölgenin geleneksel ahþap camilerinden birisidir. Ahþap süsleme sadece mahfil korkuluðunda ve minberde görülür. Nakýþ ve kalem iþi süslemeler sadedir. Cami M. 1900 yýlýnda köy halký tarafýndan yapýlmýþtýr.

Aþaðý Çamlýca Köyü Camii

Taþ duvarlý iki katlý, kýrma çatýlý bir yapýdýr. Zemin kat medrese olarak yapýlmýþtýr. Medrese katýna kuzeydoðu köþesindeki kapý ile girilir. Bu kýsým epeyce elden geçmiþtir. Sadece batý duvarýnda bir ocak kalmýþtýr. Harimin ahþap döþemesi son yýllarda betonarme olarak deðiþtirilmiþtir.

Caminin minberi çok iyi bir ahþap iþçiliði gösterir. Sahte kemerli niþ kompozisyonlarý üzerinde bir daireden çýkan S ve C kývrýmlarý yan yüzleri kaplar. Dilimli kemerlerle taçlandýrýlan niþler ve üçgen aynalýk, sadeleþtirilmiþ bir barok üslubu yansýtýr.

Þenyuva Köprüsü

Eski adýyla Cinciva Köprüsü bölgenin yaygýn taþ köprülerinden birisidir. Tek bir kemerle Fýrtýna Deresi geçilmiþtir. Ayrýca korkuluk duvarý tamir edilerek üzerine demir bir kýsým ilave edilmiþtir. Köyün yaþlýlarý H. IIII/M. 1699 tarihli bir kitabesinin 1946 yýlýndaki bir selde kaybolduðunu kaydederler. Eðer bu doðru ise, yapý bölgenin en eski köprülerinden birisidir.

Köprüköy Köprüsü

Fýrtýna deresi üzerinde kurulu taþ köprülerden birisidir. Köprünün batý ayaðýna küçük bir tabliye kemeri ilâve edilmiþtir. Tabliyesi iki yandan dik olan köprünün korkuluk duvarlarý kýsmen yýkýlmýþtýr. Köprünün 19. yüzyýl sonlarýnda Türk ustalar tarafýndan yapýldýðý bilinmektedir.

Baltacýlý Camii

Baltacý Mahallesi'nde Hemþin Deresi'nin batý kenarýnda yer alýr. 1791 yýlýnda inþa edilmiþ, taþ duvarlý, kýrma çatýlý bir camidir.

Bilen Köy Camii

Köyün merkezinde iki katlý olarak yapýlmýþtýr. Alt kat ve kýsmen ahþap duvarlý olarak inþa edilmiþ, medrese bölümüdür. Bu katta iki bölümlü bir dershane ve bir hoca odasý bulunmaktadýr. Dershanedeki taþ ocaklar, eski sýra ve kürsü parçalarý mevcuttur. Güneybatýda ocaðý bulunan oda hocaya aittir.

Caminin kuzey batýsýnda hayat kýsmý bulunur. Harim kýsmýna ahþap oymalý bir kapý ile girilir. Giriþ bölümünün üzerinde yer alan mahfil U planlý olup yanlarda kýble duvarýna kadar uzanýr. Doðu taraftaki ahþap ayaklarýn farklýlýðý, mahfil uzantýsýnýn geniþ olmasý bu kýsmýn sonradan ilave edildiðini göstermektedir. Gerçekten de yaþlý köylüler caminin sonradan geniþletildiðini söylemektedirler.

Yapýnýn ilk inþasý 18. yüzyýla kadar inmektedir. Cami bugünkü þekline M. 1894 yýlýndaki onarýmla kavuþmuþtur.

Kavran Yaylasý

Kavran, halk diliyle (Kavron) Doðu Karadeniz Bölgesi’nde Kaçkar Daðlarý’nýn eteðinde þirin bir yaylamýzdýr. Rize’nin Çamlýhemþin ilçesinden, Ayder yolu üzerinde araba ile ulaþým saðlanan Kavran, geçmiþte sadece yaylayken günümüzde hem yayla, hem de tatil beldesi görünümündedir. Doðu Karadeniz insaný hem rutubetli sýcaktan korunmak, hem de hayvanlarýný geniþ yayla mezralarýnda otlatmak için; ormanlarýn seyrekleþtiði 2000 m yükseklikteki daðlar arasýndaki yaylalara çýkarlar. Yayla evleri genellikle yaþlý, tecrübeli, katýk (yað, peynir, minci vb.) yapmasýný iyi bilen ebe ile hayvanlara çobanlýk yapabilecek on-onbeþ yaþlarýnda kýz ya da erkek çocuktan oluþan iki kiþilik evlerdir. Köylerdeki yerleþim daðýnýk olmasýna karþýn, yayla evleri birbirine çok yakýndýr.

Doðu Karadeniz Bölgesi’nde yaz aylarýna rastlayan çeþitli yayla þenlikleri geçmiþten günümüze halen sürdürülmektedir. Bu þenlikler “Çürük Ortasý”, “Yayla Ortasý”, “Okçular”, “Vartivor” gibi adlarla yayla süresinin belli dönemini yansýtmaktadýr. Genellikle de yaylalarýn en kalabalýk olduðu, ot biçme iþleminin bitimine ya da köydeki son iþlerin bitirilip yaylada toplanma tarihine rastlar.


Kavran'da Vartivor

Rize’nin Çamlýhemþin ilçesi Ayder yaylalarýndan biri olan Kavran’da Vartivor, günümüzde de geçmiþte olduðu gibi ayný görkem ve ihtiþamla kutlanmaktadýr.

