Far Cry 3’ün sinematiði ilk devreye girdiðinde egzotik adalara tatile giden genç arkadaþ grubuyla tanýþmýþtýk ve Rook Adalarý ister istemez bize o ilk Far Cry’ý anýmsatmýþtý. Adada mahsur kalanlarý kurtarmak ve hayatta kalmaya çalýþmak size ne kadar garip geliyorsa þu an, kontrol ettiðimiz karaktere de o kadar garip geliyordu ve hayatta kalmaya çalýþma dürtüleri her saniye hissediliyordu. Haritanýn ne kadar büyük olduðundan, bitki, hayvan ve araç çeþitliliðinden bahsetmeme gerek yok. Yeni çýkmýþ olan Far Cry 4’ün onlarca sorunla piyasaya sürülmesinden sonra Far Cry 3 hala hepsinden bir adým ileride galiba.
Far Cry 2 mi? Oyumu asla Afrika’nýn renksizliðinden kullanma yanlýsý deðilim ama çoðunuzun sýrf içinde barýndýrdýðý arkadaþlýk hikayesi yüzünden onu da baðrýnýza bastýðýnýzý biliyorum.


Assassin's Creed
Assassin’s Creed 1 vs Assassin’s Creed 2

Ubisoft’un henüz “En Kötü Firma” ödülünü almadýðý yýllarda imzasýný attýðý en iyi þeylerden biri de böyle bir seriye giriþmekti. Oyun dünyasýnýn tarih öðretmenleri olan Assassin’lerin maceralarý þu an AC: Unity ile Paris kýyýlarýnda devam ediyor ama özellikle Assassin’s Creed III sonrasý yaþadýklarý düþüþü halen önleyebilmiþ deðiller.
AC: I, grafiklerini ve oynanýlabilirliðini göz önüne aldýðýmýzda serinin en sýradan oyunlarýndan biriydi. Ayný tarz görevler ve mekanlarýn tasarýmý da þimdi düþününce burun kývýracaðýmýz gibiydi ama Assassin’s Creed söz konusu olduðunda kitleyi ikiye bölen oyunlarýn biri hala ilk oyun olarak göze çarpýyor. Sebebi mi? Altair. Serinin sunduðu þunca oyun içinde, 12. yüzyýl Orta Doðusunda ilk karþýmýza çýkan bu adam kesinlikle en bilge olanýydý. Hikayesi öyle güzel yazýlmýþtý ki, seri boyunca adý her geçtiðinde, Altair’i tanýma fýrsatý yakalayan herkesin yüzünü gülümsetmeyi baþardý. Onun hikayesiyle baþlayan herkes, bugünlerde serinin ilk oyunlarýný mumla arýyor zaten.