Denizliye veryansýn eden Bay Frikik Prekazi, en çok Hasan Þaþa üzülüyor. H. Þükür için ise Bizimle oynasaydý neler yapardý neler! diyor... O golü ise hiç unutamýyor...

Türk futbol tarihinde apayrý bir yere sahiptir 15 Mart 1989 günü... O gün Türk futbolunun özgüvenden mahrum geçmiþinin üzerine sünger çekilmeye baþlandýðý gündü. Kölnde binlerce gurbetçinin desteklediði G.Saray, Monacoyu Þampiyon Kulüpler Kupasý Çeyrek Finalinde saf dýþý etmiþti. Cevat Prekazinin Monaco aðlarýna býraktýðý unutulmaz golün tarihte yerini aldýðý gündü o gün. G.Saray 1-0 kazandýðý ilk maçýn rövanþýnda cezasý sebebiyle rakibini Kölnde aðýrlýyor. Ýlk yarý 0-0 sona eriyor. Ýkinci yarý 59. dakikada Tanju rakip yarý alanýnda düþürülüyor. Hakem faulü veriyor. Prekazi, vuruþ noktasýna gelirken bir yandan da kaleye bakýyor mesafeyi ölçercesine. Arkadaþlarýnýn pozisyon almasýna fýrsat vermeden 7-8 adým geriye açýlýyor. Sonra bir hýþýmla topun üzerine geliyor. Sol ayaðýnýn üzeriyle tam ortasýna vuruyor. Meþin yuvarlak yerden bir karýþ yükseklikte yaklaþýk 35 metre uzaklýktaki kaleye, bir milim yalpa yapmadan ok gibi gidiyor ve kalecinin solundan filelerle kucaklaþýyor. Maç 1-1 bitiyor. G.Saray Þampiyonlar Liginde yarý finale yükseliyor.



TOP NASIL GÝTTÝ, BEN DE ANLAMADIM

Bu tarihî gole imzasýný atan Cevat Prekazi, tam 315 kez G.Saray formasýný terletmiþti. Geçtiðimiz günlerde Türkiyeyi ziyaret ettiðinde buluþtuk Prekazi ile. Bismillah demeden o golü anlattý bize. Sinirli Arnavut ve Bay Frikik lakaplý efsane futbolcu: Bunca yýl geçti, herkes hâlâ ayný soruyu soruyor: Nasýl bu golü attýn? 100ün üzerinde frikik golüm var. Hepsini anlatabilirim; ama bunu anlatamam. Bu gerçekten çok farklýydý. Top yerden bir karýþ yükseklikten gitti. Nasýl gitti bilmiyorum; ama çok güzel oldu. Prekazi sýk sýk geliyor Türkiyeye. Dostlarý, akrabalarý var burada; bir de onu hiç unutmayan G.Saray taraftarý: Hâlâ benden imza alýyorlar. Bunca yýl geçmesine raðmen beni unutmadýlar. Ben de onlarý unutmadým. Bu ilgiyi, bu sevgiyi kim unutabilir ki?

Priþtine yakýnlarýndaki Mitrovitsa kasabasý sokaklarýnda baþlar Prekazi futbola. Ýki abisi de futbolcudur; ama profesyonellikle 18 gibi geç denebilecek bir yaþta tanýþýr. Buna raðmen profesyonel olduktan 8 ay sonra Yugoslavya Milli Takýmýna seçilir. Yetenekleridir onu altyapýsýz bir þekilde yükselten. Daha sonra Partizana transfer olur. Oradan da Hajduk Split takýmýna. Bugün Hýrvatistan sýnýrlarý içinde kalan Hajduk Splitte UEFA Kupasý yarý finali görür. 27 yaþýnda futboldan koparak ABDye gider, orada futsal oynar.

Amerikada 5 ay kaldýktan sonra da Türkiye macerasý baþlar. Ona Türkiye kapýlarýný bir dönem H.Splitte beraber oynadýðý Simoviç açacaktýr: 1984 senesinde G.Sarayýn hocasý Tomislav Ýviçti. O Simoyu transfer etti. Bir sene sonra Amerika dayken Simoviç aradý. G.Saraydan bahsetti. Taraftarlardan, ilgiden, sevgiden. Sonra da bana Burada oynamak ister misin? diye sordu. O sýralar ben de kendimi sorguluyordum. Neden Amerikaya geldim diye. Futbolu da özlemiþtim. Oynarým dedim.

