Teþekkur: 0
Beðeni: 0
tşkler ustadım fotoğraflar vede yazılar çok etkileyici tşkler tekrardan
ÇANAKKALE SAVAÞLARI
1- Giriþ... 1914-1918 'de Türkiye'nin de merkezî devletler yanýnda harbe girmesi üzerine, bir yandan Rus'lara yardým etmek, diðer yandan Garp cebhesinin üzerindeki Alman baskýsýný azaltmak maksadý ile Ýngiliz devlet adamlarý, donanmanýn yardýmý ile, Osmanlý Ýmparatorluðu'nu, en zayýf bir yerinden vurmayý düþündüler. Yakýn Doðu'nun hassas noktasý olan Istanbul 'u zabt etmek üzere, Çanakkale boðazý zorlanacak olursa, yalnýz Rus'larýn karþýlaþtýklarý güçlükler azaltýlmakla kalmayýp, Rusya ile doðrudan doðruya temâsa gelineceði, Süveyþ kanalý ve Mýsýr üzerindeki tehdîtlerin ortadan kalkacaðý, tereddütlü bir siyâset uygulayan eden Balkan devletlerinin i'tilâf cebhesine katýlacaðý ve bu suretle, bir çýkmaza girmiþ gibi görünen harbin gidiþi üzerinde büyük bir te'sîr oluþacaðý fikri hâkim oldu.
Her ne kadar, teþebbüsün muvaffak olabilmesi için, deniz ve kara kuvvetlerinin birlikte hareket etmesi ve darbenin bir baskýn þeklinde olmasý gerektiðini ileri sürenler olmuþsa da, Çanakkale seferine, donanmanýn boðazý zorlamasý ile baþlanmýþ, bunda muvaffak olunamayýnca, tahkîmâtý karadan düþürmeye teþebbüs edilmiþ, yakýn Balkan harbinin intibâlarýna dayanýlarak, Türk'lerin ciddî bir mukâvemette bulunamayacaklarý farz olunmuþtu. Bu tahmînlerin ne kadar yanlýþ olduðu çabuk meydana çýktý ve Ýngiliz'lerin "Gelibolu seferi" dedikleri Çanakkale Savaþlarý, 1915 yýlýnda, buraya sevk edilen i'tilâf kuvvetlerinin sür'atle yýpranarak, geri çekilmeleri ile sona erdi.
2- Savunma düzenlemesi... Ýki sâhili tepelerden oluþan dar ve dolambaçlý boðaz, savunmaya pek elveriþli bulunduðundan, iyi tabya edilmiþ toplar, bol cephâne ve saðlam piyâde mevzi'leri sâyesinde, hemen hemen ele geçirilmez bir hâle getirilebilirdi. Fakat 1914 Aðustosu'nda boðazýn tahkîmâtý, kuvvetli bir donanmanýn tecâvüzüne dayanamayacak kadar zayýf görünüyordu. Dýþ savunma denilen tahkîmât, Sedd-ül bahir ve Kum Kale'ye konmuþ 20 toptan ibâret olup, bunlardan yalnýz dördünün son menzili 14.800 m., diðerlerininki ancak 7.500 m. idi. Ara savunma mevzi'leri bu sýrada hemen tamâmiyle boþtu. Elde mevcût bütün toplar, boðazýn en dar kýsmý olan iç savunma tertîbâtýnda toplanmýþtý. 15-35,5 cm. çapýnda bulunan 78 toptan yalnýz 18'inin son menzili 14.800-16.900 m. arasýnda idi. Cephâne son derece kýt olduðu gibi, silâhlarýn kifâyetsizliði, kat'î savaþýn boðazýn içinde yapýlmasýný zarûrî kýlýyordu. Bu bakýmdan 1914 yýlýnda, Aðustos ile Kasým aylarý arasýnda, bâzý düzenlemeler yapýldý. Ara savunma sâhasýna bataryalar yerleþtirildi ve boðazýn aþaðý kýsmý mayýn (sâbit torpil) hatlarý ile kapatýldý.
