Fenerbahçe'nin müttefiklerle mücadelesi sadece yeþil sahalarla da sýnýrlý kalmayacak, Cihan Harbi'nde vatana feda ettikleri diðer sporcularý gibi, futbolcularýnýn büyük bir bölümünü yine iþgal yýllarýnda Ýstanbul'dan Anadolu'ya silah aktarýlmasýnda etkin bir rol oynatarak vatanýnýn ihtiyaç duyduðu konuda hayatlarýný budaktan esirgemeyeceklerdi. " Ýttihad ve Terakki'nin bir kolu olduðu " ithamý ile iþgal kuvvetlerinin devamlý olarak bastýrmasý sonucunda kulübün kapatýlma çalýþýlmalarý ortamýna raðmen, yurdun düþmandan kurtulmasý yolunda üstlendiði tarihi misyonu en ulvi bir biçimde
yerine getirerek, bir baþka idealde de yarýnlara örnek olacak olan Fenerbahçe Spor Kulübü, aydýnlarýn, iþgal yýllarýnýn acýlý þehit ailelerinin, hulasa Türk ulusunun þeref ve cesaret duygularýnýn yurda adeta armaðaný oluyordu. Ýþte bu nedenledir ki ulu önderimiz Mustafa Kemal Paþa, 1918 yýlýnda ilk spor kulübü olarak Fenerbahçe Spor Kulübü'nü ziyaret ediyor ve de kulüp þeref defterinin nezdinde de, tarihin altýn sayfalarýna da þu mýsralarý geçiyordu; " Fenerbahçe Kulübünün her tarafta mazhar-ý takdir olmuþ (takdirle þereflendirilmiþ) bulunan asar-ý mesaisini(yaptýðý üstün çalýþmalarý) iþitmiþ ve bu kulübü ziyaret ve erbab-ý himmetini (üstün hizmet veren kiþileri) tebrik etmeyi vazife edinmiþtim. Bu vazifenin ifasý (yerine getiriliþi) ancak bugün müyesser (mümkün) olabilmiþtir. Takdirat (takdirlerimi) ve tebrikatýmý (tebriklerimi) buraya kayt ile (kaydetmekten dolayý) mübahiyim ( mutluyum).
3. 5 . 1334 (1918). Ordu Kumandaný : MK (Ýmza) "
Kulüp binasý yangýný ve yurdun Fenerbahçe sevgisi;
Türkiye'de ilk defa çeþitli spor þubeleri açan kulüp olma ünvanýna sahip olan Fenerbahçe, 1913 yýlýnda tanzim olunan ikinci nizamname ile atletizm, kürek, yüzme, atlama, yelken, patinaj, tenis, çayýr ho***i, boks, kriket gibi spor dallarýyla da meþgul oluyor, yýllar içinde de futboldan baþka, masa tenisi, eskrim, jimnastik, avcýlýk, su kayaðý, atlama, bilardo, salon futbolu, otomobil, atýcýlýk, sutopu, bisiklet,halter, güreþ, basketbol,izcilik,patenli ho***, voleybol, vs, gibi toplam 25 spor þubesi içeren 35 spor dalýnda sayýsýz baþarýlara imza atýyordu.
