Teþekkur Teþekkur:  0
Beðeni Beðeni:  0
41 sonuçtan 1 ile 10 arasý

Konu: TaksÝm gerÇeÐÝ

Threaded View

önceki Mesaj önceki Mesaj   sonraki Mesaj sonraki Mesaj
  1. #1

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    A29 Taksim gerçeði!!!???

    S.A.Taksim'de eski bir mezarlýk bulunduðunu, bu mezarlýðýn Müslüman mezarlýðý olduðunu ve bu mezarlýðýn Ýnönü tarafýndan yýkýldýðýný aktardý.
    1 Mayýs’tan beri gündemden inmeyen Taksim Meydaný’nýn tarihe mal olmasý þurada 150 yýldýr. Hatta bugünkü halinden söz edeceksek hikâyemizi 87 yýl ile de sýnýrlandýrabiliriz.

    Peki ondan önce ne durumdaydý Taksim? Semte adýný veren Sultan I. Mahmud’un eseri olan maksemi 18. yüzyýldan beri oradaydý ama kýrlýk bir bölgede yer alýyordu ve en önemlisi, Taksim, þehrin en geniþ mezarlýk bölgelerinden birine ev sahipliði yapmaktaydý.

    ‘Nasýl? Taksim Meydaný eskiden mezarlýk mýymýþ yani?’ dediðinizi duyar gibi oluyorum. Evet, yanlýþ duymadýnýz, burasý çok geniþ bir mezarlýk bölgesiymiþ ve büyüklüðüyle Eyüp Sultan’ýn rakiplerindenmiþ.

