1- Sûre'nin İlk Ayetleri:


İbn Cureyc, Mücahid'in şöyle dediğini rivayet etmektedir: "Bakara sûresinde mü'minler hakkında dört âyet, kâfirlerin nitelikleriyle ilgili iki âyet, mü*nafıklar hakkında da onüç âyet-i kerime nazil olmuştur." Esbat'ın es-Süddi'den yüce Allah'ın: "İnsanlardan... " buyruğu hakkında: Onlar münafıklardır, dediğini rivayet etmektedir. Sufi alimleri der ki: "en-Nas" bir cins ismidir. Ve*li (dost) edinilen kimselere ise cins ismiyle hitap edilmez. Bu Linki Görmeniz İçin SupersatForuma Uye Olmanız Gerekmektedir.

2- Dilcilere Göre "en-nâs":


Nahivciler "en-nas" kelimesi hakkında farklı görüşlere sahiptir. Bunun ço*ğul isimlerinden birisi olup "insan" ile "insane" kelimesinin lafzı değiştirile*rek çoğulu olduğu ve bunun küçültülmüş isminin "nüveys" olduğu belirtil*miştir. Buna göre en-nas kelimesi hareket anlamına gelen en-nevs'ten gel*mektedir. O bakımdan " Hareket etti, eder" denilir. Umm Zer' ha-"disi diye bilinen hadiste de şu ifadeler geçmektedir: "Kulaklarıma aşağı doğru sarkan ve hareket eden küpeler verdi." Bu Linki Görmeniz İçin SupersatForuma Uye Olmanız Gerekmektedir.
Bunun Unuttu" kökünden geldiği de söylenmiştir. İbn Abbas der ki: Âdem (a.s) Allah'ın ahdini unuttuğundan dolayı "insan" adını almıştır. ^Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur: "Adem unuttuğundan (ya da; Âdem'e' îjjnutturulduğundan) dolayı onun zürriyyeti de unuttu." Bu Linki Görmeniz İçin SupersatForuma Uye Olmanız Gerekmektedir.
Kur'ân-ı Kerim'de de yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: "Andolsun ki bundan önce biz Adem'e vahyettik ve o unuttu." (Taha, 20/115) İleride ge*lecektir. Buna göre insan kelimesinin başındaki hemze fazladandır. Şair der ki:
"Bu ahidleri sakın unutma. Çünkü,
Sen unutkan olduğun için sana insan adı verildi."
Bir başka şair de şöyle demektedir:
"Eğer önceden sana vermiş olduğum sözleri unutursam
Bağışla. Çünkü ilk unutan kişi insanların ilkidir."
İnsana bu adın veriliş sebebinin onun (Hz. Adem'in) Havva ile ünsiyeti olduğu da söylenmiştir. Rabbiyle ünsiyeti dolayısıyla bu adın verildiği de söy*lenmiştir. O takdirde kelimenin başında bulunan hemze aslî harflerden olur. Şair der ki:
"İnsana ancak ünsiyyeti dolayısıyla bu isim verilmiştir Kalbe ise ancak dönüp durmasından (niyetleriyle evirilip çevirilmesinden)
bu ad verilmiştir." Bu Linki Görmeniz İçin SupersatForuma Uye Olmanız Gerekmektedir.

3- Münafıklar da Bir Çeşit Kâfirdir:


Yüce Allah, önce müminleri sözkonusu etti. Şeref ve faziletleri dolayısıy*la önce onların niteliklerini belirtti. Daha sonra onların zıddı olarak kâfirle*ri zikretti. Çünkü küfür ve iman iki ayrı taraftır. Arkasından münafıkları zik*redip az önce kendilerinden söz ettiği kâfirlere kattı. Çünkü yüce Allah: "On*lar iman etmiş değillerdir" buyruğu ile mü'min olmadıklarını belirtmekte*dir. Bu buyruk ile Kerramiye'nin: "Kalp inanmasa dahi iman dil ile söylemek*ten ibarettir." görüşü reddedilmektedir. Buna delil olarak da yüce Allah'ın: "Allah da onları söylediklerinden dolayı... mükafatlandırdı" (el-Maide, 5/85) buyruğunu delil gösterir ve derler ki: Burada yüce Allah: "Söyledikle*rinden ve kalplerinde gizlediklerinden dolayı" diye buyurmamıştır. Delil. jOİarak Hz. Peygamber'in şu sözlerini de gösterirler: "Ben insanlarla la ilahem ^'illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum. Bunu söyledikleri takdir-, de ise kanlarını ve mallarını bana karşı korumuş olurlar." Bu Linki Görmeniz İçin SupersatForuma Uye Olmanız Gerekmektedir.
Ancak onların ileri sürdükleri bu görüş bu konuda kusurlu olduklarını ve donukluklarını ortaya koymakta: Kur'ân ve Sünnnetin söz ve inanç ile bir*likte amelde de bulunmak gerektiğini belirten buyrukları üzerinde düşünme-('yi terkettiklerini göstermektedir. Oysa Rasûlullah (s.a) şöyle de buyurmuş-"y tur: "İman, kalp ile bilmek, dil ile söylemek, azalar ile de amel etmektir." Bu-Vnu İbn Mace Sünen'inde rivayet etmiştir. Bu Linki Görmeniz İçin SupersatForuma Uye Olmanız Gerekmektedir.
Buna göre Sicistanlı Muhammed b. Kerram'ın ve onun görüşünü kabul edenlerin benimsedikleri kanaat nifakın kendisi ve bizzat ayrılıktır. Yardım*sız bırakılmaktan ve kötü inançtan Allah'a sığınırız. Bu Linki Görmeniz İçin SupersatForuma Uye Olmanız Gerekmektedir.

