Teekkur Teekkur:  0
Beeni Beeni:  0
1 sonutan 1 ile 1 aras

Konu: Makale : “GEREK” KAVRAMI

Hybrid View

nceki Mesaj nceki Mesaj   sonraki Mesaj sonraki Mesaj
  1. #1
    Users Awaiting Email

    Kullanc Bilgi Mens

    Standart

    Sn.HAM BYKBALCI'ya gnlden teekkrlerimizle,


    “GEREK” KAVRAMI


    nsann insanlama abas ile rlm uzun yzyllardan geliyoruz. Bu aba kendini amak, bylece daha da insancl olmak abasdr. Henz kendini dntrc bir varlk olarak kuramam, dnyay da kendini de pek fazla tanyamam en eski insandan, bu gnk insana ulaan izgide yaanlp geilmi nice ac, nice sevin, nice diren, nice amaz yaratc bir g olarak insan etkinliini belirtmitir. Kendine ve dnyaya byk lde egemen insana alan yol bylesine karmak, bylesine zor, bylesine uzun bir yoldur. nsan iin yaamak, her eyden nce deimek ve gelimek demektir.

    Osmanlca:Vaki, en’i , Franszca:Reel, Almanca:Real , ngilizce:Real, Trke:Gerek
    Szlkteki karl:
    Gerek: Bilinten bamsz, somut ve nesnel olarak varolan.

    Etimolojisi:
    Hint-Avrupa dillerinde mal ve mlkiyet anlamlarna gelen re kknden tretilmitir. nce Sanskrite’ye “zenginlik” anlamnda ram szcyle geen bu kk, sonra da Latince’ye mal ve ey anlamlarna gelen res, “isim halinde rem” szcyle gemitir.

    Trke’mizde:
    Kir/gir-ger kknden, kirek-girek/gerek olarak tretilmi olup, ”sz verme”, “and ime” , “balanma”, ”uyuma”, ”birleme” ve “ortaya kma” anlamlarn ierir.

    Grld gibi etimolojik olarak e deyile dildeki kklerinden hareketle tretilme biimine bakarak bir kelimenin kavramlatrlmas onun anlam ykn etkilemektedir.

    Dilden dile, kltrden kltre yaplan evirilerde “karlk” olarak seilen szckler ou zaman tretildikleri kklere ve kullanmlarna bal olarak birbirleri ile rtmezler. Bu nedenle o szc dizgesel ilevinde yeniden canlandrmak sz konusudur.

    Ayrca bir szcn gnlk dildeki armlar veya bulunduu kltrn st yaplarna bal olarak kavramlatrlmas, zel bir disiplin iin yeterli deildir.

    Kavramlatrlacak olan szck genel kany yanstmakla birlikte, o disipline zg bir farkllama gsterecektir.
    Buna felsefi dilde “differansia spesifica” e deyile “zgl ayrm” denir. Byle zgl ayrmlara uratlm tanml ve belirli kavramlar topluluu “Literatr” adn alr.

    Felsefe disiplinleri “Bat dilleri” stne yaplanm olduu iin, o kltrde “reel” szcnn kavramsal anlam, evirilerde “gerek” szc ile karlandnda artk sz edilen “gerek” bat terminolojisindeki “reel”in yerine kullanlm olur. Bu durumda onun artraca anlam, zgl ayrma uratlm bir anlam olarak kavramlar.
    Bu nedenle “gerek” szc de kk anlam yannda ayrca kavramlatrlm ve “somut”, “belli”, “varolan”, “dokunulabilir”, “apak”, “doru” ve “hakikat” szckleri ile anlamda klnmtr.
    Bir bildiriim olaynda, bireyler arasndaki anlamay olanakl klan, kullanlan szcklerin anlamlardr. Szckler, kendi aralarnda anlam balaryla birbirlerine balanarak kavramsal dili olutururlar, bylece anlam, dil iinde zenginleir.

    Kavramsal dil, insan anlnn nitelikli ve dizgesel anlam gerecidir.
    Kavramsal dil, zerinde uzlalm kavramlar kullanldnda “Literatr” biimini alr.
    Literatr, anlaabilmenin ya da anlam ortak kullanabilmenin zorunlu gerecidir.

