ÝNSAN KAÇ ÞEYDEN YARATILMIÞTIR?

Kendini tanýmak, bilmek istersen, iki þeyden yaratýlmýþ olduðunu bilmelisin. Biri zahirî kalýp. Buna beden derler. Göz ile görülebilir. Diðeri bâtýn [içyüz, görünmeyen taraf] mânâsýndadýr. Ona nefs derler, ruh derler ve kalb derler. Bu ancak hakikat gözü ile bilinir. Baþ gözü ile görülemez. Senin hakikatin, aslýn, bu bâtýn mânâsýndadýr. Ondan gayrisi ona tâbidir. Onun askeri ve hizmetçisidir. Biz bu mânâya kalb ismini vereceðiz. Kalb dediðimiz zaman biliniz ki, bazen ruh dedikleri, bazen nefs dedikleri, insanýn hakikatini demek istiyoruz. Kalb demekle, göðsün sol tarafýna yerleþtirilmiþ olan et parçasý [yâni yüreði] kasdetmiyoruz. Onun bir kýymeti yoktur. Hayvanlarda da ölülerde de vardýr. Baþ gözü ile görülebilir. Baþ gözü ile görülen her þey, bu âlemden olup bunlara âlem-i þehâdet denir.
Kalbin hakikati bu âlemden deðildir. Bu âleme garib olarak gelmiþtir. Yolcu gibi gelmiþtir. Görünen et parçasý [yürek] onun taþýyýcýsý ve âletidir. Bedenin tüm uzuvlarý [organlarý], onun askeridir. Bütün bedenin padiþahý odur. Hak Teâlâ´yý tanýmak, O´nun cemâlini müþahede etmek, onun sýfatýdýr. Teklif ona olmaktadýr. Hitab onadýr. ´Itab ve ikab [azarlama ve cezalandýrma] onadýr. Asýl saadet ve þekavet [bedbahtlýk, kötü hallilik] onun içindir. Beden, bütün bunlarda ona uymaktadýr. Onun hakikatini bilmek, sýfatlarýný tanýmak, Allahü Teâlâ´yý tanýmanýn, bilmenin anahtarýdýr. Onu bilmeye çok uðraþ ki, o çok yüksek bir cevherdir. Melekler cevherindendir. Onun asýl madeni, Allahü Teâlâ hazretleridir. Oradan gelmiþtir, tekrar oraya dönecektir. Buraya gurbete gelmiþtir. Ticaret ve ziraat tohumu ekmek için gelmiþtir. O hâlde bu mânâdaki ticaret ve ziraati bilmelisin.