NAMAZIN FAZÝLETÝ
2293 - Hz. Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in þöyle söylediðini iþittim:
"Sizden birinizin kapýsýnýn önünden bir nehir aksa ve bu nehirde hergün beþ kere yýkansa, acaba üzerinde hiç kir kalýr mý, ne dersiniz?"
"Bu hal, dediler, onun kirlerinden hiçbir þey býrakmaz!" Aleyhissalâtu vesselâm:
"Ýþte bu, beþ vakit namazýn misalidir. Allah onlar sayesinde bütün hatalarý siler" buyurdu."
Buhâri, Mevâkît 6; Müslim, Mesâcid 282, (666); Tirmizî, Emsâl 5, (2872); Nesâî, Salât 7, (1, 231); Muvatta, Sefer 91, (1,174).
2294 - Sa'd Ýbnu Ebî Vakkas (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Ýki erkek kardeþ vardý. Bunlardan biri öbür kardeþinden kýrk gün kadar önce vefat etti. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)ýn yanýnda bunlardan birincinin faziletleri zikredildi. Bunun üzerine Efendimiz (aleyhissalâtu vesselâm):
"Diðeri müslüman deðil miydi?" diye sordu.
"Evet, müslümandý ve fena da deðildi!" dediler. Aleyhissalâtu vesselâm:
"Öldükten sonra, namazýnýn ona ne kazandýrdýðýný biliyor musunuz? Namazýn misali, sizden birinin kapýsýnýn önünde akan ve her gün içine beþ kere girip yýkandýðý suyu bol ve tatlý bir nehir gibidir. Bu (nehrin) onun üzerinde kir býraktýðýný göremezsiniz. Öyleyse, siz ona namazýnýn neler ulaþtýrdýðýný bilemezsiniz."
Muvatta, Kasru's-Salât 91, (1,174).
2295 - Ebü Ümâme (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile beraber mescidde idik. O esnada bir adam geldi ve:
"Ey Allah'ýn Resülü, ben bir hadd iþledim, bana cezasýný ver!" dedi, Resülullah adama cevap vermedi. Adam talebini tekrar etti. Aleyhissalâtu vesselâm yine sükut buyurdu. Derken (namaz vakti girdi ve) namaz kýlýndý. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazdan çýkýnca adam yine peþine düþtü, ben de adamý takip ettim. Ona ne cevap vereceðini iþitmek istiyordum. Efendimiz adama:
"Evinden çýkýnca abdest almýþ, abdestini de güzel yapmýþ mýydýn?" buyurdu. O:
"Evet ey Allah'ýn Resülü!" dedi. Efendimiz:
"Sonra da bizimle namaz kýldýn mý?" diye sordu. Adam:
"Evet ey Allah'ýn Resülü!" deyince, Efendimiz:
"Öyleyse Allah Teâlâ hazretleri haddini -veya günahýný demiþti- affetti" buyurdu."
Buhârî, Hudüd 27, Müslim, Tevbe 44, 45, (2764, 2765); Ebü Davud, Hudüd 9, (4381).
2296 - Hz. Enes (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Ben Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn yanýnda idim. Bir adam huzuruna gelerek:
"Ey Allah'ýn Resülü, dedi, ben bir hadd (suçu) iþledim, cezasýný tatbik et!"
Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) adama (birþey) sormadý. Derken namaz vakti girdi. Resülullah'la birlikte o da namaz kýldý. Aleyhissalâtu vesselâm namazýný tamamlayýnca, adam yanýna geldi ve:
"Ey Allah'ýn Resülü! dedi, ben hadd (çeþidine giren bir suç) iþledim. Bana Allah'ýn Kitabýný tatbik et!"
Efendimiz:
"Sen bizimle birlikte namazýný eda etmedin mi?" diye sordu. Adam:
"Evet!" dedi. Efendimiz:
"Öyleyse git. Zîra Allah, senin günahýný affetti" veya -hadd'ini affetti" dedi."
Buhârî, Hudud 17; Müslim, Tevbe 44, 45, (2764, 2765), Hudüd 24, (1696).
2297 - Âsým Ýbnu Süfyan es-Sakafi (radýyallâhu anh)'nin anlattýðýna göre, bunlar Selâsil gazvesine gitmiþler. Fakat fiilen gazveye iþtirak edememiþlerdi. Bunun üzerine kendilerini Allah yoluna verdiler. Sonra Hz. Muâviye (radýyallâhu anh)'nin yanýna döndüler. Hz. Muâviye'nin yanýnda Ebü Eyyüb el-Ensârî ve Ukbe Ýbnu Âmir vardý. Âsým:
"Ey Ebü Eyyüb! dedi. Bu sene gazveyi kaçýrdýk. Bize, (bunun telafisi için bir çare) haber verildi. Buna göre, kim dört mescitte namaz kýlarsa, günahlarý affedilirmiþ."
Ebü Eyyüb:
"Ey kardeþimin oðlu! dedi. Ben sana bundan daha kolayýný haber vereyim. Ben Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn þu sözünü iþittim: "kim emredildiði þekilde (mükemmel olarak) abdestini alýr, emredildiði þekilde namazýný kýlarsa, önceden yapmýþ olduðu (kusurlu) ameli sebebiyle affolunur. " Ey Ukbe! (Resülullah'ýn tebþiri) böyleydi deðil mi?"
Ukbe: "Evet!" dedi."
Nesâî, Tahâret 108, (1, 90-91).
2298 - Ukbe Ýbnu Amir (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn þöyle söylediðini iþittim: "Rabbin, koyun güden bir çobanýn, bir daðýn zirvesine çýkýp namaz için ezan okuyup sonra da namaz kýlmasýndan hoþlanýr ve AIIah Teâlâ hazretleri þöyle der:
"Benim þu kuluma bakýn! Ezan okuyor, namaz kýlýyor, yani benden korkuyor. Kasem olsun, kulumu affettim ve onu cennetime dahil ettim."
Ebü Dâvud, Salât 272, (1203); Nesâî, Ezân 26, (2, 20).
2299 - Ýmam Mâlik (radýyallâhu anh)'e ulaþtýðýna göre, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) þöyle buyurmuþtur: "Ýstikamet üzere olun. (Bunun sevabýný) siz sayamazsýnýz. Þunu bilin ki, en hayýrlý ameliniz namazdýr. (Zâhirî ue bâtînî temizliði koruyarak) abdestli olmaya ancak mü'min riayet eder."
Muvatta, Tahâret 36, (1, 34); Ýbnu Mâce, Tahâret 4, (277).
2300 - Hz. Huzeyfe (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý herhangi bir þey üzecek olursa namaz kýlardý."
Ebü Dâvud, Salât 312, (1319); Nesâî, Mevâkît 46, (1, 289).
2301 - Abdullah Ýbnu Selmân, Resülullah (aleyhissalâtu vesselam)'ýn ashabýndan birisinden naklediyor: "Hayberin fethedildiðii gün bir adam Hz. Peygamber'e gelerek:
"Ey Allah'ýn Resülü, bugün ben öyle bir kâr ettim ki böyle bir kârý þu vadi ahalisinden hiçbiri yapmamýþtýr" dedi. Efendimiz:
"Bak hele! Neler de kazandýn?" diye sordu. Adam:
"Ben alýp satmaya ara vermeden devam ettim. Öyle ki üçyüz okiyye kâr ettim dedi. Aleyhissalâtu vesselâm efendimiz:
"Sana kârlarýn en hayýrlýsýný haber vereyim mi?" diye sordu. Adam:
"O nedir, ey Allah'ýn Resülü?" dedi. Efendimiz açýkladý:
"(Farz) namazdan sonra, kýlacaðýn iki rekattir."
Ebü Dâvud, Cihâd 180, (2785).
2302 - Hz. Enes (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Bana kadýn ve güzel koku sevdirildi, gözümün nuru namazda kýlýndý."
Nesâî, Ýþretu'n-Nisâ 1, (7, 61).
2303 - Rebî'a Ýbnu Ka'b el-Eslemî anlatýyor: "Ben Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) ile beraber gecelemiþtim, kendisine abdest suyunu ve baþkaca ihtiyaçlarýný getirdim. Bana:
"Dile benden (ne dilersen)!" buyurdu. Ben:
"Senden cennette seninle beraberlik diliyorum!" dedim. Bana:
"Veya bundan baþka birþey?" dedi. Ben:
"Hayýr, sadece bunu istiyorum!" dedim.
"Öyleyse kendin için çok secde ederek bana yardýmcý ol!" buyurdu."
Müslim, Salât 226, (489); Ebü Dâvud, Salât 312, (1320).
2304 - Ma'dan Ýbnu Ebî Talha el-Ya'merî (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn azadlýsý Sevbân (radýyallâhu anh)'a rastladým. Kendisine:
"Bana bir amel söyle de onu yapayým. Allah da onun sayesinde beni cennetine koysun" dedim. -Veya þöyle demiþti: "Dedim ki: "..Allah nezdinde en hayýrlý ameli bana bildir."- Sevbân sükut etti. Sonra ben tekrar ayný þeyi sordum. O yine sükut etti. Ben üçüncü sefer sordum. Sonunda dedi ki:
"Ayný þeyleri ben de Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)a sormuþtum. Bana þu cevabý vermiþti:
Çokça secde yapman gerekir. Zîra sen secde ettikçe, her secden sebebiyle Allah dereceni artýrýr, onun sebebiyle günahýný döker." Ma'dan der ki: "Sonra Ebu'd-Derdâ'ya geldim. Ayný þeyi ona da sordum. O da Sevbân'ýn bana söylediðinin aynýsýný söyledi."
Müslim, Salât 225, 226, (488, 489). Nesâî, Tatbik 81; Tirmizî, Salât 169, (388); Ýbnu Mâce, Ýkâmet 201, (1422-1424).
NAMAZIN EDA VE KAZASININ VÜCÛBU HAKKINDA
2305 - Hz. Enes (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Bir adam, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a: "Allah, kullarýna kaç vakit namazý farz kýldý?" diye sordu. Aleyhissalâtu vesselâm:
"AIIah, kullarIna beþ vakit namazý farz kýldý" diye cevap verdi. Adam tekrar sordu:
"Bunlardan önce veya sonra baþka bir þey var mý?"
"AIIah kullarýna beþ vakti -farz kýldý. " Bu cevap üzerine adam, bunlar üzerine hiçbir ilavede bulunmayacaðýna, onlardan herhangi bir eksiltme de yapmayacaðýna dair yemin etti. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm):
"Bu adam sözünde durursa mutlaka cennete girecektir!" buyurdu."
Müslim, Ýman,10, (12); Tirmizî, Zekât 2, (619); Nesâi, Salât 4, (1, 228, 229) Bu metin Nesâî'dekidir.
Bu rivayeti, Müslim ve Tirmizî, Kitâbu'I-Ýman'da mezkur, uzun bir hadis zýmnýnda tahric ederler.
2306 - Hz. Enes (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a Mi'râc'a çýktýðý gece elli vakit namaz farz kýlýndý. Sonra bu azaltýlarak beþe indirildi. Sonra da þöyle hitap edildi:
"Ey Muhammed! Artýk, nezdimde (hüküm kesinleþmiþtir), bu söz deðiþtirilmez. Bu beþ vakit, (Rabbinin bir lüftu olarak on misliyle kabul edilerek) senin için elli vakit sayýlacaktýr."
Buhârî, Bed'ül-Halk 6, Enbiya 22, 43, Menâkýbu'l-Ensâr 42; Müslim, Ýman 259, (162); Tirmizî, Salât 159, (213); Nesâî, Salât 1, (1, 217-223).
2307 - Ýbnu Abbâs (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Allah, namazý peygamberinizin diliyle hazerde dört, seferde iki, korku halinde de dört rek'at olarak farz kýlmýþtýr."
Müslim, Salât 5, (687); Ebü Dâvud, Salât 287, (1247); Nesâî, Taksir 1, (3,118,119).
2308 - Hz. Aiþe (radýyallâhu anhâ) anlatýyor: "Allah namazý (ilk defa farz ettiði zaman iki rek'at olarak farz etmiþti. Sonra onu hazer için (dörde) tamamladý. Yolcu namazý ilk farz edildiði þekilde sabit tutuldu."
Buhârî, Salât 1, Taksîru's-Salât 5, Menâkýbu'l-Ensâr 47; Müslim, Salâtu'-Müsâfarî.n 2, (685); Muvatta, Kasru's-Salât 8, (1,146; Ebü Dâvud, Salât 270, (1198); Nesâî, Salât 3, (1, 225).
2309 - Hz. Ömer (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Kurban bayramýnda kýlýnan namaz iki rek'attir, Fýtýr (Ramazan) bayramýnda kýlýnan namaz iki rek'attir, sefer namazý iki rek'attir, cum'a namazý da iki rek'attir. Bunlar Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)'ýn lisaný üzere, tamamdýr, kýsaltma yoktur."
Nesâî, Cum'a 37, (3,111), Taksir 1, (3,118), Ýdeyn 11, (3,183).
2310 - Abdullah Ýbnu Fudâle, babasý (Fudâle'den) naklen anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselam)'ýn bana öðrettikleri arasýnda: "Beþ vakit namaza devam edin!" emri de vardý. Ben: "Bu beþ vakit, benim meþguliyetlerimin bulunduðu anlardýr. Bana (bunlarýn yerine geçecek) cami (kapsamlý) bir þey emret, öyle ki onu yaptým mý, benden beþ vakit namaz borcunun yerine geçsin!" dedim. Bunun üzerine: "Öyleyse Asreyn'e devam et!" buyurdu. Bu kelime bizim dilimizde yoktu. Bu sebeple: "Asreyn nedir?" diye sordum. "Güneþ doðmazdan önceki namazla güneþ batmazdan önceki namaz" buyurdu."
Ebü Dâvud, Salât 9, (428).
2311 - Sebretü' bnu Ma'bed (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Yedi yaþýna geldi mi çocuða namazý emredin, on yaþýna geldi mi kýlmadýðý takdirde dövün."
Ebü Dâvud, Salât 26, (494); Tirmizî, Salât 299, (407).
Tirmizî'nin rivayetinde "Çocuða namazý yedi yaþýnda öðretin, kýlmadýðý takdirde on yaþýnda dövün" þeklindedir.
2312 - Amr Ýbnu'l-Âs (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Çocuklarýnýza, onlar yedi yaþýnda iken namazý emredin. On yaþýnda olunca namaz(daki ihmalleri) sebebiyle onlarý dövün, yataklarýný da ayýrýn."
Ebü Dâvud, Salat 25, (495, 496).
2313 - Onun bir diðer rivayetinde þöyle denir: "Resülullah'a bundan (namazýn çocuða ne zaman emredileceðinden) sorulmuþtu:
"Çocuk saðýný solundan ayýrmasýný bildi mi ona namazý emredin" buyurdu."
Ebü Davud, Salât 26, (497).
2314 - Ýbnu Ömer (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) beni Uhud savaþý sýrasýnda teftiþ etti. O zaman ondört yaþýnda idim, savaþa katýlmama izin vermedi. Hendek savaþý sýrasýnda da beni gördü, o zaman ben onbeþ yaþýnda idim, bu sefer bana (cihad) izni verdi."
Nâfi' der ki: "Ben Ömer Ýbnu Abdilaziz'e uðradým, o zaman halife idi. Kendisine bu vak'ayý anlattým. Bana:
"Bu (onbeþ yaþ) çocukla büyüðü ayýran hududdur" buyurdu. Valilerine yazarak, onbeþ yaþýna basanlarý mükellef addetmelerini, daha küçükleri âile efradýndan saymalarýný emretti."
Buhârî, Þehâdât 18, Megazî 29, Müslim, Ýmâret 91, (1868); Tirmizî, Cihâd 31, (1711); Ebü Dâvud, Hudud 17, (4406, 4407); Nesâî, Talâk 20, (6,155).
2315 - Hz. Enes (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim bir namaz unutacak olursa hatýrlayýnca derhal kýlsýn. Unutulan namazýn bundan baþka kefareti yoktur."
Buhârî, Mevakîtu's-Salât 37; Müslim, Mesâcid 314, (684); Tirmizî, Salât 131, (178); Ebü Dâvud, Salât 11, (442); Nesâî, Mevâkît 52, 53, (2, 293, 294).
2316 - Buharî ve Müslim'in bir diðer rivayetinde þöyle denmiþtir: "Sizden biriniz namaz sýrasýnda yatmýþ idiyse veya namaza karþý gaflet etmiþ (ve unutmuþ) ise, hatýrlar hatýrlamaz onu kýlsýn. Zîra Allah Teâlâ Hazretleri þöyle buyurmuþtur: "Beni anmak için namaz kýl!" (Tâ-hâ 14).
Buhârî, Mevakîtu's-Salât 37; Müslim, Mesâcid 314, (684); Tirmizî, Salât 131, (178); Ebü Dâvud, Salât 11, (442); Nesâî, Mevâkît 52, 53, (2, 293, 294).
2317 - Ebü Katâde (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah'la beraber bir gece boyu yürüdük. Cemaatten bazýlarý:
"Ey Allah'ýn Resülü! Bize mola verseniz!" diye talepte bulundular. Efendimiz:
"Namaz vaktine uyuya kalmanýzdan korkuyorum" buyurdu. Bunun üzerine Hz. Bilâl: "Ben sizi uyandýrýrým!" dedi. Böylece Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) mola verdi ve herkes yattý. Nöbette kalan Bilâl de sýrtýný devesine dayamýþtý ki gözleri kapanýverdi, o da uyuyakaldý.
Güneþin doðmasýyla Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) uyandý ve:
"Ey BiIâI! Sözün ne oldu?" diye seslendi ve Hz. Bilâl: "Üzerime böyle bir uyku hiç çökmedi" diyerek cevap verdi. Aleyhissalâtu vesselâm:
"AIIah Teâlâ Hazretleri, ruhlarýnýzý dilediði zaman kabzeder, dilediði zaman geri gönderir. Ey BiIâI! Halka namaz için ezan oku" buyurdu. Sonra abdest aldý ve güneþ yükselip beyazlaþýnca kalktý, kafileye cemaatle namaz kýldýrdý."
Buhârî, Mevâkît 35, Tevhîd 31; Müslim, Mesâcid 309-311; Muvatta, Vaktu's-Salât 25; Ebu Dâvud, Salât 11, (435-441); Tirmizî, Salât 130, (177), Tefsir, Tâ-hâ (3162); Nesâî, Mevâkît 53, 54, 55, (1, 294-298), Ýmâmet 47, (2,106).
2318 - Bu hadis Ebü Dâvud'un bir rivayetinde þöyle gelmiþtir: "Güneþin harareti onlarý uyandýrýnca kalktýlar, bir müddet yürüdüler, sonra tekrar konaklayýp abdest aldýlar. Hz. Bilâl (radýyallâhu anh) ezan okudu. Sabahýn iki rekatlik (sünnet) namazýný kýldýlar, sonra da sabah namazýný (kazaen) kýldýlar. Namazdan sonra hayvanlara binip yola koyuldular. Giderken birbirlerine: "Namazýmýzda ihmalkârlýk ettik" diye yakýnýyorlardý. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm):
"Uyurken (vâki olan namaz kaçmasý) ihmal sayýlmaz, ihmal uyanýklýktadýr. Sizden biri, herhangi bir namazda gaflete düþer kaçýrýrsa, hatýrlayýnca onu hemen kýlsýn. Ertesi sabahýn namazý da mütad vaktinde kýlýnýr" buyurdu."
Buhârî, Mevâkît 35, Tevhîd 31; Müslim, Mesâcid 309-311; Muvatta, Vaktu's-Salât 25; Ebu Dâvud, Salât 11, (435-441); Tirmizî, Salât 130, (177), Tefsir, Tâ-hâ (3162); Nesâî, Mevâkît 53, 54, 55, (1, 294- 298), Ýmâmet 47, (2,106).
2319 - Ebü Dâvud'un bir diðer rivayetinde þöyle gelmiþtir: "Namaz(ýn kaçmýþ olmasýn)dan korkarak kalktýk, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm):
"Aðýr olun, aðýr olun, bunda bir taksiriniz yok!" buyurdu. Güneþ yükselince de:
"Sizden kim sabahýn iki rekat sünnetini (mütad olarak) kýlýyor idiyse yine kýlsýn" dedi. Bu emir üzerine kýlan da, kýlmayan da kalkýp sünnetini kýldý. Sonra Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) namaz için kâmet emretti. Kâmet getirildi. Efendimiz kalktý ve bize namaz kýldýrdý. Namaz bitince:
"Haberiniz olsun, AIIah'a hamdediyoruz ki, bizi namazýmýzdan, dünyevî iþlerimizden herhangi biri alýkoymuþ deðildir. Ancak ruhlarýmýz AIlahu Teâlâ'nýn kabza-i tasarrufundadýr, dilediði zaman onu salar. Sizden kim sabah namazýna, sabahleyin mütad vaktinde kavuþursa, sabah namazýyla birlikte bir mislini de kaza etsin!" dedi."
Buhârî, Mevâkît 35, Tevhîd 31; Müslim, Mesâcid 309-311; Muvatta, Vaktu's-Salât 25; Ebu Dâvud, Salât 11, (435-441); Tirmizî, Salât 130, (177), Tefsir, Tâ-hâ (3162); Nesâî, Mevâkît 53, 54, 55, (1, 294-298), Ýmâmet 47, (2,106).
2320 - Ebü Dâvud, Tirmizî ve Nesâî'nin bir diðer rivayetinde þöyle gelmiþtir: "Þunu bilin ki, uykuda ihmal sözkonusu deðildir. Ýhmal lyani taksir), diðer bir namazýn vakti girinceye kadar namazýný kýlmayan için mevzubahistir."
Buhârî, Mevâkît 35, Tevhîd 31; Müslim, Mesâcid 309-311; Muvatta, Vaktu's-Salât 25; Ebu Dâvud, Salât 11, (435-441); Tirmizî, Salât 130, (177), Tefsir, Tâ-hâ (3162); Nesâî, Mevâkît 53, 54, 55, (1, 294-298), Ýmâmet 47, (2,106).
2321 - Müslim'in Ebü Hüreyre'den kaydettiði bir diðer rivayette þöyle gelmiþtir: "...Güneþ doðuncaya kadar uyanmadý. Resülullah (aleyhissalatu vesselâm):
"Herkes bineðinin baþýndan tutsun (ve burayý terketsin). Zîra burasý bize þeytanýn musallat olduðu bir yerdir!" dedi. Biz de emri yerine getirdik."
Buhârî, Mevâkît 35, Tevhîd 31; Müslim, Mesâcid 309-311; Muvatta, Vaktu's-Salât 25; Ebu Dâvud, Salât 11, (435-441); Tirmizî, Salât 130, (177), Tefsir, Tâ-hâ (3162); Nesâî, Mevâkît 53, 54, 55, (1, 294- 298), Ýmâmet 47, (2,106).
2322 - Ebü Dâvud'un Ebü Hüreyre'den kaydettiði bir rivayette þöyle denmiþtir: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam):
"Size gaflet gelen bu yeri deðiþtirin!" buyurdu.
Buhârî, Mevâkît 35, Tevhîd 31; Müslim, Mesâcid 309-311; Muvatta, Vaktu's-Salât 25; Ebu Dâvud, Salât 11, (435 - 441); Tirmizî, Salât 130, (177), Tefsir, Tâ-hâ (3162); Nesâî, Mevâkît 53, 54, 55, (1, 294-298), Ýmâmet 47, (2,106).
2323 - Ýbnu Abbâs (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) gecenin evvelinde yürüdü, sonuna doðru uyku molasý verdi. Ancak güneþ doðuncaya -veya bir kýsmý ufuktan çýkýncaya- kadar uyanamadý. (Uyanýnca) namazý hemen kýlmadý. Güneþ yükselince namazý kýldý. Ýþte bu orta namazdýr (Salâtu'l-Vustâ)."
Nesâî, Mevâkît 55, (1, 299).
2324 - Ýmam Mâlik, Zeyd Ýbnu Eslem'den naklen anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: "Muhakkak ki, Allah, ruhlarýmýzý kabzetmektedir. Dilerse onu, bize bundan baþka bir vakitte iade eder."
Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) böyle söyledikten sonra Hz. Ebü Bekri's-Sýddîk (radýyallâhu anh)'a yönelerek:
"Þeytan (bu gece) namaz kýlmakta iken Bilâl'e geldi ve onu yatýrdý. Uyumasý için bir çocuk nasýl sallanarak avutulursa öylece onu da sallayarak uyuttu" dedi. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) sonra Bilâl'i çaðýrdý. Gelince Bilâl, Resülullah'a onun Hz. Ebü Bekr'e anlattýðýnýn týpkýsýný haber verdi. Hz. Ebü Bekr bu iþittikleri karþýsýnda: "Þehadet ederim ki, sen Allah'ýn Resülüsün!" demekten kendini alamadý."
Muvatta, vukütu's-Salât 26, ( 1.14-15).
2325 - Hz. Câbir (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Hz. Ömer, Hendek savaþý sýrasýnda bir keresinde güneþ battýktan sonra geldi ve Kureyþ kafirlerine küfretmeye baþladý ve bu meyanda: "Ey Allah'ýn Resülü dedi, güneþ batmak üzereyken ikindi namazýný (güç bela) kýlabildim." Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm):
"Vallâhi ikindiyi ben kýlamadým!" dedi. Beraberce kalkýp Butha'ya gittik. Orada Efendimiz abdest aldý, biz de abdest aldýk. Güneþ battýktan sonra ikindiyi kýldý, sonra da akþamý kýldý."
Buharî, Mevâkît 36, 38, Ezân 26, Salâtu'l-Havf 4, Megâzî 29; Müslim, Mesâcid 209, (631); Tirmizî, Salât 132, (180); Nesâî, Sehv 105, (3, 84, 85).
2326 - Ýbnu Mes'üd (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Müþrikler Hendek günü Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý fazlaca meþgul ederek dört vakit namazý kazaya býraktýrdýlar, geceden Allah'ýn dilediði bir müddet geçinceye kadar onlarý kýlamadý. Sonra Bilâl (radýyallâhu anh)'e emretti, o da ezan okudu. Sonra kâmet getirdi. Resülullah öðleyi (kazâen) kýldý. (Bilâl tekrar) ikâmet getirdi, Resülullah ikindiyi kýldý. Sonra (Bilâl tekrar) ikâmet getirdi. Resülullah akþamý kýldý. Sonra (Bilâl yatsý için) kâmet getirdi ve Resülullah yatsýyý kýldý."
Tirmizi, Salât 132, (179); Nesâî, Mevâkît 55, (1, 297, 298).
2327 - Nâfi' anlatýyor: "Abdullah Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ)'e baygýnlýk gelmiþ ve aklý gitmiþti. (Bu esnada kýlamadýðý) namazý kaza etmedi."
Muvatta, Vukût 24, (1,13).
Ýmam Mâlik der ki: "Doðruyu Allah bilir ya, bana göre bu þundan ileri gelir: "Vakit çýkmýþtýr. Ama vakit içinde ayýlan, o vaktin namazýný kýlar.."
2328 - Yine Nâfi' anlatýyor: "Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) dedi ki: "Kim bir namazý unutur ve bunu imamýn arkasýnda namaz kýlarken hatýrlarsa, imam selamý verince unutmuþ olduðu namazý hemen kýlsýn, sonra da öbür namazý (kýldýðýný yeniden) kýlsýn."
Muvatta, Kasru's-Salât 77, (1,168).
2329 - Hz. Câbir (radýyallâhu anh)'in anlattýðýna göre, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'in þöyle söylediðini iþitmiþtir "Kiþiyle þirk arasýnda namazýn terki vardýr."
Müslim, Ýman 134, (82); Ebü Dâvud, Sünnet 15, (4678); Tirmizî, Ýman 9, (2622). Metin Müslim'in metnidir.
Tirmizinin metni þöyledir: "Küfürle îman arasýnda namazýn terki vardýr."
2330 - Tirmizî ve Ebü Dâvud'un bir diðer rivayetinde: "Kulla küfür arasýnda namazýn terki vardýr."
Tirmizî, Ýman 9, (2622); Ebü Dâvud, Sünnet 15, (4678); Ýbnu Mâce, Salât 77, (1078).
2331 - Hz. Büreyde (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Benimle onlar (münafýklar) arasýndaki ahid (antlaþma) namazdýr. Kim onu terkederse küfre düþer."
Tirmizî, Ýman 9, (2623); Nesâî, Salât 8, (1, 231, 232); Ýbnu Mâce, Salât 77, (1079).
2332 - Abdullah Ýbnu Þakik merhum anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn Ashâb'ý ameller içerisinde sadece namazýn terkinde küfür görürledi."
Tirmizî, Ýman 9, (2624).
2333 - Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ýkindi namazýný kaçýran bir insanýn (uðradýðý zarar yönünden durumu), malýný ve ehlini kaybeden kimsenin durumu gibidir."
Buhârî, Mevâkît 14; Müslim, Mesâcid 200, (626); Muvatta, Vukütu's-Salât 21, (1,11,12); Ebü Dâvud, Salât 5, (414, 415); Tirmizî, Salât 128, (175); Nesâî, Salât 17, (1, 238).
2334 - Ebü'l-Melih (rahimehümullah) anlatýyor: "Biz bulutlu bir günde Büreyde (radýyallâhu anh) ile bir gazvede beraberdik. Dedi ki: "Ýkindi namazýný erken kýlýn, zîra Resülullah (aleyhissalâtu vesselam): "Kim ikindi namazýný terkederse ameli boþa gider" buyurdu."
Buhârî, Mevâkit 15, 34; Nesâî, Salât 15, (1, 236).
NAMAZ VAKÝTLERÝ
2335 - Hz. Ebü Müsa (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)'a bir zat gelerek namaz vakitlerini sordu. Efendimiz ona hiçbir cevap vermedi."
(Sabah vaktinde) þafak sökünce, henüz kimse kimseyi tanýyamayacak kadar ortalýk karanlýk iken Bilâl'e emretti, sabah ezanýný okudu.
Sonra, güneþ tam tepe noktasýndan batýya dönme (zeval) anýnda yine Bilâl'e emretti, öðle ezanýný okudu. Bu vakit için, -öbürlerinden daha iyi bilen- birisi: "Bu, gün ortasý (nýsfu'n-Nehar)" demiþti. Sonra, güneþ henüz yüksekte olduðu zaman emretti, Bilâl akþam narnazý için ezan okudu. Sonra ufuktaki aydýnlýk (þafak) kaybolunca yatsý için emretti, Bilâ! yatsý ezanýný okudu. Sonra ertesi gün, sabah namazýný tehir etti. O kadar geciktirdi ki, kiþinin, "sabah vakti çýktý veya çýkmak üzere" demesi ânýnda namazý tamamladý. Sonra öðleyi tehir etti, öyle ki, öðle namazýný dün ikindiyi kýldýðýmýz âna yakýn bir vakitte kýldý. Sonra ikindiyi tehir etti. Bir kimsenin, "Güneþ (ikindi) kýzýllýðýna büründü" diyebileceði bir vakitte namazdan çýktý. Sonra akþamý, nerdeyse ufuktan aydýnlýðýn (þafak) kaybolduðu âna kadar tehir etti."
2336 - Bir rivayette de þöyle gelmiþtir: Akþamý, ikinci günde, ufuktaki aydýnlýðýn kaybolmasýndan önce kýldý. Sonra yatsýyý, gecenin ilk üçte birine kadar tehir etti. Sonra sabah oldu ve soru sahibini çaðýrdý: "Ýþte namazýn vakti bu iki hudud arasýndadýr" buyurdu.
Müslim, Mesâcid 178, (614); Ebü Dâvud, Salât 2, (395); Nesâî, Muvâkît 15, (1, 260, 261). Metin Müslim'e aittir.
2337 - Ebü Dâvud'un bir rivayetinde þöyle denmiþtir: "Sabah namazýný kiþi arkadaþýnýn yüzünü tanýyamayacak -veya kiþi yanýndakini tanýmayacak- kadar (ortalýðýn karanlýk olduðu) bir anda kýldý. Sonra ikindiyi öylesine tehir etti ki, namazdan çýktýðý zaman güneþ sararmýþtý..."
Rivayetin sonunda Ebü Dâvud der ki: Bu hadisi rivayet edenlerden bazýsý þöyle dedi: "sonra yatsýyý gece yarýsýna kadar tehir ederek kýldý."
Ebü Dâvud, Salât 2, (396).
2338 - Hz. Büreyde (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Bir adam Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a namazlarýn vaktinden sormuþtu. Ona:
"Þu (önümüzdeki) iki günde namazlarý bizimle kýl!"buyurdu. (O gün) güneþ tam tepe noktasýndan (batýyor) kayýnca ezan için Bilâl'e emretti. O da öðle ezanýný okudu. Sonra öðle için kâmet okumasýný emretti. Sonra güneþ yüksekte, beyaz parlak iken emretti ve ikindi için kâmet okudu. Sonra güneþ batýnca emretti, akþam için kâmet okudu. Sonra ufuktaki aydýnlýk kaybolunca emretti, yatsý için kâmet okudu. Sonra þafak sökünce
emretti sabah için kâmet okudu. Ýkinci gün olunca, Bilâl'e ortalýðýn serinlemesini beklemeyi emretti. O da öðleyi, ortalýk iyice serinleyinceye kadar geciktirdi. Ýkindiyi, güneþ yüksekten, dünkü vakitten biraz sonra kýldý. Akþamý ufuktaki beyazlýk kaybolmazdan az önce kýldý. Yatsýyý gecenin üçte biri geçtikten sonra kýldý. Sabahý ortalýk iyice aðarýnca kýldý. Sonra:
"Namaz vakitlerinden soran kimse nerede?" diye sordu. Soru sahibi:
"Benim ey Allah'ýn Resülü!" dedi.
"Namazlarýnýzýn vakti dedi, gördüðünüz (iki vakit) arasýndadýr."
Müslim, Mesâcid 176, 177, (613); Tirmizî, Salât 115, (152); Nesâî, Mevâkît 12, (1, 258).
2339 - Ýbnu Abbâs (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Cibril (aleyhisselâm) bana, Beytullah'ýn yanýnda, iki kere imamlýk yaptý. Bunlardan birincide öðleyi, gölge ayakkabý baðý kadarken kýldý. Sonra, ikindiyi her þey gölgesi kadarken kýldý. Sonra akþamý güneþ battýðý ve oruçlunun orucunu açtýðý zaman kýldý. Sonra yatsýyý, ufuktaki aydýnlýk (þafak) kaybolunca kýldý. Sonra sabahý þafak sökünce ve oruçluya yemek haram olunca kýldý. Ýkinci sefer öðleyi, dünkü ikindinin vaktinde herþeyin gölgesi kendisi kadar olunca kýldý. Sonra ikindiyi, herþeyin gölgesi kendisinin iki misli olunca kýldý. Sonra akþamý, önceki vaktinde kýldý. Sonra yatsýyý, gecenin üçte biri gidince kýldý. Sonra sabahý, yeryüzü aðarýnca kýldý.
Sonra Cibrîl (aleyhisselam) bana yönelip:
"Ey Muhammedl Bunlar senden önceki peygamberlerin (aleyhimüssalatu vesselâm) vaktidir. Namaz vakti de bu iki vakit arasýnda kalan zamandýr!" dedi. "
Tirmizî, Salât 1, (149); Ebü Dâvud, Salât 2, (393).
2340 - Nesaî'nin Hz. Câbir (radýyallâhu anh)'den yaptýðý bir rivayette þöyle denmiþtir: "Sonra O'na (Cibrîl), Fecr uzayýp sabah olunca daha yýldýzlar parlak ve cývýl cývýl iken geldi. Dünkü yaptýðýný aynen yaptý, sabah namazýný kýldý. Sonra da: "Namaz vakti, iþte gördüðünüz bu iki namaz arasýdýr" dedi."
Nesâi, Mevâkît 10, (1, 256).
2341 - Bir diðer rivayette þöyle denmiþtir: "...Öðleyi, güneþ (tepeden batýya) meyledince kýldý. (Bu sýrada) gölge ayakkabý baðý kadardý. Sonra ikindiyi, gölge ayakkabý baðýnýn misli ve adam boyu olunca kýldý. Sonra akþamý, güneþ batýnca kýldý. Sonra yatsýyý, ufuktaki aydýnlýk kaybolunca kýldý. Sonra, sabahý, þafak sökünce kýldý. Sonra ertesi günün öðlesini, gölge, adam boyu olunca kýldý. Sonra ikindiyi, kiþinin gölgesi iki
misli olunca kýldý. Sonra akþamý, güneþ batýnca kýldý. Sonra yatsýyý, gecenin üçte birine veya yarýsýna doðru kýldý. Sonra sabahý kýldý ve ortalýk aðardý."
Nesâî, Mevâkît I5, 7,10,17, (1, 251, 255, 261, 263).
2342 - Hz. Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: "Bilesiniz, namazýn bir ilk vakti bir de son vakti vardýr. Öðle vaktinin evveli güneþin tepe noktasýndan batýya meyil (zeval ânýdýr. Son vakti de ikindinin girdiði andýr. Ýkindi vaktinin evveli, vaktinin girdiði andýr. Vaktin sonu da güneþin sarardýðý andýr. Akþam vaktinin evveli, güneþin battýðý andýr. Vaktin sonu da ufuktaki aydýnlýðýn (þafak) kaybolduðu andýr. Yatsý vaktinin evveli, ufuðun kaybolduðu andýr. Vaktin sonu da gecenin yarýsýdýr. Sabah vaktinin evveli fecrin (aydýnlýðý) doðmasýdýr. Vaktin sonu da güneþin doðmasýdýr."
Tirmizî, Salât 114, (151); Müslim, Mevâkît 6, (1, 249, 250).
2343 - Muvatta'da Abdullah Ýbnu Râfi' Mevla Ümmü Seleme'den kaydedilen bir rivayette þöyle denmiþtir: "Abdullah Ýbnu Râfi', Ebü Hüreyre'ye namazlarýn vaktini sormuþtu. Ebü Hüreyre kendisine þu açýklamayý yaptý: "Ben sana haber vereyim: Gölgen kendi mislin kadarken öðleyi kýl. Ýkindiyi gölgen iki mislin olunca kýl. Akþamý güneþ batýnca kýl. Yatsýyý seninle arana gecenin üçte biri girince kýl. Sabahý da alaca karanýlýkta kýl."
Muvatta, Vukütu's-Salât 9, (1, 8). 6
2344 - Ýmam Mâlik'in anlattýðýna göre, Hz. Ömer valilerine þöyle yazdý: "Nazarýmda iþlerinizin en ehemmiyetlisi namazdýr. Kim onu (farz, vacib, sünnet ve vaktine riayetle) korur ve (tam zamanýnda kýlmaya) devam ederse dînini korumuþ olur. Kim de onu(n zamanýný tehir suretiyle) zayi ederse, onun dýþýndakileri daha çok zayi eder."
Hz. Ömer yazýsýna þöyle devam etti: "Öðleyi gölge bir ziralýktan birinizin gölgesi misli oluncaya kadar kýlýnýz. Ýkindiyi, güneþ yüksekte, beyaz, parlak iken, hayvan binicisinin, güneþ batmazdan önce iki veya üç fersahlýk yol alacaðý müddet içerisinde; akþamý güneþ batýnca; yatsýyý ufuktaki aydýnlýk battýmý gecenin üçte birine kadar kýlýnýz. -Kim (yatsýyý kýlmadan) uyursa gözüne uyku düþmesin, kim (yatsýyý kýlmadan) uyursa gözüne uyku düþmesin, kim (yatsýyý kýlmadan) uyursa gözüne uyku düþmesin- Sabahý da yýldýzlar parlak ve cývýldarken kýlýnýz."
Muvatta, Mevâkit 6, (1, 6-7).
2345 - Muvatta'nýn diðer bir rivayetinde þöyle gelmiþtir: "Hz. Ömer (radýyallâhu anh), Ebü Müsa el-Eþ'arî hazretlerine yazdýðý bir mektupta ayný þeyi hatýrlattý ve (ilaveten) þunu yazdý: "Onda -yani sabah namazýnda- mufassal sürelerden iki uzun süre oku."
Muvatta, Mevâkît 7, (1, 7).
2346 - Yine benzer bir diðer rivayette þu ifade mevcuttur: Hz. Ömer, Ebü Müsa (radýyallâhu anhümâ)'ya þöyle yazdý: ". . .Yatsýyý seninle (akþam namazýyla) arana gecenin üçte biri girince kýl. Geciktirirsen gecenin yarýsýna kadar olsun. Sakýn gafillerden olma."
Muvatta, 8, (1, 7).
2347 - Abdullah Ýbnu Amr Ýbni'l-Âs (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Öðlenin (baþlama) vakti, güneþin (tepe noktasýndan batýya) meylettiði zamandýr. Kiþinin gölgesi kendi uzunluðunda olduðu müddetçe öðle vakti devam eder, yani ikindi vakti girmedikçe. Ýkindi vakti ise güneþ sararmadýkça devam eder. Akþam vakti ufuktaki aydýnlýk (þafak) kaybolmadýðý müddetçe devam eder. Yatsý namazýnýn vakti orta uzunluktaki gecenin yarýsýna kadardýr. Sabah namazýnýn vakti ise fecrin doðmasýndan (yani þafaðýn sökmesinden) baþlar, güneþ doðuncaya kadar devam eder. Güneþ doðdu mu namazdan vazgeç. Çünkü o, þeytanýn iki boynuzu arasýndan doðar."
Müslim, Mesâcid,173, (612); Ebü Dâvud, Salât 2, (396); Nesâî, Mevakît 15, (1, 260).
2348 - Ebü'l-Minhâl Seyyâr Ýbnu Selâme (rahimehullah) anlatýyor: "Ben ve babam birlikte Ebü Berze el-Eslemî (radýyallâhu anh)'nin yanýna girdik. Babam ona: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) farz namazlarý nasýl kýlardý?" diye sordu. Þu cevabý verdi:
"Efendimiz sizin "el-Evvel" dediðiniz öðle namazýný güneþ (tepe noktasýndan) batýya kayýnca kýlardý. Birimiz ikindiyi kýlýnca, Medîne'nin en uzak yerindeki evine dönerdi de güneþ hâlâ canlýlýðýný korurdu.
Akþam namazý hakkýnda ne söylediðini unuttum. Sizin atame dediðiniz yatsýyý geciktirmeyi iyi bulurdu (müstehap addederdi). Yatsýdan önce uyumayý, sonra da konuþmayý mekruh addederdi.
Kiþi (yanýnda beraber oturduðu) arkadaþýný tanýyýnca sabah namazýndan ayrýlýrdý. Namazda altmýþ-yüz âyet miktarýnca Kur'ân okurdu."
Buhârî, Mevâkît 11, 13, 39, Ezân 104; Müslim, Mesâcid 237, (647); Ebü Dâvud, Salât 3, (398); Nesâî, Mevâkît 2, (1, 246), 20, (1, 265).
2349 - Muhammed ibnu Amr Ýbni'l-Hasen Ýbni Ali Ýbnu Ebî Tâlib (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Haccâc, Medîne'ye geldiðinde namazý mütad vaktinden tehir ediyordu. Bunun üzerine Câbir Ýbnu Abdillah (radýyallâhu anh)'a (namazlarýn vakti hakkýnda) sorduk. Bize þu açýklamayý yaptý:
"Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) öðleyi hararetin þiddetli olduðu zamanda (hâcire vaktinde) kýlardý. Ýkindiyi de güneþ parlakken kýlardý. Akþamý, güneþ batýnca; yatsýyý bazan geciktirir, bazen de öne alýrdý.
Halkýn toplandýðýný görünce tacil eder, onlarý aðýr görünce de tehir ederdi. Sabahý da alaca karanlýkta kýlardý.
Buhârî, Mevâkît 18, 21; Müsýim, Mesâcid 234, (646); Ebü Dâvud, Salât 3, (397); Nesâî, Mevâkît 18, (1, 264).
2350 - Nesâî'nin Enes (radýyallâhu anh)'ten yaptýðý rivayette þöyle denmiþtir: "Sabahý, göz(ün görme ufku) geniþleyinceye kadar kýlardý."
Nesâî 29, (1, 278).
2351 - Ýbnu Mes'ud (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) öðle namazý kýldýðý zaman (gölgenin) miktarý, yazda üç ayaktan beþ ayaða kadar idi. Kýþta da beþ ayaktan yedi ayaða kadardý."
Ebü Dâvud, Salât 4, (400); Nesâî, Mevâkît 6, (1, 251).
2352 - Hz. Âiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Mü'min kadýnlar Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)'la birlikte sabah namazlarýný, bürgülerine sarýlmýþ olarak kýlarlardý. Sonra, namazlarýný kýlýnca evlerine dönerlerdi de bu esnada karanlýktan dolayý kimse de onlarý tanýyamazdý."
Buhârî, Mevâkît 13, 27, Ezân 162,165; Müslim, Mesâcid 231, (645); Muvatta, Vuküt 4, (1, 5); Ebü Dâvud, Salât 8, (423); Tirmizî, Salât 116, (153); Nesâî, Mevâkît 25, (1, 271).
2353 - Yine Hz. Aiþe anlatýyor: "Ben öðle namazýný, ne Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) kadar, ne de Ebü Bekr ve Ömer kadar tacil edip geciktirmeyen bir baþka însan tanýmýyorum."
Tirmizî, Salât, 118.
2354 - Yine Tirmizî'de Ümmü Seleme (radýyallahu anhâ)'den kaydedilen bir hadiste denmiþtir ki: "Öðleyi tacilde Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) sizden daha titizdi. Siz de ikindiyi tacilde ondan daha titizsiniz."
2355 - Habbâb (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a (secde edilen) yerin sýcaklýðýndan þikayet ettik, ancak þikayetimizi dinlemedi.
Züheyr, Ebü Ýshak'a: "Þikayetiniz öðle vaktinden miydi?" diye sordu. Öbürü:
"Evet!" dedi. Ben:
"Vakit girer girmez, (yani ortalýk çok sýcakken) kýlýnmasýndan mý?" diye sordum. O yine:
"Evet!" dedi."
Müslim, Mesâcid 189, (619); Nesâî, Mevâkit 2, (1, 247).
2356 - Hz. Enes (radýyallâhu anh): "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) (yolculuk sýrasýnda) bir yere inecek olsa, öðleyi kýlmadan orayý terketmezdi" demiþti. Bir adam sordu:
"Yani gün ortasýnda olsa da mý?"
"Evet, dedi, Enes, gün ortasýnda olsa da!"
Ebü Dâvud, Salât 273, (1205); Nesâi, Mevâkît 3, (1, 248).
2357 - Hz. Aiþe (radýyallâhu anhâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) güneþ odama vurduðu sýrada ikindiyi kýlardý."
Ebü Dâvud'un rivayetinde þu ziyade var: "... (güneþ) odamdan yükselmezden önce..."
Buhari, Mevâkît 13, Humus 4; Müslim, Mesâcid 169, (611); Ebü Dâvud, Salât 5, (407); Tirmizî, Salât 120, (159); Nesâî, Mevâkît 8, (1, 252).
2358 - Hz. Enes (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) güneþ yüksekte ve canlý iken ikindiyi kýlardý. Bu esnada kiþi avâli'ye (dýþ semtlere) gider, oraya varýrdý ve hâlâ güneþ yüksekliðini muhafaza ederdi. Gidilen bu avâli'den bazýlarý Medîne'ye dört mil uzaklýkta idi."
Buhârî, Mevâkît 13, Ý'tisâm 16; Müslim, Mesâcîd 192-197, (621-624); Muvatta, Vuküt 11, (1, 8-9); Ebü Dâvud, Salât 5, (404-405); Nesâî, Mevâkît 8, (1, 252-254).
2359 - Bir diðer rivayette þöyle gelmiþtir: "Es'ad Ýbnu Sehl Ýbnu Huneyf der ki: "Biz Ömer Ýbnu Abdilaziz (rahimehullah) ile öðleyi kýldýk. Sonra çýkýp Hz. Enes Ýbnu Mâlik (radýyallâhu anh)'in yanýna gittik. Varýnca onu ikindiyi kýlýyor bulduk. Ben kendisine:-
"Ey amcacýðým! Kýldýðýn bu namaz da ne?" diye sordum. Bana:
"Bu, ikindi namazýdýr. Ve bu Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)'Ia beraber kýldýðýmýz namazdýr" dedi.
Buhârî, Mevâkît 13, Ý'tisâm 16; Müslim, Mesâcîd 192-197, (621-624); Muvatta, Vuküt 11, (1, 8-9); Ebü Dâvud, Salât 5, (404-405); Nesâî, Mevâkît 8, (1, 252-254).
2360 - Bir diðer rivayette de þöyle gelmiþtir: "Resülullah (aleyhissalatu vesselam) bize ikindiyi kýldýrdý. Namazdan çýkýnca Efendimizin yanýna Benî Seleme'den birisi geldi ve:
"Ey Allah'ýn Resülü! dedi. Biz, bir deve kesmek istiyor ve sizin de kesimde hazýr bulunmanýzý arzu ediyoruz."
Efendimiz "Pekala!" deyip gitti. Biz de onunla gittik. Varýnca, devenin henüz kesilmediðini gördük. Kestiler, parçaladýrlar. Bir miktarýný piþirdiler. Güneþ batmadan o eti yedik."
Buhârî, Mevâkît 13, Ý'tisâm 16; Müslim, Mesâcîd 192-197, (621-624); Muvatta, Vuküt 11, (1, 8-9); Ebü Dâvud, Salât 5, (404-405); Nesâî, Mevâkît 8, (1, 252-254).
2361 - Seleme Ýbnu'l-Ekvâ (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) akþamý, güneþ batýp perdeye bürününce kýlýyordu."
Buhârî, Mevâkît 18; Müslim, Mesâcid 216, (636); Ebü Dâvud, Salât 6, (417); Tirmizî, Salât 122, (164).
Ebu Dâvud'un bir rivayetinde þöyle denir: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) akþamý, güneþin battýðý vakitte, güneþ (kursunun son) izi de ufukta kaybolunca kýlýyordu."
2362 - Râfi Ýbnu Hadîc (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Biz akþamý, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte kýlýnca, cemaatten ayrýlýp (ok atýþý yapanýmýz olurdu da) attýðý okun düþtüðü yerleri rahat görebilirdi."
Buhârî, Mevâkît 18; Müslim, Mesâcîd 217, (637).
2363 - Nesâi nin bu hususta Eslem kabîlesine mensup ashabtan bir kimseden kaydettiði beyan þöyledir: "Onlar Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte akþamý kýlarlar, sonra da Medîne'nin (Mescid'e) en uzak yerinde olan ailelerine dönüp ok atýþý yaparlar ve de oklarýnýn düþtüðü yerleri görürlerdi."
Nesâî, Mevâkît 13, (1, 259).
2364 - Mersed Ýbnu Abdillah el-Müzenî (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Ebü Eyyüb, gâzi (mücahid) olarak yanýmýza geldi. Bu sýrada Ukbe Ýbnu Amir de Mýsýr'da vali idi. Ukbe, akþam namazýný tehir etti. Ebü Eyyüb ona yönelerek:
"Ey Ukbe! dedi. Bu kýldýrdýðýn namaz ne namazýdýr?"
