Aliþar Höyüðü
Yozgat' ýn 45 km. güneydoðusunda, Yozgat- Sarýkaya Ýlçesi karayolu üzerinde bulunmaktadýr. Aliþar Höyüðü, geniþ bir ovanýn ortasýnda bulunmaktadýr. Kuzey ve batýsýndan Aliþar Özü Çayý geçmektedir. Höyük, ovadan 7-8 m yüksekliðinde bir teras ile baþlamakta daha üstte ise 23-24 m yüksekliðe kadar uzanan sivri tepe kýsmý ile son bulmaktadýr Bir çukura kurulan höyüðün eni 520 metre, boyu ise bir kilometreye yakýndýr. Bu höyük 1927 yýlýnda Chicago Üniversitesi Þark Kurulu alman H.H. Wonder OSTEN baþkanlýðýnda bir heyet tarafýndan kazýlmýþtýr ve kazýlar 1935 yýlýna kadar sürdürülmüþtür. Höyüðün, H.H. von der Osten ve ekibi tarafýndan kazý yeri olarak seçilmesinde olasýlýkla Hitit bölgesi içinde olmasý ve birçok ticaret yolunun ortasýnda bulunmasý rol oynamýþtýr Ankara’nýn 200km doðusunda önemli bir orta Anadolu bölgesidir. Geç kalkolitikten itibaren Osmanlý dönemine kadar iskan görmüþtür.
Çok düzenli olarak yapýlan kazý iþi 1932 yýlýna kadar aralýksýz devam etmiþtir. Sonunda eski, doðu-batý, güney - kuzey yollarýnýn birleþtiði merkeze yakýn yerde Aliþar Höyük meydana çýkarýlmýþtýr. Ýç Anadolu’nun kronolojisini, eski kültürlerin birbirlerine geçiþlerini ve devirlerini doðruya yakýn olarak ancak bu kazýlardan öðrenmek mümkün olmuþtur. Yapýlan kazýlarda kalkolitik döneme ait küplere gömülmüþ iskeletler, piþmiþ topraktan çanak çömleklere, mühürlere, taþ ve kemik üzerine iyi iþlenmiþ insan ve hayvan figürlerine rastlanmýþtýr.
Höyüðün ilk kuruluþundaki hali (M.Ö. 3200 - 2600) dörtgen planlý, kerpiç duvarlý, düz damlý evleriyle basit bir köy görünümündedir. Bundan sonraki devirlerde þehrin iç kalesi olduðu, evlerin belirli bir plana göre yapýldýðý ve bazýlarýnda duvarlarýn içten ve dýþtan sývandýðý görülür. Bu devirde þehir surla çevrilmiþtir. Mezopotamya ile kültür alýþ veriþinin bu devirde baþladýðý anlaþýlmaktadýr.
Üçüncü devirde ise, iki sur da, yani iç kale ve dýþ kale kuvvetlendirilmiþ, iç kalenin alaný geniþletilmiþtir. Bu devir, M.Ö. 2200-2000 yýllarý arasýnda olup, Hitit çaðýna kadar devam eder.
Dördüncü devre gelince, Aliþar’ýn geliþmeleri iyice seçilebilmektedir. M.Ö. 2000-1500 yýllarý arasýnda Aliþar büyük bir þehir hüviyetine bürünmüþtür. Eski tunç çaðýnýn tersine, Hititler alt þehri yurtlandýrmýþlardýr, yine alt þehir eski Hitit çaðýný karakterlendiren büyük bir surla saðlamlaþtýrýlmýþtýr. Þehir, geniþ planlý kale kapýlarý, yeraltý yollarý ve yer yer kulelerle kuvvetlendirilerek savunmalý bir hale getirilmiþtir. Büyük Hitit çaðýnda (M.Ö. 1400 - 1200) önemini kaybetmeyen höyük, yine küçük bir yerleþme alaný olmuþtur.
