Teþekkur Teþekkur:  0
Beðeni Beðeni:  0
10 sonuçtan 1 ile 10 arasý

Konu: Beþiktaþ Tarihinde Unutulmayanlar

  1. #1

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart Beþiktaþ Tarihinde Unutulmayanlar



    Türk futboluna spormenlikleriyle adýný yazdýrmýþ Beþiktaþlý duruþunu litaritürlere sokmuþ bu insanlarý daha yakýndan tanýyalým
    Onlar Beþiktaþýmýzýn her þeyi



    BABA HAKKI



    SEREF REISIMIZ HAKKI YETEN
    (AVUKAT - SAMPIYON VE MILLI FUTBOLCU)

    Kim ne derse desin bize göre Türkiye'nin gelmis geçmis en büyük futbolcusu Hakki Yeten'dir. Tam 17 sene sirtinda tasidigi Siyah-Beyaz formasini zaferden zafere kosturmus, ayni zamanda takimina yenilmezlik vasfi kazandirmistir. Müthis kafa vuruslari, balyoz gibi sag, sol sutlari, sürati ve kendine has çalimlariyla ideal oyuncu tipinin en belirli numunesi olan Hakki Yeten, ayrica otoritesi sayesinde takiminda senelerce kurdugu disiplinle kaptanlik vazifesini de basariyla yürütmüstür.



    Hakki Yeten'i bütün Besiktaslilar degismez bir kaptan olarak kabul ederler. Bugün bile büyük küçük herkes ona (Kaptan) diye hitap etmektedir.
    Futbol oynadigi 17 sene içinde; bes senesi üstüste olmak üzere 8 Istanbul Ligi, 3Istanbul Silt ve Kupasi, 1 Izmir Enternasyonal Fuar Kupasi, 3 Milli Lig, 1 Türkiye Birinciligi ve 2 Basbakanlik Kupasi ile dört hususi turnuva birinciligi, ceman: 18 resmi, 4 hususi 22 sampiyonluk kazanan bir takimin orkestra sefligini yapmak, büyük Türk futbolcusu Hakki Yeten'in sahsiyeti ve sporculuk degeri hakkinda kafi ölçü teskil eder kanaatindeyiz.



    Söhretini, ustaligini memleket disina kadar yaymis olan Hakki Yeten, bir ara Ingiltere'nin meshur ARSENAL takimindan transfer teklifi almis, fakat içindeki Besiktas sevgisi yüzünden bu cazip teklifi reddetmistir.

    Baba Hakki 1910 yilinda (Vadina) kazasinda dogdu. Bir yasindayken ailece Istanbul'a gelip Besiktas semtine yerlestiler. 1914 yilinda Birinci Cihan Harbi patlak verince babasi Binbasi Mahmut Nedim, çanakkale'de vazife almis ve vatanini müdafa ederken sehit düsmüstür.

    Bütün ruhu ve hüviyetiyle tam bir asker olan Mahmut Nedim Bey ogullarini da asker olarak yetistirmek isterdi. Bu yüzden Hakki Yeten mutlak olarak askerligi seçmisti.
    Dul bir annenin etrafinda her biri küçük çaglarda bulunan 6 çocuk yetim kalmislardi. Bu yüzden sirayla agabeyleri Muhtar ve Nuri ve onlari takiben Hakki Yeten askeri okula dahil oldular.


    Kaderin cilvesi veya hayatin akisi, onlara istikballeri için baba meslegi olan askerligi, en dogru yol olarak göstermekteydi. Askerlige karsi son derece alaka ve sevgi duymalari belki de biraz irki veya irsi bir temayülün tezahürü de olabilir. Ona ilk defa spor zevkini bilhassa futbol merakini büyük agabeyi Muhtar asilamisti. Muhtar Bey, Harbiye Futbol Takimi'nin santrhaf mevkiinde temayüz ettigi gibi ayrica güres ve boks yapan kiymetli bir sporcuydu. Nihayet Halicioglu Askeri Lisesi'nde futbolu ile (sivrilen) göze çarpan Hakki Yeten, 1931 yilinda Seref merhumun delaletiyle Askeri Lise'den ayrilarak Siyah-Beyaz formali takima iltihak etmistir. Derken muvaffakiyet yillari birbirini kovalamis, Besiktas takimi'nda bir yildiz gibi parildayan ve Türk sporunda devlesen Hakki Yeten, adeta takiminin emniyet sübabi olmustur. Biz futbolu veyahut daha genis anlamda sporu kulüpçülük olarak anliyoruz.



    Kulübümüzün menfaatleri umumi menfaatlere uymadi mi hiçbir zaman objektif göremiyoruz. Iste bu zihniyet yüzünden miili takim intihabinda da isabetli seçim yapamiyoruz. Bugüne kadar hiç olmazsa milli davalarda biraz makul olabilseydik herhalde Hakki Yeten gibi bir yildiz Milli Takim'da sadece 3 defacik vazife almazdi. Yillarca Denizcilik Bankasi'nin hukuk müsavirligini yapan Hakki Yeten,Hasan Polat, Futbol Federasyonu'nda ASBASKANLIK, Besiktas kulübü'nde de 3 defa Baskanlik yapmistir. Ona sporculuk devrinde "bakisi bile faul" derlerdi, ama vücudunda; nice "yere bakan yürek yakan"larin, sözde müthis görünüslü rakip futbolcularin tekme izlerini görmek yasadigi son yillarda bile mümkündür.

    Hakki Kaptan'i, Baba Hakki' yi, Seref Reisimizi 1989 yilinda ebediyete yolcu ettik.

    Kendisini rahmetle ve saygiyla aniyoruz

    1931-48 seneleri arasýnda forma giyen bjk futbolcusu. baba hakký, hakký kaptan lakaplarý ile tanýnýrdý. oynadýðý 439 maçta 382 gol kaydetti. çeþitli dönemlerde bjk kulüp baþkalýðýda yapmýþ türk sporunun efsane isimlerindendir.

    Gelelim Hakký Baba'nýn hatýralarýna....

    --"kýrmýzý kart gören futbolcu önce baba hakký'ya dönerdi, 'çikayim mi?' diye sorardi, o evet deyince çikardi"



    --bir maçta taraftarin onu ýslýklamasýndan sonra "bu formayý bana taraftar giydirdi, þimdi onlar isteyince de çikaririm" demiþtir.



    --tribünlerden karþý takýma gereksiz küfür filan edildiðinde durur, tribüne döner, iki elini þöyle beline koyar, dik dik bakarmýþ. tribün tabii sus pus..



    --Bir harp okulu deplasmanýnda, ilk devre beþiktaþ soyunma odasýna 3-0 maðlup gider, baba hakký da "adam gibi oynamazsanýz dönüþ biletlerini yýrtarým. yürüyerek dönersiniz" der ve maçý Beþiktaþ 6-3 kazanýr.



    --bir fener beþiktaþ maçýnda yaþanýlan hadisede þöyledir...
    þeref stadýnýn çamurlu ortamýnda oynanan maçta beþiktaþ 2 farklý skorla önde gitmektedir...maçýn ortasýnda ataklar ard arda devam ederken orta sahada fenerbahce kaptanýnýn yakasýna yapýþan baba hakký der ki;
    -arkadaþlarýna söyle biraz maça asýlsýnlar bu maçýn zevki böyle çýkmaz..o kadar insan güzel bir maç izlemeye gelmiþler sizler dökülüyorsunuz...bir an evvel kendinize çeki düzen verin...
    diyerek futbolun asýl amacýnýn ne oldugunu vurgulamýþ gelmiþ geçmiþ en buyuk turk futbolcusudur..ondan sonra gelen butun efsanelerde metin oktaylar lefterler baba hakkýyý örnek aldýklarýný milyon kez beyan etmiþlerdir




    --bir maçta oyundan atýlan sað bek cihat önce baba hakký’ya müracaat etmiþ: “çýkayým mý baba?” “çýk!” demiþ baba baþýný önüne düþürüp çaresiz söylenmiþ; “sen çýk cihat! sen çýk!” çýkmýþ cihat. ayný baba hakký 1946 yýlýnda bir karagümrük maçýnda sahne alýyor bu kez. orta hakem müjdat gezen’in babasý necdet gezen. yan hakem de yýllarýn gazetecisi fahri somer.
    baba bir pozisyonda dömi voleyi yapýþtýrýyor topa. aðlarýn yýrtýk yerinden dýþarý çýkýyor top. karambol aný; necdet hoca pozisyonu net göremiyor ve autu gösteriyor. taraftar iyice çileden çýkýyor ve baþlýyor necdet hocaya çalýþmaya...
    malzemeler, sahanýn içine doðru sökün ediyor. kan gövdeyi basacak, burnundan aerobik yapan bir insan topluluðu. kibarlýk var, arada baba hakký var, iki de bir eliyle sus iþareti yapýyor. baktýlar susmuyor beþiktaþ taraftarý tribünün önüne gidip baðýrýyor basbariton; “çýkýn dýþarý! susmayacaksanýz boþaltýn burayý!”
    kafa sebahattin, babayý tribünün önünde hazýrolda dinliyor önce, sonra da talimata uymak gerektiðini anlatýyor taraftarlara. kafa sebahattin de tribünün aðýr abilerinden. susuyorlar biraz ama necdet hoca o maçta ip olsa tutulacak, su olsa kuyudan çekilecek cinsten deðil. maddenin hiç bir haline benzemiyor. neyse...
    maç zar zor atýlan iki golle ve neredeyse maðlup olunacakken baba hakký’nýn ve þükrü gülesin’in golleriyle bitiyor. ama dert basmýþ triubünleri. ikibin kiþi bekliyor hakemi. hacamat edecekler. baba hakký maç bitiminde talimatý veriyor fahri somer’e; “necdet abiye söyle yanýma gelsin!”
    necdet hoca, baba’nýn yanýna sökün ediyor. biriken kalabalýðýn arasýndan birlikte çýkýp gidiyorlar. türk filmlerinde olurdu böyle sahneler. aðýr abilerden biri girer devreye, kitle daðýtýr linç pozisyonunu. baba hakký deyince akan sular dururmuþ gerçekten.





    büyük ama çok büyük bir insanmýþ Baba Hakký.
    futbolculuðu mu?
    onu bilmiyorum. onun gibi bir insan varken futbolun da o kadar önemi yok, o ayrý.










    Hakký Yeten ile ilgili daha kapsamlý bir yazý

    namý deðer BABA HAKKI......

    Türk futbol tarihi dikkatlice incelendiðinde; futbol tarihimizde derin izler býrakan, halleri, tutum ve davranýþlarý ile kendilerinden sonraki nesillere örnek olan, oynadýklarý kulüplere ve tarihe malolmuþ, aþýk olduklarý renkler için yüreðini ortaya koyan, baþka yüreklere de kolayca ulaþýp bu sevgiyi aþýlayan, gerektiðinde takýmý için tek paltosunu satmaya kalkan, evini ipotek eden, taparcasýna sevdiði renkleri her zaman paradan üstün gören, "nev'i þahýslarýna münhasýr dört baba " karþýmýza çýkar.




    Baba Hakký, Baba Recep, Baba Hüsnü ve Baba Gündüz.
    Bunlarýn üçü Beþiktaþ'lý, biri ise Galatasaray'lýdýr...
    Beþiktaþ'ýn Babalarý; Hakký(Yeten), Hüsnü (Saðman) ve Recep (Adanýr)...
    Peki babalýk, babalýk kurumu nedir?



    Kiþiliði temsil ettiði kurumla özdeþleþen, babayiðit, alçakgönüllü, hakþinas, özü-sözü bir olan kiþidir baba. Baba'nýn tutum ve davranýþlarý yalnýz kendi taraftarlarý, yalnýz kendi takýmý tarafýndan deðil, rakip takým ve rakip taraftarlarca da aynen kabul edilir. Çünkü Baba haksýzlýk etmez, adildir.
    "Babalýk" yalnýzca racon kesmek, sorun çözmek, disiplini saðlamak da deðildir. Baba'nýn özverili olmasý, sahip olduklarýný baþkalarýyla, hatta rakipleriyle paylaþmasý, bildiklerini herkese, hatta rakiplerine bile öðretmesi gereklidir.



    Görülüyor ki Babalýk, Baba olmak hiç de kolay deðil, zordur; hem de çok zor. Baba, bilerek bilmeyerek, yanlýþ bir karar verdiðinde, bir kere yanlýþ bir davranýþta bulunduðunda, hatta yanlýþ bir söz söylediðinde Babalýðýný ebediyen yitirebilir. Onun içindir ki Baba her dakika, her saniye kendini gözlemek, söz ve davranýþlarýna aþýrý dikkat göstermek, Babalýðýna gölge düþürmemek, söz getirmemek zorundadýr. Bu korkunç disiplini ve özveriyi kaç kiþi gösterebilir?
    Açýktýr ki Beþiktaþ taraftarý ve yönetimi gibi Beþiktaþ sporcusu, Beþiktaþ futbolcusu da babayiðit, alçakgönüllü, kadirþinas, vefakar ve özverilidir.




    Bu sýfatlar gerçekte hem Beþiktaþ taraftarýný hem de Beþiktaþ yönetimleriyle futbolcularýný tanýmlar. Bütün bu sýfatlarsa tek bir kelimeye, tek bir sýfata indirgenebilir: Baba, Evet, Beþiktaþ yönetimleri Baba yönetimlerdir; Beþiktaþ oyuncularý Baba Oyunculardýr; Beþiktaþ taraftarý Baba taraftardýr ve Beþiktaþ Baba Takýmdýr. Beþiktaþ'ýn bu özelliði, onun kuruluþundan bu yana en önemli özelliði olmuþtur ve hep olacaktýr. Babalýk, bir yerde, Beþiktaþlýlýkla eþanlamlýdýr, özdeþtir.




    Baba Hakký efsanesi
    Yarým asýrdan fazla Beþiktaþ'ýn, Beþiktaþ'ýmýn, Beþiktaþ'ýmýzýn simgesi olan, övündüðümüz, gurur duyduðumuz, kendimize örnek aldýðýmýz, Beþiktaþ'ýn futbol dünyamýzda tanýnmasýnda, geliþerek büyümesinde büyük pay sahiplerinden, tüm Beþiktaþlýlar'la birlikte Türk spor dünyasýna Babalýðýn ne olduðunu öðreten, yöneticisi, oyuncusu ve taraftarlarýyla bütün Beþiktaþlýlar'ýn kendilerine örnek aldýklarý, efsane yaratan yýldýz futbolcu, Hakký Yeten'in karizmatik kiþiliði, kaptanlýðý ve o çelik otoritesinin örnekleri kuþaktan kuþaða anlatýlýr ve aktarýlýrken, istatistikler de Baba'nýn hakkýný verir. 17 yýlda 439 maç, 382 gol! Bu sayýyý yakalamak mümkün mü! Çok zor tabii. Ýþte bu yüzden Beþiktaþ'ýn en büyük futbolcusu Baba Hakký'dýr ve Baba Hakký'nýn büyüklüðü tartýþýlmaz, tartýþýlamaz, tartýþýlmamalý.



    Baba Hakký, çatýk kaþlý, pek az gülen, sporu ve futbolu çok ciddi bir iþ olarak kabul eden aðýrbaþlý bir kaptandý. Sadece kendi takýmý üzerinde deðil, rakip takýmlar, hakemler ve kulüp yöneticileri üzerinde de sarsýlmaz bir otoritesi vardý. Kuþkusuz ciddiyetine, dürüstlüðüne, herkese karþý ölçülü ve saygýlý davranýþlarýna dayanan bir otoriteydi bu. Kabadayýlýkla deðil, sevgiyle elde edilmiþti. Süratli, kývrak ve skorer futbolcuydu. Sað, sol iki ayaðýyla da top sürer, çalým atar, gollerini peþpeþe sýralardý. Kafa vuruþlarý kusursuzdu.