Ukbe, hatasýný anlayarak:
"Meþguliyetimiz vardý" diye özür beyan etti. Ebü Eyyüb:
"Sen Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)'ýn þu sözünü iþitmedin mi? Buyurmuþtu ki:
"Ümmetim, akþam namazýný, yýldýzlar cývýldayana kadar geciktirmedikçe hayýr üzere -veya fýtrat üzere demiþti- olmaktan geri kalmaz. "
2365 - Hz. Ali Ýbnu Ebî Tâlib (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana þu tembihte bulundu:
"Ey Ali, üç þey vardýr, sakýn onlarý geciktirme:
Vakti girince namaz, (hemen kýl!)
Hazýr olunca cenaze, (hemen defnet!)
Kendisine denk birini bulduðun bekar kadýn, (hemen evlendir!)"
Tirmizî, Salât 127, (171).
2366 - Hz. Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim sabah namazýndan bir rek'ati güneþ doðmazdan önce kýlabilirse, sabah namazýna yetiþmiþ demektir. Kim ikindi namazýndan bir rek'ati güneþ batmadan önce kýlabiIirse ikindi namazýna yetiþmiþ demektir."
2367 - Buhârî ve Nesâî'de gelen bir diðer rivayette þöyle denmiþtir: "Sizden kim, ikindi namazýnýn bir secdesini güneþ batmazdan önce kýlabilirse, namazýný tamamlasýn, sabah namazýnýn da bir secdesini güneþ doðmazdan önce kýlabilen, namazýný tamamlasýn."
Ancak Nesâî (bir rivayetinde de) þöyle der: ". . iIk rekatinde kýlarsa. . . "
Buhâri, Mevâkît 28,17; Müslim, Mesâcid 163, (608); Muvatta, Vuküt 5, (1, 6); Tirmizî,
Salât 137, (186); Ebü Dâvud, Salât 5, (412); Nesâî, Mevâkît 11, (1, 257, 258), 28, (1, 273).
2368 - Yine Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Hararet þiddetlenince namazý (vakit) biraz serinleyince kýlýn. Çünkü, þiddetli hararet cehennemden bir kabarmadýr.
Buhârî, Mevâkît 9, Bed'ü'l-Halk 10; Müslim, Mesâcid 180, (615); Muvatta, Vüküt 28, (1,16); Ebü Dâvud, Salât 4, (402); Tirmizî, Salât 7, (157); Ýbnu Mâce Salât 4, (677); Nesâî, Mevâkit 5 (1, 248-249).
2369 - Ýmam Mâlik in bir rivayetinde (Resülullah'ýn þöyle buyurduðu rivayet edilmiþtir): "Cehennem, Rabbine (ey Rabbim! bir kýsmým, diðer bir kýsmýmý yiyor diye) þikayet etti. Bunun üzerine Rab Teâlâ ona yýlda iki kere teneffüs etmesine izin verdi: Kýþta bir nefes, yazda bir nefes.
(Ýþte, hararetten en þiddetli hissedilen ve soðuktan en þiddetli hissedilen þey bu soluklardýr)."
Buhârî, Mevâkît 8; Muvatta, Vuküt 27, (1,15).
2370 - Ebü Zerr (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Biz bir sefer sýrasýnda Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile beraberdik. Müezzinimiz öðle namazý için ezan okumak istedi. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ona:
"Serinlemeyi bekle!" dedi. Bir müddet geçince müezzin ezan okumak istemiþti, yine ikinci ve hatta üçüncü defa:
"Serinlemeyi bekle!" dedi. (Bekledik), hatta tümseklerin (doðu cihetindeki) gölgelerini gördük. O zaman aleyhissalâtu vesselâm:
"Þiddetli hararet cehennemin bir kabarmasýdýr. Öyleyse, hararet þiddetlenince öðle namazýný (vakit) serinleyince kýlýn" dedi.
Buhârî, Mevâkît 9,10, Ezân 18; Bed'ü'l-Halk 10; Müslim, Mesâcid 184, (616); Ebü Dâvud, Salât 4, (401); Tirmizî, Salât 119, (1, 58).
2371 - Kâsým Ýbnu Muhammed anlatýyor: "Ben, Ashâb'ý öðle namazýný aþiyy'de kýlar gördüm."
Muvatta, Vuküt 13, (1, 9).
2372 - Enes Ýbnu Mâlik (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) hava sýcaksa öðleyi serinleyince kýlýyordu, hava serinse ta'cil (edip ilk vaktinde) kýlýyordu."
Nesâî, Mevâkît 4, (1, 248).
2373 - Ali Ýbnu Þeybân (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn yanýna geldik. Ýkindi namazýný, güneþ gökte beyaz ve (sarýlýktan arý ve) parlak olduðu müddetçe tehir ediyordu."
Ebü Dâvud, Salât 5, (408).
2374 - Hz. Enes (radýyallâhu anh) anlatýyor: Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) buyurdular ki: "Akþam yemeði hazýrlanmýþ ise, yemeðe namazdan önce baþlayýn. Yemeðinizi aceleye de getirmeyin."
Buhârî, Et'ime 58, Ezân 42; Müslim, Mesâcid 64, (557); Tirmizî, Salât 262, (353); Nesâî, Ýmâmet 57, (2,111).
2375 - Hz. Âiþe (radýyallâhu anhâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) þöyle buyurdular: "Namaz baþlar ve akþam yemeði de hazýr olursa akþam yemeðiyle baþlayýn."
Buhârî, Et'ime 58, Ezân 42; Müslim, Mesâcid 65. (558).
2376 - Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Birinizin akþam yemeði konur, (bu sýrada) namaz da baþlarsa, siz akþam yemeði ile baþlayýn. Ondan boþalýncaya kadar acele de etmeyin."
"Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) için yemek konunca namazýn baþladýðý olurdu. O, yemekten boþalmadýkça namaza gelmezdi. Ancak o, imamýn kýraatýný dinlerdi."
2377 - Ebü Dâuud'un bir diðer rivayetinde AbduIlah Ýbnu Ubeyd Ýbni Umeyr þunu anlatýr: "Ýbnu'z-Zübeyr zamanýnda, ben Abdullah Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ)'in yanýnda babamla birlikte bulunuyordum. Abbâd Ýbnu Abdillah Ýbni'z-Zübeyr sordu:
"Biz iþittik ki, akþam yemeðine namazdan önce baþlanýrmýþ, (doðru mu?)"
AbduIIah Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) þu cevabý verdi:
"Bak hele! Onlarýn akþam yemekleri nasýldý? Zanneder misin ki, bu, babanýn akþam yemeði gibiydi?"
Buhârî, Ezân 42; Müslim, Mesâcid 66, (559); Muvatta Ýsti'zân 19, (2, 971); Ebü Dâvud, Et'ime 10, (3757, 3759); Tirmizî, Salât 262, (353, 354).
2378 - Hz. Cabir (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: "Yemek veya bir baþka þey için namazýnýzý tehir etmeyin."
Ebü Davud, Et'ime 10, (3758).
2379 - Ýbnu Abbâs (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) (bir gün) yatsýyý tehir etmiþti. Ömer (radýyallâhu anh) çýkýp:
"Ey Allah'ýn Resülü, namazý kýlalým. Kadýnlar ve çocuklar yattýlar" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm baþý su damlýyor olduðu halde çýkýp:
"Ümmetime meþakkat vermemiþ olsam yatsýyý bu vakitte kýlmalarýný emrederdim!" buyurdu."
Buhârî, Mevâkît 24; Müslim, Mesâcid 225, (642); Nesâî, Mevâkît 20, (1, 265).
2380 - Hz. Enes (radýyallâhu anh)'den rivayet edilir ki, kendisine: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) yüzük kullandý mý?" diye sorulmuþtur da þu cevabý vermiþtir:
"Bir gece, yatsýyý gece yarýsýna kadar (þatru'l-leyl) tehir etti. Sonra yüzü bize dönmüþ olarak yanýmýza geldi -sanki þu anda yüzüðünün parýltýsýný görüyor gibiyim- ve þöyle dedi: "Ýnsanlar namazlarýný kýldýlar ve yattýlar. Siz ise, namazý beklediðiniz müddetçe namaz kýlma (sevabýný almaktasýnýz.
Buharî, Mevâkît 25, 40, Ezân 36, 156, Libâs 48; Müslim, Mesâcid 223, (640); Nesâî, Mevâkît 21, (1, 268).
2381 - Yine Hz. Enes (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Yatsý namazý için ikâmet okunmuþtu ki bir adam: "Benim bir iþim var!" diyerek araya girdi. Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) (farzý kýldýrmazdan önce) kalktý, adamla hususî þekilde konuþmaya baþladý. Ýnsanlar -veya bir kýsmý- uyuyuncaya kadar konuþma uzadý. Namazý sonra kýldýlar."
Buharî, Ezân 27, 28, Ýstizân 48; Müslim, Hayz 126, (376); Ebü Dâvud, Salât 46, (542); Tirmizî, Salât 373, (517, 518); Nesâî, Ýmâmet 13, (2, 81).
2382 - Hz. Muaz Ýbnu Cebel (radýyallâhu anh) anlatýyor: "(Bir gece) Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý yatsý namazý için uzun müddet bekledik, ama gecikti. O kadar ki, bazýlarý (hane-i saadetinden) çýkmayacaðý zannýna düþtü. Ýçimizden: "Namazýný (evinde) kýlmýþtýr" diyen bile oldu.
Ýþte biz bu hâl üzere iken Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) çýktý ve kendisine önceden tahminen söylediklerini tekrar ettiler. Bunun üzerine:
"Geceye bu namazla girin. (Bilin ki) siz bu namaz sayesinde diðer ümmetlere üstün kýlýndýnýz. Bunu sizden önceki ümmetlerden hiçbiri kýlmadý" buyurdu."
Ebü Dâvud, Salât 7, (421).
2383 - Ebü Müsa (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir gün yatsý namazýný geciktirdi. Hatta gecenin çoðu gitti. Sonra çýktý ve cemaate namazlarýný kýldýrdý. Namazý bitirince Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) orada hazýr bulunan cemaate:
"(Buradan ayrýlmakta) acele etmeyin, size bir husus haber vereyim de sevinin: Bilesiniz, üzerinizdeki AIIah'ýn nimetlerinden biri de þudur: Þu saatte namaz kýlan sizden baþka hiç kimse yok -veya sizden baþka kimse þu saatte namaz kýlmamýþtýr.-" Bu iki sözden hangisini söylemiþti bilemiyoruz."
Ebü Müsa ilaveten dedi ki: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam)'tan iþittiklerimize sevinerek evlerimize döndük.
Buhârî, Mevâkît 22; Müslim, Mesâcid 224, (641).
2384 - Hz. Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) buyurdular ki: "Namazdan bir rekate yetiþen namazýn tamamýna yetiþmiþ sayýlýr."
Buhârî, Mevâkît 28,17; Müslim, Mesâcid 161, (607); Muvatta, Vuküt 16, (1,10); Ebü Dâvud, Salât 241, (1121); Tirmizî, Salât 377, (524); Nesâî, Mevâkît 30, (1, 274); Ýbnu Mâce, Ýkâmet 91, (1122).
2385 - Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Namazlardan herhangi bir namazýn bir rekatine yetiþen, o namaza yetiþmiþ demektir. Ancak, kaçýrdýðýný kaza eder."
Nesâî, Mevâkît 30, (1, 275).
2386 - Hz. Aiþe (radýyallâhu anhâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) ölünceye kadar, hiçbir namazý son vaktinde iki kere kýlmýþ deðildir."
Tirmizî, salât 127, (174).
2387 - Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Namazýn ilk vaktinde Allah'ýn rýzasý vardýr. Son vaktinde de affý vardýr."
Tirmizî Salât 127, (172).
2388 - Râfi' Ýbnu Hadic (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Sabah namazýný aydýnlýkta kýlýn."
Tirmizi, Salat 117, (154); Ebü Dâvud, Salât 8, (424); Nesâî, Mevâkît 27, (1, 272).
2389 - Yahya Ýbnu Saîd (radýyallâhu anh) demiþtir ki: "Musallî, (farz) namazý vakti çýkmýþ olan namazlarý da kýlar. Onun vaktinde kýlamayýp kaçýrdýðý, ehlinden de malýndan da daha mühim (bir kayýp)dýr."
Muvatta, Vuküt 23, (1,12).
2390 - Ümmü Ferve (radýyallâhu anhâ) -ki Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a biat edenlerden biri idi- anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a, "Hangi amel efdaldir?" diye sorulmuþtu, þu cevabý verdi:
"Ýlk vaktinde kýlýnan namaz!"
Ebü Dâvud, Salât 9, (426); Tirmizî, Salât 127, (170); Müslim, Ýman 137, (85) Buhârî, Mevâkît 5.
MEKRUH VAKÝTLER
2391 - Ukbe Ýbnu Âmir (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Üç vakit vardýr ki, Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) bizi o vakitlerde namaz kýlmaktan veya ölülerimizi mezara gömmekten nehyetti:
- Güneþ doðmaya baþladýðý andan yükselinceye kadar.
- Öðleyin güneþ tepe noktasýna gelince, meyledinceye kadar.
- Güneþ batmaya meyledip batýncaya kadar."
Müslim, Müsâfirîn 293, (831); Ebü Davud, Cenâiz 55, (3192); Tirmizi, Cenaiz 41, (1030); Nesâi, Mevakît, 31, (1, 275, 26).
2392 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Hiç biriniz, güneþin doðmasý ve batmasý esnasýnda namaz kýlmaya kalkmasýn."
Buhârî, Mevâkît 31, 30, Hacc 73; Müslim, Müsâfýrîn 289, (838); Muvatta, Kur'ân 47, (1, 220); Nesâî, Mevâkît 33, (1, 277).
2393 - Abdullah es-Sunâbihî (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Güneþ, beraberinde þeytanýn boynuzu olduðu halde doðar, yükselince ondan ayrýlýr. Bilahare istiva edince (tepe noktasýna gelince) ona tekrar mukarenet (yakýnlýk) peydah eder. Zevâlden sonra (tepe noktasýndan ayrýlýp batýya meyletimi) ondan yine ayrýlýr. Batmaya yakýn tekrar ona yakýnlýk peydah eder, batýnca ondan ayrýlýr."
Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) iþte bu vakitlerde namaz kýlmaktan men etti."
Muvatta, Kur'ân 44, (1, 219); Nesâî, Mevâkît 31, (1, 275).
2394 - Amr Ýbnu Abese es-Sülemî (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Bir gün Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'a:
"Ey Allah'ýn Resülü! dedim, Allah'a biri diðerinden daha yakýn olan bir saat var mýdýr -veya- Allah'ýn zikri taleb edilen daha yakýn bir saat var mýdýr?"
"Evet, dedi, vardýr. Allah'ýn kula en yakýn olduðu zaman gecenin son kýsmýdýr. Eðer bu saatte Aziz ve Celil olan Allah zikredenlerden olabilirsen ol. Zîra o saatte kýlýnan namaz, güneþ doðuncaya kadar (meleklerin) beraberlik ve þehadetine mazhardýr. Çünkü güneþ þeytanýn iki boynuzu arasýndan doðar ve bu doðma âný kafirlerin ibadet vakitleridir. O esnada, güneþ bir mýzrak boyunu buluncaya ve (sarý, zayýf) ýþýklarý kayboluncaya kadar namazý býrak.
Bundan sonra namaz -güneþ gün ortasýnda mýzraðýn tepesine gelinceye kadar- yine (meleklerin) beraberlik ve þehadetine mazhardýr. Güneþin tepe noktasýna gelme saati, cehennem kapýlarýnýn açýldýðý ve cehennemin coþturulduðu bir saattir; namazý (eþyalarýn gölgesi) doðu tarafa sarkýncaya kadar terkedin.
Bundan sonra namaz -güneþ batýncaya kadar- meleklerin beraberlik ve þehadetine mazhardýr. Güneþ, batarken de bu beraberlik ve þehadet kalmaz, çünkü o, þeytanýn iki boynuzu arasýnda kaybolur. O sýrada yapýlacak ibadet kâfirlerin ibadetidir."
Ebü Dâvud, Salât 299, (1277); Nesâî, Mevâkît 35, (1, 279, 280); Müslim, Müsâfýrîn 294, (832).
2395 - Ebü Saîd (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sabah namazýný kýldýktan sonra güneþ yükselinceye kadar artýk namaz yoktur. Ýkindiyi kýldýktan sonra da güneþ batýncaya kadar namaz yoktur."
Buhârî, Mevâkît 31; Müslim, Müsâfirîn 288, (827); Nesâî, Mevâkît 35, (1, 277, 278).
2396 - Kütüb-i Sittenin beþ kitabý tarafýndan Ýbnu Abbâs (radýyallâhu anhümâ)'dan kaydedilen bir rivayette þöyle buyurulmuþtur: "Nazarýmda pek deðerli birçok kimse -ki bence onlarýn en deðerlisi Hz. Ömer'di- þu hususta þâhidlik ettiler: "ResüIuIIah (aleyhissalâtu vesselâm), sabah namazýndan sonra güneþ doðuncaya kadar, ikindi namazýndan sonra da batýncaya kadar namaz kýlmayý yasakladý."
Buhârî, Mevâkit 330; Müslim, Müsâfirîn 286, (826); Ebü Dâvud, Salât 299, (1276); Tirmizî, Salât 134, (183); Nesâî, Mevâkît 32, (1, 276, 277).
2397 - Nadr Ýbnu Abdirrahman, ceddi Muaz (radýyallâhu anh)'dan anlattýðýna göre, der ki: "Muaz Ýbnu Afrâ ile birlikte tavafta bulundum (tavaftan sonra kýlýnan iki rekatlik tavaf namazýný) kýlmadý. Kendisine:
"Namaz kýlmýyor musun?" diye sordum. Þu cevabý verdi:
"Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ýkindi (namazý)ndan sonra güneþ batýncaya kadar namaz yoktur. Sabah (namazýn)dan sonra da güneþ doðuncaya kadar namaz yoktur."
Nesâî, Mevâkît 11, (1, 258).
2398 - Hz. Âiþe (radýyallâhu anhâ) dedi ki: "Ömer vehme düþtü (yanýldý). Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Namaz kýlmak için güneþin batma ve doðma zamanýný taharri etmeyin (araþtýrýp seçmeyin). Çünkü o, þeytanýn iki boynuzu arasýnda doðar" diye yasakladý."
Müslim, Müsâfirîn 295, (833); Nesâî, Mevâkît 35, (1, 279).
Müslim, þu ziyadede bulundu: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ikindiden sonraki iki rekati hiç býrakmadý."
2399 - Cündüb Ýbnu's-Seken el-Gýfârî'nin -ki bu zât Ebü Zerr (radýyallâhu anh)'dýr- anlattýðýna göre, Kâbe'nin basamaðýna çýkýp þöyle demiþtir.
"Beni bilen bilir, bilmeyen de bilsin ki, ben Cündüb'üm. Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)'ý, þöyle söyler iþittim: "Sabah (namazýn)dan sonra güneþ doðuncaya kadar namaz yoktur. Ýkindi namazýndan sonra da güneþ batýncaya kadar; Mekke'de hariç, Mekke'de hariç, Mekke'de hariç."
Rezîn ilavesidir. Bu hadis, Ahmed Ýbnu Hanbel'in Müsned'inden tahric edilmiþtir (5,165).
2400 - Hz. Ali Ýbnu Ebî Tâlib (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) ikindi (namazý)ndan sonra, güneþin yüksekte olma halini istisna ederek, namaz kýlmayý yasakladý."
Ebü Dâvud, Salât 299, (1274); Nesâî, Mevâkît 36, (1, 280).
Nesâi nin rivayetinde (ibare, ifade bakýmýndan biraz farkla) þöyle gelmiþtir: "...güneþin beyaz ve parlak halde olmasýný istisna ederek..."
2401 - Ebü Basra el-Gýfârî (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) el-Muhammas'ta ikindi namazý kýldýrdý. Ve dedi ki:
"Bu namaz, sizden öncekilere de arz olundu, ama onlar bunu zayi ettiler. Kim buna devam ederse ecri iki kere verilecek. Þahid doðuncaya kadar; ondan sonra namaz mevcut deðildir."
Müslim, Müsâfýrîn 292, (830); Nesâî, Mevâkît 14, (1, 259, 260).
2402 - es-Sâib Ýbnu Yezîd (radýyallâhu anh)'in anlattýðýna göre, "ikindiden sonra namaz kýldýðý için el-Münkedir'i Hz. Ömer (radýyallâhu anh)'in dövdüðünü görmüþtür."
Muvatta, Kur'ân 50, (1, 221).
2403 - Ebü Katâde (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) cuma günü hariç, gün ortasýnda (nýsfu'n-nehâr) namaz kýlmayý mekruh addederdi ve derdi ki: "Cehennem, cuma dýþýnda (her gün o vakitte) coþturulur."
Ebü Dâvud, Salât 223, (1083).
2404 - Alâ Ýbnu Abdirrahman'ýn anlattýðýna göre, öðle namazýndan çýkýnca, Basra'daki evinde Enes Ýbnu Mâlik'e uðramýþtý. Zaten evi de mescidin bitiþiðindeydi. Der ki: "Huzuruna çýktýðým zaman bana: "Ýkindiyi kýIdýnýz mý?" diye sordu. Ben: "Hayýr, þu anda öðle namazýndan çýktýk" dedim:
"Ýkindiyi kýlýn!" dedi. Kalkýp kýldýk. Namazdan çýkýnca:
"Ben, dedi, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn þöyle söylediðini iþittim: "Bu, münafýklarýn namazýdýr, oturur, oturur þeytanýn iki boynuzu arasýna girinceye kadar güneþi bekler, sonra kalkýp dört rek'at gagalar. Namazda Allah'ý pek az zikreder."
Müslim, Mesâcid 195, (622); Muvatta, Kur'ân 46, (1, 220); Ebü Dâvud, Salât 5, (413); Tirmizî, Salât 120, (160); Nesâî, Mevâkît 9, (1, 254).
2405 - Ýbnu Mes'üd (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Ben Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý vakti dýþýnda sadece iki namazý kýlarken gördüm: (Veda Haccý sýrasýnda) Müzdelife'de akþamla yatsýyý birleþtirerek kýldý. O gün, sabah namazýný da (mütad) vaktinden önce kýldý."
Buhârî, Hacc 97, 99; Müslim, Hacc 292, (1289).
2406 - Buhârî'nin Abdurrahman Ýbnu Yezîd'den kaydettiði bir diðer rivayet þöyledir: "Ýbnu Mes'ud (radýyallâhu anh) haccetmiþti. Yatsý ezaný sýrasýnda veya buna yakýn bir zamanda Müzdelife'ye geldik. Yanýndaki bir adama söyledi, ezan ve arkasýndan ikamet okudu. Sonra akþam namazýný kýldý. Arkasýndan iki rekat (sünnetini) kýldý. Sonra akþam yemeðini istedi ve yedi. Arkadan bir adama emretti, ezan ve ikamet okudu, iki rekat olarak yatsýyý kýldý.
Þafak söktüðü zaman: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) þu saatte bugün ve bu yer dýþýnda þu namazý hiç kimse kýlmamýþtýr" dedi.
Abdullah (radýyallâhu anh) dedi ki: "Ýþte þu ikisi, vakti deðiþtirilmiþ olan yegane iki namazdýr. Biri akþam namazý- bu, halk Müzdelife'ye geldikten sonra kýlýnýr; diðeri sabah namazý, bu da þafak söker sökmez kýlýnýr."
Ýbnu Mes'ud sözlerine devamla: "Ben Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn bunu yaptýðýný, sonra ortalýk aðarýncaya kadar kaldýðýný gördüm" dedi. Sonra sözlerini þöyle tamamladý:
"Eðer, Emîrü'l Mü'minîn -yani Hz. Osman (radýyallâhu anh)- þu anda ifaza'da bulunsa (Mina'ya müteveccihen hareket etse) sünnete uygun hareket etmiþ olur."
(Hadisin râvisi Abdurrahman Ýbnu Yezîd der ki): "Bilemiyorum, Ýbnu Mes'ud'un bu sözü mü önce telaffuz edildi, Hz. Osman'ýn (Mina'ya) hareket emri mi. . . Derhal telbiye çekmeye baþladý ve bu hal, yevm-i nahirde Büyük Þeytan'a taþ atýlýncaya kadar devam etti."
Buhârî, Hacc 99).
EZANIN FAZILETÝ
2407 - Hz. Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ýnsanlar, eðer ezan okumak ile namazýn ilk safýnda yer almada ne (gibi bir hayýr ve bereket) olduðunu bilseler, sonra da bunu elde etmek için kur'a çekmekten baþka çare kalmasaydý, mutlaka kur'aya baþvururlardý."
Buhârî, Ezân 9, 32, Þehâdât 30; Müslim, Salât 129, (437); Tirmizî, Salât 166, (225); Nesâî, Mevâkît 22, (1, 269), Ezân 31, (2, 23); Muvatta, Nidâ 3, (1, 68); Cemâat 6, (1,131).
2408 - Yine Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Namaz için ezan okunduðu zaman þeytan oradan sesli sesli yellenerek uzaklaþýr, ezaný duyamayacaðý yere kadar kaçar. Ezan bitince geri gelir. Ýkamete baþlanýnca yine uzaklaþýr, ikamet bitince geri dönüp kiþi ile kalbinin arasýna girer ve þunu hatýrla, bunun düþün diye aklýnda daha önce hiç olmayan þeylerle vesvese verir. Öyle ki (buna kapýlan) kiþi kaç rekat kýldýðýný bilemeyecek hale gelir."
Buhârî, Ezân 4, Amel fý's-Salât 18, Sehv 6, Bed'ü'I-Halk 11; Müslim, Salât 19, (389), Mesâcid 83, (389); Ebü Dâvud, Salât 31, (516); Muvatta, Nidâ 6, (1, 69); Nesâi, Ezân 30, (2, 21).
2409 - Müslim'in diðer bir rivayetinde þöyle denmiþtir: "Þeytan namaz için okunan ezaný iþitti mi kaçar. Müezzinin sesini iþitmemek için sesli sesli yellenir. (Ezan bitip müezzin) susunca geri döner ve vesvese verir. Ýkameti iþittiði zaman, müezzini duymamak için gider, susunca geri döner ve vesvese verir."
Müslim, Salât 16, (389); Buhârî, Ezân 4.
2410 - Hz. Cabir (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn þöyle söylediðini iþittim: "Þeytan namaz için okunan ezaný iþitince Ravhâ nâm yere kadar gider."
Müslim, Salât 15, (388).
2411 - Hz. Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile beraberdik. Bilâl (radýyallâhu anh) kalkýp ezan okudu. (Ezaný bitirip) susunca, Aleyhissalâtu Vesselâm: "Kim bunun mislini kesin bir inançla söylerse cennete girer" buyurdu."
Nesâî, Ezân 34, (2, 24).
2412 - Abdullah Ýbnu Amr Ýbni'l-Amr Âs (radýyallâhu anh)'ýn anlattýðýna göre, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn þöyle söylediðini iþitmiþtir:
"Ezaný iþittiðiniz zaman müezzinin söylediðini aynen (kelime kelime) tekrar edin. Sonra bana salât-u selâm okuyun. Zîra kim bana salât-u selâm okursa Allah da ona on misliyle rahmet eder. Sonra benim için el-vesîle'yi taleb edin. Zîra o, cennete bir makamdýr ki, mutlaka AlIah'ýn kullarýndan birinin olacaktýr. Ona sahip olacak kimsenin ben olmamý ümid ediyorum. Kim benim için Allah'tan el-Vesîle'yi taleb ederse, þefaat kendisine vâcib olur."
Müslim, Salât 11, (384); Ebü Dâvud, Salât 36, (522); Nesâî, Ezan 33, (2, 23); Tirmizî, Salât 154, (208); Ýbnu Mâce, Ezân 4, (720). Hadisin ilk cümlesi Buhârî'de de rivayet edilmiþtir (Ezân 7).
2413 - Hz. Câbir (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ezaný iþittiði zaman kim: "Allâhümme Rabbe hâzihi'd-da'veti't-tâmme ve's-salâti'I-kâime âti Muhammedeni'I-Vesîlete ve'I-fadîlete veb'ashu makâmen mahmüdeni'Ilezî va'adtehu. (Ey bu eksiksiz davetin ve kýlýnan namazýn sahibi! Muhammed'e‚ Vesîle'yi ve fazîleti ver. O'nu, va'adettiðin -bir rivayette va'adettiðin üzere- makam-ý Mahmüd üzere ba's et (dirilt)" derse, ona Kýyâmet günü mutlaka þefaatim helal olur."
Buhârî, Ezân 8; Ebü Dâvud, Salât 28, (529); Tirmizî, Salât 157, (211); Nesâi, Ezân 38, (2, 26); Ýbnu Mâce, Ezârý 4, (722).
2414 - Hz. Ömer (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Müezzin, "Allahu ekber Allahu ekber" deyince sizden kim samimiyetle, "Allahu ekber Allahu ekber" derse, sonra müezzin: "Eþhedu en lâ ilâhe illallah" deyince, "Eþhedu en lâ ilâhe illallah" derse; sonra müezzin: "Eþhedü enne Muhammeden ResüIuIIah" deyince, "Eþhedü enne Muhammeden ResüIuIIah" derse; sonra müezzin: "Hayye aIa's-salât" deyince "Lâ havle velâ kuvvete illâ billah" derse; sonra müezzin: "hayye aIa'I-felâh" deyince, "Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh" derse; sonra müezzin: "AIIahu ekber Allahu ekber" deyince, "AIIahu ekber AIIahu ekber" derse; sonra müezzin: "Lailâhe iIlaIIah" deyince "Lâilahe iIlallah" derse cennete girer."
Müslim, Salât 12, (385); Ebü Dâvud, Salât 36, (527).
2415 - Sà'd Ýbnu Ebî Vakkâs (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Müezzini iþittiði zaman, kim: "Ben þehadet ederim ki, bir olan AIIah'tan baþka ilah yoktur, 0'naþerik de yoktur, Muhammed O'nun kulu ve Resülüdür. Rabb olarak Allah'tan Resül olarak Muhammed'den -bir rivayette "...nebî = peygamber olarak Muhammed'den din olan Ýslàm'dan- razýyým" derse günahý affedilir."
Müslim, Salât 13, (386); Ebü Dâvud, Salât 36, (525); Tirmizî, Salât 156, (210); Ýbnu Mâce, Ezân 4, (721); Nesâî, Ezân 38, (2, 26).
2416 - Ebü Ümame Es'ad Ýbnu Sehl (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Mu'âviye Ýbnu Ebî Süfyan (radýyallâhu anh)'ý minberde oturmuþ (hutbe vermek üzere bekliyorken) dinliyordum. (Ezan baþladý.) Müezzin: "Allahu ekber Allahu ekber" deyince, Mu'âviye de: "Allahu ekber Allahu ekber" dedi; Müezzin: "Eþhedu en Iâ ilâhe illâllah!" dedi. Mu'âviye: "Ben de!" dedi; Müezzin: "Eþhedu en lâ ilâhe illallah!" dedi. Mu'âviye: "Ben de!" dedi. Müezzin: "Eþhedü enne Muhammeden Resülullah!" dedi. Mu'âviye: "Ben de!" dedi. Müezzin: "Eþhedü enne Muhammeden Resülullah!" dedi. Mu'âviye: "Ben de!" dedi. Ezan okuma iþi bitince dedi ki: "Ey insanlar! Ben Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)'ý minberde iken iþittim, O da, müezzin ezan okurken týpký sizin benden iþittiðinizi söylüyordu (bizzat iþittim)."
Buhârî, Cuma 23.
2417 - Hz. Âiþe (radýyallâhu anhâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm), müezzinin ezan okurken þehadet getirdiðini iþitince:
"Ben de! Ben de!" derdi."
Ebü Dâvud, Salât 36, (527).
2418 - Ebü Saîdi'l-Hudrî (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ezaný iþittiðiniz zaman, müezzinin söylediðinin mislini tekrar edin!"
Buhârî, Ezân 7; Müslim, Salât 10, (383); Ebü Dâvud, Salât 36, (522); Nesâî, Ezân 33, (2, 23); Tirmizî, Salât 154, (208); Ýbnu Mâce, Ezân 4, (720).
2419 - Ýbnu Abbâs (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim, yedi yýl sevabýna inanarak ezan okursa, Allah bunu, onun ateþten kurtulmasýna bir senet yapar."
Tirmizî, Salât 152, (206).
2420 - Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Müezzin, sesinin gittiði yer boyunca maðfiret olunur. Yaþ ve kuru herþey onun lehinde þehadet eder, namaza katýlan kimseye yirmibeþ kat namaz yazýlýr ve iki namaz arasýndaki (günahlarý) affedilir."
Ebü Dâvud, Salât 31, (515); Nesâî, Ezân 14, (2, 13); Ýbnu Mâce, Ezân 5, (724).
2421 - Berâ (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allah ve melekleri namazda birinci safa rahmet ederler. Müezzin sesinin ulaþtýðý yere kadar maðfiret görür. Yaþ ve kuru her ne, sesini iþitirse, onu tasdik eder. Ona, beraberinde namaz kýlanlarýn ecrinin bir misli verilir."
Nesâî, Ezân 14, (42,13).
2422 - Ýbnu Amr Ýbni'l-As (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Bir adam: "Ey Allah'ýn Resülü! Müezzinler (sevapca) bizden üstün oluyorlar. (Onlara yetiþmemiz için ne tavsiye edersiniz?) diye sordu. Aleyhissalâtu vesselâm:
"Onlarýn söylediklerini sen de tekrar et. Bitirip sona erince dilediðini iste, sana da (ayný sevap) verilecektir" cevabýný verdi. "
Ebü Dâvud, 36, (524).
2423 - Abdullah Ýbnu Abdirrahman Ýbni Ebî Sa'sa'a anlatýyor: "Ebü Saîd (radýyallâhu anh) bana dedi ki:
"Seni, koyunlarý ve kýr hayatýný seviyor görüyorum. Koyunlarýnla birlikte veya kýrda olunca namaz ezaný okursan, ezan sýrasýnda sesini yükselt. Zîra, müezzinin sesini insan, cin ve sair her ne iþitirse en uzaðý" bile Kýyâmet günü onun lehinde þehadet eder."
Ebü Saîd sözlerini þöyle tamamladý: "Ben bunu Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'dan iþittim"
Buhârî, Ezân 5, Bed'ü'l-Halk 112, (Menâkîb 25; Nesâî, Ezân 14, (2,13); Muvatta, Nidâ 5, (1, 69).
2424 - Hz. Muaviye (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam)'ý: "Müezzinler Kýyâmet günü, boyun itibariyle insanlarýn en uzunu olacaklardýr" derken iþittim."
Müslim, Salât 14, (387).
2425 - Âsým Ýbnu Behdele der ki: "Zirri'bnu Hubeyþ ezan okurken yanýna bir adam uðradý ve:
"Ey Ebü Meryem, ezan mý okuyorsun? Ben ezan yüzünden senden nefret ediyorum" dedi. Zirr ona þöyle cevap verdi:
"Fazîlet sebebiyle benden nefret mi ediyorsun? Vallahi seninle konuþmuyorum."
Rezîn ilavesidir. (Kaynaðý bulunamamýþtýr).
EZANIN BAÞLANGICI
2426 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Müslümanlar Medîne'ye geldikleri vakit toplanýyorlar ve namaz vakitlerini birbirlerine soruyorlardý. Namaz için kimse nidâ etmiyordu. Bir gün bu hususta konuþtular. Bazýlarý:
"Hristiyanlarýn çaný gibi bir çan edinin" dedi. Bazýlarý da:
"Yahudilerin boynuzu gibi bir boynuz edinerek (onu öttürün!)" dedi. Hz. Ömer (radýyallâhu anh):
''Bir adam çýkarsanýz da namazý ilan etse!" dedi. Resülullah (aleyhissalâtu vesselam): "Ey BiIâI! Kalk! namazý ilan et!" dedi."
Buhârî, Ezân 1; Müslim, Salât 1, (377); Tirmizî, Salât 139, (190); Nesâî, Ezân 1, (2, 2-3).
2427 - Ebü Umeyr Ýbnu Enes, Ensar'dan olan bir amcasýndan naklen anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) halký namaza nasýl toplayacaðý meselesine eðildi. Kendisine:
"Namaz vakti olunca bir bayrak dik, onu görünce halk birbirine haber verir" dendi. Bu, Aleyhissalâtu vesselâm'ýn hoþuna gitmedi. Bunun üzerine O'na, boynuz hatýrlatýldý. Bu, yahudilerin borazaný idi. Onu bu da memnun etmedi ve hatta:
"Bu yahudi iþidir!" dedi. Bunun üzerine büyük çan hatýrlatýldý. Efendimiz:
"Bu hristiyanlarýn iþidir" dedi. Bu (konuþmalar)dan snnra Abdullah Ýbnu Zeyd el-Ensârî, Resülullah'ýn üzüntüsüne üzülerek ayrýldý. Bunun üzerine rüyasýnda ezan öðretildi."
Ebü Dâvud, Salât 27, (498).
2428 - Bir diðer rivayette þöyle denmiþtir: "Ensardan bir adam gelerek: "Ey Allah'ýn Resülü! Ben sizin üzüntünüzü görüp ayrýldýðým vakit (rüyamdan) bir adam gördüm. Üzerinde yeþil renkli iki giysi vardý. Kalkýp mescidin üzerinde ezan okudu. Sonra bir miktar oturdu. Tekrar kalkýp ayný söylediklerini bir kere daha tekrarladý. Ancak bu sefer bir de kad kâmeti's-salât (namaz baþlamýþtýr) cümlesini ilave etti. Eðer halkýn (bana yalancý diyeceðinden korkum) olmasaydý ben "uykuda deðildim, uyanýktým" diyecektim" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm):
"Allah sana hayýr göstermiþ. Bilâl'e söyle (bu kelimeleri söyleyerek) ezan okusun!" dedi. Hz. Ömer (radýyallâhu anh) de atýlarak:
"Onun gördüðünü aynen ben de gördüm, ancak o, anlatma iþinde benden önce davranýnca, ben utandým (anlatamadým)" dedi.
"Adam anlattýklarý arasýnda þunlarý da söyledi: "(Mescidin üzerine çýkan adam) kýbleye yöneldi ve dedi ki: "Allahu ekber Allahu akber Allahu ekber Allahu ekber, eþhedu en lâ ilâhe illallah, eþhedu en lâ ilâhe illallah. Eþhedü enne Muhammeden Resülullah eþhedü enne Muhammeden Resülullah, hayye ala's-salât -iki defa-, hayye ala'l-felâh -iki defa- Allahu ekber Allahu ekber, lâilâhe illallah."
Sonra bir miktar durduruldu. Sonra adam tekrar kalktý, ayný þeyleri yeniden söyledi. Ancak bu sefer Hayye ala'l-felâh'tan sonra kad kâmeti's-salât kad kâmeti's-salât dedi. Râvi ilave etti: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm):
"Bunu Bilâl'e öðret!" buyurdu. (Adam emri yerine getirdi) Bilâl de onlarý söyleyerek ezan okudu."
Ebü Dâvud, Salât 28, (505-507).
2429 - Abdullah Ýbnu Zeyd (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm), halký namaz için toplamak maksadýyla çalýnmak üzere bir çan yapýlmasýný emrettiði zaman, ben uyurken yanýma bir adam geldi. Elinde bir çan vardý. Ben:
"Ey Allah'ýn kulu, bu çaný bana satar mýsýn?" dedim. Adam:
"Pekala, ama bunu ne yapacaksýn?" dedi. Ben:
"Bununla insanlarý namaza çaðýracaðým" dedim. Bana:
"Sana bu iþ için daha hayýrlý bir söz göstereyim mi?" dedi. Ben de
ona: "Elbette!" dedim.
"Öyleyse þunu söyle!" diyerek bana öðretti:
"Allahu ekber Allahu ekber Allahu ekber Allahu ekber.
Eþhedü enne Muhammeden Resülullah, eþhedü enne Muhammeden Resülullah.
Hayye ala's-salât, Hayye ala's-salât.
Hayye ala'l-felâh, Hayye ala'l-felâh.
Allahu ekber Allahu ekber Lâilâhe illallah."
Abdullah Ýbnu Zeyd (radýyallâhu anh) devamlý dedi ki: "(Rüyamdaki bu zat) benden biraz uzaklaþtý sonra tekrar söze baþlayýp:
"Sonra namazý kýlacaðýn zaman þunu söylersin" dedi ve öðretti:
"Allahu ekber Allahu ekber-Eþhedu en lâ ilâhe illallah, Eþhedü enne Muhammeden Resülullah, Hayye ala's-salât, Hayye ala'l-felâh, Kad kâmeti's-salât, kad kameti's-salât, Allahu ekber Allahu ekber Lâilâhe illallah."
Sabah olunca Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a gelerek (rüyamda) gördüklerimi haber verdim. Bana:
"Ýnþallah bu hak bir rüyadýr. Kalk rüyada öðrenmiþ olduðunu Bilâl'e öðret. O bunlarý söyleyerek ezan okusun. Zîra o, sesce senden daha gür!" buyurdu. Ben de Bilâl'le birlikte kalktým. Ona teker teker arzediyordum. 0 da bunlarý yüksek sesle söyleyerek ezan okumaya baþladý.
Bunu evinde olan Ömer Ýbnu'l-Hattâb (radýyallâhu anh) iþitmiþti. Hemen evden çýkýp ridâsýný çekerek geldi ve:
"Ey Allah'ýn Resülü! diyordu, seni hak ile gönderen Zât-ý Zülcelâl'e yemin olsun, onun gördüðünün aynýsýný ben de gördüm!"
Bunu iþiten Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm):
"Elhamdülillah! Þimdi bu daha saðlam oldu!" dedi."
Ebü Dâvud, Salât 28, (499); Tirmizî, Salât 139, (189).
Bir diðer rivayette þöyle gelmiþtir: "(Bilâl ezaný okuyup sýra ikâmete gelince) Abdullah: "Onu ben gördüm, ben okumak isterim!" dedi. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) da:
"Öyleyse sen de ikâmet getir!" buyurdu."
Ebü Dâvud, Salât 30, (512).
Tirmizi'nin bir rivayetinde þöyle gelmiþtir: "(Abdullah Ýbnu Zeyd ezanla ilgili kýssayý anlatýrken elfazý ikiþer ikiþer zikretti, ikâmeti ise birer kere zikretti."
Tirmizî, Salât 139, (189).
Yine Tirmizî'nin bir rivayetinde denmiþtir ki: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn ezaný(nda elfaz) çift çift idi, ezanda da ikâmette de."
Tirmizî, Salât 142, (194).
2430 - Hz. Enes (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Ýnsanlar çoðalýnca, herkesçe bilinecek olan bir þeyle namaz vaktinin duyurulmasýnýn gerektiðini aralarýnda konuþtular. (Bu meyanda bir ateþ yakýlmasý veya bir çan çalýnmasý teklif edildi).
Bunun üzerine Resülullah (aleyhissalatu vesselam) Bilâl'e emrederek ikiþer kere söyleyerek de ikâmet okumasýný emretti."
Buhârî, Ezân 2, 3, Enbiya 50; Müslim, Salât 3, (378); Ebü Dâvud, Salât 29, (508); Tirmizî, Salât 141, (193); Nesâî, Ezân 2, (2, 3).
2431 - Ebü Mahzüra (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Ey Allah'ýn Resülü, bana ezanýn usülünü öðret" dedim. Bunun üzerine baþýmýn ön kýsmýný meshederek:
"Allahu ekber, Allahu -ekber, Allahu ekber, Allahu ekber dersin ve bunlarý derken sesini yükseltirsin. Sonra: "Eþhedü en lâ ilâhe illallah, eþhedü en lâ ilâhe illallah, eþhedü enne Muhammeden Resûlullah, eþhedu enne Muhammeden Resülullah dersin ve bunlarý söylerken sesini alçaltýrsýn, sonra sesini þehadette tekrar yükseltirsin: Eþhedü en lâ ilâhe illallah eþhedü en lâ ilâhe illallah.
Eþhedü enne Muhammeden Resülullah, eþhedü enne Muhammeden Resülullah. Hayye ala's-salâti hayye ala's-salât. Hayye ala'l-felâhi hayye ala'l-felâh.
Eðer okuduðun ezan sabah ezaný ise þunu da söylersen:
"es-Salâtu hayrun mine'n-nevm, es-salâtu hayrun mine'n nevm (Namaz uykudan hayýrlýdýr). Allahu ekber Allahu ekber, Lâilâhe illallah."
Müslim, Salât 6, (379); Ebü Dâvud, Salât 28, (500-505); Tirmizî, Salât 140, (191); Nesâî, Ezân 3, 4, 5, 6, (2, 4-8).
2432 - Bir diðer rivayette þöyle gelmiþtir: "(Ebü Mahzüra dedi ki): "Bana Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ikâmeti ikiþer ikiþer öðretti:
"Allahu ekber, Allahu ekber,
Eþhedu en lâ ilâhe illallah, Eþhedu en lâ ilâhe illallah.
Eþhedu enne Muhammeden Resülullah, Eþhedu enne Muhammeden Resülullah.
Hayye ala's-salât, Hayye ala's-salât.
Hayye ala'l-felâh, Hayye ala'l-felâh.
Allahu ekber, Allahu ekber.
Lâilâhe illallah.
Ebü Dâvud der ki: "Abdurrezzak rivayetinde de iki: "(Resûlullah devamla): "Ýkâmet getirince iki sefer de þunu söyle: Kad kâmeti's-salât, kad kâmeti's-salât!" (Aleyhissalâtu vesselâm ayrýca sordu):
"Duydun mu?" (Ebü Mahzüra):
"Evet!" dedi. (Hadisi rivayet eden râvi Sâib) der ki: "Ebü Mahzüra alnýndaki saçý ne kestirir ne de ayýrýrdý. çünkü oraya Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn elleri deðmiþ idi."
Ebü Dâvud, Salât 28, (501).
2433 - Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Ezan Resülullah devrinde ikiþer ikiþer idi. Ýkâmet de birer birer. Ancak (müezzin), ayrýca ikiþer sefer olmak üzere kad kâmeti'-salât, kad kâmeti's-salât da derdi."
Ýbnu Ömer devam eder: "Biz, ikâmeti iþittik mi abdest alýr, namaza giderdik."
Ebü Dâvud, Salât 29, (510); Nesâî, Ezân 2, (2, 3).
2434 - Ýmam Mâlik'e ulaþtýðýna göre: "Müezzin, sabah namazýný haber vermek için Hz. Ömer (radýyallâhu anh)'in yanýna gider. Onu uyuyor bulunca:
"Essalâtu hayrun mine'n-nevm (namaz uykudan hayýrlýdýr)" der. Bunun üzerine Hz. Ömer, o ibareyi sabah ezanýna ilave etmesini emreder."
Muvatta, Salât 8, (1, 72).
2435 - Mücahid (rahimehullah) anlatýyor: "Abdullah Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ)'le bir mescide girdim. Ezan çoktan okunmuþtu. Biz namaz kýlmak istiyorduk. Müezzin tesvîbte bulundu (ikâmet okudu). Abdullah mescidi terketti ve:
"Haydi bizi bu bid'atçinin yanýndan çýkar!" dedi ve orada namaz kýlmadý."
Ebu Dâvud, Salât 45, (538); Tirmizî, Salât 145, (198).
Tirmizi der ki: "Ýbnu Ömer'den rivayet edildiðine göre, sabah ezanýnda es-salâtu hayrun mine'n nevm derdi."
2436 - Ebü Dâvud'un bir rivayetinde þöyle gelmiþtir: "Ben Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ)'le beraber idim, bir adam öðle veya ikindi namazýnda tesvîbte bulundu. Bunun üzerine (Ýbnu Ömer): "Bizi (buradan) çýkar, zîra þu (yapýlan tesvîb) bid'attir" dedi."
Ebü Dâvud, Salât 45, (538).
2437 - Hz. Bilâl (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana: "Sabah hariç, sakýn hiçbir namazda tesvîbte bulunma!" tembihini yaptý."
Tirmizî, Salât 145, (198).
2438 - Yine Hz. Bilâl (radýyallâhu anh) der ki: "Ezanýn sonu þöyledir: "Allahu ekber, Allahu ekber, Lâilâhe illallah."
Nesâî, Ezân 16, (2,14).
EZAN VE ÝKÂMETLE ÝLGÝLÝ HÜKÜMLER
2439 - Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Hz. Ömer (radýyallâhu anh)'in bir müezzini geceleyin ezan okumuþtu. Ezaný iade etmisini emretti."
Ebü Dâvud, Salât 41, (532, 533); Tirmizî, Salât 149, (203).
2440 - Tirmizi'nin yine Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ)'dan kaydettiði bir diðer rivayet þöyledir: "Hz. Bilâl güneþ doðmazdan önce ezan okumuþtu. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ona: "Haberiniz olsun kul uyudu" diye nidâ etmesini emretti."
Tirmizî, Salât 149, (203).
2441 - Hz. Bilâl (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm):
"Sabah vakti iyice belirinceye kadar ezan okuma!" dedi ve ellerini yanlara doðru açarak: "Þöyle!" diye gösterdi."
Ebü Dâvud, Salât 41 (534).
2442 - Hz. Enes (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Bir kimse, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a sabah namazýnýn vaktini sormuþtu. O da Hz. Bilâl'e emretti. Þafak sökerken ezan okudu. Ertesi gün ortalýk aðarýncaya kadar sabah ezanýný tehir etti. Sonra ikâmet okumasýný emretti ve namazý kýldý. Sonra da adama:
"Ýþte bu, (sabah) namazýnýn vaktidir" dedi."
Nesâî, Ezân 12, (2, 11, 12).
2443 - Ziyâd Ýbnu'l-Hâris es-Sudâî (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Sabah ezanýnýn ilk vakti girince, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana emretti, ben de ezan okudum ve:
"Ýkâmet de getireyim mi ey Allah'ýn Resülü?" diye sordum. (Soruma hemen cevap vermeyip) doðu tarafýna, fecre bakmaya baþladý ve:
"Hayýr!" dedi. Ne zaman ki þafak söktü Hz. Peygamber (bineðinden) indi, abdest bozdu. Sonra bana doðru geldi. (Bu ara Ashâbý da toplandý. Abdestini aldý. Bilâl ikâmet okumak istedi. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm):
"Sudâ'nýn kardeþi ezan okudu, ezaný okuyan ikâmeti getirsin!" dedi. Ben de ikâmet getirdim."
Ebü Dâvud, Salât 30, (514); Tirmizî, Salât 146, (199).
2444 - Simak Ýbnu Harb anlatýyor: "Bilâl, güneþ (öðlede, batý cihetine) kayýnca ezan okurdu. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) odasýndan çýkýncaya kadar ikâmet getirmezdi. Odasýndan çýkýnca, O'nu görür görmez ikâmet getirirdi."
Müslim, Mesâcid 160- (606); Tirmizî, Salât 148, (202); Ebü Dâvud,Salât 44, (537).
2445 - Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)'ýn iki müezzini vardý: Biri Bilâl diðeri Ýbnu Ummi Mektüm el-A'mâ."
Müslim, Salat 7, (380); Ebü Dâvud, Salât 42, (535).
2446 - Hz. Câbir (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) Bilâl (radýyallâhu anh)'e:
"Ezan okuduðun zaman aðýr aðýr oku. Ýkâmet getirdiðin zaman da peþ peþe serî oku. Ezanla ikâmetin arasýna, yemek yiyenin yemeðinden, içenini içmesinden, üzerine sýkýþarak helaya girmiþ olanýn heladan fârið olacaðý bir zaman fasýlasý koy" diye talimat verdi. Þunu da ilave etti: "Beni görünceye kadar da (ikâmet için) kalkmayýn."
Tirmizî; Salât 143, (195).