3- Boðazýn denizden zorlanmasý... Harb îlânýndan bir kaç gün sonra (3 Kasým 1914) Ýngiliz abluka filosu, boðazýn dýþ istihkâmlarýný topa tuttu. Bombardýman kýsa sürmekle beraber, Sedd-ül bahir istihkâmlarý alt-üst olmuþtu. Sonradan tabyalar tâmîr edildi ise de, bunlarýn kuvvetli bir donanmaya karþý koyamayacaðý anlaþýldýðýndan, kuvvetleri arttýrýlmadý. Diðer yandan, mayýn hatlarýnýn varlýðýna raðmen, düþman deniz altý gemileri boðaza sokulabiliyor (13 Aralýk 1914'te, 1876 Ýngiliz yapýmý Mes'ûdiye zýrhlýmýz Sarýsýðlar koyunda demirli hâlde iken torpillenerek batýrýlmýþtýr. Gemi kumandaný Beþiktaþlý Ârif Nebî Beð, 10 subay ve 27 er þehit olmuþlardýr.) ve hattâ Marmara'ya girerek, gemileri batýrmak sûretiyle, Istanbul'dan Çanakkale'ye asker ve levâzým nakline engel oluyorlardý.
Nihâyet Amiral Carden kumandasýnda bir müttefik filosu Cevad Paþa'nýn kumandasý altýnda bulunan Çanakkale istihkâmlarýna karþý harekete me'mûr edildi. Harb plâný ilk safhada dýþ istihkâmlarýn düþürülmesini hedefliyordu. Taarruz 19 Þubat 1915'te baþladý. Dýþ tabyalar, top ateþi ile tahrîb edildi. 26 Þubat ile 4 Mart arasýnda Sedd-ül bahir ve Kum Kale'ye filodan düþman müfrezeleri çýkarýlarak, tahrîb iþi tamamlandý. Büyük bir deniz hücûmu, Carden 'in yerine gelmiþ olan Amiral J. M. de Robeck kumandasýndaki Ýngiliz ve Fransýz harp gemileri tarafýndan 18 Mart 1915'te yapýldý. Düþmanýn gâyesi boðazýn orta kýsmýndaki tabyalar ile mayýn tarlalarýný koruyan bataryalarý susturmaktý. Bundan sonra mayýn tarayýcýlar donanmaya yol açacaklar, harp gemileri de boðaza girerek, iç istihkâmlarý yakýn mesâfeden tahrîb edecek ve buradaki torpiller de temizlendikten sonra, Marmara'ya geçmek imkâný elde edilmiþ olacaktý. Plânlarýnýn esâsý, savaþ gemilerinin torpilden temizlenmiþ sâhada kullanýlmasý idi. Bunun için boðazýn aþaðý kýsmýný dikkatle taramýþlardý. Fakat 17/18 Mart gecesi Nusret mayýn gemisi, Mayýn Kumandaný Yeniköy'lü Hâfýz Nazmî Beð ve Süvârî Tophâne'li kolaðasý Hakký Beð'in kumandasýnda, boðaza giren donanmanýn dönüþ manevrasý yaptýðý Karanlýk Liman'ýn yukarý kýsmýna elde kalan son 20 torpilden oluþan bir mayýn hattý döþemiþti. 16 harp gemisi (18 büyük zýrhlý, bir çok muhib ve denizaltý *), 18 Mart sabahý saat 11'de üç filo hâlinde boðaza girip, tabyalara karþý þiddetle ateþ açtý. Ýngiliz filolarýna Amiral Robeck, Fransýz filosuna ise Amiral Guépratte kumanda etmekte idiler. Düþmanýn 316 (506 *) topuna Türk'ler 93 (150 *) topla karþýlýk veriyorlardý. Karadan yapýlan karþýlýk zayýf kalýyordu. Saat 14'te Çanakkale ateþler içinde kalmýþ, tabyalar ile telefon irtibâtý kesilmiþ, toplarýn bir kýsmý tahrîb edilmiþ, bâzýlarý topraða gömülmüþ ve kamalarý sýkýþmýþ olduðundan, ateþ çok zayýflamýþ bulunuyordu ki, öncülük etmiþ bulunan Fransýz gemileri, nöbet deðiþtirmek üzere, manevra yaparlarken, Bouvet zýrhlýsý, bir torpile çarparak 600 mürettebâtýyla birlikte battý. Yerlerini almaya gelen Ýngiliz gemilerinden Irresistible, iki