    100. yýl kutlamalarýyla gündeme gelen yakalý, kordon baðcýklý nostalji formalarý Hakký Kaptan'ýn liderliðinde namaðlup þampiyonluklar kazanan kadrolarýn giydiði formalardý... Ama Hakký Kaptan'ýn o formalarýn yaný sýra giydiði baklava dilimli özel kazak da unutulmamalýdýr. Formadan çok, bir süeterdir bu... Kimse itiraz etmemiþtir o kiþiye özel formaya... Ne kulüp yöneticileri, ne rakip takýmlar ne de federasyon!
    Bütün futbol hayatýnda ve özel yaþamýnda Baba Hakký hep "babalýða" uygun davrandý. Beþiktaþ'a, Karakartallar'a kaptanlýk yaptýðý yýllarda, onun sözü yalnýzca Beþiktaþlý futbolcular için deðil, ayný ölçüde rakip takýmlarýn futbolcularý, rakip takýmlarýn taraftarlarý, hatta hakemler ve bütün bir spor dünyasý için de "kanun" du. Çünkü Baba Hakký, adý üstünde, asla haksýzlýk yapmazdý.
    Bakýn gerçek G.Saraylý Reha Eken ne diyor bu konuda: "Biz futbol terbiyesini Hakký aðabeylerden aldýk... Yýllarca önce Beþiktaþ ile bir maçýmýz vardý... Ýngiliz hocamýz bana Hakký kaptaný sinirlendirme görevi vermiþti... 9 ay Hakký kaptanýn peþinde koþtum, beni affetmesi için... Sonra bir gün Olimpiakos maçý öncesi gittim özür diledim... Bülent ile beni kollarý arasýna alarak futbol dersi vermeye baþladý... Oysa rakiptik..."



    Yine gerçek bir G. Saraylý olan Suat Mamat'sa þunlarý söylüyor Baba Hakký hakkýnda:
    "1963 senesiydi... Galatasaray'da oynuyordum ve Beþiktaþ'a transferim gerçekleþmiþti... Final maçýnda Beþiktaþ'a karþý oynamýþ ve yenerek þampiyon olmuþtuk... Maç sonrasý Beþiktaþ soyunma odasýna gittiðimde Baba Hakký, 'Kötü oynasaydýn buraya giremezdin' dedi... Ýþte böylesine bir ortamda top oynadýk."




    Ve bir zamanlar Galatasaray'ýn sembolü olan Bülent Eken: "Baba Hakký, Angouleme maçý için Reha (Eken) ile beni takýma çaðýrmýþtý ve biz koþa koþa gitmiþtik" diyor.
    Beþiktaþ'ýn Baþkaný Süleyman Seba ise Baba Hakký ya da Hakký Kaptan'la ilgili olarak þöyle diyordu: "Bizde bir Hakký Kaptan ekolü var. Dünyada bir benzeri yok. Sahaya kendi kazaðýyla çýkar, her þeyini Beþiktaþ için verir. Son derece asildir. Oynayanýn hakkýný asla yemez ve yedirmez. Birinin eksiði varsa tamamlamaya çalýþýr. Oðlum, o topa öyle deðil böyle vuracaksýn diye öðretir."
    Ýþte Beþiktaþlýlar yarým asýrdan fazladýr Baba Hakký'yla övünerek, Baba Hakký'nýn yolunu izleyerek ve bütün davranýþlarýnda Baba Hakký'yý utandýrmamaya, Baba Hakký'nýn gözüne girmeye, Baba Hakký'ya layýk olmaya çalýþarak böylesine güç bir görevin, böylesine güç bir yükümlülüðün üstesinden gelebilmek için ellerinden geleni yaptýlar. Þimdi de onun yolunu izlemeye çalýþýyorlar. Türk futbol tarihinde futbolculuðuyla, otoritesiyle, hareketleriyle apayrý bir yeri olan, gelmiþ geçmiþ en büyük takým kaptanlarýndan Hakký Yeten'in yolunu...
    Bu yol öyle aydýnlýk ki; Kulübünüzden sonra hangi kulübü daha çok seversiniz? sorusuna, "Kulübümden sonra iyi spor yapan, saðlam gençlik yetiþtiren her kulübü severim." diyerek sporla ilgili herkese, yöneticilere, sporculara, taraftarlara sportif erdem düþüncesinin en parlak ýþýðýný yansýtýr.





    Vodinalý Hakký, Beþiktaþ'la tanýþýyor
    Ýmparatorluk döneminde, 1910 yýlýnda babasý Vodina'da askerlik þubesi baþkaný olarak görev yaparken dünyaya gelmiþ Hakký Yeten. Babasý Binbaþý Mahmut Nedim Bey 1914 yýlýnda Çanakkale'de þehit düþünce annesi ve kardeþleriyle beraber Ýstanbul'a gelir ve baba mesleðini seçerek Halýcýoðlu Askeri Lisesine girer. Askeri okula giden her öðrenci gibi o da doðum yeri ile anýlýr; Hakký Vodina! Halýcýoðlu'nda, Maltepe'de, Kuleli'de okurken hep Vodinalý Hakký demiþler ona. Kendine sorulduðunda ise asýl doðum yeri Vodina deðil, Beþiktaþ, Muradiye Mahallesi, Karakol Sokaðý... olmuþ hep.
    Beþiktaþ'ýn sembolü Baba Hakký, futbola Halýcýoðlu Askeri Lisesi'nde baþlar ve kýsa sürede olaðanüstü yeteneði ile ünlenir. Lisenin 11. sýnýfýnda okurken, oynadýðý futbol ile Beþiktaþ'ýn ilgisini çeker. Beþiktaþ Kulübü'nün o zamanki baþkaný Merhum Þeref Bey, kulübün bugün ikisi de rahmetli olan Fehmi Erok ve Abdullah Kozanoðlu isimli bilgili, becerikli iki idarecisini Baba Hakký'nýn peþine takar. Erok ve Kozanoðlu, sýk sýk okula giderek bu yetenekli delikanlý ile ilgilenmeye, konuþmaya baþlarlarlar.



    Bundan sonra neler olduðunu, gelin Baba Hakký'dan dinleyelim: "1930 yýlýnda Beþiktaþ ecnebi bir takýmý Ýstanbul'a davet etmiþti. Taksim Stadý'nda oynanacak maça benim de çýkmamý istediler. Ben maça hazýrlýksýz çýktým tabii ama iyi oynamýþým ki beðendiler, peþimi býrakmadýlar. 'Seni okuldan çýkaralým, dýþarýdaki (sivil) okulun masraflarýný biz karþýlayalým, hem öðrenimine devam et, hem de Beþiktaþ'a gel futbol oyna' dediler. O zamanlar, rahmetli Muhtar aðabeyim Harbiye'de santrhaf oynardý. Yani 1924 yýlýnda þampiyon olan bu takýmda oyuncuydu. Uzatmayalým, aðabeyimle konuþtum. 'Biz askeriz, sen de sivil ol' dedi. Muvafakatýný aldýðým için ben de Beþiktaþ Kulübü'ne 1930 yýlýnda girdim. Bir yandan tahsilimi sürdürürken bir yandan da futbol oynuyordum. O zamanlar bizim takým, bugünkü gibi ön sýralarda deðildi. Arkadaþlarýmýn bilgileri ve kabiliyetleri ile takým gün geçtikçe kuvvetlendi. Güzel futbol oynamaya baþladý, neticede, böyle gele gele bugünkü seviyesine ulaþtý.




    Benim ciddi ve otoriter birisi olduðumu söylerler, doðrudur. Asker bir aileden geldiðim, askeri okullarda uzun süre okuduðum için disiplini severim. Eskiden takýma hem kaptanlýk hem de antrenörlük yapardým. Öðretmesini çalýþtýrmasýný sever ve iyi bilirim. Biraz da hýrçýn tabiatlý olduðum için çocuklara belki sert muamele yapmýþýmdýr. Onlar beni hem severler hem de sayarlardý. Bana ürkmekten deðil saygýdan dolayý sempatileri vardý.
    Hakeme karþý gelen oyuncularý azarlardým. Sen hakemle uðraþma oyununu oyna derdim. Mesela rahmetli hakem Feridun Kýlýç bir maç esnasýnda Þükrü'yü iþaret etti. Kaptan þu Þükrüye bir baksana dedi. Hemen çaðýrdým yanýma Þükrü'yü, sonra iþler düzeldi.




    Ben futbolu Ýngilizler gibi oynamak isterim. Atak canlý, sýký bir oyun. Bomba gibi þut. Futbol hayatýmda kasten tekme atarak sakatladýðým oyuncu yoktur. Fakat futbol tarzým sert görünür, istemeyerek de olsa faul yaptýðým da olmuþtur. Bilerek sertlik yapanlara çok kýzarým. Taksim'de Güneþ-Beþiktaþ maçý yapýlýyor. Atlet ve futbolcu Melih, bizim kaleci Mehmet Ali topu yakalamýþ olmasýna raðmen yerde yatan çocuðun kafasýna bir tekme vurdu. Mehmet Ali yerde yuvarlanýyor, aðzýndan köpükler geliyor. Melih'e yaklaþtým, ona neden bu kadar insafsýz davrandýðýný ve buna neden lüzum gördüðünü soracaktým. Yanýna yaklaþtým hemen sýký koþmaya baþladý. Ben de heyecan içinde ve halkýn önünde onu kovaladým. Bir futbol içinde yüz metre koþtuk.
    Dönelim gene eski günlere... 1930'dan 1948'e kadar durmadan futbol oynadým. 38 yaþýna geldiðimde artýk bende manevi bezginlik baþlamýþtý. Çünkü her hafta maç, idman, baþka þey yok. 'Artýk yoruldum, sizler de yetiþtiniz, ben futbolu býrakýyorum' dedim. Çocuklar çok iyiydi, kabiliyetliydi. Kemal, Þükrü, Hüseyin, Sabri, güzel futbol oynarlardý. Yýllarca üstüste þampiyon olduk. Gol atmada da rekor kýrardýk. Attýk mý 5 tane, 10 tane birden atardýk. Öyle 1, 2 tane deðil. Avukat da olmuþtum ama, dediðim gibi, futbol oynamaktan avukatlýk yapamýyordum. Böylece AIK maçýndan sonra futbol oynamayý býraktým. Fakat kulübümü býrakmayacak kadar çok sevdiðimden bu sefer yöneticiliðe baþladýk. Umumi kaptanlýk, idarecilik, baþkanlýk filan derken, sonunda idarecilikten de ayrýldýk. Baþkanlýðým sýrasýnda da çok mutlu olduðum olaylardan biri de, takýmýmýzýn 1976 ve 1977 yýllarýnda, art arda iki kere þampiyon olmasýdýr. Ondan sonra bana lütfettikleri þeref baþkanlýðý görevini de bugün halen sürdürmekteyim."





    Mehmed Kemal'in gözüyle Baba Hakký
    Türk dilinin usta kalemlerinden Mehmed Kemal, Baba Hakký'yý anlatýrken, "Kulübüyle kendini böylesine özdeþleþtiren, böylesine içiçe kýlan baþka bir futbolcu var mýdýr?" diye sorduktan sonra yanýtý yine kendisi veriyor: "Kendini hep Beþiktaþlý sayýyor. Hep askeri okulda okumuyor, iþgal sýrasýnda bir giriyor, bir çýkýyor; sivil okullarda da okuyor. 14-15 yaþlarýnda askeri okuldadýr. Çok iyi futbol oynuyor. Futbol onun için eskilerin deyimiyle 'Dad-ý hak'týr. Yani doðarken futbolcu doðmuþtur. Okulda dersleri çok iyidir. Ama futbolda, daha o yýllarda büyük bir ünü vardýr. Sýnýflararasý yapýlan maçlarda meraklýlar gelip maçlarý izliyorlar. Vodinalý Hakký'yý seyrediyorlar. 'Bu çocuk büyük bir futbolcu olacak!' Böyle düþünenler yanýlmýyorlar."



    Mehmed Kemal'in, Baba Hakký henüz aramýzdayken, onun kiþiliði hakkýnda söyledikleri ise her futbolcunun bir efsane haline gelemeyeceðini ortaya koyuyor: "Baba Hakký'nýn en önemli yaný; duruþ, oturuþ, bakýþ, davranýþ, nesi varsa, onun kiþiliðini ortaya koymasý. Bu yaþa gelmiþ (72), bu özelliðini koruyor, kim olursa olsun yanýnda, kiþiliðiyle etkisi altýna alýyor. Yere bakar gibi yapýþlarý, baþýný aðýr aðýr döndürüþü, boynu ve gözleri ile konuþur gibi oluþlarý, hep aðýr basan kiþiliðinin belirtisi."



    Çocuk diye pas vermemiþler
    Baba Hakký, Beþiktaþ'ta oynamaya baþlamasýnýn öyküsünü Mehmed Kemal'e daha ayrýntýlý bir þekilde anlatmýþ. "Askeri okuldan arkadaþý bir Hayri var. Bir gün Hakký'ya geliyor: 'Gel maça gidelim' diyor. 'Ne maçý?' Þimdiki Ýnönü gezisi olan Taksim Stadý'nda maç var. Oraya gitmeyi öneriyor. Maç paralý, bunlar öðrenci, maç parasýný nereden bulacaklar? Hakký soruyor: 'Paramýz yok, zaten harçlýðýmýz da ona yetmez. Biz maça nasýl gideriz?' 'Sen orasýný bana býrak'.
    Baba Hakký anlatýyor: "Çocuðuz, Taksim Stadý'na gittik. O zaman böyle deðil orasý... Kocaman bir arsa, çevresinde türlü dükkanlar var. Tenekeci, aþçý, ne bileyim her türlü dükkan. Ortalýk da bir çamur deryasý... Meðer Hayri daha önce oradakilere beni getireceðini söylemiþ. Sözleþmiþler, benim hiçbir þeyden haberim yok. Nasýl oldu bilmem, içeri girdik, içerde bizi karþýladýlar.
    Þeref Bey var. Kabataþ Lisesi'nde tarih öðretmeni, spora çok meraklý bir kiþi. Beþiktaþ'la ilgisi var. Durup dururken bana, 'Sizi bu maçta oynatmak istiyoruz' demez mi? Ben þaþýrdým, 'olmaz' dedim. Ben askeri okulda maçlarda oynuyorum, okulumuz baþka yerlerde oynamayý yasaklamýþ. Biz sivil kulüplerde oynayamayýz. Hepsini anlattým. 'Ben hallederim merak etmeyin' dedi. Merkez Komutaný Naili Paþa'ya telefon edeceðini, izin alacaðýný söyledi. Bir yerlere gidip telefon ettiðini söyledi, döndü, izin aldý mý, almadý mý bilmiyorum. 'Sana izin aldým' dedi. Ayakkabý, çorap, forma, külot, þunu bunu verdiler, ben soyundum. Takýma böylece girdim. Takýmda sað iç oynadým. Askeri okul öðrencisi olduðum için saçlarým üç numara traþlý... Sanýyorum takýmda Ýmam Hayati, Þeref vardý. Top ayaklarýna geliyor, adamlar bana çocuk diye pas vermiyorlar. Ama ben topu kapýnca alýp götürüyorum. Sonra bana da pas vermeye baþladýlar, oyuncudan saydýlar, iyi oynamýþ olacaðým ki, maçtan sonra yöneticiler çevremi sardýlar, kutladýlar."
    Bundan sonra Beþiktaþ Kulübü Baba Hakký'nýn tazminatýný ödüyor; Baba Hakký askeri okuldan ayrýlýp Caðaloðlu Ýnkýlap Lisesi'ne baþlýyor.