2447 - Benî Neccâr'dan bir kadýn demiþtir ki: "Benim evim, Mescid-i Nebevî'nin etrafýndaki en uzun ev idi. Bilâl (radýyallâhu anh), sabah ezanýný evimin damýnda okurdu. Seher'den gelip, dama oturur vaktin girmesini gözetlerdi. Vaktin girdiðini görünce gerinir, sonra da:
"Allah'ým sana hamdediyor, dînini (müslümanlarýn) ikâme etmeleri için, Kureyþ'e karþý yardýmýný diliyorum" der, arkadan ezan okurdu."
Kadýn devamla der ki: "Vallâhi, onun bu duayý terkettiði tek gece bilmiyorum!"
Ebü Dâvud, Salât 33, (519).
2448 - Hz. Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Namaz için ezaný ancak abdestli olan okusun."
Tirmizî, Salât 147, (201).
2449 - Bir diðer rivayette þöyle buyrulmuþtur: "Ezaný ancak abdestli olan okusun." Tirmizî der ki: "Önceki rivayet daha sahihtir."
Tirmizî, Salât 147, (200).
2450 - Osman Ýbnu Ebî'l-As (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn bana en son vasiyetlerinden biri de, ezanýna mukabil ücret almayan bir müezzin tutmamdý."
Ebü Dâvud, Salât 40, (531); Tirmizî, Salât 155, (209); Nesâî; Ezân 32, (2, 23).
2451 - Ebü Bekr (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte sabah namazý için beraber çýktýk. Uðradýðý her adama namaz için sesleniyor veya ayaðý ile dürtüyordu."
Ebu Davud, Salât 293, (1264).
2452 - Ebü Ümâme (radýyallâhu anh) veya Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn Ashâbýndan bir diðeri tarafýndan rivayet edildiðine göre, (bir seferinde) Bilâl (radýyallâhu anh) ikâmete baþlamýþtýr. Kad kâmeti's-salât deyince Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm):
"Allah onu (namazý) ikâme etsin ve dâim kýlsýn!" buyurdu. Ýkâmetin geri kýsmýnda, ezanýn faziletleri bahsinden mezkür olan Hz. Ömer hadisinde olduðu gibi (müezzinin söylediklerini tekrar þeklinde) hareket ediyordu."
Ebü Dâvud, Salât 39, (528).
2453 - Nâfi (rahimehullah) anlatýyor: "Ýbnu Ömer (radýyallâhu anh) sefer sýrasýnda ikâmete sadece sabah namazýndan hem ezan, hem de ikâmet her ikisini okurdu. Derdi ki: "(Seferde ezana hacet yok, çünkü) ezan, kendisine cemaat gelecek olan imama mahsustur."
Muvatta, Salât 11, (1, 73).
2454 - Ebü Cuhayfe (radýyallâhu anh)'nin anlattýðýna göre, Hz. Bilâl (radýyallâhu anh)'i ezan okurken görmüþtür. Der ki: "Ben, ezan okurken, onun aðzýný þu tarafa, bu tarafa (saða sola) dönerken takibe koyuldum."
Tirmizî'nin rivayetinde þu ziyade mevcuttur: "Ýki parmaðý kulaklarýný üzerinde olduðu halde...
Buhârî, Ezân 18,19, Vudü 40, Salat 17, Sütre 90, 93, 94, Menâkýb 23, Libas 3, 42; Müslim,Salât 249, (503); Ebü Dâvud, Salât 34, (520); Tirmizî, Salât 144, (197); Nesâî, Ezân 13, (2,12).
2455 - Ebü Dâvud'da þu ifadeye yer verilmiþtir: "(Bilâl), hayye ala's-salât, hayye ala'l-felâh cümlesine gelince boynunu saða ve sola çevirdi, bizzat kendi dönmedi."
Ebü Dâvud, Salât 34, (520).
ÝSTÝKBÂLU'L-KIBLE
2456 - Hz. Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) buyurdular ki: "Doðu iIe batý arasýnda tek bir kýble vardýr."
Tirmizi, Salât 256, (342, 343, 344).
2457 - Nâfi (rahimehullah) anlatýyor: "Ömer Ýbnu'l-Hattâb (radýyallâhu anh) dedi ki: "Kiþi Beytullah istikâmetine yöneldi mi doðu ile batý arasýnda tek bir kýble vardýr."
Muvatta, Kýble 8, (1,196).
NAMAZIN MAHÝYETÝ VE RÜKÜNLERÝ
2458 - Ýbnu Ömer (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) namaza kalktýðý zaman, ellerini iki omuzunun hizasýna kadar kaldýrýr sonra tekbir getirirdi. Rükü yapmak isteyince de (ellerini iki omuzu hizasýna kaldýrmak suretiyle) ayný þeyi yapardý. Rüküdan baþýný kaldýrýnca da ayný þeyi yapardý. Ancak bunu, secdeden
baþýný kaldýrýrken yapmazdý."
Bir baþka rivayette: "Bunu, secde ederken yapmazdý" denmiþtir.
2459 - Bir diðer rivayette: "Baþýný rüküdan kaldýrýnca, ellerini ayný þekilde kaldýrýr ve: "Semi allâhu li-men hamideh, Rabbenâ ve leke'l-hamd. (Allah kendine hamdedeni iþitir. Rabbimiz, hamd sanadýr)" derdi" þeklinde gelmiþtir. Bu ibarenin elfazý Sahiheyn'e aittir.
2460 - Buhâri'nin diðer bir rivayetinde þöyle gelmiþtir: "Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) namaza girince tekbir getirir ve ellerini kaldýrýrdý."
2461 - Muvatta ve Ebu Dâvud'da gelen bir rivayette de þöyle denmiþtir: "Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) namaz için iftitah tekbiri getirince (namaza baþlayýnca), ellerini iki omuzu hizasýna kadar kaldýrýrdý, rüküdan kalkýnca daha aþaðý kaldýrýrdý."
2462 - Muvatta'nýn bir diðer rivayetinde þöyle gelmiþtir: "(Ýbnu Ömer) eðilip doðruldukça her seferinde tekbir getirirdi."
Ýbnu Cüreyc der ki: "Nâfi'e (Yani Ýbnu Ömer ellerini) ilk kaldýrmada öbürlerinden daha mý yukarý kaldýrýyordu?" diye sordum. Bana:
"Hayýr! eþitti" dedi. Ben tekrar:
"Öyleyse bana iþaret et (göster)" talebinde bulundum. Göðsüne hatta daha aþaðýya iþaret etti."
2463 - Ebü Davud'un bir rivayetinde þöyle gelmiþtir: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) namaza kalktýðý zaman ellerini iki omuzunun hizasýna kadar kaldýrýrdý. Sonra eller o halde iken tekbir getirirdi, rüküa giderdi. Sonra belini doðrultmak isteyince ellerini tekrar iki omuz hizasýna kadar kaldýrýr ve, "Semi'allâhu li-men hamideh" derdi.
Secdede ellerini kaldýrmazdý. Rüküdan önce getirdiði her bir tekbirde ellerini kaldýrýrdý ve bu hal namazýn bitimine kadar devam ederdi."
Yine Ebü Dâvud'un bir diðer rivayetinde: "Rüküdan doðrulunca, secdeye eðilince (kaldýrýr), iki secde arasýnda kaldýrmazdý" denmiþtir.
2464 - Nesâî'nin rivayetinde þöyle gelmiþtir: "Resülulah (aleyhissalâtu vesselâm) namaza girdiði zaman ellerini kaldýrýrdý. Rüküya gitmek istediði zaman, baþýný rüküdan kaldýrdýðý ve iki rek'at arasýnda kalktýðý zaman ayný þekilde ellerini iki omuzunun hizasýna kaldýrýrdý."
Buhârî, Ezân 83, 84, 85, 86; Müslim, Salât 22, (390); Muvatta, Salât 16, (1, 75, 76, 77); Ebü Dâvud, Salât 117, (721, 722, 741, 743); Tirmizî, Salât 190, (255); Nesâî, Ýftitah 1, 2,3, (2,121,122); Ýbnu Mâce, Ýkâmet 15, (858 - 868).
2465 - Alkame (rahimehullah) anlatýyor: "Size Resülullah (aleyhissalatu vesselam)'ýn namazýyla namaz kýldýrayým mý?" dedi ve namaz kýldý. Bu namazda ellerini bir kere iftitah tekbiri sýrasýnda kaldýrdý, baþka kaldýrmadý."
2466 - Bir diðer rivayette þöyle demiþtir: "Resulullah (aleyhissalatu vesselâm) her eðilip doðrulmalarda, kýyâm ve oturmalarda tekbir getirirdi. Hz. Ebü Bekir ve Hz. Ömer (radýyallâhu anhümâ) de ayný þekilde tekbir getirirlerdi."
Ebü Dâvud, Salât 119, (748); Tirmizî, Salât 191, (257), 188, (253); Nesâî, Ýftitah 110, (2,195),124, (1, 204), Sehv 70, (3, 62).
2467 - Berâ (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý iftitah tekbiri alýrken gördüm. Ellerini kulaklarýna yakýn kaldýrmýþtý. Sonra (namazdan çýkýncaya kadar) baþka kaldýrmadý."
Ebü Dâvud, Salât 119, (752).
2468 - Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh)'den yapýlan rivayete göre, halka namaz kýldýrdýðý zaman, her eðilip doðrulmada tekbir getirirdi. Kendisine:
"Bu tekbirler de ne?" dendiði vakit:
"Bu, Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)'ýn namazýdýr!" diye cevap verirdi."
Bu hadis, Sahiheyn'in rivayetine lafzen uygundur. Ebü Dâvud ve Tirmizi'nin bir rivayetinde: "(Ebü Hüreyre) tekbir getirince parmaklarýný açardý" denmiþtir.
Tirmizi'nin bir diðer rivayetinde "O eðilirken tekbir getirirdi" denmiþtir.
2469 - Ebu Dâvud'un bir diðer rivayetinde: "Þayet Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in ön cihetinde olsaydým koltuk altlarýný görürdüm (kollarýný öylesine yüksek kaldýrýrdý)."
2470 - Nesâi'de gelen bir diðer rivayette þöyle denmiþtir: "Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) Beni Züreyk Mescidi'ne geldi ve dedi ki: "Üç þey var ki, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) onlarý yapýyordu, halk ise terketmiþ durumda... Namazda ellerini uzatarak kaldýrýrdý, (Fatihayý okuyunca kýrâate geçmezden önce) bir miktar süküt buyurdu, secdeye varýnca (ve secdeden kalkýnca) tekbir getirirdi."
Buharî, Ezân 115; Müslim, Salât 27-32, (392); Muvatta, Salât 19, (1, 76); Ebü Dâvud, Salât 118,119, (746, 753); Tirmizî, Salât 177,198, (239, 254); Nesâî, Ýftitah 6, (2,124), 84, (2,181-182),184, (2, 235).
2471 - Vail Ýbnu Hucr (radýyallâhu anh)'un anlattýðýna göre, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý, namaza girdiði sýrada ellerini kaldýrýp tekbir getirirken görmüþtür.
Râvilerden Hemmâm Resülullah'ýn ellerini kulaklarýnýn hizasýna kadar kaldýrdýðýný gösterdi.Sonra elbisesine gömüldü, sonra sað elini sol elinin üstüne koydu. Rüküya gitmek isteyince, ellerini elbiseden çýkardý. Sonra onlarý kaldýrdý, sonra tekbir getirdi ve rüküya gitti, semi'allâhu li-men hamideh dediði zaman ellerini kaldýrdý, secdeye gittiðinde ellerinin arasýna secde etti."
Müslim, Salât 54, (401); Ebü Dâvud, Salât 117, (723-729, 736, 737); Nesâî, Ýftitah 107, (2, 194), 139, (2, 211),187, (2, 236), Sehv 29, (3, 34-35).
2472 - Ebü Dâvud'da gelen bir diðer rivayette þöyle denir: "...Sonra Medîne'ye geldim, gördüm ki (halk, namazý) üzerlerinde bürnuz ve kisalar olduðu halde kýlýyor ve namaza baþlarken ellerini göðüslerine kadar kaldýrýyor."
Müslim, Salât 54, (401); Ebü Dâvud, Salât 117, (723-729, 736, 737); Nesâî, Ýftitah 107, (2, 194), 139, (2, 211),187, (2, 236), Sehv 29, (3, 34-35).
2473 - Bir diðer rivayette der ki: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'Ia birlikte namaz kýldým. Tekbir getirdiði zaman ellerini kaldýrýyor, sonra (elbisesine) gömülüyordu. Sonra sol elini sað eliyle tutuyor, ellerini elbisesine sokuyordu, rükü yapmak istediði zaman ellerini çýkarýp sonra kaldýrýyordu. Rüküdan baþýný kaldýrmak isteyince de ellerini kaldýrýyor, sonra secde ediyordu. (Secdede) yüzünü elleri arasýna koyuyor idi. Keza baþýný secdeden kaldýrýnca da ellerini kaldýrýyordu. Namaz bitinceye kadar (her rek'atte böyle yapýyordu)."
Müslim, Salât 54, (401); Ebü Dâvud, Salât 117, (723-729, 736, 737); Nesâî, Ýftitah 107, (2, 194), 139, (2, 211),187, (2, 236), Sehv 29, (3, 34-35).
2474 - Bir diðer rivayette þöyle der: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ellerini, omuzlarý hizasýna kadar kaldýrdý. Baþ parmaklarýný da kulaklarýyla, hizaladý, sonra tekbir getirdi."
Müslim, Salât 54, (401); Ebü Dâvud, Salât 117, (723-729, 736, 737); Nesâî, Ýftitah 107, (2, 194), 139, (2, 211),187, (2, 236), Sehv 29, (3, 34-35).
2475 - Bir diðer rivayette: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý iftitah tekbiriyle birlikte ellerini kaldýrýrken görmüþtür."
Müslim, Salât 54, (401); Ebü Dâvud, Salât 117, (723-729, 736, 737); Nesâî, Ýftitah 107, (2, 194), 139, (2, 211),187, (2, 236), Sehv 29, (3, 34-35).
2476 - Saîd Ýbnu Haris el-Muallâ (rahimehullah) anlatýyor: "Ebü Saîdi'l-Hudrî (radýyallâhu anh) bize namaz kýldýrdý. Secdelerden baþýný kaldýrýrken, secdeye giderken, iki(nci) rek'atten kalkarken, tekbirlerini cehrî (sesli) olarak getirdi ve sonunda:
"Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý böyle yapar gördüm!" diye açýklamada bulundu."
Buhârî, Ezân 144.
2477 - Mutarrif Ýbnu Abdillah (rahimehullah) anlatýyor: "Ali Ýbnu Ebî Tâlib (radýyallâhu anh)'in arkasýnda ben ve Ýmrân Ýbnu Husayn beraber namaz kýldýk. Ali (radýyallâhu anh) secde edince tekbir getiriyor, baþýný kaldýrýnca tekbir getiriyor, iki(nci) rek'atten kalkýnca yine tekbir getiriyordu."
Buhârî Ezan 144, 115,116; Müslim, Salât 33, (393); Ebü Dâvud, Salât 140, (835); Nesâî, Sehv 1, (3, 2).
Nesâî'nin rivayetinde þöyle denmiþtir: "Her eðilme ve her kalkmada tekbir getirir, rüküyu tamamlardý."
2478 - Hz. Ali (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) farz namaza kalkýnca tekbir getirir, ellerini omuzlarýnýn hizasýna kadar kaldýrýrdý. Kýraatini tamamlayýp rüküya gitmek isteyince ayný þeyi yapardý. Rüküdan kalkýnca da ayný þeyi yapardý. Oturur vaziyette iken ellerini hiçbir surette kaldýrmazdý. Ýki(nci) secdeden de kalkýnca ellerini ayný þekilde kaldýrýr ve tekbir getirirdi."
Ebü Dâvud, Salât 118, (744).
2479 - Ebü Kýlâbe anlatýyor: "Ýbnu Hüveyris (radýyallâhu anh), Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn (namaza baþlarken) tekbir getirdiði, rüküya gittiði, rüküdan baþýný kaldýrdýðý zaman, kulaðýnýn üst kýsmýna ulaþýncaya kadar ellerini kaldýrdýðýný görmüþtür."
Buhârî, Ezân 84; Müslim, Salat 24-26 (391); Ebü Dâvud, Salât 118, (745); Nesâî 85, (2, 182); Ýbnu Mace, Ýkâmetu's-Salât; 15, (859).
Nesâî, bir diðer rivayette þu ziyadeyi kaydeder: "...secde ettiði ve secdeden baþýný kaldýrdýðý (zaman da ellerini kaldýrýrdý)."
2480 - Nadr Ýbnu Kesîr es-Sa'dî anlatýyor: "Abdullah Ýbnu Tâvus, Mescidü'l-Hayf'da yanýbaþýmda namaz kýldý. Ýlk secdeyi yapýp secdeden baþýný kaldýrdýðý zaman ellerini yüzünün hizasýna kadar kaldýrmýþtý. Ben bunu hoþ bulmadým ve Vüheyb Ýbnu Hâlid'e söyledim. Vüheyb ona:
"Sen hiç kimsede görmediðin birþey mi yapýyorsun?" dedi. Ancak Tâvus cevaben:
"Babamýn onu yaptýðýný gördüm. Üstelik babam þunu da söylemiþti:
"Ýbnu Abbâs (radýyallâhu anh) böyle yaptýðýný gördüm. Üstelik onun:
"Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) bunu yapýyordu" demiþ olmasýndan baþka bir þey de bilmiyorum."
Ebü Dâvud, Salât 117, (740); Nesâî, Ýftitah 177, (2, 232).
2481 - Meymün eI-Mekkî, AbduIIah Ýbnu Zübeyr (radýyallâhu anh)'i gördüðünü ve kendilerine namaz kýldýrdýðýný anlatmýþtýr. Devamla der ki: "Abdullah namazda kýyâm, rükü, secde ve secdeden kýyâma kalkma esnalarýnda elleriyle iþaret yapýyordu (ellerini kaldýrýyordu). Ýbnu Abbâs (radýyallâhu anhümâ)'a gittim. Ve:
"Ýbnu Zübeyr'i hiç kimsede görmediðim bir tarzda namaz kýlýyor gördüm" deyip onun namazda yaptýðý iþareti anlattým. Bana:
"Eðer Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn namazýný görmekten hoþlanýrsan, Abdullah Ýbnu Zübeyr'in namazýna uy!" dedi."
Ebü Dâvud, Salât 117, (739).
2482 - Ýmrân Ýbnu'l-Husayn (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Bende basur vardý. Namazý nasýl kýlacaðým diye Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a sordum.
"Ayakta kýl, muktedir olmazsan oturarak kýl, buna da muktedir olmazsan yan üzeri (yatarak) kýl" buyurdu."
2483 - Diðer bir rivayette geldiðine göre, Ýmrân Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a kiþinin oturarak kýlacaðý namaz hususunda sordu. Aleyhissalâtu vesselâm:
"Ayakta kýlarsa bu efdaldir. Kim de oturarak kýlarsa, ona ayakta kýlanýn ecrinin yarýsý verilir. Kim de yatarak kýlarsa ona da oturarak kýlanýn ecrinin yarýsý verilir" buyurdu."
Buhârî, Taksîru's-Salât 18, 17, 19; Ebü Dâvud, Salât 179, (951, 952); Tirmizî, Salât 274, (372); Nesâî, Kýyâmu'l-Leyl 21, (3, 223-224).
2484 - Abdullah Ýbnu Þakîk anlatýyor: "Hz. Âiþe (radýyallahu anhâ)'ye:
"Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) oturarak namaz kýlar mýydý?" diye sordum. Bana þu cevabý verdi:
"Evet! Halk -veya yaþ demiþti- O'nun dermanýný kesince (yani insanlarýn meseleleriyle ömrünü tüketince, dermandan kesilince demektir)."
2485 - Bir diðer rivayette þöyle denmiþtir: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) oturarak namaz kýlar, oturduðu halde kýrâat buyurur, kýrâatinden takriben otuz-kýrk âyet kalýnca kalkar, kýrâatýna ayakta devam eder, sonra rüküya ve secdeye giderdi. Ýkinci rek'atte aynen bunun gibi yapardý. Namazý bitince, ben uyanýksam benimle konuþurdu, uyuyor isem yatardý."
2486 - Nesâî'de gelen bir rivayette þöyle denmiþtir: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm'ý (oturarak namaz kýlarken) baðdaþ kurma þeklinde oturmuþ gördüm."
Nesâî der ki: "Bu hadisin hatalý olduðu kanaatindeyim."
Buhârî, Taksîru's-Salât 20, Teheccüd 16; Müslim, Salatu'l-Müsâfýrîn 112,115, (731, 732); Muvatta, Cum'a 20, (1, 137, 138); Ebü Dâvud, Salât 179, (953-956); Tirmizî, Salât 257, (374, 375); Nesâî, Kýyâmu'I Leyl,18, 22, (3, 219-224).
2487 - Ümmü Seleme (radýyallâhu anhâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn ölümüne yakýn, farzlar dýþýndaki namazlarýnýn çoðu oturarak idi. Ona göre, amellerin en güzeli, az da olsa devamlý olaný idi."
Nesâî, Kýyâmul-Leyl 19, (3, 222).
2488 - Hz. Hafsa (radýyallâhu anhâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)'ýn, nafýle namazlarýný kýlarken, ölümüne bir yýl kalýncaya kadar hiç oturduðunu görmedim. Bundan sonra hep oturarak kýldý. Namazda süreyi hep tertîl üzere okurdu. Bundan dolayý o süre, aslýnda ondan daha uzun olan süreden daha uzun görünürdü."
Müslim, müsâfýrîn 118, (733); Muvatta, Cum'a 20, (1,137); Tirmizî, Salât 275, (373); Nesâî, Kýyâmu'l-Leyl 19, (3. 223).
2489 - Ýbnu Amr Ýbni'l-Âs (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Bana Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn: "Kiþinin oturarak kýldýðý (nafile) namaz, normal þekilde kýldýðý namazýn (sevapca) yarýsýna denktir" buyurduðu söylenmiþti. (Kendisinden sormak üzere) derhal yanýna gittim. Varýnca, Efendimizi oturarak namaz kýlýyor buldum. Elimi baþýnýn üzerine koydum. Bana:
"Ey Abdullah Ýbnu Amr! Meselen nedir?" dedi. Ben:
"Ey Allah'ýn Resülü, bana "Kiþinin oturarak kýldýðý namaz, normal namazýn yarýsýna denktir" buyurduðunuz söylendi. Halbuki siz de oturarak kýlýyorsunuz?" dedim. Aleyhissalâtu vesselâm:
"Evet öyledir. Ancak ben sizlerden biri gibi deðilim" cevabýný verdi."
Müslim, Müsâfýrîn 120, (735); Muvatta, Salâtu'l-Cemâ'a 20, (1, 136, 137); Ebu Dâvud, Salât 179, (950); Nesâî, Kýyâmu'l-Leyl 20, (3, 223).
2490 - Muhârib Ýbnu Disâr (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Huzeyfe (radýyallâhu anh), namaz kýlmakta olan ve bu sýrada belini tam doðrultamayan bir adam görmüþtü. Namazdan çýkýnca:
"Sýrtýnda bir rahatsýzlýðýn mý var?" diye adama sordu.
"Hayýr!" cevabýný alýnca:
"Þayet, bu halin üzere ölecek olsan Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn sünnetine muhalefet üzere ölürsün" dedi."
Rezin ilavesidir. Derim ki: "Bu rivayet Buhârî'de þu þekilde gelmiþtir: "Huzeyfe, (namazda) rükü ve secdesini tamamlayan bir adam görmüþtü. Namazýný kýlýp bitirince Huzeyfe (radýyallâhu anh) ona:
"Sen namaz kýlmadýn. Eðer ölecek olsan, Allah'ýn Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm)'ý, yarattýðý fýtrattan baþka bir fýtrat üzere ölürsün" dedi. Gerçeði Allah, bilir."
Buhârî, Ezân 119, 132.
2491 - Ebü Hâzým (rahimehullah) anlatýyor: "Sehl Ýbnu Sa'd (radýyallâhu anhümâ) demiþti ki: "Ýnsanlara, namazda sað elini sol kolu üzerine koysun" diye emredilmiþti. " Ebü Hâzým devamla der ki: "Ben onun (Sehl'in), bu, hadisi Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a nisbet ettiðini biliyorum."
Buhârî Ezân 89; Muvatta, Kasru's-Salât 47, (1, 859).
2492 - Ýbnu Mes'ud (radýyallahu anh)'un anlattýðýna göre, namaz kýlarken sol elini sað eline koymuþtur. Bunu gören Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) (bizzat elleriyle tutarak) sað elini sol elinin üzerine koymuþtur."
Ebü Dâvud, Salât 120, (755); Nesâî, Ýftitah 10, (2, 126).
2493 - Vâil Ýbnu Hucr (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý namazda kýyâmda iken, sað eliyle sol elinin üstünden tutmuþ gördüm."
Nesâî, Ýftitah 9, (2, 125, 126).
2494 - Ýsmâil Ýbnu Ümeyye anlatýyor: "Nâfi merhuma namazda ellerinin parmaklarýný kenetleyen kimse hakkýnda sormuþtum. Bana:
"Bu hususta Abdullah Ýbnu Ömer (radýyallâhu anh)'i iþittim: "Bu, Allah'ýn gadabýna uðrayanlarýn namazýdýr" demiþti diye cevap verdi."
Ebü Dâvud, Salât 187, (993).
Rezîn'in ilave ettiði bir rivayette de þöyle denmiþtir: "Ýbnu Ömer (radýyallâhu anh), namazda kuûd halinde (otururken) sol elini kabasý üzerine dayanan bir adam görmüþtü, hemen müdahale ederek:
"Böyle oturma, zîra azaba uðrayanlar bu þekilde otururlar!" dedi.
Ebü Dâvud, Salât 187, (994).
2495 - Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "(Namazýn) sünnetlerinden biri namazda (sað) avucu (sol) avuç üzerine koyup, her ikisini birlikte göbeðin altýna yerleþtirmektir."
Rezîn ilavesidir. Ebü Dâvud, Salât 120, (756).
2496 - Hz. Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazda ihtisârý (elleri böðre koymayý) yasakladý."
Buhârî, Amel fý's-Salât 17; Müslim, Mesâcid 46, (545); Ebü Dâvud, Salât 176, (947); Tirmizî, Salat 281, (383); Nesâî, Ýftitah 12, (2,127).
2497 - Buhâri de Hz. Âiþe'den yapýlan bir diðer rivayette geldiðine göre: "Hz. Aiþe (radýyallâhu anhâ), kiþinin ellerini (ihtisâr yaparak) böðrüne koymasýný mekruh addeder ve "Bunu yahudiler yapar" derdi."
Buhâri, Enbiyâ 50.
2498 - Rezin'in rivayet ettiði diðer bir hadiste: "Resülullah ihtisârý (eli böðre koymayý) namazda ve namaz dýþýnda yasakladý" demiþtir."
2499 - Ziyâd Ýbnu Sübeyh eI-Hanefi anlatýyor: "Ýbnu Ömer (radýyallâhu anh)'in yaný baþýnda namaz kýldým. Ellerimi de böðürlerime koydum. Namazý bitirince: "Bu, namazda haç(a benzemek)dir, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bunu yasaklamýþtý" buyurdu."
Ebü Dâvud, Salât 160, (903); Nesâî, Ýftitah 12 (2,127).
2500 - Ýbnu Mes'ud (radýyallâhu anh)'dan nakledildiðine göre, ayaklarýnýn arasýný bitiþtirerek namaz kýlan bir adam görmüþtü. Þöyle söylendi:
"(Bu adam) sünnete muhalefet etti. Ayaklarýný sýrayla dinlendirse daha iyidir."
Nesâî, Ýftitah 13, (2,128).
2501 - Ümmü Kays Bintu Mihsan (radýyallâhu anhâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) yaþlanýp biraz þiþmanlayýnca, namaz kýldýðý yerde bir sütun bulundurdu namazda ona dayandý."
Ebu Dâvud, Salât 177 (948).
KIRÂAT
2502 - Ýbnu Abbas (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) kýrâatýný bismillâhirrahmânirrahîm ile baþlatýyordu."
Tirmizî, Salât 181, (245).
2503 - Hz. Enes (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Ben, Resülullah (aleyhissalatu vesselâm), Hz. Ebü Bekr, Hz. Ömer, Hz. Osman (radýyallahu anhüm) ile birlikte namaz kýldým. Onlardan hiçbirinin bismillâhirrahmanirrahým'i okuduklarýný iþitmedim."
Buhârî, Ezân 89; Müslim, Salât 50, (399); Muvatta, Salât 30, (1, 81); Ebü Dâvud, Salât 124, (782); Tirmizî, Salât 182, (246); Nesâî, Ýftitah 21, 22, (2, 133-135); Ýbnu Mâce, Ýkâmet 4, (813- 815).
2504 - Ýbnu Abdillah Ýbnu Muðaffel (rahimehullah) anlatýyor: "Ben (namazda) bismillâhirrahmânirrahîm'i okumuþtum. Babam iþitti. Bana: "Oðulcuðum, (bu yaptýðýn) bir bid'attir. Bid'atten sakýn!" dedi. Ben Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn ashâbýndan her kimle karþýlaþtý isem, hepsinin de bid'atten nefret ettiði kadar bir baþka þeyden nefret etmediðini gördüm. Babam sözlerine þöyle devam etmiþti:
"Ben Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)'Ia, Hz. Ebu Bekr'le, Hz. Ömer'le, Hz. Osmanla (radýyallâhu anhüm) namaz kýldým. Onlardan hiç birinin bunu (besmelenin okunacaðýný) okuduklarýný iþitmedim. Onu sen de okuma. Sadece "Elhamdülillahi rabbi'l-âlemîn" de."
Tirmizî, Salât 180, (244); Nesâî, Ýftitah 22, (2,135).
2505 - Hz. Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ikinci rek'atten kalktýðý zaman kýrâati Elhamdü lillâhi Rabil alemîn ile baþlatýyor ve süküt etmiyordu."
Müslim, Mesâcid 148, (599).
2506 - Hz. Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim Fâtihâ-i þerîfe süresini okumadan namaz kýlarsa bilsin ki bu namaz nâkýstýr -bu sözü üç kere tekrarladý- eksiktir."
Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh)'ye:
"Biz imamýn arkasýnda bulunuyorsak (ne yapalým)?" diye sorulmuþtu. Þu cevabý verdi:
"Yine de içinden oku. Zîra ben Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn þöyle söylediðini iþittim:
"AIIah Teâlâ hazretleri (bir hadîs-i kudsîde) buyurdu ki: "Ben kýrâati kulumla kendi aramda iki kýsma böldüm, yarýsý bana ait, yarýsý da ona. Kuluma istediði verilmiþtir: Kul: "EI-hamdülillâhi Rabbi'I-âlemîn. (Hamd alemlerin Rabbine aittir)" deyince, Azîz ve Celîl olan AIIah: "Kulum bana hamdetti!" der. "er-Rahmânirrahîm" deyince, AIIah: "Kulum bana senâda bulundu" der. "Mâlikî yevmiddîn (âhiretin sahibi)" deyince,
AIIah: "Kulum beni tebcîl ve ta'zîz etti (büyükledi)" der. "Ýyyakena'budü ve iyyakenestain (yalnýz sana ibâdet eder, yalnýz senden yardým isteriz)" deyince, AIIah: "Bu benimle kulum arasýnda bir (taahhüddür). Kuluma istediðini verdim" der. "Ýhdina s-sýrâta'I-müstakîm sýrâtallezîne en amte aleyhim gayr'il-maðdübi aleyhim ve Ia'ddallîn. (Bizi doðru yola sevket, o yol ki kendilerine nimet verdiðin kimselerin yoludur, gadaba uðrayanlarýn ve dalâlete düþenlerin deðil)" dediði zaman, Allah: "Bu da kulumundur, kuluma istediði verilmiþtir" buyurur."
2507 - Ebü Dâvud'da gelen bir rivâyette þöyle denmiþtir: "...Bana Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm):
"Haydi git ve Medîne'de ilan et ki: "Sadece Fatiha süresi de olsa, Kur'ân'dan bir parça okumadýka kýldýðýnýz namaz namaz deðildir" dedi ve baþka bir þey ilave etmedi."
2508 - Rezin'in zikrettiði bir rivâyette þöyle gelmiþtir: "...Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kýrâatsiz namaz sahih deðildir." Bilesiniz, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bize her ne duyurdu ise biz de size duyurduk. Bize gizli tuttuðunu biz de size gizli tuttuk."
Bu açýklama üzerine bir zât ona:
"Ey Ebü Hüreyre, Fatiha'ya herhangi bir ilavede bulunmazsam (yeterli midir) ne dersin?" diye sordu. Ebu Hüreyre dedi ki:
"Bu suâl Aleyhissalâtu vesselâm'a da sorulmuþtu, þu cevabý verdi:
"Bununla iktifâ edersen sana yeter, ilavede bulunursan senin için daha hayýrlý ve efdal olýýr."
Müslim, Salât 38, (395); Muvatta; Salât 39, (1, 84-85); Ebü Dâvud, Salât 136, (819, 820, 821); Tirmizî, Tefsîr, Fâtiha, (2954, 2955); Nesai, Ýftitah 23, (2,135, 236).
2509 - Ebü Saîd (radýyallâhu anh) anlatýyor: "(Namazda) Fatiha süresi ile kolaya gelen bir miktar (Kur'ân âyetin)i okumakla emrolunduk."
Ebü Dâvud, Salât 136, (818).
2510 - Hz. Cabir (radýyallâhu anh) demiþtir ki: "Kim Fatiha'yý okumadan bir rek'at namaz kýlarsa, imamýn arkasýnda bulunmadýðý takdirde, namaz kýlmýþ sayýlmaz."
Muvatta, Salât 38, (1, 84); Tirmizî, Salât 283, (313).
2511 - Vâil Ýbnu Hucr (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn gayri'l-maðdübi aleyhim ve lâ'd-dâllîn'i okuyunca âmîn dediðini ve bunu söylerken sesini uzattýðýný iþittim."
Bir baþka rivâyette þöyle gelmiþtir. ". . .Bunu söylerken sesini yükselttiðini iþittim."
Ebü Dâvud, Salât 172, (932, 933); Tirmizî, Salât 184, (248).
2512 - Hz. Bilal (radýyallâhu anh)'in söylediðine göre, Aleyhissalâtu vesselâm'a: "Ey Allah'ýn Resülü! âmîn'de beni geride býrakma!" demiþtir."
Ebü Dâvud, Salât 172, (937).
AMÝN DEMENÝN FAZÝLETÝ
2513 - Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ýmam âmîn deyince siz de âmîn deyin. Zira kimin âmîn'i meleklerin âmîn'ine tevâfuk ederse geçmiþ günahlarý affedilir."
Ýbnu Þihâb der ki: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) âmîn derdi."
Buhârî Ezân 112; Müslim, Salât 72, (410); Muvatta, Salât 44, (1, 87); Ebü Dâvud, Salât 172, (936); Tirmizî, Salât 185 (250); Nesâî, Ýftitah 34, 35, (2,144); Ýbnu Mâce Ýkâmet 14, (851).
2514 - Buhârî'de diðer bir rivâyette þöyle gelmiþtir: "Kârî (okuyucu) âmîn deyince siz de âmîn deyin. Zîra melekler "âmîn" der. Kimin amîn'i meleklerin âmîn'ine tevâfuk ederse geçmiþ günahlarý affedilir.
Buhârî, Da'avât 63.
NAMAZDA OKUNAN SÛRE
2515 - Ebü Bürde (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) sabah namazýnda altmýþ-yüz arasýnda âyet okurdu."
Nesâî, Ýftitah 112, (2,157); Buhârî, Mevâkît 11,13, 39, Ezân 104; Müslim, Mesâcid 2, (1, 246),16, (1, 262).
2516 - Amr Ýbnu Hureys (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam)'ýn sabah namazýnda Ýza'þ-þemsu küvviret süresini okuduðunu iþittim."
Müslim, Salât 164, (456); Ebü Dâvud, Salat 135, (817); Nesâî, Ýftitah 44, (2,157).
2517 - Abdullah Ýbnu Sâib (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bize Mekke'de sabah namazý kýldýrdý. Mü'minün süresini kýrâat buyurarak namaza baþladý. Hz. Musa ve Harun'un zikrine gelince -veya Hz. Ýsâ'nýn zikrine, râvi burada tereddüt etti. Resüllullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý bir öksürük tuttu, hemen rüküya gitti."
Buhârî, Ezân 106; Müslim, Salât 163, (455); Ebü Dâvud, Salât 89, (648, 649); Nesâî, Ýftitah 76, (2,176). Hadis Buhârî'de muallak olmuþtur.
2518 - Câbir Ýbnu Semüre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) sabah namazýnda Kâf ve'l-Kurâni'l-Mecîd ve benzeri bir süre okurdu. Aleyhissalâtu vesselâm diðer namazlarý hafif kýldýrýrdý."
Müslim, Salât 168, (458).
2519 - Ýbnu Abbâs (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) cuma günü, sabah namazýnda Elif-lâm-mim Tenzîl es-Secde, ve Hel etâ alâ'l-insânî hînun mine'd-dehr sürelerini okurdu. Yine Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) cuma namazýnda Cuma ve Münâfikün surelerini okurdu."
Müslim, Cuma 64, (879); Ebü Dâvud, Salât 218, (1074); Tirmizî, Salât 375, (520); Nesâî, Cuma 38, (3,111), Ýftitah 47, (2,159).
2520 - Urve (rahimehullah) anlatýyor: "Hz. Ebü Bekr es-Sýddîk (radýyallâhu anh) sabah namazýný kýldýrdý. Namazýn her iki rek'atinde Bakara süresini okudu."
Muvatta, Salât 33.
2521 - Fürâfisa Ýbnu Umeyr el-Hanefi der ki: "Ben Yüsuf süresini Osman Ýbnu Affân (radýyallâhu anh)'ýn sabah namazlarýndaki kýrâatinden öðrendim. Çünkü o, bu süreyi çok sýk okurdu."
Muvatta, Salât 35, (1, 82).
2522 - Ýbnu Mes'ud (radýyallâhu anh)'dan anlatýldýðýna göre, sabah namazýnýn birinci rekatinde Enfâl'den kýrk âyet kadar, ikinci rek'atinde ise mufassal sürelerden birini okumuþtur."
Rezîn ilavesidir. Buhârî muallak (senetsiz) olarak tahric etmiþtir. Ezan 106.
2523 - Amir Ýbnu Rebî (radýyallâhu anh) demiþ ki: "Hz. Ömer Ýbnu'l-Hattâb (radýyallâhu anh)'ýn arkasýnda sabahý kýldýk. Namazda Yusuf ve Hacc surelerini aðýr bir kýrâatle okudu.
Bunun üzerine Âmir'e: "Öyleyse fecir doðarken namaza baþlamýþ olmalýdýr" dendi. O da: "Evet!" diye cevap verdi."
Muvatta, Salât 34, (1, 82).
2524 - Muâz Ýbnu Abdillah el-Cühenî anlatýyor: "Cüheyne kabilesine mensup bir zât bana: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn sabah namazýnýn her iki rek'atinde de Ýzâ zülzilet süresini okuduðunu iþittim, bilmiyorum unutarak mý böyle yaptý, bilerek mi okudu" dedi."
Ebü Dâvud Salât 134, (816).
ÖÐLE VE ÝKÝNDÝ NAMAZLARI
2525 - Ebü Katâde (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) öðlede ilk iki rek'atte Fatiha ile iki süre okurdu. Son iki rek'atte de Fatiha'yý okur, bazan da âyeti bize iþittirirdi. Birinci rek'atte (kýraatý) uzun tutar ikinci de o kadar uzatmazdý. Ýkindi ve sabah namazlarýnda da böyle yapardý."
Buhârî, Ezân 107, 97, 109, 110; Müslim, Salât 154, (451); Ebü Dâvud, Salât 129, (798, 799, 800); Nesâî, Ýftitah 56-60, (2, 164, 166).
Ebü Dâvud, bir rivâyette þu ziyadeye þâmildir: "O'nun (aleyhissalâtu vesselâm), halk birinci rek'ata yetiþebilsin diye böyle yaptýðýný zannederdik."
2526 - Ýbnu Abbas (radýyallâhu anhümâ) demiþtir ki: "Resülullah'ýn öðle ve ikindi namazlarýnda kýrâatte bulunup bulunmadýðýný bilmiyorum."
Ebü Dâvud, Salât 131, (808).
2527 - Câbir Ýbnu Semüre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) öðlede velleyli izâ yaðþâ süresini okur, ikindide dahi aynýsýný yapar, sabah namazýnda bundan daha uzun bir kýrâatte bulunurdu."
Buhâri, Ezân 103, 95, 96; Müslim, Salât 159, (453); Ebü Dâvud, Salât 130, (804); Nesâî, Ýftitah 74, (2,174).
2528 - el-Berâ (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Biz, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn arkasýnda öðleyi kýlmýþtýk. Kendisinden Lokmân ve Zâriyat sürelerinin âyetlerini peþ peþe iþitiyorduk."
Nesâî, Ýftitah 55, (2, 163).
2529 - Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir namazda secde edip sonra kýyâma kalktý ve rükü yaptý. Cemaat onun, Elif Lâm-Mim Tenzile's-Secdetü'yü okuduðunu gördü."
Ebü Dâvud, Salât 131, (807).
AKÞAM NAMAZI
2530 - Mervan Ýbnu'l-Hakem anlatýyor: "Bana Zeyd Ýbnu Sabit (radýyallahu anh) dedi ki: "Sen niye akþam namazýnda (kýsâru'l-mufassal denilen) kýsa surelerden okuyorsun? Ben Resûlullâh aleyhissalâtu vesselâm'ýn Tûlâ't-Tûleyeyn'i okuduðunu iþittim."
Buhari, Ezan 98; Ebu Davud, Salat 132, (812); Nesai, Ýftitah 67, (2, 169, 170).
Ebu Davud'un rivayetinde þu ziyade var: "...Dedim ki: Tula't-Tüleyeyn nedir? Bana "el-A'raf", öbürü de "el-En'âm" diye cevap verdi."
2531 - Ümmü'l-Fadl (radýyallahu anha) anlatýyor: "Resûlullâh aleyhissalâtu vesselâm'ýn akþam namazýnda ve'l-mürselati urfen suresini okuduðunu iþittim. Bundan sonra artýk bize, ruhu kabzedilinceye kadar hiç namaz kýldýrmadý."
Buhari, Ezan 98, Megazi 83; Müslim, Salat 173, (462); Muvatta, Salat 24, (1, 78); Ebu Davud, Salat 132, (810); Tirmizi, Salat 230, (308); Nesai, Ýftitah 64, (2, 168).
2532 - Hz. Aiþe radýyallahu anha anlatýyor: "Resûlullâh aleyhissalâtu vesselâm, A'raf suresiyle akþamý kýldýrdý. Sureyi ikiye bölerek her iki rek'atte bir parçasýný okudu."
Nesai, Ýftitah 67, (2, 170).
2533 - Cübeyr Ýbnu Mut'im radýyallahu anh anlatýyor: "Resûlullâh aleyhissalâtu vesselâm'ý akþam namazýnda et-Tûr suresini okurken iþittim."
Buhari, Ezan 99, Cihad 172, Megazi 11, Tefsir, Tur 1; Müslim, Salat 174, (463); Muvatta, Salat 23, (1, 78); Ebu Davud, Salat 132, (811); Nesai Ýftitah 65, (2, 169).
2534 - Ebu Osman en-Nehdi anlatýyor: "Ýbnu Mes'ud (radýyallahu anh)'ýn arkasýnda akþam namazý kýlmýþtým. Namazda Kulhüvallahü ahad'i okudu."
Ebu Davud, Salat 133, (825).
2535 - Abdullah Ýbnu Utbe Ýbni Mes'ud anlatýyor: "Resûlullâh aleyhissalâtu vesselâm akþam namazýnda Hâ-mim-ed-Duhan suresini okudu."
Nesai, Ýftitah 66, (2, 169).
2536 - Ebu Abdillah es-Sunâbihi anlatýyor: "Hz. Ebu Bekr radýyallahu anh'ýn hilafeti sýrasýnda Medine'ye geldim, arkasýnda akþam namazýný kýldým. Ýlk iki rek'atinde Fatiha ile (kýsaru'l-mufassal denen) kýsa surelerden birer sure okudu. Sonra üçüncü rek'ate kalktý. ben (ne okuyacaðýný iþitmek için) hemen kendisine -elbisem elbisesine deðecek kadar- yaklaþtým. Fatiha ve beraberinde "Rabbenâ lâ tuzið kulûbena ba'de iz hedeytena veheb lena min ledünke rahmeten inneke ente'l-Vehhab. (Rabbimiz, bize hidayet verdikten sonra kalplerimizi saptýrma. Katýndan bize bir rahmet lutfet, sen çok lutfedenlerdensin)" ayetini okuduðunu iþittim."
Muvatta, Salat 25, (1, 79).
YATSI NAMAZI
2537 - Büreyde (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam yatsý namazýnda Veþþemsi ve duhâhâ ve benzeri sureleri okurdu."
Tirmizi, Salat 231, (309); Nesai, Ýftitah 71, (2, 173).
2538 - eI-Berâ (radýyallâhu anh) anlatýyor: Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir yolculuk sýrasýnda yatsýyý kýlmýþtý. Ýki rek'atin birinde Vettîni ve'z-Zeytüni'yi okudu."
Buhârî, Ezâin 100, 102, Tefsîr, Vettîn 1, Tevhîd 52; Müslim, Salât 175, (464); Muvatta, Salât 27, (1, 79-80), Ebü Dâvud, Salât 275, (1221); Tirmizî, Salât 231, (310); Nesâî, Ýftitah 72, (2, 173).
Sahiheyn'de þu ziyade yer alýr: "Sesce ve kýrâatçe O'ndan daha güze kimseye rastlamadým."
2539 - Nâfi anlatýyor: "Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) tek baþýna namaz kýlýnca dört rek'atin her birinde Fatiha'yý ve Kur'ân'dan bir süreyi okurdu. Bazan da farz namazýn bir rek'atinde iki ve üç süre birden okurdu. Akam namazýnýn iki rek'atinde ayný ekilde Fatiha ve birer süre okurdu."
Muvatta, Salât 26, (1, 79).
2540 - Amr Ýbnu Þu'ayb an ebîhi an ceddih anlatýyor: "Mufassal sürelerden -uzunu olsun, kýsasý olsun- hiçbiri yoktur ki, ben onu Resülullah'ýn namaz kýldýrýrken okuduðunu iþitmemiþ olayým."
Ebü Dâvud, Salât 133. (814). Bu rivâyet Muvatta'da mevcut deðildir.)
2541 - Hz. Âþe (radýyallâhu anhâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm askerî bir birliðin baþýna bir adamý komutan yapmýþtý, Bu zât arkadaþlarýna namaz kýldýrýrken, her seferinde kýrâatýný kulhüvallahu ahad ile tamamlýyordu. Döndükleri zaman durumu Hz. Peygamber'e söylediler. Aleyhissalatu vesselam:
"Sorun ona niçin öyle yapýyormuþ?" buyurdu. Dediði gibi kendisine sorulmuþtu.
"Çünkü O, Rahmân'ýn sýfatýdýr, ben onu okumayý seviyorum!" diye cevap verdi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam:
"Ona bildirin, Allah onu seviyor!" müjdesini verdi."
Buhari, Ezan 106, Tevhid 1; Müslim, Salat 263, (813); Nesai, Ýftitah, 69, (2, 171).
2542 - Þakîk Ýbnu Seleme (rahimehullah) anlatýyor: "Bir adam Ýbnu Mes'ud'a gelerek:
"Ben bir rek'atte mufassal sürelerin tamamýný okudum" dedi. Ýbnu Mes'ud (radýyallâhu anh) da:
"Þiir mýrýldar gibi mýrýldar, meyve döküþtürür gibi döküþtürür müsün? Olmaz öyle þey! Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) tek rek'atte birbirine denk iki süre okurdu. Bir rek'atte, Ýkterebet ve el-Hâkka sürelerini, bir rek'atte Vettür ve Vezzâriyât sürelerini; bir rek'atte Ve izâ vaka'at ve Nün sürelerini; bir rek'atta Seele sâîlun ve ve'n-Nâzi'ât sürelerini; bir rek'atte Veylün li'l-Mutafifin ve Abese sürelerini, bir rek'atte el-Müddessir ve, el-Müzzemmil sürelerini; bir rek'atte Hel Etâ ve Lâ Uksimu biyevmi'l-Kýyâme sürelerini, bir rek'atte Amme yetesâelün ve Ve'I-Mürselât sürelerini; bir rek'atte de ed-Duhân ve Ýzâ'þ-Þemsü Küvvirat sürelerini okurdu."
Buhârî Ezân 106, Fedâilu'l-Kur'ân 6, 28; Müslim, Müsâfýrîn 275, (822); Ebü Dâvud, Salât 326, (7.396); Nesâî, Ýftitah 75, (2,175,176); Tirmizî, Salât 422, (602).
Bu rivâyet, metin olarak Ebü Dâvud'un rivâyetidir. Ebü Dâvud: "Bu Ýbnu Mes'ud'un telifidir" demiþtir. Bunu Alkame ve Esved'den kaydeder. Diðerleri, süreleri zikretmezler.
2543 - Ebü Zerr (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm gece namazýna kalktý ve sabah vakti girinceye kadar namaza devam etti. Namazda tek âyet okudu. O da þu (meâldeki) âyettir:
"Onlara azab edersen, doðrusu onlar senin kullarýndýr. Onlarý baðýþlarsan, güçlü olan, Hakîm olan þüphesiz ancak sensin" (Mâide 118).
Nesâî, Ýftitah 79, (2, 177).
2544 - Ebü Seleme anlatýyor: "Hz. Omer (radýyallâhu anh), halka akþam namazý kýldýrmýþtý. Namazda kýrâatte bulunmadý. Namazdan çýkýnca kendisine:
"Kur'ân okumadýn!" dendi.
"Rükü ve secdeler nasýl oldu?" diye sordu.
"Ýyi oldu!" dediler.
"Öyleyse, tamamdýr!" dedi."
Rezîn tahric etmiþtir. Bu hadise Beyhakî Sünen'inde yer vermiþtir (2, 381).
CEHRÝ OKUMA
2545 - Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) demiþtir ki: (Kur'ân) her bir namazda okunur. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bize hangilerini iþittirmiþse biz de size iþittiriyoruz. Hangilerini de gizlemiþse biz de size gizliyoruz."
Ebü Dâvud, Salât 129, (797); Nesâî, Ýftitah 58, (2, 163); Buhârî, Ezân 104; Müslim, Salât 43, (396).
2546 - Ebü Katâde (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm bir gece (evinden) çýkmýþtý. Hz. Ebü Bekr (radýyallâhu anh)'e uðradý. Alçak sesle namaz kýlýyordu. Hz. Ömer (radýyallâhu anh)'e uðradý, o da yüksek sesle namaz kýlýyordu."
Râvi der ki: "Resülullah'ýn yanýnda toplanýnca Aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Ey Ebü Bekr sana uðradým sen sessizce namaz kýlýyordun." Ebü Bekr:
"Ben konuþtuðum Zât-ý Zülcelâl'e sesimi iþittirdim ey Allah'ýn Resülü!" cevabýný verdi.