    Szckler, Literatr olarak kavramlar, deyimleir ve terimleirler. Bu durum onlar gnlk dilde kullanmlarndan daha derin, daha geni ama bir o kadar da belirgin ve tanml klar. Bu nedenle szckleri “anlama” , “iletiim”, “bildiriim” arac olarak kullandmzda ortaya birtakm sorunlar kar.
    Eer toplumu oluturan bireyler, ortak kavramlardan yoksun olarak onlarn yalnzca adlarn kullanp konuuyor ve yazyorlarsa, o ortamda bir anlam birliinin olumas olanakszlar.
    Szcklerin, kullanldklar dizgesel disiplinlerin iinde, “o disipline zg” anlam ile yklenerek kavramlatndan sz etmitik.
    Bu demektir ki bir szck, deiik ve birbirinden ayr disiplinlerin iinde ayn adla kullanlyor olabilir, ancak bu durum onlar eanlaml klmaz.

    rnein, konumuz olan “Gerek” szc , Dinde, Sanatta, Bilimde ve Felsefede ortak olarak kullanlmaktadr, ancak her birindeki anlam yk farkldr.
    Bunun yannda genel olarak felsefede “gerek” dendiinde, bir anlam birlii varm gibi grnyorsa da, felsefe ii disiplinlerin zeminine, yntemine ve amacna bal olarak yine nemli anlam farklar karmza kmaktadr.
    Gnlk dilde de ou kez “gerek” szc “hakikat” ve “doru” szckleriyle eanlaml kullanlr. Ancak, felsefi kavramlar sz konusu olduunda, “gerek” deyimiyle “hakikat” ve “doru” deyimlerini birbirinden ayrmak gerekir.

    Gerek: nsan bilincinden bamsz, somut ve nesnel olarak varolan her ey,
    Hakikat: Nesnel gerekliin, bilinteki, kendine uygun kavramsal yanss,
    Doru: Bu kavramn, hem geree hem de dnme yasalarna uygun oluudur.

    Gerek, fiilen varolma, dnlen eylere karlk olarak varolan, bilenden bilinten bamsz olarak varolan. Gereklik, varolann veya baz varolanlarn bir zelliidir. Hakikat;sylemenin olanla uygunluudur, o halde varolan hakikat deil, bizim bilgimizin bir karakteridir.
    Kavramlar, ”varolu”lar bakmndan bilince yani zneye, “doru olu”lar bakmndan ise nesnelere baldrlar.
    Bu nedenle gerein , bilinte, kendi zgn yapsna uygun olarak kavrama dnmesi ayrca dorulanmay gerektirir.

    Doruluk ise ilke ile denetlenir.
    lk olarak her kavram kendi olgusuna “karlk” dmelidir. Buna “karlkllk ilkesi” denir.
    kinci olarak “doru” dendiinde, “mantksal uygunluk ilkesi” anlalr.
    Mantksal doru, dnsel ilemlerin, mantk kurallarna dnm nesnel gerekliin belirli ilikilerine uygunluu demektir.
    E deyile, olgunun kavramlatrlmas srecinde, mantksal ilke ve uslamlamalarn yntemine uygun bir biimde kullanlm olmasdr.
    nc ilke “yararllk ilkesi” olup, bir dnce, ”edimsel olarak i grd oranda” doru olarak kabul edilmektedir.
    Bir baka deyile, bir dnce ya da eylemin doruluu ;bir olguya karlk dmesi, mantksal karmlardan gemi olmas, yararl i grmesi ve pratikte denetlenmi olmas demektir.

    Btn kavramlar gibi “gerek” kavramnn da dnce tarihinde evrim geirmi bir kavram olarak ele alnmas gerekir.
    Felsefede, “gerek” kavram, genellikle grnn, aldatc olann, bilinmeyenin ve yanlsamann kart olarak anlamlandrlmtr.

    Fesefe tarihinde “gerek” kavram eitli disiplinler iinde kullanld gibi kendisi de, gereklik (realizm) ad altnda dizgeletirilmi ve felsefe disiplini haline getirilmitir.

    Felsefi anlamda iki tr gereklikten sz edilebilir:
    Bunlardan biri “nesnelerin yapsna”, dieri ise “nesnelere” ilikindir.
    Birincisinde anlktan ya da bilinten bamsz bir zn varl, ikincisinde ise , anlktan ya da bilinten bamsz somut, tikel ve deney nesnelerinin varl kabul edilmitir.

