Öksürük mevsimine girdik. Bugünlerde ailemizde çevremizde, yeni doðmuþ bir bebekten ihtiyar dede ve ninelere kadar bir çok insanýn öksürdüðünü duyabilirsiniz. Cerrahpaþa Týp Fakültesi Göðüs Hastalýklarý Bölümü Öðretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, Mynet okurlarý için yazdý.
Öksürük tek baþýna bir hastalýk deðildir, basit bir soðuk algýnlýðý ya da bir üst solunum yollarý enfeksiyondan astým, kronik bronþit, zatürree, tüberküloz, akciðer kanserine kadar çok ciddi hastalýklarýn bir belirtisi olabilir, ama her öksüren kiþinin mutlaka hasta olmasý da gerekmez.
Peki, öksürüðün hiç nasýl ortaya çýktýðýný, bir hastalýk belirtisi olmaktan ve bizi rahatsýz etmekten baþka bir iþe yarayýp yaramadýðýný hiç düþündünüz mü?
SOLUNUM YOLLARININ KORUYUCU BÝR REFLEKSÝ
Öksürük, esasýnda akciðerleri mekanik, kimyasal ve termal etkenlere karþý koruyan karmaþýk refleks bir olaydýr ve bu yönüyle solunum sisteminin savunma mekanizmalarýndan biridir. Amacý, yabancý maddelerin havayollarýna girmesini önlemek ve bunlarýn ve havayollarýndaki salgýlarýn dýþarý atýlmalarýný saðlamaktýr.
Öksürük refleksi istemli olabileceði gibi bazen isteðimiz dýþýnda da ortaya çýkabilir.
Öksürüðün ortaya çýkmasýna neden olan duyarlý bölgelere öksürük reseptörleri denir. Bunlarýn en çok bulunduklarý yerler gýrtlak, ana nefes borusu ve büyük bronþlardýr, ama burun, sinüsler, yutak, kulak zarý, dýþ kulak yolu, kalp zarý ve hatta midede bile öksürük reseptörleri bulunur.
Tüm saðlýklý insanlar, havayollarýný tahriþ edecek kirli, dumanlý veya soðuk hava solunduklarýnda ya da solunum yollarýna yabancý olan bir madde kaçtýðý zaman hemen öksürmeye baþlarlar.
Meselâ, çok dumanlý bir ortamda öksürmeye baþlarýz. Bir þey yer veya içerken, solunum yollarýmýza kaçan küçücük bir tanecik veya bir su damlacýðý da herkesi öksürtür. Bunlar yararlý bir öksürüklerdir, bu sayede o havasý kirli veya soðuk olan ortamdan uzaklaþmamýz veya yabancý maddenin akciðerlerden atýlmasý saðlanmýþ olur.
Zatürree, bronþit, astým... gibi hastalýklarda solunum yollarýnda biriken fazla miktardaki salgýlar da öksürük refleksi sayesinde balgam þeklinde vücuttan uzaklaþtýrýlýr. Öksürük bu durumlarda çok faydalýdýr; astýmý ve bronþit olanlarýn öksürüklerinin ilaçlarla kesilmesi doðru deðildir.
Öksürük, çok nadir rastlanan bir durum olsa da, bozulan kalp ritminin tekrar eski düzenine dönmesini saðlayarak, hayat kurtarýcý bir özellik bile taþýyabilir.
ÖKSÜRÜK NASIL OLUÞUR?
Beynimizde, solunum merkezi yakýnlarýnda bir öksürük merkezi vardýr. Öksürük reseptörlerinden sinirler aracýlýðýyla gelen uyarýlar sayesinde bu merkez aktive olur ve bunun sonucunda da gene sinirler aracýlýðýyla öksürüðü oluþturacak yapýlara gerekli uyarýlar gönderilir.
Öksürüðün üç dönemi vardýr.
Birinci dönemde derin bir nefes alýnýr.
Ýkinci dönemde gýrtlak kapanýr ve bu kapalý gýrtlaða karþý solunum kaslarý kasýlýr. 200 milisaniye süren bu dönemde akciðer içindeki basýnçlar hýzla artar.
Üçüncü dönem, ise gýrtlak birden açýlarak akciðerler ve dýþ atmosfer arasýndaki büyük basýnç farký nedeniyle sýkýþmýþ olan hava þiddetle dýþarý atýlýr. Bu hýzlý akýmlar sayesinde solunum yollarýnda biriken salgýlar, yabancý maddeler dýþarý atýlmýþ olur. Bu sýrada havayollarýndaki salgýlarýn, bronþ duvarlarýnýn ve komþu dokularýn titreþimi ile malum ‘öksürük sesi' duyulur.
PATOLOJÝK ÖKSÜRÜK
Öksürük her zaman bir savunma refleksi deðildir, bazen de patolojik bir refleks olarak da karþýmýza çýkabilir. Meselâ, astým, tüberküloz veya kanser gibi önemli bir hastalýðýn belirtisi olabilir. Organizmaya aðýr fonksiyonel ve yapýsal zararlar verebilir. Solunum yoluyla bulaþan enfeksiyonlarýn yayýlmasýný kolaylaþtýrýr. Þiddetli öksürük hastayý yorgun ve bitkin düþürebilir.


Teþekkur:
Beðeni:
Alýntý

Yer imleri