saat sonra ayný âkýbete uðradý. Onun yardýmýna koþan Ocean sularýn dibine gömüldü ve Inflexible zýrhlýsý da aðýr sûrette yaralandý. Bundan baþka, Fransýz'larýn Suffren ve Gaulois zýrhlýlarý da, top mermisi isâbeti ile, büyük hasâra uðramýþlardý. Bunun üzerine düþman donanmasý geri çekilmeye mecbûr kaldý. Bu suretle Cevad Paþa emrinde Çanakkale istihkâmlarý müttefik donanmasýna karþý tam bir galebe kazanmýþ oldu. Onlarýn aðýr zâyiatýna karþýlýk (2000 küsûr), Türk'lerin kaybý, bir cephânelik, bir aðýr top, 25 þehit (3 subay, 22 er) ve 61 yaralý (2 subay, 59 er) dan ibâret idi. (Bizim zâyiâtýmýz 44 þehit, 70 yaralý ve 8 toptan ibârettir. 22 þehit ve 74 yaralýdan da bahsedilir. 8 toptan 6'sý sonradan tâmir edilmiþtir. *) 18 Mart hücûmunun uðradýðý bu âkýbet, karadan yardým görmedikçe donanmanýn boðazý geçemeyeceðini meydana çýkarmýþ oldu. Bundan sonra boðaz bir daha denizden zorlanmadý ve deniz hücûmu ile karaya çýkýþ arasýnda 5 hafta geçmesi de, Türk'lere vakit kazandýrdý.
4- Kara savaþlarýna hazýrlýk... Deniz hücûmunda uðradýklarý baþarýsýzlýk i'tilâf devletlerini karadan taarruza geçmeye sevketti. Bunun üzerine, Akdeniz müttefik kuvvetleri baþ kumandanlýðýna tâyin edilen Sir Ian Hamilton'un emrine verilmiþ 75.000 kiþilik bir ordu adalara yýðýlmaya baþladý (umûmî karargâh Limni adasýnda Mondros limaný ). Bu ordu, Arý burnu cebhesine çýkartýlacak Avusturalya Yeni Zelanda kolordusundan (General Birdwood), Sedd-ül bahir kesimine çýkartýlacak Ýngiliz (General Hunter Weston) ve Fransýz (General d'Amade, sonra General Gouraud ve onun yaralanmasýný tâkiben General Bailloud) kuvvetlerinden oluþuyordu. Bunlara karþý takrîben 80.000 kiþilik Türk kuvveti. 5. Ordu (5inci Ordû-yý Hümâyûn) adý altýnda toplanarak, 24 Mart'ta Alman Mareþali Liman von Sanders Paþa'nýn (Limon Paþa) emrine verildi. Bu kuvvetlerin kumandanlarý þu zâtlar idi: Bolayýr berzâhý civârýndaki 5. ve 7. Fýrkalarýn kumandanlarý Miralay van Sanderstern ve Remzi Beð, Gelibolu yarým adasý üzerindeki 9. Fýrka kumandaný Kaymakam Sami Beð; 19. Fýrka (ordu ihtiyâtý olmak üzere, Bigalý civârýnda) kumandaný Kaymakam Mustafa Kemâl Beð; 2. Fýrka kumandaný Kaymakam Re'fet Beð. Liman von Sanders bu kuvvetleri, her tarafa daðýtmak yerine, îcâbýnda derhâl harekete geçecek þekilde, toplu bulundurdu ve sâhile ancak ileri karakollar yerleþtirdi.
Ý'tilâf seferî hey'eti baþ kumandanlýðý, i'tinâlý bir tetkikten sonra, iki cebhe üzerinden harekete geçmeye karar vermiþti. 29. Ýngiliz Fýrkasý ve Fransýz kuvvetleri yarým adanýn güney ucunda 4 yerde karaya çýkacak, ilk hedef olarak, Alçý Tepe'yi alacak ve sonra Kilitbahir üzerine yürüyecekti. Kaba Tepe kuzeyine çýkartýlacak Avustralya-Yeni Zelanda kuvvetleri de boðazýn dar kýsmýna doðru kat'î bir hamle yapacaklardý. Bu kuvvetler çýkartýlýrlarken Beþike Limaný'nda ve Bolayýr berzâhýnda þaþýrtma hareketleri yapýlacak ve Fransýz kuvvetleri tarafýndan da Kum Kale civarýnda bir oyalama muhârebesi verilecekti.