    Birinci gruba;
    Bir eyin “z”nden o eyin pay ald “idea”nn anlald Plato’ncu gerekilik,
    Bir eyin “ne” olduunun anlald Aristocu gerekilik,
    Bir eyin “saltk, zgn ya da kendi cinsine zg yapsnn anlald” Ortaa ya da Tmeller gerekilii ve
    Bilimsel gzlemlerden elde edilen “yasalar” ya da “kuramsal modeller” girer.

    kinci gruba;
    Dnyann dsalln bir veri kabul eden “saduyu gerekilii”
    Nesnenin dsal da olsa anln nnde duran ve alglanmay bekleyen tek birim olduunu kabul eden “yeni gerekilik” ve
    Anln, nesnenin kendisi yerine yanssn kavramaya yneldii “eletirel gerekilik” girer.

    Sanatta gerekilik, bir “estetik” kavram olarak 19. yy ortalarnda Fransa’da ortaya kt. Ama, doann ve yaamn ayrntlarna inmek, sorunlar saptamak ve onlar en yaln biimde sanat yaptlar ile vurgulamakt .

    Gerekilii savunan Fransz sanatlar, sanat klasik ve romantik akademizmin yapaylndan kurtarmak, konularn toplumsal snflar ve temalar arasndan semek gereinde birlemilerdi. Ayrldklar nokta ise sanatnn benimseyecei bak asyd. Kimileri gereki sanat iin yoksul halk ve ii snf ile yakn ilikiler kurulmasn ngrrken, gerekiliin Honor de Balzac, Gustave Flaubert ve Emile Zola gibi edebiyat alanndaki temsilcileri, gnlk yaamn, nyargsz, bilimsel bir tutumla incelenmesini ve bir bilim adamnn “klinik” bulgular kadar nesnel bir bak asyla ortaya konmasn ne srdler.

    ada deneysel bilimlerde, zellikle Fizik biliminde , herhangi bir eyin saltk gerekliinden sz edilmez. Ancak bu, gerekliin yadsnmasn deil, onun bantl olmas anlamn tar.
    “Gerek bantldr”, bu nerme Einstein’n ilikinlik kuramyla tantlanm ve fiziin diline yerlemi bulunmaktadr.

    Einstein sonras Fizik biliminde artk hibir kavramn tek bana bir olguyu aklayamad anlalmtr. Birok kavram birbiriyle ilikisinde ve birbirlerini tamamlayarak bir olguyu aklayabilmektedir. Bu adan hibir kavram tek bana bir gerei yanstamaz;ama bir kavram yuma, hatta giderek bir kuram, gereklii yanstabilir.
    Bu demektir ki; “gerek” saltk ve soyut deil, bantl ve somuttur.

    Felsefe niteliindeki dnce akmlarnn ortaya kt Antik Yunan’da doa dnrleri bir yandan evrendeki devinimi ve deimeyi gryor, dier yandan da deimeden kalan, srekli olan bir eyin olmas gerektiini dnyorlard.
    Gerek, doann temelinde bulunan arkhe’dir dediler. Bylece evren, ”gerekler evreni” ve “grnler evreni” olarak ikiye ayrld.

    Pythagoras;gerein iki yz vardr;biri “asl gerek”, dieri “glge gerek” tir diyerek “grn”lere glge biiminde de olsa gereklik verdi.

    Herakleitos ak kuramn oluturdu, gerein srekli deime ve devim olarak “olu” olduunu ve ancak Logos (olu yasas) ile kavranabileceini syledi.

    Elea’clar “olu” u yadsdlar ve tek gerein “varlk” olduunu ileri srdler. rnein Parmenides’e gre, deien, yiten ve kalc olmayan eyler gerek olamazd.
    Deime bir glgedir, sandr;gerek ise srekli ve deimez olandr, o da varoluu olmayan “varlk”tr.

    Sofist’ler iin zerinde sz edilecek herhangi bir gereklik yoktu.
    Gorgias, ”gerek yoktur, varsa da bilinemez, bilinse de anlatlamaz” derken,
    Protogoras, ”insan hereyin lsdr, ne kadar insan varsa o kadar da gerek vardr” demekteydi.

    Plato’nun, bir eyin “z”nden, o eyin pay ald, ”dea”nn gerek olduunu ileri srmesine karn,
    Aristo, bir eyin “ne” olduunun anlalmasna (mantksal uygunluunun bulunmas) gereklik verdi.

