Allah tüm peygamberlere gönderdiði dinin adýnýn, ÝSLAM olduðunu söyler. Yani Yahudi, Hýristiyan ve Müslümanlarýn ortak dinin adý ÝSLAM dini olduðunu Kur’an dan anlýyoruz. Kur’an, Allah indinde tek din Ýslam dýr der. Çünkü bu kelimenin anlamý teslimiyet ve Allah a itaat anlamýndadýr. Yahudi, Hýristiyan ve Müslüman ismi ise, peygamberlere indirilen þeriatýn ismidir.


Her þeriat ne yazýk ki, Allah ýn dinini hurafe ve saný bilgilerle doldurmuþ, daha sonrada bu hurafelerin sayesinde, birbirimize düþman olmuþuz. Daha sonrada, farklý peygamberlere indirilen þeriatlarýn ana hükümlerinin üstünü örtüp, dinde ellerimizle kurduðumuz RUHBAN SINIFININ etkisiyle de, düþmanlýklarýmýz daha da büyümüþ, körüklenmiþ, sýrf þahsi çýkarlarýmýz yüzünden.


Müslümanlýkta ruhban sýnýfý yok deriz, ama bu lafta böyledir. Bizler diðer Ehli kitabý aratmayacak bir ruhban sýnýfýný, edindiðimiz veliler, þeyhler ve efendiler yoluyla kurduk, ama bunu itiraf edemiyoruz.


Hâlbuki tüm þeriatlar, yani Yahudilik, Hýristiyanlýk ve Müslümanlýk, özde ayný konuyu iþleyip, toplumu uyarmýþ ve doðruya, güzele davet etmiþtir bizleri. Allah ýn bizlerden istediði þu üç þey tüm inançlarýn ortak noktasýdýr ki, bunu gerçekleþtiren Allah katýnda mükâfatlandýrýlacaktýr der Kur’an.


1. Allahýn birliðine iman etmek. 2. Ahi ret gününe inanmak ve iman etmek. 3. Ýyi ameller iþleyip, hayra ve barýþa yönelik iþler yapmak.


Allah bizleri yaratmasýnýn nedeni olarak, imtihan olduðumuzu söyler ama bakýn asýl amacý nasýl açýklar.


Mülk 2: O, HANGÝNÝZÝN DAHA GÜZEL ÝÞ YAPACAÐINIZI DENEMEK ÝÇÝN ölümü ve hayatý yarattý. O, üstündür, baðýþlayandýr.


Bizler ne yazýk ki bu gerçeklerden uzak, öyle bir inanç yarattýk ki kendimize tüm Ehli kitap olarak, Allah ýn bizleri yönlendirmek istediði amaçtan uzak, birbirimizi suçlarcasýna düþman olduk. Çünkü Allah ýn koyduðu kurallarý görmezden gelip, dinde kendi kurallarýmýzý yarattýk. Hâlbuki Allah tüm Ehli kitaba hitaben, bakýn ne kadar güzel açýklama yapýyor Kur’an da.


Bakara 62: Kesinlikle, iman edenlerden (Müslümanlardan), Yahudi olanlardan, Hýristiyanlardan ve Sâbiîlerden kim ALLAH'A VE ÂHÝRET GÜNÜNE ÝNANIP ÝYÝ AMELDE BULUNURSA, RABBLERÝ KATINDA ONLARIN ÖDÜLÜ VARDIR. Onlara bir korku yoktur ve onlar kederlenmeyeceklerdir.


Maide 69: Ýman edenlerle Yahudiler, Hýristiyanlar ve Sâbiîlerden Allah'a ve âhiret gününe inanýp iyi amel iþleyenler üzerine asla korku yoktur, onlar üzülecek de deðillerdir.


Hac 17: Ýman edenler, Yahudiler, Sâbiîler, Hýristiyanlar, Mecusîler ve ÞÝRKE SAPANLAR ARASINDA ALLAH, KIYAMET GÜNÜ AYRIM YAPACAKTIR. Allah, her þey üzerine Þahit’tir, tanýktýr.