    Bu mezarlýklar o kadar geniþ bir alaný kapsamaktadýr ki, yalnýz Gezi Parký’ný deðil, Taksim Anýtý’nýn bulunduðu mahalden baþlýyor, AKM binasýndan sahile doðru iniyor, Pangaltý’ya kadar göz alabildiðine uzanýyordu. Ýçinde geniþ bir Müslüman mezarlýðý olduðu gibi “Frank”, Rum ve Ermeni mezarlýklarý da vardý. Zaten burasý Bizans devrinden beri mezarlýk olarak biliniyordu. Ýþte bugünlerde tartýþýlan Topçu Kýþlasý, mezarlýklarýn bulunduðu yeþil alana yapýlacaktý.
    Gümüþsuyu’ndaki Alman Konsolosluðu’nun karþýsýnda görülen selvi aðacý kaybolan mezarlýðýn tanýðý gibi...
    Taksim’deki mezarlýklarýn, Pervitich haritasý üzerindeki görünüþü. En altta ‘Büyük Türk mezarlýðý’ (Great Turkish Cemetery) yazýsý okunuyor.
    Yok edilen Taksim’deki Ayaspaþa mezarlýðýndan bir görüntü. Yan yatmýþ mezar taþlarý, selvi aðaçlarý ve arkada Gümüþsuyu Askeri Hastanesi. (Burak Çetintaþ Arþivi)
    Önemli bir ayrýntý da þudur: AKM tarafýndaki Müslüman mezarlýðý ile meydaný Harbiye’ye doðru kat eden Fransýz, Rum ve Ermeni mezarlýklarý yan yanaydý. Osmanlý Ýstanbul’unda semtleri bile ayrýlan farklý din mensuplarýnýn son uykularýný birbirine yakýn mezarlýklarda uyumasý ilginçtir ve Osmanlý’nýn engin hoþgörüsünü gösterir.
    Ancak dikkat çekici bir baþka nokta var: Ayaspaþa’daki Müslüman mezarlýðý 1926 yýlýna kadar ayaktadýr ve mezar taþlarý ve selviler Taksim’i ‘laikleþtirme’ uygulamasýnýn kurbaný olurken korkunç bir rant transferine de kurban gidecektir.
    Nasýl mý? Görelim beraberce…
    BÝR MEZARLIK NASIL PAYLAÞILIR?
    1930’lu yýllarda Gümüþsuyu’ndan Mete Caddesi’ne uzanan bölgede pýtrak gibi bitiveren apartmanlar akýllarý karýþtýrmýþtýr. Zira burada apartman yaptýranlar nedense hep Tek Parti devrinin kodamanlarýdýr, hatta tapuda Baþbakan’ýn eþi Mevhibe Ýnönü’ye ait bir parsel dahi çýkmýþtýr.
    Mezarlýðýn parsellenip satýlma hikâyesini cesur gazeteci Arif Oruç anlatýr. “Yarýn” gazetesiyle Serbest Fýrka’yý cansiparane bir þekilde savunmuþtu. Partinin kapatýlmasýnýn ardýndan gazetesi de yasaklýlar arasýna girmiþ olan Arif Oruç, Baþbakan Ýnönü’nün yolsuzluklarýný yazmak ister; ancak bu, kaçtýðý Bulgaristan’da çýkaracaðý “Yarýn” broþürlerinde mümkün olur.
    Arif Oruç’un 5 No’lu “Yarýn” broþüründeki (Haz: Mete Tunçay, Ýletiþim: 1991) iddialarý yenilir yutulur gibi deðildir ve eðer Demokrat Parti 13 Temmuz 1950’de af kanunu çýkartmasa Ýnönü ailesi ve CHP’nin baþýný fena halde aðrýtacak mahiyettedir. Ayný iddialarý Bedii Faik 1970 yýlýnda “Dünya” gazetesinde tekrarlayacak ve deliller Ahmet Gürkan tarafýndan “Ýsmet Paþa’nýn Beytülmali” adlý kitapta toplanacaktýr.
    Arif Oruç’un iddialarý özetle þöyle:
    Baþbakan yetkisini kullanarak mezarlýðýn tapusunu, Ayas Paþa’nýn torunlarýndan birine verdirmiþ, adam da alýr almaz “servileri kestirip mezar taþlarýný söktür”müþ, boþalan arsayý yüzbinlerce liraya hükümetin önde gelenlerine satmýþ, sonra da Mýsýr’a savuþmuþtur. Bundan sonrasýný Arif Oruç’un iðneli kaleminden okumaya deðer:
    MEVHÝBE ÝNÖNÜ’NÜN ARSASI
    “Kabristanýn senedini eline alýr almaz dahi Ýsmet Paþa’nýn hanýmefendilerine bir apartmanlýk “yerceðiz” hediye etmiþti. Hanýmefendinin apartmaný “beleþten gelen” arsa üzerine kurulmuþtu ki, arsanýn kýymeti 50 bin lira tahmin ediliyor. Apartman, Baþvekil Paþa’nýn mahdumlarý küçük Ömer beyefendinin cep harçlýklarýndan tasarruf edilen 200 küsur bin lira ile vücuda getirilmiþtir. Halk Fýrkasý erkâný, her gün pederleri tarafýndan verilen 5-10 kuruþu çabuk 200 bin lira halinde arttýrmaða muvaffak olan küçük Ömer Bey’in; mahalle mekteplerinde peynir ekmek bulamayýp da Hilal-i Ahmer (Kýzýlay) tarafýndan kendilerine haftada iki defa birer dilim ekmek peynir tevzi edilen Türk çocuklarýna “tasarruf nümune-i imtisali (örneði)” olacaðý söyleniyor.”
    Ayný olayý gazeteci Bedii Faik 1970 yýlýnda þöyle anlatmýþtýr:
    “Ayaspaþa vaktiyle mezarlýktý ve evkafa (vakýflara) aitti. Ýnönü’nün müsteþarý olan zat, evkaf iþlerine bakmaktaydý. Günün birinde iþte bu müsteþar, mezarlýðý vakýf olmaktan çýkarmýþ, parsellemiþ ve bahis konusu arsayý da þefine münasip görmüþtür. O tarihte görevde bulunan Ýstanbul Belediye Meclisi bu olup bitti karþýsýnda isyan etmedi deðil. Ama olup bittiyi yapan müsteþar beyin “Paþam! Ýstanbul Valisi, Belediye Meclisi’ni aleyhinize kýþkýrtýyor” demesi üzerine Ýnönü, devrin valisine son derece haþin davranmýþ ve rahmetli de bu muamele üzerine derhal istifa etmiþtir.”
    Burak Çetintaþ’ýn deðerli araþtýrmasý Taksim sýrtlarýndaki Ayaspaþa mezarlýðýnýn nasýl parsellenip satýldýðýný bütün çýplaklýðýyla ortaya koyuyor:
    “Önce gömüye kapalý mezarlýk sahasýný kaplayan selviler birer ikiþer kesilmeye baþladý. Daha sonra da kimisi çarpýlmýþ, kimisi topraða iyiden iyiye gömülmüþ kavuklu, destarlý, serpuþlu mezar taþlarý kaldýrýldý” (Toplumsal Tarih, Aralýk 2004).
    Bir kurnazlýk daha yapýlmýþ ve vakýflarýn gazetelere verdiði ilanlarda satýlacak arazinin mezarlýk olduðundan hiç bahsedilmemiþtir. Böylece satýlan arazi rahatça parsellenip imara açýlacak ve dönemin önde gelen ailelerine apartman olarak hizmet verecektir.
    Peki bazý resimlerde gördüðümüz güzelim mezar taþlarýna ne oldu dersiniz? Onlar da hoyratlýktan nasibini aldý. Yok edildi. Öyle ki, bu mezar taþlarýnýn içinde modern edebiyatýmýzýn kurucusu kabul edilen Þinasi’ninki de vardý. (“Þair Evlenmesi” yazarý hakikaten tuhaf bir adamdý; cenazesine yalnýz 15 kiþinin katýlmasýný vasiyet etmiþ ve vasiyetine riayet edilmiþti. Ancak seçimin nasýl yapýldýðýný bilmiyoruz.)
    Böylece bazýlarýnca “Cumhuriyetin altýn çaðý” olarak kabul edilen 1930’lu yýllarda üstelik Taksim’in Müslümanlýðýný simgeleyen koca bir mezarlýk göz göre göre satýlmýþ, yok edilmiþ, imara açýlmýþ ve ustaca gerçekleþtirilen bir rant transferine sahne olmuþtu.
    Bu bir þey deðil. Daha Sultan Abdülaziz’in yapýmýný baþlattýðý Aziziye Camii’nin arsasýna Ýnönü ve çevresindekiler tarafýndan nasýl el konulduðunu da yazacaðýz.
    Ta ki insanlar Taksim’de “yeþil alaný” mezar taþlarýyla birlikte asýl kimlerin temizlediðini öðrenene kadar…AEO.
    Alýntýdýr.Mustafa Armaðan:49::45:
    Konu hilalyýldýz tarafýndan (09-06-2013 Saat 16:46 ) deðiþtirilmiþtir.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Þu an Bu Konuyu Gorunteleyen 1 Kullanýcý var. (0 Uye ve 1 Misafir)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajýnýzý Deðiþtirme Yetkiniz Yok
  •