    Bu serimleme bize, Antik Yunan dnce geliiminde, nesnel doa anlaynn, soyut kavramsalla dnm srecini gstermektedir.

    Grld gibi dncede, sanatta, bilimde gerein ele aln ve anlatm temelde bir epistemolojik sorunu yanstmaktadr.
    Epistemoloji ya da bilgi kuram bilginin “ne olduu” ve “nasl olutuu”nu zmlemeye alr. E deyile, bilgi kuramna bal olarak anlam tayan dier btn kavramlar gibi gerek kavram da ayn yolla anlam tamaktadr.

    Eer Antik Yunan Eleacl’nda olduu gibi, duyularmzla algladmz her ey bir yanlsamadr, bir grntden baka ey deildir denirse;buna bal olarak duyumlarmzdan gelen alglar da gerek deildir ve bu yolla bilinemez sonucuna varlr.

    Eer Plato gibi, bilgilerimiz duyusal deil, kavramsal, bu nedenle de ussaldr denirse, bu durumda”bir nesne stnde, o nesneyi dile getirmek iin kullandmz kavramdan baka bir ey bilemeyiz, bilemediimiz bir ey ise gerek olamaz sonucuna varlr.

    Plato ve onun izleyicilerine gre, idealist bilgi kuramna bal olarak;bildiimiz ve bu nedenle de varolan yalnzca kavramlar ya da geneller, tmeller ve evrensellerdir.
    Bu demektir ki;d dnya vardr ama gerek deildir, geree bir takm ussal snflamalar ve soyutlamalar ile varlabilir;o halde gerek, ussal olandr, tmeldir, evrenseldir.

    Genel olarak Dnceci felsefe akm olarak bilinen ve Elea okulu, Plato, Berkeley ve Hegel’i de iine alan bu akm, gerei;”bakaca hibir varla borlu olmakszn bamsz bir varla sahip olan” olarak tanmlamtr.

    Ortaa teolojik dnya gr, tek ve asl gerein Tanr olduu, dnyann ise gerek olmayan olarak bir glge olduu savn egemen kld. Dogmalar, tanrsal dncenin mantksal sonularyd.
    Dnmenin grevi, yeni bir bilgiye ulamak ya da sylenmemi bir gerei yakalamak deil, dogmalarn doruluunu saptayarak inanc glendirmekti.
    Bir baka deyile inan, aklla dorulanmalyd.

    Grld gibi, tek ve kesin bir gerekliin varlndan sz etmek, ancak bir inan konusu olarak karmza kmaktadr.
    Buna karn, inan rgt olan dinlerin sylem ve yaplarna bal olarak “gerek” tanm yine de farkllklar gsterir.
    Dinlerde ortak olan, gerein bir “bilgi” konusu deil, “inan” konusu olduudur.

    Dinler, sonsal gerei, genel olarak “Tanr” kavramnda temellendirirler. Ancak sanldnn aksine bu ortak yn onlar birletirmez, ayrr. Bu ayrm ise Tanr kavramna yklenen anlam belirler.
    Sonuta birer monist olan semitik kkenli byk din Musevilik, Hristiyanlk ve Mslmanlkta bile durum byledir.

    rnein Musevilikte El, Elohim, Adonai gibi belirlenmi Tanrsal aamalardan geilerek sonsal gereklik olan “Y.H.W.H” ye, bir baka deyile anlam betimlenemez, belirlenemez ve bilinemez olarak dnlen saltk yoklua varlr.
    Bu bir “Akn ‘Transandans’Tanr” anlaydr

    Hristiyanlk’ta, Abba “Baba” olarak kiiletirilen Tanr, Oul “sa” da ikinletirilir. Burada da bir “kin ‘mmanant’ Tanr” anlay grlmektedir.

    Mslmanlkta ise, varl (zat) ile bilinemez “akn”, varoluu (sfatlar) ile bilinebilir “ikin” bir Tanr kavram vardr.
    Bu aamada nceki iki gr birletirilmek istenmitir.(Tevhit)

    Uzak Dou dinlerinde de Tanr kavram bu tanmlara benzerlik gstermektedir. Brahman “akn”, Atman “ikin” vb. Ancak uzak douda yaygn bir din olan Budizm Tanrsz bir din olma niteliinde grlmekteyse de “Nirvana”(Hilik, Yokluk) sonsal gereklik olan bir Tanr nitelii kazanmaktadr.

