DÜÐÜNDE AÞIRIYA KAÇMADAN OYUN OYNAMAK CÂÝZ MÝDÝR? Rasûlullah Efendimiz, nikâhýn duyurulmasý için def çalýnmasýný öðütlemiþtir.(Tirmzî, nikâh 6) Sahabeden: "Allah Rasûlü bize düðünde oyuna izin verdi" dedikleri nakledilmiþtir.(Nasâî, nikâh 80) Muhammed b. Hâtip el-Cumahî : Allah Rasûlü (Dügünde) helâlla haramýn arasm ayýran þey, def çalmak ve ses çýkarmak (agit dökmek)tir" buyurdu. (Tirmizî, nikâh 6; Nesaî, nikâh 72; Ibn Mâdce, nikâh 20; Müsned NI/418) diye rivayet etmiþtir. Allah Rasûlü düðününde Rubayyi'nin evine gitmiþ ve def çalýp türkü söyleyen câriyelere, buna devam etmelerini söylemiþtir. (Buhârî, nikâh 48) Bir bayram günü Hz. Aiþe'nin yanýnda def çalýp türkü söyleyen iki cariyeye"Býrakýn, bugün bayramdýr" diye müsaade etmiþtir.
(Müslim, îdeyn 16; Müsned VI/33, 84, 99, 359, 360) Bütün bunlarý göz önünde bulunduran fýkýhcýlar düðünlerde ve bayramlarda, kadýnlarýn kendi aralarýnda, erkeklerin de kendi aralarýnda, haram sözler söylemeden ve haram þeyler yapmadan def çalýp, türkü söyleyip; oynaya bileceklerini ve eglenebileceklerini söylemiþlerdir.(195 Bk. Aynî XX/135-136; Ibn Âbidîn, Fetâvâ N/298-99; Sevkânî, Neyl VI/210-213 DihIevî, Huccetullah N/192) Ancak; sað olan bir kadýn tasvir, içki ve meyhaneleri övme, müslümaný yerme anlamýný taþýyan türküler, yanýk nazýmlar, (Davudoðlu V/26-36) kadýnlarýn da erkekleri tasvir etmesi, kadýn kadýna, erkek erkeðe de olsa, cinsel duygularý tahrik eden, haramlarý güzel gösteren sözler ve hareketler, hemcinsine karþý da olsa mahremlik kurallarýna riayetsizlik, dans ve oryantal gibi hemcinsine karþý ilgi uyandýran davranýþlar haramdýr. Fakat Rasûlüllah Efendimiz'in þu sözlerini de bu baðlamda göz önünde bulundurmak gerekir: "Üçü hariç, müslümanýn her türlü eglencesi haramdýr: Hanýmýyla oynaþmasý, atný eðitmesi ve atýþ yapmasý" (197 ibn Âbidîn VI/395; krs. Tirmizî, fedailü'I-cihad 11; ibn Mace, cihad 19; Dârimî cihad 14; Müsned IV/144,148.) "Melekler atýcýlýktan baþka hiçbir eðlencede hazýr bulunmazlar" (198 ibn Âbidîn, VI/404.) "Allah'a tâattan alýkoyan her eðlence batýldýr" (199 Buhârî, Isti'zân 52) Bunlar elbette daha önce verdiðimiz hadîslerin geçersiz olduðunu anlatmaz. Bunlar genel durumu, diðerleri ise düðün ve bayramlara ait özel durumu anlatýrlar.