Ayete dikkat ederseniz hesap günü Allah yapýlanlara bakacaðýný, gönderdiðim rehberlere kimler uyup, benim birliðime inanýp, ahiret gününde hesap vereceðini bilerek imtihanýný yaþayýp, iyi amel iþleyen, hayýrda ve barýþta yarýþan, benden mükâfatýný alacaktýr diyor Rabbimiz. Dikkatimizi çeken konu ise, hükümlerimin dýþýna çýkan, yani þirke sapanlarýn ayrýlacaðýný ve cezalandýrýlacaðýný söylemesidir.


Peki, günümüzde böylemi söyleniyor? Elbette hayýr, herkes kendisini temize çýkartýp, karþýsýndaki inançlarý, þeriatlarý suçlayarak, kendilerinin Allah ýn sevgili kullarý olduðunu söylüyorlar ve cennete bizler gireceðiz deniyor. Ne yazýk ki bütün Ehli kitap, bunu karþýsýndaki topluma söylüyor. GEÇMÝÞTE DE BUGÜNDE, AYNI YANLIÞ DEVAM ETMEKTEDÝR.


Maide 18: YAHUDÝLER VE HRÝSTÝYANLAR, “BÝZ ALLAH'IN OÐULLARI VE SEVGÝLÝLERÝYÝZ” DEDÝLER. DE KÝ: “ÖYLE ÝSE GÜNAHLARINIZDAN DOLAYI SÝZE NÝÇÝN AZAP EDÝYOR? Doðrusu siz de O'nun yarattýðý insanlardansýnýz. O, dilediðini baðýþlar ve dilediðine azap eder. Göklerde, yerde ve ikisinin arasýnda ne varsa, mülkiyeti Allah'a aittir. Sonunda dönüþ de ancak O'nadýr.”


Ayette Yahudi ve Hýristiyanlarýn, kendi yaptýklarý yanlýþlarý görmezden gelerek, Allah ýn bizlerden istediklerinden çok uzak, yaratýlan bir inancýn sonucu olarak, kendilerini temize çýkarmaya çalýþmalarý anlatýlýyor. Tabi Yaradan ýn bu sözlere verdiði cevap, dikkatle düþünülmelidir.


Yine Allah bir baþka ayetinde, Ehli kitabýn kendi kuruntularýna, verdiði cevap düþündürücüdür.


Bakara 111 Dediler ki: 'Yahudi veya Hýristiyan olmayan hiç kimse kesin olarak cennete giremez.' BU, ONLARIN KENDÝ KURUNTULARIDIR. De ki: 'Eðer doðru sözlüyseniz, kesin kanýtýnýzý getirin.


Bu ayetin sözlerine, lütfen kulak verelim ki, ayný hataya düþmeyelim. Allah bu ayetin devamýnda, konuya açýklýk getiriyor ve bakýn neler diyor.


Bakara 112: BÝLAKÝS, KÝM ÝYÝLÝK YAPARAK BÜTÜN BENLÝÐÝNÝ ALLAH'A TESLÝM EDERSE, ONUN ÖDÜLÜ RABBÝNÝN KATINDADIR. Öyleleri için ne bir korku vardýr ne de üzüntü çekerler.


Bakara 113: Yahudiler “Hýristiyanlarýn hiçbir tutar tarafý yoktur” dediler. Hýristiyanlar da “Yahudilerin hiçbir tutar tarafý yoktur” dediler. Hâlbuki hepsi kitabý okuyorlar. Bilmeyenler de týpký onlarýn söylediklerini söylediler. Allah, ihtilafa düþtükleri hususlarda, kýyamet günü onlar hakkýnda hükmünü verecektir.


