KADININ KOCA ÜZERÝNDEKÝ HAKKI

3276 - Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kadýnlara hayýrhah olun, zira kadýn bir eyeði kemiðinden yaratýlmýþtýr. Eyeði kemiðinin en eðri yeri yukarý kýsmýdýr. Onu doðrultmaya kalkarsan kýrarsýn. Kendi haline býrakýrsan eðri halde kalýr. Öyleyse kadýnlara hayarhah olun."

Buhari, Nikah 79, Enbiya 1, Edeb 31, 85, Rikak 23; Müslim, Rada 65, (1468); Tirmizi, Talak 12, (1188).

3277 - Amr Ýbnu'I-Ahvas (radýyalÝahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kadýnlara karþý hayýrhah olun. Çünkü onlar sizin yanýnýzda esirler gibidirler. Onlara iyi davranmaktan baþka bir hakkýnýz yok, yeter ki onlar açýk bir çirkinlik iþlemesinler. Eðer iþlerlerse yatakta yalnýz býrakýn ve þiddetli olmayacak þekilde dövün. Size itaat ederlerse haklarýnda aþýrý gitmeye bahane aramayýn. Bilesiniz, kadýnlarýnýz üzerinde hakkýnýz var, kadýnlarýnýzýn da sizin üzerinizde hakký var. Onlar üzerindeki hakkýnýz, yataðýnýzý istemediklerinize çiðnetmemeleridir. Ýstemediklerinizi evlerinize almamalarýdýr. Bilesiniz onlarýn sizin üzerinizdeki haklarý, onlara giyecek ve yiyeceklerinde iyi davranmanýzdýr.''

Tirmizi, Tefsir Tevbe, (3087).

3278 - Hakim Ýbnu Mu'âviye babasý Mu'âviye (radýyallahu anh)'den anlatýyor: "Ey Allah'ýn Resülü! dedim, bizden her biri üzerinde, zevcesinin hakký nedir?''

"Kendin yiyince ona da yedirmen, giydiðin zaman ona da giydirmen, yüzüne vurmaman, takbîh etmemen, evin içi hariç onu terk etmemen."

(Ebu Dâvud, Nikâh 42, (2142, 2143, 2144).
alýntýdýr



ERKEÐÝN HANIMI ÜZERÝNDEKÝ HAKLARI

3267 - Hz. Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Þayet ben bir insanýn baþka bir insana secde etmesini emredecek olsaydým, kadýna, kocasýna secde etmesini emrederdim."

Tirmizi, Rada' 10, (1159).

3268 - Ümmü Seleme (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Hangi kadýn, kocasý kendisinden razý olarak vefat ederse, cennete girer.''

Tirmizi, Radâ 10, (1161).

3269 - Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zât-ý Zülcelâl'e yemin ederim, bir erkek hanýmýný yataða davet ettiðinde kadýn imtina edip gelmezse, kocasý ondan râzý oluncaya kadar semada olan (melekler) ona gadab ederler.''

3270 - Bir baþka rivâyette þöyle denmiþtir: "Erkek, kadýnýný yataðýna çaðýrýr, kadýn da gelmeye yanaþmaz, erkek öfkelenmiþ olarak sabahlarsa, melekler sabaha kadar -bir rivayette yataða gelinceye kadar- kadýna lânet okurlar.''

3271 - Bir baþka rivâyette: "Kadýn küskünlükle kocasýnýn yataðýndan ayrý olarak sabahlarsa, melekler onu lânetler" denmiþtir.

Buhari, Nikâh 85, Bed'ü'l-Halk 6; Müslim, Nikâh 120 - 122 (1436); Ebu Dâvud, Nikâh 41, (2141).

3272 - Yine Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Ey Allah'ýn Resulü. dendi, hangi kadýn daha hayýrlýdýr?''

"Kocasý bakýnca onu sürura garkeden, emredince itaat eden nefis ve malýnda, kocasýnýn hoþuna gitmeyen þeyle ona muhalefet etmeyen kadýn!" diye cevap verdi."

Nesâi, Nikâh 14 (6,68).

3273 - Hz. Ömer (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Erkeðe, hanýmýný ne sebeple dövdüðü sorulmaz."

Ebu Davud, Nikah 43, (2147).

3274 - Ebu Sa'id (radýyallahu anh) anlatýyor: "Safvân Ýbnu Muattâl (radýyallahu anh)'ýn hanýmý, yanýnda Safvân da bulunduðu bir anda Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a gelerek:

"Ey Allah'ýn Resülü, namaz kýldýðým zaman kocam beni dövüyor, oruç tuttuðum zaman da orucumu bozduruyor, güneþ doðuncaya kadar da sabah namazý kýlmýyor!'' dedi. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), hanýmýnýn bu söyledikleri hakkýnda Safvân'a sordu. Safvân:

"Ey Allah'ýn Resülü! "Namaz kýldýðým zaman dövüyor '' sözüne gelince,

o zaman (bir rekatte uzun) iki sûre okuyor. Halbuki ben bunu yasakladým'' dedi. Resulullah kadýna:

"Ýnsanlara tek surenin okunmasý yeterlidir '' buyurdu. Safvân devam etti:

"Oruç tuttuðum zaman bozduruyor '' sözüne gelince, "Hanýmým oruç tutup duruyor. Ben gencim, hep sabredemiyorum." dedi. Aleyhissalâtu vesselâm:

"Bir kadýn kocasýnýn izni olmadan (nafile) oruç tutamaz!'' buyurdular.