Soluðu Türkiyede alýr Prekazi. Hem futbola olan özlemi hem de G.Sarayýn baþýnda Jupp Derwallin olmasý tercihinde etkili olur. Geldiðinde Türkiye gerçekleri onu hayrete düþürür. Profesyonelliðin psinin olmamasý yüzündendir onun yaþadýðý ilk þok: Futbolcular sanki mahalle takýmýnda oynuyor gibiydi. Maçý düþünen yoktu. Maçtan bir saat önce maçý düþünmeye baþlýyorlardý. Maç bitiyor, kimsenin umurunda deðildi. Galip mi maðlup mu olmuþuz, arada hiç fark yoktu.

ANTRENÖR BÝLGÝSÝZ, YÖNETÝCÝ REKLAM PEÞÝNDE

O yýllar bu sorunu çözmek için Derwall ile sürekli konuþtuklarýný anlatýyor. Simoviçin de altyapýsý iyiydi. Bir de Erdal vardý. Almanyadan gelmiþ. Onlarla birlikte sürekli konuþurduk. Takýmdaki pek çok þeyi deðiþtirmek istiyorduk. Böylece iþe koyulduk. diye anlatýyor Türkiyedeki ilk dönemini. Türk futbolunun bugünlere gelmesine de þaþýrmýyor. Ben 20 sene önce bugünün geleceðini söylüyordum. Ama þimdi yine bir düþüþ var Türk futbolunda. Tekrar geriye doðru bir gidiþ baþladý. Dünya Kupasýna katýlamadý Türkiye. Bu çok büyük bir utanç bence. Ýsviçre maçýnda olaylar çýktý. Türkiye nerede hata yaptýðýný araþtýrmalý. Yoksa gelecek günler daha da kötü olabilir. diye uyarmayý da ihmal etmiyor.

Prekazi bugünkü yapý için ise hem Türk antrenörlere hem de kulüp yöneticilerine kýzýyor. Ona göre ülkemizde iþi bilen çok az antrenör var. Hele hocalarýn bir takýmý alýp iki üç ay çalýþtýrdýktan sonra býrakmalarýna ne demeli: Ýki üç kuruþ para kazanmak için herkes birbirinin ipini çekiyor. Bana kýzacaklar bunlarý söylediðim için; ama kýzsýnlar. Düþünsünler& Yöneticilere de kýzýyorum. Onlar da reklam yapýyor. Kulüpleri kendi çýkarlarý için kullanýyorlar. Olan Türk futboluna oluyor.

Tekrar eski günlere gidiyoruz Prekazi ile. O tarihî Monaco maçýndan bahsederken þu tespiti de yapýyor: Biz çýtayý yükselttik. Oralara kadar geldik o zamanlar. Türk futbolunun temelini attýk demiyorum ama en önemli kilometre taþýný biz ördük o yýllarda. G.Saray ördü. Tarih yazdýklarýný söyleyen Prekazi, o yýllara ait bir not daha düþüyor: O zamanlar Türkiyede F.Bahçenin taraftarlarý daha çoktu. Biz yarý finale çýktýktan sonra yeni bir moda baþladý. G.Saray modasý. Artýk insanlar bize gönül vermeye baþladý. Avrupadaki Türklerin neredeyse tamamý G.Saraylý oldu.

TUGAYLA YAKINDAN ÝLGÝLENDÝM

100ün üzerinde frikik golü olan Arnavut futbolcu, Bay Frikik lakabýný ayaðýnýn hakkýyla almýþtý. Bu yeteneðini çok çalýþmaya ve Partizan takýmýnda kendisiyle özel olarak ilgilenilmesine borçlu olduðunu belirtiyor. Söz ilgilenmekten açýlmýþken onun da G.Sarayda yakýndan ilgilendiði oyuncular olmuþ. Bunlardan biri bugün Ýngiltere nice gence taþ çýkartarak top koþturan Tugay Kerimoðlu: Onun eðitiminde büyük payým var. Tugay PAF takýmýndaydý. Derwalle onu kadroya almasý için tavsiyede bulundum; o da aldý. Tugay her idmandan sonra bir þeyler sorardý. Ben de elimden geldiðince ona bir þeyler öðretmeye çalýþtým. Ýdmandan sonra da çalýþýrdý. Genç futbolculara tavsiyem, aðabeylerinden bir þeyler öðrenmeye çalýþsýnlar. Soru sormaktan çekinmesinler. Antrenörler her þeyi öðretecek vakit bulamayabilir.

G.Saraya ilk geldiði yýl averajla þampiyonluðu kaçýrdýklarýný anlatýyor Prekazi. Derwallin disiplinden taviz vermediðini ve futbolu çok iyi bildiðini, takýmdaki tecrübeli oyuncularýn fikirlerinden yararlandýðýný belirtiyor. Bana sinirli Arnavut sen iyi oyna, kazanýrýz derdi. Biz iyi takýmdýk. Ýkinci sene þampiyon olduk. Erdal, Uður, Tanju, Cüneyt, Ýsmail kaliteli oyunculardý.