Yaradan çok güzel açýklama yapýyor ve diyor ki, sizler kendi nefsinizde birbirinizi boþuna suçluyorsunuz. Bu sözlerinizin doðruluðunu, kýyamet günü göreceksiniz. Bakara 111. ayetin sonunda Allah, eðer doðru söylüyorsanýz, kesin kanýtýný getirin diyor. Sizlere sormak isterim, bugün tüm Ehli kitap birbirimizi ayný þekilde suçlamýyor muyuz? Bu söylediklerimizin gerçek kanýtý nerede? ELBETTE KENDÝ YARATTIÐIMIZ, BEÞERÝ VE HURAFE, SANI ÝNANÇLARIMIZDA VAR.


Allah bu sözleri söyleyen bizlere, Kur’an da çok dikkat çekici uyarýlarý da var. Onlara da bakalým ki, dersimizi alalým.


Bakara 135: "Yahudi yahut Hýristiyan olun ki doðruya kýlavuzlanasýnýz." dediler. De ki: "Hayýr, öyle deðil. ÞÝRK VE YOZLAÞMADAN UZAK BÝR BÝÇÝMDE, ÝBRAHÝM MÝLLETÝNDEN OLALIM. O, þirke bulaþanlardan deðildi.


Ankebut 46: Ýçlerinde zulmedenleri hariç olmak üzere, Kitap EHLÝYLE EN GÜZEL OLAN BÝR TARZIN DIÞINDA MÜCADELE ETMEYÝN. Ve deyin ki: 'BÝZE VE SÝZE ÝNDÝRÝLENE ÝMAN ETTÝK; BÝZÝM ÝLAHIMIZ DA, SÝZÝN ÝLAHINIZ DA BÝRDÝR VE BÝZ O'NA TESLÝM OLMUÞUZ.


Lütfen bakar mýsýnýz, Rabbimiz ne diyor? Yahudi ve Hýristiyanlar Müslümanlara, Yahudi ve Hýristiyan olunki, doðruya kýlavuzlanasýnýz diyenlere, Allah çok güzel cevap veriyor ve diyor ki; Hayýr öyle deðil, þirk ve yozlaþmadan uzak bir biçimde Ýbrahim milletinden olalým.


ALLAH BU AYETÝNDE ASLINDA YOK BÝRBÝRÝNÝZDEN FARKINIZ, HEPÝNÝZ ÝBRAHÝM ÝN DÝNÝNDENSÝNÝZ, ONUN ÝÇÝN BIRAKIN BÝRBÝRÝNÝZE KARÞI TAVIR ALMAYI, DÜÞMAN OLMAYI, ÝSTEÐÝM GÝBÝ KULLAR OLUN DÝYOR.


Diðer ayette de ayný konuya, çok daha açýklýk getiriyor ve tüm Ehli kitaptan bahsederek, içlerinden zulmedenler hariç olmak üzere, Kitap Ehliyle en güzel bir þekilde geçinin, birbirinize düþman olmayýn diyor. Ayetin devamýnda birbirimize söylememizi istediði o güzel gerçeði, lütfen görelim, duyalým ve birbirimize söyleyelim ve diyelim ki;


('Bize ve size indirilene iman ettik; bizim ilahýmýz da, sizin ilahýnýz da birdir ve biz O'na teslim olmuþuz.)


Peki, bizler böylemi yapýyoruz? Tam tersine geçmiþ Ehli kitabýn yaptýðýný biz Müslümanlarda yapýyoruz ve diyoruz ki, MÜSLÜMAN OLMAYAN CENNETE GÝREMEZ. Bunu söylediðimiz andan itibaren, diðer Ehli kitapla aramýza yüksek bir duvar örmüþ oluyoruz. Týpký onlarýn bizlerle arasýna ördükleri duvar gibi. Daha önce, Yahudi ve Hýristiyanlarýn birbirlerine yaptýklarý gibi. Böyle yaparsak Müslümanlýðý, diðer toplumlara nasýl anlatýrýz? Peygamberimiz Ehli kitaba, böylemi davranmýþtýr. Allah ne diyordu elçisine Ali Ýmran 159. ayetinde;


(Allah'tan bir rahmet dolayýsýyla, onlara yumuþak davrandýn. Eðer kaba, katý yürekli olsaydýn onlar çevrenden daðýlýr giderlerdi.)