    Ayrca bu dinlerin mistik ve gnostik yaplarna bal olarak Tanr Kavram ve varlmas amalanan sonsal gereklik de nemli lde deiiklikler gsterir.

    Mistik anlaya gre gerek, hibir zaman salt gzlem ve dnce ile bilinemez. Geree mistik deneyimle varlr.
    Mistik deneyim;gerekliin akl-d ve dorudan doruya yaanmas demektir. Bu deneyimde duyu, alg ve dnce dnyas alr, bilinen nesne yaklam ortadan kalkar. Kiisel benlik, farkllamam btnsellie katlarak Gereklikte, Gerek olur.
    Bu yolla geree ulaanlar evrendeki tm nesne olgu ve olaylarn btnselliini ve karlkl etkileimlerini kavram olurlar. Dnyadaki her grnm, “tek ve btn” olan bu gerein parasal da vurumudur.

    Yenia ya da Rnesans, Skolastik dnce biimin kar, ussal ve bilimsel dncenin ne karld dnemdir. Artk gerein lt “dnce” ve “us” olmutur.

    Descartes; “Kukulandm hibir ey gerek deildir. Ancak, kukulanyor olmamdan kukulana- mam, bunun iin kuku dncemin kaynadr” demekle, ilk gerek dncenin “kuku edimi” olduu sonucuna varmtr. Dzenli dnme edimi iin ise yntem gerekli olduundan, kukunun kukunun yntemli klnmas gerekiyordu. te Descartes bunun “analiz yntemi” olduunu dnce dnyasna kazandrd.
    Bu anlaya gre, bir eyi ayrtrlabilir en son haline tamak, onu ak seik klacak ve kukuyu ortadan kaldrarak bizi geree ulatracaktr.

    Kukudan eletiriye gei, aklk ve seiklik kavramlar ile olur. Aklk;duyulara ak olmak, seiklik;bilince seik olmaktr.
    Kuku stne kukulanmak bilinlenmektir. Bilinlenmi kuku ise eletiridir ve giderek yarglar oluturur.
    Kant, kuramsal ve edimsel usun eletirisinde , gerein yalnzca fenomenler (grng) dzeyinde bilinebilecei sonucuna varm ve ancak byle bir bilginin gvenilir olduunu ileri srmtr. Bundan tesi metafiziktir, bilinemez olarak kalr. Ve inancn konusu olur diyerek gerein snrlarn izmi, bunun insan usunun da snrlar olduunu gstermitir.

    Hegel eletirinin eletirisini yapar. Eletiriyi amak iin senteze gitmek gerekmektedir. Hegel, ak seik klnm, bilin kategorileri ile eletirilmi ve deneyle dorulanm bilgileri yeterli bulmaz.
    Bir nesneyi bilmek, onun olu srelerini, bir kavram bilmek, onun kltr srelerini bilmektir. Akl ile doa, ya da bilenle bilinen zdetirler nk her ikisi de “akl”dr ve, ayn eytiimsel yasalarla devinirler.
    Bu nedenle akln d dnyay kavramas, kendini bilmesidir. Nesneler, kendi olu dzenleri iinde “kavram”drlar ve eytiimsel yntem ile kavranrlar. O halde gerek, ussal olan, ussal olan da gerektir.

    Descartes ve Newton’dan beri bilinen zmleme (analiz) ynteminde btn paralara ayrarak aklamalarda bulunmak, bilimin temel hareket noktasyd;btn elde etmek iin paralarn yeniden birletirilmesi (sentez) yeterli oluyordu.

    Gerein bilinmesi iin uygulanan bu “kartezyen” yntem, ”kuantum kuram” ile paradigma deiikliine urad. Kuantum teorisi gstermitir ki, btn paralara ayrarak aklama durumunda paralarn asl nitelikleri kaybolmaktadr. Buna karn her para, btnn yaps iinde tanmlanabilir ve anlalabilir.

    Kartezyen yntemde gerein bilinmesi, “neden-etki”ilikisinin saptanmas ile ortaya kan belirleme (determinasyon) ile olanakldr. Ancak parack fiziinde ortaya kan durum bunu olanaksz klmaktadr. nk saduyuya ve allma ters bir biimde, kuantum dnyasnda belirli nedenler belirli sonular oluturmazlar.