    Siyah-beyaz formayla 17 yýl
    Beþiktaþ'ta oynadýðý ilk maçtan sonra, tam 17 yýl boyunca siyah-beyaz formayý sýrtýndan çýkarmadý Baba Hakký. Kaptan olduktan sonra takým içinde büyük bir otorite kurdu, disiplin saðladý.
    Beþiktaþ ile G.Saray arasýndaki rekabette, Beþiktaþ'ýn efsane kaptaný 29 golle en golcü futbolcu unvanýný elinde bulundururken, Fenerbahçe'ye karþý da 58 kez Beþiktaþ formasý giyen Baba Hakký, bu takýmýn filelerine tam 32 gol gönderdi.
    Fenerbahçe ve Galatasaray'ýn da katýldýðý organizasyonlarda tek yenilgi almadan, þampiyon olan,
    Ýstanbul Ligi'ndeki 18 maçýn 15'ini kazanýp üç de beraberlik alan ve tarihe "Altýn Takým " olarak geçen
    Baba Hakký'lý 1938 - 39 kadrosu ilerleyen senelerde de çok büyük baþarýlara imza attý.
    Ýþte Altýn Takým: Mehmet Ali - Nuri Sangar, Faruk Bilginoðlu - Rýfat Atakan, Hüsnü Savman, Fuat - Hayati Ozgan, Hakký Yeten, Sabri Gençsoy, Þeref Gör***, Eþref Bilgiç.
    Beþiktaþ, Baba Hakký'lý kadrolarýyla beþ kez üst üste þampiyonluklar kazanarak eþine az rastlanýr baþarýlar sergilerken, 1941'de 18 maçýn tümünde rakiplerini yeniyor, 84 golle fileleri havalandýrýyordu
    1941'de Milli Küme maçlarýnýn 14'ünü kazandýlar, 4 beraberlikle yine yenilmeden þampiyonluða ulaþtýlar.



    1943'de yine 18 galibiyetle tek puan kaybetmeden Ýstanbul Ligi'ni kazandýlar.
    Yenilgisiz þampiyonluklar serisi 1945'de yine 16 galibiyet, 2 beraberlikle sürdü. 1946'da da yenilgisiz þampiyonluk artýk adeta alýþýlmýþ bir sonuçtu.
    Sekiz yýlda Ýstanbul Ligi'nde oynadýðý 140 maçýn 124'ünü kazanmýþ, 12'sini berabere bitirmiþ, sadece 4 yenilgi almýþlardý. Attýklarý 602 gole karþýlýk sadece 106 gol yemiþlerdi.
    Beþiktaþ'ta oynadýðý 17 yýl içinde beþ yýlý üst üste olmak üzere 8 Ýstanbul Ligi, 3 Ýstanbul Þilt Kupasý, 1 Ýzmir Uluslararasý Fuar Kupasý, 3 Milli Lig Þampiyonluðu, 1 Türkiye Kupasý, 2 Baþbakanlýk Kupasý, 4 Özel Turnuva Þampiyonluklarý kazandý. Oynadýðý yýllarda milli maçlarýn az olmasý nedeniyle sadece 3 kez milli formayý giyebildi. En heyecan duyduðu maç Bulgaristan ve Türkiye arasýnda Sofya'da yapýlan karþýlaþmaydý.Futbolu býraktýktan sonra da Beþiktaþ'tan kopmadý, 1948-1949 ve 1950-1954 yýllarý arasýnda teknik direktörlük yaptý. 1960-1963 ve 1964-1966 yýllarýnda da BJK baþkanlýðýný üstlendi. Otoritesini hiç eksiltmedi ve yine Beþiktaþ'ýn þampiyonluklar kazanmasýnda büyük pay sahibi oldu. Futbolculuðu bittikten sonra da futbol için yaþamaya devam etti. Karagümrük'teki semt sahalarýndan Anadolu yakasýndaki çayýrlýklara kadar gidip futbolcu seçti. Kendisinden yýllar sonra kurduðu genç ekibin Fenerbahçe'yi silindir gibi ezdiði maçtan sonra, bu iþin sýrrýný soranlara yanýtý son derece net olmuþ; "Hele benim istediðim gibi oynamasýnlar!" Ayný Baba Hakký'nýn 60'lý yýllardaki gazete demeçlerinde o zamanki futbolcularýn yüksek ücretlerle transfer edilip þýmartýldýðý yönünde açýklamalarý var. Sorun paranýn artmasýnda deðil elbette ki. Baba'nýn demesi þu olabilir; "Erdem, yoksulluk varken de savunulabilir para varken de!" Para devreye girmiþ, forma aþký bacadan uçup gitmiþtir.




    Beþiktaþ tarihine olduðu gibi Türk spor tarihine de adýný altýn harflerle yazdýran Baba Hakký, 17 Nisan 1989 Pazartesi günü aramýzdan ayrýldý. Ama Beþiktaþ'ýn ve Türk futbol tarihinin yýldýzý olarak hala parlýyor ve hala ýþýðýyla yol gösteriyor. Hala Baba Hakký'nýn karþýsýnda "hazýrolda" beklenirken, gerçekte ayný zamanda Beþiktaþ tarihinin, Beþiktaþ'ýn; yani gençliðe ve gençlere güvenin; kardeþlik, sadakat ve özverinin karþýsýnda "hazýrolda" bekleniyor.
    Kaynak:



    Bu çalýþmanýn bazý bölümlerinin hazýrlanmasýnda ve fotoðraflarda aþaðýdaki kaynaklardan yararlanýlmýþtýr. Baba Hakký efsanesini bizlere ulaþtýrdýklarý için emeði geçenlere teþekkür ederiz.
    Milliyet, Sakin olun. 29.5.1987
    Hürriyet, Doðan Koloðlu, Baþkan Seba Beþiktaþ'ýn Ýçyüzünü Anlattý. 22.6.1987
    Sabah, Kazým Kanat, 100.Yýlýnda Beþiktaþýn Yazýlmayan Tarihi. 19/24 Ocak 2003
    Beþiktaþ Þampiyonlar Piyangosu, Çekiliþ Þöleni Program Dergisi. 13.12.1986
    Cumhuriyet, Mehmed Kemal 9.5.1984
    Dr.Sedat Özkol, Övünmekte Haklýyýz; Çünkü Beþiktaþlýyýz
    Beþiktaþ'ýn efsane futbolcusu Hakký Baba'nýn asýl mesleði avukatlýktý ama o avukatlýk yerine, sadece futboluyla deðil, bir "Baba"ya yakýþýr kiþiliðiyle de yeþil sahalarýn "hakim"i olmayý seçti. Baba'nýn siyah-beyaz formayla top koþturduðu 17 yýl boyunca neler yaþandý neler...



    • Baba Hakký sahada tatlý-sert ama efendi halleri ile tanýnýrdý. Maçlarda hata yapan takým arkadaþlarýný kýrmaz, teskin eder, gönüllerini alýrdý. Bilerek laubali davranan biri olduðunda, elini beline koydu mu gerisini muhatabý olan anlar, yaptýðýna piþman olup, hemen kendine çekidüzen verir, Baba Hakký da eski haline dönerdi.



    • Her insan gibi onun da sinirlendiði olurdu elbette. Fener, Beþiktaþ'a 4 gol atmýþtý, hem de Karakartallar'ýn kendi mahallesinde, Þeref Stadý'nda. Maçtan sonra Baba Hakký, bütün Beþiktaþ takýmýný sahada tek tek yakalayýp dövdü. Bir tek Þükrü Gülesin'i yakalayamamýþtý. Çünkü sol açýk Þükrü, tazý gibi koþuyordu.



    • Faul ile gol atan ve kaleciyi kývrandýran arkadaþýna "Böyle gol olmaz olsun be!" diye baðýrmýþ, Cihat'ýn "Yeter artýk Hakký abi!" þeklindeki feryadý üzerine 5. golü atmayan, hakeme "Kemal Bey top elime deðdi, attýðým gol þaibelidir. Ýptal etmeniz doðru olur" diyebilmiþti.



    • 1940'larda Galatasaraylý Adnan -bir müdafaa anlayýþý olarak- üzerine gelen toplarý forvetin o toptan beklentisini boþa çýkarýp biraz da moral bozmak amacýyla uzun vuruþlarla rakip sahaya geri göndermesiyle meþhurdu. Hatta topa uzun vurduðu ayaðýný kalçadan biraz daha açarak sallar, salladýðý ayaðý yarým vole pozisyonunda yanýna yaklaþan rakibine saðlam bir tekme de olurdu. Yani hem adama hem topa hesabý. Yine bir Beþiktaþ-Galatasaray maçýnda Adnan yanýna sokulanýn Baba Hakký olduðunu görmeden sallýyor ayaðýný. Hem de ne sallama. Top rakip kaleye kadar uzanýyor. Ardýndan bir "çaaat!" sesi yükseliyor Þeref Stadý'nda. Baba Hakký yediði tekmenin ardýndan Adnan'a öyle bir Osmanlý tokadý atmýþ ki sesi ta Beþiktaþ'tan duyulmuþ.




    • Baba Hakký maç boyunca bir türlü gol atamadýklarýný görürse orta alandan kaptýðý bir topla iki kolunda sepet gibi iki oyuncu taþýyarak onsekize dalar, bütün savunmayý üstüne çekip boþ kalan bir arkadaþýna gollük bir pas verirdi. Kollarýyla arkasýnda tuttuðu oyuncular kolay kolay önüne dolanamazlardý. Futbolu kafasýyla oynayanlar onun kollarýna yakalanmamaya özen gösterirlerdi. Þeref Stadý'ndaki Bir Galatasaray-Beþiktaþ maçýnda Eþfak Aykaç yan haf oynuyor, Baba Hakký'yý denetliyordu. Baba Hakký orta alanda bacaklarýný açmýþ, topu iki ayaðýnýn ortasýna almýþ, sýrtý Galatasaray kalesine dönük, kollar hazýr bekliyordu. Savunma oyuncusu ne yandan gelirse, onu koluna kýstýrýp öbür yana dönecek.




    Eþfak tam arkasýndaydý ama fazla yaklaþmýyordu. Baba Hakký ise, nasýl olsa gelecek diye, bacaklarý açýk, öylece duruyordu. Birden Eþfak hafif çökerek bir ayaðýný onun iyice açýk iki bacaðýnýn arasýna sokup önündeki topa dokundu. Top bir metre kadar gidip durdu.
    Baba Hakký iki adým atsa topu yeniden ayaðýna alabilirdi. Eþfak da onun bu þaþkýnlýk anýnda çevresinden dolanýp belki topa bir daha vurabilirdi. Ama böyle þeyler olmadý. Oyun sanki bir an durdu. Eþfak yavaþ yavaþ birkaç adým geri çekildi. Baba Hakký ise hiç telaþ etmeden olduðu yerde arkasýna döndü. Bacaklarýnýn arasýndan ayaðýný sokup önündeki topa vuranýn kim olduðuna baktý. Top bir metre ötede bekliyor, iki takým oyuncularý da yerlerinden kýpýrdamýyorlardý. Baba Hakký gene telaþ etmeden gidip topu aldý, pasýný uzattý.




    • Bir Beþiktaþ-Fenerbahçe maçýnda Þükrü korner atacaðý sýrada Baba Hakký yanýna yaklaþýp, "Pas ver" demiþ. Baba Hakký bu, karþý gelmek mümkün mü? Ama Þükrü onu dinlememiþ, doðrudan kaleye yollamýþ topu ve gol... Baba Hakký baþlamýþ Þükrü'yü kovalamaya. Þükrü bir yandan kaçýyor, bir yandan baðýrýyormuþ, "Niye kovalýyorsun Baba? Gol oldu iþte" Baba Hakký, soluk soluða "Dur ulan" diye seslenmiþ. "Dövmek için deðil, öpmek için kovalýyorum."




    • Müjdat Gezen'in hakem olan babasý Necdet Gezen, sezonun son maçý olan FB-BJK maçýný yönetiyormuþ. Önemli bir maçmýþ bu. Fenerbahçe kazanýrsa þampiyon olacakmýþ. Beþiktaþ'a ise þampiyon olmak için beraberlik bile yetiyormuþ. Sarý-lacivertliler 1-0 öne geçmiþ. Kara kartallar canlarýný diþlerine takýp saldýrmaya baþlamýþlar. Bir ara Baba Hakký ceza sahasý üstünden topa vurmuþ. Top köþeden kaleye girmiþ; ama aðda bir delik varmýþ, çýkýp neredeyse tribünlere kadar gitmiþ. Necdet Bey de gol olduðunu görememiþ, aut kararý vermiþ. Baþta Baba Hakký, Beþiktaþlýlar çevresini sarmýþlar. Kararýnda direnmiþ Necdet Bey; oyun aut atýþýyla yeniden baþlamýþ. Baþlamýþ ama Necdet Bey de kararýnýn yanlýþ olduðunu fark etmiþ. Yapacaðý bir þey yokmuþ. Ýçi içini yiyormuþ. Kartallarýn þampiyonluðuna haksýz yere engel oluyor diye. Derken yine Baba Hakký bir hýþýmla topa vurmuþ. Top kaleciyi geçip aðlara takýlmýþ. Necdet Bey kendini tutamamýþ artýk. Düdüðü fýrlatýp atmýþ. Santraya koþmaya baþlamýþ. Koþarken de bir yandan "Gooool!" diye baðýrýyormuþ!




    • Necdet Gezen ile ilgili hoþ bir anýsý daha var Hakký Baba'nýn. 1948 yýlý... Karagümrük-Beþiktaþ maçý. Vefa Stadý týklým týklým. Orta hakem sahalarýn en renkli kiþiliklerinden biri olan Necdet Gezen. Yan hakem de sonradan gazeteciliðe geçecek olan rahmetli Fahri Somer. Maçýn ilk yarýsý biterken Baba Hakký bir yarým voleyle topu aðlara yolluyor. Top aðlarýn her zamanki hýrpaniliðinin arasýndan! dýþarý çýkýyor. Hakem biraz uzak pozisyona. Beþiktaþlý taraftarlar ve futbolcular sevinç içinde birbirlerine sarýlýrken Necdet hoca aut atýþý yapýlmasýný istiyor. Ayný taraftar kalabalýðý bu kez sin-kaf olayýna giriyor, hem de hallice ve yüklüce... Maçýn ilerleyen dakikalarýnda Kartallarýn baskýsý devam ediyor ve bir gol daha atarak maçý 1-0 kazanýyorlar. Ancak tribünlerdeki nümayiþ bitmiyor, ortalýk karýþýyor. Baba Hakký hemen yakýnýndaki genç yan hakem Fahri'ye sesleniyor; "Söyle Necdet hocaya yanýma gelsin!" Necdet hoca biraz ürkek Baba Hakký'nýn yanýna iliþiyor. Baba giriyor orta hakemin koluna ve binlerce kýzgýn adamýn arasýndan çýkarýveriyor. Necdet Gezen, Baba Hakký'nýn sert bakýþlarýyla iki yana ayýrdýðý kitlenin arasýndan stadyumu sað salim terk ediyor.