5- Kýyýda savaþlar... Çýkartma hareketleri: 25 Nisan 1915 sabahý erkenden baþladý. Anadolu kýyýsýnda Kum Kale'ye çýkarýlan 3 Fransýz müstemleke taburu oradaki bölük tarafýndan karþýlandý. Fransýz'lar, Kum Kale'yi ele geçirdiler ise de, Yeniþehir'e doðru ilerleyemediler, gittikçe artan tazyik karþýsýnda, 26/27 Nisan gecesi burayý terk edip, çekildiler ve karþý sâhile çýkarýlmýþ bulunan esâs kuvvetlere katýldýlar. Buradaki iki günlük çarpýþmalarda Fransýz'larýn 780'i (778 *) telef olurken Türk'ler 1.750 þehit verdiler.
Sedd-ül bahir kýyýlarýndaki çýkartma, sâhili delik deþik ettiði hâlde, Türk'lerin mâneviyatýný sarsamayan þiddetli bir topçu ateþinden sonra, yapýldý. Ýlk gün Morto limaný kýyýsýna çýkan Fransýz kuvvetleri ile Teke burnunun iki tarafýna çýkarýlan Ýngiliz müfrezeleri, olduklarý yerden ileri gidemediler. Sedd-ül bahir'e gelen Ýngilizler, kale harâbeleri arasýnda gizlenen bir iki aðýr makinalý tüfekle donatýlmýþ Türk kuvvetleri tarafýndan karþýlandýlar ve akþama kadar 300 zâyiat verdikleri hâlde, bir adým ilerleyemediler. Batý'da Zýðýn-Dere civârýna çýkarýlan 2 tabur, acele yetiþen Türk kuvvetlerinin baskýsý ile, burayý terke mecbûr oldu. Arý burnu'nun hemen Güney'indeki koya çýkan düþman kolordusuna (Australian and New Zeeland Army Corps ) ilk harfleri ile, Ýngilizler tarafýndan ANZAC (Anzak) denilmiþ ve bu cebheye de kendilerince ayný ad verilmiþtir. Ýþte bu Anzak'lar 25 Nisan sabahý saat 04:20'de ilk kâfile olarak 1500 kiþiyi karaya çýkardýlar. Bu cebhedeki gözetleme postalarýmýz geri çekilmeye mecbûr kaldýklarýndan her ne kadar 27. Alay'ýn yetiþmesi ile, düþmanýn ileri hareketi bir az geciktirilmiþ ise de, vazîyet endîþe verici idi. Çünkü düþmanýn 2500 kiþilik öncü kuvveti, ardýndan da asýl kuvvetinin 4000 kiþisi de karaya çýkmýþtý. Bu kuvvete karþýlýk Türk birliði sâdece bir taburdan ibâretti. Bu tabur düþmaný oyalayarak mümkün olduðunca aðýr geri çekilmeye baþlamýþtý. Ýþte o arada 19. Fýrka kumandaný Kaymakam Mustafa Kemâl Beð, taarruzu haber alýnca, asýl tehlikenin nerede olduðunu derhâl kavradý. Emir beklemeksizin, ihtiyâtta bulunmasýna raðmen, fýrkasýnýn yine de büyük kýsmýný Bigalý'da ihtiyâtta býrakarak, fýrkanýn 57nci Alayý ile birlikte düþmandan önce Conk Bayýrý'na geldi. Koca-Çimen tepesi istikâmetinde hemen mukâbil harekete geçti ve düþmaný durdurdu. Bu davranýþ 57nci Alay'ýn cebheye tam intikâli için gereken zamâný kazandýrmýþtý.
6- Çýkartmadan sonraki savaþlar...