    E deyile ada fizikte, belirlilik (determinizm)deil, belirsizlik (indeterminizm) egemendir. Bylece daha kk paralara blerek sonuca ya da yaln gereklie ulama anlamndaki zmleme (analiz) yntemi bu alanda geree lt olamamaktadr.

    Modern bilim;gnmzde, artk standart norm ve deerlerin egemen olmad bir bilimdir. En gl doa yasalarnn bile kesin ve deimez olamayaca gr benimsenirken, (ayn koullar altnda daima ayn olaylarn oluaca) “gerekircilik” ilkesi de yerini “belirsizlik ilkesi” ve “olaslk” yasalarna brakmaktadr.

    Btn bunlardan yalnzca bilginin saltk ve kesin olmad deil, ayn zamanda gerein de saltk ve kesin olmad sonucu kmaktadr.

    Felsefenin dnemini tamamlad ve almas gerektii savyla ortaya kan “Eytiimsel zdekilik”e gre:soyut gerek yoktur;gerek daima bilinten bamsz, somut ve nesneldir.
    Bu anlamda “gerek”deyimi, zdek ve nesne deyimleriyle de ilikilidir. Bu retiye gre, “zdek, bize duyumlarla verilen nesnel gerekliktir” ve “gerek”deyince;bilincimiz dnda, nesnel olarak ortaya km bulunan nesne, nitelik, koul, durum ve bu gibi oldu ve olaylar alglarz.
    Bunun yannda duyumlarmz, alglarmz, tasarmlarmz ve kuramlarmz, nesnel gereklie uygun olduklar oranda “hakikat”(verity) olurlar.

    Bilimsel bilginin yolu, en soyuttan en somuta ilerleyen, kavramsal dncenin yoludur ki, somut gereklii dnsel olarak kavramlar araclyla retmenin ve yeniden retmenin srecidir.
    Gerein aratrlmas, yaam iin gereksinimlerinin karlanmas, deien yaam koullar iinde insann kendini ve evresini dzenlemesi, toplum ve bal olarak bireylerin kendilerini gelitirebilmesi iin zorunlu bir uratr. Bu uran dnda kalan birey ve toplumlar, yaamlarn iyiletiremedikleri gibi, gelimekte olan toplumlar karsnda giderek varlklarn srdremez olurlar.
    Bu nedenle gerein aratrlmas bir sahip olma sorunundan te, bir varolma sorunu biiminde karmza kmaktadr. Tarih boyunca kurulan uygarlklarn, gerein aratrlmas abalarnn rnleri olduunu sylemek abartl olmayacaktr sanrm.
    Birer insan yetisi olan duygu, dnme, eylem yetilerinin her biri, gerein aratrlmas srecinde yetkinleip rnler vererek uygarln olumasn salamtr.

    Gerein duygusal yanss “Sanat”, dnsel yanss “Felsefe”yi oluturduu gibi eylemsel (duygu, dnce ve etkinliin amal birliktelii) rnleri de “Bilim”, “Teknoloji” ve “Ekonomi Politik” i oluturmaktadr.

    nsanlk tarihi bir anlamda, gerei zgn usuyla aratran ve yaamn gerekler zerine kurulmasn isteyenlerle, buna direnenler arasnda geen atmann tarihidir.
    Yaamn, gerekler stne deil de birtakm ham hayaller, bo inan ve dogmalar stne rgtlenmesini isteyen insan says gnmzde de az deildir.
    Kimisi bunu, bilgisizliinden, kimisi cehalet ve banazlndan, kimisi de karlar yznden istemektedir.
    Gereklerin zerinin rtlmesi ya da saptrlmasnn neden olduu bilin boluu, geni insan topluluklarnn uyanmasn engelledii gibi smrlmelerine de neden olur. Bunun yannda gerein srekli aratrlmasnn insanln gelimesine yapaca katk da engellenmi olur.
    Ayrca gerein aratrlmasnda itenlikli olan, ancak yntem yanllndan dolay yanlsamaya urayanlarn neden olduu kargaa da kmsenmeyecek boyuttadr.

    Bilindii gibi, felsefe doruyu, ethik iyiyi, estetik gzeli ve uyumu arad gibi bilim de “gerei” arar. Kukusuz bilim yapmak bilimsel evrelerin iidir, ancak, dier insanlara den ise bilimsel tutumu benimseme grevidir.
    amzda gerein aratrlmas ynteminin, bir bilimsel tutum gerektirdii ve gerein ltnn bilimsel dnce ve bilimsel yntem olduu apak ortaya kmtr.

