181.El-Batþl


el-Batþ, iki þekilde tefsir edilir:
1. el-Batþ, 'uqûbet I ceza(landýrma) anlamýnda kul*lanýlýr; þu âyetlerde olduðu gibi:
Andolsun ki onlarý batþýmýzla {yani, 'uqûbetimiz-
le I cezamýzla} inzâr etmiþti. (Kamer/36)
O en þiddetli batþ ile batþedeceðimiz {yani, o en þid*detli ceza ile cezalandýracaðýmýz} gün... (Duhân/16)
Þüphe yok ki Rabbinin batþý {yani, 'ýqâbý I cezasý, ce*zalandýrmasý} pek þiddetlidir. (Buruc/12)
2. el-Batþ, kuvvet manasýnda kullanýlýr; þu âyetler*de olduðu gibi:
Biz bunlardan önce kamdan nicelerini helak ettik; onlar bunlardan batþ {yani, kuvvet} itibariyle daha
þiddetliydiler. (Kaf/36)
Biz bunlardan, batþ {yani, kuvvet} itibariyle daha þid*detli olanlarý helak ettik. (Zuhruf/8) Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.

182. Hevâ


Hevâ, beþ þekilde tefsir edilir:
1. Hevâ, nezele I inmek manasýnda kullanýlýr; þ âyetlerde olduðu gibi:
Ýndiði [hevâ] dem o necm'e {yani, Cebrail'in Nebi'ye indirdiði Kur'ân'a [Kuranýn parça parça inen necm-lerine /kýsýmlarýna)} Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir. andolsunki... (Necm/1) Mu'tefikeyi de hâviyeye attý [ehvâ] {yani, semaya ya*kýn bir yere kadar yükseltmesinin arkasýndan Cebrail onu eliyle arza indirdi}. Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir. (Necm/53)
2. Heuâ, helak olmak manasýnda kullanýlýr; þu âyette olduðu gibi:
Gazabým her kime gelip çatarsa hevâ {yani, helak} olur. (TârHâ/81)
3. Hevâ kelimesi, canlarýn çektiði, arzu ettiði þeyler manasýnda kullanýlýr; þu âyetlerde olduðu gibi:
Nefsini hevâdan nehyedene {yani arzu ettiði istekler*den, þehvetlerden alýkoyana} gelince... (Nâziât/40) Nefislerin nevasýna {yani, arzularýna}... (Necm/23) Hevâsma {yani, arzu ve hevesine} tâbi olan {yani, her ne arzu ederse onu yapan} kimse... (Tâ-Hâ/16)
Bunun bir benzeri de Furkân Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir. ile Âhkâf sûresindedir. Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
4. Hevâ kelimesi, bir þeyin, herhangi bir þeye da*yanmaksýzýn iki þey arasýnda durmasý [havada olmasý] demektir; þu âyette olduðu gibi:
Bakýþlarý kendilerine dönmez ve gönülleri hevâdýr {yani, kâfirlerin kalbleri, göðüsleri ile gýrtlaklarý ara*sýnda bulunacaktýr. Gýrtlaklarýndan dýþarýya çýkma*yacaðý gibi, göðüslerine de dönmeyecektir -bununla, çekecekleri sýkýntýnýn büyüklüðü ifade edilmektedir-}. (Ýbrâhîm/43)
5. Tehvî bihi'r-rlh [rýh onu hevâ eder], rüzgâr onu alýp gider [sürükler, savurur] demektir; þu âyette oldu*ðu gibi:
Yahut rüzgârýn kendisini ücra bir yere savurduðu kimse gibi olur. (Hacc/31) Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.