Beþinci devirde M.Ö. 1200 - 700 yýllarýnda Aliþar’da, Hitit - Frig Kültürü görülür. Artýk bu devirden sonra alt þehir önemini kaybetmiþtir. Bundan sonra þehirde ortaya çýkan eserler Frig kültürünün aðýrlýðýný ortaya koymuþtur. Bu çaðda iç kale eski temelleri üzerine yeniden yapýlmýþsa da M.Ö. 19. yüzyýla ait olan ilk yapý katýnýn iç kale suru bir yangýnla ortadan kalkmýþtýr.
Frig devrinden sonra önemini iyice kaybeden Aliþar; Med, Pers, Helenistik çað, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlý devirlerini yaþamýþsa da bu devirlerden söz edilebilecek önemli izler yoktur.
1993 yýlýndan itibaren, Gorny baþkanlýðýndaki bir ekip, Aliþar'da tekrar çalýþmaya baþlamýþtýr [Gorny et al. 1995]. Aliþar Kültür ve Turizm Bakanlýðý tarafýndan hazýrlanmýþ tescilli arkeolojik SÝT alanlarý listesinde yer almaktadýr.
Aliþar Eski Tunç Çaðýnda etrafý surlarla çevrili yerel bir prenslik merkezidir. Kazýlar sonucunda ele geçen buluntular arasýnda elde yapýlmýþ monokrom ve boyalý seramiklere, bakýrdan ve bronzdan yapýlmýþ metal buluntulara, gliptiklere(mühür), ayaklý meyvalýklara, çýkýntý kollu küçük kadýn figürlerine rastlanýlmýþtýr. Ayrýca birçok idol baþý ele geçmiþtir (disk ve keman biçimli) bunlar yuvarlak yüzlü, özellikle burunlarý belirgin olarak çýkýntýlý yapýlmýþ figürlerdir. Bu baþlarýn iki tarafýnda birbirine yakýn yerleþtirilmiþ minik delikler bulunmaktadýr.
Aliþar’da ki Eski Tunç Çaðýnda gömü türleri küp mezarlar, toprak mezarlar, taþ sanduka mezarlar þeklinde karþýmýza çýkmaktadýr. Gömüler intramuraldir. (bacaklar karýndan içe çekik) Ayrýca Truva II-V. katlardan tanýdýðýmýz Homeros’un destanlarýnda adý geçen Dephas ele geçmiþtir. Yeni bir seramik türüne intermediate (boyalý) seramiðe rastlanýlmýþtýr. Bu seramik türünün Aliþar seramiðinden farký süslemede ki boþluklarýn fazla olmasýdýr. Boya ile nakýþlý süslemelerde, kýrmýzýmsý, krem veya deve tüyü astar üzerine pembemsi kahverengi veya kýrmýzý renkte boyalarla süslenmiþ geometrik motifler hakimdir, ayrýca süsleme olarak basit þeritler, iç içe açýlar, zig zag motifler kullanýlmýþtýr. Kaplarýn çoðunluðunu fincan ve maþrapalar oluþturur, çift kulplu çömlekler kapodakya boyalýlarý veya Aliþar III seramiði adýný verebileceðimiz seramiðinde öncüleri ilk defa burada ortaya çýkmýþtýr. Suriye þiþelerinin yerel ve ithal örneklerine rastlanýlmýþtýr. Silindir bir mühür ele geçirilmiþtir. Bu mühürün en yakýn benzerine Mezopotamya da Er Hanedanlar döneminde rastlanýlmýþtýr.
<div>
___________________________________________________________________________
Çek git bakalým sana da bu yakýþýr.Elbet bu yürek buna da alýþýr.Kendini yerden yere vurmalýsýn.Kalbini yakýp ateþe atmalýsýn.Sevgi nedir sen bunu anlamazsýn.Çünkü sen vicdansýzsýn.Geceler boyu yolunu gözleyen ben.Senin için her gece aðlayan ben. Kalpsizsin kalpsiz


Teþekkur:
Beðeni:

Alýntý

Yer imleri