a- Düþman 25 Nisan'da güney cebhesi olan Sedd-ül bahir'e biri Fransýz, ikisi Ýngiliz olmak üzere 3 fýrka ile (40.000 kiþi) çýktý. Bu çýkartmayý 6 zýrhlý, 4 kruvazör ve pek çok sayýda muhrib denizden top atýþý ile desteklediler. Bu destek ile fýrkalar 5 noktadan (Zýðýndere, Tekeburnu, Tekekoyu, Ertuðrulkoyu, Morto limaný) karaya çýktýlar. Güney cebhesindeki Türk kuvvetleri 26ncý Alay'ýn sâdece iki taburu, bir jandarma taburu, bir istihkâm bölüðü (toplam ve yaklaþýk 3.000 kiþi) ile 24 toptan ibâretti. Makinalý tüfeðimiz hiç yoktu. Bu kuvvet düþmanýn insan yüklü birkaç þalopesini batýrdý ve Ertuðrulkoyu'na yapýlan ilk ihrâcý önledi. Düþmanýn karaya çýkýþýndan sonra ilk saftaki bölüðümüz en az 8-10 tabur düþmanla saatlerce boðuþtuktan sonra geri çekildi. 26ncý Alay kumandaný Kaymakam Kadri Beð ve onun bir avuç askeri o gün dillere destan bir kahramanlýkla düþmaný durdurmayý baþardýlar.
Güney (Sedd-ül bahir) cebhesinde düþman ilk defa 26 Nisanda taarruza geçti ve zayýf kalmýþ ve yýpranmýþ olan savunma kuvvetlerimiz ilkin geri çekilmeye mecbûr oldu ise de, sonra bir karþý taarruz ile düþmaný püskürttü. 26 Nisan taarruzunda düþmanýn 35-40 taburluk kuvvetine karþýlýk Türk'lerin sâdece 9 taburu vardý. 1 Mayýs'a kadar buraya gelen takviyelerle Türk kuvvetleri 19 tabura yükselmiþti. Türk kuvvetleri 1/2 ve 3/4 Mayýs geceleri düþmaný denize dökmek üzere, karþý taarruzlar yaptýlarsa da, geçen süre içinde takviye edilen ve donanmasýnýn büyük yardýmýndan faydalanan düþman, esâs mevzi'lerinden çýkartýlamadý. Bunu 6 Mayýsta baþlayan ve 9 Mayýsta sona eren Ýngiliz-Fransýz taarruzlarý tâkib etti. Savunma durumumuz hiç elveriþli deðildi. Topçu kuvveti pek az olduðu gibi, tahkîm mâlzemesinin eksikliði esâslý savunma mevzi'leri hazýrlamaya engel oluyordu. Geceleyin yapýlan siperler, gündüzün donanma ateþi ile yýkýlýyordu. Türk askeri açýk arâzîde ve üç taraftan donanma ateþi altýnda, emsâlsiz bir savunma savaþý yaptý ve 3 gün süren taarruz, hedefine varamadan kýrýldý. 15 Mayýs'ta ise Türk kuvvetleri bir karþý taarruz ile mühim bir tepeyi ele geçirdiler. 22 Mayýs'ta Fransýz'lar sol cenâhýmýza hücûm ettilerse de bu taarruz da kýrýldý. Bu hücûmun bilançosu 2000 küsûr düþman telefâtýna karþýlýk 43 þehit ve 427 yaralýdýr. Düþman 4 ve 5 Haziran taarruzlarýnda takviyeli 5 fýrka ile (65.000 kiþi) 37 taburluk (25.000 kiþi) Türk'lerin üzerlerine geldiler. Bu taarruzda 12.000 (düþman telefâtý 7.500, Türk kaybý 9.000 þehit *) þehit verdikse de taarruzu kýrmayý baþardýk. Ýngiliz'lerle çarpýþtýðýmýz ve 28 Haziran'da baþlayýp 5 Temmuz'da biten Zýðýndere savaþlarýnda da düþman taarruzlarý akâmete uðratýldý. Bu süre içinde de Türkler 14.000 zâyiât verdiler. 12/13 Temmuz günlerinde Kerevizdere mevki'inde 2 Fransýz ve 1 Ýngiliz fýrkasýnýn savletleri de kýrýlarak baþarýsýzlýða uðratýldý. Bu vuruþmada düþmanýn 3.840 telefâtýna karþýlýk Türkler 9.822 zâyiât verdiler. Düþman 6 Aðustos'ta baþlayýp, 8 gün süren diðer bir taarruzundan da sonuç alamadý. Bundan sonra Güney cebhesinde siper savaþlarý devâm etti. Cebhenin Doðu kýsmýnda bulunan Fransýz kuvvetleri Kereviz Dere'yi aþamadýklarý gibi, bunlarýn solundaki Ýngiliz kuvvetleri, seferin sonuna kadar, Alçý Tepe'ye ve sâhilden 4 km. içerideki Kirte köyüne bile varamadýlar. Güney cebhesi, Vehib Paþa'nýn (Es'ad Paþa'nýn kardeþi) kumandasý altýnda idi. Bu cebheye bir müddet Weber Paþa da kumanda etmiþtir. Bu Güney grubu savaþlarý aralýksýz 236 gün sürmüþtür.