Vartivor, yayla halkýnýn yaptýðý bir þenlik olup, Temmuz ayýnýn 15’inde baþlayýp 25’ine kadar devam eder. Þenlikte dalikanlýlar, kýzlar horon oynar, birbirlerine mani söylerler. Vartivor gül bayramý, ot bayramý anlamýna gelmektedir. Vartivor eskiden temmuz sonlarý, aðustos baþlarýnda Ergenekon dolaylarýnda daðlarda yapýlýyordu. Þimdi ayný görkemiyle, ayný tarihlerde Hemþin yaylalarýnda yapýlmaktadýr.Yayla halký, kuþaktan kuþaða taþýyarak günümüze aktardýðý Vartivor’u þöyle anlatmaktadýr:

“Hayvanlarýmýz otlasýn, katýðýmýz bol olsun diye yaylaya çýkarýz. Yaylada her evde bir katýk yapan, bir de sýðýrlarý otlatmak için çoban olur. Yazýn köydeki iþler aðustos baþlarýnda biter. Ýþlet bitince köylü toplanýr. Vartevor yapmak için yaylaya gelir. Köyden yaylaya gelenlere “Vartevorcu” denir. Vartevorcularla yaylacýlar yaylada eðlenirler, çalýþmanýn yorgunluðunu üzerlerinden atarlar, gece sabahlara kadar tulumla horon oynar, içki içip tabanca atarlar”.

Vartevora giden köylüler en güzel giysileri giyerek sabahýn erken saatlerinde yola çýkarlar. Tulum çalýp, atma türkü söyleyerek, horon oynayarak, yaylanýn yolunu tutarlar.

Yaylacýlar köyden gelen vartivorcularý büyük bir heyecan ve sevinçle karþýlarlar. Vanrtivorcu yaylaya tulum eþliðinde büyük bir çoþkuyla girer. Bu çoþku yaylada on beþ gün sürer. Vartivorcusu gelmeyen yaylacýnýn, vartivoru hüzünlü geçer. Köyden vartivorcusu kalabalýk gelen yaylacý gururlanýr baþý dik gezer.


Eskiden iþler bitince köylüler, sabah namazýyla yola çýkardý. Türkü söyleyerek, tulum çalarak, Vice (Çamlýhemþin ilçesi) dibine gelirdik. Orda mola verir, yemek yer, tekrar yola koyulurduk. Ayder’de bir gece boþ ambarlarda yatardýk, sabaha kadar tulum çalar, horon oynardýk. Ordan tekrar hep birlikte yola koyulur, öðleye doðru tüfek ata ata yaylaya girerdik. Yaylanýn düzünde hemen horonu kurardýk. Gece sabahlara kadar lamba, lüküs ateþiyle horon oynardýk. On-onbeþ gün böyle devam ederdi. Genç kýzlar, delikanlýlar en güzel elbiselerini giyerek vartevora gelirler. Sevdalýklar da vartevorda baþlar, orda büyürdü. Genç kýzlar, dalikanlýlar sevdalarýný atma türkülerle yine dile getirirlerdi”


Vartivor, halk arasýnda “Yayla Ortasý” olarak da bilinen yörenin en önemli þenliklerindendir. Kutlamalarýn dinsel bir yönü olduðuna dair bir belgeye rastlanmamýþtýr. Ancak “Hemþinliler Hristiyan adetlerini muhafaza edip, Vartevor Yortusu Günü hepsi de kiliseye gider” ifadesi kullanýlmaktadýr.

Vartivor zaman olarak yayla döneminin tam ortasýnda rastgelmektedir. Bu dönem köylerde iþlerin azaldýðý, sýcaklýk ve nem oranýnýn arttýðý, Aðustos ayýnýn ilk on beþ gününü kapsamaktadýr. Yörede yaþlýlarýn kullandýðý “Köy Hesabý” ya da “Ay Takvimi” Hicri gün hesabýyla 20-22 Temmuz’da baþlamakta, on beþ gün sürmektedir.

Þenlikler ciddi bir organizasyon çerçevesinde kutlanmakta, kutlamalarýn düzenli yapýlmasý için Baþkan ve Kutlama Komitesi oluþturulmaktadýr. Þenliðin baþlamasýndan bitimine kadar her aþamasýndan, Baþkan ve Þenlik Komitesi sorumludur. Þenliðin maddi giderlerini yayla halký karþýlamakta, herkes gücüne göre katký saðlamaktadýr, zorlama yoktur.

Þenliklerin en önemli kýsmýný horon oynamak için toplanan gruplar oluþturmakta, kýzlar ve erkekler ayrý ayrý ya da birlikte oynamaktadýrlar. Horonlar yayla halkýnýn yaptýðý çardaklarda veya büyük düzlüklerde oynanmakta, horon en önemli kýsmýný horon esnasýnda atýlan silahlar oluþturmaktadýr. Vartivorda “Hoþmeli” ve “lokum” gibi özel yiyecekler yapýlmakta, yayla nüfusu iki üç misli artmaktadýr.Vartivor þenliklerinin yukarýda anlatýlan iþlevlerden dolayý, biçimde deðiþime uðrasa da içerikte amacýný koruyarak, kuþaktan kuþaða ayný görkem ve ihtiþamla kutlanacak, Kavran Yaylasý daha uzun yýllar þenliklere ev sahipliði yapacaktýr.