Büyük milletinin muazzam sevgisiyle nurlanan ve kucaklanan Fenerbahçe, muhtelif branþlarda devamlý hamlelerle bu artan sevgiye hak kazanýrken, kuruluþunun 25. yýlýnda 5/6 Haziran 1932 gecesi vukuu bulan hain bir yangýn, koca bir varlýðýn kupalarýndan üye kayýt ve maç defterlerini de içeren belgelerine kadar gelmiþ geçmiþ bütün maddi eser ve izlerini siliyordu. Fenerbahçe'nin uðradýðý felaket bütün yurtta bomba etkisi yapýyor, Fenerbahçe Kulübü Ýdare Heyeti'nin, üzerinde henüz dumanlarý tüten kulübün enkazý karþýsýnda, gazete ve radyolara aynen aþaðýdaki sözler ile verdiði tebligat ise yürekleri daðlýyordu (*26) ;
" Sevgili yuvamýz, 25 senelik spor hayatýmýzda elde ettiðimiz þeref ve galibiyet, hatýralarý ile birlikte yanmýþtýr. Bugün, maddi spor vesaitimizden de tamamen mahrum kalmýþ bulunuyoruz. Yek deðerlerimize karþý sarsýlmaz itimat, muhabbet (sevgi) ve tesanüt (dayanýþma) havasý içinde, yýllarca süren müþterek emeklerimizin muhassalasýnýn (elde edilmiþ sonucunun) enkazý karþýsýnda derin bir teessür (üzüntü) duymamak kabil deðildir. Mahvolan manevi kýymetlerin maattessüf (ne yazýk ki) tamiri imkansýzdýr. Þu kadar ki, 25 senedir kazandýðýmýz muvaffakiyetlerin hatýralarýný kalbimizde daha büyük bir vecd (heyecan) içinde yaþatmak, bu hatýralarý Fenerbahçe gençliðine kitap halinde hediye etmek gene mümkündür.
Hatta ilk vazifelerimizden biridir. Kupalarýmýz, bayraklarýmýz yanmýþtýr. Fakat yüreðimizdeki hatýralar canlýlýðýný kaybetmeyecektir. Baþta Ulu Gazimiz olmak üzere; kulübümüzün mesaisini takdir eden kýymetli yazýlarý taþýyan hatýra defterimiz kül olmuþtur(**). Fakat bizim emeklerimizi takdir etmiþ olan büyük þeflerimiz, memleketini seven memleketin idealine candan baðlý, çalýþkan, tesanüt (dayanýþma) ve muhabbet(sevgi) çerçevesi içinde Türk gençliðini gene himaye edeceklerdir. Hayatýn mütemadi bir mücadele olduðunu, mücadelesiz, ýzdýrapsýz, elemsiz, hayatta gerek ferd ve gerek millet itibariyle muvaffak olmak imkaný olmayacaðýný Türk gençliðine hatýrlatan Büyük Gazinin nasihatleri bu elemli günlerimizde, bizim için en büyük teselli ve kuvvet membaý olacaktýr. Fenerbahçelileri, kulübümüzün maruz kaldýðý felaket nispetinde büyük olan vazifeye davet ediyoruz. "
Felaketin hemen ertesi günü Türkiye'nin o zamanki en büyük gazetesi "Cumhuriyet" ve ardýndan da "Milliyet" gazetelerinin "Fenerbahçe'ye Yardým"
ismi altýnda baþlattýklarý kampanyalara teberruda bulunmak üzere bütün memleket adeta yarýþa giriyor, yeni kulüpbinasý inþasý ve beraberinde de kulüp sahasýnýn satýn alýnmasýna katký amacýyla yapýlan ilk baðýþý ise, 19 Haziran 1932 tarihinde Ýþ Bankasý eliyle 500 TL. göndermek suretiyle yine Atatürk yapýyordu(*27). Ayný amaçla tertiplenen 14 Temmuz 1933 keþideli Fenerbahçe Eþya Piyangosu'ndan elde edilen 17 bin TL. hasýlat da, yine bu ilk tahta stadýmýzýn yapýlmasýnda kullanýlýyordu.
(**) Bu yangýnda kül olduðu zannedilen ve içinde kulüp ile ilgili 1914 senesinden itibaren tutulmuþ þeref kayýtlarýný içeren meþhur maroken kaplý hatýra defteri ise, 7 Nisan 1944 tarihinde, onu enkaz arasýnda bularak alan ve saklayan meçhul bir þahýs tarafýndan, kulübümüz üyesi (merhum) Gazeteci Kenan Onan Bey'in Vatan Matbaasý'ndaki masasýnýn üzerine, 12 yýl sonra tekrar Fenerbahçe Kulübü'ne iade edilmek üzere býrakýlýyor (*28) ve böylece Atatürk'ün "kulübümüze o meþhur ithafýnýn" da içinde bulunduðu bu büyük hazineye, önce tarihimiz ve sonra da kulüp müzemiz yýllar sonra tekrar kavuþuyordu.