b. Kuzey cebhesinde (ki bu cebhede evvelce Es'ad Paþa, daha sonra Ali Rýza Beð 'Paþa' kumandanlýk etmiþtir) karaya çýkan kolordunun ilk kademesi, 25 Nisan sabahý, harp târîhimizde Kemal Yeri adý ile anýlan mevki'e kadar ilerlemiþ ve ertesi gün taarruza geçmiþti. 27 Nisan'da bir cebel bataryasýnýn korumasýndaki yaklaþýk 4500 kiþilik Türk kuvvetleri 12.000 kiþilik Avustralya fýrkasýna, karþý taarruz yapmýþtý. 28 Nisan'da düþmanýn mukâbelesi tâkip etmiþti. Ýki taraf da, bu kanlý savaþlarda bir kaç yüz metre ilerlemekten baþka bir þey yapamadýlar. 2 Mayýs'ta karþýlýklý yapýlan taarruzlar da bir netice vermedi. Kumandanlýk önce Arý burnu'ndaki düþmaný tamâmen etkisiz hâle getirdikten sonra aðýrlýðý güney cebhesine kaydýrma karârý aldý. Mareþal von Sanders Istanbul'dan yeni gelen 2nci Fýrka ile 42.000 mevcutlu bir Türk kuvvetini 18/19 Mayýs gecesinde taarruza sevketti ise de, dar sâhil þeridi üzerinde tutunan Anzak kuvvetleri, denize dökülmemek için, þiddetli bir savunma yaptýlar. Bu taarruzda Türk zâyiatý 10.000'i (3.000 þehit, 6.000 yaralý *) aþýyordu. Bundan sonra bu cebhede de siper muhârebeleri devâm etti. Düþman baþkumandanlýðý, bir netîce alabilmek için, büyük takviyeler getirtip, bunlarýn bir kýsmýný Arý burnu cebhesine çýkararak, yarýmadanýn kilit noktasý olan Koca Çimen tepesine taarruz etti; diðer kýsmýný da Türk'leri arkadan çevirmek maksadý ile daha kuzeyde Suvla limaný sâhillerine çýkardý. Bu arada Güney cebhesinde baþarýlý olamayacaklarýný anlayan Ýngiliz'ler ve Fransýz'lar, birliklerinin aðýrlýklarýný Anafartalar'a nakletmiþler ve üçüncü bir cebhe açmýþlardý. Böylece gizlice 17.800 kiþi ile takviye edilen Ýngiliz ordusu, 6 Aðustos'ta, Anzak cebhesinin Güney ucunda (Kanlý Sýrt) taarruza baþladý; Taarruz, 6/7 Aðustos gecesi, hedefi Koca Çimen olmak üzere, daha Kuzey'e yayýldý. Ayný gece, General Stopford emrine verilmiþ olan 9. Ýngiliz kolordusunun Anafartalar kýyýsýnda (Suvla limaný ve civârý) ihrâca baþladýðý haberi geldi. 4 gün süren Koca Çimen taarruzu, Miralay Mustafa Kemâl Beð'in kumandasýndaki kuvvetler ile, Conk bayýrýnda durduruldu ve 9 Aðustos akþamý bizzat bu cebheye gelen kumandan, ertesi sabah, topçu desteði olmaksýzýn iki yandan yaptýrdýðý süngü hücûmu ile düþmaný geriye attý. Bu savaþta Ýngiliz'lerin 12.000 telefâtýna karþýlýk biz 18.000 þehit verdik. Anafartalar önünde açýlan yeni cebheye gelince, 6 Aðustos gecesi 20 tabur (13.000 kiþi) 24 toptan oluþan Ýngiliz birlikleri üç noktadan karaya çýktýlar. 7 Aðustos günü Ýngiliz kuvvetlerinin toplamý 26.750 kiþiyi bulmuþtu. Buna karþýlýk burayý tutan 2,5 taburluk Türk kuvveti, düzenli bir þekilde adým adým güneyde Ismailoðlu tepesi ile kuzeyde Kireç Tepe'ye çekilmiþ ve Bolayýr civârýndaki 2 fýrkamýz da, cebrî yürüyüþle, cebheye yetiþmiþti. Düþman kuvvetleri, karþýdaki tepeleri tutmak üzere, derhâl harekete geçecekleri yerde, sâhile yapýþýp kalmýþlardý. 