4- Mü'min ve Kâfir'in Türleri:


Bizim (Mâliki mezhebine mensup) ilim adamlarımız (Allah'ın rahmeti üzerlerine olsun) şöyle demişlerdir: Mü'min iki türlüdür: Birisi Allah'ın sev*diği ve dost edindiği mümin, diğeri ise Allah'ın sevmediği ve dost edinme*diği, aksine buğzedip düşmanlık ettiği mü'min. İman ile vefat edeceğini bil*diği her mü'mini Allah sever, onu dost edinmiştir, ondan razıdır. Allah kü*für üzere öleciğini bildiği herkese de buğdezer, ona gazap eder, ona düşman*dır. Ancak bu onun imanı sebebiyle değildir. Aksine, vefatı esnasındaki kü*für ve dalaleti dolayısıyladır.
Kâfir de iki türlüdür. Birisi kaçınılmaz olarak ceza görecek, diğeri ceza gör*meyecek kâfirdir. Ceza görecek olan kâfir, küfür üzere ölen kişidir. Allah böy*le bir kimseye gazap eder ve ona düşmandır. Cezalandırılmayacak kişi ise iman üzere ölen kişidir. Yüce Allah böyle birisine azap etmez, buğzetmez, aksine onu sever, onu dost edinir. Hali hazırdaki küfrü sebebiyle değil, iman üzere vefat edeceğinden dolayı böyledir. Bu Linki Görmeniz İçin SupersatForuma Uye Olmanız Gerekmektedir.

5- Mutlak Olarak Sevap Ya da Ceza Göreceğini Söylemek:


Buna göre mutlak olarak: "Mü'min, sevap kazanmayı hakeder, kâfir de ce*zayı hakeder" demek caiz değildir. Aksine bunun iman ile kayıtlı olarak söy*lenmesi gerekir. İşte bundan dolayı şöyle deriz: Putlara taptığı esnada, yü*ce Allah Hz. Ömer'den razı idi. Onun sevap kazanmasını murad ediyor, cen*nete gitmesini istiyordu. Puta taptığından dolayı değil, fakat mü'min olarak vefat edeceğinden dolayı böyle idi. Diğer taraftan, ibadet ettiği esnada bi*le İblis'e gazap etmiş idi. İbadet ettiği esnadaki halinden dolayı değil, sonun*da küfür üzere öleceğinden dolayı.
Bu hususta Kaderiye farklı bir kanaat belirterek muhalefet etmiş ve şöy*le demiştir: Hayır, ibadeti esnasında Allah İblis'e gazap etmemiştir. Putlara taptığı vakit de Allah Ömer'den razı değildi. Ancak bu görüş tutarsızdır. Çün*kü şanı yüce Allah İblis'in (Allah'ın laneti üzerine olsun) ne halde öleceği*ni bildiği gibi, Hz. Ömer'in de ne şekilde vefat edeceğini ezelden beri bili*yordu. Böylelikle Allah'ın İblis'e ezelden beri gazap ettiği ve Ömer'i sevdi*ği sabit olmuş olur. Buna delil ümmetin şu husus üzerine icma etmiş olma*sıdır: Şanı yüce Allah cehennem ehlinden olduğunu bildiği kimseyi sevmez. Aksine o kimseye gazap eder. Diğer taraftan cennet ehlinden olduğu kim*seleri de sever. Peygamber (s.a) da şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ki amer-ler, son hallere göredir." Bu Linki Görmeniz İçin SupersatForuma Uye Olmanız Gerekmektedir. Bu bakımdan sûfî ilim adamları şöyle der: İman kulun söz ve fiil olarak kendisiyle süslenip bezendiği şeyler değildir. İman, ezelden beri kişinin mutluluğuna dair cereyan etmiş olan hükümdür. Bunun beden üzerinde ortaya çıkması ise, kimi zaman iğreti olarak sözkonusu ola*bilir, kimi zaman da bir hakikat olarak ortaya çıkabilir. Bu Linki Görmeniz İçin SupersatForuma Uye Olmanız Gerekmektedir.
Derim ki: Bu, Müslim'in Sahih'inde ve başka hadis kaynaklannda =abit olan Abdullah b. Mes'ud'un şu hadisindeki ifadeyi dile getirmektedir: Al dulları b. Mes'ud dedi ki: Doğru söyleyen ve doğruluğu tasdik edilen Rasûlulîah bi*ze anlattı: "Sizden her bir kimsenin yaratılışı annesinin karnında kırl£ gün tutulur. Sonra bunun kadar bir süre alaka (sülüğü andıran bir kan pıhtısı) olur: \ Sonra bunun kadar bir süre bir çiğnemlik (et parçası) olur. Sonra Allah me- i leği gönderir. Bu melek ona ruh üfler. Ona dört husus emredilir: Rızkını, ece*lini, amelini bedbaht mı yoksa mutlu mu olacağını yazması emredilir. Ken- i dişinden başka hiçbir ilah bulunmayan adına yemin ederim, sizden herhangi bir kimse, cennet ehlinin amelleriyle amel eder. O kadar ki kendisi ile cen*net arasında sadece bir arşınlık mesafe kalır, fakat onun için takdir edilen hü-' küm onu geçer ve cehennem ehlinin ameli ile iş yapar ve böylelikle oraya . girer. Ve yine sizden herhangi bir kimse cehennem ehlinin ameli ile amel eder, o kadar ki kendisi ile cehennem arasında bir arşınlık mesafe kalır. Fakat onun hakkında yazılmış olan hüküm onu geçer ve cennet ehlinin ameli ile amelde bulunarak oraya girer." Bu Linki Görmeniz İçin SupersatForuma Uye Olmanız Gerekmektedir.