Hz. Ömer'e de:
"Sana da uðradým. Sen yüksek sesle namaz kýlýyordun!" dedi. O da þu cevabý verdi:
"Ey Allah'ýn Resülü! Uyuklayaný uyandýrýyor, þeytaný da uzaklaþtýrýyordum."
Ebü Dâvud, Salât 315, (1329); Tirmizî, Salât 330, (447); Hadisin metni Ebü Davud'a ait.
Hasan Basrî rivâyetinde der ki: "Resülullah aleyhissalatu vesselâm Hz. Ebü Bekr'e: "Ey Ebü Bekr sen sesini biraz yükselt!" dedi. Hz. Ömer'e de: "Sesini sen de biraz alçalt!" buyurdu."
2547 - Hz. Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh)'den yapýlan rivayette, bu kýssa aynen zikredilir, ancak Hz. Ebü Bekr'e: "Sesini biraz yükselt", Hz. Ömer'e de: "Sesini biraz alçalt" dedi" cümleleri zikredilmez."
Fakat þu ziyadede bulunur: "Ey BiIâI seni, þu süreden ve þu süreden okurken iþittim" dedi. (Bilâl) cevaben: "(Kur'ân) tatlý bir kelam, Allah onu kýsým kýsým yapýp bir araya getirdi" dedi. Sonunda Resülullah aleyhissaIatu vesselâm: "Hepiniz isâbet ettiniz!" buyurdu."
Ebü Dâvud, Salât 310, (1330).
2548 - el-Beyâzî (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselm) namaz kýlmakta olan insanlarýn yanýna geldi. Kýrâatte sesleri yüksekti. Hemen: "Namaz kýlan kimse Rabbine münâcaatta (hususi konuþmada) bulunuyor demektir. Öyleyse ne þekilde münâcaatta bulunduðuna dikkat etsin. Kur'an'ý birbirinize cehren okumasýn!" dedi."
Muvatta, Salât 29, (1, 80); Ebü Dâvud, Salât 310, (1332).
2549 - Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn geceleyin kýrâatý bazan yüksek sesle, bazan da alçak sesle olurdu."
Ebü Dâvud, Salât 310, (1328).
2550 - Abdullah Ýbnu Þeddad anlatýyor: "Ben Hz. Ömer (radýyallâhu anh)'in: "Ben üzüntü ve hüznümü yalnýz Allah'a açarým..." meâlindeki âyeti (Yüsuf 86) okurken (boðuk boðuk çýkan) sesini en arka safta olduðum halde iþittim..."
Buhârî, Ezân 70, (Bâb baþlýðýnda senetsiz olarak zikreder.)
2551 - Semüre Ýbnu Cündüb (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Namazda iki sekte hatýrýmda kaldý. Biri, imam "Allahu ekber" dedikten kýrâata baþladýðý âna kadar geçen sektedir. Diðeri de Fatiha ve zamm-ý süreyi okuyup bitirince rüküya gitme sýrasýndaki sektedir."
(Hadisi rivâyet eden Hasan Basrî) der ki: "Bunun üzerine Ýmrân Ýbnu Husayn ona karþý çýktý (ve tek sekte olduðunu söyledi). Sonunda Medîne'ye Ubeyy (Ýbnu Ka'b)'e yazýp sordular. (Übeyy verdiði cevapta) Semüre'yi tasdik etti."
Ebü Dâvud, Salât 123, (777, 778, 779); Tirmizî, Salât 186, (251); Ýbnu Mâce, Ýkâmet 12, (844, 845).
Bir diðer rivâyette, "..Kýrâatten çýkýnca bir sekte" denmiþtir. Bir diðer rivâyette: "...Ýftitah tekbiri alýnca ve kýrâatten çýkýnca" denmiþtir.
TA'DÝL-Ý ERKÂN
2552 - Ebü Mes'üd el-Bedrî (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Sizden biri, rükü ve secdelerde belini (tam olarak) doðrultmadýkça namazý yeterli olmaz."
Ebü Dâvud, Salât 148, (855); Tirmizî, Salât 196, (265); Nesâî, Ýftitah 88, (2,183); Ýbnu Mâce, Ýkâmet 21, 22, (891-898).
2553 - Nu'man Ýbnu Mürre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam): "Ýçki içen, zina yapan ve hýrsýzlýkta bulunan kimse hakkýnda ne dersiniz?" diye sordu. Bu sual, bunlar hakkýnda henüz hadd cezasý gelmezden önce sorulmuþtu.
"Allah ve Resülü daha iyi bilir!" diye cevap verdiler. Aleyhissalâtu vesselam:
"Bu fiiller aðýr suçtur, onlar hakkýnda ceza vardýr. Hýrsýzlýðýn en kötüsü de namazýný çalmaktýr" buyurdu. Bunun üzerine:
"Ya Resülullah, kiþi namazýný nasýl çalar?" diye sordular. Þu cevabý verdi:
"Rüküsunu ve secdelerini tamamlamaz."
Muvatta, Kasru's-Salât 72, (1,167).
2554 - Sâlim el-Berrâd anlatýyor: "Ebü Mes'ud'a gelerek: "Bize Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn namazýndan anlat!" dedik. Hemen önümüzde kalktý, tekbir getirdi. Rüküya varýnca ellerinin ayalarýný dizlerinin üzerine koydu. Parmaklarýný dizinin alt kýsmýna getirdi. Dirseklerini yan taraflarýna uzattý. Bu halde her uzvu hareketsiz; sâbýit durdu. Sonra semi'allâhu li-men hamideh dedi ve her uzvu düz oluncaya kadar doðruldu."
Ebü Dâvud, Salât 148, (863); Nesâî, Ýftitah 93, (2,186).
2555 - Hz. Enes (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselam) þöyle buyurdular: "Secdede ta'dîle riayet edin, kimse kollarýný köpeklerin yayýþý gibi yaymasýn."
Buhâri, Ezân 141; Müslim, Salât 233, (493); Ebu Dâvud, Salât 158, (897); Tirmizî, Salât 205, (276); Nesâî, Ýftitah 140, (2, 211, 212).
2556 - Yine Hz. Enes anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Rükü ve secdeleri yerine getirin. AIIah'a yemin oIsun siz secde rükü ettikçe ben arkamda olanlarý da görüyorum." -Belki "sýrtýmýn gerisini" demiþti-"
Buhârî, Eymân 3, Ezân 88; Müslim, Salât 110; Nesâî, Ýftitah 106. (2, 193-194).
2557 - Malik Ýbnu'I-Huveyris (radýyallâhu anh)'ten rivâyete göre, arkadaþlarýna: "Size Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn namazýný haber vereyim mi?" diye sormuþtur. Ebü Kilâbe der ki: "(Böyle söyledikten sonra), bize þeyhimiz Ebü Yezîd'in namazý (gibi) namaz kýldýrdý. Ebü Yezîd, baþýný birinci ve üçüncü rek'atin ikinci secdesinden kaldýrýnca otururcasýna doðrulur sonra kalkardý."
Buhârî, Ezân 127, 140, 143, 45; Ebü Dâvud, Salât,142, (342); Nesâî, Ýftitah 182, (2, 234).
RÜKÛ VE SECDELERÝN MÝKTARI
2558 - Saîd Ýbnu Cübeyr (rahimehullah) anlatýyor: "Enes Ýbnu Malik (radýyallâhu anh)'i dinledim þöyle diyordu: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)'dan sonra, namazý Resülullah 'ýn namazýna bu derece benzeyen, þu gençten yani Ömer Ýbnu Abdilaziz'den baþka birinin ardýnda namaz kýlmadým."
Enes (devamla) dedi ki: "Rüküsunda on tesbihât, secdelerinde de o kadar tesbihat tahmin ettik."
Ebu Dâvud, Salât 154, (88); Nesâî, Ýftitah 166, (2, 224-225).
2559 - es-Sa'dî babasýndan veya amcasýndan naklediyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a namazýný kýlarken dikkatle baktým, rüku ve secdelerinde üçer kere subhânallâhi ve bi-hamdihi diyecek kadar duruyordu."
Ebü Dâvud, Salât 154, (885).
2560 - Gunder'in bir rivayetinde denir ki: "Ýbnu'l-Eþ'as zamanýnda Küfe'ye Mataru'bnu Naciye (adýnda biri) galebe çaldý. (Ýbnu Abbas'ýn oðlu) Ebu Ubeyde Ýbnu Abdillah'a halk'ýn önüne geçip namaz kýldýrmasýný emretti. Ebu Ubeyde, (namaz kýldýrýrken) baþýný rükudan kaldýrdýðý zaman ben: "Allahümme Rabbena ve leke'l-hamdü mil'e's-semavat ve mil'e'l-ardý ve mil'e ma þi'te min þey'in ba'du. Ehle's-senai ve'l-mecdi, La mani'a li-ma a'tayte ve la mu'tiye li-ma mena'te. Ve la yenfe'u za'l-ceddi minke'l-ceddü" duasýný okuyuncaya kadar kýyamda dururdu."
el-Hakem der ki: "Bunu ben Abdurrahman Ýbnu Ebi Leyla'ya zikrettim. Dedi ki: "Bera Ýbnul-Azib (radýyallahu anh)'i iþittim: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ýn kýldýðý namazýn rükusu, secdesi, rüku ve secdeden baþýný kaldýrdýðý zamanki ve iki secde arasýndaki (fasýlalarý) birbirine yakýn uzunlukta idi" demiþti."
Þu'be der ki: "Ben bunu Amr Ýbnu Mürre'ye söyledim. O da: "Ben, Ýbnu Ebi Leyla'yý gördüm, onun namazý böyle deðildi" dedi."
2561 - Sahiheyn'in diðer bir rivayetinde þöyle gelmiþtir: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn rükü ve secdesi ve iki secde arasýndaki (fâsýla ile), rüküdan baþýný kaldýrdýðý zamanki (fâsýla) -kýyam ve ku'üd (oturma) hariç- birbirine yakýn miktardaydý."
Buharî, Ezân 120, 127, 140; Müslim, Salât 194, (471); Ebü Dâvud, Salât 147, (852); Tirmizî, Salât 207, (279); Nesâî, lftitah 114, (2, 197-198).
2562 - Zeyd Ýbnu Vehb anlatýyor: "Huzeyfe (radýyallâhu anh) bir adamýn namaz kýlarken hîle yaptýðýný görmüþtü.
"Sen bu namazý ne zamandan beri kýlýyorsun?" diye sordu. Adamcaðýz:
"Kýrk yýldan beri!" dedi. Huzeyfe? "Öyleyse kýrk yýldan beri namaz kýlmadýn (bütün kýldýklarýn boþa gitmiþ). Þâyet bu þekilde namaz kýlarak ölecek olursan Muhammed'in fýtratýndan baþka bir fýtrat üzere öleceksin.!" dedi ve ilave etti:
"Kiþi namazý hafýf kýlar (ama buna raðmen) tam kýlar, güzel kýlar!"
Buharî, Ezân 119,132; Nesâî, Sehv 66, (3, 58-59).
2563 - Abdurrahman Ýbnu Þibl (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) karga gagalamasýndan, vahþi hayvanlar gibi kollarý yaymaktan, kiþinin mescidde deve gibi mekân tutmasýndan nehyetti"
Ebü Dâvud, Salât 148, (862); Nesâî, Ýftitah 145, (2, 214).
RÜKÛ VE SÜCÛDUN ÞEKLÝ
2564 - Ýbnu Mes'üd (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bize namazý þöyle öðretti: "Önce tekbir getirdi iki elini kaldýrdý. Rüküya gittiði zaman ellerini dizlerinin arasýnda kavuþturdu.
Râvi der ki: "Sa'd'a bu haber ulaþýnca:
"Kardeþim doðru söyledi. Biz böyle yapardýk, sonra þununla emredildik dedi ve bununla diz kapaklarýný kavrayýp avuçlamayý kastetti."
Ebü Dâvud, Salât 150, (868); Nesâî, Ýftitah 90, (2,184,185).
2565 - Hz. Ömer (radýyallâhu anh) demiþtir ki: "Diz kapaðý(ný tutmak) sizin için sünnet kýlýnmýþtýr. Öyle ise rüküda diz kapaklarýný kavrayýn."
Tirmizî, Salât 192, (258); Nesâî, Ýftitah 92, (2,185).
2566 - Ebü Ýshak anlatýyor: "Berâ Ýbnu Âzib (radýyallâhu anh) bize secdeyi þöyle vasfeyledi: Ellerini (yere) koydu, dizleri üzerine dayandý, kalçasýný (havaya) kaldýrdý ve: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) böyle secde yaparlardý" buyurdu."
Bir diðer rivayette: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) namaz kýlýnca kollarýný kanat gibi yanlarýna açardý" denmiþtir."
Ebü Dâvud, Salât 158, (896); Nesâî, Ýftitah 141, (2, 212).
2567 - Bera (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Secde ettiðin zaman ellerini yere koy, dirseklerini (havaya) kaldýr."
Müslim, Salât 234, (494); Tirmizî, Salât 202, (271).
2568 - Tirmizi'nin bir rivayetinde þöyle gelmiþtir: "Berâ'ya: "Resülullah aleyhissalatu vesselam secde edince yüzünü nereye koyardý?" diye sordum.
"Ellerinin arasýna" diye cevap verdi."
Müslim, Salât 234, (494); Tirmizî, Salât 202, (271).
2569 - Abdullah Ýbnu Malik Ýbni Buhayne (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazda secdeye gidince ellerinin arasýný, koltuk altý beyazlýklarý görününceye kadar açardý."
Buhârî, Ezân 130, Müslîm, Salât 235, (495); Nesâî, Ýftitah 52, (2, 212).
2570 - Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Biriniz secde edince kollarýný, köpeðin yaymasý gibi yere yaymasýn."
Tirmizî, Salât 205, (275); Ebü Dâvud, Salât 158, (901).
2571 - Âmir Ýbnu Sa'd babasýndan (Sa'd'dan) (radýyallâhu anh) naklediyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) (secdede) ellerin yere konulmasýný, ayaklarýn da dikilmesini emretti."
Tirmizî, Salât 206, (277, 278).
2572 - Ebü Humeyd es-Saidî (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) rükü yapýnca itidali muhafaza eder, baþýný (yukarý) dikmez, (aþaðý da) eðmezdi. Ellerini dizkapaklarýnýn üzerine koyardý. Secde için yere eðilince adalelerini koltuk kýsmýndan yana açardý. Ayaklarýnýn parmaklarýný da aralardý."
Nesaî, Ýftitah 96, (2, 137); 138, (2, 211).
2573 - Yine Ebü Humeyd (radýyallâhu anh) anlatýyor: Resülullah aleyhissalâtu vesselâm secde ettiði zaman, burnunu ve alnýný yere koyardý. Ellerini yanlarýndan aralardý, avuçlarýný omuzlarý hizasýna koyardý."
Tirmizî, Salât 201, (270).
2574 - Vâil Ýbnu Hucr (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) secde edince, yere, dizkapaklarýný ellerinden önce koyardý. Kalkýnca da ellerini dizkapaklarýndan önce kaldýrýrdý."
Ebü Dâvud, Salât 141, (838); Tirmizî, Salât 199, (268); Nesâî, Ýftitah 128, (2, 206).
2575 - Ebü Dâvud'un diðer bir rivayetinde þöyle gelmiþtir: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) secdeye gidince alnýný ellerinin arasýna koydu, kalkýnca da dizkapaklarýnýn üzerine kalktý ve dizlerine dayandý."
Ebu Dâvud, Salât 141, (839).
2576 - Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Biriniz secde edince, devenin çöküþü þeklinde yere çökmesin, yani ellerini dizlerinden önce yere koymasýn."
Ebü Dâvud, Salât 141, (840, 841); Tirmizi, Salât 200, (269); Nesâî, Ýftitah 128, (2, 206-207).
2577 - Hz. Ali (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) bana þunu söyledi: "Ey Ali! Ben, kendim için sevdiðimi senin için de seviyorum, kendim için hoþlanmadýðýmý senin için de hoþlanmýyorum, öyleyse iki secde arasýnda ik'âda bulunma."
Tirmizî, Salât 209, (282).
2578 - Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) (namazda) kiþinin, elleriyle yere dayanarak oturmasýný yasakladý."
Ebü Dâvud, Salât 187, (992).
2579 - Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazda ayaklarýnýn sýrtý üzerinde kalkardý."
Bu hadis, Ebü Dâvud'da mevcut deðildir, ancak Tirmizî'de yer almaktadýr, (Salât 214, (288).
2580 - Mâlik Ýbnu'l-Huveyris (radýyallâhu anh)'in anlattýðýna göre Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý namaz kýlarken görmüþtür. Efendimiz, tek rekatte iken, tam bir oturuþ vaziyeti almadan kalkmamýþtýr."
Buhârî, Ezân 142, Ebu Dâvud, Salât 142, (844); Tirmizî, Salât 213, (287); Nesâî, Ýftitah 181, (2, 233-234).
2581 - Nâfi (rahimehullah) anlatýyor: "Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) secde ettiði zaman ellerini, yüzünü koyduðu þeyin üzerine ko;yardý. Ben O'nu çok soðuk bir günde gördüm, ellerini (giymekte olduðu) bürnusunun altýnda çýkarmýþ çakýllarýn üzerine koymuþtur."
Muvatta, Kasru's-Salât 59, (1,163).
2582 - Mecze‚ Ýbnu Zâhir, Ashâbu Þecere'den Uhban Ýbnu Evs'ten naklettiðine göre, Uhbân "Diz kapaklarýndan rahatsýzdý, secde ettiði zaman dizkapaðýnýn altýna minder koyardý."
Buhârî, Meeâzi 35.
2583 - Nafi (rahimehullah) anlatýyor: "Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) þöyle derdi: "Hasta kimse secde etmeye muktedir olamazsa baþýyla ima eder, alnýna herhangi bir þey kaldýrmaz."
Muvatta, Kasru's-Salât 74, (1, 168).
SECDE ÂZÂLARI
2584 - Ýbnu Abbâs (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm bize yedi âzâ üzerine secde etmemizi, saçýmýzý ve elbisemizi toplamamamýzý emretti. Bu âzâlar Þunlardýr: "Alýn, eller, diz kapaklarý, ayaklar."
2585 - Bir diðer rivayette þöyle demiþtir: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ben yedi kemik üzerine secde etmekle emrolundum: Alýn, -ve eliyle burnunu iþaret etti- eller, diz kapaklarý, ayaklarýn etraflarý. Ne elbiseleri ne de saçý (secde sýrasýnda) toplamayýz."
Buhârî, Ezan 133, 134, 137; Müslim, Salât 227-231 (490); Ebü Dâvud, Salât 155, (889, 890); Tirmizî, Salat 203, (273); Nesâî, Ýftitah 130, (2, 208); Ýbnu Mâce, Ýkâmet 19, (883-885). Ýkinci rivayet Sahiheyn rivayetidir.
2586 - Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)'a nisbet ederek buyurdu ki: "Eller de secde eder, týpký alnýn secde etmesi gibi. Öyleyse, biriniz alnýný secdeye koyunca ellerini de koysun. Alný secdeden kaldýrdýmý onlarý da kaldýrsýn."
Ebü Dâvud, Salât 155, (892); Nesâî, Ýftitah 129, (2, 207).
KUNÛT
2587 - Hz. Enes (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselam) bir ihtiyaç sebebiyle, kendilerine Kurrâ denilen yetmiþ kiþiyi yola çýkardý. Süleym aþiretinden Ri'I ve Zekvân adýnda iki kabîle Bi'r-i Ma'üne (Ma'üne Kuyusu) denilen bir suyun yanýnda bunlarýn önünü kesti. Hey'et bunlara: "Biz size gelmedik. Biz Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn bir ihtiyacý için gidiyoruz" dediler. Ancak öbürleri bunlarý dinlemeyip öldürdüler.
Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) (duruma muttali olduktan sonra) sabah namazlarýndan sonra bir ay boyu onlara bedduâ etti. Bu hadise namazda kunüt okumanýn baþlangýcý oldu. Biz kunut yapmýyorduk."
Abdülaziz Ýbnu Süheyb der ki: "Bir zât Enes (radýyallâhu anh)'e Kunüt'dan sorarak:
"Bu, rüküdan sonra mý yoksa kýrâatýn tamamlanmasýndan sonra mý?" dedi. Enes:
"Hayýr, kýraatin bitiminde" diye cevap verdi."
Bir baþka rivayette (Enes) þöyle dedi: "(Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir ay boyu) rükudan sonra (kunut yaparak bazý Arap kabilelerine beddua etti.)"
2588 - Bir baþka rivayette: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) sabah namazýndan sonra bir ay boyu kunüt yaptý" denmiþtir."
2589 - Müslim'in bir rivayetinde: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm), bir ay boyu sabah namazýnda rüküdan sonra kunüt yaparak Useyye (kabîlesi)ne bedduâ etti" denir."
Buhâri nin bir rivayetinde: "Kunüt, akþam ve sabah namazýndaydý" denir."
Ebü Dâvud ve Nesâi'nin bir rivayetinde: "Bir ay kunüt yaptý sonra terketti" denir."
Buhârî, Vitr 7, Cenâiz 41, Cizye 8, Megâzi 38, Da'avât 59; Müslim, Mesâcid 297-308, (677-679); Ebü Dâvud, Salât 345, (1444-1445); Nesâî, Ýftitah 116, (2, 200).
2590 - Ýbnu Abbâs (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) tam bir ay boyu, hiç aralýk vermeden her namazýn peþinde, öðle, ikindi, akþam, yatsý ve sabah namazlarýnda Kunüt yaptý. Þöyle ki: Son rek'at'te semi'allahu li-men hamideh deyince Süleym aþiretinden Ri'l, Zekvân, Useyye kabîlelerine bedduâ ediyor, namazda kendine uyanlar da âmîn diyorlardý."
Ebü Dâvud, Salât 345, (1443).
2591 - Hufâf Ýbnu Ýmâ el-Gýfârî (radýyallâhu anh)þ anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) rükü'ya gitti, sonra baþýný kaldýrdý ve "Gýfâr kabîlesini Allah maðfiret etsin, Eslem kabîlesine Allah selâmet versin, Useyye Allah'a ve Resulüne isyan etmiþtir. Allahým, Benî Lihyan'a lanet et. Ri'l ve Zekvân'a da lânet et" deyip secdeye gitti."
Müslim, Mesâcid 308, (679).
2592 - Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ)'in anlattýðýna göre, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn sabah namazýnýn son rekatinin rükusundan baþýný kaldýrýnca semi'allâhu limen-hamideh Rabbenâ ve leke'l-hamd dedikten sonra þöyle söylediðini iþitmiþtir: "Allahým falancaya falancaya lânet et." Allah Teâlâ Hazretleri bunun üzerine þu meâldeki âyeti indirdi: "(Kullarýmýn) iþinden hiçbir þey sana ait deðildir. (Allah) ya onlarýn tevbesini kabul eder, yahud onlarý, kendileri zâlim (kimse)ler olduklarý için, azablandýrýr" (Al-i Ýmrân 128).
Buharî, Tefsîr, Âl-i Ýmrân 9, Megâzi 21, Ý'tisâm 17; Tirmizî, Tefsîr Âl-i Ýmrân (3007);
Nesâî, Ýftitah 121, (2, 203).
2593 - Hasan Basri (rahimehullah) anlatýyor: "Ömer Ýbnu'l Hattab (radýyallâhu anh), halký, Übeyy Ýbnu Ka'b üzerinde topladý. O, bunlara ramazanda yirmi gece namaz kýldýrdý. Bu esnada (vitirlerde) sadece son yarýda kunüt yaptý, daha önce hiç kunüt yapmadý. Son on kalýnca cemaate gelmedi, teravihi evinde kýldý. Halk: "Übeyy (cemaatten) kaçtý" dedi."
Ebü Dâvud, Salât 340, (1428,1429).
2594 - Hasan Ýbnu Ali Ýbnu Ebî Tâlib (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana vitirde okuduðum bir dua öðretti. Þöyle ki: "Allahým! Beni hidayet verdiklerinden kýl, âfiyet verdiklerinden eyle, beni, iþlerini üzerine aldýklarýn arasýna koy. (Ömür, mal, ilim, v.s.'den) verdiklerini hakkýmda mübârek kýl. Vuküuna hükmettiðin þerlerden beni koru. Sen dilediðin hükmü verirsin, kimse seni mahkum edemez. Sen kimin iþini üzerine aldýysan o zelîl olmaz. Rabbimiz! Sen münezzehsin, muallâsýn."
Ebü Dâvud, Salât 340, (1425,1426); Tirmizî, Salat 341, (464); Nesâî, Kýyâmu'l-Leyl, 51, (3, 248).
2595 - Hz. Ali (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) vitrinin sonunda þunu okurdu: "Allahým! Senin gadabýndan rýzana sýðýnýrým, cezandan affýna sýðýnýrým. Senden sana sýðýnýrým. Sana (layýk olduðun) senayý saymaya gücüm yetmez. Sen, kendini sena ettiðin gibisin."
Ebü Dâvud, Salât 340, (1427); Tirmizî, Da'avât 123, (3561); Nesâî, Kýyâmu'l-Leyl 51, (3, 248-249).
2596 - Hz. Câbir (radýyallâhu anh) demiþtir ki: "En efdal namaz, kunütu uzun olandýr."
Müslim, Musâfirîn 164, (756); Tirmizî, Salât 285, (387).
TEÞEHHÜD
2597 - Ýbnu Mes'ud (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana, avucum avuçlarýnýn içinde olduðu halde, Kur'ân'dan süre öðretir gibi teþehhüd'ü öðretti." "Tahiyyât, tayyibât ve salavat Allah içindir. Ey Nebi, selam, AIlah'ýn rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun. Selam bizim üzerimize ve Allah'ýn sâlih kullarý üzerine de olsun. Þehadet ederim ki Allah'tan baþka ilah yoktur, yine þehadet ederim ki Muhammed AIIah'ýn Resüludür."
Bir rivayette "Allah'ýn sâlih kullarý" ibaresinden sonra þöyle denmiþftir: "Siz bu teþehhüdü yaptýnýz mý semâ ve arzdaki bütün sâlih kullara selam vermiþ olursunuz."
2598 - Bir diðer rivayette: "(Teþehhüdden) sonra dilediði senayý yapmakta muhayyerdir" denmiþtir.
2599 - Ebü Dâvud'un bir rivayetinde þöyle gelmiþtir: "Þehadet ederim ki, Muhammed O'nun kulu ve elçisidir" (dersiniz). Sonra her biriniz hoþuna giden duâyý seçip onunla duâ etsin."
2600 - Ebü Dâvud'un bir diðer rivayetinde þöyle gelmiþtir: "...bize onlarý öðretirdi veya þu duâlarý bize teþehhüdü öðrettiði gibi öðretirdi:
"Allah'ým! Kalplerimizi birleþtir, aramýzdaki geçimsizliði düzelt. Bizi selâmet yollarýna sevket, zulümâttan nüra kavuþtur. Bizi, çirkinliklerin açýk ve gizli olanlarýndan uzak tut. Kulaklarýmýzý, gözlerimizi, kalplerimizi, zevcelerimizi ve çocuklarýmýzý hakkýmýzda mübârek ve hayýrlý kýl. Tevbelerimizi kabul et, sen rahimsin, tevbeleri kabul edersin. Bizleri verdiðin nimetlere þâkir, onlarla senâ edici, onlarý kabul edici kýl, onlarý (aðirette de nasib ederek) hakkýmýzda tamamla."
2601 - Yine Ebü Dâvud'un bir diðer rivayetinde: "Þehadet ederim ki Muhammed Allah'ýn elçisidir" cümlesinden sonra þöyle denir: "Bunu söyledin veya þehadeti ifa ettin mi, namazýný ifa ettin demektir. Kalkmak istersen kalk, oturmak istersen otur."
2602 - Nesâi nin bir rivayetinde þöyle denmiþtir: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselam)'la namaz kýlýnca: "Selam Allah'ýn üzerine, selam Cibrîl ve Mikâil üzerine olsun" derdik. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm):
"Selam Allah'ýn üzerine olsun demeyin. Zîra Allah selam'ýn kendisidir. Ancak þöyle deyin: "Tahiyyât. . . Allah içindir. . . "
Buhârî, Ezân 148,150, el-Amel fi's-Salât 4, Ýstizân 3, 28, Da'avât 17, Tevhid 5; Müslim, Salât 55-61, (402-403); Ebü Dâvud, Salât 182, (968-969); Tirmizî, Salât 215, (289); Nesâî, Ýftitah 189, (2, 237).
2603 - Ýbnu Abbâs (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bize, Kur'ân'dan süre öðrettiði gibi teþehhüdü öðretirdi. Þöyle derdi: "Tahiyyât, mübârekât, salavât, tayyibât AIIah içindir. Ey Nebi selam, AIIah'ýn rahmet ve bereketi sana olsun. Selam bize, Allah'ýn sâlih kullarýna olsun. Þehadet ederim ki Allah'tan baþka ilah yoktur, þehadet ederim ki Muhammed AIIah'ýn Resülüdür."
2604 - Tirmizî'de þöyle gelmiþtir: "...Selam sana olsun, selam bize olsun." Yani her iki "selam" kelimesi de elif lamsýzdýr."
Müslim, Salât 60, (403); Ebü Dâvud, Salât 182, (974); Tirmizî, Salât 216, (290); Nesâî, Ýftitah 193, (2, 242-243).
2605 - Ebü Müsa (radýyallâhu anh)'dan Nesâî'nin yaptýðý bir rivayette þöyle gelmiþtir: "..Þehadet ederim ki AIIah'tan baþka ilah yoktur, tektir, þeriki yoktur. Muhammed'de O'nun kulu ve Resûlüdür."
Nesai, Ýftitah 192, (2, 242).
2606 - Yine Nesâî'de Hz. Câbir (radýyallâhu anh)'den gelen bir rivayette þöyle denmiþtir: "Teþehhüdü, Kur'an'dan bir sureyi öðrendiðimiz gibi öðrendik. Þöyle ki: "Bismillah ve billah ettahiyyâtu.. "
Bu rivayette, abduhu ve resülühü ibaresinden sonra þu ziyade mevcuttur: "Es-eIu'I-Iâhe'I-cennete ve e'üzü bihi mine'n-nâri. (AIIah'tan cenneti istiyor, ateþten O'na sýðýnýyorum."
Nesâî, Ýftitah 194, (2, 243).
2607 - Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'dan teþehhüd olarak þunu rivayet etmiþtir: "et-Tahiyyâtu IiIIâhi vessalavâtu ve't-tayyibatu. es-Selamu aleyke eyyühennebiyyu ve rahmetullahi."
Ýbnu Ömer der ki: "Ben buna þunu ilave ettim: "Ve berekâtuhu es-Selâmu aleyna ve aIâ ibâdillâhis-SaIihin. Eþhedü en Lâ-ilâhe illallah..."
Ýbnu Ömer der ki: "Ben buna þunu ilave ettim: "Vahdehu Ia-þerîke Iehu ve eþhedü enne Muhammeden abduhu ve Resülühu."
Ebü Dâvud, Salât 182, (971).
2608 - Muvatta'da Þöyle gelmiþtir: "(Nâfi der ki"Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) þöyle teþehhüd okurdu: "BismiIlâhi, et-tahiyyâtu lil-lahi, ve'ssalavâtu lillâhi, ez-Zâkiyâtu lillâhi, es-Selâmu aIe'n-Nebiyyi ve Rahmetullahi ve berekâtuhu, es-Selâmu aleynâ ve ala ibâdillâhi's-Sâlihîn, Þehidtü en Iâ-ilâhe illallâhu ve þehidtü enne Muhammeden ResüIullâhi."
Bunu ilk iki rek'at(in ka'desin)de okur ve teþehhüdünü tamamlayýnca duâ ederdi. Namazýn sonunda oturunca da yine böyle teþehhüdde bulunur ve teþehhüd'ü öne alýrdý. Sonra dilediði duâyý okuyarak duâ ederdi. Teþehhüdünü tamamlayýp selamý vermek isteyince þöyle derdi:
"Es-selâmu ale'n, Nebiyyi ve rahmetullâhi ve berekâtuhu es-selâmu aleynâ ve aIâ ibadillâhi's-salihîn."
Sonra saðýna, es-selâmu aleyküm derdi. Sonra mukâbeleten imama selam verirdi. Solundan biri kendisine selam verirse mukâbeleten ona da selam verirdi."
Rezîn þunu ilave etti: "Ve dedi ki: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) böyle yapmayý emretti."
Muvatta, Salât 54, (1, 91); Ebu Dâvud, Salþt 182, (971).
2609 - Ýmam Malik'in, Kâsým, Ýbnu Muhammed'den yaptýðý diðer bir riyayette þöyle gelmiþtir:
"Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) teþehhüdde iken þunu okurdu: "Et-Tahiyyatu et-tayyibatu es-Salavâtü, ez-zakiyâtu lillâhi, eþhedu en la ilâhe illallahu vahdehu lâ þerîke lehu ve enne Muhammeden abduhü ve Resülühü. Esselâmu aleyke eyyühennebiyyu ve rahmetullâhi ve berekâtuhu, esselamu aleynâ ve alâ ibâdillâhi's-sâlihîn, esellâmu aleyküm."
Muvatta, Salat 55, (1, 91-92).
2610 - Ýbnu Mes'ud (radýyallâhu anh)'dan yapýlan rivayete göre þunu demiþtir: "Teþehhüd'ün sessiz okunmasý sünnettir."
Ebü Dâvud, Salât 185, (986); Tirmizî, Salât 217, (291).
KA'DE (OTURMA)
2611 - AIi Ýbnu Abdirrahmân el-Mu'âvî (rahimehullah) anlatýyor: "Ben namazda çakýl taþlarýný kurcalarken Ýbnu Ömer (radýyallâhu anh) beni gördü. Namazdan çýkýnca beni bundan nehyetti ve:
"Sen de Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn yaptýðý gibi yap!" dedi. Ben:
"Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) ne yapmýþtý?" diye sordum. Ben:
"Namazda oturduðu zaman, efendimiz sað avucunu sað dizinin üzerine koyarak, bütün parmaklarýný yumar, baþparmaðýný takip eden parmaðýyla da iþarette bulunurdu. Sol avucunu da sol uyluðunun üstüne koyardý."
2612 - Nâfi'nin Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ)'den yaptýðý bir diðer rivayette þöyle denmiþtir: "...Sol eli de sol dizinin üstüne açmýþ olarak: koydu."
2613 - Yine Ýbnu Ömer'den bir baþka rivayet þöyledir: "Sað elini sað; dizi üzerine koydu. Elliüç akdi yapýp þehadet parmaðýyla iþarette bulundu."
2614 - Nesâî'nin Ali Ýbnu Abdirrahmân'dan kaydettiði bir rivayette der ki: "Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ)'nýn yanýnda namaz kýldým ve namazda çakýllarý alt üst ettim. Bana:
"Çakýllarý alt üst etme. Zîra çakýllarýn çevrilmesi þeytan iþidir. Sen de Resülullah'ýn yaptýðý gibi yap. Ben O'nun ne yaptýðýný gördüm" dedi. Ben:
"Resülullah'ýn ne yaptýðýný gördün?" diye sordum.
"Þöyle' dedi ve sað ayaðýný dikti, solunu yatýrdý. Sað elini sað uyluðu üzerine, sol elini de sol uyluðu üzerine koydu. Þehadet parmaðýyla da iþaret etti."
Bir diðer rivayette þöyle denmiþtir: "Baþ parmaðý takip eden parmaðý ile kýbleye iþaret etti, nazarlarýný da ona dikti."
Müslim, Mesâcid 114-116, (580); Muvatta, Salât 48, (1, 88); Ebü Dâvud, Salât 186, (987); Tirmizî, Salât 220, (294); Nesâî, Ýftitah 189, (2, 237), Sehv 32-35, (3, 36-38).
2615 - Ýbnuz-Zübeyr (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazda oturunca, sol ayaðýný (sað) uyluðunun ve bacaðýnýn altýna koyar, sað ayaðýný da yere döþerdi."
2616 - Yine Ýbnu'z-Zübeyr (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) (namazda oturur vaziyette iken), duâ edince, hareket ettirmeksizin parmaðýyla iþaret yapar, bu vaziyette duâ (teþehhüd) okurdu. Sol eliyle de sol uyluðunun üzerine dayanýrdý."
Bir diðer rivayette þöyle gelmiþtir: "Gözü de iþaretinden ayrýlmazdý."
Ebü Dâvud, Salât 186, (988, 989, 990); Nesâî, Ýftitah 189, (2, 237); Sehv 35, 39, (3, 37, 39).
2617 - Vâil Ýbnu Hucr (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) sol ayaðýný yere yaydý, elini sol uyluðunun üzerine koydu, sað ayaðýný da dikti."
Nesâî'nin bir rivayetinde: "Kollarýný, uyluklarýnýn üzerine koydu. Þehadet parmaðýyla iþaret ederek duâ ediyordu (teþehhüdü okuyordu)."
Tirmizî, Salât 218, (292); Nesâî, Sehv 30, (3, 35).
2618 - Ebü Ya'für (radýyallâhu anh) diyor ki: "Mus'ab Ýbnu Sa'd Ýbnu Ebî Vakkâs'ýn þöyle söylediðini iþittim: "Babamýn yanýnda namaz kýlmýþ, namazda avuçlarýmý iç içe kavuþturup uyluklarýmýn arasýna koymuþtum. Babam bu tarzdan beni men' etti ve:
"Biz de bir ara böyle yapmýþtýk. Ondan nehyedildik ve ellerimizi dizlerimizin üzerine koymakla emrolunduk" dedi."
Buhârî, Ezân 118; Müslim, Mesâcid 29, (535); Ebü Dâvud, Salât 150, (867); Nesâî, Ýftitah 91, (2,185).
2619 - Âsým Ýbnu Küleyb el-þermî an ebihi an ceddihî -ki ismi de Þihâb Ýbnu'l-Mecnün'dur- der ki: "Resülullah (aleyhissalatu vesseIam)'ýn huzuruna girdim, namaz kýlýyordu. Sol elini sol uyluðunun üzerine koymuþ, sað elini de sað uyluðunun üzerine koymuþ idi. (Sað elin) parmaklarý hep yumuk, sadece iþaret parmaðý açýktý. Þöyle duâ ediyordu:
"Ey kalbleri döndüren Allah'ým, kaIbimi dînin üzerine sabit kýl."
Tirmizi, Da'avât 135, (3581).
2620 - Ebü Humeyd es-Sâidî'den yine Tirmizî'nin bir rivayetinde þöyle denir: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) teþehhüd için oturdu, sol ayaðýný yayýp sað göðsünü kýbleye çevirdi..."
Tirmizî, Salât 219, (293). 6
2621 - Nesâi deki rivayette þu ziyade var: "Namazýn sona erdiði rek'atte sol ayaðýný geride býrakmýþ ve uyluk kemiðine dayanarak oturmuþ, sonra da selam vermiþti."
Yine Nesâi'nin bir diðer rivayetinde þu ziyade var: "Þehadet parmaðýný kaldýrmýþ ve onu hafif eðmiþ (vaziyette teþehhüdü okuyordu)."
Nesâî, Sehv 29, 38, (3, 34, 39).
2622 - Abdullah Ýbnu Abdillah Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Ýbnu Ömer namazda oturunca baðdaþ kurardý. Ayný þeyi ben de yaptým. O sýrada yaþým gençti. Beni bundan nehyetti. Ve dedi ki:
"Namazýn sünneti sað ayaðýný dikmen, solu da bükmendir." Ben kendisine:
"Ama sen bunu yapýyorsun!" dedim. Bunun üzerine:
"Ayaklarým beni taþýmýyor" diye açýklamada bulundu."
2623 - Nesai'nin rivayetinde þöyle denmiþtir: ". . (Namazýn sünneti) sað ayaðýný dikmen, parmaklarýný kýbleye yöneltmen ve sol (ayak) üzerine de oturmandýr.
Buhârî, Ezân 145; Muvatta, Salât 51, (89, 90); Nesâî, Ýftitah 189, 190, (2, 235, 236). Metin Buhârî'ye aittir.
2624 - Tavus (rahimehullah) anlatýyor: "Ýbnu Abbâs (radýyallâhu anhümâ)'a (namaz'da) iki ayak üzerine ik'â hakkýnda sordum.
"Bu sünnettir" dedi. Kendisine
"Biz bunu erkeðe eziyet görüyoruz!" dedik. O tekrar:
"Bilakis, o, Peygamberiniz (aleyhissalâtu vesselâm)'in sünnetidir!"
dedi."
Müslim, Mesâcid 32, (536); Ebü Dâvud, Salât 143, (845); Tirmizî, Salât 210, (283). Metin Müslim'e aittir.
Ebü Dâvud'da, "iki ayak üzerine" tabirinden sonra "secdede" ziyadesi mevcuttur.
2625 - Ýbnu Mes'ud (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ilk iki rek'atte oturunca, (çabuk) kalkmak için sanki kýzgýn taþ üzerine oturmuþ gibiydi."
Ebü Dâvud, Salât 188, (995); Tirmizî, Salât 270, (366); Nesâî, Ýftitah 195, (2, 243).
SELAM
2626 - Amir Ýbnu Sa'd, babasýndan (radýyallâhu anh) naklediyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) (namazýný tamamlayýnca) saðýna ve soluna selam verirdi, öyle ki ben (geride olduðum halde) yanaðýnýn beyazlýðýný görürdüm."
Müslim, Mesâcid 119, (582); Nesâî, Sehiv 68, (3, 61).
2627 - Ýbnu Mes'ud (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) (namazý bitince) saðýna ve soluna selam verir, þöyle derdi: "Esselâmu aleyküm ve rahmetullah, es-selâmu aleyküm ve rahmetullah."
Ebü Dâvud, Salât 189, (996); Tirýnizî, Salât 221, (295); Nesâî, Sehiv 71, (3, 63).
Ebü Davud'da "soluna" tabirinden sonra þu ziyade yer alýr: "...Öyle ki yanaðýnýn beyazýný gördük."
Nesâi de ise þu ziyade vardýr: "...Öyle ki, þu taraftan yanaðýnýn beyazlýðýný görürdük."
2628 - Ebü Dâvud'un Vâil Ýbnu Hucr (radýyallâhu anh)'dan yaptýðý bir diðer rivayette þöyle gelmiþtir: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) saðýna, "esselâmu aleyküm ve rahmetullah ve berekâtuhu" diyerek, soluna da "es-selamu aleyküm ve rahmetullah" diyerek selam verirdi."
Yine Ebü Dâvud'da Semüre Ýbnu Cündeb'ten gelen bir rivayette:
"...sonra imamýnýza ve kendinize selam verin" buyurulmuþtur."
Ebü Dâvud, Salât 189, (997), 182, (875).
2629 - Câbir Ýbnu Semüre (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile beraber namaz kýlýnca, ellerimizle (iþaret ederek): "Esselâmu aleyküm ve rahmetullâhi" demiþtik -ve eliyle de iki tarafýna iþaret etti. -Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bunun üzerine:
"Ellerinizle neye iþaret ediyorsunuz? Niye ellerinizi hýrçýn atlarýn kuyruðu gibi (kýpýrdak) görüyorum? Namazda sakin olun. Herbirinizin ellerini dizlerine koyup, sonra saðýndaki ve solundaki kardeþine selam vermesi yeterlidir"
Müslim, Salât 119, (430); Ebü Dâvud, Salât 189, (998, 999, 1000); Nesaî, Sehiv 5, (3, 4, 5).
2630 - Hz. Âiþe (radýyallâhu anhâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) selam verince: "Allahümme ente's-selâm ve minke's-selâm. Tebârekte yâ ze'l-celâli ve'l-ikrâm" diyecek kadar otururdu."
Bu cümlenin mânasý: "Ey Allah'ým! Sen selamsýn (her çeþit ayýp, kusur ve âfetlerden uzaksýn). Ýnsanlarýn mazhar olduðu selâmet sendendir. Ey Celâl ve ikram sahibi Rabbimiz! Senin þânýn yücedir" demektir."
Müslim, Mesâcid 136, (592); Tirmizî, Salât 224, (298).
2631 - Semüre Ýbnu Cündeb (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) imamýn selamýna selamla mukâbele etmemizi, birbirimizi sevmemizi, birbirimize selam vermemizi emretti."
Ebü Davud, Salât 190, (1001).
NAMAZIN EVSAFINI BÝLDÝREN BAZI HADÝSLER
2632 - Ebü Humeyd es-Saidî (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Kendisi, Resülullah (aleyhissalâtu vesselam)'ýn Ashâbýndan on kiþilik bir grupla oturuyor idi. Resülullah'ýn namazýný zikrettiler. Bunun üzerine:
"Ben içinizde Aleyhissalâtu vesselâm'ýn namazýný en iyi bilen kimseyim!" "Nasýl olur. Allah'a yemin olsun, sen O'na bizden daha çok tâbi olmuþ bizden önce onun sohbetine katýlmýþ deðilsin!" dediler. O:
"Herþeye raðmen!" deyip (ýsrar edince):
"Peki (Efendimizin nasýl namaz kýldýðýný) arzet görelim" dediler. 0 da anlattý:
"Aleyhissalâtu vesselâm, namaza kalkýnca kollarýný omuzlarý hizasýna kadar kaldýrýrdý. Bütün kemikleri mütedil þekilde yerlerinde istikrarýný bulunca tekbir getirir, sonra kýrâatte bulunur, sonra tekrar tekbir getirir, ellerini omuzlarý hizasýna kadar kaldýrýr, sonra rüküya gider ve el ayalarýný dizlerinin üzerine koyar, sonra o durumda mütedil bir vaziyet alýr, baþýný ne aþaðý kýrar ne de yukarý kaldýrýr, sonra baþýný kaldýrýp:
"Semi'allâhu li-men hamideh (Allah kendisine hamdedeni iþitir)!" der, sonra ellerini tekrar omuzlarýnýn hizasýna kadar mutedil þekilde kaldýrýr, sonra: "Allahu ekber!" deyip yere eðilir, ellerini yanlarýna açar, sonra baþýný kaldýrýr, sol ayaðýný büker, üzerine oturur, secde edince ayaklarýnýn parmaklarýný açar, sonra secde eder, sonra: "Allahu ekber!" der, baþýný kaldýrýr, sol ayaðýný büker, her kemik yerine gelinceye kadar sol ayaðýnýn üzerine oturur. Sonra ayný þeyleri diðer (rek'at)de yapardý.
Sonra iki rek'ati (tamamlayýp) kalkýnca, iftitah tekbirinde olduðu gibi tekbir getirir, ellerini omuzlarýnýn hizasýna kadar kaldýrýr. Sonra ayný þeyleri namazýn geri kalan kýsmýnda da yapardý.
Selam vereceði son rek'atin secdesi olunca sol ayaðýný (mak'adýnýn altýndan sað tarafýna) çýkarýr ve sol tarafý üzerine yere çökerek otururdu."
(Onun bu açýklamasýný dinleyince yanýndakiler"Doðru söyledin,) Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) böyle namaz kýlardý!" dediler."
Ebü Davud, Salât 117, (730-735); Tirmizî, Salât 227, (304, 305). Hadis Buhârî'de muhtasar olarak gelmiþtir. Ezân 145).
2633 - Rifâa Ýbnu Râfi' (radýyallâhu anh) anlatýyor:"Biz mescidde iken bedevî kýlýklý bir adam çýkageldi. Namaza durup, hafif bir þekilde (yani rükunleri, tesbihleri kýsa tutarak) namaz kýldý. Sonra namazý tamamlayýp Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a selam verdi: Efendimiz:
"Üzerine olsun. Ancak git namaz kýl, sen namaz kýlmadýn!" buyurdu. Adam döndü (tekrar) namaz kýlýp geldi, Resülullah'a selam verdi. Aleyhissalâtu vesselâm selamýna mukabele etti ve:
"Dön namaz kýl, zîra sen namaz kýlmadýn!" dedi. Adam bu þekilde iki veya üç sefer ayný þeyi yaptý, her seferinde Aleyhissalâtu vesselâm:
"Dön namaz kýl, zîra sen namaz kýlmadýn!" dedi. Halk korktu ve namazý hafif kýlan kimsenin namaz kýlmamýþ sayýlmasý herkese pek aðýr geldi.
Adam sonuncu sefer:
"Ben bir insaným isabet de ederim, hata da yaparým. Bana (hatamý) göster, doðruyu öðret!" dedi. Aleyhissalatu vesselâm:
"Tamam. Namaza kalkýnca önce AIIah'ýn sana emrettiði þekilde abdest aI. Sonra (ezan okuyarak) þehadet getir. Ýkâmet getir (namaza dur). Ezberinde Kur'an varsa oku, yoksa AIIah'a hamdet, tekbir getir, tehlîl getir, sonra rükuya git. Rükü halinde itmi'nâna er (âzâlarýn rüküda mütedil halde bir müddet dursun). Sonra kalk ve kýyam halinde itidâle er, sonra secdeye git ve secde halinde itidale er, sonra otur ve bir müddet oturuþ vaziyetinde dur, sonra kalk.
Ýþte bu söylenenleri yaparsan namazýný mükemmel (kýlmýþ olursun). (Bundan bir þey) eksik býrakýrsan namazýný eksilttin demektir."
Râvi der ki: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn bu sonuncu sözü Ashâb'a önceki: (Dön, namaz kýl, zîra sen namaz kýlmadýn!) sözünden daha kolay (ve rahatlatýcý) oldu. Zîra (bu söze göre), sayýlanlardan bir eksiklik yapan kimsenin namazýnda eksiklik oluyor ve fakat tamamý hebâ olmuyordu."
Tirmizî, Salat 226, (302); Ebü Dâvud, Salât 148, (857-861); Nesâî, Ýftitah 105, (2,193),167, (2, 225).
2634 - Hz. Ali (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Namazýn anahtarý temizliktir. (Namaz dýþý þeylerle meþguliyeti) haram kýlan þey iftitah tekbiridir, (namaz dýþý meþguliyeti) helal kýlan þey (de sondaki) selamdýr."
Ebü Dâvud, Tahâret 31, (61); Tirmizî, Tahâret 3, (3).
NAMAZIN UZUNLUÐU VE KISALIÐI HAKKINDA
2635 - Ebü Saîd (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn öðle ve ikindi namazýndaki kýyamlarýný(n uzunluðunu tahmin ve) takdir ederdik. Öðledeki ilk iki rek'atin uzunluðunu Elif lâm-mîm Tenzîlü's-Secde süresi(ni okuyacak) kadar tahmin ettik. Sonra iki rek'atin uzunluðunu da bunun yarýsý kadar takdir ettik.
Ýkindinin ilk iki rek'atinin kýyamýnýn uzunluðunu, öðlenin son iki rek'atinin uzunluðu kadar takdir ettik. Ýkindinin son iki rek'atinin uzunluðunu da bunun yarýsý kadar."
Müslim, Salât 156, (452); Ebü Dâvud, Salât 130, (804); Nesâî, Salât 16, (1, 237).
2636 - Yine Ebu Said (radýyallahu anh) anlatýyor: "Öðle namazý baþlardý, bu anda bir kimse Baki'ye gider, ihtiyacýný görür, sonra abdest alýr, gelir ve uzunluðu sebebiyle Resulullah'ýn birinci rek'atine yetiþirdi."
Müslim, Salat 161, (454); Nesai, Ýftitah 56, (2, 164).
2637 - Ýbnu Mes'ud (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Bir gece Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte namaz kýldým. Öylesine namazý uzattý ki, içimden çirkin bir þey yapmak geçti.
"Ne yapmak istemiþtin?" diye sordular. Dedi ki:
"Oturup O (aleyhissalâtu vesselâm)'nu terketmeyi düþündüm."