Safvân devamla:

"Güneþ doðuncaya kadar sabah namazý kýlmadýðým sözüne gelince, biz (gece çalýþan) bir âileyiz, bunu herkes biliyor. (Sabaha yakýn yatýnca) güneþ doðuncaya kadar uyanamýyoruz'' diye açýklama yaptý. Aleyhissalatu vesselam:

"Ey Safvân, uyanýnca namazýný kýl!" buyurdular."

Ebu Dâvud, Savm 74, (2459).

3275 - Ebu'I - Verd Ýbnu Sümâme anlatýyor: "Hz. Ali (radýyallahu anh) Ýbnu Aðyed'e dedi ki: "Sana kendimden ve Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ýn kýzý Fâtýma (radýyallahu anhâ)'dan -ki o, babasýna, ailesinin en sevgili olaný idi- bahsedeyim mi?''

"Evet, bahsedin!'' dedim. Bunun üzerine:

"Fâtýma radýyallahu anhâ deðirmen çevirirdi; elinde yaralar meydana gelirdi. Kýrba ile su taþýrdý. Bu da boynunda yaralar açtý. Evi süpürüyordu. Üstü baþý toz-toprak oldu. (Bu sýralarda) Rasûlüllah'a bir kýsým köleler getirilmiþti.. Fâtýma 'ya:

"Babana kadar gidip bir köle istesen!" dedim. Gitti. Aleyhisselâtu vesselâm'ýn yanýnda bazýlarýnýn konuþmakta olduklarýný gördü ve geri döndü. Ertesi gün Resulullah Fâtýma'ya gelerek:

"Kýzým ihtiyacýn ne idi?" diye sordu. Fâtýma süküt edip cevap vermedi. Ben araya girip:

"Ben anlatayým Ey Allah'ýn Resülü!'' dedim ve açýkladým: "Fatýma'nýn deðirmen kullanmaktan elleri yara oldu, kýrba ile su taþýmaktan da omuzlarý incindi. Köleler gelince ben kendisine, size uðramasýný, sizden bir hizmetçi istemesini ve böylece biraz rahata kavuþmasýný söyledim. Bu açýklamam üzerine Resulullah:

"Ey Fatýma, Allah'tan kork, Allah'a olan farzlarýný eda et, aileyin iþlerini yap. Yataðýna girince otuzüç kere sübhanallah, otuzüç kere elhamdülillah, otuzüç kere Allahuekber de. Böylece hepsi yüz yapar. Bu senin için hizmetçiden daha hayýrlýdýr.." buyurdular. Fatýma (radýyallahu anha):

"Allah'dan ve Allah'ýn Resulünden razýyým" dedi. Resulullah ona hizmetçi vermedi."

Buhari, Fedailul Ashab 9, Humus 6, Nafakat 6, 7, Da'avat 11; Müslim, 80, (2727); Tirmizi, Da'avat 24, (3405); Ebu Davud, Harac 20, (2988, 2989), Edeb 109, (5062, 5063).

6529 - Hz. Aiþe radýyallahu anha anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Eðer bir kimsenin bir baþkasýna secde etmesini emretseydim, kadýna, kocasýna secde etmesini emrederdim ve eðer bir erkek karýsýna kýrmýzý bir daðdan siyah bir daða ve siyah bir daðdan kýrmýzý bir daða taþ taþýmayý emretseydi, uygun olan, kadýnýn bu emri yerine getirmesidir."

6530 - Abdullah Ýbnu Ebi Evfa radýyallahu anh anlatýyor: "Hz. Muaz Þam'dan dönünce Resulullah aleyhissalatu vesselam'a secde etmiþti. Aleyhissalatu vesselam hayretle : "Ey Muaz! Bu da ne?" dedi. O açýkladý: "Þam'a gitmiþtim, onlarýn reislerine ve patriklerine secde ettiklerine rastladým. Ýçimden, ayný þeyi size yapmak arzusu geçti." Aleyhissalatu vesselam, bunun üzerine: "Bunu yapmayýn! Zira, þayet ben, bir kimseye, Allah'tan baþkasýna secde etmeyi emretseydim, kadýna kocasýna secde etmesini emrederdim. Muhammed'in nefsi elinde olan Zat-ý Zülcelal'e yemin ederim ki, bir kadýn, kocasýnýn hakkýný eda etmedikçe Rabbinin hakkýný da eda edemez. Kadýn (deve sýrtýndaki) semere binmiþ iken kocasý nefsini talep edecek olsa, kadýn bu isteðe mani olamaz."