    • Yýl 1946... Fenerbahçe-Beþiktaþ maçýnda hakemin dýþarý attýðý Beþiktaþlý genç oyuncu, Baba Hakký'ya gidip; "Hakem beni attý çýkayým mý kaptan?" diye sormuþ ve Baba Hakký'nýn da "çýk" diye iþaret etmesinden sonra sahadan ayrýlmýþ.




    • Þeref Stadý'nda takým olarak fotoðraf aldýrýyor Beþiktaþ. Karakartallar'ýn üzerinde beyaz uzun kollu formalarý var. Baba, formanýn üzerine baklava dilimi desenli bir kolsuz kazak giymiþ. Peki o kazakla maça çýkmýþ mýdýr Baba? Þöyle kuralým sahneyi; Baba tam maça çýkacak hakem baþ ve iþaret parmaklarýyla kendi gömleðini gösteriyor. Yani "Hakkýcým o kazak ne oluyor?" gibisinden. Uzaktan ama. Hissettirerek. Baba'da eliyle havanýn ne kadar soðuk kendisinin de ne kadar hasta olduðunu anlatýyor kýsaca. Ciddi... Hakem göz kapaklarýný yere indirip onay veriyor; "Tamam Hakkýcým!" der gibi... Bir tek ikisi biliyor bu konuþmayý...




    • Hakký Kaptan sadece Beþiktaþlýlar'ýn Baba Hakký'sý deðildi. Sahaya çýktýðý zaman rakip takým bile saygýda kusur etmezdi. Çok önemli bir Fenerbahçe maçýnda hakemin yönetimine çok kýzmýþ, maçý durdurmuþ, hakemi soyunma odasýna göndermiþ, tribünden indirdiði baþka bir hakeme maç yönettirmiþti.



    • Çok özel biriydi, bir fenomendi. Milli takýmý en çok yöneten antrenör olan Coþkun Özarý "Henüz çocuktum, gençtim. Þeref Stadý'nda ilk kez giydiðim Galatasaray formasýyla Beþiktaþ'a karþý oynuyordum. Kalede Fevzi. Kafayla da harika bir gol attým. Hakký Kaptan 'Hey çocuk, buraya gel' dedi. Koþtum gittim, elini öptüm. 'Buyur kaptan' dedim. Yanaðýmý okþadý, döndü bütün takýma 'Bu çocuk ileride büyük futbolcu olacak dikkat edin, sakýn ona tekme atmayýn' dedi.




    • Meþhur hakemimize idare ettiði bir Beþiktaþ-Galatasaray maçýndan sonra sormuþlar. Hakký bugün çok sert oynadý, birçok faule göz yumdun, az düdük çaldýn neden? Hakem þu cevabý vermiþ, azizim delikanlýnýn bakýþý ve yürüyüþü bile faul, hangi birine yetiþeyim de çalayým.




    • 1941 yýlý... Beþiktaþ Ankara'da Harbiye ile karþýlaþýr... O zaman Harbiye takýmý çok kuvvetli. Þükrü Saraçoðlu, fahri baþkanýmýz Recep Peker maçta... Oyunun baþlarýnda Sabahattin Erman'ýn iki golü ile Beþiktaþ geriye düþer, Baba Hakký sinirlenir derken bir gol daha gelir, seyirci de tepki göstermeye baþlar. Bu halde soyunma odasýna girilir ama kaptaný sakinleþtirmek mümkün deðildir. Gözleri yuvalarýndan fýrlayacak þekilde baðýrmaya baþlar. Biraz sakinleþince futbolcularý etrafýnda toplayarak ikinci devrenin taktiklerini verir. Ömer'e "senin tuttuðun adam üç gol attý, ikinci devrede adam bir daha topa vurursa ben de senin kafaný kýrarým, Cahit sen niye pas vermiyor, topu ayaðýnda fazla tutuyorsun" diyerek ordu komutaný gibi emirler yaðdýrýr. Kesinlikle dördüncü golü yemeyeceklerini, maçý kazanmalarýný, kazanamazsanýz en azýndan kazanmak için gerekli hýrsý ve gaye birliðini göstermelerini ister. Eðer bunlar olmazsa iþte o zaman hazýr olun, tren biletlerinizi yýrtarým, Ýstanbul'a demiryolundan yürüyerek dönersiniz der. Cahit'i geriye, Çengel Hüseyin'i de sol içe, Kemal'i sað içe alýp kendisi de geçer santrfora. Sað açýkta Vecdi, sol açýk Eþref oynuyor... Bütün toplar Baba Hakký'da toplanýr. Kaptan gerçekten çok büyük çaba sarf eder. Ýkinci devrenin baþlarýnda dört gol birden bulur Beþiktaþ, sonra da iki tane daha. Altýncý golden sonra, þimdi topu yere indirin, top oynayýn, futbol oynayýn, diye talimat verir. Beþiktaþ þahlanmýþtr artýk. Öyle bir futbol oynarlar ki tribünlerde kýyametler kopar, herkes Baba Hakký'lý takýmý ayakta alkýþlar.
    Gerçekten demiryolundan yürütecek miydiniz ? sorusuna hiç düþünmeden cevap verir:
    " Tabii yürüterek yaya gönderecektim. O kadar hýrslanmýþtým ki!




    • Bir Fenerbahçe maçý. Fenerbahçe'nin ünlü santrforu Suphi Ural. Lawton Suphi. Beþiktaþ'a karþý harika oynuyor, nefis de bir gol atýyor. O an Hakký Kaptan'ýn o gür sesi: 'Buraya gel çocuk.' Suphi Ural utanýyor, sýkýlýyor, 'Buyurun efendim' diyor. Hakký Kaptan'dan sevgi dolu bir cevap: 'Aferin. Golün çok güzeldi, tebrik ederim evladým.'




    • Beþiktaþ'ý Beþiktaþ yapan bu isim, futbolu çok tuhaf noktaladý. Ýnönü Stadý'nýn açýlýþ maçýnda Ýsveç takýmý AIK maçýnda seyirciler homurdandýlar. Hafif de bir ýslýkladýlar. Hakký Kaptan ellerini her zaman yaptýðý gibi beline koydu, tribünlere maðrur bir ifadeyle baktý. Maç oynanýrken de çýkýp gitti. O gidiþ son gidiþ. Futbolu býrakmýþtý.

  2. #2

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    1944 Milli küme karþýlaþmalarýnda Beþiktaþ, ilk 5 maçýnda 4 galibiyet 1
    beraberlik sonra Ankara deplasmanýna gitmiþti. Rakip harp okulu´ydu., fakat umulmadýk bir þekilde ilk yarý 3-0 harp okulunun galibiyetiyle tamamlanmýþtý ve bu noktada yazýnýn kahramaný devreye giriyordu. Kaptan Baba Hakký soyunma odasýnda tren biletlerini takým arkadaþlarýna göstererek “Arkadaþlar kendinize gelin, bu maçý kaybedersek, biletleri yýrtarým ve Ýstanbul´a yürüyerek döneriz,” diyor, bunun üzerine ikinci yarýda sahaya bambaþka bir Beþiktaþ çýkýyordu.





    Baba Hakkýnýn açtýðý gol perdesi kapanmayacakmýþ gibi devam ediyor ve Beþiktaþ bir efsane yazýyordu: 3-6… Hakký Yeten, 1910 tarihinde Bulgaristan´ýn Vodina þehrinde doðmuþ ve henüz 1 yaþýndayken ailesi Ýstanbul´a gelip Beþiktaþ´a yerleþmiþtir. 1914 yýlýnda Birinci dünya savaþýnýn baþlamasýyla babasý bin baþý Nedim Bey, Çanakkale cephesinde görev almýþ ve burada þehit düþmüþtür. Ýki aðabeyi gibi Hakký Yeten de askeri okula kaydolmuþtur. Ona spor zevkini aðabeyi Muhtar´ýn aþýladýðý söylenir. Futbola Halýcýoðlu Askeri Lisesinde baþlýyor Hakký Yeten, nasýl Beþiktaþlý olduðunu ise kendinden dinleyelim: “ Halýcýoðlu Askeri Lisesinin on birinci sýnýfýnda talebeyken, futbolumla Beþiktaþlýlarýn dikkatini çekmiþim. O zaman bizim kulübün baþkaný merhum Þeref Beydi. O yýllarda soyadý olmadýðýndan kendisine Þeref Bey derdik.




    Kulübün bugün ikisi de rahmetli olan Fehmi Erok ve Abdullah Kazanoðlu isimli bilgili, becerikli iki idarecisini peþime taktý. Bu arkadaþlar sýk sýk okula gelirler, benimle konuþurlardý. Neticede beni Beþiktaþ´a almak istediklerini söylediler. O zaman ben kulüp tutmazdým. Yalnýz bizim askeri okulda bütün jimnastik aletleri mevcuttu. Orada envai tür spor hareketleri yapardým. Mesela barfiks, güreþ, boks yapardým. Bu arada futbolda oynardým tabii. Hem de sýnýfýn çalýþkanlýkta önde gelen öðrencilerindendim. Bir gün Beþiktaþ ecnebi takýmý davet ediyor. Ýstanbul´da Taksim stadýnda oynanan bu maçta benimde oynamamý istiyorlar.





    Bu olay 1930 larda filan geçiyor. Ben hazýrlýksýz çýktým tabii. Oynadýk, ama iyi oynamýþým ki beðendiler. Peþimi býrakmadýlar.” Seni okuldan çýkaralým, dýþarýdaki (sivil) okulun masraflarýný biz karþýlýyalým, hem öðrenimine devam et, hemde Beþiktaþa gel futbol oyna,” dediler. O zamanlar rahmetli Muhtar Aðabeyim Harbiye´de santrhaf oynardý. Yani 1924 yýlýnda þampiyon olan bu takýmda oyuncuydu. Uzatmayalým, Aðabeyimle konuþtum. “Biz askeriz sende sivil ol,” dedi. Muvafakatýný aldýðým için ben de 1930 yýlýnda Beþiktaþ kulübüne girdim. Bir yandan tahsilimi sürdürürken bir yandan da futbol oynuyordum.




    O zamanlar bizim takým, bugünkü gibi ön sýralarda deðildi. Arkadaþlarýmýn bilgileri ve kabiliyetleriyle takým gün geçtikçe kuvvetlendi. Güzel futbol oynamaya baþladý, neticede gele gele bugünkü seviyesine ulaþtý.” Baba Hakký olmadan Vodinalý Hakký oluyor Hakký Yeten´in lakabý. Fakat o her zaman kendini Beþiktaþlý Hakký olarak tanýmlýyor o dönemde bile. Onun futbolculuðu ‘Dad-ý Haktýr. En büyük hususiyetinin, güçlü fiziði ve bitip tükenmek bilmeyen enerjisiyle birleþtirdiði müthiþ tekniði olduðunu yazar bütün büyüklerimiz. Ýki elini yanlara açtýðý zaman , rakibinin bir türlü önüne geçmesine veya topa dokunmasýna müsaade etmezmiþ Baba. Ve güzel top sürüþünü ani bir bozukayla noktalamasý, askerliðine yorulurmuþ çoðu zaman. Alamet-i farikasý ise kiþiliðiyle sporculuðunu birleþtirdiði zaman ortaya çýkýyor.




    Mehmet Kemal bu konuda þöyle yazmýþ: “ Baba Hakkýnýn en önemli yaný; duruþ, oturuþ, bakýþ, davranýþ, nesi varsa onun kiþiliðini ortaya koymasý. Yere bakar gibi yapýþlarý, baþýný aðýr aðýr döndürüþü, boynu ve gözleriyle konuþur gibi oluþlarý, hep aðýr basan kiþiliðinin belirtisi.” O kiþilik ki, tribündeki kötü bir söz karþýsýnda, ellerini beline koyup bir bakýþýyla sus pus edermiþ tribünleri. Onunki herkesin hakkýný savunan bir babalýk, ismine yakýþýr bir þekilde. Beþiktaþ kulübünün beklide bu günlerde en çok ihtiyaç duyduðu “babalýk” mevkiinin en büyük efsanesiydi o. Babalýk ki, þimdinin yeni yetme dizilerinde babalýk kisvesi altýnda kesilen ( amiyane tabirle) bir takým raconlar deðil, bambaþka bir tavýr, bambaþka bir olgudur. Babayiðitlik , alçakgönüllülük, hakþinaslýk, özü-sözü doðruluk ve diðerkamlýlýktýr babalýk. Baba Hakký asla haksýzlýk yapmazdý; onun babalýðý sadece kendi taraftarý için deðil, rakip takýmýn taraftarý içinde bir lütuftu. Onun sahada müthiþ bir adaletle duruþu sadece oynayanlar ve taraftarlar için deðil, hakemler içinde vazgeçilmez bir kanundu.



    Öyle ki Merhum hakem Feridun Kýlýç bir maçta Þükrü´yü iþaret eder Kaptan´a ve fýsýldar.” Kaptan þu Þükrü´ye bir baksana.” Kaptan Þükrü´yü yanýna çaðýrdýktan, iki dakika sonra her þey süt limandýr. Babalýk müessesinin Beþiktaþ kulübü için ‘Vasf-ý mümeyyiz’ olmasýnýn ilk ve en önemli nedenidir Hakký Yeten. Galatasaraylý Reha Eken ise þöyle bildirmiþ görüþünü o günlerde: “Biz futbol terbiyesini Hakký Aðabeylerden aldýk. Yýllarca önce bir Beþiktaþ maçýmýz vardý, Ýngiliz hocamýz bana Hakký kaptaný sinirlendirme görevi vermiþti. 9 ay Hakký kaptanýn peþinde koþtum beni affetmesi için. Sonra bir gün Olimpiakos maçý öncesi gittim özür diledim. Bülent ile beni kollarý arasýna alarak futbol dersi vermeye baþladý, oysa rakiptik…” Ve “ Bizde bir Hakký kaptan ekolü var. Dünyada bir benzeri yok. Sahaya kendi kazaðýyla çýkar, her þeyini Beþiktaþ için verir. Son derece asildir. Oynayanýn hakkýný asla yemez ve yedirmez. Birinin eksiði varsa tamamlamaya çalýþýr. Oðlum o topa öyle deðil, böyle vuracaksýn diye öðretir,” diye ekliyor Onursal Baþkan Süleyman Seba.





    Herkes için adalet kavramýnýn o dönemdeki saha içi temsilcisi Baba Hakký, hukuk mezuniyetinden deðil sebep, þahsiyetinden. Haksýzlýða tahammülü yok, doðuþtan. Hakký Yeten Beþiktaþ futbol takýmýyla 8 Ýstanbul ligi, 3 Ýstanbul þilt kupasý, 1 uluslar arasý fuar kupasý, 3 milli lig þampiyonluðu, 1 Türkiye kupasý, 2 baþbakanlýk kupasý, 4 özel turnuva þampiyonluðu kazandý. 439 maçta 382 gol attý, bu gollerin 30´unu Fenerbahçe´ye, 30´unu Galatasaray´a karþý atarak kýrýlmasý güç bir rekora imza attý. 3 kez A milli oldu ve 1 gol kaydetti. Futbol federasyonunda asbaþkanlýk yaptý. 1960-1963, 1964-1966, 1967-1968, döneminde 3 kez Beþiktaþ kulübü baþkanlýðýný üstlendi. O dönemde Beþiktaþ 2 kez profesyonel lig þampiyonluðunu kazandý. Merhum Ýslam çupi bir yazýsýnda ondan þöyle bahseder: “ Hakký Yeten 1936-48 döneminde Beþiktaþ´ýn inanýlmaz futbolcularla mahalli ligi ve amatör kümeyi kasýp kavurduðu devrede, Siyah Beyazlý ekibin hem oyuncusu hem kaptaný, hemde babasýydý. Hakký Yeten orta boylu, süper tekniði ve enerjisi olan iki ayaðýyla birlikte kafasýný da gole kullanan bir süper yetenekti. ‘Bir rakibi tek baþýna yendi,’ diye, Türk futbolunda nadirattan söylenen bir deðimin belki ilk ve son temsilcisi idi Hakký Yeten… Futbol oynadýðý dönemde Beþiktaþ´ýn her þeyi ondan sorulurdu.