Buhârî, Teheccüd 9; Müslim, Müsâfirîn 204, (773).
2638 - Fadl Ýbnu'l-Abbâs (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Namaz ikiþer ikiþer kýlýnýr. Her iki rek'atte bir teþehhüd vardýr. Namazda huþü duyulur (tazarrüda bulunulur), temeskün (tezellül) izhâr edilir. Ellerini kaldýrýrsýn." Þöyle de dedi: "Ellerini, içleri kendi yüzüne dönük olarak Rabbine kaldýrýr; isteklerini (ýsrarla tekrarla söyleyerek) istersin:
"Ya Rabbi! ya Rabbi! ya Rabbi!.." Kim bunu yapmazsa namazý eksiktir."
Tirmizî, Salât 283, (385).
2639 - Ammâr Ýbnu Yâsir (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kiþi vardýr, namazýný kýlar bitirir de, kendisine namazýn sevabýnýn onda biri yazýlýr. Kiþi vardýr, dokuzda biri, sekizde biri, yedide biri, altýda biri, beþte biri, dörtte biri, üçte biri yarýsý yazýlýr."
Ebü Dâvud, Salât 128, (796).
HADESTEN TAHARET
2640 - Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "AIIah temizlik olmayan namazý kabul etmez, hýyânetle kazanýlan paradan verilen sadakayý da kabul etmez."
Müslim, Tahâret 1, (224); Tirmizî, Tahâret 1, (1).
2641 - Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) buyurdular ki: "AIIah, sizlerin namazýný hades vâki olunca yeniden abdest almadýkça kabul etmez."
Ebü Dâvud, Taharet 31, (60); Tirmizî, Tahâret 56, (76).
2642 - Yine Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Abdesti olmayanýn namazý da yoktur. Üzerine besmele çekmeyenin abdesti yoktur."
Ebü Dâvud, Tahâret 48, (101,102); Ýbnu Mâce, Tahâret 41, (399); Tirmizî, Tahâret 20, 25.
2643 - Hz. Enes (radýyallâhu anh), Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn her namaz için abdest aldýðýný söylemiþti, kendisine:
"Siz nasýl yapýyordunuz?" diye soruldu. Þu cevabý verdi:
"Aldýðýmýz abdest bozuluncaya kadar bize yetiyordu."
Buhârä, vudü 54; Ebu Dâvud, Taharet 66, (171); Tirmizi, Taharet 44, (58, 60); Nesai, Taharet 101, (1, 85).
2644 - Büreyde (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) Fetih günü bütün namazlarý tek abdestle kýldý. Ömer Ýbnu'l-Hattâb (radýyallâhu anh) kendisine:
"Ey Allah'ýn Resülü, bugün Þimdiye kadar hiç yapmadýðýn þeyi yapmýþ olmalýsýn?" demiþti, þu cevapta bulundu:
"Ey Ömer, bunu bilerek yaptým."
Müslim, Tahâret 86, (277); Ebu Dâvud, Tahâret 66, (172); Tirmizî, Tahâret 45, (61); Nesâî, Tahâret 101, (1, 86).
2645 - Hz. Âiþe (radýyallâhu anhâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: Namaz kýlarken kimin abdesti kozulacak olursa hemen namazdan çýksýn. Eðer cemaatle kýlýnan bir namazda ise burnunu tutarak ayrýlsýn."
Ebü Dâvud, Salât 236, (1114).
Burnunu tutmasýný emretmesi, cemaate burnu kanamýþ zannýný vermek içindir. Bu davranýþ, avretin örtülmesi ve kabîhin gizlenmesi hususunda bir nevî edebe riayettir.
2646 - Ýmam Mâlik merhuma ulaþtýðýna göre, Ýbnu Abbâs (radýyallahu anhümâ) namazda iken burnu kanardý, o da çýkar burnunun kanýný yýkar, geri döner ve önceki kýldýðý namazýný (kaldýðý yerden) tamamlardý."
Yine Muvafta'nýn Ýbnu'l-Müseyyeb'den kaydettiði bunun aynýsý olan bir baþka rivayet daha vardýr."
Muvatta, Tahâret 74, (1, 38).
2647 - Ýbnu Amr Ýbnu'l-As (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir kimse son rek'atte oturmuþken daha selam vermeden hades vâki olsa namazý caizdir."
Tirmizî, Salât 300, (408).
ELBÝSE TEMÝZLÝÐÝ
2648 - Hz. Mu'âviye (radýyallâhu anh)'nin dediðine göre, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn zevce-i pâkleri Ümmü Habîbe'ye -ki kýzkardeþidir- sormuþtur:
"Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm), içerisinde kendisiyle temasta bulunduðu elbise sýrtýnda olduðu halde namaz kýlar mýydý?" Ümmü Habîbe (radýyallâhu anhâ) þu cevabý vermiþtir:
"Evet, yeter ki elbisede bir ezâ (meni bulaþýðý) görmemiþ olsun!"
Ebü Dâvud, Tahâret 133, (366); Nesâî, Tahâret 186, (1, 155); Buhârî, Salât 2, Buhârî, bâb baþlýðý (tercüme) olarak kaydeder.
2649 - Hz. Âiþe (radýyallâhu anhâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm), bizim (kadýnlarýn) çamaþýrlarý içerisinde namaz kýlmazdý."
Ebu Dâvud, Tahâret 134, (368); Tirmizî, Salat 420, (600); Nesâî, Zänet 116, (8, 217).
2650 - Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ)'in anlattýðýna göre, cünübken içinde terlediði elbise sýrtýnda olduðu halde namaz kýlardý."
Muvatta, Tahâret 87, (1, 52).
2651 - Ebü Saîd (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ashâbiyle namaz kýlarken âniden nalýnlarýný çýkarýp sol tarafýna koydu. Bunu gören cemaat de derhal nalýnlarýný attýlar. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazý tamamlayýnca:
"NaIýnIarýnýzý niye attýnýz?" diye sordu.
"Seni nalýnlarýný atarken gördük, biz de kendi nalýnlarýmýzý attýk!" cevabýný verdiler.
"Cebrâil (aleyhisselâm) bana gelip pislik olduðunu haber verdi (onun için attým). Öyleyse sizler mescide gelirken dikkat edin, nalýnlarýnýzda bir pislik (kazurat) -veya eza demiþti- görürseniz onu silin; o, ayaðýnýzda olduðu halde namazýnýzý kýlýn."
Ebü Dâvud, Salât 89, (650).
SETRÜ'L-AVRET
2652 - Behz Ýbnu Hakîm (radýyallâhu anh) anlatýyor: "(Bir gün Hz. Peygamber'e sorarak) dedim ki:
"Ey Allah'ýn Resülü! Hangi avretimizi açýp, hangi avretimizi örtelim?"
"Zevcen ve sað elinin sahip oldukIarý dýþýnda herkese karþý avretini koru!" cevabýný verdi. Ben tekrar:
"Ey Allah'ýn Resülü, erkekle olursa?" dedim,
"Gücün yeterse avretini kimseye gösterme!" dedi.
"Kiþi tek baþýna olursa?" dedim.
"Kendisine karþý haya edilmeye Allah daha lâyýktýr" dedi."
Ebü Dâvud, Hamâm 3, (4017); Tirmizî, Edeb 22, ,(2770), 39, (2795); Ýbnu Mâce, Nikâh 28, (1920).
2653 - Ebü Saîd el'Hudrî (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir erkek baþka bir erkeðin avretine bakmasýn, kadýn da kadýnýn avretine. Bir erkek ayný örtünün içinde bir baþka erkeðe sokulmasýn. Kadýn da ayný örtünün içinde bir baþka kadýna sokulmasýn."
Müslim, Hayz 74, (338); Ebü Dâvud, Hamâm 3, (4018); Tirmizî, Edeb 39, (2794).
2654 - Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Çýplaklýktan sakýnýn! Zîra sizin yanýnýzda sadece helâya girdiðiniz zaman ve erkek hanýmýna sokulunca ayrýlan melekler var. Onlardan utanýn ve onlara karþý saygýlý olun."
Tirmizî, Edeb 42, (2801).
2655 - Abdullah Ýbnu Amr Ýbni'l-Âs (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: "Sizden biri cariyesini veya kölesini veya ücretlisini evlendirdi mi, artýk onun avretine bakmasýn."
Ebü Dâvud, Libâs 37, (4113, 4114).
2656 - Hz. Ali (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissulatu vesselâm) bana: "Ey Ali, dizini çýkarma, ne canlý, ne ölü, baþkasýnýn dizine de bakma" buyurdu."
Ebü Dâvud, Cenâiz 32, (3140).
2657 - Ýbnu Abbas (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) uyluðu avret addetti."
Tirmizî, Edeb 40, (2798).
2658 - Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: "Omuzunuzu da örtmeyen -veya þöyle demiþti bir parçasý iki omuzunuzu da örtmeyen- tek parçadan müteþekkil kumaþ içerisinde kimse namaz kýlmasýn."
Buhârî, Salât 5; Müslim, Salât 277, (516); Ebü Dâvud, Salât 78, (626); Nesâî, Kýble 18, (2, 71).
2659 - Yine Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) buyurdular ki: "Kim tek parçalý kumaþ içerisinde namaz kýlarsa onu iki omuzu arasýnda çaprazlasýn."
Buhâri, Salât 5; Ebu Dâvud, Salât 78, (627).
Ebü Dâvud'un metninde: "(Kumaþýn) iki ucuyla omuzunda çapraz yapsýn" denmiþtir.
2660 - Yine Ebü Hüreyre'nin rivayeti de þöyle gelmiþtir: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a tek bir kumaþ içinde kýlýnacak namazdan sorulmuþtu þu cevabý verdi:
"Hepinizin iki parçasý var mý?"
Buhârî, Salât 4, 9; Müslim, Salât 275, (515); Muvatta, Salâtu'l-Cemâ'a 30, (1,140); Ebü Dâvud, Salât 78, (625); Nesâî, Kýble 14, (2, 69-70).
2661 - Ömer Ýbnu Ebî Seleme (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) tek parça kumaþa sarýnmýþ olarak namaz kýldý. Ýki ucu omuzlardan çaprazlama geçmiþti."
Buhârî, Salât 4; Müslim, Salât 279, (517); Muvatta, Salâtu'l-Cemâ'a 29, (1, 140); Ebü Dâvud, Salât 78, (628); Tirmizî, Salât 254, (339); Nesâî, Kýble 14, (2, 70).
2662 - Hz. Aiþe (radýyallâhu anhâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah hayýz görenin (kadýnýn) namazýný baþörtüsüz kabul etmez."
Ebü Dâvud, Salat 85, (641); Tirmizî, Salât 277, (377).
2663 - Ubeydullah Ýbnu'I-Esved el-Havlânî -ki Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)'ýn zevce-i pâkleri Meymüne (radýyallahu anhâ)'nin terbiyesinde idi anlatýyor: "Meymüne (radýyallâhu anhâ) üzerinde izar olmaksýzýn tek entari (dýr') ile baþörtüsü giyinmiþ olduðu halde namaz kýlardý."
Muvatta, Salâtu'l-Cema'a 37, (1,142).
2664 - Muhammed Ýbnu Zeyd, Ýbnu Kunfuz'un annesinden yaptýðý nakle göre, annesi Ümmü Seleme (radýyallâhu anhâ)'ye "Kadýn, hangi giysiler içerisinde namaz kýlmalý?" diye sormuþtur. 0 da;
"Baþörtüsü ve ayaðýn üzerini örtecek kadar uzun entari içerisinde!" diye Cevap vermiþtir."
Muvatta, Salâtu'l-Cemâ'a 36, (1,142); Ebü Dâvud, Salât 84, (639, 640).
2665 - Hz. Âiþe (radýyallâhu anhâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm), üzerinde çizgiler olan hamîsa kumaþý üzerinde namaz kýlmýþtý. (Namazdan sonra) çizgilere bir göz attý ve:
"Bu hamisa'yý Ebü Cehm Ýbnu Huzeyfe'ye götürün, onun enbicâniye'sini getirin. Zîra bu beni az önce namazda meþgul etti" buyurdu."
Buhârî Salât 14, Ezân 93, Libâs 19; Müslim, Mesâcid 61, (556); Muvatta, Salât 67, (1,
97, 98); Ebü Dâvud, Salât 167, (914), Libâs 11; Nesâî, Kýble 20, (2, 72).
2666 - Ukbe Ýbnu Âmir (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a ipekten mamul bir kaftan hediye edildi. Kaftaný giyip içinde namaz kýldý. Sonra namazdan ayrýlýp hemen kaftaný þiddetle çýkarýp attý, sanki kaftandan gayr-ý memnundu:
"Bu, muttakîlere muvafýk düþmüyor!" dedi."
Nesâî, Kýble 19, (2, 72); Buhâri, bu ma'nâda bir rivayette bulunmuþtur. Salât,16, Libâs 12; Müslim, Libâs 23, (2075).
2667 - Hz. Aiþe (radýyallâhu anhâ) demiþtir ki: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) bir ucu beni örtmekte olan bir kumaþýn diðer ucuyla örtünerek, içinde namaz kýldý."
Ebu Dâvud, Salât 80, (631).
NAMAZ KILINAN YERLER
2668 - Hz. Enes (radýyallâhu anh)'in anlattýðýna göre, büyükannesi Müleyke (radýyallâhu anhâ) hazýrladýðý bir yemeðe Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý davet etti. (Efendimiz þeref vererek) yemekten yediler. Sonra:
"Kalkýn size namaz kýldýrayým!" buyurdular. Enes (radýyallâhu anh) der ki:
"Ben uzun müddettir kullanýlmaktan kararmýþ olan hasýrýmýzý getirdim, üzerine su çiledim. Aleyhissalâtu vesselâm üzerinde namaza durdu. Ben ve yetim, arkasýnda saf yaptýk, yaþlý (annem) de bizim arkamýzda durdu. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bize iki rek'at (nafile namaz) kýdýrýp, sonra ayrýldý."
Buhârî, Salât 20, Ezân 78, 161, 164, Teheccüd 25; Müslim, Mesâcid 266-268, (658-660); Muvatta, Kasru's-Salât 31, (1, 153); Ebü Dâvud, Salât 71, (612, 658); Tirmizi, Salât 173, (234); Nesâî, Mesâcid 43, (2, 56, 57); Ýmâmet 19, (2, 85-86).
2669 - Hz. Meymüne (radýyallâhu anhâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ben hayýzlý halde tam hizasýnda dururken, namaz kýlardý. Secde ettiði vakit bazan elbisesi bana deðerdi. Humra üzerinde namaz kýlardý."
Buhârî, Salât 21, 19, 107, Hayz 29; Müslim, Mesacid, 273, (513); Ebü Dâvud, Salât 91, (656); Nesâî Mesâcid 44, (2, 57).
2670 - Hz. Enes (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Biz çok sýcak günlerde Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'la birlikte namaz kýlardýk. Biriniz alnýný sýcak sebebiyle yere koyamayacak olsa, giysisini serer onun üzerine secde ederdi.
Buhârî, Amel fis-Salât 9, Salat 23, Mevat 11; Müslim, Mesâcid 191, (620); Ebü Dâvud, Salât 93, (660); Tirmizî, Salât 411, (584); Nesai, Ýftitah 144, (2, 216); Ýbnu Mâce, Ýkâmetu's-Salât 64, (1033).
2671 - Berâ (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselâm) buyurdular ki: "Koyun aðýllarýnda namaz kýlýn. Zîra koyunlar mübarek (hayvanlar)dýr. Deve damlarýnda namaz kýlmayýn, zîra onlar þeytanlardandýr."
Ebü Dâvud, Salât 25, (493).
2672 - Ýbnu Ömer (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) yedi yerde namaz kýlmayý yasakladý: "Mezbele (çöplük), meczere (hayvan kesilen yer), makbere (mezarlýk), yol geçeði, hammâm, deve damý, Beytullâhi'l-Haram'ýn damýnýn üstü."
Tirmizî, Salât 255, (346).
2673 - Hz. Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) þöyle dediler:
"Allah yahudilere ve hýristiyanlara lânet etsin. Peygamberlerinin kabirlerini mescide çevirdiler."
Buhârî, Salât 54; Müslim, Mesâcid 20, (530); Ebu Dâvud, Cenâiz 76; Nesâî, Cenâiz 106, (4, 95, 96).
Ebü Dâvud'un dýþýndaki bir rivayette Hz. Âiþe'den þu ziyadeye yer verilmiþtir: "Eðer bu (endiþe) olmasaydý, (Resülullah'ýn) kabri açýkta bulundurulacaktý. Ancak mescid ittihaz edilmesinden korkuldu."
2674 - Atâ Ýbnu Yesâr (rahimehullah) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) þöyle duâ buyurdular: "Allahým, kabrimi ibâdet edilen bir put kýlma" (ve devamla dedi ki): "Nebilerinin kabirlerini mescidler haline getiren bir kavme Allah'ýn öfkesi artmýþtýr."
Muvatta, Kasru's-Salât 85, (1, 172).
2675 - Hz. Ali (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm), beni mezarlýkta namaz kýlmaktan menetti. Beni Bâbil topraðýnda da namaz kýlmaktan menetti (ve þöyle dedi"Zîra orasý mel'undur."
Ebü Dâvud, Salât 24, (490).
Hattabî der ki: "Bu hadisin senedinde zayýflýk olduðu söylenmiþtir. Ben âlimlerden kimseyi bilmem ki Bâbil topraðýnda namaz kýlmayý yasaklamýþ olsun. Hadis(in Resülullah'a nisbeti) sahih ise, bu yasak sadece, Hz. Ali'nin þahsýyla ilgilidir; böylece, onu Küfe'de maruz kaldýðý mihnete (sýkýntýlý hadislere) karþý uyarmak istemiþtir. (Malum olduðu üzere) Küfe, Bâbil diyarýndadýr."
2676 - Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resüllullah (aleyhissalatu vesselâm) bineðinin üzerinde iken yönü hangi istikâmette olursa olsun tesbih ediyor, (nafile namaz kýlýyor, rükü ve secde içinde) baþýyla imada bulunuyordu. Ýbnu Ömer de böyle yapýyordu."
Buhârî, Taksirus-Salât 7, 8, 11, 12, Vitr 5, 6; Müslim, Müsâfýrîn 39, (700); Muvatta, Kasru's-Salât 22, (1,150,151); Ebü Dâvud, Salât 277, (1224,1225); Tirmizî, Salât 345, (472); Tefsir, Bakara (2961); Nesâî, Kýble 23, (243, 244). Kýyâmu'l-Leyl 23, (3, 232).
2677 - Ebü Dâvud bir diðer rivayette þu ziyadeyi kaydeder: "Aleyhissalâtu vesselâm nafile namaz kýlmak isteyince, devesini kýbleye çevirir, sonra iftitah tekbiri getir(erek) namaza baþlar, sonra bineði nereye yöneltirse yöneltsin, namazýný kýlardý."
2678 - Hz. Câbir (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) þöyle buyurdular: "Küre-i arz bana bir mescid ve temiz kýlýndý. Ümmetimden her kim bir namaz vaktine ulaþtýmý nerede olursa namazýný kýlstn."
Nesâî, Mesâcid 42, (2, 56).
2679 - Ýbrahim Ýbnu Yezîd et-Teymî (rahimehullah) anlatýyor: "Babamdan mescidin avlusunun kenarýnda Kur'an öðreniyordum. Bu sýrada secde âyeti okumuþsam babam hemen secdeye kapanýyordu. Kendisine:
"Babacýðým yolda niye secde ediyorsun?" diye sordum... Dedi ki: "Ben Ebü Zerr (radýyallahu anh)'in þöyle söylediðini iþittim: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a yeryüzünde inþa edilen ilk mescidin hangisi olduðunu sordum: "Mescid-i Haram" olduðunu söyledi. Ben: "Sonra hangisi?" dedim, "Mescid-i Aksa!" diye cevap verdi. Ben: "Ýkisi arasýnda kaç yýl fark var?" dedim. "Kýrk yýl!" dedi ve ilave etti: "Arz sana (baþtan ayaða) bir mesciddir, öyleyse nerede namaz vaktine ulaþýrsan namazýný (orada) kýl, çünkü fazîlet ondadýr (namaz vaktinin girdiði ilk andadýr)"
Buhârî, Enbiyâ 8, 40; Müslim, Mesâcid 2, (520); Nesâî, Mesâcid 3, (2, 32); Ýbnu Mâce, Ýkâmet, Mesâcid 7, (753).
2680 - Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) þöyle buyurdular:
"Namazlarýnýzdan bir kýsmýný evlerinizde kýlýn, sakýn onlarý kabirlere çevirmeyin!"
Buhârî, Salât 52, Teheccüd 38; Müslim, Musâfirîn 208, (777); Ebü Dâvud, Salât 346, (1448); Tirmizî, Salât 331, (451); Nesâî, Salâtu'l-Leyl 1, (3,197).
2681 - Müslim'in Hz. Câbir (radýyallâhu anh)'den kaydettiði bir rivayette Aleyhissalatu vesselâm þöyle emretmiþtir:
"Sizden kim namazýný mescidde kýlarsa namazýndan bir pay da evi için ayýrsýn. Zîra Allah, evinde kýlacaðý namaz için dahi bir hayýr takdir etmiþtir.
Müslim, Müsâfirîn 210, (778).
2682 - Mu'âz Ýbnu Cebel (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bað ve bahçelerde namaz kýlmayý da müstehab (sevimli ve hoþ) addederdi."
Tirmizî, Salat 249, (334).
NAMAZDA KONUÞMAMAK
2683 - Zeyd Ýbnu Erkam (radýyallahu anh) anlatýyor: "Biz, namaz kýlarken konuþurduk. Öyle ki herkes kendi yanýndakine birþeyler söyleyebilirdi. Derken þu ayet nazil oldu: "Allah'ýn divanýna tam huþü ve tâatle durun" (Bakara 238). Böylece süküt etmekle emrolunduk ve konuþmaktan menedildik."
Buhârî, Amel fi's-Salât 2, Tefsir, Bakara 43; Müslim, Mesâcid 35, (539); Ebü Dâvud,178, (949); Tirmizî, Salât 297 (405); Nesâî, Sehv 20.
2684 - Ýbnu Mes'ud (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a selam verirdik, O da bize mukâbele ederdi. Necâþi'nin yanýndan döndüðümüz zaman O'na yine (namazda) selam vermiþtik, bize mukabeleten selam vermedi.
"Ey Alah'ýn Resülü, dedik, biz sana vaktiyle namazda selam verirdik, sen de selamýmýzý alýrdýn (þimdi niye almýyorsun)?" dedik. Bizi þöyle cevapladý:
"Namazda meþguliyet var!"
Buhârî, Amel fis's-Salât 2, 15, Fadilu'l-Ashâb 37, Müslim, Mesâcid 34, (538); Ebü Dâvud,170, (923, 924); Nesâî, Sehv 20, (3, 19).
2685 - Mu'âviye*Ýbnu'l-Hakem es-Sülemî (radýyallahu anh) anlatýyor: "Ben Resûlullah (aleyhissâltu vesselâm) ile birlikte namaz kýlýyordum. Derken cemaatten bir Þahýs hapþýrdý. Ben:
" Yerhamükallah '' dedim. Cemaattekiler bana bed bed baktýlar. Bunu üzerine (kýzýp) :
" Vay baþýma gelen, niye bana böyle bakýyorsunuz? '' dedim. Bu sefer ellerini dizlerine vurarak beni susturmak istediler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazý bitirince (bana iyi davrandý), annem babam O'na fedâ olsun, ben O 'ndan, ne önce ne de sonra, ondan daha iyi öðreten bir muallim görmedim. Allah'a yemin olsun O beni ne azarladý ne dövdü, ne de betimi yýktý; sadece:
"Namazda insan kelamýndan (dünyevi) bir söz münasib degildir, ona uygun olan söz, tesbîh, tekbîr ve Kur'an kiraatýdýr!" dedi. Ben:
"Ey Allah 'ýn Resulû, dedim, ben cahiliyeden daha yeni çýkmýþ birisiyim. Allah bize Ýslâm'ý lütfetti ama bizde öyleleri var ki, hâlâ kâhinlere geliyorlar, (bu hususta ne tavsiye edersiniz?) '' dedim.
" Sen onlara gitme!'' buyurdu. Ben tekrar:
"Bizde (kuþun uçuþuna vs 'ye bakarak) uðursuzluk çýkaranlar da var?'' dedim. Cevaben :
"Bu (uðursuzluk zanný) kalplerinde mevcut olan bir (kuruntu)dur. Sakýn onlarý (gayelerine gitmekten) alýkoymasýn!'' dedi. Ben:
"Bizde, kuma hatlar cizerek fala bakanlar da var? '' dedim. Þu açýklamayý yaptý:
"Peygamberlerden biri de (kuma) çizgi çizerdi. Kim çizgisini onun çizgisine uygun düþürürse isabet eder!'' buyurdu. Ben:
"Benim bir câriyem vardý, Uhud ve Cevâniyye taraflarýnda koyun otlatýrdý. Bir gün öðrendim ki bir kurt peyda olmuþ ve sürüden bir koyun götürmüþ. Ben bir insanoðluyum, herkes gibi ben de öfkelenirim. (Bu hâdise yüzünden kýzýp) câriyeye bir tokat askettim. (Râvi der ki: Bu sözümü iþitince) Resûlullah tokadýmý fazla buldu, (yakýþtýramadý).
"O halde onu âzad etmiyeyim mi?" dedim.
"Bana bir getir hele!'' dedi. Ben de câriyeyi ona getirdim. Ona :
"Allah nerde?" diye sordu. Cariye:
"Semâda!" diy cevap verdi. Bu sefer:
"Ben kimim?" diye sordu. O da:
"Sen Resûlullah'sýn!'' diye cevap verdi. Bunun üzerine aleyhissalatu vesselam:
"Onu âzad et, çünkü mü'mine'dir" buyurdu."
Müslim, Mesâcid 33, (537); Ebu Dâvud, Salât 171, (930, 931 ); Nesâî Sehv 20, (3, 14-1 8).
2686 - Ebu'd-Derdâ (radýyallahu anh) anlatýyor: "Bir gün Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) namaza kalktý. Þunu okuduðunu iþttik: "Senden Allah'a sýðýnýrým. '' Sonra da üç kere: ''Seni Allah'ýn lânetiyle lânetliyorum'' dedi ve sanki bir þey yakalýyormuþcasýna elini uzattý. Namazý bitirince:
"Ey Allah 'ýn Resûlü! dedik, senden bugün daha önce hiç söylemediðin bir þey iþittik. Ayrýca ellerini de açtýðýný gördük? þu cevabý verdi:
"Allah'ýn düþmaný olan iblis, yüzüme koymak için ateþten bir alev getirdi. Ben de ona, üç kere : " Eûzu billahi '' dedim. Sonra da: " Seni Allah'ýn eksiksiz lanetiyle lânetliyorum'' dedim, geri çekilmedi, üç kere tekrarladým. Sonunda onu yakalamak istedim. Vallahi kardeþim Süleymân'ýn duasý olmasa idi, baðlý olarak sabaha erecek ve Medine'nin çocuklarý onunla oynayacaklardý.''
Müslim, Mesâcid 40, (542); Nesâ, Sehv 19, (3,13).
BAÞKA MEÞGULÝYETLERÝ TERK
2687 - Mu'aykîb (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'a, musalli 'nin secde edeceði yerdeki topraðýn düzlenmesinden sual edildi... "
2688 - Tirmiz î'nin bir rivayetinde hadis þöyledir : "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a namazda çakýllara dokunup (düzlemekten) sorulmuþtu, þu cevabý verdi:
"Mutlaka yapmak zorunda isen bâri bir kere yap!"
Buharî, Amel fi's Salât 8; Müslim, Mesâcid 46, (545); Ebu Dâvud, Salât 175, (946); Tirmizî, Salât 279, (3 80) ; Nesâî, Sehv 8, (3, 7).
2689 - Ebu 'Zerr (radýyallahu anh) 'den Dört Ýmam'ìn kaydettiði bir rivayette þöyle‚ buyrulmuþtur: "Sizden kim namaza durursa, sakýn çakýllara deðmesin. Zira rahmet, ona karþýdan gelir."
Muvatta, Kasru's-Salât 43, (1,157); Ebu Dâvud, Salât 175, (945) ; Tirmizî, Salât 279, (379); Nesâî, Sehv 7, (3,6).
2690 - Hz. Ebu Zerr (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissâlatu vesselâm) buyurdular ki: "Allah, kula namazda saða sola iltifat etmedikçe rahmetiyle yaklaþmaya devam eder. Ýltifat etti mi ondan yüz çevirir. "
Ebu Dâvud, Salât 165, (909) ; Nesâî, Sehv 10, (3,7).
2691 - Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah'a namazda saða sola bakmak (iltifat) hususundan sordum. Þu cevabý verdi:
''Bu bir kapýp kaçýrmadýr. Þeytan kulun namazýndan kapar kaçýrýr.''
Buhârî, Ezân 93, Bed'ü'l-Halk 11; Ebu Dâvud, Salât l65, (910); Nesâî Sehv 10, (3,8). Bu rivâyet Müslim'de bulunamamýþtýr.
2692 - Hz. Enes (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Ýnsanlara ne oluyor da namaz kýlarken gözlerini semaya kaldýrýyorlar? '' dedi ve bu hususta sert sözler söyledi. Sonra konuþmasýný þöyle tamamladý: "Ya bundan vazgeçerler ya da gözleri çýkarýlýr."
Buhârî, Ezân 91; Ebu Dâvud, Salât l 67, (913) ; Nesâî, Sehv 9, (3, 7).
2693 - Yine Hz. Enes anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu. vesselâm) bana þöyle nasihat etti: "Ey oðulcuðum, namazda saða sola bakmaktan sakýn. Zira o helak olmaktýr. Eðer mutlaka yapacaksan bâri nafilelerde olsun, farzlarda deðil.''
Tirmizî, Salât 413 (5 89).
2694 - Sehl Ýbnu 'l-Hanzaliyye (radýyallahu anh) anlatýyor: "Sabah namazý için ikâmet okundu. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) namaza baþladý. Namazda Þîb istikametine bakýyordu. Geceden, Þîb'a korumasý için bir atlý göndermiþti."
(Ebu Dâvud, Salât 168, (916).
2695 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Mescid-i Kuba 'ya namaz kýlmaya gitti. Ensar (radýyallahu anhüm) gelip, namaz kýlarken kendisine selam.verdiler. Ben Bilâl'e sordum:
"Namaz kýlarken onlarýn selamýna nasýl mukabele ettiðini gördün?'' Bana bizzat göstererek:
"Þöyle!'' dedi ve avucunu açýp iç kýsmýný aþaðýya, sýrtýný yukarýya getirdi.''
Ebu Dâvud, Salât 170, (927); Tirmizî, Salât 271, (368); Nesâî, Sehv 6, (3, 5-6).
2696 - Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Tesbîh erkeklere, el çýrpma kadýnlara mahsustur."
Buhârî, Amel fi's-Salât 5; Müslim, Salât 106, (422); Ebu Dâvud, Salât 173, (939) ; Tirmizî, Salât 272, (369) ; Nesâî, Sehv l 6, (3, 11-12).
2697 - Abdullah Ýbnu' þ-Þhhîr (radýyallalu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte namaz kýldým. Namazda onun öksürerek boðazýný temizleyip (yere attýðýný ve) sol ayaðýyla sürttüðünü gördüm. "
Buharî Mesâcid 58, (554); Ebu Dâvud, Salât 22, (482); Nesâî, Mesâcid 34, (2, 52).
2698 - Ebu Dâvud'un rivayetinde þöyle gelmiþtir: "... Sol ayaðýnýn altýna tükürdü, ayakkabýsýyla sürttü.''
Ebu Dâvud. Salât 22, (482).
2699 - Ebu Dâvud'un Ebu Nadra 'dan kaydettiði bir rivayette : "Elbisesine tükürdü, kývrýmlarý arasýnda ovaladý" denmiþtir.
Ebu Dâvud, Tahâret 143,(389, 390).
2700 - Hz. Aiþe, (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Bir gün dýþardan geldim. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) odada namaz kýlýyordu, kapý da üzerine kapalý'idi. Açmasýný istedim, ilerleyip bana açtý. Sonra gerisin geriye namazgâhýna döndü.''
Hz. Aiþe kapýnýn kýble cihetinde olduðunu belirtti."
Ebu Dâvud, Salât 169, (922) ; Tirmizî, Salât 421, (601); Nesâî, Sehv 14, (3, 11).
2701 - Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullalh (aleyhissalâtu vesselâm): "Namazda iki siyahý yani yýlan ve akrebi öldürün'' buyududu."
Ebu Dâvud, Salât 169, (921); Tirmizî, Salât 287, (390); Nesâî, Sehv 12, (3, 10).
2702 - Ümmü Seleme (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bizim Eflah adýndaki kölemizi, secde sýrasýnda (aðzýyla) üfürdüðünü görmþtü"Ey Eflâh, yüzünü toprakla!" dedi."
Tirmizî, Salât 280, (381).
2703 - Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazda sedl 'i, (sarýnmayý) ve erkeðin aðzýný örtmesini yasakladý."
Ebu Dâvud, Salât 86, (643); Tirmizî, Salât 278, (378).
KIBLE
2704 - Hz. Aiþe, (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (alehissalâtu vesselam), geceleyin ben önünde, kýbleyle arasýnda bir cenaze gibi uzanmýþ yatarken, namaz kýlardý. Vitir kýlacaðý zaman bana da haber verirdi, ben de vitir kýlardým.''
2705 - Sahiheyn'in diðer bir rivayetinde þöyle gelmiþtir: "Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ)'nýn yanýnda namazý bozan þeylerden söz açýlmýtý. Bu meyanda köpek, eþek ve kadýnýn da zikri geçti. Aiþe (radýyallahu anhâ):
"Bizi yine eþeklere ve köpeklere benzettiniz. Vallahi, ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý kýblesiyle arasýnda yatakta yatar olduðum halde namaz kýlarken gördüm. Benim için ihtiyaç hasýl olunca oturup onu rahatsýz etmek istemezdim (yataðýn) ayak tarafýndan sýyrýlp çýkardým.''
Buharî, Salât 22, 99, 102, 103,104,105,108, Amel fi s-Salât 10, Vitr 3, Ýsti'zân 37; Müslim, Salât 267, (512) ; Muvatta, Salatu'l-Leyl 2, (1,117) ; Ebu Dâvud, Salât 112, (711,712, 713, 714); Nesâî, Tahâret 120, (1, 101, 102), Kýble 10, (2, 67).
2706 - Ebu Dâvud'da Ýbnu Abbâs (radýyallahu anhümâ) 'dan gelen diðer bir rivayette þöyle denmiþtir : "Ben ve Abdulmuttaliboðullarýndan biroðlan (veya köle) bir eþeðin üzerinde beraber geldik. Resulullah (aleyhissalâtu ve vsselâm) bu sýrada namaz kýlýyordu. Oðlan eþekten indi, ben de indim. Eþeði safýn ön kýsmýnda býraktýk. Eþeðe aldýrma(yýp namaza devam et)ti. Derken yine Abdulmuttaliboðullarýdan iki kýz çocuðu gelip safýn arasýna dahil oldu, buna da aldýrmadý. ''
2707 - Diðer bir rivayette þöyle gelmiþtir: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Biriniz sütresiz olarak namaz kýlarsa (önünden geçtiði takdirde) þunlar namazý bozar: Eþek, domuz, yahudi, mecûsi, kadýn... Namazýn bozulmamasý için onun önünden, bunlarýn bir taþ atýmlýk uzaktan geçmesi kifâyet eder."
Buharî, Salât 90, Ýlm 18, Ezân 161, Cezâu ' s-Sayd 25;Müslim, Salât 254, (504); Muvatta, Kasru's-Salât 38, (1, 155); Ebu Dâvud, Salât 110,113 (703, 704, 715, 716, 717) ; Tirmizî, Salât 252, (337), Nesâî, Kýble 7, (2, 64, 65).
"Bir diðer rivâyette þöyle denmiþti: "Namazý, (önden geçen) hayýzlý kadýn ve köpek bozar. "
2708 - el-Fadl Ýbnu Abbâs (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bizi köyümüzde ziyaret etti. O sýrada bizim iki küçük köpekle bir diþi eþeðimiz vardý. Bu ikisi önünde bulunduklarý halde ikndi namazý kýldý. Hayvanlarý ne azarladý ne de geriye kovaladý."
Ebu Dâvud, Salât 114 ,(718) ; Nesâî, Kýble 7, (2, 65).
2709 - Kesîr Ýbnu Kesîr Ýbn-i Ebî Vedâ'a, an bazý ehlihi an ceddihi (radýyallahu anh) anlatmýþtýr ki: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý Benî Sehm kapýsýný takip eden yerde, önünden halk gelip geçerken namaz kýlar görmüþtür. Bu sýrada Resulullah 'la Ka'be arasýnda bir sütre de mevcut deðildir.''
Ebu Dâvud, Menâsik 89, (2016) ; Nesâî, Kýble 9, (2, 67) Ýbnu Mâce, Menâsik 33, (2958).
2710 - Ebu Sa 'îd (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Namazý hiç bir (haricî) þey bozamaz. Ýmkanýnýz nisbetinde defetmeye çalýþýn. Çünkü (bozmak isteyen) þeytandýr.''
2711 - Ebu Dâvud'un bir rivayetinde þöyle denmiþtir: "Kim, kýblesi ile kendi arasýna bir bþkasýnýn girmemesine muktedir olursa, bunu saðlasýn."
2712 - Buharî ' nin bir rivayetinde þöyle gelmiþtir : "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Sizden biri, halka karþý sütre olacak bir þeyin gerisinde namaz kýlarken, biri önünden geçmeye kalkarsa ona mani olsun, (beriki haddini bilmeyip) ýsrar ederse onunla mücâdele etsin. Zira o, (bu haliyle) þeytandýr."
Buharî, Salât 100, Bed'ül-Halk 11; Müslim, Salât 259, (505);Muvatta, Kasru's-Salât 33, (1,154) ; Ebu Dâvud, Salât 108, (697, 698, 699,700) ; N esaî, Kýble 8, (2, 66) ; Kasâme 45, (8, 6162).
2713 - Biþr Ýbnu Sa'îd(radýyallahu anh)'in anlattýðýna göre, kendisini Zeyd Ýbnu Hâlid Ebu Cüheym' in yanýna göderip: "Musallînin önünden geçen hakkýnda Resulullah (aeyhissalâtu vesselâm) 'dan ne iþittiðini sordurmuþtur. Ebu Cüheym (radýyallhu anh) demiþtir ki:
"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Eðer musallinin önünden geçen kimse, bu geçiþi sebebiyle kendisine gelen günahý bilseydi orada kýrk. . . kalmasý onun için, musallînin önünden geçmesinden daha hayýrlý olurdu."
Ebu 'n-Nadr der ki:
"Bilemiyorum ! Efendimiz "kýrk gün mü'' dedi, kýrk ay mý dedi, kýrk sene mi dedi?"
Buhârî, Salât,101; Müslim, Salât26l, (507); Muvatta, Kasru's-Salât 34, (1,154,155); Ebu Dâvud, Salât 109, (701); Tirmizî, Salât 251, (336); Nesâî, Kýble 8, (2, 66).
2714 - Yezîd Ýbnu Nimrân (rahimehullah) anlatýyor: "Tebük'de yatalak bir adam gördüm. Dedi ki: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) namaz kýlarken, ben eþeðin üzerinde olduðum halde önünden geçtim. Bana: "Allah'ým, izini kes!" diye bedduada bulundu. Artýk ondan sonra eþek üzerinde (bile) yol alamadým."
Bir rivâyette þöyle gelmiþtir: "(Resulullah aleyhissalâtu vessalâm þöyle dedi"0 bizim namazýmýzý kesti, Allah da onun izini kessin."
Ebu Dâvud, Salât 110, (705, 706).
2715 - Ýbnu Abbas (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm):
"Uyuyanýn gerisinde namaz kýlmayýn,konuþanýn gerisinde de!, buyurdular.''
Ebu Dâvud, Salât 106, (694).
2716 - Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Biriniz namaz kýlýnca,yüzünün karþýsýna bir þey koysun. Bulamazsa bir deðnek koysun. Beraberinde bir deðnek de yoksa bir çizgi çizsin. Böyle yaparsa önünden geçen kendisine zarar vermez."
Ebu Dâvud der ki: "Alimlerden bazýsý, çizginin uzunlamasýna olacaðýný, bazýsý da hilal gibi enlemesine olacaðýný söylemiþtir.''
Ebu Dvud, Salât 103, (689).
2717 - Tallha Ýbnu Ubeydillah (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Biriniz namaz kýlarken, önüne semerin arka kaþý boyunda bir þey koydu mu, namazýný rahat kýlsýn, bunun gerisinden geçene aldýrmasýn.''
Müslim, Salât 241, (499) ; Ebu Dâvud, Salât 102,Tirmizî, Salât, 250, (335).
2718 - Hz. Ebu Zerr (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Kiþi, önüne semer kaþý kadar bir þey býrakmadan namaz kýlarsa; (önünden geçtiði takdirde) siyah köpek, kadýn, eþek namazýný bozar. . . ''
Ebu Zerr 'e dendi ki :
"Siyahýn kýrmýzýdan, beyazdan farký nedir? '' Þu cevabý verdi:
"Ey kardeþimin oðlu! Sen bana, benim Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a sorduðum þeyi sordun. Efendimiz:
" Siyah köpek þeytandýr'' buyurmuþtu. ''
Müslim, Salât 265, (510) ; Ebu Dâvud, Salât 110, (702) ; Tirmizî, Salât 253, (338) ; Nesâî, Kýble 7, (2,63) ;Ýbnu Mâce, Ýkâmetu's-Salt 38, (952).
2719 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselâm), bayram günü (namaz) için çýkýnca bir harbe alýnmasýný emrederdi. Harbe, (namaz sýrasýnda) aleyhissalâtu vesselâm 'ýn önüne konur, O da halk arkasýnda olduðu halde harbeye doðru namaz kýlardý. Efendimiz sefer sýrasýnda da böyle yapardý. Bu sünnete ittibâen ümerâ da harbe kullanýr oldu."
Buharî, Sa1ât 92, 90; Müslim, Salât 245 (501); Ebu Dâvud, Salât 102, (687) ; Nesâî, Kýble 4, (2, 62); Ýbnu Mâce, Ýkametu's-Salât 164, (1304, 1305).
2720 - Yine Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (bazan) bineðini (sütre olarak) öne koyar, ona doðru namaz kýlardý."
Bir diðer rivâyette: "Aleyhissalâtu vesselâm devesine doðru namaz kýlardý'' denmiþtir.
Buharî, Salât 98, 50; Müslim, Salât 247, (502); Muvatta, Kasru's-Salât 41, ( 1, 157) ; Ebu Dâvud, Salât 104, (692) ; Tirmizî, Salât 261, (352).
2721 - Mikdâd Ýbnu'l-Esved (radýyallahu anh) diyor ki : "Ben, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ý çubuða, direðe ve aðaca karþý namaz kýlar vaziyette ne zaman görmüþsem, her seferind‚ onlarý sað kaþýnýn veya sol kaþýnýn karþýsýna almýþ görmüþümdür. Hiç bir zaman sütresin tam karþýsýna almadý. "
Ebu Dâvud, Salât 105, (693).
2722 - Sehl Ýbnu Ebî Hasme (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki :
"Biriniz sütreye karþý namaz kýlýnca, ona yakýn olsun, ta ki þeytan namazýný bozmasýn."
Ebu Dâvud, Salât 107, (695).
ÇOCUK TAÞIMAK
2723 - Ebû Katâde (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), kýzý Zeyneb 'in kerimesi olan torunu Ümâme 'yi omuzunda taþýdýðý halde halka namaz kýldýrýrdý. Secdeye varýnca çocuðu (yana) býrakýr, kýyâm için doðrulunca tekrar omuzuna alýrdý.''
Buharî, Slât 106, Edeb 18; Müslim, Mesâcid 41, (5, 43); Muvatta, Kasru's-Salât 81, (1,170); Ebu Dâvud, Salât 169,(917, 918, 919, 920); Nesâî; Mesâcid 19, (2, 45), Sehv 13, (3, 10).
NAMAZDA UYUKLAMAK
2724 - Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: "Sizden biri namaz kýlarken uyuklayacak olursa, uykusu gidinceye kadar hemen yatsýn. Zira, uyuklayarak namaz kýlanýnýz, istiðfar ederken kendi nefsine sebbetmeye kalkar da farkýnda olmaz."
Buharî, Vudü 53, Müslim, Müsafirîn 222, (786); Muvatta, Salatu'l-Leyl 3, (1,118); Ebu Dâvud, Salât 308, (1310); Tirmizî, Salât 263, (355); Nesâî, Tahâret 117, (1, 99-100).
SAÇIN ÖRÜLÜP BAÐLANMASI
2725 - Ýbnu Abbâs (radýyallahu anhümâ)'ýn anlattýðýna göre, Abdullah Ýbnu'l-Haris'i, -saçýný arkadan topuz yapmýþ olduðu halde- namaz kýlarken görmüþ, arkasýnda durup, topuzu çözmeye baþlamýþ, öbürü de kýmýldamayýp, onaimkan tanýmýþtýr. Ýbnu'l-Hâris namazýný bitirince, Ýbnu Abbâs 'a gelip: "Benim saçýmla niye ilgilendin?" diye sormuþ, Ýbnu Abbâs (radýyallahu anhümâ) þu cevabý vermiþtir: "Ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'dan iþittim, demiþti ki:
"Böylesinin misâli, kollarý arkasýndan baðlý olduðu halde namazýný kýlan kimsenin misalidir. ''
Müslim, Salât 232, (492) ; Ebu Dâvud, Salât 88, (647); Nesâî, Ýftitâh 147, (2, 2l5-216).
2726 - Ebu Sa'îd el-Makberî (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ýn azadlýsý Ebu Râfî', Hasan Ýbnu Ali (radýyallahu anhümâ) 'ye uðradý. Hasan, örgülerini ensesinde topuz yapmýþ olduðu halde kalkmýþ namaz kýlýyordu. Ebu Râfi ' topuzunu çözdü. Hasan (radýyallahu anh) öfkeyle ona baktý.Ebu Râfi ' (radýyallahu anh): "Ökelenme, namazýna devam et, çünkü ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn: "Bu, þeytan'ýn minderi, yani oturma yeridir'' dediðini iþitmiþtim (de onun için çözdüm) '' dedi. ''
BÜYÜK VE KÜÇÜK ABDEST (ÝKÝ HABÝSÝN) SIKIÞMASI
2727 - Abdullah Ýbnu Muhammed Ýbni Ebî Bekr (rahimehullah) anlatýyor: "Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ)' nin yanýnda idik. Yemeði getirildi. Derken Kâsým Ýbnu Muhammed namaza kalktý, Hz. Aiþe: "Resulullah (alehissalâtu vesselâm) 'ýn þöyle söylediðini iþittim '' dedi:
"Yemeðin yanýnda namaz kýlýnmaz, iki habîsin (yani büyük ve küçük abdestin) sýkýþmasýnda da kýlýnmaz. ''
Müslim Mesâcid 67, (560) ; Ebu Dâvud, Tahâret 43, (89).
2728 - Abdullah Ýbnu'l-Erkân (radýyallahu anh)'ýn anlattýðýna göre: "... Halka imamlýk yapýyordu. (Bir seferinde) ikamet getirilmiþti. Bir adamýn elinden tutup öne sürdü ve: "Resulullah (aeyhissalâtu vesselâm) 'ýn:
"Namaz baþlarken birinizin hela ihtiyacý gelirse, önce helâya gitsin! ''dediðini iþittim dedi,''
Muvatta, Kasru's-Salât 49; (1,159); Eb Dâvud, Taharet 43, (88); Tirmizì, Tahâret 108, (142), Nesâî, Ýmâet 51, (2, 110, 111);Ýbnu Mâce, Ýkâmetu s-Salât 114, (616).
SEHÝV VE TÝLAVET SECDELERÝ
2729 - Abdullah Ýbnu Mâlik Ýbnu Büheyne (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) öðle namazýnýn ilk iki rekatini tamamlamýþtý (oturmasý gerektiði halde oturmadan) kalktý. Namazý bitirince iki (ziyade) secde daha yaptý, ondan sonra selam verdi. ''
Buharî, Sehv 1, 5 ; Ezân 145,147, Eymân 15 ; Müslim, Mesacid 85, (570) ; Muvatta, Salât 65, ( 1, 96) ; Ebu Dâvud, Salât 200, (1034,1035); Tirmizî, Salât 288, (391); Nesâî, Sehv 21, (3,19, 20), 28, (3, 34), Ýftitâh 196, (2, 244) ; Ýbnu Mâce, Ýkâmet 131, ( 1206).
2730 - Ýbnu Mes'üd (radýyallalhu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Namaz kýlarken üç mü kýldým dört mü kýldým diye þüpheye düþersen,eðer zann-ý gâlibin dört ise hemen teþehhüd yap, sonra sen daha otururken ve selam vermemiþken iki secde daha yap; sonra ayný þekilde teþehhüd oku, sonra selam ver."
Ebu Dâvud, Salât 198, (1028).
Ebu Dâvud der ki: "Bu, Ýbnu Mes'ud'dan rivayet edilmiþtir. Alimlerden kimse bunu Resulullah 'a nisbet etmedi. ''
2731 - Ebu Sa'îdi 'l-Hudrî (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Biriniz namazýnda, iki mi kýldým, üç'mü kýldým diye þekke düþerse, þekki atsýn, yakîn kesbettiði hususu esas alsýn,sonra da selam vermezden önce iki secdede bulunsun. Eðer (bu kýldýðý ile) beþ rekat kýlmýþsa namazýný onunla (sehiv secdesiyle) çift yapmýþ olur. Dördü tam kýlmýþ idiyse, o iki secdesi, þeytanýn burnunu sürtme olur."
Müslim,Mesâcid 88, (571);Muvatta, Salât 62,(1, 95); Ebu Dâvud, Salât 197, (1024,1026, l027, l029); Tirmizî, Salât 291., (396); Nesâî, Sehv 24, (3, 27); Ýbnu Mâce, Ýkâmet 132, (1210); 133, (1212).
2732 - Abdurrahman Ýbnu Avf (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Biriniz namazýda yanýlýr da bir mi iki mi kýldýðýný bilemezse, namazýný bir üzerine bina etsin; iki mi üç mü kýldýðýný bilmezse iki üzerine bina etsin; üç mü dört mü kýldýðýný bilmezse üç üzerine bina etsin, sonra da selam vermezden önce iki (ziyâde) secde yapsýn..''
Tirmizî, Salât 291, (398).
2733 - Ebu Hureyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazýn ikinci rekatýnda selam verip bitirdi. Zülyedeyn (radýyallahu anh) kendisine:
"Ey Allah'ýn Resûlü, namaz kýsaldýmý yoksa unuttunuz mu? '' diye sordu. Aleyhissalâtu vesselâm:
"Zülyedeyn doðru mu söylüyor? '' diye sordu. Herkes:
"Evet!'' diye cevap verdi. Resul-i Ekrem (aleyhissaltu vesselâm) de iki rek 'at daha kýldý, sonra selam verdi, sonra tekbir getrip iki secde daha yaptý Bu iki secde diðer secdelerinin uzunluðunda idi veya biraz daha uzundu. Sonra namazdan kalkatý. "
Buharî, Sehv, 3,4,5, Mesâcid 88, Cemâ'at 69, Edeb 45, Haberu'l-Vâhid 1; Müslim, Mesâcid 97, (573); Muvatta, Salât 58, (1, 93); Ebu Dâvud,Salât 195, (1008, 1009, 1010, 1011, 1012); Tirmizî, Salât 289, (394), 292, (399); Nesâî, Sehv 22-23, . (3, 20, 26).
