Tarihi belirleyen insan hatalarýdýr, derler. Böyle bir hata, robot kabusunu sadece filmlerde görmekten fazlasýnýn yaþanmasýna yol açabilir.
Japonya'da þarap görevlisi olarak geliþtirilen robotlar, iyi þarapla kötü þarabý ayýrma, küçük bir yudumdan þarap markasýný belirleme ve buna eþlik edecek peyniri seçme yeteneklerine sahip olarak programlanýyor.
NEC System Technologies ve Mie Üniversitesi'nin robot çalýþmalarýnda buraya kadar bir sorun yok. Sorun, sýra diðer mezelere gelince ortaya çýkýyor. Mezeleri ayýrmak üzere programlanan bir robot insan ile karþýlaþýnca, onu da meze kategorisinde deðerlendiriyor.
Ýnsanýn bu sýnýflandýrmada oturduðu yer, çið et kategorisi.
Robot, kýzýlötesi spektrometresinin menziline yerleþtirilen nesneye, bir kýzýlötesi ýþýn gönderiyor. Buradan yansýyan ýþýný analiz eden robot, nesnenin ne olduðuna karar veriyor. Siz elinizi oraya koyduðunuzda, salam ya da pastýrma olarak görünmeniz sadece kilonuza baðlý.
Bu sistem açýðýnýn ortaya çýkmasý için robotun, Wired dergisinin eline düþmesi gerekmiþ. Muhabirin denemesi domuz pastýrmasý sonucunu verirken, kameraman lüks lokantalara layýk prosciutto (ince dilimlenmiþ çið et) olarak tanýmlanmýþ.
Tabii bu sahne, Arnold Schwarzenegger'in dövüþtüðü robotlarýn insanlarý ne þekilde gördüðüne de açýklýk kazandýrýyor. Robotlar aslýnda et derdinde, zavallý insanlar da can derdinde... Arnold'un caný insan çekmediðine göre, o aslýnda vejetaryen olmalý.
(mynet'ten alýntýdýr)


Teþekkur:
Beðeni: 

Alýntý


Yer imleri