    Bilimsel dnce;gzlem, aratrma, inceleme ve deney verilerini eletirel bir yaklamla deerlendiren, nedenleri saptanm aklamalar gvenilir bulan, mantksal uygunluu ile tantlanm, pratikle dorulanarak kantlanm bilgileri kullanmaya ynelik bir dnce biimidir.

    Bilimsel tutum; n yarg, kr inan ve banazlktan arnmay, kukulanma, sorgulama, eletirme ve yorumlamay, bilimsel yntemleri benimseyip onlarla almay ve elde edilen sonular rk, din, dil, cinsiyet, mevki, ulus ayrm yapmakszn tm insanln hizmetine sunmay ngrr.

    Bilimsel tutumu edinmek; dogmalardan e deyile yalnzca inanlan ama kantlanamayan grlerden, ya da baka bir deyile karanlktan kurtulmak, bilgi ile aydnlanmak, biriktiren ve aktaran kiilikten aratran, eletiren ve katkda bulunan kiilie dnmektir.

    Bu balamda gerein aratrlmas, “ne”ye gerek “ne”ye gerek d diyebileceimizin belirlenmesi ve srelerin aydnlatlmasn kapsar.
    Byle bir aratrma, znel ve nesnel sreleri e deyile duyu, duygu, dnce davran ve eylem yannda nesne, olay ve olgular ele alr.
    Ayrca tarih bilinci, evre koullar, toplumsal ve ekinsel yap analizleri ve yntembilim zerine almay da gerekli klar.

    Bylesine ok etkenli bir ura, hi kukusuz tek ve kesin bir sonuca balanamaz, ancak, bu aratrma ve almalarn tm insanlk bilgisine ilikin olarak, sre iinde ele alnp seenekli bir biimde ortaya konmas gerein aydnlatlmasna katkda bulunur.

    Son zmlemede “gerek” kavram:
    Nesne, olay ve olgularn, isel, zorunlu bantlarn, birinden dierine geii, devinimin elime, deime, gelime yasalarn ve deiimlerin “sre” olarak kavranmasn ieren bir bilgilenme srecinden sonra;
    retimle ortaya kan somut ve nesnel rn olarak kavranmasn ieren bir bilgilenme srecinden sonra;
    retimle ortaya kan somut ve nesnel rn olarak tanmlanabilir.
    Gerek iki dzeyde nesnel ve somuttur.
    Birincisi doa dzeyinde “verili gerek” olarak;
    kincisi toplum dzeyinde “retilmi gerek” olarak.

    Verili gerek: nsan etkinliinden bamsz bir varolutur, somutluu duyusal dzeydedir;ilikileri, sreleri ve ilevleri ortaya konmamtr.
    retilmi gerek ise, ilikileri, sreleri ve ilevleri belirlenmi ve somut klnm bir gerektir.
    Bu balamda gerei aamal biimde dizgeletirmek olanakldr.
    Duyusal aama, bir nesnenin gerekliine duyu verileri araclyla tank olmaktadr. Bu durumda nesne bizim iin “duyusal somut” olur.
    Dnsel aama, nesneden gelen duyu verilerini anlksal kategoriler ve matematiksel ilemlerden geirerek onun gerekliine dnsel biimde tank olmaktr.
    Bu srece deney ve gzlem verilerinin katlm ile nesnenin gerekliine dorulamann ya da yanllamann tankl getirilir.
    Sz konusu nesnenin varolu yasalarnn bilinmesiyle onu yeniden reterek gerekliine retim yolu ile tanklk ederiz.
    retilebilen nesneyi dntrerek ondan baka baka nesneler retir ve onun dntrlebilen gerekliine tank oluruz.

    Nesnel gereklik, bu ve benzer bilimsel yntemlerle kavranr, dorulanr, kantlanr ve anlaml klnm olur.

    Haim Bykbalc
    20.07.2001
    Konu fiesta73 tarafndan (15-01-2006 Saat 14:10 ) deitirilmitir.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

u an Bu Konuyu Gorunteleyen 1 Kullanc var. (0 Uye ve 1 Misafir)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Ykleme Yetkiniz Yok
  • Mesajnz Deitirme Yetkiniz Yok
  •