TEÞVÝK PRÝMÝNE ÞAHÝT OLDUM

Ýkinci sene þampiyonluk için Beþiktaþla çekiþtiklerini anlatýyor. O sezonun son 4 haftasýnda yaþadýklarýný da unutamýyor. Arnavut futbolcu, Bir gitti, bir geldi. dediði þampiyonluðun son anda kazanýlmasýný Ýnanýlmazdý diye yâd ediyor. Peki Beþiktaþý yenen Malatyasporlu oyunculara Galatasaraylý yöneticilerin teþvik primi olarak Tofaþ otomobil verdiðinden haberi olmuþ muydu Prekazinin? Onu dinliyoruz: Türkiyede her zaman olan þeylerdi. O yýllar göndermeyen mi vardý? Gözlerimle gördüðüm bir olayý anlatayým size. Biz Eskiþehirle oynayacaktýk. Sahada ýsýnýrken Eskiþehir soyunma odasýna bir adam girdi. Elinde çanta vardý. Çantada da para. Beþiktaþýn adamýydý o adam. Ama bu mühim deðil. Biz çýktýk oynadýk ve kazandýk. Kendisine asla teþvik teklifi gelmediðinin de altýný çiziyor Prekazi. Rahmetli babam verse kabul etmezdim. Benim fiyatým yok. diyor keskin bir ses tonuyla.


Prekazi takým arkadaþlarý içinde Tanjuya ayrý bir paragraf açýyor. Ýdmanlardan sonra onunla özel çalýþmalarýmýz oldu. Ortalar yapardým ona. Tanju inanýlmaz bir golcüydü. Topu kafayla istediði yere gönderiyordu. Prekazinin hocalarýyla diyaloðu, Derwallin yerine Mustafa Denizlinin takýma gelmesiyle de devam etti. Ama zamanla Denizli ile arasý açýldý. Buna raðmen Denizli, Monocodan sonra G.Sarayýn yarý finaldeki rakibi Romanyanýn Steau Bükreþ takýmý hakkýnda bilgi almasý için de Prekaziyi görevlendirdi. Steauda benim Yugoslavyadan arkadaþým oynuyordu. Birkaç ay önce takýmdan ayrýlmýþtý. Ben de Belgrada giderek, ondan bilgiler alýp rapor halinde Denizliye verdim. Ýlk maçta defans yapmalýydýk. Bunun için de bana göre Tanju yedek kalmalýydý. Ama Denizli beni dinlemedi. Açýk futbolu tercih etti. 4-0 yenildik. Eðer Simoviç gününde olmasaydý 14-0 olurdu. Prekazi o gün için hâlâ iç çekiyor. Çünkü ona göre Denizlinin hatalarý finalden etmiþti G.Sarayý: Ýlk maçta Muhammed oynasaydý diye düþünürüm hâlâ. O, Hagiyi tutacaktý. Hagi çok etkiliydi. O maçta onu tutma görevini Erhana verdi ama Erhanýn iþi deðildi bu. Olmadý tabii.

Denizlinin kapasitesiyle kariyerinin doðru orantýlý olup olmadýðýna iliþkin soruya ise bakýn nasýl cevap veriyor: O çok þanslýydý. Ve adamlarý vardý. Hâlâ adamlarý var. Onu tutan, onu bir yerlere itenler. Antrenör olarak bence hiçbir þey bilmiyor. Ýdmanda çift kale ve þut çalýþmasý dahi olmazdý. Þimdi nasýl takým çalýþtýrýyor, bilmiyorum. Bizim dönemimizde çalýþmadan, hiçbir þey yapmadan þampiyon oldu. Þans.

Denizli ile ilgili eleþtirileri bitmek bilmiyordu Prekazinin. Mustafa Denizlinin baþarýsýyla deðil korunarak yükseldiðini düþünen Arnavut futbolcuya Peki Denizli, F.Bahçede de mi þansla þampiyon oldu? diye soruyoruz. F.Bahçeyi, G.Sarayý çalýþtýrdýðýn zaman zaten þanslýsýn. Þampiyonluk þansýn çok yüksek. Hakemler de seni tutuyor. Bana göre þampiyonluklara Denizlinin katkýsý þu kadar bile yok (Parmaðýnýn yarýsýný gösteriyor). Biz o zaman çok bütünleþmiþ bir takýmdýk. Git; o günler beraber oynadýðýmýz futbolcu arkadaþlarýma sor. Eðer kalplerindekini ifade ederlerse, sana garanti veriyorum hepsi benim gibi söyleyecekler. Ben doðru sözlüyüm. Kimseden korkmam. diyor Prekazi. Doðru sözlü olmasýnýn zararýný da gördüðünü belirtiyor. Ama fark etmez. Ben temiz. O önemli. Kalp önemli. Herkes kendini tanýyor. diye de ekliyor epey öðrendiði Türkçesiyle. Derwallin sinirli Arnavut diye çaðýrdýðý Prekazi, bu yönünü de inkar etmiyor. Rahmetli babam hariç herkese cevap veririm diyor. G.Sarayda bu yüzden kavga ettiði de olmuþ&