    Futbolcusu,takým kaptaný, golcüsü, kulüp baþkaný hatta her maçtan sonra hasýlatý aldýðý için kulübün veznedarý sayýlýyordu. Bu kadar gönlü gani olan, Beþiktaþ´ta oynadýðý sürece hiç para almayan bu siyah-beyazlý baba, öldüðü zaman ablasýnýn yanýnda yaþayan doðru dürüst bir meskeni bile olmayan gerçek bir amatördü.” 1989 yýlýnda kaybettiðimiz bu büyük Beyefendi için ne desek, hangi güzellemeleri düzsek boþ. Onun gibileri gelmiyor gelmeyecek artýk. Bir Karagümrük maçýnda attýðý gol, filelerin çürük ve yýrtýk olmasýndan dolayý kalenin içinden dýþarý çýkar. Pozisyona uzak olan hakem, bu gölü göremez ve aut kararý verir. Tribünler bir anda kaynamaya baþlar: “ Bal gibi golümüzü vermedi!” diye.





    Maç bitip soyunma odasýna gidildiðinde, Baba Hakký hakeme “Beni Beklesin” diye haber gönderir. Öfkeli bir kalabalýðýn beklediði hakemle kol kola stattan çýkar. Kalabalýða bir bakýþ fýrlatarak daðýlmalarýný saðlar. Statlardaki þiddetten müstarip olduðumuz tam da bugünlerde, onun bu büyük zarafeti ve saðduyusu en güzel örneði teþkil etmiyor mu? Böyle bir efsaneye sahipken, Beþiktaþ taraftarýnýn sarýlacak baþka þey aramasýna gerek yok. Yeni Baba Hakký lar bundan böyle gelmeyecek olsa da, onun býraktýðý mirasa, ona yakýþýr þekilde sahip çýkýlmasý gerekmez mi? Son sözümüzü yine Babanýn bir kelamýna havale ediyoruz: “ Herkese hizmet ettim ben, gerek saha içinde gerekse saha dýþýnda. Ama kendim selvi gibi kaldým ortalýkta, selviler dibine ýþýk salmaz. Selviler öyledir…”

    daha geniþ bilgiler var biz tarihimizi unutmayýz

  3. #3

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Baba Hakký


    NTV’de Kartalýn Yüzyýlý Belgeseli’ni hazýrlýyoruz. Bir kez daha alemin Beþiktaþlý þýk abilerine baðlantý yapýyorum içimin bayraklarýný havalandýrarak. Ama þimdi Baba Hakký’dan söz edeceðim en çok...


    Hakan Dilek
    NTV-MSNBC



    15 Mayýs— Bir fenomendir Baba Hakký’sý kartallarýn. Bir maçta oyundan atýlan sað bek Cihat önce Baba Hakký’ya müracaat etmiþ: “Çýkayým mý Baba?” “Çýk!” demiþ Baba baþýný önüne düþürüp çaresiz söylenmiþ; “Sen çýk Cihat! Sen çýk!” Çýkmýþ Cihat. Ayný Baba Hakký 1946 yýlýnda bir Karagümrük maçýnda sahne alýyor bu kez. Orta hakem Müjdat Gezen’in babasý Necdet Gezen. Yan hakem de yýllarýn gazetecisi Fahri Somer.



    Baba bir pozisyonda dömi voleyi yapýþtýrýyor topa. Aðlarýn yýrtýk yerinden dýþarý çýkýyor top. Karambol aný; Necdet hoca pozisyonu net göremiyor ve autu gösteriyor. Taraftar iyice çileden çýkýyor ve baþlýyor Necdet hocaya çalýþmaya...
    Malzemeler, sahanýn içine doðru sökün ediyor. Kan gövdeyi basacak, burnundan aerobik yapan bir insan topluluðu. Kibarlýk var, arada Baba Hakký var, iki de bir eliyle sus iþareti yapýyor. Baktýlar susmuyor Beþiktaþ taraftarý tribünün önüne gidip baðýrýyor basbariton; “Çýkýn dýþarý! Susmayacaksanýz boþaltýn burayý!”
    Kafa Sebahattin, babayý tribünün önünde hazýrolda dinliyor önce, sonra da talimata uymak gerektiðini anlatýyor taraftarlara. Kafa Sebahattin de tribünün aðýr abilerinden. Susuyorlar biraz ama Necdet hoca o maçta ip olsa tutulacak, su olsa kuyudan çekilecek cinsten deðil. Maddenin hiç bir haline benzemiyor. Neyse...
    Maç zar zor atýlan iki golle ve neredeyse maðlup olunacakken Baba Hakký’nýn ve Þükrü Gülesin’in golleriyle bitiyor. Ama dert basmýþ triubünleri. Ýkibin kiþi bekliyor hakemi. Hacamat edecekler. Baba Hakký maç bitiminde talimatý veriyor Fahri Somer’e; “Necdet abiye söyle yanýma gelsin!”
    Necdet hoca, Baba’nýn yanýna sökün ediyor. Biriken kalabalýðýn arasýndan birlikte çýkýp gidiyorlar. Türk filmlerinde olurdu böyle sahneler. Aðýr abilerden biri girer devreye, kitle daðýtýr linç pozisyonunu. Baba Hakký deyince akan sular dururmuþ gerçekten.
    Kafa Sebahattin; “Baba Hakký dedin mi duracaksýn kardeþim!” dediydi geçenlerde ki sohbetimizde; “Ondan hakemler bile korkardý. Otoriterdi. Aslanda, kaplandý, hem aslandý, hem kaplandý!” Hem aslan hem kaplan!!! Baba’nýn mitolojideki yerine zorluyoruz sohbetimizde.
    Baba Hakký’yý henüz Hakký Yeten’ken Galatasaraylý idareci Ahmet Kara Bey’in; “Þu Beþiktaþ, Hakký’yý alsýn güçlensin. O zaman ligdeki kuvvetli takýmlarýn sayýsý artar, biz de futbol görürüz! -hem maddi hem manevi çabalarla-” diyerek aldýrdýðý söylenir. Rivayet muhtelif.
    Bir maçta Þükrü Gülesin’e kornerden topu bana at, dercesine elini kaldýrýp yer gösteriyor iþaret parmaðýyla. Geliþine yazýlacak baba. Þükrü her zamanki gibi kaleye atýyor topu ve futbol yaþamýnda attýðý 39 korner golünden birinden bir örnek sunuyor. Baba kovalamaya baþlýyor Þükrü’yü; “Neden bana atmadýn oðlum!”
    Elimde bir fotoðraf var. Sözün bittiði yerdir orasý. Baba süveter giymiþ. Baklava dilimi bir süveter. Siyah-Beyaz. Maç öncesi þöyle bir diyalog geçmiþtir büyük olasýlýkla Baba ile hakem arasýnda; “Hocam biraz hastayým!” der eliyle göðüs kýsmýný ve süveterini göstererek. Tamam, anlamýna gelen bir kafayý öne eðme iþareti yapar hakem de gözlerini kapatarak. Aðýr abilerin ünlenme, seslenme, anlaþma dilinden örnekler vererek.
    1978 yýlýnda Güven Taner’in Baba Hakký’yla yapýlmýþ röportajýnýn ses kasetlerini buldum. “Herkes e hizmet ettim ben. Gerek saha içinde gerekrse saha dýþýnda! Ama kendim selvi gibi kaldým ortalýkta. Selviler dibine ýþýk salmaz! Selviler öyledir!” diyordu gülerek. Yine basbariton.
    Benim caným dostum Doktor Hakan Savlý’nýn þiiri anlatýyor onu en çok. Fazla söze ne hacet;

    Baba Hakký’yla Taci
    Maç baþladý çocuklar, saaetime baktým beþ dak’ka on dak’ka gol yok... dayanamadým / küalkýp baðýrdým: “Baba Hakýýý!...” topu kesti, döndü, tribünlere baktý...
    Seni orada bulmak Tacettin / bir Pazartesi, dinlemek teneffüste” dünkü maçýn mühim anlarýný / nasýl olsa yine Baba Hakký’ya attýracaksýn bütün golleri... Bir an gözgözeyiz, bütün stad sus pus / elimi saatime götürüp dedim: / “Hani be Baba Hakký, gol nerede?” dedim. Baþýný eðdi / “geliyor Tacicim” der gibi yaptý / topu aldý bi çalým, iki çalým, þut ve gol! / herkes ona koþarken, döndü, tribünlere / beni hafifçe selamladý...

    Seni orada bulmak Tacettin, sen ki / en yoksuluydun sýnýfýn, arka sýralarda, dalgýn gözlerle, / çýta gibi zayýf / kambur / konuþurken kekelerdin, en utangacý / Sanki sen yalnýzca Baba Haký’yý anlatýrken yaþadýn... ve maç bitti, omzuma alýcam / “dur!” diyor bana; “Taci yapma Allaþkýna!” / “Olur mu?” dedim / “Olur mu be Baba Hakký!” / almýþým onu orada omzuma... iki tur... o ve ben... Baba Hakký!
    Ýþte seni oradan almak / Dolmabahçe’de bir aksak üsüt / aðaçlý yolda yürürken sarmaþ dolaþ / ikinizi bir bayraðýn desenlerine koymak / “bu bizim bayraðýmýz” demek sonra onlara / “çýkmaz sokaklardan çýkardýk aþka” / yaþadýk... bunlar hayatlarýmýz / ve içinde hiç bir þey yok... öykülerimizden baþka!”

    Fenomenim dedim ona “Fenomenim! Git selam söyle kartallara gökyüzünün maviliðini yýrtarak! Tamam mý fenomenim tamam mý?”

  4. #4

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    ÞEREF BEY
    ÞEREF GÖR***



    Büyük Efsane'yi, 16 yaþýnda girdiði ve ömrünün sonuna kadar hiç kopmadýðý Akaretler'deki Kulüp binamýzdan son yolculuðuna uðurladýk. Beþiktaþ bayraðýna sarýlan cenazeye 20 yýl boyunca giydiði 10 numara "Þ.Gör***" yazýlý, çubuklu formamýzý koyduk. Cenazenin üzerini siyah-beyaz karanfillerle süsledik. Þanlý ismi, dünya döndükçe, Beþiktaþýmýz var oldukça, sonsuza kadar yaþayacak.






    Bir futbolcu düþünün... Maçta bir gol atýyor ama voleleri meþhur olduðu için seyirci golü beðenmiyor... O da gidip hakeme itiraz ediyor: "Hocam golü saymayýn. Top elime çarptý." Kimden mi bahsediyoruz? Elbette ki, Beþiktaþ'ýn efsane forveti Þeref Gör***'den... Nam-ý diðer Voleci Þeref'ten...
    Þeref Gör***, 1913 yýlýnda Ýstanbul'da doðdu. Annesinin söylediðine göre,
    yapraklar dökülürken... Çok küçük yaþta Niþantaþý'nda futbola baþladý ama yetiþtiði yer Beþiktaþ Genç Takýmý oldu. Kýsa sürede yýldýzý parlayan Þeref Gör***, 16 yaþýnda kapýsýndan adýmýný attýðý Beþiktaþ'tan bir daha hiç kopmadý.





    20 Yýl Boyunca 10 Numara


    Þeref Gör***, ilk resmi maçýný Ýstanbulspor'a karþý oynadý. Hep 10 numara giydi ve futbolu da 10 numara olarak býraktý. Gör***, o yýllarý þöyle anlatýyordu: "Çok iyi bir ekiptik. Benden bir sene sonra 1931'de Hakký (Baba Hakký) takýma geldi. Hüsnü Saðman, Hayati, Adnan vardý. Önümüze geleni yenerdik. O zamanlar Beþiktaþ'ýn taraftarý artmaya baþladý. Ýki-üç bin taraftara top oynamaya baþladýk. Rakipleri bazen çok eziyorduk. Hakký bazen yanýma gelip, "Yahu Þeref, Fevzi ile Ýbrahim'e de söyleyelim de çok atmayalým. Üzülüyor çocuklar" derdi. Üç-dört gol atýp býrakýrdýk.
    Gör***, derbilerin de unutulmaz golcüsüydü. Galatasaray'a 30, Fenerbahçe'ye 13 kez gol atarak, Baba Hakký'nýn ardýndan derbilere damgasýný vurmayý baþardý.






    3 Golünden Biri Voleyle


    Büyük Efsane, futbol hayatý boyunca attýðý toplam 320 golün 99'unu voleyle kaydetti. Hiç penaltýdan golü yoktu. Çünkü duran toplarýn fileye gitmesini gol olarak görmüyordu Þeref Gör***. Meþhur voleleri sorulduðunda da hemen Baba Hakký'yý anýyordu: "Attýðým gollerin çoðunda Hakký'nýn emeði vardýr. Baba Hakký, Þükrü Gülesin gibi topu ayaðýna lokum misali oturtan arkadaþlarýn varsa, o voleleri sen de atarsýn!"




    Bir keresinde Fenerbahçe'ye normal bir gol atmýþ Gör***. Tribünlerden hemen "Sana yakýþmadý" þeklinde sitemler yükselmiþ. Bunun üzerine Þeref Gör***'le hakem arasýnda þu diyalog yaþanmýþ:
    Þeref Gör***: Hocam bu golü saymayýn.
    Hakem: Neden?


    Þeref Gör***: Elime çarptý hocam



    Hakem: Ben görmedim ve golü verdim. Artýk iptal edemem.
    Hakemi "kandýramayan" Gör***, devre arasýnda soluðu Baba Hakký'nýn yanýnda alýyor: "Ýkinci devre hep havadan isterim toplarý."
    Ýstediði oluyor ve kendisine ilk devrede sitem eden taraftarlardan, muhteþem bir voleyle adeta özür diliyor.


    "Briyantinsiz Çýkmam"


    Futbolcularýn yurt dýþý maçlarýna üçüncü mevkide gittiði, yanlarýna beslenme çantasý verildiði dönemin futbolcusuydu Þeref Gör***. Büyük yokluklar içinde top koþturmalarýna raðmen, Voleci Þeref, kýyafetlerine hep dikkat etmiþ. Hiçbir maça, saçýna briyantin sürmeden çýkmamýþ. Belki de bu nedenle, kolejli hayranlarý hep olmuþ. Gör***, iþte bu kolejli kýzlardan birine, Nükhet Haným'a kaptýrmýþ gönlünü ve 1940 yýlýnda hayatlarýný birleþtiren imzayý atmýþlar.





    22 Þampiyonlukta Ýmzasý Var


    Beþiktaþ futbol tarihinde, 18'i resmi olmak üzere, tam 22 þampiyonlukta imzasý olan Gör***, dönemindeki Milli maç azlýðýndan sadece 1 kez A Milli formayý giyebildi. 12 Temmuz 1936 tarihinde Yugoslavya ile oynanan ve 3-3 biten o maçta da, takýmýn ilk golünü kaydetti. Aralýksýz 20 yýl Siyah-Beyaz formamýzý giyen Gör***, futbolculuðu býraktýktan sonra da futboldan kopamadý. Beykoz ve Adalet'in yaný sýra Beþiktaþ'ta teknik direktörlük yaptý. 1962 yýlýnda A Milli Takým'da teknik adamlýk görevini üstlendi. 1960 yýlýnda da Beþiktaþ Divan Kurulu Üyesi olarak, hizmetlerini sürdürdü.


