Ýslam’ýn Kýlýcý…
PAYLAÞ
5060
PAYLAÞ
O gece Þam’ýn bütün camilerinde ýþýklar sabaha kadar yandý…
Camilerin tümü kabalalýktý ve kalabalýklar sokaklara kadar taþmýþtý…
Suriyeliler, Türkiye ve onun liderine sevgi gösterileri yapýyorlar, sevinç duygularýný birbirlerine anlatýyorlardý…
Þam müftülüðü, o gece Türkiye’ye ve onun liderine “Ýslam’a böyle bir zafer bahþettiði için” mevlüt okuttu…

*

(Þimdi “Hakikaten ne asrýn lideriymiþ!” falan diyeceksiniz…)

*

Ve Þam’ýn tüm camilerinde okunan dualar ve müftülük fetvasý ile o 22 Eylül 1922 gecesi Atatürk’e “Seyfu’l Ýslam” ünvaný verildi…
Yani:
“Ýslam’ýn Kýlýcý…”

*

(Bunun belgeleri Ýngiliz Dýþiþleri Bakanlýðý’nýn Londra’daki Foreign Office arþivlerindeydi… Gizilik süresi dolunca Prof Dr. Metin Hülagü topladý getirdi…)

*

“Üç saatte Þam’a gidip namaz kýlarým…“
Zart, zurt…

*

Þimdilik top atýp, arkasýndan bakýyorsun; nereye gitti?..
Çünkü orada bir Kürt devleti kuruluyor ve ABD bunun artýk garantörü…
Þu anlama geliyor yani; daðlar, mahalleler, kasabalar, þehirler yetmiyormuþ gibi, PKK ile Hatay, Kilis, Antep, Urfa sýnýrlarýnda da güneyden komþu oluyoruz…

*

Peki, Suriye’nin içini oyarken düþünmedin mi; komþunun bölünmesi, oraya bir Kürt devletinin kurulmasý demek…
Suriye yönetimi çöktüðünde, Kürt bölgesine ne kurulacaktý?
Fin devleti mi?..

*

“Üç dakikada taharetimi yaparým…”
“On dakikada abdestimi alýrým…”
“Üç saatte Þam’da namazýmý kýlarým…”
“Bir günde Esad’ý yerim…”

*

“Ýslam’ýn Kýlýcý” falan deðil, sana çatal-býçak takýmý vermezler…


Bekir COÞKUN,Sözcü-16.02.2016