Stat mülkiyetine sahip ilk spor kulübü; Fenerbahçe
1923 senesinde Türkiye Ýdman Cemiyetleri Ýttifaký'nýn kurulmasýyla Türk sporuna yeni bir yön veriliyor, bu tarihten sonra ise Fenerbahçe'de büyük bir kalkýnma görülüyordu. O, teknik üstünlüðü sayesinde Orta Avrupa futbolunun Türkiye'deki temsilcisi haline geliyor, yýllar yýlý hep milli takýmýn belkemiði olarak da Türkiye'nin en sevilen kulübü oluyordu.
Ýlk adý "Silahtar Aða Sahasý" iken, sonralarý "Papazýn Çayýrý", "Union Kulüp Sahasý", "Ýttihat Spor Sahasý" ve nihayet 25 Ekim 1929 tarihinde de(*29) "Fenerbahçe Stadý" ismini alan 36 dönümlük stat mahallimiz, 6 Temmuz 1932 tarihinde 500 TL'sinin Atamýzýn verdiði 9000 TL. karþýlýðýnda (1000 Reþat Altýný) satýn alýnýyor ve böyleceyurtta stat mülkiyetine sahip ilk kulüp olmak þerefi de yine Fenerbahçe Spor Kulübü'ne ait oluyordu. Hem de öyle ki; Türk gençliðinin üzerinde spor yaptýðý ilk stadý olmasýnýn yaný sýra, Büyük Kurtarýcýmýzýn bizzat kendileri tarafýndan büstleri ile þereflenmesine müsaade ettikleri yegane stat da olarak.
Son
Fenerbahçe Spor Kulübü'müz, bugün yalnýz Ýstanbul'un deðil, tüm yurtta milyonlarca taraftarý bulunan ve yüz yýla yakýn bir süredir hemen tüm spor dallarýnda Türk sporuna öncülük ettiði için büyük sýfatýný yerden göðe kadar kazanmýþ bir kulübümüzdür. O, zaman zaman þampiyonluklarý elden kaçýrsa da, zaman zaman mazisini aratýr bir görüntüde kalsa da, yýllarca tarihe týrnaklarýyla kazýdýðý büyüklüðünden hiç bir þey yitirmeyecektir.
Evet, taa en baþta, 1900'lerdeki kuruluþ yýllarýný anlatýrken söze nasýl mý baþlamýþtýk? ; "... Ve de Kadýköy, o dönemlerde en güzel semti olanFenerbahçe'sinin baðrýndan çýkaracaðý takýmýný, önce yakýnlara, sonra da yarýnlara armaðan edeceði günleri bekliyordu gayri..."
Gayri, þimdi de sözün sonundayýz; " Ve de Ýstanbul, deniz üzerindeki siluetini uzaklardan perde perde koya yaklaþtýrýrken, Fenerbahçe Burnu'nda yankýlanan bir beyaz ince uzun fener, yýllar boyu Türk sporuna sembol olmanýn gurur yorgunluðu içinde, Adalar'a, Marmara'ya, daha uzaklara, daha da öte uzak yýllara doðru, ayný inançla, ayný coþkuyla ýþýðýný hep saçacaktýr ".
Yüz yýldan beri önce onun hakkýnda söylendi, önce onun hakkýnda yazýldý, önce ona sevdalanýldý. Daha da nice yüzlerce yýl söyleneceði, yazýlacaðý, sevdalanýlacaðý gibi....


Teþekkur:
Beðeni: 








Alýntý

Yer imleri