    100. Yýl Meþalesini Yaktý





    Beþiktaþýmýz'ýn BJK Ýnönü Stadý'nda yapýlan 100'üncü Yýl kutlamalarýnda da efsane forvetimiz Þeref Gör*** aramýzdaydý. Büyük golcümüz Feyyaz Uçar'ýn koluna giren Gör***, sahanýn ortasýna kadar yürüdü. 100. yýl meþalemizi Gör*** ve Uçar birlikte yaktýlar. Bu sýrada eski açýk tribünden 100. yýla doðru gün, saat, dakika ve saniye sayan dev saat sýfýrlandý ve yine ayný tribünde 2 kulenin üstüne yerleþtirilen meþaleler yandý. Gör*** o günü þöyle anlatýyordu: "Bir zamanlar Taksim Stadý vardý. Þimdi Gezi Parký'nýn olduðu yer. Biz maçlarýmýzý orada yapardýk. Kadýköy'deki Papazçayýrý gibi. Ben Taksim Stadý'ný dün gibi hatýrlýyorum. Zaten o stadda oynayýp da hâlâ yaþayan baþka topçu kalmadý. Þeref Stadý'nda da çok maç yaptýk. Þimdi orada da Çýraðan Oteli var. Ama Ýnönü'nün yeri ayrý. Biz oraya Dolmabahçe deriz, Mithatpaþa deriz. Þimdi Ýnönü diyorlar. Ne maçlarýmýz oldu orada. Futbolu býraktýðým 1950 yýlýndan bu yana hiç ayaðým deðmemiþti Ýnönü'nün çimlerine. O gün, 100'üncü yýl kutlamalarý için Feyyaz'ýn kolunda sahaya girince duyduðum heyecaný anlatamam. Herkes bize bakýyor, seyirciler tribünlerde. Týpký eski günlerdeki gibi... Bir an yýðýlacaktým olduðum yere. Çok heyecanlandým. Hiç böyle bir günüm olmadý. Allah bana bu günleri gösterdiði için çok bahtiyarým."
    10 Kasým'da Kaybettik





    Ne garip ki yaþamý boyunca hep 10 numara giyen Þeref Gör***'i, En büyük Beþiktaþlý Atatürk'ün de ölüm günü olan


    10 Kasým tarihinde kaybettik.

  5. #5

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    BIR YAÞAM TARZIDIR BEÞÝKTAÞLILIK





    Besiktaslilik nedir ne degildir?



    Besiktas 1903 tarihinde kurulmus, Turkiyenin en eski tescilli spor kulubudur.Sporda, jimnastikte , futbolda bir oncudur Besiktas.



    O hic bir zaman bir arkadan gelen degildir.



    Besiktasli sporu spor, futbolu futbol olarak kabul eder. Sporda centilmenlik ve yuksek spor ahlakini herseyden onde tutar Besiktasli. Haketmedigi kazanci, rakibini kucuk gormeyi bilmez o.



    Besiktasli , serefli ikinciligi hakedilmeyen birincilige tercih eder hep. Besiktasin tarihinde son macta rakibini alinan sampiyonluklar yoktur.



    Besiktas'in formasi kutsaldir. Amblemindeki ayyildiz Balkan Savaslarinda sehit dusen futbolcularin anisina verilmistir Besiktasa. O forma ve ayyildiz hic bir zaman yere degdirilmez. Husnu Savmandir Besiktaslilik, bir milli macta ay-yildiz yere degmesin diye havada parende atmaktir.



    Besiktasin sampiyonlugu ve kupalari boldur tarihinde. Bes yil ust uste sampiyonlukda vardir , tek namaglup sampiyon olan takim lakabida vardir bu tarihte. Besiktasli sevincini, kupasini taraftari ile butunlesip paylasir hep. Kupalarini rakibin gozune gozune, uluorta yerlerde teshir edip rakibini uzmez. Besiktaslilik bir Suleyman Seba anlaysidir. O anlayisda bir Izmir donusu yendigi ezelli rakibi ile paylastigi ucakta , kupa kutusunda, sampanya sisesinde, kutlama kursagindadir Besiktaslinin.



    Besiktasin tarihinde on sene ust uste gelmeyen sampiyonluklar ve huzunlerde vardir. Besiktas taraftarligi , karda, kisda, iyi gunde kotu gunde Siyah Beyazi desteklemek ona hep sarkilar soylemektir. Gercek Besiktas taraftari sairdir, yazardir, nuktedandir, o bir sanatcidir. Besiktas taraftari oyuncularina yada rakiplerine kotu tezahurat eden degildir hic bir zaman. Gercek Besiktas taraftarinin actigi flamada kufur yoktur, hiciv vardir hep. O taraftar Saracoglunda , "sen bir tavuksun Ortega" diye Ispanyolca flama acan, Inonude "Carsi Nukleer Santrala Karsi", "Ormanlari Yakan Cehennemde Yanacak", diyen sosyal icerikli mesajlar veren taraftardir.



    Besiktasli futbolcular bir tarihtir. O tarihde Seref Beyler, Refik Osman Top'lar, Baba Hakkilar, Kemaller, Voleci Serefler, Baba Recepler, Kaleci Necmiler, Sanli ve Yusuflar Vedatlar, Sametler, Rizalar, Tayfurlar ve Sergenler vardir.





    Besiktasli futbolculuk bir Sukru Gulesin olmaktir, kornerden direkt gol atma inceligini hesapladigi gibi, korner direginin hemen yakinindaki papatyalari ezmemek icin topun yerini degistirme inceligidir.Yada Voleci Seref (Gor***)in hakeme "Bu golumu sayma guzel vole vuramadim" diye golu gecerli saymama cabasidir.



    Besiktasli futbolcu gol attiktan sonra asiri sevgi gosterip rakibini kucuk dusurmez. Gol attiktan sonra arkadaslarina kosar onlarla kucaklasir. Gidip kameralara imza atmaz. O bilirki bu bir takim oyunudur ve o bu takimin sadece bir parcasidir. Bunun aksini yapanlar Besiktasliligin ruhunu anlamamislardir ve gun gelir kendilerini Besiktasin disinda bulurlar.



    Besiktasli olmak, kendi yapabileceginin en iyisini yapmak ve buna caba gostermektir. Besiktasli malzemecinden, Baskanina kadar kendi takimindan kendi geleceginden sorumludur. Onun ideali kendi takimini en ileri seviyeye yukseltmek ve yuceltmektir. Bu da cogu defa sampiyonluklar bazen de centilmenliklerle olculur. Besiktasli hic bir zaman rakiplerinin sampiyonlugunu engellemek basarisinin onune gecmek gibi hedefleri yoktur. Onun hedefi kendi basarisidir.



    Ozetle, Besiktasli olmak hic kolay degildir. Besiktaslilik ozveri, kendine guven ve kendi tarihini bilmek demektir. Besiktasa her yeni gelen futbolcuya Besiktasin tarihi ders olarak ogretilmelidir. Voleci Seref'in (Gor***) gol anlayisi en azindan genc futbolculara anlatilmalidir. Besiktasi idare edenler, kurucularimiz ve baskanlarimiz Abdulkadir Karamurselleri, Seref Beyleri, Baba Hakki (Yeten) leri, Suleyman Sebalari kendilerine ornek almalidirlar.



    Gercek Besiktasli olmak bir ayricaliktir. Bu bir yasam tarzidir, bunun gereklerini yerine getirmek kolay degildir. Gercek Besiktasli ; sportmendir, ahlaklidir, savascidir ve durustdur.Herkes Besiktasli olamaz. Ancak bu yasam tarzinin ilkelerini benimseyip yerine getirenler, onun sanli tarihinde kendilerine yer bulabilrler.







    Cem Ozmeral

    28, Agustos 2006

  6. #6

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Bir futbolcu hayal edin. Düz bir vuruþla gol atýyor ama voleleri meþhur olduðu için seyirci golü beðenmiyor... O da gidip hakeme itiraz ediyor..."Hocam golü saymayýn. Top elime çarptý." Kimden mi bahsediyoruz? Beþiktaþ'ýn efsane forveti Þeref Gör***'den... Nam-ý diðer voleci Þeref'ten... Þeref Gör***, 1913'te Ýstanbul'da doðdu. Annesinin anlattýðýna göre yapraklar dökülürken... Çok küçük yaþta Niþantaþý'nda futbola baþladý ama yetiþtiði yer Beþiktaþ Genç Takýmý oldu. Kýsa sürede yýldýzý parlayan Þeref Gör***, 16 yaþýnda kapýsýndan adýmýný attýðý Beþiktaþ'tan bir daha hiç ayrýlmadý.

    Büyük efsane futbol hayatý boyunca attýðý toplam 320 golün 99'unu voleyler kaydetti. Hiç penaltýdan golü yok. Çünkü duran toplarýn fileye gitmesini gol olarak görmüyordu Þeref Gör***... Meþhur voleleri sorulduðunda da hemen Baba Hakký'yý anýmsýyordu... "Attýðým gollerin çoðunda Hakký'nýn emeði vardýr. Baba Hakký gibi topu ayaðýna lokum misali oturtan arkadaþýn varsa, o voleleri sen de atarsýn!"

    Bir keresinde Fenerbahçe'ye normal bir gol atmýþ Gör***. Tribünlerden hemen "Sana yakýþmadý" þeklinde sitemler yükselmiþ. Bunun üzerine Þeref Gör***'le hakem arasýnda þu diyalog yaþanmýþ:

    Þeref Gör***: Hocam bu golü saymayýn.

    Hakem: -Þaþkýnlýkla- Neden?

    Þeref Gör***: Elime çarptý hocam.

    Hakem: Ben görmedim ve golü verdim. Artýk iptal edemem. Hakemi "kandýramayan" Gör***, devre arasýnda soluðu Baba Hakký'nýn yanýnda alýyor: "Ýkinci devre hep havadan isterim toplarý..." Ýstediði oluyor ve kendisine ilk yarýda sitem eden taraftarlardan müthiþ bir voleyle adeta özür diliyor.

    Voleci Þeref kýyafetlerine hep dikkat etmiþ. Hiçbir maça, saçýna briyantin sürmeden çýkmamýþ. Belki de bu nedenle kolejli hayranlarý hep olmuþ. Gör*** iþte bu kolejli kýzlardan birine, Nükhet hanýma kaptýrmýþ gönlünü ve 1940'ta hayatlarýný birleþtiren imzayý atmýþlar.

    Beþiktaþ futbol tarihinde 18'i resmi olmak üzere tam 22 þampiyonlukta imzasý olan Þeref Gör***, dönemindeki ulusal maç azlýðýndan sadece 1 kez (A) ulusal formayý giyebildi. Yugoslavya'yla oynanan ve 3-3 biten maçta da takýmýnýn ilk golünü attý. Gör*** futbolu býraktýktan sonra da yeþil sahalardan kopamadý. Beykoz ve Adalet'in dýþýnda Beþiktaþ'ta da teknik direktörlük yaptý. 1962'de ulusal takýmda teknik adamlýk görevini üstlendi. 1960'da da Beþiktaþ Divan Kurulu üyesi olarak hizmetlerini sürdürdü.
    Þeref Gör***, 2004'te Beþiktaþ bayraðýna sarýlý tabutunda 20 yýl boyunca giydiði "10 numara Þ.Gör***" yazýlý çubuk formasýyla son yolculuðuna uðurlandý. Türk futbolu sizi unutmayacak....

    AHMET YAZICI
    CUMHURÝYET SPOR
    06.02.2007

  7. #7

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart



    SÜLEYMEN SEBA


    YASAYAN EFSANE BASKANIMIZ


    Riza Süleyman Seba, 5 Nisan 1926 tarihinde Sakarya'nin Hendek ilçesi Soguksulu köyündeki Soguksulu Riza Bey çiftliginde dogdu.

    Babasi Riza bey aydin bir insandi,onu kültür ortami içerisinde büyüttü. Okutmak için Istanbul'a gönderdi.Kisa bir süre Mekteb-i Sultani'de egitim gördükten sonra Kabatas Erkek lisesine yazildi.Futbol ile Burada Tanisti ve bu onun hayatinin dönüm noktasi oldu.
    Kabatas Lisesi futbol takiminda çok basarili gunler geçirince B.J.K yöneticileri tarafindan genç takima davet edildi.

    B.J.K genç takimi o sene sampiyonluk yasadi.
    Kisa sürede genç takimin kaptanligina yükseldi.
    1945 yilinda A takima alindi.

    Babasinin Egitimini sürdürme istegini yerine getirerek Edebiyat Fakültesine kaydini yaptirdi ancak B.J.K futbol takiminin 1950 de A.B.D'e daveti dolayisiyla egitimine devam edemedi.

    1947 de Inönü Stadinin açilisinda Isvec takimi AIK'e bu stadta attigi golle tarihe geçti.

    1954 yilinda menisküs yüzünden futbolu birakti.


    1957 yilinda Hakki Yeten'in yönetiminde üye olarak B.J.K'e baska bir ortamda hizmet etmeye basladi. Bu geçen yillar boyunca Besiktas'tan ve klüpten asla uzaklasmadi.

    1984'te baskan Mehmet üstünkaya'nin muhalifleri Seba'yi Baskan adayi olarak gösterdi.88 oy farkla seçimi kazandi. Baskanliga seçildikten sonra dengeli yönetimi ve akilli seçimleriyle B.J.K'ne hem idari hemde sportif açidan unutulmaz yillar yasatti.

    Onun döneminde kazanilan Sampiyonluklar ve Kupalarin yanisira tesislesmeye kurumsallasmaya çok önem verdi.

    Su anda B.J.K'nün yasayan efsanesi haline geldi.
    Baskanimizin idari tutumu, ahlaki degerleri Besiktas'a gönül veren tüm taraftarlarin profilini yansitmaktadir.

    Tesekkürler efsane Baskan....

    Tesekkürler ONURSAL BASKANIMIZ !

    BIZLERI HIÇ ALDATMADIN...!

  8. #8

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    NEDÝR BU SÜLEYMAN SEBA DÖNEMÝ?

    Hatýrlamayanlar veya yaþlarý genç olanlar için kýsaca Süleyman Seba döneminin ne olduðundan bahsedelim. Seba devlet memurluðu geçmiþi olan ve mütevaziliðiyle dikkat çeken bir klüp baþkaný idi. Beþiktaþ adýna aldýðý en önemli karar, 2 sene üst üste 2. olunmasýna karþýn, kendisi gibi mütevazý ve disiplinli, ancak duygularýný hiç belli etmeyen Gordon Milne’yle devam kararý almasýydý. Bu karar sonraki 3 yýlda (90,91,92) üst üste (biri namaðlup) þampiyon olan bir Beþiktaþ ortaya çýkardý. Ayný takým 93 yýlýnda 4. þampiyonluða giderken 8-10 puaný sadece hakem hatalarý sonucu kaybetti ve averajla (Galatasaray’ýn unutulmaz 8-0 lýk Ankaragücü galibiyeti sonrasý) 2. oldu.