2734 - Bir rivayette þöyle gelmiþtir: "(Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) öðle ve ikindi namazlarýndan birini iki rek'at kýlmýþtý. -Muhammed Ýbnu Sîrîn der ki: "Zann-ý gâlibime göre bu, ikindi namazý idi. Sonra selam verdi.Sonra mescidin ön kýsmýndaki kütüðe gitti. Elini üzerine koydu, (yüzünde öfke okunuyordu). Cemaatte Hz. Ebu Bekr ve Hz. Ömer de vardý. Bunlar, (namazda yapýlan eksiklikten) Efendimize söz etmekten (hicab edip) korktular. Cemaatin çabuk çýkanlarý:
"(Ey Allah'ýn Resûlü!) namaz kýsaldýmý?'' diye sordular. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ýn Zülyedeyn dediði bir zât da:
"Ey Allah 'ýn Resûlü! Namazmý kýsaldý, siz mi unuttunuz? '' dedi.
"Ne ben unuttum, ne de namaz kýsaldý" cevabýný verdi. Ama Zülyedeyn tekrar:
"Hayýr (farkýnda deðilsiniz), unuttunuz!'' (dedi). Bunun üzerine aleyhissalâtu vesselâm kalktý iki rek'at daha kýldý, sonra selam verdi. Sonra tekbir getirdi, týpký diðer secdeleri gibi -veya biraz daha uzun olmak üzere- (sehiv için) secde yaptý, sonra baþýný kaldýrdý tekbir getirdi, sonra baþýný koydu tekbir getirdi, peþinden önceki secdesi gibi veya daha uzun- (sehiv için ikinci defa) secde etti, sonra baþýný kaldýrdý ve tekbir getirdi, (oturup teþehhüd okudu ve selam vererek namazý tamamladý). ''
Ebu Dâvud, Salât 195, (1008).
2735 - Ýbnu Mes 'ud (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) namaz kýlmýþtý. Namazda (unutarak) ziyade veya noksanda bulundu. Kendisine:
" Ey Allah 'ýn Resûlü! Namazda (yeni bir durum mu) hâsýl oldu) ? '' diye soruldu.
"Bunu niye sordunuz? '' diye O da merak etti.
"Þöyle þöyle kýldýnýz '' dediler. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) hemen dizlerni bükerek kýbleye yöneldi ve iki adet sehiv secdesinde bulundu, sonra selam verdi ve yüzünü bize çevirerek:
"Þayet namazda yeni bir þey hasýl olsaydý ben size haber verirdim. Ancak ben bir beþerim, sizin unuttuðunuz gibi ben de unuturum. Öyleyse bir þey unutursam bana haber verin. Biriniz namazýnda þekke düþecek olursa doðruyu araþtýrsýn ve onun üzerine, kalaný bina etsin, sonra da iki (sehiv) secdesi yapsýn '' dedi. ''
Buhari, Sehiv 2, Salât 31, 32, Eymân 15, Haberu'l-Vâhid 1; Müslim, Mesâcid 89, (572); Ebu Dâvud, Salât 196, (1019,1020,1021 1022); Nesâî, Sehv 26, (3, 31-36); Tirmizî, Salât 289, (392, 393).
2736 - Muðîre Ýbnu Þu 'be (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: "Ýmam, (yanýlarak ikinci rek'atte oturacaðý yerde müteakip) rek'ate kalkmaya teþebbüs eder ve tam doðrulmadan hatýrlarsa, hemen otursun. Tam kalkýp doðrulmuþsa artýk (geri dönüp) oturmasýn, namazýn sonunda sehiv secdesi yapsýn:"
Ebu Dâvud, Salât 2Ol, (1036);Tirmizî, Salât 269, (365).
2737 - Ýmam Mâlik (rahimehullah)'a ulaþtýðýna göre, Resulullalh (aleyhissalâtu vesselâm):
"Ben de unuturum veya sünnet koymak için unutturulurum" buyurmuþtur. ''
Muvatta, Sehv 2, (1, 100).
TÝLAVET SECDESÝ
2738 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm),
içerisinde secde âyeti olan sureyi okur, (ayetler geldikçe) secde ederdi, biz de secde ederdik. Öyle ki (izdiham sebebiyle) namaz dýþý vakitlerde alnýmýzý koyacak secde yeri
bulamadýðýmýz olurdu."
Buharî. Sücûdu'l-Kur'ân 9, 8, I2; Müslim, Mesacid 103, (575); Ebu Dâvud, Salât 333, (1411, 1412, 1413).
2739 - Rebî'a Ýbnu Abdillah (rahimehullah) 'ýn anlattýðýna göre: "Hz. Ömer (radýyallahu anh) cuma günü, minber üzerinde (hutbe verirken) Nahl suresini okumuþ, secde âyetine gelince, minberden inip secde yapmýþ, halk da onunla birlikte secdeye kapanmýþtýr. Müteakip cum'ada da (ayný þekilde) ayný sureyi okumuþ, secde ayetine gelince:
"Ey insanlar, biz secde âyetlerine uymuyoruz. (Bunlar okununca) kim secde ederse isabet eder, kim de secde etmezse üzerine günah yoktur'' der ve Hz.Ömer (radýyallahu anh) secde etmez. "
Buharî, Sücûdu'l-Kur'an 10, Muvatta, Kur 'an 16, ( 1, 206).
Buharî 'nin bir rivayetinde þöyle denmiþtir: "Allah, secdeyi dilemezsek farz etmemiþtir. ''
2740 - Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ademoðlu secde âyeti okur ve secde ederse þeytan aðlayarak ayrýlýr ve:
"Yazýk bana, insanoðlu secdeyle emredildi ve secde etti, mukabilinde ona cennet var. Ben de secdeyle emrolundum ama ben itiraz ettim, benim için de ateþ var '' der. ''
Müslim, Ýmân 133, ( 81 ).
2741 - Ebu Temîmeti 'l-Hüceymî anlatýyor: "Ben sabah namazýndan sonra vaa 'z u nasîhat
ediyordum, bu esnada secde (ayeti okuyor ve secde) ediyordum. Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) beni yasakladý. Ama ben O'nu dinlemedim. O çü sefer yasaklamayý tekrarladý. Sonra dönüp:
"Ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ýn arkasýnda namaz kýldým. Hz.Ebu Bekr, Hz. Ömer ve Hz. Osman (radýyallahu anhüm) ile de namaz kýldým. Onlarýn hiçbiri güneþ doðuncaya kadar secde yapmazlardý '' dedi. ''
Ebu Dâvud, Salât 335, (1415).
TÝLAVET SECDESÝNÝN FAZÝLETÝ
2742 - Amr Ýbnu'l-Âs (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana Kur'an dan onbeþ secde âyeti okuttu. Bunlardan üçü Mufassal surelerdedir. Hacc sûresinde de iki secde âyeti var."
Ebu Dâvud, Salât 328, ( 1401):Ýbnu Mâce, Ýkâmet 71, (1057).
2743 - Ýbnu Abbâs (radýyallahu anhümâ) demiþtir ki: "Sâd sûresi azâimi sücûd'dan deðildir. Nitekim ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ý o sûrede secde edip:
"Davud (aleyhisselâm) bu secdeyi tevbe secdesi olarak yaptý, biz ise þükür olarak yapýyoruz!" dediðini iþittim."
Buharî. Sücûdu'l-Kur'an 3, Enbiya 39; Ebu Dâvud, Salât 332, 1409); Tirmizî, Salât 405.
(577):Nesâî. 48.(2, 159).
2744 - Ýbnu Mes 'ud (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Vennecmi suresini okudu ve secde-i tilavette bulundu, beraberindekiler de secde ettiler. Ancak, aralarýnda bulunan Kureyþli bir ihtiyar yerden bir avuç toprak alarak alnýna götürdü ve:"Bu bana yeter'' dedi.
Ýbnu Mes 'ud der ki: "Ben sonra bu herifin kâfir olarak öldürüldüðünü gördüm. Bu Ümeyye Ýbnu Halef'di. ''
Buhari, Sücûdu'l-Kur'an 4, 1, Menâkýbu'l-Ensâr 29, Meðâzî 7, Tefsir, Necm; Müslim, Mesâcid 105, (576); Ebu Dâvud Salât 330, (1406); Nesâî, Ýftitah 49, (2, 160). Metin, Buharî'deki metindir.
2745 - Zeyd Ýbnu Sâbit (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'a Vennecmi suresini okudum, bunda secde etmedi. ''
Buharî, Sücudu'l-Kur'ân 6; Müslim, Mesâcid 106, (577); Ebu Dâvud, Salât 329, (1404); Tirmizî, Salât 404, (576) ; Nesâî, Ýftitâh 50, (2, 160).
2746 - Ebu Seleme, Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) 'den naklettiðine göre, Ebu Hüreyre Ýzâ 's-Semâun-þakkat suresini okudu ve secde etti. Ben kendisine:
"Ey Ebu Hüreyre seni secde eder görmüyor muyum! '' dedim. Bana:
"Resulullah 'ý secde eder görmemiþ olsaydým ben de secde etmezdim ! '' cevabýný verdi. "
Buharî, Sücudu'l-Kur'an 7, 6, Ezan 100,102; Müslim, Mesacid 107; Muvatta, Kur'ân 12, (1, 205); Ebu Dâvud, Salât 331, (1407); Nesâî, Ýftitâh 51, (2, 161).
2747 - Yine Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Biz Resulullah (aleyhissalâtu veâm) 'la Ýzâ's-Semâun-þakkat suresinde ve Ýkra ' bismi Rabbikellezi halaka suresinde secde ettik.''
Müslim, Mesacid 108, (578); Ebu Dâvud, Salât 331, (1407); Tirmizî, Salât 402, (573, 574) ; Nesâî, Ýftitâh 51, 52, (2, 161-162).
2748 - Ýbnu Abbâs (radýyallahu anhümâ): "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Medine 'ye
(hicretle) geldiði günden beri mufassal surelerden hiç birinde secde etmemiþtir" dedi.
Ebu Dâvud, Salât 329, (1403).
2749 - Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissâltu vesselâm), geceleyin yaptýðý tilavet secdelerinde þöyle derdi: "Yüzüm, kendisini yaratan (maddi ve manevi çeþitli cihazlarla teçhiz, tezyin ve) tasvir eden, ilahi güç ve kudretiyle onda iþitme ve görme duygularý açan Zat'a secde etti."
Ebu Dâvud; Salât 334, (1414); Tirmizî, Salât 407, (508); Nesâî, Ýftitah 71, (2, 222).
2750 - Tirmizî'nin.Ýbnu Abbas (radýyallahu anhümâ) 'dan yaptýðý bir rivayette þu ziyade gelmiþtir: Ýbnu Abbâs der ki: "Bir adam gelerek dedi ki, "Ey Allah 'ýn Resûlü! gece uyurken rüyamda kendimi gördüm. Sanki ben bir aðacýn arkasýnda secde yapýyorum. Ben secde yaptým, secdem üzerine aðaç da secde yaptý. Onun þöyle söylediðini iþittim: " Allah 'ým, secdem sebebiyle bana sevab yaz, onun hürmetine günahýmý dök, onu senin nezdinde bana azýk yap. Kulun Dâvud'dan kabul ettiðin gibi, onu benden kabul et. "
Ýbnu Abbas (radýyallahu anhümâ) der ki: "Bundan sonra, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ýn secde âyeti okuduðunu, (tilavet secdesi sýrasýnda) o adamýn kendisine, aðacýn sözü olarak haber verdiði duanýn aynýsyla dua ettiðini iþittim."
Tirmizî, Da'avât 33, (3420).
ÞÜKÜR SECDESÝ
2751 - Hz. Ebu Bekre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) sürûlu bir hâdiseyle veya sürûr veren bir hâdiseyle karþýlaþýnca Allah'a þükretmek üzere secde ederdi."
Ebu Dâvud, Cihâd 174, (2774); Tirmizî, Siyer 25, (1578); Ýbnu Mâce, Ýkâmet 192, (1394).
2752 - Sa'd Ýbnu Ebî Vakkâs (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte Mekke 'den çýktýk, Medîne 'ye gitmeyi arzu ediyorduk. Yolun bir yerine (Azvera 'ya) ulaþýnca, aleyhissalatu vesselâm ellerini kaldýrýp Allah 'a dua etti ve secdeye kapandý. Uzun müddet öyle kaldý. Sonra kalkýp yeniden ellerini kaldýrdý, bir müddet (öyle kaldý). Sonra tekrar secdeye kapandý. Bu þekilde üç kere secde yaptý. Sonra dedi ki: " Ben Rabbimden talepte bulundum ve ümmetime þafaat ettim.Rabbim, ümmetimin üçte birini bana verdi. Ben de Rabbim için þükür secdesine kapandým. Sonra baþýmý yerden kaldýrýp, ümmetim lehinde tekrar (maðrifet için) talepte bulundum, bana ümmetimin üçte birini daha verdi, ben de Rabbime þükür secdesinde bulundum. Sonra baþýmý kaldýrdým ümmetim için tekrar talepte bulundum, bana ümmetimin son üçte birini de verdi, ben de Rabbime þükür secdesine kapandým."
Ebu Dâvud, Cihad 174, (2775).
CEMAAT NAMAZININ FAZÝLETÝ
2753 - Hz. Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Kiþinin cemaatle kýldýðý namazýn sevabý evinde ve çarþýda (iþ yerinde) kýldýðý namazýndan yirmibeþ kat fazladýr. Þöyle ki, âbdest alýnca güzel bir abdest alýr, sonra mescide gider, evinden çýkarken sadece mescid gâyesiyle çýkmýþtýr. Bu sýrada attýðý her adým sebebiyle bir derece yükseltilir, bir günahý affedilir. Namazý kýldý mý, namazgâhýnda olduðu müddetçe melekler ona rahmet okumaya devam ederler ve þöyle derler:
"Ey Rabbimiz buna rahmet et, merhamet buyur."
"Sizden herkes, namaz beklediði müddetçe namaz kýlýyor gibidir."
Buharî, Ezan 30, Cum'a 2; Müslim, Salât 272 (649); Ebu Dâvud, Salât 49, (559); Tirmizî, Salât 245, (330); Ýbnu Mâce, Mesacid 16, (788).
2754 - Sahîheyn 'in Ýbnu Ömer (radýyallahu anh)'den kaydettiði bir diðer rivayette þöyle denmiþtir: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Cemâatle kýlýnan namaz, ayrý kýlýnan namazdan yirmiyedi derece üstündür."
Buharî, Ezân 30, Müslim, Salât 272.
2755 - Ebû Musâ (radýyallahu anh) anlatýyor: " Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Namazda en çok sevap alan kimse, en uzak olanlarýdýr, yürüme yönüyle en uzaktan gelenler, imamla kýlýncaya kadar namazý bekleyen kimse, hemen kýlýp sonra da uyuyandan daha çok sevaba mazhardýr."
Rezin ilavesidir. Derim ki bu rivayet Buharî'nin Sahih'inde mevcuttur. (Buharî, Ezan 31).
2756 - Hz. Osman (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'dan iþittim þöyle diyordu:
"Kim yatsýyý bir cemaat içinde kýlarsa sanki gecenin yarýsýný ihya etmiþ gibi olur, kim de sabah namazýný bir cemaat içinde kýlarsa sanki gecenin tamamýný namazla geçirmiþ gibi olur."
Müslim, Mesâcid 260, (656); Muvatta, Salâtu'1-Cemâ'a 7, (1, 132); Ebu Dvud, Salât 48, (555); Tirmizî, Salât 165, (221).
2757 - Ubey Ýbnu Ka'b (radýyallahu anh) anlatýyor: "Bir adam vardý. Mescide ondan daha uzakta oturan birini bilmiyordum. Namazlarý da hiç kaçýrmýyordu. Kendisine:
"Bir eþek alsan da karanlýk veya sýcak zamanlar'da binsen! '' denilmiþti, þu cevapta bulundu:
"Evimin mescide yakýn olmasý beni memnun etmez. Ben mescide kadar yürümelerimin, sonra da aileme dönüþlerimin sevab olarak yazýlmasýný diliyoum. ''
Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), (adamýn bu sözünü iþitince): "Allah Teâla hazretleri bu isteklerinin hepsini yerine getirdi '' buyurdu.''
Müslim, Mesâcid 278, (663) ; Ebu Dâvud, Salât 49, (586).
CEMAATÝN VÜCUBU VE CEMAATE DEVAM
2758 - Hz. Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a âmâ bir zât gelerek:
"Ey Allah 'ýn Resulü! Beni mescide kadar getirecek bir rehberim yok!'' diyerek Aleyhissalatu vesselam 'dan namazý evinde kýlmak için) ruhsat istedi. (O da izin verdi.)
Adam geri dönünce, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) onu çaðýrtarak:
" Ezaný iþitiyor musun? '' diye sordu. Adam: "Evet! '' deyince:
"Öyleyse icabet et '' dedi (ve evde kýlmaya izin vermedi). ''
Müslim, Mesâcid 255, (653); Nesâî, Ýmâmet 50, (2, 109) ; Ebu Dâvud, Salât 47, (552).
2759 - Ýbnu Abbas (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim, müezzini iþitir ve kendini engelleyen bir özrü olmadýðý halde cemaate katýlmazsa, kýldýðý namaz (kâmil bir sevapla) kabul edilmez."
"(Ey Allah 'ýn Resulü!) denildi, meþru özür nedir? "
" Korku veya hastalýktýr! '' buyurdu. . ''
Ebu Dâvud, Salât 47 (551).
2760 - Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Münafýklara en aðýr gelen namaz yatsý namazýyla sabah namazýdýr. Eðer bu iki namazdaki hayrýn ne olduðunu bilselerdi, emekleyerek de olsa onlarý kýlmaya gelirlerdi. Nefsimi kudret eliyle tutan Zât'a kasem olsun! Ezan okutup namaza baþlamayý, sonra halkýn namazaýný kýldýmasý için yerime birini býrakmayý, sonra da beraberlerinde odun desteleri olan bir grup erkekle namaza gelmeyenlere gitmeyi ve evlerini üzerlerine yýkmayý düþündüm."
Buharî, Ezân 29, Husûmât 5, Ahkâm 52 ; Müslim, Mesâcid 252, (651 ) ; Muvatta, Salâtu'l-Cemâ' a 3, (1, 129-130) ; Ebu Dâvud, Salât 47, (548, 549); Tirmizî, Salât 162, (217); Nesâî, Ýmâmet 49, (2, 107).
2761 - Ýbnu Mes 'ud (radýyallahu anh) anlatýyor: "Ben (cemaatimizi tedkik edince) gördüm ki, namaz(ý beraber kýlmak)tan, sadece herkesçe malum münafýklarla hastalar geri kalmaktaydý. Öyle ki iki kiþinin arasýnda yürüyebilecek durumda olan hastalar bile namaz için (mescide) geliyordu. ''
Ýbnu Mes 'ud devamla dedi ki: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bize süneni Hüdâ'yý göstermiþti. Sünen-i Hüdâ 'dan biri de içerisinde ezan okunan mescidde namaz kýlmaktý.''
2762 - Ebu Dvud 'daki rivayette þu ziyade var: "...Sizden her birinizin evinde mutlaka bir mescid var. Eðer namazý evlerinizde kýlýp mescidlerinizi terkederseniz Peygamberiniz (aleyhissalatu vesselam)'ýn sünnetini terketmiþ olursunuz. Peygamberinizin sünnetini terkedince de küfran-ý nimete. düþmüþ olursunuz."
Müslim, Mesâcid 256, (654); Ebu Dâvud, 47, (550); Nesâî, Ýmâmet 50, (2, 108, 109).
2763 - Ýbnu Abbâs (radýyallahu anhümâ)'dan gündüz oruç tutan, gece de namaz kýlan ve fakat cemaate ve cumaya gelmeyen bir kimse hakkýnda sorulmuþtu : "Bu ateþ ehlindendir!" diye cevap verdi."
Tirmizî, Salât 162, (218).
2764 - Ümmü 'd-Derda (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Ebu 'd-Derda (radýyallahu anhümâ) ökeli halde yanýma geldi. Kendisine:
"Niye öfkelendin?'' diye sordum. Þu cevabý verdi :
"Vallahi, Muhammed (aleyhissalatu vesselam) 'in iþinden bir þey anlamýyoum. Bildiðim tek þey cemaat halinde namaz kýlmalarýdýr. ''
Buhârî, Ezan 31.
ÖZÜR SEBEBÝYLE CEMAATÝN TERKÝ
2765 - Itbân Ýbnu Mâlik (radýyallahu anh) anlatýyor: "Ey Allah 'ýn Resûlü dedim, seller benimle kabilemin mescidi arasýna engel çýkarýyor. Ýstiyorum ki evime kadar þeref verip bir yerde namaz. kýlsanýz da orayý mescit yapsam!''
"(Ýnþaallah bir ara) geleyim!'' buyurdular. Beraberinde Hz. Ebu Bekr olduðu halde huzuruyla evimizi þereflendirip (izin isteyerek içeri girdiði) zaman ilk iþ olarak, "Nerede namaz kýlmamý istersin? '' diye sordu. Evin bir köþesini iþaret ederek (yer gösterdim. Orada) namaza durdu. Biz de arkasýndan safyaptýk. Bize iki rek'at (nâfile) namaz kýldýrdý."
Buharî, Ezan 40, 50, 15 3, 15 4,Salât 45, 46, Teheccüt 36, Megâzî 11, Et' ime 15, Rikâk 6, Ýstitâbe 9 ; Müslim, Ýman 54, (33); Muvatta, Kasru's-Salât 86, (1,172); Nesâî, Ýmâmet 10, (2, 80).
2766 - Ýbnu Ömer (radýyallalhu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) sefer sýrasýnda, soðuk veya yaðmurlu gecelerde müezzine (ezan sýrasýnda) þöyle söylemesini de emrederdi: "Dikkat! namazlarýnýzý yerlerinizde kýlacaksýnýz!"
Buhârî Ezân 18, 40; Müslim, Misâfirîn 22, (697); Muvatta, Salât 10,(1,73); Ebu Dâvud, Salât 214, (1060-1064); Nesâî, Ezan 17,(2,15).
ÝMAMIN VASFI
2767 - Itbân Ýbnu Malik (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: "Cemaate, Kitabullah'ý en iyi okuyan kimse imam olur. Eðer kýraatte (okumada) herkes eþitse, sünneti en iyi bilen; sünneti bilmede eþitseler, hicret etmede evvel olan; hicrette de eþitseler, yaþca büyük olan imam otur. Kiþi misafir olduðu evin sahibine veya (emri altýnda çalýþtýðý) sultaný na imamlýk yapmasýn, ev sahibinin baþ köþesine izni olmadan da oturmasýn."
Müslim, Mesâcid 290, (673); Tirmîzî, Salât 174 (235); Edeb 24 (2773); Ebu Dâvud, Salât 61, (582, 583, 584) ; Nesâî, Ýmâmet 3, 6, (2, 76-77).
2768 - Ebu Sa'îd (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
" (Namaz kýlacaklar) üç kiþi iseler içlerinden biri imam olsun. Ýmamlýða ehak olan akra' (Kur'an-ý Kerim'i daha iyi okur) olandýr. . ''
Müslim, Mesacid 289, (672) ; Nesâî, Ýmâmet 5, (2, 77).
2769 - Ýbnu Abbas (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Sizin için hayýrlýnýz ezan okusun, kurrâ olanýnýz da imam olsun. ''
Ebu Dâvud, Salât 61, (590).
2770 - Amr Ýbnu Selime (radýyallahu anh) anlatýyor "Ben altý veya yedi yaþýmda iken kendi kavmime imamlýk yaptým. O zaman ben, aralarýnda Kur 'an 'ý en çok bilen kimseydim. "
Buharî, Megâzi 52; Ebu Dâvud, Salât 61, (585-587); Nesâî, Ezan 8, (2, 9-10) ; Kýble 16, (2, 70), Ýmâmet 11, (2. 80).
2771 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Ýlk muhacirler geldlði zaman, Resulullah (aleyhlssalâtu vesselâm) gelmezden önce, Kuba 'da (Usbe adýnda) bir menzile indiler. Onlara Ebu Huzeyfe 'nin âzadlýsý Sâlim imamlýk yapýyor idi. O, Kur'an'ý ezbere bilmede herkesten ileriydi."
Buharî, Ezân 54, Ahkâm 25; Ebu Dâvud, Salât 61, (588).
2772 - Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ)'nin anlattýðýna göre: "Kendisine kölesi Zekvân, Mushaf'ýn yüzünden okuyarak imamlýk yapýyordu. ''
Buharî, Ezan 54, (Bab baþlýðýnda (senetsiz) kaydetmiþtir.
2773 - Hz. Enes (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), Ýbnu Ümmi Mektum 'u âmâ olduðu halde, halka imamlýk etmesi için (sefere çýkarken) yerine halef tâyin etti."
Ebu Dâvud, Salât 65, (595).
2774 - Hz. Câbir (radýyallahu anh) anlatýyor: "Hz. Muaz (radýyallahu anh), Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile yatsýyý kýlar, sonra kavmine döner, bu namazý onlara kýldýrýrdý. "
Buharî, Ezân 60, 63, 66, Edeb 74; Müslim, Salât 180, (465); Ebu Dâvud, Salât 68, (599, 600); Tirmizî, Salât 410, (583).
2775 - Ýbnu Amr Ýbnu'l-Âs (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: "Üç kiþi vardýr, Allah onlarýn namazýný kabul etmez:
1) Kendisini sevmeyen kimselere imam olan;
2) Namaza arkadan gelen, yani vakti çýktýktan sonra gelen;
3) Köleyi azad ettikten sonra tekrar köle kýlan."
Ebu Dâvud, Salât 63, (593).
2776 - Ebu Ümâme (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Üç kiþi vardýr ki, onlarýn namazlarý kulaklarýný öte geçmez:
1) Dönünceye kadar, kaçan köle.
2) Geceyi, kocasý kendisine dargýn olarak geçiren kadýn.
3) Kavminin nefret ettiði imam. ''
Tirmizî, Salât 266, (360).
2777 - Hz. Câbir (radýyallahu anh) anlatýyor: "Muaz Ýbnu Cebel (radýyallahu anh) Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'la birlikte namaz kýlar, sonra gelir, kavmine imamlýk yapardý. Bir gece Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'la birlikte yatsýyý kýldý. Sonra kavmine geldi ve onlara imamlýk yaptý ve Bakara suresiyle kýraate baþladý. Bir adam cemaatten ayrýlarak selam verdi. Namazýný tek baþýna kýlarak çekip gitti. Adama:
"Ey falan, nifak mý çýkarýyorsun? '' dediler. Adam:
"Vallahi hayýr, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'a gidip (Mu 'âz 'ýn yaptýðýný) haber vereceðim '' dedi. Yanýna varýp:
"Ey Allah 'ýn Resûlü, biz sulama devesi besleyen insanlarýz. Gündüz çalýþýrýz. Muâz sizinle yatsýyý kýldý. Sonra bize gelip Bakara sûresi ile namaz kýldýrmaya baþladý '' dedi.
Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Mu'âz'a yönelerek:
"Ey Mu'âz, sen fitneci misin? Veþþemsi ve duhâhâ'yý, Vedduhâ'yý, Velleyli izâ yaðþa'yý, Sebbeha's-me Rabbeke'l-a'lâ'yý oku" buyurdu. "
Buharî, Ezân 60, 63, 66, 74 ; Müslim, Salât 178, (465) ; Ebu Dâvud, Salât 127, (790,791, 793) ; Nesâî, Ýmâmet 39, 41 (2, 97-98) ; Ýftitâh 63, 70, (2, 168, 172).
2778 - Hz. Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Sizden kim halka namaz kýldýrýrsa namazý(kýsa) tutsun. Zira cemaatte zayýf, sakat, hasta ve ihtiyaç sahibi vardýr. Müstakil kýlýnca dilediði kadar uzatsýn."
Buharî, Ezan 62 ; Müslim, Salât 186, (467) ; Muvatta, Cemâ' at 13, ( 1,134) ; Ebu Dâvud, Salât 127, (794, 795) ; Nesâî, Ýmâmet 35, (2, 94) ; Tirmizî, Salât 175, (236).
2779 - Hz. Enes (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Ben, uzun tutmak arzusuyla namaza baþlarým. (Namazý kýldýrýrken) bir çocuk aðlamasý kulaðýma gelir, çocuðun aðlamasýndan annesinin duyacaðý elemi bildiðim için namazý uzatmaktan vazgeçerim."
Buharî, Ezan 65; Müslim, Salât 189, (469, 470), 196, (473); Tirmizî,Salât 175, (237), 276, (376); Nesâî, Ýmâmet 35, (2,94-95).
2780 - Ýbnu Ebî Evfâ (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) öðlenin birinci rek'atinin kýyamýný, kulaðýna ayak sesi gelmeyinceye kadar uzatýrdý."
Ebu Dâvud, Salât I29, (802).
2781 - Yine Ebu Dâvud 'un Sâlim Ýbnu Ebî 'n-Nadr'dan bir rivayetinde þöyle gelmiþtir: "Mescidde namaz için ikâmet okununca, (Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) cemaati az görürse oturur, (bekler)di. Kalabalýk görürse kýldýrýrdý."
Ebu Dâvud, Salât 46, (545).
2782 - Muðîre Ýbnu Þu 'be (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ýmam, farz-kýldýðý yeri deðiþtirmeden ayný yerde nafile namaz kýlmamalýdýr.''
Ebu Dâvud, Salât 73, (616).
2783 - Ümmü Seleme (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) selam verince yerinde bir miktar kalýrdý. Allah bilir ya, bizim görüþümüze göre O nun kalýþý, kadýnlarýn erkeklerden önce çýkmalarýný saðlamak içindi. "
Buharî, Ezan 157,152, l62, 164; Nesâî Sehv 77, (3, 67) ;Ebu Dâvud, Salât 203,(1040).
2784 - Sevbân (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Üç þey vardýr, onlarý yapmak kimseye helal olmaz: "Kiþi bir kavme imamlýk yapar, sonra da sadece kendisi için dua eder, cemaatini dua dýþý býrakýr; bunu yapan onlara ihânet eder. Kiþi, izin almazdan önce bir evin içine bakamaz, bunu yapan ev halkýna ihanet eder. Kiþi küçük abdestine sýkýþmýþ iken hafifleyinceye kadar namaz kýlamaz."
Ebu Dâvud, Tahâret 43, (90) ; Tirmizî, Salât 265, (357).
ÝMAMA UYAN (ME'MÛM)LA ÝLGÝLÝ HÜKÜMLER, SAFLARIN TERTÝBÝ ÝKTÝDANIN ÞARTLARI VE ME'MÛMUN ÂDABI HAKKINDA
2785 - Ebu Mes 'ûd el-Bedrî (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazda omuzlarýmýza eliyle dokunur ve:
"Düzgün olun, karýþýk durmayýn, sonra kalblerinize de karýþýklýk ve ihtilaf girer. Hemen arkama, sizden akýl ve dirayet sahibi olanlar dursun. Sonra tedricen bunlarý takibedenler, sonra da onlarý takibedenler dursun" derdi. ''
Ebu Mes 'ud ilave eder: "Bugün sizler ihtilafta çok ilerisiniz.''
Müslim, Salât 122, (432) ; N esâî, Ýmâmet 26, (2, . 90) ; Ebu Dâvud, Salât 96, (674).
2786 - Ýbnu Mes 'ud (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Benim hemen arkama sizden akýl ve dirayet sahipleri dursun. Sonra onlarý takip edenler, sonra onlarý takip edenler, sonra da onlarý takip edenler dursun. Çarþýlarýn karýþýklýðýndan sakýnýn. ''
Müslim, Salât 123, (432) ; Ebu Dâvud, Salât 96, (675); Tirmizî, Salât 168, (228).
2787 - Ýbnu Abbâs (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleylhissalâtu vesselâm) ile birlikte (birgece) namaz kýldým. Soluna duruvermiþtim, perçemimden tutarak saðýna koydu."
Buharî, Ezan 57, 58, 59, 77, 79, Ýlm 41, Vudû 5, 36, Ezân 161, Vitr 1, Amel fi 's-Salât 1, Tefsir, Al-i Ýmrân 17.,18, I 9, 20, Libâs 71, Edeb 118, Da'avât 10, Tevhîd 27 ; Müslim, Salâtu'1-Müsafirîn 181, (763) ; Muvatta, Salâtu'l-Leyl 11, ( 1,121;122) ; Ebu Dâvud, Salât 70, (610, 611 ) ; Tirmizî, Salât 171, (232) ; Nesâî, Ýmâmet 45, (2, 104) ; Ýbnu Mâce, Ýkâmetu's-Salât 44, (973).
2788 - Alkame ve el-Esved dediler ki: "Ýbnu Mes'ud (radýyallahu anh) 'un yanýna girmek için kendisinden müsaade istedik. Bize izin verdi. Sonra kalkýp ikimizin arasýnda namaz kýldý. Sonra da: "Ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ýn böyle yaptýðýný gördüm '' dedi. ''
Müslim, Mesâcid 26, (534) ; Ebu Dâvud, Salât 71, (613) ; Nesâî, Mesâcid 27, (2, 49-50) ; Ýftitah 90, (2, 183 ).
2789 - Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Erkeklerin teþkil ettiði saflarýn en hayýrlýsý birinci saftýr. En kötüsü de en son saftýr. Kadýnlarýn teþkil ettikleri saflarýn en hayýrlýsý en son saftýr, en kötüsü de en öndekidir."
Müslîm, Salât 132, (440); Ebu Dâvud, Salât 98, (678); Tirmizî, Salât 166, (224); Nesâî, Ýmâmet 32, (2, 93).
2790 - Nu 'man Ýbnu Beþir (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ya saflarýnýzý düzeltirsiniz ya da Allah kalplerinize muhalefet atar -veya yüzlerinize. . ." -demiþi.''
Buharî, Ezân 71, Müslim, Salât 127, (436); Ebu Dvud, Salât 94, (662, 663); Tirmizî, Salât 167, (227) ; Nesâî, Ýmâmet 25, (2, 89).
2791 - Hz. Enes (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Saflarýnýzý düzgün kýlýn, zira saflarýn düzeltilmesi namazýn kemalini(i saðlayan þartlar)dandýr.''
Buharî, Ezân 132, 72, 74, 76 ;Müslim, Salât 124, (433, 434); Ebu Dâvud, Salât 94, (667-671); Nesâî, Ýmâmet 27, 28, 30, (2, 91).
2792 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Saflarý düz kýlýn, omuzlarý bir hizaya getirin, aradaki boþluklarý kapatýn, kardeþlerinizin (sizi düzeltmeye çalýþan) ellerine karþý nezâketli olun. Arada þeytan gedikleri býrakmayýn. Kim safa kavuþursa Allah ona kavuþur. Kim de saftan koparsa Allah da ondan kopar.''
Ebu Dâvud, Salât 94, (666); Nesâî, Ýmâmet 31, (2, 93).
2793 - Ýbnu Abbâs (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Sizin en hayýrlýnýz, namazda omuzlarý en yumþak olandýr. ''
Ebu Dâvud, Salât 94, (672).
2794 - Vâbisa *Ýbnu Ma 'bed (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir adam gördü, safýn gerisinde tek baþýna namaz kýlýyordu. Ona namazýný yeniden kýlmayý emretti."
Ebu Dâvud, Salât 100, (682); Tirmizî, Salât 170, (230).
2795 - Ebu Sa 'id (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), Ashabýnda bir gerileme görmüþtü:
"Ýlerleyin bana uyun. Sizden sonrakiler de size uysunlar. Bir kavim gerilemeye devam eder eder de Allah da onlarý geriletiverir '' buyurdu. ''
Müslim, Salât 130, (438); Ebu Dâvud, Salât 98, (680); Nesâî, Ýmâmet 17, (2, 83).
2796 - Câbir Ýbnu Semüre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
" Meleklerin Rabbleri indinde saf tutmalarý gibi siz de saf tutmaz mýsýnýz?" Biz:
"Melekler nasýl saf tutarlar? '' dedik.
"Onlar dedi, ön saflarý tamamlarlar ve safda muntazam dururlar."
Müslim, Salât 119, (430) ; Ebu Dâvud, Salât 94, (661 ) ; Nesâî, Ýmâmet 2 8, (2, 92).
2797 - Ebu Hüreyre (radýyallhu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Eðer birinci safta ne olduðunu bilseydiniz, mutlaka kur'a çekilirdi."
Müslim, Salât 131, (439).
2798 - Yine Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: "Ýmam, kendisine uyulmak için meþru kýlýnmýþtýr. Öyleyse o tekbir getirdi mi siz de tekbir getirin. Rükûya gidince siz de rükûya gidin. "Semi'allahu li-men hamideh" (Allah kendisine hamdedeni iþitir) deyince "Allahümme Rabbenâ leke'l-hamd'' (Ey rabbimiz hamdler sanadýr) deyin. O ayakta namaz kýlarsa siz de ayakta kýlýn, oturarak kýlarsa siz de hepiniz oturarak namaz kýlýn.''
Buharî, Ezan 74, 82 ; Müslim, Salât 86-89, (414-417); Ebu Dâvud, Salât 69, (603, 604) ; Nesâî, Ýftitâh 30, (2, 141-142).
2799 - Yine Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: "Sizden biri, rüku ve secdede baþýný imamdan önce kaldýrdýðý zaman Cenâb-ý Hakk'ýn, (Kýyamet günü) baþýný eþek baþýna veya sûretini eþek sûretine çevire(rek dirilte)ceðinden korkmaz mý? ''
Buharî, Ezân 53; Müslim, Salât 114, (427); Ebu Dâvud, Salât 76, (623); Tirmizî, Salât 409, (582); Nesâî, Ýmâmet 38, (2, 96).
2800 - Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) þunu söylemiþtir: "Baþýný imamdan önce kaldýrýp indiren kimsenin alný þeytanýn elindedir. ''
Muvatta, Salât 57,(1, 92).
2801 - Berâ (radýyallahu anh) anlatýyor: "Biz, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte namaz kýlarken, o "semi'allahu li-men hamideh" deyince, bizden kimse, Resulullh (aleyhissalâtu vesselâm) alnýný yere koyuncaya kadar, sýrtýný eðmezdi. "
Buhârî, Ezân 52, 91, 133; Müslim, Salât 198, (474);Ebu Dâvud, Salât 75, (620, 621, 622); Tirmizî, Salât 208, (281); Nesâî, Ýmâmet 38, (2, 96).
2802 - Hz. Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir kimse, namazdan tek rek'ati imamla kýlabilmiþse, namazýn tamamýný beraber kýlmýþ gibi olur. ''
2803 - Ebu Dâvud'un bir diðer rivayetinde þöyle gelmiþtir: "Siz namaza gelince biz secdede isek hemen secdeye katýlýn, fakat onu (rek'at veya baþka) bir þey saymayýn, tek rek'ate kavuþan namaza kavuþmuþ sayýlýr. ''
2804 - Muvatta'nýn rivayetinde þöyledir: "Rek'ate kavuþan secdeye kavuþur. Kim Fâtiha'ya yetiþemezse, pek çok hayrý kaçýrmýþ demektir.
Buhari, Mevâkîtu's-Salât 29; Müslim, Mesâcid 162, (607) ; Muvatta, Vukûtu's-Salât 18, (1, 11); Ebu Dâvud, Salât 156, (893).
2805 - Hz. Ali ve Hz. Mu'âz (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Siz mescide geldiðinizde (cemaatle namaza baþlanmýþ ise), imam (kýyâm, rükû, secde, kuûd) hangi hâl üzere olursa olsun hemen uyun ve yapmakta olduðunu yapýn.''
Tirmizî, Salât 414, (591); Ebu Dâvud, Salât 28, (506).
2806 - Hemmâm Ýbnu'l-Hâris anlatýyor: "Huzeyfe (radýyallahu anh) Medâin þehrinde yüksekçe bir yerde durarak cemaate imam olmuþtu. Ebu Mes 'ud kamîsinden tutarak onu çekti. Namazdan çýkýnca, Ebu Mes'ud:
"Ýnsanlarýn bundan men edildiklerini bilmiyor musun?" dedi. Öbürü:
"Evet, ancak siz beni (gömleðimden tutup) çekince hatýrladým!'' dedi.''
Ebu Dâvud, Salât 67, (597).
2807 - Ebu Hâzým Ýbnu Dînar (rahimehullah) anlatýyor: "Sehl Ýbnu Sa'd'a bir grup insan Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) 'in minberinin hangi aðaçtan yapýldýðý hususunda münakaþa etmek üzere geldiler. Sehl:
"Ben onun hangi aðaçtan yapýldýðýný, kimin yaptýðýný, Efendimiz aleyhissalâtu vesselâm'ýn hangi gün üzerine oturduðunu biliyorum!'' dedi ve açýkladý:
"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Ensârdan falanca kadýna bir adam gönderdi: "Marangoz kölene söyle, bana ahþaptan münasib bir þey yapsýn da üzerine çýkýp halka hitabette bulunayým'' dedi. Köle de O'na þu üç basamaklý þeyi imal ediverdi. Sonra Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), bunun þu yere konmasýný emretti. Mezkur minber, el-Gâbe'nin ýlgýn aðacýndan yapýlmýþtý.
Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) minberin üzerine çýkýp namaza durdu ve tekbir getirdi, cemaat de O 'nunla birlikte arkasýndan tekbir getirdi. Sonra nükûya gitti, sonra geri geri gelerek minberden indi ve minberin dibinde secde yaptý, sonra namazdan çýktý, sonra halka yöneldi ve:
"Ben bunu, bana uymanýz ve namazýmý bilmeniz için yaptým" buyurdu.
Buharî, Salât 64,18, Cum'a 36, Ý'tikaf 32, Hibe 3; Müslim, Mesâcid 44, (544) ; Ebu Dâvud, Salât 221, (1080); Nesâî, Mesâcid 45, (2, 57-59).
2808 - Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) geceleyin duvarlarý alçak olan hücresinde namaz kýlardý. Halk bu sebeple aleyhissalatu vesselam'ýn karaltýsýný (sülüetini) görürdü. Böylece onlar da kalkýp geceleyin, O 'na uyarak O'nunki gibi namaz kýldýlar. Sabah olunca bu durumu konuþtular.
Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ikinci gece de kalktý, halk da ayný þekilde yaptý. Üçüncügece de ayný þey tekerrür etti. Bundan sonra Resulullah oturdu ve çýkmadý.
Sabah olunca durumu medar-ý bahs ettiler, sebebini sordular. Efendimiz þu cevabý verdi:
"Gece namazýnýn sizlere farz olmasýndan korktum.''
Buharî, Ezân 80 Libâs 43 ; Ebu Dâvud, Salât 243, ( 1126).
2809 - Hz. Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ýkâmetin okunduðunu duydunuz mu namaza yürüyün. Sakin ve vakûr olmayý unutmayýn. Sakýn koþuþmayýn. Yetiþtiðiniz yerden kýlýn, kaçýrdýðýnýz kýsmý tamamlayýn."
Buharî, Ezân 23,Cum'a 18; Müslim, Mesâcid 151, (602); Muvatta, Salât 4, (1, 68-69); Ebu Dâvud, Salât 55, (572-573) ; Tirmizî, .Salât 244, (327) ; Nesâî, Ýmâmet 57, (2,114-115).
2810 - Esmâ Bintu Ebî Bekr (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý iþittim, kadýnlara diyordu ki:
"Sizden kim Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsa, erkekler baþlarýný kaldýrýncaya kadar baþýný yerden kaldýrmasýn, böylece erkeklerin avretlerini görmekten korunmuþ olur.''
Ebu Dâvud, Salât l46, (851 ).
2811 - Ubâdetu 'bnu 's-Sâmit (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bize, içinde Kur'an ýn cehren okunduðu bir namaz kýldýrdý. Namazda kýraatta bir iltibasta bulundu. Namazdan çýkýnca yüzünü bize çevirdi ve:
" Kýraatý cehren okuduðum zaman siz de okuyor musunuz? '' diye sordu. Bazýlarýmýz:
"Evet bunu yapýyoruz !'' dediler. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm):
"Sakýn ha! Ben kendi kendime: "Kim, ben okurken okuyarak benden okumayý kapmaya çalýþýyor?" diyordum. Kur'an'ý cehren okuduðum zaman, Kur'an'dan Fatiha hariç hiçbir þeyi okumayýn!" buyurdular. "
Ebu Dâvud, Salât 136, (823, 824); Tirmizî, Salât 232, (311); Nesâî, Ýftitâh 29, (2, 141.
2812 - Ýmrân Ýbnu Husayn (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) öðle namazýna durdu. Bir adam da arkasýnda Sebbihisme Rabbike'l A'lâ sûresini okumaya baþladý. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazdan çýkýnca:
"Kimdi okuyan?" diye sordu. Adam:
"Bendim! '' dedi. Bunun üzerine:
"Hakikaten anladým ki biriniz bunu benden cezbedip aldý.''
Müslim, Salât 47, (398); Ebu Dâvud, Salât 138, (828); Nesâî, Ýftitah 27, 28, (2,140-141).
2813 - Müsevver Ýbnu Yezîd el-Mâliki (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazda (cehrî olarak) kýraatte bulunuyordu. Birkýsmý okumayý terketti. (Namazdan sonra, cemaatten) bir adam:
" Allah 'ýn Resûlü, þu þu âyetleri okumayý terkettiniz!'' dedi. Resulullah:
" Niye bana hatýrlatmadýn? '' buyurdular.''
Bir rivayette þu ziyade gelmiþtir: "(Adam). . . ben onlarýn neshedildiðini zannetmiþtim. ''
Ebu Dâvud, Salât 163, (907).
2814 - Hz. Ali (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ey Ali, namazda (takýlýrsa) imamý açma!"
Ebu Dâvud. Salât 164, (903).
2815 - Biþr Ýbnu Mahcan babasýndan anlattýðýna göre, babasý (Mahcan) Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ýn meclisinde idi. O sýrada namaz için ezan okundu. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) kalktý, namaz kýldý ve döndü. Mahcan hâla yerindeydi.
"Herkesle beraber namaz kýlmana mâni olan þey nedir, sen müslüman deðil misin?" diye sordu. Mahcan:
"Elbette müslümaným, ancak ben âilemle namazýmý kýlmýþtým! '' dedi. Efendimiz:
"Mescide geldiðin zaman namaza kalkýlýrsa kýlýmýþ bile olsan cemaatle birlikte sen de kýl!" buyurdu."
Muvatta, Salâtu'l-Cemâ'a 8, (1,132); Nesâî, Ýmâmet 53, (2, 112).
2816 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ)'in anlattýðýn göre, bir adam kendisine sordu:
"Ben evde namazýmý kýlýp sonra da imamla namaza yetiþiyorum; onunula da namaz kýlayým mý?,''
"Evet! '' deyince adam tekrar. sordu:
"Peki, bunlardan hangisini (farz olan) namazým yapayým ? ''
"Bu senin elinde mi? dedi, bu Allah'a kalmýþýtýr, dilediðini (asýl farz olan) namazýn yerine sayar!"
Muvatta, Salâtu'l-Cemâ'a 9, (1, 133).
2817 - Süleyman Mevlâ Meymûne 'nin Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) 'den naklettiðine göre, Ýbnu Ömer þunu anlatmýþtýr:
"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir günde ayný namazý iki sefer kýlmayýn."
Ebu Dâvud, Salât 58, (579); Nesâî, Ýmâmet 56,(2, 114).
2818 - Nâfî (rahimehullah) anlatýyor: "Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) diyordu ki: "Kim akþamla sabahý kýlar sonra da bu namazlarda imama yetiþirse, onlara dönmesin. ''
Muvatta, Salâtu'l-Cemâ'a 12, (1, 133).
2819 - Hz. Ebu Hüreyre (radýyallalhu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: "Namaz için ikâmet okununca farzdan baþka namaz yoktur (kýlýnmaz). ''
Müslim, Müsafirîn 63, (710) ; Ebu Dâvud, Salât 294, (1266); Tirmizî, Salât 312, (421); Nesâî, Ýmâmet 60, (2, 126).
2820 - Rebî'a Ýbnu Ebî Abdirrahmân (rahimehullah) anlatýyor: "Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ), mescide geldiði vakit, cemaat namazý kýlmýþ ise hemen farza baþlardý, ondan önce baþka namaz kýlmazdý."
Muvatta, Kasru's-Salât 75, (1, 168).
2821 - Abdullah Ýbnu Amr Ýbni 'l-Âs (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Ýmam namazý kýlýp teþehhüdü tamamladýktan sonra, selam vermezden önce hades vaki olsa (yani abdesti bozulsa), namazý tamamlanmýþtýr, namazýný tamamlayan cemâatteki diðer kimselerin namazý da tamamlanmýþtýr.''
Ebu Dâvud, Salât 74, (617); Tirmizî, Salât 300 (408).
2822 - Hz. Ebu Hüreyre anlatýyor: ''Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "(Ýmamlar) sizin için kýlarlar. Doðru kýlarlarsa (sevabý) sizedir. Hatalý kýlarlarsa (sizin namazýnýzýn sevabý) sizedir, hata onlarýn aleyhlerinedir."
Buharî, Ezân 55.
CUMA NAMAZININ FAZÝLETÝ, VÜZÛBU, AHKÂMI
2823 - Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim cum'a günü cenabet guslü ile gusül yapar, sonra cum'aya giderse sanki bir deve kurban etmiþ gibi (sevaba nâil) olur. Kim ikinci saatte giderse bir sýðýr kurban etmiþ gibi (sevaba nâil) olur.Kim üçüncü saat giderse boynuzlu bir davar kurban etmiþ gibi (sevaba nâil) olur. Kim dördüncü saat giderse bir tavuk kurban etmiþ gibi (sevaba nâil) olur. Kim beþinci saatte giderse bir yumurta tasadduk etmiþ gibi (sevaba nâil) olur. Ýmam (hutbeye) çýkýnca melekler hazýr olur, zikri dinlerler."
(Buharî, Cum'a4,19; Müslim, Cum'a 10, (850); Muvatta, Cum'a 1, (1,101); Ebu Dâvud, Tahâret 129, (351); Tirmizî, Salât 358, (499); Nesâî, Cum'a 14, (3, 99); Ýbnu Mâce, Ýkâmet 82, (1092).
2824 - Bir rivayette þöyle denmiþtir: "Cuma günü olunca, mescidin her bir kapýsýnda melekler vardýr. Ýlk gelenleri sýrayla yazarlar. Ýmam (minbere) oturunca defterleri kapatýp, zikri dinlemeye giderler."
Müslim, Cum'a 24, (850).
2825 - Evs Ýbnu Evs es-Sakafi (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: "Kim (cuma günü) yýkar ve yýkanýrsa, kim erkenden (mescide) gider ve hutbenin baþýna yetiþirse, yürür ve binmezse, imama yakýn durur, dinler, mâlâyanî söz etmezse ona her bir adým için bir yýllýk amelin oruçlarý ve namazlarýyla sevabý yazýlýr.''
Ebu Dâvud, Tahâret 129 (345, 346); Tirmizî, Salât 356, (496); Nesâî, Cum'a 12, (3, 97); Ýbnu Mâce, Ýkâmet 80, (1027); Buharî, Cum'a 6.