Konu yine Denizliye geliyor. O meþhur Neuchetel Xamax maçlarýnda da mý Mustafa Denizlinin payý yoktu? diye soracak oluyoruz: 3-0 yenildikten sonra ben de 5-0 kazanýrýz dedim. N.Xamaxta Yugoslav Milli Takýmýndan arkadaþým oynuyordu. Maçtan sonra yanýna gittim. Göreceksiniz Ýstanbulda size 5 atacaðýz dedim. Ama Mustafa Denizlinin de bunu söylemesi iyi oldu. Çünkü futbolcularý gaza getirmenin baþka yolu yoktu.

Denizliyle ilgili söyleyecekleri bitmemiþti: Tamam o maçta öyle bir drama yaptý ve tuttu. Ya F.Bahçe ile oynadýðýmýz kupa maçý? Ýlk yarý 3-0 galibiz. Ýyi hoca olsa o maçý 4-3 kaybetmezdik. Denizli ikinci yarý bize açýk futbol oynattý. Biraz temkinli olsak, tarihî galibiyeti biz alacaktýk..

Prekaziye, Türkiyeye geldiði dönemde Avrupada oynayacak Türk futbolcusu var mýydý diye soruyoruz. Yusuf diyor hiç düþünmeden: Bence o Avrupanýn her takýmýnda oynardý. Ama hiçbir yere gidemedi. Ona çok üzüldüm. Tanjuyu bu kadar çok beðenmesine raðmen onun Avrupada oynayabilecek kapasitesi olmadýðýný da çekinmeden söylüyor Bay Frikik. Belki Rýdvan da Avrupada oynardý. diyor. Bir de Hasan Vezir. Çok iyi golcüydü. Onda da meziyetler vardý. Ama gitmedi, gidemedi.

HAKAN ÞÜKÜR KENDÝNÝ HARCADI

Ve yeniden bugüne geliyoruz. G.Saray takýmýnýn tarihe geçen bir baþka oyuncusu Hakan Þükürle oynamak ister miydi Prekazi? Ýstemez olur muydum. Benimle oynamasýný çok istediðim oyuncularýn baþýnda gelir o. diyor. Hakan Þükür benim zamanýmda olsaydý neler yapardý, neler. diye de ekliyor. Arnavut futbolcu, Hakanýn kendi kendine haksýzlýk ettiðini düþünüyor: O kendini harcadý. Çok koþtu. Bu kadar da olmaz yani. Ben olsam izin vermezdim bu kadar koþmasýna. Geri, ileri, geri, ileri, hep sprint vaziyette. Sen gol at kardeþim. O çok kuvvetli olduðu için bu kadar dayandý.

Bir de Hasan Þaþa söyleyecekleri var efsane oyuncunun. Dünyanýn her ülkesinde, her takýmýnda oynayabilirdi Dünya Kupasýnda o performansý gösterdikten sonra. Böyle futbolcu Avrupada bulamazsýn. Onu þimdi G.Sarayda seyrediyorum. Hiçbir þey oynamýyor. Koþuyor, koþuyor bütün toplarý karþý takýma veriyor. Böyle mi olmalýydý? Dünya Kupasýndan sonra herkes ona hayran kaldý. Bütün dünyanýn gözleri oradayken Brezilyaya neler yaptý. Bunu ancak iyi futbolcu yapar. Süper bir çocuk. Ama þimdi nerede Hasan? Çok üzülüyorum. Caným acýyor onu böyle görünce.

G.Saraya bunca yýl hizmet etmesine raðmen kulübün kendisine jübile yapmamasýna ise üzülmediðini belirtiyor Prekazi: Ama Ali Sami Yende futbolu býrakmayý çok isterdim. Olmadý. Ne yapalým? G.Sarayda zevkle oynadýðýný, Sarý-Kýrmýzýlý takýmý hiçbir zaman unutamayacaðýný anlatan Prekazi, sözlerini þöyle bitiriyor: Bana Türkiyede her zaman kapýlar açýk. Benim için bu önemli. Demek ki hâlâ burada yaþýyorum. Bunun fiyatý yok, anlýyor musun?