GÖNÜLLERÝN GÜLÜ PEYGAMBERÝMÝZÝN (SAV) HOÞGÖRÜSÜ
Daha önce de belirtildiði gibi Peygamberimiz (sav)'in yanýnda her karakterden, her düþünceden insan vardý. Ancak Peygamberimiz (sav) hayatý boyunca her biri ile tek tek ilgilenmiþ, her birinin eksiklerini ve hatalarýný düzeltmek için onlarý uyarmýþ, temizliklerinden imanlarýna kadar onlarý her türlü konuda eðitmeye çalýþmýþtýr. Onun bu þefkatli, hoþgörülü, anlayýþlý ve sabýrlý tavrý, birçok insanýn kalbinin dine ýsýnmasýna ve Peygamberimiz (sav)'e büyük bir içtenlik ve sevgi ile baðlanmalarýna vesile olmuþtur. Allah, Peygamber Efendimizin çevresindekilere gösterdiði bu güzel tavrýný Kuran'da þöyle bildirmektedir: Allah'tan bir rahmet dolayýsýyla, onlara yumuþak davrandýn. Eðer kaba, katý yürekli olsaydýn onlar çevrenden daðýlýr giderlerdi. Öyleyse onlarý baðýþla, onlar için baðýþlanma dile… (Al-i Ýmran Suresi, 159)
Allah bir baþka ayetinde ise Peygamberimiz (sav)'e çevresindekilere karþý nasýl davranmasý gerektiðini þöyle bildirmiþtir:

Biz onlarýn neler söylediklerini daha iyi biliriz. Sen onlarýn üzerinde bir zorba deðilsin; þu halde, Benim kesin tehdidimden korkanlara Kur'an ile öðüt ver. (Kaf Suresi, 45)

Peygamberimiz (sav), çevresindekilere dini zor kullanarak veya þart koþarak kabul ettirmeye çalýþmamýþ her türlü durumda güzellikle anlatmýþtýr.

Peygamberimiz (sav) güçlü vicdaný ile ümmetini her yönüyle sahiplenmiþ, onlara her konuda bir velinimet olmuþtur. Bu özelliklerinden dolayý Peygamberimiz (sav) Kuran'ýn birçok ayetinde "sahibiniz" (arkadaþ, sýký dost, sahip) olarak zikredilir. (Sebe Suresi, 46/Necm Suresi, 2/ Tekvir Suresi, 22)

Peygamberimiz (sav)'in bu vicdanlý tavrýný takdir edip anlayabilen müminler de, onu kendilerine herkesten çok daha yakýn görmüþler ve onu kendi nefislerinden çok daha üstün tutmuþlardýr. Bir ayette Allah bunu þöyle bildirir:

Peygamber, mü'minler için kendi nefislerinden daha evladýr ve onun zevceleri de onlarýn anneleridir… (Ahzap Suresi, 6)

Büyük Ýslam alimi Ýmam Gazali, hadis alimlerinden derlediði bilgiler ile Peygamber Efendimizin çevresindekilere karþý tutumunu þöyle özetlemiþtir:

"... Huzurunda oturan herkese mübarek yüzünden nasibini verir, iltifat buyururdu. Bu yüzden huzurundaki herkes onun nezdinde kendisinden daha deðerlisi olmadýðý düþüncesine kapýlýrdý. Evet onun oturuþu, dinleyiþi, sözleri, güzel latifeleri ve teveccühü hep nezdinde oturanlar içindi. Bununla birlikte onun meclisi haya, tevazu ve emniyet meclisiydi.

... Kendilerine ikram ve gönüllerini hoþ tutmak için sahabelerini künyeleri ile çaðýrýr, künyesi olmayanlara künye bularak onunla hitap ederdi.

Öfkelenmekten son derece uzak ve bir þeye çabucak rýza gösterendi. Ýnsanlara karþý insanlarýn en þefkatlisiydi. Öyle ya, insanlarýn en hayýrlýsý insanlara hayrý dokunan, insanlarýn en yararlýsý da insanlara faydalý olandýr."9

Peygamberimiz (sav)'in çevresindekileri dine baðlayan ve kalplerini imana ýsýndýran insan sevgisi, ince düþüncesi ve þefkati, tüm Müslümanlarýn önemle üzerinde durmalarý gereken bir ahlak üstünlüðüdür.

Eðer onlar yüz çevirirlerse, de ki: "Bana Allah yeter. O'ndan baþka ilah yoktur. Ben O'na tevekkül ettim ve büyük arþýn Rabbi O'dur."
(Tevbe Suresi, 129)

... Allah, elçilerinden dilediðini seçer. Öyleyse siz de Allah'a ve elçisine iman edin. Eðer iman eder ve sakýnýrsanýz, sizin için büyük bir ecir vardýr.
(Al-i Ýmran Suresi, 179)