8/9 Aðustos gecesi Mustafa Kemâl Beð, bütün Anafartalar grubu kumandanlýðýna tâyin edildi ve ertesi sabah yaptýðý karþý taarruz ile, düþmaný olduðu yere mýhladý. 12 Aðustos'ta yeni ihrâc edilen 54üncü düþman fýrkasýnýn yaptýðý taarruz da bir sunuç vermedi. Üstelik fýrkanýn 1inci Alay'ý da esîr edildi. 21-22 Aðustos'ta General Hamilton'un yönetiminde yapýlan takviyeli taarruzda da baþarýlý olunamadý. Bu taarruzda 7.500 Ýngiliz telefâtýna karþýlýk Türk'ler 3.300 þehit verdiler. Bundan sonra çýkarma kuvvetlerinin bütün hücûmlarý neticesiz kaldý. General Stopford azledildi. Artýk Anafartalar cebhesinde de siper savaþlarý sürüp gitti. Düþman kuvvetleri, kýyýdan itibâren, en fazla 4 km. ilerleyebilmiþlerdi. Arý burnu'nda ise, düþmanýn ileri siperleri kýyýdan ancak 1 km. içeride idi. Anafartalar cebhesi kumandanlýðýnda bir aralýk vekâleten Fevzi Paþa (Mareþal Fevzi Çakmak) da bulunmuþtur. Bu kuzey grubu savaþlarý aralýksýz 136 gün sürmüþtür.
7- Son safhalar ve düþmanýn çekiImesi... Çanakkale savaþlarýnýn son safhasý, bâzen birbirinin çok yakýnýnda, hemen hemen olduklarý yerlere mýhlanmýþ siperlerde karþý karþýya duran kuvvetler arasýnda yapýlan mevzi' çarpýþmalarý þeklinde oldu. Her iki taraf da büyük mahrûmîyet ve meþakkatler içinde ve kahramanca dövüþtüler. Ekim ayý ortalarýnda i'tilâf kuvvetleri baþkumandanlýðýna getirilen Sir Charles Monro tahliye fikrinde idi. Kasým ayýnda cebheyi ziyârete gelen Ýngiltere harbiye nâzýrý Lord Kitchener de bundan baþka bir çâre bulunmadýðý hükmüne vardý. Tahliye iþi, çýkartma iþine göre, baþarýyla ve kayýpsýz uygulandý.1915 bahârýnda parlak ümitlerle ayak bastýklarý, fakat elîm baþarýsýzlýklara uðradýklarý Gelibolu yarýmadasý üzerindeki düþman kuvvetleri, 19/20 Aralýk 1915 gecesi Anafartalar ve Arý burnu cebhesinden, 8/9 Ocak 1916 gecesi de Sedd-ül bahir'den çekilip gittiler.
8- Deniz hareketleri... Savaþlarýn devâmý sýrasýnda kayda deðer bâzý deniz hareketleri olmuþtur. 12/13 Mayýs gecesi Yüzbaþý Ayasofyalý Ahmed Beð'in idâre ettiði Mukâvemet-i Millîye muhribi boðazdan çýkýp, Goliath Ýngiliz zýrhlýsýný torpil ile batýrarak, bu geminin cebhenin Güney yanýna ateþ etmesini önlemiþti. Akdeniz 'e giren Alman denizaltý gemilerinin 25 Mayýsta Triumph ve 27 Mayýs'ta Majestic (her ikisi Ýngilizlere âittir) harp gemilerini batýrmasý, i'tilâf donanmasýnýn Mondros limanýna kapanýp kalmasýna sebeb oldu. Böylece harp gemilerinin askerî hareketlere yardýmý da azalmýþ oldu. Yine sefer sýrasýnda, 8 düþman denizaltý gemisi tahrîb edildi. Almanlar, Çanakkale seferine, teknisyen ve mütehassýs olarak, 500-600 kiþi ve denizaltýlarý ile Balkan yolu açýldýktan sonra da, silâh ve cephâne göndererek yardým ettiler.