    Yine Süleyman Seba’nýn aldýðý en þanssýz karar ise, liderin 7 puan gerisinde kalýnan ertesi sezonun (93-94) baþlarýnda Gordon Milne’i gönderme kararý oldu. Bu kararda Gordon Milne’in seçtiði iddia edilen yabancý oyuncularýn kötülüðü, onun þova dönük olmayan kiþilðinin taraftarlarý sýktýðý iddiasý ve Avrupa Kupalarý’ndaki baþarýsýzlýðý gibi bahaneler öne süren kimi ihtiraslý yöneticilerin baskýsý etkili oldu. Ancak en acýsý, Gordon Milne’in takýmýnýn baþýnda sahaya çýktýðý son karþýlaþmada, o sýkýcý(!!) Beþiktaþ Trabzonspor’u tarihi bir skorla tam 7-0 yendi. Ve þu da bir gerçek ki, Beþiktaþ gerek o sezon gerekse de sonraki sezonlar þampiyoluðu kovalayacak bir yapýya sahipti. Daha da önemlisi Beþiktaþ yenilse bile (ki nadiren yeniliyordu) oynadýðý futbolla taraftarýna zevk veriyorken, sezon ortasýnda gelip takýmý 1,5 sene çalýþtýran ve 2. sezonunda þampiyon yapan Daum’un oynattýðý futbol (kendisine oyuncu seçimi konusunda çok daha fazla bütçe sunulmuþ olmasýna karþýn) galibiyetlerde dahi zevk vermiyordu.

    Bu dönemin diðer özellikleri arasýnda altyapýdan çýkan oyuncu bolluðu (ki bunda Serpil Hamdi Tüzün’ün büyük katkýsý olmuþtur) da vardýr. Sergen, Ali, Feyyaz, Rýza, Gökhan, Metin vb hep altyapýdan geçmiþ ve Beþiktaþ kültürünü bilerek ve sahiplenerek A takýma yükselmiþ oyunculardýr. Bu kültürle yetiþen futbolculardan kurulu Beþiktaþ, Kadýköy’de 5-1 galibiyetle biten bir Fenerbahçe karþýlaþmasý içinde ve sonrasýnda dahi centilmenliðe aykýrý veya þýmarýklýk ihtiva eden tek bir harekette bulunmamýþtýr.

    Bir diðer özelliði ise, Avrupa Kupalarý’nda ilk turlarda sürekli eþleþtikleri Ýnter, PSV Eindhoven, B. Dortmund gibi dönemin çok güçlü takýmlarýna karþý çok iyi futbol oynamasýna karþýn tek farkla kaybedilen karþýlaþmalardý. Bunda Türk futbolunun o zamanki yapýsý kadar Beþiktaþlý oyuncularýn tecrübe eksikliði de etkili olmuþtur.

    Dönemin duraklama kýsmý Gordon Milne’in gidiþi ile baþlamýþ, Beþiktaþ’ýn 3. büyük gibi görünmesinden rahatsýzlýk duyan kimi genç yöneticilerin baskýlarýyla düþüþe geçilmiþ ve bir zamanlarýn o vefakar taraftarýnýn “Ahmet Dursun Seba Gitsin” sloganlarýyla son bulmuþtur.

  9. #9

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Süleyman Seba veda konuþmasý

    SAYIN KONGRE BASKANLIK DIVANI,MUHTEREM ÜYELERBASINIMIZIN DEGERLI TEMSILCILERI

    YÖNETIM KURULU ARKADASLARIMIN ÇALISMA PROGRAMLARINI TAKDIMINDEN SONRA SIZLERE HITAP ETMEK IÇIN SÖZ ALMIS BULUNUYORUM.

    HEPINIZI SAHSIM VE YÖNETIM KURULU ARKADASLARIM ADINA SELAMLIYORUM.

    ÜLKEMIZIN KARSILASTIGI DEPREM FELAKETI ILE HAYATINI KAYBEDENLERE RAHMET, HASTALARIMIZA SIFA DILIYORUM.

    BÖYLESI BIR FELAKETI BIR DAHA VATANDASLARIMIZA GÖSTERMEMESINI ULU TANRIDAN NIYAZ EDIYORUM.

    2000'LI YILLARIN ÜLKEMIZE, ULUSUMUZA VE BESIKTAS CAMIASINA SAGLIK, MUTLULUK VE BASARI GETIRMESINI DILIYORUM.

    BESIKTAS KULÜBÜNDE HAK VE SÖZ SAHIBI OLAN VE HESAP VERILECEK TEK ORGAN DURUMUNDA BULUNAN SIZ DEGERLI GENEL KURUL ÜYELERINE HESAP VEREBILMEK AMACI ILE SÖZ ALMIS BULUNUYORUM.

    AYRICA SON 2 YILLIK YÖNETIM DÖNEMINDE GÖREVE GELDIGIMIZ GÜNDEN BASLAYARAK BUGÜNE DEK GEREK SAHSIMA VE GEREK YÖNETIMDEKI ARKADASLARIMA REVA GÖRÜLEN AGIR HAKARETLERE CEVABIN ANCAK KURULUNUZDA VERILEBILECEGININ BILINCINDE
    BULUNMAKTAYIM.

    BÜTÜN BU SALDIRI VE HAKARETLERE CEVAP VERMEKTEN ACIZ DEGILDIK. ANCAK SAHSIMI VE
    YÖNETIM KURULUMUZU RENCIDE EDECEK BOYUTLARA ULASAN BEYANLAR KARSISINDA KOYACAGIMIZ TEPKININ, BESIKTAS IÇIN HAYIRLI OLMAYACAGI GÖRÜSÜ ILE, IÇIMIZE SINDIREMEMEKLE BERABER SESSIZ KALMAYI TERCIH ETTIK.

    ANCAK, HER HESABIN GÖRÜLECEGI BU GENEL KURULDA O GÜNLERDE DUYDUGUM ÜZÜNTÜYÜ SIZLERLE PAYLASMA ISTEGIMI DE NORMAL KARSILAYACAGINIZI TAHMIN EDIYORUM.

    BESIKTAS KULÜBÜNÜN HIÇ KIMSENIN TASARRUFUNDA OLMADIGINI, KULÜBÜN TEK SAHIBININ SIZ DEGERLI GENEL KURUL ÜYELERI OLDUGU, MALÛMUNUZDUR.

    KULÜP IDARESININ ISE PRENSIPLER MANZUMESI ÇERÇEVESINDE, KULÜBÜMÜZÜN TÜM MANEVI
    DEGERLERINI GÖZ ÖNÜNE ALARAK YAPILMASI GEREKTIGINE INANMAKTAYIZ.

    ASLINDA KULÜBÜMÜZÜN KAMU OYUNDAKI SAYGINLIGI BURADAN KAYNAKLANMAKTADIR.

    HER ZAMAN TEMEL KURAL OLAN "USUL, ESASTAN ÖNCE GELIR " PRENSIBINE BAGLI KALARAK ÜYELERIN ÜRETICI, YAPICI VE KULÜPLERINE FAYDALI OLABILMELERI IÇIN SÖYLEMEK ISTEDIKLERINI YÖNETIMIN IÇINDE USUL VE ESASLARA UYGUN , BESIKTASLI'LIK NEZAKETI VE
    ASALETI IÇINDE SÖYLEMELERI BEKLENEN TEMEL KONUDUR.


    GÖREV ALAN BASKAN VE YÖNETIM KURULLARI 2 YIL ÇALISIP YENIDEN GENEL KURULUN ÖNÜNE GELIRLER VE HESAP VERIRLER. YÜCE KURULUNUZ BANA 8 KERE BASKANLIK GÖREVINI VERMISTIR.

    HATALARIMIZA ANLAYIS GÖSTERDINIZ ,

    SEVAPLARIMIZA DESTEK VERDINIZ,

    HOSGÖRÜLÜ DAVRANDINIZ , SABIR GÖSTERDINIZ,

    SIZLERE TESEKKÜR BORÇLUYUM.

    BANA 16 SENE TAHAMMÜL EDEN SIZLERE SU ANDAKI
    SAMIMI HISLERIMI ANLATMAK ISTERIM.


    1943 YILINDA BESIKTAS KULÜBÜNE GELDIM. 1945'DE A TAKIMINDA OYNAMAYA BASLADIM.
    MÜTEVAZI FUTBOL YASANTIMDAN SONRA, 1954'DE FUTBOLU BIRAKTIM VE ÇESITLI DÖNEMLERDE DEGERLI BASKANLARLA ÇALISMA ONURUNU ELDE ETTIM.

    HAYATTA OLMAYANLARA TANRIDA RAHMET DILIYORUM.


    1984 YILINDA SAYIN MEHMET ÜSTÜNKAYA ILE GIRDIGIMIZ CENTILMENCE BIR YARISTA TENSIPLERINIZLE KULÜP BASKANLIGINA GETIRILDIM.

    16 YIL GEÇTI..........!


    8 KONGRE GEÇIRDIK.

    ITIMAT ETTINIZ , GÖREVE DEVAM ETTIM.

    KISACA ANLATMAYA ÇALISTIGIM SU ÜÇ CÜMLE 97 YILLIK KULÜBÜMÜZÜN 57 YILINDA VAR OLDUGUMU IFADE ETMEKTEDIR.


    HEPINIZ BILIYORSUNUZ, TÜZÜGÜMÜZDE DE BELIRTILDIGI GIBI, BIZIM DÜSÜNCELERIMIZ VE HEDEFIMIZ SPORU DESTEKLEMEK VE GELISTIRMEK, ÜL***E BASARILI SPORCULAR YETISTIRMEK,
    BASARILI OLMANIN ANAHTARLARINI GENÇLERE SUNMAK, GELECEKLERINI HAZIRLAMAK
    SOSYAL ORTAMLARINI VE ILETISIMLERINI , KÜLTÜR , SANAT VE SPORLA GELISTIRMEK VE KULÜBÜMÜZÜ, ULU ÖNDER ATATÜRK'ÜN IFADE ETTIGI GIBI " BEN SPORCUNUN ZEKI, ÇEVIK VE AHLAKLI OLANINI SEVERIM " DÜSTURUNU ILKE EDINEREK BJK'NIN VIZYONUNDAN ÖDÜN VERMEDEN YOLUMUZA DEVAM ETMEK IDI.


    HIÇ HATA YAPMADIK MI ?

    HATA INSANLAR IÇINDIR........!

    ZAMAN ZAMAN HATALAR YAPTIK.


    BUGÜNKÜ KULÜBÜMÜZ, KISIR DÖNGÜDEN ÇIKMIS , SAGLIKLI YAPIYA KAVUSARAK HER GEÇEN GÜN DAHA DA GÜÇLENMEKTEDIR.

    BUGÜNÜN BESIKTAS'I ARTIK NE DEDIKODULARDAN MEDET UMACAK KADAR GÜÇSÜZ, NE DE GERÇEK DISI BAZI SEYLERI BESIKTASLILIK DIYE ETRAFA EMPOZE ETMEYE ÇALISANLARIN HIMAYESINE MUHTAÇ OLACAK KADAR SAHIPSIZDIR.


    DAHA ÖNCE DE IFADE ETTIGIM GIBI KULÜBÜMÜZÜN HAKIKI SAHIPLERI SIZLERSINIZ.


    BU NOKTALARA BERABERCE VARDIK.GERIYE DÖNMEKTE ARTIK FAYDA YOKTUR.

    YÖNETIMDE BULUNANLAR VEYA YÖNETIME TALIPOLANLAR :

    TALIP OLMAK IÇIN KURULAN GURUPLAR, SIZ KONGRE ÜYELERINE INANDIRMANIN YOLLARINI ARAMALI VE ICRAATLARI ILE ISPATLAMALIDIRLAR.

    GELECEGIMIZ IÇIN YENI UFUKLAR AÇMALIDIRLAR.

    HER ZAMAN SÖYLEDIK, KISILERIN TEK TEK BIRÇOK PROBLEMI HALLETMESINE IMKÂN YOKTUR.

    HEPIMIZ , DÖNMESI GITTIKÇE HIZLANAN BU ÇARKIN BIRER UNSURLARIYIZ.

    BU UNSURLAR EGER BESIKTASLILIK FELSEFESININ TEMEL TARIFINDE BIRLESMIS, ANLASMIS ISE,
    ÇARKIN TEKLEMESI ARTIK MÜMKÜN DEGILDIR.


    BU DÜSÜNCELERDEN HAREKETLE, 16 SENE IÇINDE GERÇEKLESTIRDIGIMIZ TAPULARI KULÜBÜMÜZA AIT , BUGÜNKÜ EKSPERTIZ DEGERI 125 MILYON DOLAR OLAN FULYA TESISLERI, BJK PLAZAMIZ VE MODERN KULÜP BINAMIZ VAR.

    BU ARADA BJK'NIN GELECEGI IÇIN ÇOK ÖNEMLI OLACAGINA INANDIGIMIZ VE TÜM BESIKTASLILARIN DUYARLI OLMASI GEREKEN FULYA PROJESI ÖNEMLI GELISMELER GÖSTERMEKTEDIR.

    ''BU PROJE BENIM EN BÜYÜK HAYALLERIMDEN BIRISIDIR.''

    GERÇEKLESTIGINI GÖRMEK TÜM BESIKTAS CAMIASINI MUTLU EDECEKTIR.


    AYRICA 49 YILLIGINA DEVLETTEN KIRALADIGIMIZ ÜMRANIYE'DE 145 DÖNÜM " BJK'NIN GELECEGINI HAZIRLAYACAK OLAN " VE ÖNCELIKE ÇIM SAHA YAPIMINA BASLANILAN TESISLERIMIZ VAR.


    ZAMANINDA ASLA ALINAMAZ DIYE DEDIKODULAR ÇIKARTILAN, AÇILISINDA, ILK GOLÜ ATMAK BANA NASIP OLAN, ISIMLERI , ZAMAN ZAMAN MITHAT PASA, DOLMABAHÇE, INÖNÜ STADI OLARAK ANILAN STADIN , SENELER SONRA YINE BIZIM DÖNEMIMIZDE , BÜYÜK
    MÜCADELELERLE CAMIAMIZA BJK INÖNÜ STADI OLARAK MALEDILMESI, BENIM VE HEPIMIZ IÇIN EN BÜYÜK GURUR VE PRESTIJ KAYNAKLARINDAN BIRIDIR.

    RAHMETLI HAKKI YETEN STADIMIZIN HEMEN ÜSTÜNDE AÇTIGIMIZ KAPALI SPOR SALONUMUZ , TÜM SALON SPORLARINA HIZMET VERMEKTEDIR VE GELECEKTE BASARILI SPORCULARIMIZIN YETISTIGI YUVA OLACAKTIR.

    YILLARCA KULÜBÜMÜZE KAZANDIRILMASI IÇIN UGRASILAN AKATLAR TESISLERINDEKI HUKUKI DAVALAR, KULÜBÜMÜZ LEHINE SONUÇLANMISTIR. BU KONUDA BÜYÜK EMEKLER VEREN,
    SAYIN ERDOGAN TUNCER'E TESEKKÜR EDIYORUM.

    YINE ÇESITLI VESILELERLE ZAMAN ZAMAN ARALARINDA BULUNMAKTAN MUTLULUK DUYDUGUM,
    TEMELINDE EGITIM , KÜLTÜR VE SPOR YATAN, ÜLKEMIZIN GURUR KAYNAGI EGITIM KURUMLARINDAN BIRISI OLMAYA ADAY HAYATA GEÇIRDIGIMIZ BJK KOLEJI VAR.

    BJK AKARYAKIT ISTASYONU , MART AYINDA FAALIYETE GEÇECEKTIR.