Eðer bizler, peygamberimizin sünnetine sarýldýðýmýzý söylüyorsak, onun insanlara nasýl davrandýðýný, peygamberimizin adalet ve sevgi anlayýþýný önce örnek almalý ve öðrenmeliyiz. Peygamberimizin yaptýðý gibi Ehli kitaba DÝKKATLE, ama sevgiyle yaklaþarak, Allah ýn gerçeklerini anlatmalýyýz. Aldanmadan ve aldatmadan, Allah ýn ayetlerini teblið etmeliyiz. Bizleri uzaktan, ama yanlýþ tanýyanlara, tanýtmaya çalýþanlara, gerçek Müslümanlýðý anlatmanýn yolunu mutlaka bulmalýyýz. Bugün ne yazýk ki bunu yapamadýðýmýz için, Müslümanlýk yanlýþ anlaþýlýyor. GERÇEK ÝSLAM LA, EHLÝ KÝTABI MUTLAKA BULUÞTURMALIYIZ.


Müslüman olup da, Allah ýn istediði koþullarý hayatýna geçiremeyen, dini kendi çýkarlarýna kullanan, ibadeti gösteriþ için yapan, toplumu Allah ile aldatarak, Kur’an ýn sýnýrlarýný tanýmadan, Ýslam ý yaþayan bir insan, nasýl olur da cennete gideceðini zanneder?


Cennete girmenin, Allah ýn sevgili kulu olmanýn þartlarý, çok açýktýr Kur’an da. Bu þartlarý yerine getiren, Allah ýn sevgisini, þefkatini kazanýr. Kendisini temize çýkartýp, karþýsýndakini suçlayanlar, yaptýklarý hatayý, mahþer günü elbette fark edeceklerdir.



Maide 18. ayette Yahudi ve Hýristiyanlarýn, biz Allah ýn oðullarý ve sevgilileriz diyenlere, Allah ýn verdiði cevaptan, bugün bizler ders almasýný bilmeliyiz. Ne diyordu bu sözleri söyleyenlere Yaradan?


(DE KÝ: “ÖYLE ÝSE GÜNAHLARINIZDAN DOLAYI SÝZE NÝÇÝN AZAP EDÝYOR.)


Allah ýn bu cevabýný, lütfen bugün biz Müslümanlar kendimize sormalýyýz. Acaba dünyada Müslüman toplumlar, neden birlik ve bütünlükten uzak, bir birine düþman yaþýyor da, dünya üzerinde savaþ, acý ve keder bu toplumda neden kol geziyor? Bu sorunun cevabýný mutlaka bulmalýyýz. Yoksa kendimizi aldatmaya devam ederiz.


Dilerim Yüce Rabbimizden, hiç kimseyi suçlamadan, arý, duru hurafe, batýl karýþmamýþ Ýslam ý, Kur’an ýn sýnýrlarýný aþmadan, Allah ýn istediði gibi, hoþ görüyle, Ehli kitap ile ortak noktalarýmýzda birleþerek yaþayan, Rabbin halis kullarýndan oluruz.


Ankebut 46. ayetin, en son cümlesini tekrar hatýrlayalým. Allah biz Müslümanlarýn, bakýn Ehli kitaba nasýl hitap etmesini istiyor.


(BÝZE VE SÝZE ÝNDÝRÝLENE ÝMAN ETTÝK; BÝZÝM ÝLAHIMIZ DA, SÝZÝN ÝLAHINIZ DA BÝRDÝR VE BÝZ O'NA TESLÝM OLMUÞUZ.)


Saygýlarýmla Haluk GÜMÜÞTABAK