9- Sonuç... Çanakkale seferinde i'tilâf devletlerinin uðradýklarý baþarýsýzlýðýn sebepleri araþtýrýlýrken, harekâtýn iyi hesaplanarak hazýrlanmamýþ olmasý, kara ve deniz kuvvetlerinin istedikleri kadar cephâne bulamamasý, kumandanlarýn çoðunun tecrübesizliði ve bir kýsým kuvvetlerin görgüsüzlüðü, taarruzun baskýn özelliðini kaybetmiþ bulunmasý, arâzînin tanýnmamasý v.b. ileri sürülmekte ise de, en aðýr basan sebeb, þübhesiz ki, Türk askerinin savunma alanýndaki emsâlsiz kâbilîyeti ve Türk kuvvetlerinin pek mükemmel idâre edilmiþ bulunmasý olmuþtur. Düþmanlar yakýn târîhteki hâdiselere bakarak, Türk'lerin ciddî bir direniþ gösteremeyeceklerini zannetmiþler ve bu, kendileri için, yanlýþ ve tehlikeli bir hesâb olmuþtur. Seferin devâmý boyunca Türk'ler, mevzi' tutmak husûsunda, fevkalâde cesâret göstererek, düþmanlarýnýn haklý takdîrini kazandýlar ve bütün savaþ süresince deðerli ve mert bir hasým olduklarýný isbât ettiler. Türk askerlerinin gösterdiði baþarýnýn anlamýný iyi anlamak için, kendilerinin çok zayýf bir topçu ile desteklendiklerini, cephânelerinin az ve kötü olduðunu ve Balkan yolunun kapalý bulunmasý yüzünden, Almanya'dan gelecek mâlzeme yardýmýndan da, harbin son safhalarýna kadar, yararlanamadýklarýný hatýrlamak yerinde olur. Türkiye hizmetinde bulunan L. von Sanders (Fünf Jahre Türkei, s. 97 v.d.) "Ýstîlâ ordusunun gerisinde bütün Dünyâ kaynaklarý açýk bulunduðu hâlde, Türk'ler harp mâlzemesi bulabilmek için Ýngiliz'lerden ganîmet almayý bekliyorlardý. Kum torbalarý çok azdý. Kýt'alara bu maksatla çuval gönderildiði zaman, askerler bunu elbiselerini yamamak için kullanýyorlardý" demektedir. General C. F. Aspinall-Oglander (Büyük Harbin Târîhi - Çanakkale, II, 471; 'Türkçe'ye tercümesi, M. Hulûsî, Istanbul, 1940') von Sanders 'in çabuk karar vermek, cesâret ve soðuk kanlýlýk göstermek sûretiyle savaþlarýn mukadderâtý üzerindeki müsbet rolünü anlatýrken, o zaman bir fýrka kumandanlýðýnda bulunan Mustafa Kemâl'den de bahsederek, 25 Nisan'da Anzak kuvvetlerinin hedeflerini zabta muvaffak olmayýþýnýn, 9 Aðustos'ta Anafartalar cebhesine çýkartýlan kuvvetlerin durdurulmasýnýn, Conk bayýrýnda parlak bir taarruzla Avustralya-Yeni Zelanda kuvvetlerinin kat'î olarak önlenmesinin doðrudan doðruya bu kumandanýn eseri olduðunu söyler.
Ý'tilâf devletleri Çanakkale'ye evvelâ nisbeten küçük kuvvetler göndermiþler, sonra bunlarýn miktarýný hemen hemen 500.000'e kadar arttýrmýþlardýr (400.000 Ýngiliz, 79.000 Fransýz ). Ýngiliz'lerin zâyiâtý 205.000 (115.000 ölü, yaralý, esir ve kayýp; 90.000 memlekete gönderilen hasta), Fransýz'larýnki ise, 47.000'dir. Türk'lerin zâyiâtý, þehit, yaralý ve hasta olmak üzere, 252.300'e bâlið olmuþtur.
======================
Türk Ocaklarý org dan alýntýdýr!
======================
Þu an Bu Konuyu Gorunteleyen 1 Kullanýcý var. (0 Uye ve 1 Misafir)
Yer imleri