Ebu Dâvud der ki: "Mekhûl'e "gassele" ve "igtesele" den sorulmuþtu þu cevabý verdi: "Bundan maksad baþýný ve bedenini yýkamaktýr.'' Sa'îd Ýbnu Abdilaziz de ayný þeyi söyledi. "Hanýmýyla cinsi münasebette bulunarak onu da yýkanmaya muhtaç kýldý demektir. Böyle yapmak, namaza çýkýnca, gözlerin korunmasýnda en elveriþli vasýtadýr."
"Ýgtisele" ise cimadan sonraki yýkanmadýr.
"Bekkere" ilk vaktinde namaza gitmektir.
"Ýbtekere" hutbenin baþýna yetiþmektir.
2826 - Abdullah Ýbnu Amr Ýbni'l Âs (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Cum'a namazýna üç (grup) insan katýlýr:
1) Kiþi var, namaza katýlýr, boþ konuþma yapar. Bunun namazdan hissesi, o konuþmasýdýr.
2) Kiþi var namaza gelir dua eder. Bu kimse Allah'a duada bulunmuþtur, Allah dilerse onun istediðini hemen verir, dilerse vermez.
3) Kiþi vardýr, namaza gelir sadece dinler ve sükût eder, mü'minlerin arasýndan yararak geçmez, kimseye ezâ vermez. Onun bu namazý, daha önce geçen cum'a'ya ve fazladan da üç güne kadar (günahlarýna) kefarettir. Bu hal Cenâb-ý Hakk'ýn þu sözüne binâendir: "Kim bir hayýr yaparsa bu kendisinden on misliyle kabul edilir" (En'am 160).
Ebu Dâvud, Salât 235, (1113).
2827 - Hz. Ali (radýyallalhu anh) Kûfe 'de hutbe verirken minberden þöyle seslenmiþtir: "Cum 'a günü olunca þeytan çarþý ve pazara erkenden bayraklarýyla gider, insanlara binbir engel çýkararak mâni olmaya, onlarý cuma'dan (hiç olmasa) geciktirmeye çalýþýr. Melekler de erkenden gidip mescidin kapýlarýna dururlar. Gelenleri birinci saatte gelenler, ikinci saatte gelenler diye yazarlar. Bu hâl imam (hutbeye) çýkýncaya kadar devam eder. Kiþi mescidde, imamý görüp, dinleyebileceði biryere oturup, can kulaðýyla dinledi ve konuþmadý mý, kendisine iki kat sevap vardýr. Kiþi uzakta kalýr ve imamý dinleyemiyeceði bir yere oturur, sessiz durur ve konuþmazsa bir hisse sevap alýr. Eðer, imamý görüp dinleyebileceði bir yere oturur fakat boþ konuþma yapar, sessiz kalmazsa, ona iki hisse vebal yazýlýr. Eðer, dinleme ve görme imkan ný olmayan bir yere oturur ve boþ konuþur ve sessiz kalmazsa, ona bir hisse vebal vardýr. Kim de yanýndaki arkadaþýna cum'a günü "sus!'' derse "boþ konuþmuþ'' olur. Kim de boþ konuþur ise, o cumadaki sevaptan nasibsiz kalýr. ''
(Hz. Ali) konuþmasýnýn sonunda þunu söyledi:"Ben bunu Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'dan iþittim.''
Ebu Dâvud, Salât 209, (1051).
2828 - Târýk Ýbnu Þihâb (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: "Cum'a namazý, dört kiþi hâriç geri kalan her müslüman üzerine cemaat içinde yapmasý gereken vâcib bir hakk'dýr. Cumadan istisna edilen bu dört kiþi þunlardýr: Köle, kadýn, çocuk ve hasta."
Ebu Dâvud, Salât 215, (1067).
2829 - Abdullah Ýbnu Amr Ýbni 'l-Âs (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki : "Ezaný her iþitene cuma farzdýr."
Ebu Dâvud, Salât 212, (1056).
2830 - Hz. Hafsa (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Her ihtilâm olan erkeðe cum ' aya gitmek vacibtir. Cum'aya her gidene de gusül vacibtir."
Ebu Dâvud, Tahâret 129, (342); Nesâî, Cum'a 2, (3, 89).
2831 - Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Cum'a, geceleyin ailesine dönebilen herkese farzdýr."
Tirmizî, Salât 360, (502).
2832 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) uyurdularki: "Cum'a namazýndan veya baþkasýndan bir rek'ate yetiþenin namazý tamam olmuþtur."
Nesâî, Mevâkit 30, (1, 274, 275).
2833 - Hz. Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:"Cum'a namazýndan bir rek'ate yetiþen, cuma namazýna yetiþmiþtir. ''
Nesâî, Cum 'a 41, (3, 112, 113 ).
2834 - Kuba ahâlisinden bir adam-Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'la sohbet etme þerefine ermiþ bulunan babasýndan naklen demiþtir ki: ''Resulullah bize Kuba 'dan (gelerek Medîne 'de) cum'a namazýna katýlmamýzý emretti.''
Timizî, Salât 360, (501).
2835 - Ebu'l-Ca'd ed-Damrî (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki :" Kim önemsemiyerek üç cumayý terkedecek olursa, Allah onun kalbini mühürler."
Ebu Dâvud, Salât 210, (1052); Tirmizî, Salât 359, (500) ; Nesâî, Cum'a 2, (3,88).
2836 - Semüre Ýbnu Cündüb (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: "Cum'a namazýný özürsüz olarak kim terkedecek olursa bir dinâr para tasadduk etsin, (bu kadar) bulamazsa, yarým dinar tasadduk etsin. ''
Ebu Dâvud, Salât 211, ( 1053-1054) ; Nesâî, Keffâret 3, (3, 89) ; Ýbnu Mâce, Ýkâmet 93, (112 8).
2837 - Ebu'l-Melih, ismi Umayr Ýbnu Amir el-Hüzelî (radýyallahu anh) olan babasýndan naklen anlattýðýna göre, babasý Hudeybiye seferi sýrasýnda bir cuma günü, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte bulunmuþtur. O gün, ayakkabýlarýnýn altýný ýslatmayacak kadar yaðmur yaðmýþ, bunun üzerine.Efendimiz, herkesin yerlerinde namaz kýlmalarýný emir buyurmuþtur.''
Ebu Dâvud Salât 213, (1058, 1059); Nesâî, Ýmâmet 51, (2, 111).
CUMANIN VAKTÝ VE EZAN HAKKINDA
2838 - Hz. Enes (radýyallahu anh) anlatýyor: ''Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), cum'ayý (öðleyin) güneþ meyl edince kýlardý. ''
Buharî, Cum'a 16, Ebu Dâvud,. Cum'a 224, (1084); Tirmizî, Salât 361, (503).
2839 - Buharî nin bir diðer rivâyetinde þöyle gelmiþtir : "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) soðuk þiddetlenince namazý erken (ilk vaktinde) kýlardý. Sýcak þiddetlenince namazý yani cum'a'yý (öðleyin biraz) serinleyince kýlardý.''
Buharî, Cum'a 16.
2840 - Sehl Ýbnu Sa 'd (radýyallahu anh) anlatýyor: "Biz Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'la cum 'ayý kýlar, sonra da kaylûle (öðle uykusu) yapardýk.''
Buharî, Cum'a 40, 41, Hars 21, Et'ime 17, Ýsti'zan 16, 39; Müslim, Cum'a 30, (859); Ebu Dâvud, Cum'a 224, (1086); Tirmizî, Salât 378, (525).
Diðer bir rivayette : "Biz, ancak cum 'a namazýndan sonra kaylûle yapýyor yemek yiyorduk '' denmiþtir.
Tirmizî ve Muvatta dýþýndaki diðer kitaplarda Seleme Ýbnu 'l-Ekvâ 'dan gelen bir rivayette: "Sonra cuma 'dan çýktýðýmýzda duvarlarýn diplerinde, gölgelenebileceðimiz bir gölge olmazdý'' denmiþtir.
2841 - es-Sâib Ýbnu Yezîd (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullalh (aleyhissalâtu vesselâm), Hz. Ebu Bekir ve Hz: Ömer (radýyallahu anhümâ) devirleride cuma namazýnýn ilk ezaný, imam minbere oturunca okunurdu. Ancak Hz. Osman zamaný olup cemaat artýnca, emri üzerine (Medine çarþýsýnda) Zevrâ nâm yerde üçüncü bir ezan daha okundu. (Cum'a ezaný iþi) bu þekilde sâbitleþti.''
Buharî, Cum'a 21, 22, 24, 25 ; E bu Dâvud, Salât 225 ; Tirmizî, Salât 372, (516) ; Nesâî, Cum'a 15, (3, 100, l01).
HUTBE VE HUTBE ÝLE ÝLGÝLÝ HUSUSLAR
2842 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vessalâm) iki hutbe okurdu. Minbere çýkýnca otururdu. (Bu esnada müezzin ezan okurdu). Müezzin ezaný bitirince kalkar ve hutbeyi okur, sonra tekrar oturur ve (bu sýrada) konuþmazdý. Sonra kalkar (ikinci defa) hutbe okurdu."
Buharî, Cum'a 30, 27; Müslim, Cum'a 33, (861); Ebu Dâvud, Salât 227, ( 1092) ; Tirmizî, Salât 363, (506) ; Nesâî, Cum'a 33, (3, 109).
2843 - Nesâi'nin rivayetinde: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ayakta iki hutbe verir, bunlarýn arasýný (kýsa) bir oturuþla ayýrýrdý" denmiþtir.
Nesâî, Cum'a (3, 109).
2844 - Müslim ve Nesâî 'nin Ka 'b Ýbnu Ucre (radýyallahu anh) 'ý yaptýklarý bir rivâyete göre Ka'b, Mescide girince Abdurrahmân Ýbnu Ümmi'l Hakem 'i oturarak hutbe verir görmüþ ve derhal müdahale etmiþtir:
"Þu habîse bakýn hele! Oturarak hutbe veriyor. Halbuki Cenâb-ý Hakk Kitab-ý Mübîn'inde (meâlen): "Onlar bir ticaret, yahud bir oyun bir eðlence gördükleri zaman ona yönelip daðýldýlar ve seni ayakta býraktýlar" (Cum'a 11) buyurmuþtur."
Müslim, Cum'a 39, (864).; Nesâî, Cum'a 18,(3,102).
2845 - Umâre Ýbnu Rüveybe (radýyallahu anh) 'nin anlattýðýna göre, Biþr Ýbnu Mervân'ý, minberde ellerini kaldýrarak hutbe verirken görmüþ ve derhal müdahale etmiþtir:
"Allah þu iki kýsa elin belasýný versin. Ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý (hutbe verirken) gördüm, eliyle þundan fazla kaldýrmazdý '' dedi ve þehâdet parmaðýyla iþaret etti.''
Müslim, Cum'a 53, (874); Ebu Dâvud, Salât 230, (1104); Tirmizî, Salât 371, (515); Nesâî, Cum'a 29, (3, 108).
2846 - Hz. Câbir (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) hutbe verdi mi gözleri kýzarýr, sesi yükselir, öfkesi artardý. Sanki bir orduya "Düþmanýnýz akþama veya sabaha size baskýn yapacak!'' diye tehlikeyi haber veren komutan gibi (fevkâlade ciddi bir eda ile):
"Ben size, Kýyamet þu iki parmak kadar yakýnlaþmýþ olduðu bir zaman da peygamber gönderildim '' der ve þehadet parmaðý ile orta parmaðýný birbirine yaklaþtýrarak gösterir, sözlerine þöyle devam ederdi:
"Emmâ bâd! Bilesiniz, sözlerin en hayýrlýsý Kitabullah'týr. En güzel yol da Muhammed'in yoludur. Ýþlerin en þerlisi de sonradan ihdâs edilenlerdir. Her bid'at dalâlettir." Ayrýca þunlarý da söyledi:
"Ben her mü'mine kendi nefsinden daha yakýným. Nitekim, kim bir mal býrakýrsa bu ailesi içindir. Kim bir borç veya (bakýma muhtaç) horanta býrakýrsa bu bana aittir ve benim üzerimedir."
Müslim, Cum'a 43, (867); Nesâî, Ýydeyn 22, (3, 188, 189).
2847 - Ýbnu Mes 'ud (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) teþehhüd okuyunca þu mealde zikirde, duada bulunurdu: "Hamd Allah'adýr, O'na sýðýnýr, O'ndan maðfiret dileriz. Nefislerimizin þerrinden de O'na sýðýnýrýz. Allah kime hidâyet verirse onu kimse sapýtamaz, kimi de sapýtýrsa onu kimse hidayete götüremez. Þehâdet ederim ki, Allah'tan baþka ilah yoktur. Yine þehâdet ederim ki, Muhammed O'nun kulu ve Resûlüdür. O'nu hak ile, Kýyametten önce müjdeleyici ve korkutucu olarak gönderdi. Kim Allah ve Resûlüne itaat ederse doðru yolu bulmuþtur. Kim de o ikisine isyan ederse, (bilsin ki) sadece kendisine zarar verir, Allah'a hiç bir zarar verermez."
Ebu Dâvud, Salât 229, (1097, 1098).
Bir rivayette hadîse þu ziyadeyi yaptýktan sonra gerisini aynen rivayet etmiþtir: "....Cum'a günü teþehhüd'den sonra.....''
2848 - Câbir Ýbnu Semüre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn namazý vasattý, hutbesi de vasattý.''
Müslim, Cum'a 41 (866); Ebu Dâvud, Salât 229, (1101); Nesâî, Cum'a 35, (3, 110).
2849 - Ebu Vâil (radâyallahu anh) anlatýyor:Ammâr bize hitabetmiþti. (Konuþmasýný) veciz ve belið yaptý. Minberden inince:
"Ey Ebu'l- Yakzân belið ve veciz konuþtun! Keþke biraz daha nefesleseydiniz (uzatsaydýný)!'' dedik. Bize þu cevabý verdi:
"Ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý dinledim, þöyle buyurmuþtu:
" Kiþinin namazýnýn uzunluðu ve hutbesinin kýsalýðý onun fýkhýnýn (ilminin) alâmetidir. Öyle ise, hutbeyi kýsa tutun, namazý uzun (zira, beyanda sihir var)."
Müslim, Cum'a 47, (869); Ebu Dâvud, Salât 231, (1106).
2850 - Hz. Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ýçerisinde teþehhüd bulunmayan her hutbe kesik bir el gibidir. ''
Tirmizî, Nikâh 16, (1106) ; Ebu Dâvud, Edeb 22, (4841).
2851 - Ebu Dâvud'un diðer bir rivayetinde: "Allah'a hamd ile baþlamayan her kelâm kesiktir" denmiþtir.
Ebu Dâvud, Edeb 21, (4840).
2852 - Semure Ýbnu Cündüb (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Zikr (yani hutbe) sýrasýnda hazýr bulunun, imama yakýn olun. Zira kiþi, uzaklaþmaya devam ede ede, girse bile cennette de geri kalýr.''
Ebu Davud, Salât 232, (1108).
2853 - Ebu Rîfâ 'a el-Adevî (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a geldim. Hutbe veriyordu. Ben :
"Ey Allah'ýn Resûlü! Yabancý ve dinini bilmeyen bir kimseyim, sizden dinimin ne olduðunu soruyorum! '' dedim. Bunun üzerine bana yöneldi, hutbesini býrakarak yanýma kadar geldi. Kendisine bir sandalye getirildi. Zannedersem ayaklarý demirdendi. Üzerine oturdu. Hemen Allah 'ýn kendisine öðrettiklerinden bana öðretmeðe baþladý. Sonra tekrar hutbesine dönerek, sonunu tamamladý."
Müslim, Cum'a 60, (876); Nesâî, Zînet 123, (8,220).
2854 - Hz. Osman (radýyallahu anh) hutbelerine çoðu kere þu husûsu hatýrlatarak baþlardý: "Ýþitin, kulak verin. Zira iþiterek, kulak verenle iþitmeden kulak verenin sevaptan hissesi birdir.''
Müslim, Cum'a 8, (1, 104).
2855 - Hz. Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Cum'a günü, imam hutbe okurken, sen (yanýbaþýnda konuþan) arkadaþýna: "Sus!" desen boþ laf etmiþ olursun."
Buharî,Cum'a, 36; Müslim, Cum'a, 11, (851); Muvatta, Cum'a, 6, (1, 103); Ebu, Dâvut. Salât, 235, (1112); Tirmizî, Salât, 368, (512); Nesâî, Cum'a, 22, (3, 103, 104).
NAMAZ VE HUTBEDE KIRAAT
2856 - Ubeydullah Ýbnu Ebî Râfî (rahimehullah) anlatýyor: "(Emevi halifelerinden) Mervân, Ebu Hüreyre, (radýyallahu anh) 'yi Medine 'ye halef tayin etti. Ebu Hüreyre, cum 'ayý kýldýrdý ve birinci rek'atte, el-Hamd süresini okuduktan sonra Cum 'a suresini okudu. Ýkinci rek'atte ve izâ câeke'l-Münâfikun'u okudu. Dedi ki:
"Ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ýn bunlarý okuduðunu iþittim.''
Müslim, Cum'a 61, (877); Ebu Dâvud, Salât 242, (112); Tirmizî, Salât 374,(519).
2857 - Semure Ýbnu Cündüb (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) cum 'a 'da Sebbihismi Rabbike'l-A 'la ve Hel etâke hadîsu'l-Gâþiye sûrelerini okurdu.''
Ebu Dâvud, Salât 242, (519); Nesâî, Cum'a 39, (3, 111, 112).
2858 - Ýbnu Abbâs (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) cum'a günü sabah namazýnda Elif lâm-mîm Tenzîl 'i birinci rek 'atte; Hel Etâ 'yý da ikinci rek'atte okurdu. Cum 'a namazýnda da Cum 'a ve Münâfikûn sûrelerini okurdu."
Müslim, Cum'a 64, (879); Ebu Dâvud, Salât 218, (1074); Tirmizî, Salât 375, (520); Nesâî, Cum'a 38, (3, 111).
2859 - Ümmü Hiþâm Bintu Hârise Ýbnu 'n-Nu 'mân (radýyallalhu anhâ) anlatýyor: "Kâf ve'l Kur'âni'l-Mecîd sûresini, cuma günü minber üzerinden her cum 'ada okurken Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn kendi dillerinden aldým."
Müslim, Cum'a 52, (873); Ebu Dâvud, Salât.229, (1100); Nesâi, Cum'a 28, (3, 107).
2860 - Ya'lâ Ýbnu Ümeyye (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)
minberde: (Zuhruf 77) diye okurken iþitim."
Buharî, Tefsir, Zuhruf 2, Bed'ü'l-Halk 6,10; Müslim, Cum'a 49, (871); Ebu Dâvud, Hurûf 1, (3992); Tirmizi, Salât 365, (508).
CÂMÝYE GÝRME VE OTURMA ÂDÂBI
2861 - Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Birinizin Harre'nin sýrtýnda namaz kýlmasý, onun için cum'a günü oturup oturup imam hutbeye baþlayýnca gelip cemaatin omuzlarýný yararak cemaate katýlmasýndan hayýrlýdýr.''
Muvatta, Cum'a 18, (1, 110).
2862 - Tirmizî'de Mu'az Ýbnu Enes 'ten merfu olarak þu rivayet kaydedilmiþtir: "Cum'a günü kim cemaatin omuzlarýný yararak ilerlerse cehenneme bir köprü ittihaz olunur. ''
Tirmizî, Salât 369, (513).
2863 - Hz. Câbir (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Sizden kimse, cum'a günü kardeþini kaldýrýp sonra da yerine oturmasýn. Lâkin: "Açýlýn" desin."
Müslim, Selâm 27-30, (2178).
2864 - Nâfi (rahimehullah) anlatýyor:"Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ)'i iþittim, diyordu ki: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) kiþinin bir baþkasýný kaldýrarak yerine oturmasýný yasakladý.'' Nâfi 'ye: "Bu yasak cum'a'ya mý mahsus?'' diye soruldu.
"Cum'a ve diðer günlerde!'' diye cevap verdi.''
Buharî, Cum'a 20, Ýstî'zan: 31, 32; Müslim, Selam 28, (2177).
2865 - Mu 'âz Ýbnu Enes (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), cum'a günü imam hutbe verirken hubve tarzýnda oturmayý yasakladý."
Ebu Dâvud, Salât 234, (1110); Tirmizî, Salât 370, (514).
2866 - Þeddâd Ýbnu Evs (radýyallahu anh) anlatýyor: "Hz. Muâviye (radýyallahu anh) ile Beytu'l-Makdis 'te hazýr oldum. Bize cum 'a kýldýrdý. Baktým ki, mescidde bulunanlarýn çoðu Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ýn ashabý idi ve imam hutbe verirken ihtibâ ederek oturmþlardý.''
Ebu Dâvud, Salât 234 (1111).
2867 - Amr Ýbnu Þu 'ayb an ebîhi an ceddihi (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), cum 'a günü namazdan önce cemaat teþkilini yasakladý. "
Rezin ilavesidir. Ebu Dâvud'da gelen bir hadisin parçasýdýr (Salât 220, ( 1079).
2868 - Hz. Câbir (radýyallahu anh) anlatýyor:"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), cum'a günü minbere çýkýnca:
"Oturunuz!" dedi. Bunu Ýbnu Mes'ud (radýyallhu anh) iþitince olduðuyere oturdu, tam mescidin giriþ kapýsýný üstüydü. Resulullah (aleyhisalâtu vesselâm) onu bu halde gördü ve:
"Gel! Ey Abdullah Ýbnu Mes'ûd!" buyurdu."
Ebu Dâvud, Salât 226,(1091).
2869 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: "Cum'a günü biriniz (mescitte) uyuklayacak olursa oturduðu yeri deðiþtirsin. ''
Ebu Dâvud, Salât 239, ( 1119); Tirmizî, Salât 379, (526).
2870 - Ýbnu Abbâs (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ýn mescidinde kýlýnan cum 'adan sonra ilk kýlýnan cum 'a namazý, Bahreyn köylerinden olan Cuvâsa'daki Abdü'l-Kays mescidinde kýlýnan namazdý."
Buharî, Cum'a 11; Ebu Dâvud, Salât 216, (1068).
YOLCU NAMAZI
2871 - Hz. Enes (radýyallahu anh) anlatýyor: "Medine 'de öðle namazýný Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile dört rek 'at kýldýk. Mekke 'ye gitmek üzere yola çýkýp Zülhuleyfe 'ye gelince ikindiyi iki rek'at kýldý.''
Buharî, Taksirû's-Salât 5, Hacc 24, 25, 27,117,119, Cihâd 104,126; Müslim, Salatu'l- Müsâfîrîn 11, (690); Ebu Dâvud, Salât 271, (1202) ; Tirmiz, Salât 391, (546); Nesâi, Salât 17, ( 1, 237).
2872 - Yine Hz. Enes (radýyallahu anh) 'in anlattýðýna göre kendisinden kasru's-salât yani namazýn kýsaltýlmasý hakkýnda sorulmuþtu. Þöyle cevap verdi:
"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) üç millik mesafeyi veya Þu'be'nin þekkine göre üç fersah mesafeyi dýþarý çýktý mý iki rek'at kýlar.''
Müslim, Salâtu'l-Müsâfirin 12, (691); Ebu Dâvud, Salât 271, (1201).
2873 - Ýmam Mâlik'e ulaþtýðýna göre, Ýbnu Abbâs (radýyallahu anhümâ) Mekke- Tâif arasýndaki kadar, Mekke- Usfân arasýndaki kadar ve keza Mekke -Cidde arasýndaki kadar mesâfede namazý kasrediyordu.'' Mâlik der ki: "Bu mesafeler dört berîd' dir."
Muvatta, Kasru' s-Salât 15, (1, 148).
2874 - Ýbnu Abbâs (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Medîn'den Mekke 'ye gitmek üzere yola çýktý. Rabbülâlemin'den baþka hiç bir þeyden korkmuyordu. Yolda namazý ikiþer ikiþer (yani kasrederek) kýldý. ''
Tirmizî, Salât 391, (547); Nesâî, Taksîru's-Salât 1, (3,117).
2875 - Hz. Enes (radýyallahu anh) anlatýyor:"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte Mekke 'ye gitmek üzere Medîne 'den çýktýk. Efendimiz yolda namazlarý ikiþer ikiþer kýlýyordu. Medîne 'ye dönünceye kadar hep böyle yaptý. ''
Enes 'e:
"Mekke 'de ne kadar kaldýnýz? '' diye sorulmuþtu:
"Orada on gün kýldýk'' dedi. ''
Buharî, Taksir 1, Megâzî 52; Müslim, Salatu 'l-Müsâfirin 15, (693) ; Ebu Dâvud, Salât 279, (1233); Tirmizî, Salât 392, (548); Nesâî, Taksîru's-Salât 4, (3, 121).
2876 - Ýbnu Abbâs (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (Mekke 'de) ondokuz gün ikâmet etti ve namazlarý kasretti. Biz de (bundan böyle) sefer yapýp ondokuz gün ikâmet ettik mi namazlarý hep kasrederdik, ondokuzdan fazla kaldýk mý artýk dörde tamamlardýk."
Buharî, Taksîr 1, Megâzî 52, Ebu Dâvud, Salât 279, (1230, 1231, 1232); Tirmizî, Salât 392, (549); Nesâi, Taksîru's-Salât 4, (3, 121).
Ebu Dâvud'un bir diðer rivayetinde "....Onyedi gün '' denmiþtir. Nesâî 'nin bir diðer rivayetinde: "Fetih senesinde Mekke 'de onbeþ gün ikamet etti ve namazlarý bu esnada kasretti. "
2877 - Ýmrân Ýbnu Husayn (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Fetih günü, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'la birlikte Mekke 'de hazýr bulundum. Mekke 'de onsekiz gece kaldý, bu esnada namazlarý hep iki kýldý. Þöyle hitabediyordu:
"Ey bölge halký! Siz bize bakmayýn, dört kýlýn. Biz hep yolcuyuz (bu sebeple ksrederek iki kýlýyoruz). ''
Ebu Dâvud. Salât 270, ( 1229).
2878 - Hz. Câbir (radýyallahu anh). anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Tebük'de yirmi gün ikâmet etti ve namazlarý hep kasretti. "
Ebu Dâvud, Salât 280; (1235).
2879 - Hârise Ýbnu Vehb (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Mina'da bize, sayýca en çok olduðumuz ve en ziyade güven içinde olduðumuz bir zamanda namazý iki rek'at kýldýrdý."
Buharî, Taksîr 2, Hacc 84; Müslim, Salâtu'l-Müsâfirîn 21, (696); Ebu Dâvud, Hacc 77, (1965); Tirmizî, Hacc 52, (882); Nesâî, Taksîru ' s-Salât 3, (3, 119, 120).
2880 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Mina'da bize iki rek 'at kýldýrdý, arkasýndan Ebu Bekr de öyle kýldýrdý, Ebu Bekir'den sonra Hz. Ömer ve hilafetinin baþýnda Hz. Osman (radýyallahu anhümâ) da iki kýldýrdýlar. Sonra Hz. Osman dört rek'atli olarak kýldýrdý. Ýbnu Ömer imamla kýlarsa dört kýlardý, yalnýz kýlýnca da iki kýlardý."
Buharî, Taksîru's-Salât 2, Hacc 84; Müslim, Salâtu'l-Müsafirin 17, (694); Nesâi, Taksîru's-Salât 3, (3, 121 ).
2881 - Hz. Osman (radýyallahu anh) 'dan anlatýldýðana göre, Taif'de emvâl edinip orada ikamet etmeyi arzu ettiði zaman.Mina 'da dört rek'at kýldý. Sonra imamlar bununla amel ettiler. ''
Ebu Dâvud, Menasik 76, (1961- 1964).
2882 - Bir rivayette de þöyle denmiþtir: "Hz. Osman (sonradan) bedeviler sebebiyle dört kýlmýþtýr. Çünkü o sene pek çok bedevî hacc 'a gelmiþti. Namazýn dört rek'at olduðunu öðretmek için halka dört rek'at kýldýrdý.''
Ebu Dâvud, Menasik 76, (1962).
Bir rivayette de þöyle denmiþtir: " (Hz. Osman Mina 'da dört kýldý.) Çünkü o, Hacc 'tan sonra ikamete azmetmiþti.''
2883 - Yine Ebu Dâvud 'un kaydýna göre Ýbnu Mes 'ud (radýyallahu anh) (Mina' da) namazý dört kýlmþtý. Kendisine:
"Sen, (daha önce dört kýldýðý için) Osman 'ý ayýplamýþtýn, þimdi ise dört kýlýyorsun! denilmiþti. (Özür beyan ederek) þu cevabý verdi:
"Muhalefet zararlýdýr. ''
Ebu Dâvud, Menâsik 76, (1960).
2884 - Hz. Ömer (radýyallahu anh)'den anlatýldýðýna göre, Mekke'de namazý halka iki rek'at kýldýrdý. Selamý verince:
"Ey Mekkeliler!"dedi, namazlarýnýzý dörde tamamlayýn.Biz yolcuyuz(bu sebeple iki kýldýk)!."
Muvatta, Kasru's-Salât 19, (1, 149).
SEFERDE ÝKÝ NAMAZIN CEM EDÝLMESÝ
2885 - Hz. Enes (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), güneþ batýya meyletmeden yola çýkýnca, öðle namazýný ikindi vaktine te'hîr eder, ikindi olunca mola verir, ikisini cemederdi (beraber kýlardý). Yola çýkmazdan önce güneþ batýya meyletti (öðle vakti girdi) ise, hareketten önce her ikisini de (öðle ve ikindi) kýlar sonra yola çýkardý.''
2886 - Bir rivayette de þöyle gelmiþtir: "...Acele yürümek gerekirse öðleyi ikindiye te 'hir eder, ikisini birleþtirirdi, keza ufuktaki aydýnlýk kaybolunca da akþamla yatsýyý birleþtirirdi. "
Buharî, Taksîru's-Salât 16, l5; Müslim, Müsâfirîn 46, (704); Ebu Dâvud, Salât 274, (1218, 1219) ; Nesâî, Mevâkît 42, (1, 284-285).
2887 - Ýbnu Abbas (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) yol halinde iken öðle ile ikindiyi birleþtirirdi, akþam ile yatsýyý da birleþtirirdi. "
Buharî, Taksîru's-Salât 13.
2888 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) akþam ve yatsýyý Müzdelife 'de beraberce kýldý. Bunlardan her biri için ayrý bir ikâmet okudu. Ýki namaz arasýnda nafile kýlmadý, bunlardan birinden sonra da nafile kýlmadý."
Buharî, Hacc 93, 96; Müslim, Hacc 286 (703); 987, (1288); Muvatta, Hacc 196, (1, 400); Ebu Davud, Menâsik 65, (1926-1933); Tirmizî, Hacc 56, (887, 888); Nesâî, Mevâkit 49, (1, 291).
2889 - Ýbnu Mes 'ud (radýyallahu anh) anlatýyor: "Ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý þu ikisi hariç, vakti dýþýda tek bir namazý kýldýðýný görmedim: Müzdelife'de akþamla yatsýyý birleþtirdi. O gün sabahý da vaktinden önce kýldý. "
Buharî, Hacc 99, 97; Müslim, Hacc 292, (1289); Ebu Dâvud, Menasik 65, (1934) ; Nesâî, 49, (1, 291-292).
2890 - Ca'fer Ýbnu Muhammed Ýbni Mesleme (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) öðle ve ikindi namazlarýný; Arafat'ta tek bir ezan ve iki ayrý ikâmetle kýldý. Ýki namaz arasýnda nafile kýlmadý. Müzdelife 'de de akþamla yatsýyý bir ezan ve iki ikâmetle kýldý ve aralarýnda nafile kýlmadý."
Ebu Dâvud, Menâsik 57, (1906).
2891 - Ýbnu Abbâs (radýyallahu anhümâ) demiþtir ki: "Kim iki namazý özürsüz olarak cem ederse büyük günah kapýlarýndan bir kapýya gelmiþ olur."
Tirmizî, Salât l38, (188).
2892 - Yine Ýbnu Abbâs (radýyallahu anhümâ) demiþtir ki: "Resulullah (aleyhissalâtu vessalâm) Medine 'de yedi ve sekiz (rek 'at) öðle, ikindi, akþam ve yatsý namazlarýný (cemederek) kýldý. Eyyub (es-ahtiyânî) der ki :"Belki de bu, yaðmurlu bir gecedeydi.
"Öbürü (Ebu 'þ-Þa'sâ):
"Belki!'' dedi. ''
Buharî, Mevâkît 12, Teheccüt 30 ; Müslim, Müsâfirîn 49, (705); Ebu Dâvud, Salât 274,(1210, 1211, 1214); Tirmizî, Salât 138, (187); Nesâî, Mevâkît 47, (1, 290).
Sahiheyn'in bir rivayetinde þu ziyade var: "Hadisi Ýbnu Abbas'tan rivayet eden râviye dendi ki: "Zannederim, öðleyi te'hir, ikindiyi ta'cil, keza akþamý te'hir yatsýyý da ta'cil etmiþ olmalý?'' Cevaben: "Bunu ben de böyle zannediyorum!'' dedi.
2893 - Müslim'de gelen bir baþka rivayette þöyle denmiþtir: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) korku ve sefer hali olmaksýzýn öðle ve ikindiyi birleþtirerek, akþam ve yatsýyý da birleþtirerek kýldý." Ýmam Mâlik: "Ben bunun, yaðmurlu günde yapýlmýþ olacaðýný zannediyorum '' demiþtir.''
Muvatta, Kasru's-Salât 4, (1,144) ; Müslim, Müsâfirîn 49, (705).
YOLCULUKTA NAFÝLE NAMAZLAR
2894 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a (onsekiz defa) refakat ettim. Ancak, sefer sýrasýnda nafile kýldýðýný hiç görmedim. Allah Teâlâ hazretleri þöyle buyurmuþtur:
"Resulullah'ta sizin için güzel örnek vardýr" (Ahzâb 21 ). Ýbnu Ömer devamla der ki:
"Eðer nâfileyi kýlsaydým namazý da tamkýlardým."
Buharî, Taksîru's-Salât 11; Müslim, Müsâfirin 9, (689); Muvatta; Kasru's-Salât 22, (1,150); Ebu Dâvud, Salât 276, (1223); Tirmizî, Salât 391, Nesâî, Taksîru's-Salât 5, (3, 122; 123).
2895 - Bera (radýyallahu anh) anlatýyor: "Ben, Resulullah(aleyhissalâtu vesselâm)'a onsekiz seferde iþtirak ettim. Onun,güneþ meyledince öðleden önce kýldýðý iki rek'ati terketiyini görmedim."
Ebu Dâvud, Salât 276,(1222);Tirmizî, Salât 393,(550).
2896 - Nâfi anlatýyor: "Ýbnu Ömer (radýyallahu anh), oðlu Ubeydullah'ý seferde nafile kýlarken görürdü de bundan dolayý onu kýnamazdý."
Muvatta, Kasru's-Salât, 24 (1,150).
2897 - Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte umre yapmak üzere Medine 'den Mekke 'ye doðru yola çýktýk. Mekke 'ye gelince:
"Ey Allah 'ýn Resûlü, annem babam sana feda olsun. Sen kýsa kýldýn, ben tam kýldým, sen yedin ben oruç tuttum, (ne dersiniz?) '' dedim. Þu cevabý verdi:
"Ey Aiþe güzel yaptýn ! '' buyurdu ve bu iþimde beni kýnamadý '' dedi. ''
Nesâî, Taksîru's-Salât 4, (3, 122).
HAVF (KORKU) NAMAZI BÂBI
2898 - Sehl Ýbnu Ebî Hasme (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ashabýna korku namazý kýldýrdý.Bu maksadla ashabý arkasýnda iki saf yapatý. Hemen arkasýnda bulunan safa birinci rek'ati kýldýrdý. Sonra ayaða kalktý ve arkasýndakilere bir rek'at namaz kýldýrýncaya kadar kýyamda kaldý. Sonra gerideki safta bulunanlar ilerledi, ön safdakiler de geriledi. Bu þekilde ilerleyenlere de bir rek 'at namaz kýldýrdý. Sonra gerileyenler bir rek 'at namaz kýlýncaya kadar yerinde oturdu. Sonra da selam verdi.''
Buharî, Megâzi 31; Müslim, Müsâfirin 309, (841); Muvatta, Salâtu'l-Havf 1, (1,183); Tirmizî; Salât 398, (565); Ebu Dâvud, Salât, 282, (1337, 1338, 1339); Nesâî, Salâtu'l-Havf 1, (3,170-171)
2899 - Muvatta'nýn bir diðer rivayetinde þöyle gelmiþtir: "Korku namazý þöyledir: "Ýmam, beraberinde arkadaþlarýndan bir grup olduðu halde namaza durur, bir grup. da düþmana karþý yerini alýr. Ýmam bir rek 'ati beraberindekilerle rükû ve secde ile kýlar, ve ayaða (ikinci rek'ate) kalkar. Tam doðrulunca öyle kalýr. Cemaat geri kalan rek'ati kendi baþlarýna tamamlayýp selam verirler ve oradan ayrýlýrlar. Ýmam yerinde ayakta durmaya devam eder. Namazýný kýlanlar düþmanýn karþýsýnda yerlerini alýrlar. Namaz kýlmamýþ olan diðerleri gelip imamýn arkasýnda dururlar, tekbir getirerek uyarlar. Ýmam onlara da bir rek'at namaz kýldýrýr, secdeden sonra oturur ve selam verir. Ýmama uyan bu ikinci gurup imam selam verince kalkýp, geri kalan rek 'ati kýlýp selam verirler."
Muvatta, Salatu'l-Havf 2, (1, 183).
2900 - Hz Câbir (radýyallahu anh) anlatýyor: "Biz Zâturrikâ 'da,Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile beraberdik Koyu gölgeli bir aðacýn yanýna gelmiþtik. Bu aðacý, altýnda dinlenmesi için Aleyhissalâtu vesselâm'a býraktýk. (Resulullah kýlýcýný aðaca asýp istiratte çekilmiþti ki, O 'nu gizlice takip eden) müþrüklerden biri gelip (asýlý olan kýlýcý kapýp) kýnýndan sýyýrp (Resulullah'a):
"Benden korkuyor musun?" dedi. Aleyhissalltu vessalam :
"Hayýr!" deyince"
"Peki seni benden kim kurtaracak?"
"Allah!" diye cevap verdi.(Duruma muttali olan) ashab adamý tehdîd etti. (o da kýlýncý kýnýna koydu ve aðaca astý) Sonra namaz kýlýndý. Resulullah (aleyhisalâtu vessalâm) bir guruba iki rek 'at kýldýrdý.Bunlar geri çekildiler. Sonra ikinci gurup geldi, onlarada iki rek'at namaz kýldýrdý. Resulullah'ýn namazý dörde tamamlanmýþtý, cemaatin namazý ise iki rek'atti."
Buharî,Megâzi 31, 84, 87; Müslim; Müsâfirîn, 307- 311, (840,843); Nesâî, Salâtu'l-Havf 1, (3, 175, 176, 178).
2901 - Ebu Ayyâþ ez-Zürâkî (radýyallahu anh) anlatýyor: "Biz Usfân 'da Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile beraberdik. Müþriklerin baþýnda (henüz müslüman olmayan) Hâlid Ýbnu'l-Velîd vardý. Öðleyi kýlmýþtýk. Miþrikler (kendi kendilerine aralarýnda þöyle) konuþtular: "Ýyi bir fýrsat elimize geçmiþti, onlar namazda iken saldýrsaydýk ya!''
Bunun üzerine hemen kasr (namazý kýsaltma) ile ilgili âyet öðle ile ikindi arasýnda nâzil oldu. Ýkindi vakti olunca, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) kalkýp kýbleye karþý durdu. Müþrikler de önlerindeydi. Arka tarafýna da bir safyaptý. Bu safýn arkasýna da bir safkoydu. Resulullah rükûya varýnca hep birlikte rükû yaptýlar. Resulullah secde yaptý, hemen arkasýndaki safdakiler de secde yaptý. Diðerleri (rükûdan) doðrulup onlarý korumak üzere kýyamda kaldýlar. Bunlar iki secdeyi tamamlayýp kalkýnca arkalarýnda bulunanlar secdeye gittiler. Sonra Resulullah 'ýn arkasýndaki saftakiler diðerlerinin yerlerine gittiler, arkadaki saftakiler de öndekilerin yerine ilerlediler. Sonra Resulullah rükûya gitti, hepsi O'nunla birlikte rükû yaptý. Sonra Resulullah secde yaptý ve hemen arkasýndaki safdakiler de secde yaptýlar. Bu sýrada arkadakiler bunlarý korumak üzere kýyamda kaldýlar.
Aleyhissalatu vesselam ve arkasýndakiler oturunca, en arkadakiler secdeye gittiler. Sonra hep beraber oturup hep beraber selam verdiler."
Ebu Dâvud, Salât 281, (1236); Nesâî, Salâtu'l-Havf 1, (3, 176-177).
2902 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) korku namazýný iki gruptan birine tek rek 'at olarak kýldýrýrken, diðer grup düþmana karþý durmuþtur. Kýlanlar kalkýp, düþmana dönük vaziyette, (bekleyen) arkadaþlarýnýn yerine geçtiler, onlar da gelip (Resulullah 'ýn arkasýna geçtiler), O da bunlara bir rek 'at namaz kýldýrdý, sonra da bu iki guruptan her biribirer rek 'at namazlarýný kaza ettiler.''
Buharî, Salatu'l-Havf 2, Megâzî 31, Tefsir, Bakara 44; Müslim, Müsâfirîn 205, (839); Muvatta, Salâtu'l-Havf 3, (1, 184); Ebu Dâvud, Salât 285, (1243); Tirmizî, Salât 398, (564); Nesâî, Salâtu'l-Havf 1, (3, 171, 173).
2903 - Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyar: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Dacnân ile Usfân arasýna, müþriklerle sarýlmýþ biryere indi. Müþrikler (aralarýnda):
"Bu müslümanlarýn bir namazlarý var (topluca kýlarlar), bu onlara evlatlarýndan da, bâkirelerinden de kýymetlidir, iþte bu, ikindi namazlarýdýr. Hazýrlýðýnýzý yapýn, üzerlerine toptan bir kerede çullanýn!'' dediler. Cebrail aleyhisselam, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a gelerek ashabýný iki kýsma ayýrmasýný, onlardan bir grurupla namaz kýlarken diðer grubun geri tarafta ayakta beklemesini, tedbirli olmalarýný ve silahlarýný beraberlerinde almalarýný, birinci gruba bir rek'at kýldýrmasýný, bu kýsmýn birinci rekatten sonra geri çekilmesini, arkadaki grubun öne ilerlemesini, bu yeni gruba da bir rek 'at kýldýrmasýný, böylece her bir grubun Resulullah'la birlikte birer rek 'atlerinin olmasýný, Resulullah'ýn da böylece iki rek'at kýlmýþ olmasýný emretti."
Ebu Dâvud, Salât 284, (1240,1241); Tirmizî, Tefsîr, Nisa, (3038); Nesâî, Salâtu'l-Havf 1, (3, 173, 174).
2904 - Abdullah Ýbnu Üneys (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), beni, Hâlid Ýbnu Sufyân el-Huzlî'yi öldürmem için bulunduðu yere gönderdi. O, Urane ve Arafat taraflarýnda idi:
" Git onu öldür! '' dedi Ben onu gördüðümde ikindi namazýnýn vakti girmiþti. Kendi kendime:"(Bu herifi öldürme iþi) onunla benim arama girip namazýmý geciktirmesinden korkarým" dedim. (Ara vermeden) ilerledim. Hem yürüyor hem de îma ile namazýmý kýlýyordum. Herife tam yaklaþmýþtým ki:
"Sen kimsin?"dedi.
"Araplardan biriyim. Duydum ki; þu, adam için asker topluyormuþsun, onun için sana katýlmaya geldim!"
"Evet ben bu iþin içindeyim" dedi. Onunla bir müdet yürüdüm, öldürmeme imkân saðlayacak bir fýrsat doðunca kýlýçla tepesine bindim ve geberttim."
Ebu Dâvud,Salât 289, (1249).
BEÞ VAKÝT NAMAZA BAÐLI (RÂTÝB) NAFÝLELER
2905 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte iki rek 'at öðleden evvel, iki rek 'at sonra, keza iki rek 'at cum 'adan sonra, rek'at akþamdan sonra, iki rek 'at yatsýdan sonra namaz kýldým. Akþam ve yatsý(dan sonrakiler) evinde idi.''
Buharî, Teheccüd.29, 25, 34; Cum'a 39; Müslim, Müsafirîn 291, (729), Cum'a 71, (882); Muvatta, 69, (1,166); Ebu Dâvud, Salât 290, (1252); Nesâî, Ýkâmet 64, (2,119), Cum'a 43, (3, 113) ; Tirmizî, Salât 220, (433, 434).
2906 - Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki :
"Sünnette gelen oniki rek 'ate kim devam ederse Allah ona cennette bir ev bina eder: Bu oniki rek'atin:
- Dördü öðleden önce,.
- Ýkisi öðleden sonra,
- Ýkisi akþamdan sonra,
- Ýkisi yatsýdan sonra,
- Ýkisi de sabahtan önce.''
Tirmizî, Salât 206, (414); Nesâî, Kýyamu'l- Leyl 66, (3, 260); Ýbnu Mâce; Ýkâmet 100, (1142).
2907 - Yine Hz. Aiþe (radýyallhu anhâ) anlatýyor: "Ýki namaz var ki Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bunlarý ne gizli ne de alenî olarak seferde ve hazerde hiç terketmedi: Sabahtan önce iki rek'at, ikindiden sonra iki rek'at.''
Buharî, Mevâkîtu's-Salât 33, 73; Müslim, Salâtu'1-Müsâfirîn 300, (835); Ebu Dâvud, Salât 290, ( 1253); Nesâî, Mevâkîtu's-Salât 36, (1, 281 ), Kýyâmu'l-Leyl 56, (3, 251, 252).
2908 - Hz. Ali (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) sabah ve ikindi hariç her namazýn arkasýndan iki rek'at (nafile) kýlardý."
Ebu Dâvud, Salât 299, (1275).
2909 - Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) nafilelerden hiç birine, sabah namazýný iki rek 'atlik nafilesi kadar aþýrý ilgi göstermemiþtir."
2910 - Ebu Dâvud'un, Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) 'den kaydettiði bir rivayette þöyle gelmiþtir:
"Sizi, atlýlar tardedecek (kovalayacak) bile olsa o iki rek'ati terketmeyin. ''
2911 - Nesâî'nin bir rivayetinde :"Sabah namazýndan önce kýlýnacak iki rek'at nafile namaz dünyanýn tamamýndan daha hayýrlýdýr'' denmiþtir.
Buharî, Teheccüd 27; Müslim, Salâtu'l-Müsafirin 96, (725); Ebu Dâvud, Salât 291, 292, (1254, 1258) ; Tirmizî; Salât 307, (416); Nesâî; Kýyâmu'l-Leyl 56, (252).
2912 - Yine Hz. Aiþe anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) sabah namazýnda ezanla ikamet arasýnda hafif iki rek 'at namaz kýlardý.''
2913 - Diðer bir rivayette þu ibare var: "O iki rek 'atý öyle hafif tutardý ki, ben, "bunlrda Fatiha'yý okudu mu?'' derdim.''
2914 - Nesâî 'nin bir baþka rivayetinde þöyle gelmiþtir: "Müezzin sabah ezanýnýn birincisini bitirip sükut ettimi kalkar, sabah namazýndan önce ve ufukta fecrin açýlmasýndan sonra iki rek'at hafif namaz kýlar, sonra da sað yanýnýn üzerine uyurdu.''
Buharî, Teheccüd 28, 12; Müslim, Müsafirin 90, (724); Muvatta, Salâtu'l-Leyl 29, (1, 127); Ebu Dâvud, Salât 292, (1, 255); Nesâî, Kýyâmu'l-Leyl 60, (3, (256); 58, (3, 252-253).
2915 - Ýbnu Abbas (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) sabahýn iki rek'atýnda çoðunlukla þunlarý okurdu: Birinci rek'atta (mealen): "(Ey müminler) deyin ki:
"Biz Allah'a, bize indirlene; Kur'an'a, Ýbrahim'e, Ýsmail'e, Ýshak'a, Ya'kûb'a ve torunlarýna (esbâta) indirilenlere, Musâ'ya, Ýsâ'ya verilenlere ve bütün peygamberlere Rabbleri katýndan verilen (Kitap ve âyetlere) îman ettik. Onlardan hiç birini (kimine inanmak, kimini inkâr etmek suretiyle) diðerinden ayýrd etmeyiz. Biz, (Allah'a) teslim olmuþ (müslümanlar)ýz'' (Bakara 136). Ýkinci rek'atte de, Al-i Ýmran sûresindeki þu âyet (meâlen): "Deki: "Ey Ehl-i Kitap (Yahudiler, Hýristiyanlar) hepiniz bizimle sizin aranýzda müsavi (ve âdil) bir kelimeye gelin. (Þöyle) diyerek: "Allah'tan baþkasýna tapmayý, Ona hiç bir þeyi eþtutmayalým. Allahý býrakýp da kimimiz kimimizi Rabler (diye) tanýmayalým (Buna raðmen) eðer yine yüz çevirirlerse (o halde) deyin ki: "Þahid olun, biz muhakkak müslümanlarýz" (64. âyet).
Müslim, Müsafirin 99, (727); Ebu Dâvud, Salât 292, (1259); Nesâî, Ýftitah 38, (2, 155).
2916 - Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) sabahýn iki rek'atýnda çoðunlukla þunlarý okurdu: "(Ey müminler) deyin ki: "Biz Allah'a, bize indirilene (Kur'an'a), Ýbrahim'e, Ýsmâil'e. Ýshâk'a, Ya'kub a ve torunlarýna (esbât) indirilere, Musa'ya, Ýsâ'ya verilenlere ve bütün peygamberlere Rabbleri katýndan verilen (Kitap ve âyetlere) iman ettik. Onlardan hiç birini (kimine inanmk kimini inkâr etmek suretiyle) diðerinden ayýrd etmeyiz. Biz, (Allah'a) teslim olmuþ (müslümanlar)ýz''. (Bakara 136). Ýkinci rek 'atte de: "Ey Rabbimiz, senin indirdiðin (oKitab'a) inandýk, o peygambere de tabi olduk. Artýk bizi (birliðini ve peygamberlerini tanýyan) þâhidlerle beraber yaz". (Al-i Ýmrân 53) ayetini okurdu.''
2917 - Yine Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) sabahýn iki rek 'atinde þunlarý okurdu: "Kul ya eyyuhe 'l- Kâfirun '' ve "Kul hüvallahu ahad.''
Müslim, Müsafirin 98, (726); Ebu Dâvud, Salât 98, (1256); Nesâî, Ýftitah 39, (2, 155, 156).
2918 - Tirmizî'nin Ýbnu Mes'ud'dan kaydettiði bir rivayette þöyle gelmiþtir: "Ben bir ay kadar Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý göz ucuyla tâkib ettim, sabahýn farzdan önce kýlýnan iki rek 'atinde þu sureleri okuyordu: "Kul yâ eyyühe'l-Kâfirun'' ve "Kulhüvallahu ahad."
Tirmizî, Salât 308, (417).
