Didim (Apollon) Tapýnaðý


Þimdilerde "Orakl"larýn yaþadýklarý veya geçerli olduklarý dönem milattan önce 700'le milattan sonra 300 arasýndaydý. Sözcüðün üç anlamý vardýr ya da üç þeyi tanýmlar; birinci anlamda "Orakl" tanrýlarýn konuþtuðu kiþidir, ikinci anlamda geçerli yani güncel olan tapýnak veya çekinilen, saygý duyulan tanrýdýr, üçüncü anlamda ise tanrý tarafýndan kahin aracýlýðý ile verilen cevaptýr. Batý Anadolu'nun yani Ýyonya'nýn baðrýnda bulunan Söke yakýnlarýndaki Didim Apollo Tapýnaðý 1700 öncesine kadar yaklaþýk 2000 yýllýk bir "Orakl" merkeziydi. Antik Dünya'dan günümüze gelen bu baþ döndürücü Tapýnak, geçmiþe terk ettiðimiz ve unuttuðumuz görkemin ve de gizemin muhteþem bir örneði olarak gözlerimizin önünde hala durmaktadýr.


Ama proje çok büyük tutulmuþtu, bu nedenle de tamamlanamadý, inþaat MS 200'lerde dahi bitmemiþ, geçen beþ yüzyýla raðmen sonuca ulaþýlamamýþtý. Roma Ýmparatorlarý'nýn desteðine raðmen yine de inþaat tamamlanamadý, bugün dahi inþaatýn eksiklikleri görülmektedir (týraþ edilmemiþ taþlar, yivsiz sütunlar ve ücretini alamamýþ taþ ustalarýnýn imzalarýnýn durmasý gibi..). Tapýnak düz bir alan üzerinde deðildir, bu nedenle yapý zaman içersinde kaymýþ ve bu nedenle de ön kýsmýna yay biçiminde bir takviye duvarý yapýlmýþtý. Temeller, depremlere karþý ýzgara biçiminde yerleþtirilmiþti. Yapýnýn ölçüleri 109.34 x 51.13 metre olarak tahmin edilmektedir. Toplam 112 sütun bulunuyordu (Bazý uzmanlara göre 124 sütün vardý). Ön giriþte görülen 7 yüksek basamaklý, 3.5 metre yüksekliðindeki kaide (krepis), hem Helenistik bir evrimin simgesi, hem de çukurda kalan o bölümü yükseltmek içindi. Tapýnaðýn en çarpýcý yeri kuþkusuz önünde 1.45 m. yüksekliðinde bir eþik bulunan dev kapýdýr. Bu büyüklük, mimari bir nedene dayanmýyordu, dini bir amaçtý ve bir kehanet merkezi olmasý etkindi. Tapýnak, MS 200'lere kadar yarý inþa edilmiþ haliyle kullanýldý; Hýristiyanlýðýn yayýlmasý ve çok tanrýlý inancýn çökmesiyle içine bir kilise yapýldý ama bir yangýn sonucunda tüm yapý zarar gördü. MS 395'de Ýmparator Theodosius; "tüm kehanetleri boþ iþ ve umut" ilan ederek yasakladý. "Orakl"ýn sonu gelmiþti. Bizans döneminde askeri garnizon olarak kullanýldý ve ikinci bir yangýn yaþandý. 1493'deki büyük deprem tapýnaða çok zarar verdi. Ve bundan sonra tamamen terk edildi; ta ki 18. Yüzyýl'a kadar... Tapýnak'tan ilk kez ünlü gezginler Texier ve Nevton söz ettiler; 1858'de Ýngilizler, 1872'de Fransýzlar çalýþmalar yaptýlar. 1904'ten sonra Wiagand baþkanlýðýndaki Alman ekibi Tapýnaðý þimdiki haline getirdi.