Her zaman tartýþýlan bir konu, ilkokullarda zorunlu din dersinin olup olmamasý konusudur. Gerçekten de bu konu çok önemlidir. Bir örnek vermek istiyorum. Lise seviyesindeki bir konuyu, ilkokulda okutabilir misiniz? Elbette okutamayýz diyeceksiniz. Peki, neden okutamayýz?

Çünkü ilkokuldaki bir öðrencinin, muhakeme kabiliyeti daha tam geliþmemiþtir. Gereken deðerlendirmeyi, gerektiði ölçüde yapamaz. Bunu yapabilmesi için, önce alt yapýsý olmalýdýr. Öðretmeye çalýþsanýz da, o yaþta öðrenemez. Örneðin Kur’an, evlilik yaþýndan bahsederken, evlenecek kiþinin gerekli olan OLGUNLUÐA ERÝÞMÝÞ OLMASININ, gerekliliðinden bahseder.

Bizler dinin gerektiði emirlerin, yerine getirme yaþýndan bahsederken, Akýl ve balið olmak gerektiðini söyleriz, týpký Kur’an ýn evlenme yaþýndan bahsettiði gibi. Akil olmak aklý baþýnda olmaktýr. Balið olmak ise çocukluktan çýkýp, ergen olmasý, buluða ermesi yani mukayese yapabilecek olgunlukta olmasý anlamýna gelir. Bu tarifin tam bir yaþýnýn olduðunu söyleyemeyiz. Kýzlarda ve erkeklerde bile farklýdýr. Her çocuða göre bile deðiþtiðini söyleyebiliriz.

Kur’an ý anladýðý dilden okuyan bir Müslüman, Allah ýn ayetleri üzerinde derin derin düþünmemizi emrettiðini bilir. BUNUN NEDENÝ DE ÝNANCIN, ÝMANIN SAÐLAM TEMELLER ÜZERÝNDE OLABÝLMESÝ ÝÇÝN, AYETLERÝN ÖZÜNE ÝNEBÝLMENÝN, DÜÞÜNEREK, ÝDRAK EDEREK, SORGULAYARAK ÝNANMANIN ÖNEMÝNÝ ANLATIR YARADAN BÝZLERE.

Eðer toplum Ýslam ý anlayarak, düþünerek okumaya çalýþmýyorsa, o toplumu inancýyla yönetmek daha kolay olur. Ýslam ý kullanan terör örgütlerinin de izledikleri yollardan biriside, küçük çocuklarý din dersi adý altýnda verdiði yanlýþ bilgi ve telkinlerdir. Düþünme melekesi geliþmemiþ, balið olmamýþ çocuðu nasýl isterseniz öyle yönlendirirsiniz. Ýsterseniz bir melek, isterseniz bir þeytan yetiþtirmek elinizdedir.

Onun içindir ki küçük yaþtaki çocuklara, din bilgisi adý altýnda yanlýþ bilgiler vermeye kalkarsanýz, daha sonra tamir edilemeyecek, geri dönüþü olmayan bir nesil yaratabilirsiniz. ÖÐRETÝLEN BÝLGÝ DOÐRU BÝLE OLSA, SORGULAMA YETENEÐÝ GELÝÞMEMÝÞ, AKIL, BALÝÐ OLMAMMIÞ BÝR ÇOCUK, KENDÝ ÝÇ DÜNYASINDA YANLIÞ DEÐERLENDÝRMELER YAPARAK, DÝNDEN BÝLE SOÐUMASINA NEDEN OLABÝLÝRSÝNÝZ.

Bundan dolayýdýr ki, toplum bu konuda çok fazla duyarlýdýr. Þöyle düþünebilirsiniz, neden yanlýþ bilgiler verilsin, bizler Allah ý peygamberi anlatýyoruz, bunun neresi yanlýþ. Bu sözlerle baþlayan ama bugün Ýslam âlemi içinde, sayýsýný bile bilmediðimiz bir bölünmüþlük yaþýyoruz dinde. Hiçbirisinin bir diðerine ne güveni var, nede saygýsý. Hepsi kendi inancýný doðru kabul ediyor ve ayný kitaba ve ayný peygambere inandýðýmýz halde, birbirimizi öldürmekte bir sakýnca görmüyoruz.