    BESIKTAS BELEDIYESINDEN KIRALADIGIMIZ, ÜYELERIMIZIN AYRICA SOSYAL IHTIYAÇLARINI

    KARSILAMAYA YÖNELIK ÇILEKLI TESISLERIMIZ SOSYAL YASANTIMIZIN BIR PARÇASIDIR.

    BU ARA GERÇEKLESTIRDIGIMIZ PROJELERDEN BIRISI OLUP, BÜYÜK ÜZÜNTÜLERE SEBEBIYET VEREN YESILKÖY PROJESI HAZINE VE VARISLER ARASINDA BIZIM DE MÜDAHIL OLDUGUMUZ DAVA UZUN YILLAR DEVAM ETMIS, MAHKEMENIN VARISLER LEHINE KARAR VERMESI DOLAYISIYLA TARAFIMIZDAN KULLANILAMAZ HALE GELMISTIR.

    ANCAK 2007 YILINA KADAR KULLANMA HAKKI BIZE AIT OLDUGU IÇIN YENI MAL SAHIPLERI ILE GÖRÜSMELERIMIZ DEVAM ETMEKTEDIR.


    BEDEN TERBIYESI GENEL MD. 'DEN 49 YILLIGINA KIRALADIGIMIZ PENDIK KÜREK TESISLERIMIZIN ÖNÜNDEKI DENIZIN DOLDURULARAK SAHIL YOLU GEÇMESI DOLAYISIYLA KÜREK SPORU FEVKALADE ZORLUKLARLA YAPILMAKTADIR.

    ÜYELERIMIZDEN GELEN ÖNERILERI DIKKATE ALARAK ÇÖZÜMÜ IÇIN KARTAL BELEDIYESI ILE TEMASLAR SÜRDÜRÜLMEKTEDIR.


    FUTBOL ALT YAPIMIZ ÖZÜNDE SÖYLENENLERIN AKSINE EN FAZLA DIKKAT ETTIGIMIZ BIR HUSUSTUR. NETICELERI ORTADADIR.


    ''DÜNYA KARSILASTIGIN FIRTINALARLA DEGIL, GEMIYI LIMANA GETIRIP GETIRMEDIGINLE ILGILENIR.''

    BÜTÜN BU GELISMELERE RAGMEN TESISLESMEYI BIR YANA BIRAKIP, BASARIYI SADECE PROFESYONEL FUTBOLLA ÖLÇENLERE SESLENIYORUM:


    16 SENELIK DÖNEMIMIZDE KULÜBÜMÜZ PROFESYONEL FUTBOL TAKIMINA YAPILAN HAKSIZ ELESTIRILERE RAGMEN ARALIKSIZ HER SEZON SAMPIYON KULÜPLER, SAMPIYONLAR LIGI , KUPA GALIPLERI YA DA UEFA KUPASINA KATILMA BASARISI GÖSTERMISTIR.


    HIZMET DÖNEMIMIZDE PROFESYONEL FUTBOL TAKIMIMIZIN KAZANDIGI TOPLAM 9 LIG SAMPIYONLUGUNUN 5 INI, TOPLAM 5KEZ KAZANDIGIMIZ TÜRKIYE KUPASININ 4 ÜNU
    TOPLAM 7 KEZ KAZANDIGIMIZ CUMHURBASKANLIGI KUPASININ 5 INI, TOPLAM 6 KEZ KAZANDIGIMIZ BASBAKANLIK KUPASININ 2 SINI VE TOPLAM 11 KEZ KAZANDIGIMIZ TSYD KUPASININ 6 SINI MÜZEMIZE GÖTÜRDÜK.

    TOPLAMI 22 KUPADIR.

    ÜZÜLEREK IFADE ETMEK ISTERIM KI,

    " 16 YILLIK BU BILANÇO ORTADA IKEN , BU BASARILARI BIRLIKTE YASADIGIMIZ
    VE BIRLIKTE YÖNETIMDE YASANAN GÜZELLIKLERIN KARARLARINA IMZA ATAN
    VE YINE BJK SAYESINDE TOPLUMDA YER TUTAN , MESLEK EDINEN , AYRICA FUTBOL OYNADIKLARI DÖNEMDE EMEKLERININ KARSILIGI BJK TARAFINDAN EN IYI SEKILDE VERILEN
    BAZI KISILERIN BASIN KANALIYLA KULÜPLERINI, SAHSIMI, VE SAHSIMDA YÖNETIM KURULU ARKADASLARIMI SUÇLAMASI NANKÖRLÜK DEGIL DE NEDIR ?

    .......!

    "INSANLARLA YASADIM, INSANI ÖGRENDIM
    INSANLARLA YASADIM, INSANLIGI ÖGRENDIM
    INSANLARLA YASADIM ,
    INSANLARDAN NANKÖRLÜGÜ GÖRDÜM "

    DOSTLARIM, DOSTLARIM ...
    AMA BEN DOSTLARIMDAN ÇOK KORKARIM''

    DIYEN DÜSÜNÜRLERE HAK VERMEMEK ELDE DEGIL!


    .......................... !!!


    SAYIN ÜYELER;

    BIZLER DE MUHALEFETTE BULUNDUK KULÜBE HIZMETI GEÇEN HIÇBIR KIMSEYE HAKARET ETMEDIK.

    DOLAYISIYLA CAMIAYI YIPRATMADIK.

    KENDI FUTBOLCULARIMIZA SAHADA ARKAMIZI DÖNMEDIK.

    BÖYLE ÇIRKIN ORGANIZASYONLARI MUHALEFETIN BIR YOLU OLARAK GÖRMEDIK.

    BIZIM CAMIAMIZ FARKLI DEDIK.......

    VEFA HISLERININ MADDI DEGERLERDEN ÇOK ÖNDE OLDUGUNU HER ZAMAN BELIRTTIK.


    SIMDI BU KAZANDIGIMIZ MALVARLIKLARINI, KULÜBÜMÜZÜN ERISTIGI NOKTALARI BIR KENARA
    BIRAKIYORSANIZ,

    16 SENE ZARFINDA KULÜBÜN NE KADAR BÜYÜDÜGÜNÜ GÖRMEK ISTEMIYORSANIZ,

    55 MILYON DOLARLIK BÜTÇEYE ERISMEYI GÖRMEZLIKTEN GELIYORSANIZ,

    HIZMETIMIZIN KARSILIGINI SADECE PROFESYONEL FUTBOL TAKIMI BASARI VEYA BASARISIZLIKLARIYLA ÖLÇÜYORSANIZ

    YAPILASMAYI, KURUMSALLASMAYI BIR KENARA BIRAKIYORSANIZ,

    O ZAMAN SIZLERE TAMAMLANMASI GEREKEN HIZMETLERI DE HATIRLATMAK ISTERIM :


    " EGITIM FAALIYETLERINE AGIRLIK VERIP BIR AN ÖNCE VAKIF KURMA ÇALISMALARI B.J.K.NIN LEHINE OLACAK SEKILDE TAMAMLANMALIDIR."


    "KULÜBÜMÜZÜN 100 ÜNCÜ YIL KUTLAMALARI IÇIN ACILEN GENEL KURULCA TASVIP EDILEN BIR KOMISYON KURULUP ÇALISMALARINA BASLAMALARI LAZIMDIR."

    "MODERN ÇAGIN SARTLARI ALTINDA KULÜBÜMÜZÜN TÜM MENFAATLERINE ZARAR GELMEYECEK SEKILDE SEFFAF, ADIL, DÜNYADAKI ÖRNEKLERINDE OLDUGU GIBI SIRKETLESMESININ GEREKLI OLDUGU DA BIR GERÇEKTIR."


    SEVGILI BESIKTASLILAR;

    BU KONGREYI BEN HERHANGI BIR KULÜBÜN KONGRESI HAVASI IÇINDE DÜSÜNMÜYORUM.

    KULÜBÜMÜZ BIZIM YUVAMIZ.

    HEPIMIZ GÖZÜMÜZÜ BU KULÜPTE AÇTIK.

    BELKI DE ÇOGUNUZUN ÇOCUKLARI SIZLERIN SAYESINDE GÖZLERINI DÜNYAYA BESIKTAS'LI AÇTI.

    BÜYÜDÜLER, BÜYÜMEKTELER.......!

    SIZLERIN GÖREVI BU NOKTADAN SONRA KULÜBÜMÜZA SAHIP ÇIKMAKTIR.

    KULÜBÜMÜZ YENI YÜZYILDA GEÇMISIMIZDEN ELDE ETTIGI GÜÇLE YENI ADIMLAR ATMAK ZORUNDADIR.

    DEGERLI GENEL KURUL ÜYELERI,KULÜBÜMÜZÜN VIZYONUNU, BU VIZYONDAN HIÇBIR TAVIZ VERMEDIGINI, BU VIZYONA YABANCI HIÇBIR OLUSUMUN MASKESI OLMA DURUMUNA
    DÜSMEDIGIMIZI IFADE ETTIM.

    BESIKTAS'IN SAYGINLIGININ TEMEL TASLARI BUNLARDIR.

    BU SARTLAR ''OLMAZSA OLMAZ'' SARTLARDIR !

    BU VIZYONA YABANCI OLUSUMLARIN ZIRHI DURUMUNA GELMENIN BESIKTAS'IMIZIN SAYGINLIGINA BÜYÜK DARBE VURACAGI KUSKUSUZDUR.


    BEN GEÇEN DÖNEM BESIKTAS'IN BU NITELIKLERINDENASLA TAVIZ VERILMEYECEGI INANCI ILE KONUSTUM.

    BU EGILIMLERE GIRME TEHLIKESINE KARSI KONULMASI, BUNUN IÇIN HER TÜRLÜ FEDAKARLIGIN YAPILMASI HEPIMIZIN VAZGEÇILMEYECEK GÖREVIDIR.


    BIZ BUGÜN BIZE KARSI YAPILAN , ORGANIZE EDILEN SALDIRI VE HAREKETLERIN HIRÇIN VE SAYGIDAN YOKSUN TUTUMLARIN TEMELINDE YUKARIDAKI TEHLIKENIN YATTIGINI DÜSÜNÜYORUZ.


    DEGERLI ÜYELER,

    ONALTI YIL BOYUNCA ÜZERIME GELEN OKYANUS DALGALARININ BENDE YARATMIS OLDUGU HÜZNÜ, GENEL KURULUNUZUN SESSIZ VE SAKIN SAHILINDE SIZLERLE PAYLASMAYA ÇALISTIM.....

    BUNCA SENELER BOYUNCA BANA GÖSTERMIS OLDUGUNUZ SABIR, ANLAYIS, HOSGÖRÜ VE DESTEGE TEKRAR TEKRAR TESEKKÜR EDIYORUM.

    1984 YILINDA, ILK DEFA HUZURLARINIZA ÇIKTIGIMDA, KONGRE KONUSMAMIN BASINDA SÖYLEMIS OLDUGUM SÖZLERI HATIRLATMAK ISTIYORUM:

    ''HERKESI BIR ZAMAN IÇIN ALDATABILIRSINIZ,
    BAZI KISILERI HER ZAMAN ALDATABILIRSINIZ,
    AMA HERKESI HER ZAMAN ALDATAMAZSINIZ ! ''

    ....!

    BEN KIMSEYI HAYATIM BOYUNCA ALDATMADIM...!

    ....!


    1984 YILINDA HUZURLARINIZA HANGI HEYECAN VE DUYGULARLA GELMISSEM
    BU GÜN DE HUZURLARINIZDA AYNI HEYECAN VE DUYGULARLA BASIM DIK GÖNLÜM RAHAT
    VE HUZUR IÇERISINDE SIZLERE VEDA EDIYORUM !

    .............

    SÜLEYMAN SEBA
    13-Subat-2000

  10. #10

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    BEÞÝKTAÞIN BABA LAKAPLI FUTBOLCULARI



    Baba Hakký Türk futbol tarihinde apayrý bir yere sahip... Futbolculuðu ile, otoritesi ile, hareketleri ile gelmiþ, geçmiþ en büyük takým kaptanlarýndan biri. 1910 yýlýnda doðan Hakký Yeten, Halýcýoðlu Askeri Lisesi'nde futbola baþladý. Kýsa sürede olaðanüstü yetenekleri ile ün yaptý. 1931 yýlýnda Þeref Bey tarafýndanda Beþiktaþ'a alýndý. Baba Hakký Beþiktaþ'ta bir yýldýz gibi parladý. Tam 17 yýl boyunca Siyah-Beyazlý formayý sýrtýnda taþýdý.Kaptan olduktan sonra takým içinde büyük bir otorite kurdu, disiplin saðladý. Oynadýðý 17 yýl içinde beþ yýlý üst üste olmak üzere 8 Ýstanbul Ligi, 3 Ýstanbul Þilt Kupasý, 1 Ýzmir Uluslararasý Fuar Kupasý, 3 Milli Lig Þampiyonluðu, 1 Türkiye Kupasý, 2 Baþbakanlýk Kupasý, 4 Özel Turnuva Þampiyonluklarý kazandý. Oynadýðý yýllarda milli maçlarý az olmasý nedeniyle de sadece 3 kez milli formayý giyebildi. Baba Hakký futbolu býraktýktan sonra'da Beþiktaþ'tan kopmadý 3 dönem kulüp baþkanlýðý yaptý. Otoritesini hiç eksiltmedi. Yine Beþiktaþ'ýn þampiyonluklar kazanmasýnda büyük pay sahibi oldu








    Bakýn tarihçiler ne diyor:
    " Baba Hüsnü Beþiktaþ'a aþýk bir futbolcuydu. Onun gibi bir Beþiktaþ'lý görülmemiþtir. Beþiktaþ'ta 50 lira karþýlýðýnda oynadýðý zaman, Ankara'dan 200 lira teklif ettiler gitmedi."
    Evet... Tam bir Beþiktaþ'lý...

    Baba Hüsnü 1908 yýlýnda Gönen'de doðdu. 19 yaþýndayken Beþiktaþ'ýn A takýmýna alýndý. Uzun süre Beþiktaþ'ýn kaptanlýðýný yaptý. Beþiktaþ'lý olarak Milli takýma seçilen ilk futbolcu oldu ve Milli takýmýn kaptanlýðýný'da üstlendi. Hüsnü Savman, 1945 yýlýnda yaþama gözlerini yumdu.



    Beþiktaþ'ýn unutulmaz futbolcularýndan biride Baba Recep'dir. Gerçekten'de büyük bir Beþiktaþlý'ydý:
    Ýþte bunu kanýtlayan bir olay:

    Baba Recep, Baba Hakký ile geçinemediðinden Kasýmpaþa'ya transfer olmuþtu. Kasýmpaþa'nýn teknik direktörü Cihat Arman'dý. Gün gelip , çatmýþtý... Beþiktaþ, Kasýmpaþa ile oynayacaktý. Arman maç öncesi soyunma odasýna geldiðinde Baba Recep'in hüngür hüngür aðladýðýný gördü. Recep ,Arman'a döndü ve aðlayarak, "Olamaz" dedi, "Ben Beþiktaþ'a karþý oynayamam..."

    Recep Adanýr, 1929 yýlýnda Ankara'da doðdu. Ankaragücü'nde futbola baþladý, 1950 yýlýnda Beþiktaþ'a transfer oldu. 10 yýl boyunca Beþiktaþ'ta 6 lig þampiyonluðu yaþadý. Ayrýca 15 kez de milli oldu.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Þu an Bu Konuyu Gorunteleyen 1 Kullanýcý var. (0 Uye ve 1 Misafir)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajýnýzý Deðiþtirme Yetkiniz Yok
  •