ÝÞTE TOPLUMU KORKUTAN, BU DÝNDE BÖLÜNMÜÞLÜÐÜN VERDÝÐÝ GÜVENSÝZLÝKTÝR. Bir çocuðun eðer muhakeme, sorgulama kabiliyeti geliþmediyse, balið olmadýysa, yeterli altyapý bilgide yoksa ona din dersini, dini bilgileri bir baþkasýnýn vermesini hiçbir anne baba kabul etmez. Tedirgin olur ve derki, ya yanlýþ bilgilerle çocuðumun inancýný etki altýna alýrlarsa. Bu düþünce hepimizde vardýr. Çokta normaldir böyle düþünmek. YOKSA HER ANNE BABA, DÝNÝ BÝLGÝLERÝ HER YAÞTA, AMA DOZAJINDA YAVAÞ YAVAÞ EVLADINA VERÝR.

Laik bir toplumda yaþadýðýmýzý söylüyorsak, devletin topluma dikte ettirdiði bir inancý, zorunlu tutarak öðretmeye kalkmasý düþünülemez. Din ailelerin, hatta kiþilerin Allah a karþý kendi sorumluluklarýdýr. Buna hiç kimse müdahale edemez ve zorla öðretmeye kalkamaz.

Elbette din çocuklarýmýza öðretilmelidir, ama detaylý din eðitimi, muhakeme yeteneklerinin geliþtiði, balið olduðu bir çaðda yapýlmalýdýr. Eðer bir çocuk anlatýlanlarý sorgulayamýyorsa, karþýlaþtýrma yapacak yetenekleri daha geliþmemiþse, öðretilenlerin doðru ya da yanlýþ olabileceðinin farkýnda olamaz. Bunu yaparsak Allah ýn Kur’an da emrettiði, iman þeklinden de sapmýþ oluruz. BÖYLE YAPARAK BÝLÝNÇSÝZ, SORGULAMADAN ÝTAAT EDEN BÝR TOPLUM YARATMIÞ OLURUZ. Çocuklarýmýza Ýslam ý korkutarak, ürküterek, tehdit ederek deðil, güzel bir üslupla anlatmalýyýz ki, evlatlarýmýz Ýslam dairesi içinde kalabilsin. Bunun tersini yaparsak, dinden bahseden her kiþiden uzaklaþacaklardýr.

Çocuklarýmýza din ve ahlak eðitimi, ailelerin hayatýna geçirdiði yaþantýsýyla baþlar. Eðer toplum olarak biz büyükler, doðru bir örnek oluþturmuyorsak yaþantýmýzda, onlara ne anlatýrsak anlatalým ikna olmayacaklardýr. Din eðitimi çocuklara, önce yaþatýlarak öðretilir. Eðer bir toplumda hýrsýzlýk, zina, büyüklere saygýsýzlýk almýþ baþýný gidiyorsa, o toplumun gençlerine, çocuklarýna da dinden söz edemezsiniz. DAHA AÇIKÇASI ÇOCUKLARIMIZA DÝNÝ ÖÐRETMEDEN ÖNCE, BÝZLER ÝYÝ BÝR MODEL OLMALIYIZ. Din sözle, konuþarak deðil yaþayarak öðretilir. Çocuklarýmýza örnek olamýyorsak, bizler dini yanlýþ öðrenmiþiz demektir. Çocuklarýmýza da doðru öðretmemiz mümkün olmayacaktýr.

Dilerim toplum olarak, bu gerçeklerin farkýnda oluruz. Din ve iman bir baþkasýna zorla öðretilmez, önce bunun bilincinde olmalýyýz. DÝNÝN ÖÐRETÝLMESÝ KONUSU, DEVLETÝN ASLÝ GÖREVÝ DEÐÝLDÝR. Din eðitiminin ilk basamaðý ailedir. Daha sonrada bireyin bizzat kendisidir. Bunun dýþýnda hiç kimse, zorla araya girerek bu görevi üstlenemez. Din ve iman kiþinin, Allah a karþý imtihanýdýr. Hiç kimse bu imtihana müdahale edemez.

Hepimiz yaptýklarýmýzdan sorumlu tutulacaðýz. Dinde zorlama yoktur diyen Allah ýn hükmünü lütfen hatýrlayalým. Yaradan hiç kimsenin zorlanarak bir inanç yaþamasýný istemez. Din gönüllülük esasýna dayanýr ve yalnýz ALLAH ÝLE KULU ARASINDADIR.

Saygýlarýmla
Haluk GÜMÜÞTABAK