2919 - Bu rivayet Nesâî 'de biraz farkla þöyle gelmiþtir: "Ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý yirmi kere göz ucuyla tâkib ettim, akþamýn farzýndan sonra kýlýnan iki rek'atle, sabahýn farzýndan önce kýlýnan iki rek 'atte Kâfirûn ve Ýhlâs surelerini okuyordu.''
Nesâî, Salât 68, (2,170).
2920 - Hz, Aiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) sabahýn iki rek'at nafilesini kýldý mý; uyanýksam benimle konuþur du, deðilsem, müezzin namaz için (ikamet okuyuncaya kadar yatardý). ''
Buharî, Teheccüd 24, 26 ; Müslim, Müsafirin 133, (743) ; Ebu Dâvud, Salât 293, (1, 262, 1263); Tirmizî, Salât 309, (418).
2921 - Hz. Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Biriniz, sabahýn farzýndan önce iki rek'atlik sünneti kýlýnca saðý üzerine yatsýn."
Ebu Dâvud, Salât. 203, ( 1261 ) ; Tirmizî, Salât 311, (420).
2922 - Muhammed Ýbnu Ýbrahim, ceddi Kays Ýbnu Amr 'dan anlattýðýna göre: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) geldi ve namaza duruldu. Onunla birlikrte sabah namazýný kýldým. Sonra namaz bitince beni namaz kýlar buldu.
"Aðýr ol ey Kays! dedi. Bir namaz daha mý kýlýyorsun? ''
"Ben sabahýn sünnetini kýlmamýþtým (onu kýlýyorum) '' deyince:
"Öyleyse hayýr; (bunda bir beis yok) '' buyurdu. ''
Ebu Dâvud, Salât 295, ( 1267) ; Tirmizî, Salât 313, (422).
2923 - Abdullah Ýbnu Mâlik Ýbnu Buhayne (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ikamet baþladýktan sonra namaz kýlmakta olan bir adam gördü. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazdan çýkýnca halk adamýn etrafýný sardý ve (Resulullah ona):
"Sabahý dört mü (kýlýyorsun)? Sabahý dört mü (kýlýyorsun)?" dedi."
Buharî, Ezan 38; Müslim, Musafirin 65, (711); Nesâî, Ýmâmet 60, (2,117).
2924 - Abdullah Ýbnu Sercis (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) sabah namazýný kýlarken bir adam mescide girdi. Mescidin yan tarafýnda sünneti kýldý. Sonra Rsulullah 'a dahil olup O 'nunla da farzý kýldý. Aleyhissalatu vesselam namazý bitirince:
"Ey falan, þu iki namazdan hangisini sayýyorsun? Tek baþýna kýldýðýný mý, bizimle kýldýðýný mý! '' buyurdular.''
Müslim, Müsafirîrn 67 ; (712) ; Ebu Dâvud, Salât 294, (l265); Nesâî, Ýmâmet 61, (2,117).
2925 - Ebu Seleme (radýyallahu anh) anlatýyor: "Ashabtan bir cemaat ikâmeti iþitmiþti, hemen (sünnet) namaza kalktýlar. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) onlara:
"Ýki namazý beraber mý kýlýyorsun. namazý beraber mi kýlýyorsunuz? '' diye çýkýþtý. Bu
(hâdise) sabah namazý sýrasýnda cereyan etmiþti. ''
Muvatta, Salâtu'l-Leyl 31, (1, 128).
2926 - Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim sabahýn iki rek'atini vaktinde kýlamazsa güneþ doðduktan sonra kýlsýn.''
Tirmizî, Salât 314, (423).
2927 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) 'den anlatýldýðýna göre, sabah namazýnýn sünnetini kaçýrdýðý olmuþtur: Ancak güneþ doðdu sonra onu kaza etmiþtir."
Muvatta, Salâtu'l-Leyl 32, (1, 128).
ÖÐLENÝN SÜNNETLERÝ
2928 - Hz. Ali (radýyallahu anh) anlatýyor:"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) öðleden önce dört, öðleden sonra da iki rek'at kýlardý.''
Tirmizî, Salât 315, (424).
2929 - Yine Tirmizî 'nin bir diðer rivayetinde Hz. Aiþe þöyle der: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) öðlenin farzdan önceki dört rek'atli sünneti, namazdan önce kýlamazsa sonra kýlardý.''
Tirmizî, Salât 317, (426).
2930 - Ümmü Habîbe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: "Kim öðleden önce dört, öðleden sonra da dört (rek'at nafile) kýlarsa, Allah onu ateþe haram eder. ''
2931 - Bir rivayette de þöyle gelmiþtir: "Kim öðleden evvel dört, öðleden sonra da dört (rek'at nâfile) kýlmaya devam ederse Allah onu ateþe haram eder."
Ebu Dâvud, Salât 296, (1269); Tirmizî, Salât 317, (427, 428); Nesâî, Kýyâmu'l-Leyl 67, (3, 265).
2932 - Hz. Ebu Eyyub(radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Öðlenin farzýndan önce tek bir selamla kýlýnan dört rek'at nafile var ya bunlarýn önünde sema kapýlarý açýlýr.''
Ebu Dâvud, Salât 296, ( 1270) ; Ýbnu Mâce, Ýkâmet 105, (1157).
2933 - Abdlullah Ýbnu's-Sâib (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) güneþin zevalinden sonra ve öðleden önce dört rek 'at namaz kýlardý ve derdi ki: "Þimdi semâ kapýlarýnýn açýldýðý bir vakittir. Bu anda salih bir amelimin oray yükselrnesini isterim''
Tirmizî, Salât 347, (478).
2934 - Hz. Ömer (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:"Öðleden önce zevâlden sonra dört rek'at vardýr ki bunlar seherde emsalleri deðerindedirler. Her ne varsa, bu saatte mutlaka Allah'ý tesbîh eder. ''
Resulullah sonra þu âyeti okudular:
"Allah'ýn yarattýðý þeylerin gölgeleri saða sola vurarak, Allah'a boyun eðerek secde etmekte olduklarýný görmüyorlar mý?''(Nahl 48).
Tirmizî, Tefsir, Nahl (3127).
ÝKÝNDÝNÝN SÜNNETÝ
2935 - Hz. Ali (radýyallahu anh) anlatýyor:"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ikindiden önce iki rek'at kýlardý.''
Ebu Dâvud, Salât 297, ( 1272).
2936 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ýkindiden önce dört rek'at naf'ile kýlan kimseye Allah rahmetini bol kýlsýn.''
Ebu Dâvud, Salât 297, (1271); Tirmizî, Salât 318, (430).
2937 - Hz. Ali (radýyallhu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ikindi namazýndan önce dört rek'at nafile kýlardý. Bunlarýn arasýný (ikinci rek'atin teþehhüdünde) makarreb meleklerle müslüman ve mü 'minlerden onlara tabi olanlara selam ile ayýrýrdý.''
Tirmizî, Salât 318; (2129).
2938 - Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), bana, günümde ikindi namazýndan sonra iki rek' at nafile kýlarak gelirdi.''
2939 - Hz. Aiþe bir baþka rivayette þöyle demiþtir: "Ýkindi namazýndan sonra kýldýðý iki rek'ati, yanýmda hiç terketmedi."
Buhari, Mevâkîtu's-Salât 33, Hacc 75; Müslim, Salâtu 'l-Müsafirin 296-298, (833-835); Ebu Dâvud, Salât 299, (1279, 1280); Nesâî, Mevâkýt 36, (1, 280, 281.)
2940 - Ýbnu Abbâs (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ikindi namazýndan sonra iki rek'at nafile kýlmýþtýr, çünkü kendisine gelen bir malýn taksimini yapmýþ, bu meþguliyet O 'nun öðle namazýndan sonra kýlmakta olduðu iki rek'ati kýlmasýna mani olmuþtu. Bunun üzerine onlarý ikindiden sonra kýldý. Sonra bir daha bu iki rek'ati kýlmadý.''
Tirmizî, Salât 135, (184).
2941 - Muhtar Ýbnu Fulful anlatýyor : "Hz. Enes 'ten ikindiden sonra kýlýnacak nafile namaz hakkýnda sordum '' dedi ki:
"Hz. Ömer ikindiden sonra nafile kýlanlarýn ellerine (sopayla) vururdu. Biz iki rek'ati, Resulullah devrinde güneþ battýktan sonra akþam namazýndan önce kýlardýk. Bizi bunu kýlarken efendimiz görürdü de ne emrederdi ne de nehyederdi."
Müslim, Müsafirin 302, (836).
AKÞAM NAMAZININ NAFÝLESÝ
2942 - Hz. Enes (radýyallahu anh) anlatýyor: "Müezzin akþam ezanýný okuduðu zaman Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ýn ashâbýndan bir grup kalkýp mescidin sütunlarýna doðru koþup Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) (evinden) çýkýncaya kadar akþamdan önce ikiþer rek'at nafile kýlýyordu.''
Buharî, Ezân 14, Salât 95; Müslim, Müsafirîn 303, (837); Nsâî, Ezân 39, (2, 28, 29).
Müslim'in rivayetinde þu ziyade var: "Bazan biryabancý gelip mescide girecek olsa, namaz kýlanlarýn çokluðunu görünce, akþamýn farzýný kýlýnmýþ zannederdi. ''
2943 - Abdullah Ýbnu Mugaffel el-Müzenî (radýyallahu anh) anlatýyor:
"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) dediler ki:
"Akþamdan önce iki rek'at namaz kýlýn! '' (Efendimiz) sonra, insanlarýn bunu bir sünnet yapmasýndan korkarak " Dileyen kýlsýn'' dediler. ''
Ebu Dâvud, Salât 300,(1281); Buhari Teheccüt 35, Ý'tisâm 27; Müslim, Müsafirîn 304, (838).
2944 - Sahîheyn'in kaydettiði bir baþka rivayette þöyle gelmiþtir: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Akþam namazýndan önce namaz kýlýn" dediler ve (bunu üç kere tekrar ettiler), üçüncüde ise, halk bunu bir sünnet edinir korkusuyla, "Dileyen" buyurdular. ''
2945 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'la birlikte, akþam namazýndan sonra hâne-i saadetlerinde iki rek'at (nafileyi) kýldým."
Tirmizî, Salât 320, (432).
2946 - Ka'b Ýbnu Ucre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), Benî Abdi'l-Eþhel mescidinde akþam namazýný kýlmýþtý. Cemaat, farzý bitirince nafileyi kýlmaya baþladý. Bunu gören Resulullah: "Bu, evlerin namazýdýr'' buyurdular. ''
Ebu Dâvud, Salât 304, (1300) ; Nesâî, Kýyâmu'l-Leyl 1, (3, 198, 199).
Nesâî'de þu ifade vardýr: " Size, bu namazý evlerde kýlmanýz gerekir.''
2947 - Mekhûl merfu olarak rivayet etmiþtir: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki :
"Kim akþam namazýndan sonra hiç konuþmadan iki rek'at -bir rivayette dört- kýlarsa namazý illiyyûna yükseltilir.''
Rezin tahriç etmiþtir. (Feyzu'l- Kadîr 6, 167).
2948 - Huzefye (radýyallahu anh) de benzer bir rivayette bulunmuþ ve þu ziyadeyi yapmýþtýr:
"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) derdi ki: "Akþamýn farzýndan sonraki iki rek'ati kýlmada acele edin, çünkü onlar farz namazýyla birlikte yükselirler."
Rezîn ilavesidir. (Feyzu'l-Kadir 4, 307).
YATSI NAMAZININ NAFÝLESÝ
2949 - Þureyh Ýbnu Hâni anlatýyor : "Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) 'ye Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn namazýndan sordum. Dedi ki:
"Yatsýyý her kýlýþýnda yanýma gelince mutlaka dört veya altý rek 'at nafile kýlardý. Bir gece yaðmura yakalandýk. Aleyhissalatu veseslam 'a bir post yaydýk, postta suyun akmakta olduðu bir deliðe hâlâ bakar gibiyim. Efendimizin, elbisesini hiçbir surette yerden sakýndýðýný görmedim.
Ebu Dâvud., Salât 305, (1303).
CUMA NAMAZININ NAFÝLESÝ
2950 - Hz. Câbir (radýyallahu anh) anlatýyor:"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) hutbe verirken bir adam girdi. Resulullah adama:
"Namaz kýldýn mý?'' dedi. Adam:
"Hayýr!'' dedi. Efendimiz:
"Öyleyse iki rek'atini kýl!" diye emretti.''
Buharî, Cum'a 32, 33, Teheccüd 25; Müslim, Cum'a 55, Ebu Dâvud, Cum'a 237; Tirmizi, Salât 367, (510); .Nesâî, Cum'a 21, 27, (3, .103, 107).
Bir rivayette þöyle gelmiþtir: ". . . Kalk, iki rek 'at kýl.''
2951 - Hz. Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: "Sizden biri cumayý kýldý mý, ondan sonra da dört rek'at kýlsýn."
Müslim, Cum'a 67, (881); Ebu Dâvud, Salât 244, (1131); Tirmizî, Salât 376.
2952 - Bir rivayette þöyle buyrulmuþtur: " Senin acele etmen gereken bir þeyin olursa mescidde hemen iki rek'atý kýl, iki rek'at de dönünce kýl.''
Müslim, Cum'a 67, (881).
2953 - Nâfi merhum anlatýyor: "Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ), cuma günü bir adamýn cumayý kýlarken durduðu yerden hiç kýmýldamaksýzýn iki rek'at daha kýlmaya devam ettiðini görmüþtü, adamý bundan men etti ve:
"Cum'a'yý dört mü kýlýyorsun?'' dedi. Ýbnu Ömer, cum'a günü evinde iki rekat kýlar ve etrafýndakilere:
"Resulullah böyle kýlardý!'' derdi.''
Buharî, Cuma 39, Teheccüd 25, 29; Müslim, Cum'a 70, (882); Ebu Dâvud, Salât 244, (1127, 1128); Tirmizî, Salât 376, (521, 522); Nesâî, Cum'a 42, 44, (3, 113).
2954 - Atâ anlatýyor: "Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) Mekke 'de cumayý kýldý mý ilerler iki rek'at daha kýlardý; sonra biraz daha ilerler ve dört rek 'at daha kýlardý. Medine 'de olunca da cum'ayý kýlar sonra evine döner, iki rek'at daha kýlardý, bunu mescidde kýlmazdý. Bu durumun sebebi nedir? diye kendisinden sorulmuþtu:
"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) böyle yapardý'' dedi. ''
Ebu Dâvud, Salât. 244, (1130, 1131); Tirmizî, Salât 376, (523).
VÝTÝR NAMAZI
2955 - Hz. Büreyde (radýyallahu anh) anlatýyor: ''Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Vitr namazý haktýr. Kim bunu kýlmazsa bizden deðil dir." Bunu Efendimiz üç kere tekrar etti.''
Ebu Dâvud, Salât 337, (1419).
2956 - Hz. Ali (radýyallahu anh) anlatýyor: "Vitir narnazý farz namaz gibi kesin deðildir. Ancak Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Allahu Teâlâ hazretleri tektir, tek'i sever, öyleyse ey ehl-i Kur'an vitri kýlýn!" buyurmuþtur.''
Tirmizî, Salât 333 (453, 454); Ebu Dâvud, Sa1ât 336, ( 1416) ; Nesâî, Kýyâmu'l-Leyl 27, (3, 228, 229).
2957 - Ýbnu Muhayrîz anlatýyor: "Benî Kinâne 'den el-Muhdicî denen bir adam, Þam'da Ebu Muhammed diye künyesi olan bir adamýn:
"Vitir namazý vacibtir''dediðini iþitti. Kinanî dedi ki:
"Ben bunu Ubade Ýbnu 's-Sâmit (radýyallahu anh) 'e sordum da:
"Ebu Muhammed hata etmiþ. Ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ý dinledim þöyle demiþti:
"Allah'ý kullarý üzerine yazýp farz kýldýðý beþ namaz mevcuttur. Kim onlarý eda eder, istihfafla her hangi bir eksikliðe meydan vermeden tam yaparsa Allah indinde ona verilmiþ bir söz vardýr: Onu cennete koyacaktýr. Onlarý kýlmayana ise Allah'ýn bir vaadi yoktur. Dilerse azâb eder dilerse cennete koyar" der."
Muvatta, Salâtu'l-Leyl 14, (1,123); Ebu Dâvud, Salât 9, (425); 337, (1420); Nesâî, Salât 6, (1, 230).
2958 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) antatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Gece namazýnýzýn sonu tek olsun. "
Buharî, Vitr 4; Müslim, Müsafirîn l49, (751); Ebu Dâvud, Salât 343, (1438); Nesâî, Kýyâmu'l-Leyl 30, (3, 230, 231).
2959 - Ýmam Mâlik, Ýbnu Mes 'ûd'dan naklediyor: "Ýbnu Mes 'ud demiþtir ki: "Geceleyin kýlacaðýnýz namazýn sonunu tek kýlýn.''
Muvatta'da bulunamadý.
2960 - Ebu Eyyub (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Vitir her müslüman üzerine bir haktýr (vazifedir). Kim beþ ile vitir kýlmayý severse yapsýn. Kim de üç ile vitir kýlmak isterse yapsýn. Kim tek rek'atla vitr kýlmayý dilerse kýlsýn."
Ebu Dâvud, Salât 338, (1422); Nesâî, Salâtu'l-Leyl 40,(3,238, 239) Ýbnu Mace, Ýkâmet, 123, (1190).
2961 - Ümmü Seleme (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) onüç rek'at kýlarak vitir yapardý. Ýhtiyarlayýp zayýflayýnca yedi rek'atte vitir yaptý.''
Tirmizî, Salât 336, (458); Nesâî, Kýyamu'l-Leyl 30, 40, 45, (3, 237, 243).
2962 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Vitir gecenin sonunda kýlýnýr. ''
2963 - Buharî'nin bir rivayetinde þöyle denmiþtir: "Gece namazý ikiþer ikiþerdir. Gece namazýndan ayrýlacaðýn zaman, tek rek'at daha kýl, bu sana kýldýðýn namazlarýn tek olmasýný saðlar."
Buhar, Vitr 1, Salât 24, Teheccüt 10; Müslim, Müsafirin 155-147, (749, 753); Muvatta, Salâtu'l-Leyl 13, (1, 123); Tirmizî, Salât 323, (437); Nesâî, Kýyâmu'l-Leyl 26, (3, 227, 228); 35, (3, 233).
2964 - Abdülazîz Ýbnu Cüreye anlatýyor: "Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) 'ya Resulullah ne ile vitir namazý kýlardý? diye sorduk. Dedi ki: "Birinci rek 'atte Sebbih isme Rabbeke'l-a'layý ikinci rek'atte Kulyâ eyyühâ'l-kâfirun suresini, üçüncü rek'atte, de Kulhüvallahü ahad ve Muavvizateyn'i okurdu.''
Ebu Dâavud, Salât 339, (1424); Tirmizî, Salât 340, (463), Nesâi, Kýyamu'l-Leyl 47, 48, (3, 244,245).
2965 - Hârice Ýbnu Huzafe (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: " Allah size (öyle) bir namazla imdâd etti ki, O sizin için kýzýl deve sürülerinden daha hayýrlýdýr. Ýþte bu namaz vitirdir. Allah onu, sizin için yatsý namazý ile þafaðýn sökmesi arasýna koydu.''
Ebu Dâvud, Salât 336, (1418); Tirmizî, Salât 332; (452).
2966 - Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) her gece vitir kýlardý. Gecenin evvelinde de kýldý, ortasýnda da kýldý; sonunda da kýldý (ölümü sýrasýnda) gecenin sonunda kýldý."
Buharí, Vitr 2, Müslim, Müsafirîn 137, (745); Nesâî, Kýyamu'l-Leyl 30, (3, 230); Tirmizî, Salât 334, (456), Sevâbu'l-Kur'an 23, (2925) ; Ebu Dâvud, Salât 343, (1435,1437).
2967 - Hz. Câbir (radýyallahu anh) anlatýyor:"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki : "Kim gecenin sonunda kalkamamaktan korkarsa vitrini gecenin baþýnda kýlsýn. Kim gecenin sonunda kalkmayý umuyorsa gecenin sonunda vitrini kýlsýn. Çünkü gecenin sonunda kýlýnan namaz (gece ve gündüz meleklerinin huzurlarýnda ve þehadetleri altýnda kýlýndýðý) meþhûd ve mahzûrdur. Bu yüzden (gecenin baþýnda kýlanana nazaran) daha faziletlidir."
Müslim, Müsafirin 162, (755); Tirmizî, Salât 334, (455).
2968 - Ebu,Katâde (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), Hz. Ebu Bekr (radýyallahu anh)'e:
"Vitri ne zaman kýlýyorsun?'' diye sordu. Hz. Ebu Bekr:
"Gecenin baþýnda kýlýyorum!'' dedi. Ayný þekilde:
" Vitri ne zaman kýlýyorsun?" diye Hz. Ömer'e de soruldu:
"Gecenin sonunda kýlýyorum!'' dedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam, Hz. Ebu Bekr'e:
"Sen ihtiyatla amel ediyorsun!'' dedi. Hz. Ömer'e de:
"Sen de kuvet(li olan, takvaya uygun olan) ile amel ediyorsun!'' buyurdu."
Muvatta, Salâtu'l-Leyl 16, (1,124); Ebu Dâvud, Salât 342, (1434).
2969 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Gece ve gündüz namazlarý ikiþer ikiþerdir."
Ebu Dâvud, Salât 302, (1295); Tirmizî, Cum'a 418, (597); Nesâî, Kýyâmu'l-Leyl 26, (3, 227); Ýbnu Mâce, Ýkâmet 172, ( 1322).
2970 - Ebu Sâid (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Vitir namazýný kýlmadan kim uyur veya unutursa hatýrladý veya uyandý hemen kýlsýn."
Ebu Dâvud, Salât 341, (1431);Tirmizî, Salât 342, (465).
2971 - Ebu Cemre anlatýyor: Ashab-ýÞecere (radýyallahu anhüm) 'den olan Aiz Ýbnu Amr'a sordum:
"Vitir namazý nakzedilir mi?''
"Eðer, evvelinde vitir kýldýysan âhirinde vitir kýlma'' dedi. ''
Buharî, Megazî 35.
Rezîn merhum þunu ilave eder: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) þöyle buyurdular: "Bir gecede iki vitir kýlýnmaz."
2972 - Nâfi anlatýyor: "Ben, Ýbnu Ömer (radýyallahu anh)'le Mekke deydim. Hava bulutlu olduðu için sabah namazýný kaçýrmaktan korkuyordu. Tek rek'at kýlarak vitir yaptý. Sonra bulutlar açýldý. Gördü ki daha üzerinde gece var. Bir rek'at daha kýlarak (önceki tek 'i) çiftledi, sonra iki rek 'at (bir miktar) namaz kýldý. Sabahýn geçmesinden korkunca bir rek'at daha kýlarak vitiryaptý."
Muvatta, Salâtu'l-Leyl 19, (1, 125).
2973 - Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) vitrin ilk iki rek'atinde selam vermezdi.''
Nesâî, Kýyamu'l-Leyl 36, (3, 235).
2974 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) vitrin ilk iki rek'atinde selam verirdi, öyle ki (o sýrada) bazý ihtiyaçlarý için emirde bulunurdu.''
Buharî, Vitr 1, Muvatta, Salâtu'l-Leyl 20, (1, 125).
2975 - Muvatta'nýn bir rivayetind‚ þöyle gelmiþtir: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Akþam namazý gündüzün vitridir."
Muvatta, Salâtu'l- Leyl 22, (1, 125).
2976 - Hz. Ali (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) vitrni kýlarken þu duayý okurdu:
"Allah'ým gadabýndan rýzana sýðýnýrým. Cezandan affýna sýðýnýrým. Senden sana sýðýnýrým. Sana (yapýlmasý gereken) senayý sayamam. Sen, kendi nefsine yaptýðýn övgüdeki gibisin."
Tirmizî, Dâ'avât 123, (3561); Ebu Dâvud, Salât 340, (1427); Nesâî, Kýyâmu'l-Leyl 51, (3, 249).
GECE NAMAZI
2977 - Hz. Bilal (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyudular ki:
"Size geceleyin kalkmayý tavsiye ederim. Çünkü o, sizden önce yaþayan salihlerin âdetidir; Rabbinize yakýnlýk (vesîlesi)dir; günahlardan koruyucudur; kötülüklere kefarettir, bedenden hastalýðý kovucudur."
Tirmizî, Da'avât 112, (3543, 3544).
2978 - Ýbnu Amr Ýbni'l-As (radýyallalhu anhümâ) anlatýyor: "Reulullah (alyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim geceyi on âyet, okuyarak ihya ederse gafiller arasýna yazýlmaz. Kim de yüz âyetle gecesini ihya ederse "kânitîn" zümresine yazýlýr.Kimde bin âyet okuyarak geceyi ihya ederse mukantýrîn arasýna yazýlýr."
Ebu Dâvud, Salât 326, (1398).
2979 - Yine Ebu Davud'da Abdullah Ýbnu Habeþî anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a: "Hangi amel efdaldir? '' diye sorulmuþtu: Þu cevabý verdi:
" Kýyamý uzun olan.''
Ebu Dâvud, Salât 313, (1325).
2980 - Ubâdetu'b'nu's-Sâmit (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Geceleyin kim uyanýrsa þunu söylesin:
"Allah'tan baþka ilâh yoktur, O birdir, ortaðý yoktur. Mülk O'nundur, hamd de O'na aittir, O herþeye kâdirdir. Hamd Allah'a aittir, Allah münezzehtir, Allah büyüktür, bütün amel ve ibadetler için gereken güç ve kuvvet Allah'tandýr.
Sonra aleyhissalatu vesselam buyurdular: "Rabbim beni affet!'' desin veya dua ederse duasýna cevap verilir. Eðer abdest alýr ve namaz kýlarsa namazý kabûl edilir.''
Buharî, Teheccüd 21.
2981 - Muðîre Ýbnu Þu 'be (radýyallhu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ayaklarý kabarýncaya kadar geceleri kalkýp namaz kýlardý. Kendisine: "Allah senin geçmiþ ve gelecek günahlarýný affetti (niye kendini bu kadar hýrpalýyorsun?)'' denildi. .
"Þükredici bir kul olmayayým mý?" cevabýný verdi."
Buharî, Teheccüd 16, Tefsir, Feth 1, Rikâk 20; Müslim, Sýfatu'1-Münâfikîn 79, (2819); Tirmizî, Salât 304, (412); Nesâi, Kýyamu'l-Leyl 17, (3, 219).
2982 - Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) gece namazýný hiç terketmezdi. Öyle ki hastalanacak veya aðýrlýk hissedecek olsa oturarak kýlardý."
Ebu Dâvud, Salât 307, (1307).
2983 - Hz. Ebu Hüreyre (radýyallalhu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: "Allah, geceleyin kalkýp namaz kýlan ve hanýmýný da uyandýran, hanýmý imtina ettiði taktirde yüzüne su döken kula rahmetini bol kýlsýn. Allah, geceleyin kalkýp namaz kýlan, kocasýný da uyandýran, kocasý imtina edince yüzüne su döken kadýna da rahmetini bol kýlsýn.''
Ebu Dâvud, Salât 307, (1308); Nesâî, Kýyamu'l-Leyl 5, (3, 205).
2984 - Yine Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Biriniz uyuyunca ensesine þeytan üç düðüm atar. Her düðümü atarken, düyüm yerine eliyle vurarak üzerine uzun bir gece olsun, yat" dileðinde bulunur. Adam uyanýr ve Allah'ý zikrederse bir düðüm çözülür, abdest alacak olursa bir düðüm daha çözülür, namaz kýlarsa bütün düðümler çözülür ve böylece canlý ve hoþ bir hâlet-i ruhiye ile sabaha erer. Aksi halde habis ruhlu (içi kararmýþ) ve uyuþuk bir halde sabaha erer."
Buharî, Teheccüd 12, Bed'ü'l-Halk 11; Müslim, Müsafirîn 207, (776); Muvatta, Kasru's- Salât 95, (1, 176); Ebu Dâvud, Salât 307, (1306); Nesâî, Kýyâmu'1-Leyl 5, (3, 203).
2985 - Ýbnu Mes 'ud (radýyallahu anh) anlatýyor: ``Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ýn yanýnda bir adamýn zikri geçti ve sabaha kadar uyuduðu, namaz kýlmadýðý söylendi. Aleyhissalatu vesselam:
"Bu adamýn kulaðýna þeytan iþemiþtir" buyurdu.. ''
Buharî, Teheccüd 13, Bed'ü'l-Halk 11; Müslim, Müsâfirîn 205, (774); Nesâî, Kýyâmu'l-Leyl 5, (3, 204).
2986 - Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (alehissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"(Mûtad olarak) geceleyin namaz kýlan bir kimse, uykunun gâlebe çalmsýyla (bir gece uyuya kalsa ve namazýný kýlamasa) Allah'u Teâlâ hazretleri onun namazýnýn sevabýný yine de yazar, onun uykusu (Allah'ýn ona yaptýðý bir ikram) bir sadaka olur."
Muvatta, Salâtu'l-Leyl 1, (1,117); Ebu Dâvud, Salât 310, (1314); Nesâî, Kýyamu'l-Leyl 61, (3, 257).
2987 - Yine Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ý Allah Teâlâ Hazretleri geceleyin uyandýrmýþsa seher vakti geçinceye kadar, hizbini tamamlardý."
Ebu Dâvud, Salât 312. (1316).
2988 - Mesrûk (rahimehullah) anlatýyor:"Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) 'ye sordum:
"Resullullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'a göre hangi amel efdaldi ? '' Bana:
"Devamlý olan !"diye cevap verdi. Ben tekrar:
"Gecenin hangi vaktinde kalkardý?" dedim
"Baðýraný -yani horozu- iþittiði zaman kalkardý!" diye cevap verdi."
Buhari, Tehccüd 7, Rikâk 18, Müslim, Müsafirîn 131, (741); Ebu Dâvud, Salât 312, (1317); Nesâî, Kýyamu'l-Leyl 8, (3, 208).
2989 - Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ýn gece namazý on rek'atti. Bir rek'at de tek kýlardý. Sabahýn sünnetini iki rek'at kýlardý. Böylece hepsi onüç rek'at olurdu.''
Buharî, Teheccüd 10, Müslim, Müsafirîn 121, 124, (736, 737); Muvatta, Salât'1-Müsafirîn 8, (1,120); Ebu Dâvd, Salât 316, (1334-1341-1361); Tirmizi, Salât 325; (439-445); Nesâî, Kýyâmu'l-Leyl 30, 35, 36, 44, 53, (3, 230, 233, 234, 239). Bu metin Müslim ve Ebu Dâvud'da gelmiþtir.
2990 - Hz. Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Biriniz gece namazýna kalkýnca ilk önce iki hafif rek'atle namaza baþlasýn."
Müslim, Müsafirîn 198, (768); Ebu Dâvud, Salât 313, (1323, 1324).
Ebu Dâvud'da þu ziyade var: ".... Sonra dilediðin kadar uzat.''
KUÞLUK NAMAZI
2991 - Hz. Aiþe (rdýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) kuþluk namzýný her kýlýþýnda mutlaka ben de kýldým.''
Buharî, Teheccüd 5, 32 ; Müslim, Müsafirîn 75, 77, (717, 718) ; Muvatta, Kasru's-Salât 29, (152,153); Ebu Dâvud, Salât 301, (1292,1293); Nesâî; Savm 35, (4,152).
2992 - Abdurrahman Ýbnu Ebî Leyla (rahimehullah) anlatýyor: "Bize, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn kuþluk namazý kýldýðýný Ümmü Hâni 'den baþka kimse anlatmadý. O dedi ki:
"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Fetih günü, benim eve geldi, yýkandý ve sekiz rek'at namaz kýldý. Ben bundan daha hafif bir namazý hiç görmedim. Ancak rükû ve secdeleri tam yapýyordu.''
Buharî, Teheccüd 31, Taksîru's-Salât 12, Megâzî 50 ; Müslim, Hayz 71, (336) ; Müsafirîn 80, (336) ; Muvatta, Kasru's-Salât 28, (1, 152); Ebu Dâvud, Salât 301, (1290, 1291); Tirmizî, Salât 346, (474); Nesâî, Tahâret 143, (1, 126); Gusl, 11, (1, 202).
2993 - Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Dostum aleyhissalatu vesselâm, bana her ay üçgün oruç tutmamý, iki rek'at kuþluk, yatmazdan önce de vitir' namazý kýlmamý tavsiye etti.''
Buharî, Teheccüd 33, Savm 60; Müslim, Müsafirîn 85, (721); Ebu Dâvud, Salât 342, (1432); Tirmizî, Savm 54, (760);Nesâî, Kýyâmu'l-Leyl 28, (3, 229).
2994 - Ebu Zerr (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Her gün, sizin her bir mafsalýnýz için bir sadaka terettüp etmektedir. Her tesbih bir sadakadýr. Her tahmîd bir sadakadýr, her bir tehlîl bir sadakadýr. Emr-i bi'l-ma'ruf bir sadakadýr. Nehy-i ani'l-münker de bir sadakadýr. Bütün bunlara, kiþinin kuþlukta kýlacaðý iki rek'at nemaz kâfi gelir."
Müslim, Müsâfirîn 84, (720); Ebu Dâvud, Salât 301, (1286).
2995 - Büreyde (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Ýnsanda üçyüzaltmýþ mafsal vardýr. Her bir maf sal için bir sadakada bulunmasý gerekir. ''
(Bunu iþitenler): "Buna kimin gücü yeter?" dediler: Aleyhissalatu vesselam:
" Mescidde topraða gömeceði bir balgam, yoldan bertaraf edeceði, bir engel... Bunlarý bulamazsa, kuþluk vakti kýlacaðý iki rek'at namaz!"
Ebu Dâvud, Edeb 172; (5242).
2996 - Ebu Zerr ve Ebu 'd-Derdâ (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allah Teâlâ hazretleri dedi ki: "Ey Ademoðlu! Günün evelinde benim için dört rek'at namaz kýl, ben de sana günün sonunu garantileyeyim. ''
Tirmizî, Salât 346, (475).
2997 - Hz. Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim kuþluðun bir çift (namaz)ýna devam ederse, deniz köpüðü kadar çok da olsa, Allah günahlarýný affeder."
Tirmizî, Salât 346, (476).
2998 - Hz. Enes (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki:
"Kim kuþluk namazýný oniki rek'at kýlarsa Allah Teâlâ Hazretleri, cennette onun için altýndan bir köþk bina eder.''
Tirmizî, Salât 346, (473).
2999 - Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) kuþluðu dört kýlar, (bazan) dilediðince de artýrýrdý.''
Müslim, Müsâfirîn 78, 79, (719).
3000 - Zeyd Ýbnu Erkam (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyundular ki: "Kuþluk namazý, boduðun (yani deve yavrusunun) ayaðý kumdan yanmaya baþladýðý andan itibaren kýlýnýr."
Müslim, Müsâfirîn 43, (748).
RAMAZANDA GECE KALKIÞI TERAVÝH NAMAZI
3001 - Hz. Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) 'nin anlattýðna göre: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) onlarý, kesin bir emirde bulunmaksýzýn ramazan gecelerini ihyaya teþvik ederdi. (Bu maksadla) derdi ki: "Kim ramazan gecesini, sevabýna inanarak ve bunu elde etmek niyetiyle namazla ihya ederse geçmiþ günahlarý affedilir."
Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) -bu tavsiyesi herhangi bir deðiþikliðe uðramadan- vefat etti. Bu durum (terâvihin ferden kýlýnmasý) Hz. Ebu Bekir'in hilafeti zamanýnda böylece devam etti, Hz. Ömer'in hilâfetinin baþýnda da böyle devam etti.''
3002 - Bir rivayette þöyle gelmiþtir:"Kadir gecesinin, kim sevabýna inanýp onu kazanmak ümüidiyle ihya ederse geçmiþ günahlarý affedilir.''
Buharî Terâvih 1, Müslim, Müsâfirîn174 (759); Ebu Dâvud, Salât 318, (1371); Tirmizî, Savm 83, (808) ; Nesâî, Siyam 39, (4,154,155) ; Muvatta, Salât fi Ramazan 2, (1,119).
Buharî, Ramazan kýyamý ile, Kadir gecesi kýyamý üzerine ondan merfu rivâyet kaydeder.
3003 - Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Ramazan ayýnda, diðer aylarda görülmeyen bir gayrete girerdi. Ramazanýn son on gününde ise çok daha þiddetli bir gayrete geçerdi. Son on günde. geceyi ihya eder, ailesini de (gecenin ihyasý için) uyandýrýrdý, izârýný da baðlardý."
Buharî, Fadlu Leyleti'l-Kadir 5, Müslim, î'tikâf 8, (1175); Ebu Dâvud, Salât 318; (1376); Tirmizî, Savm 73, (796) ; Nesâî, Kýyâmu ' 1-leyl 17, (3, 218).
3004 - Hz. Enes (radýyallahu anh) anlatýyor:"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ramazanda geceleyin namaz kýlardý. (Bir gece) gelip yanýnda ben de namaza uydum. Sonra bir erkek daha geldi, o da namaza uydu, derken (sayýmýz arttý ve) bir cemaat olduk. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bizim arkasýnda olduðumuzu hissedince namazý hýzlandýrdý. Sonra (selam verip) ayrýldý ve evine girdi. Orada bizim yanýmýzda kýlmadýðý bir namaz kýldý. Sabah olunca kendisine:
"Bizim arkanýza durduðumuzu geceleyin farketmiþ miydiniz?" diye sordum. Bana:
"Evet. Ve iþte bu, beni o yaptýðýma sevkeden þeydir. (Yani sizi arkamda hissedince namazý hýzlý kýlarak yanýnýzdan ayrýldým)" buyurdu.''
Müslim Siyam 59, (1104).
3005 - Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhisalâtu vessalâm) (bir gece) mescidde (nafile) namazý kýlmýþtý. Bir çok kimsede (on iktida ederek) namaz kýldý. (Sabah olunca "Resulullah gecleyin mescidde namaz kýldý" diye konuþtular.) Ertesi gece de Efendimiz namaz kýldý. (Halk yine onlarý konuþtu,katýlacaklarýn) sayýsý iyice arttý. Üçüncü (veya dördüncü) gece halk yine toplandý.(Öyle ki mescid, insanlarý alamayacak hâle gelmiþti.) Ancak aleyhissalâtu vessalâm (bu dördüncü gecede) yanlarýna çýkmadý. Sabah olunca Efendimiz:
"Yaptýðýnýzý gördüm. Size çýkmamdan beni alýkoyan þey, namazýn sizlere farz oluvermesinden korkmamdýr" dedi. Ýþte bu hâdise ramazanda ceryan etmiþti."
Buharî Salatu't-Terâvih 1, Cum'a 29, 5; Müslim, Müsafirîn, 177, (761); Muvatta; Salât-fi'r Ramazan 1, (1, 113); Ebu Dâvud, Salât 318, (1373, 1374); Nesâî, Kýyâmu'l-Leyl: 4, (3, 202).
3006 - Hz. Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) buyurdular ki: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Ramazan'da, mescidin bir kenarýnda namaz kýlan bir guruba uðramýþtý.
"Bunlar ne yapýyor?" diye sordu. "Bunlar, yanlarýnda (ezberlenmiþ fazla) Kur 'an bulunmayan kimselerdir, Übeyy Ýbnu Ka'b (radýyallahu anh) bunlara namaz kýldýrýyor! '' dediler. Efendimiz aleyhissalâtu vesselâm: "Ýsabet etmiþler, bu davranýþ ne kadar iyi! '' buyurdular.''
Ebu Dâvud, Salât 318, ( 1377)
3007 - Hz. Ebu Zerr (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile (bir ramazan) ayýnda beraber oruç tuttuk. Ay boyunca bize son yedi güne kadar hiç (ziyade) namaz kýldýrmadý. Ayýn son yedinci gününde gecenin üçte biri geçinceye kadar bize namaz kýldýrdý. Altýncý gününde yine bir þey kýldýrmadý. Beþinci gününde gecenin yarýsý geçinceye kadar namaz kýldýrdý: Kendisine: "Bu gecemizin geri kalan kýsmýnda da bize nafile kýldýrsanýz! ''dedik. Talebimize karþý:
"Kim imamla namaza baþlar, sonuna kadar devam ederse, kendisine gecenin tamamýný namazla geçirmiþ (sevabý) yazýlýr '' buyurdular. Sonra Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), aydan son üç gece kalýncaya kadar baþka namaz kýldýrmadýlar. Üçüncü gece bize namaz kýldýrdýlar. Ehline ve kadýnlarýna dua ettiler. Bize (o kadar uzun) namaz kýldýrdýlarki "Felâh''ý kaçýrmaktan korktuk. (Ebu Zerr 'e"Felâh '' nedir? diye soruldu:
"Sahur!'' cevabýný verdi. (Sonra ayýn geri kalan kýsmýnda bize namaz kýldýrmadý.)"
Ebu Dâvud, Salât 318, (1375); Tirmizý, Savm 81, (805); Nesâî, Sehv 103, (3, 83, 84), Kýyamu'l-Leyl 4, (3, 202).
3008 - Abdullah Ýbnu Ebi Bekir anlatýyor: "Ubeyy (radýyallahu anh)'i dinledim, diyordu ki:
"Ramazanda (teravih) namazýndan ayrýlýp, hizmetçilerden alel acele sahuryemeði getirmelerini isterdik, çünkü vaktin çýkmasýndan korkardýk.''
Muvatta, es-Salât fi'r-Ramazân 7, (1, 116).
BAYRAM NAMAZLARI
3009 - Ýbnu Abbâs (radýyaIlahu anhüma) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bayram günü - çýkýp iki rek'at namaz kýldýrdý. Ne bunlardan önce ne de bunlardan sonra baþka namaz kýldýrdý.''
(Buhari, Iydeyn 8, 16, 18, 26, 32, Ezân 161, Zekât 21, 33, Tefsir, Mümtahine 1, Nikâh 124, Libâs 56, 57, 59, Ý'tisam 16; Müslim, Iydeyn 13, (884); Ebu Dâvud, Salât 256, (1159); Tirmizi, Salat 387, (537); Nesai, Iydeyn 29, (3, 193).
3010 - Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), fýtr (ramazan) ve kurban bayramlarýnýn namazlarýnda, birinci rek'atte yedi (ziyade) tekbir getirirdi, ikinci rek'atte ise, iki rüku tekbirinden baþka beþ (ziyade) tekbir getirirdi."
Ebu Dâvud, Salât 252, (1149, 1150.
3011 - Kesir Ýbnu Abdillah an ebihi an ceddihi anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bayramlarda birinci rek'atte kýraatten önce yedi kere tekbir getiriyordu. Ýkinci rek'atte de kýraatten önce beþ kere tekbir getiriyordu.''
Tirmizi, Salât 386, (536).
3012 - Câbir Ýbnu Semüre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte, birçok kereler bayram namazýný ezansýz ve ikâmetsiz kýldým.''
Müslim, Iydeyn 7, (887); Ebu Dâvud, Salât 250, (1148); Tirmizi, Salât 384, (532).
3013 - Nâfi rahimehullah anlatýyor: "Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) dedi ki: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), Hz. Ömer ve Hz. Ebu Bekir (radýyallahu anhümâ), bayram namazlarýný hutbeden önce kýlarlardý."
Buhari, Iydeyn 7, 8; Müslim, Iydeyn 8, (888); Tirmizi, Salât 383; (531) Nesâi, Iydeyn 9, (3, 183).
3014 - Hz. Câbir (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte bayrama katýldým. Efendimiz hutbeden önce, ezansýz ve ikametsiz namaz kýldýrdý. Sonra Bilâl (radýyallahu anh)'e dayanarak kalktý. AIlah'tan korkmayý emretti ve O'na itaate teþvik etti. Ýnsanlara vaaz edip (ölümü, ahireti, cenneti, cehennemi) hatýrlattý.
Sonra kadýnlar bölümüne geçti. Onlara da ayný þekilde vaaz etti, hatýrlatmalarda bulundu. Ve:
"Allah için tasadduk edin, zira sizin ekseriyetiniz cehennem odunusunuz!'' buyurdu. Yanaklarý kararmýþ itibarlý kadýnlardan biri kalkarak:
"Niçin ey Allah'ýn Resülü? dedi (niye cehennem odunlarýyýz?)'' Resulullah açýkladý:
"Zira siz kadýnlar çok þikâyette bulunuyor, kocalarýnýza nankörlük ediyorsunuz."
"Bunun üzerine kadýnlar takýlarýndan tasadduk etmeye baþladýlar. Hz. Bilâl'in eteðine atýyorlardý."
Buhari, Iydeyn 7; Müslim, Iydeyn 4, (885); Ebu Dâvud, Salât 248, (1141); Nesai, Iydeyn 19, (3, 186, 187).
3015 - Ubeydullah Ýbnu Abdillah lbni Utbe Ýbni Mes'ud (radýyallahu anh) anlatýyor: "Hz. Ömer (radýyallahu anh), Ebu Vâkid el-Leysi (radýyallahu anhümâ)'ye sordu:
"Resulullah (aleyhissalâtu vesselam) kurban ve ramazan bayramlarýnda ne kýraat buyururdu?"
"Resulullah bu namazlarda Kâf ve'l-Kur'ani'I-Mecid, Ýkterebeti's-sâatu ve'n-Þakka'l-Kameru surelerini okurdu" diye cevap verdi."
Müslim, Iydeyn 14, (891); Muvatta, Iydeyn 8, (1, 180); Ebu Dâvud, Salât 252, (1154), Tirmizi, Salât 385, (534); Nesâi, Iydeyn 12, (3, 183, 184).
3016 - Nu'mân Ýbnu Beþir (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm); bayramlarda ve cum'ada Sebbihi'sme. Rabbike'l- A'!â, Hel etake hadisu'l ðâþiye okurdu. Bazan cuma ve bayram bir günde birleþirlerdi. Resulullah bu surelerin her ikisini de (cuma ve bayram) namazlarýnda birlikte okurdu."
Müslim, Cum'a 62, (878); Muvatta, Cum'a 19, (1, 111); Ebu Dâvud, Salât 242, (1122, 1123); Tirmizi, Salât 385, (533); Nesai, Iydeyn 13, (3, 184).
CUMA VE BAYRAMIN AYNI GÜNE RASTLAMASI
3017 - Hz. Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Þu gününüzde iki bayram bir araya geldi. Dileyene (bayram ) cum'a için de yeterlidir. Biz her ikisini birleþtiriyoruz."
Ebu Dâvud, Salât 217, (1074); Ýbnu Mâce, Ýkâmet 166, (1311).
3018 - Ebu Ubeyd Sa'id Ýbnu Ubeyd'in anlattýðýna göre, Hz. Ömer (radýyallahu anh) ile bir bayramda beraber olmuþtur. Hz. Ömer önce namaz kýldýrmýþ, sonra hutbe okuyup halka þöyle hitab etmiþtir:
"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) sizleri bu iki bayram gününde oruç tutmaktan men etti. Bu iki bayramdan biri oruç tuttuðunuz aydaki ramazan bayramýnýzdýr. Diðeri de kurbanlarýnýzdan yediðiniz günün bayramýdýr!''
Ebu Ubeyd der ki: "Ben Hz. Osman (radýyallahu anh) ile de bayram geçirdim. O da hutbeden önce namaz kýldýrdý. Hatta bu bir cum'a günüydü. Avâli halkýna þöyle dediler:
"Kim cumayý beklemek isterse beklesin, kim de ailesine dönmek isterse dönsün, kendisine izin verdik.''
Buhari, Edahi 16, Savm 66, 67; Müslim; Siyam 138, (1137).
3019 - Atâ Ýbnu Ebi Rebâh merhum anlatýyor: "Ýbnu'z-Zübeyr (radýyallahu anhümâ), bize bir cum'a günü gündüzün baþýnda (bayram) namazý kýldýrdý. Sonra biz (öðle vakti) cum'a namazý kýlmak üzere (mescide) gittik. Ýbnu'z-Zübeyr, bize (namaz kýldýrmak üzere mescide) gelmedi. Biz de tek baþýmýza (öðle namazlarýmýzý) kýldýk. O sýrada Ýbnu Abbâs (radýyallahu anhümâ) Tâif'te idi. Medine'ye döner dönmez durumu ona açtýk.
"Sünnet'e uygun haçeket etmiþ!'' dedi.
3020 - Bir baþka rivâyette þöyle gelmiþtir: "Ýbnu'z-Zübeyr zamanýnda ramazan bayramý cum'a gününne rastIamýþtý."
"Ýki bayram, ayný günde bir araya geldiler"! dedi. Sonra ikisini birleþtirip iki rek'at hâlinde sabah erkenden kýldýrdý. Artýk, ikindiyi kýlýncaya kadar baþka bir þey kýlmadý.''
Ebu Dâvud, Salât 217, (1071, 1072); Nesâi, lydeyn 32, (3, 194).
3021 - Hz. Enes (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), Ramazan bayramýnda, sayýca tek olan birkaç hurma yemedikçe namaza gitmezdi."
Buhari, Iydeyn 4, Tirmizi, Salât 390, (543).
3022 - Hz. Ali (radýyallahu anh) demiþtir ki: "Bayram namazýna yaya gitmen, çýkmazdan önce birþeyler yemen sünnettendir.''
Tirmizi, Salat 382; (530); Ýbnu Mâce, Ýkamet 161, (1296).
3023 - Büreyde (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), ramazan bayramý namazýnda bir þeyler yemeden çýkmazdý. Kurban bayramýnda ise, namazdan dönünceye kadar bir þey yemezdi."
Tirmizi, Salât 390, (542).
3024 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bayram namazýna giderken bir yoldan gider, dönerken baþka bir yoldan dönerdi.''
Ebu Dâvud, Salât 254, (1156).
3025 - Ümmü Atiyye (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah bize, bayram namazlarýna genç kýzlarý, çadýrda kalan genç bâkireleri, ve hayýzlý kadýnlarý da çýkarmamýzý emretti. Hayýzlýlarýn da katýlmalarý müslümanlarýn cemaatlerini görmeleri, dualarýnda hazýr bulunmalarý içindi, bunlar namazgahlarýn dýþýnda kalacaklardý."
Buhari, lydeyn 15, 20, Hayz 23, Salât 2, Hacc 81; Müslim, Iydeyn 10, (890); Ebu Dâvud, Salat 247, (1136-1139); Tirmizi, Salât 388, (539, 540); Nesâi, Iydeyn 3, 4, (3, 180, 181).
3026 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Ramazan ve Kurban bayramlarýnda yanýnda bir mýzrak olduðu halde musallaya çýkýyor, (namaz sýrasýnda kýble cihetine) sütre olarak dikiyor, ona doðru namazýný kýlýyordu."
Nesai, Iydeyn 10, (3, 183).
3027 - Sa'lebe Ýbnu Zehdem anlatýyor: "Hz. Ali (radýyallahu anh) Ebu Mes'ud (radýyallahu anh)'u paymýh baþýna koyup kendisi bayram günü namaza gitti ve: "Ey insanlar! dedi, imamdan önce namaz kýlmak sünnette yoktur!''
Nesâi; lydeyn 6, (3, 181, 182).
KÜSÛF NAMAZI
3028 - Hz. Aiþe (radýyallahu anha) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) zamanýnda güneþ tutulmuþtu. Hemen kalkýp halka namaz kýldýrdý. Namazda kýraatý uzun tuttu. Sonra rükuya gitti, rükuyu da uzun tuttu. sonra baþýný kaldýrdý, bu sýrada uzun okudu, ancak bu okuyuþu öncekinden daha kýsa idi. Sonra tekrar rüku yaptý ve rükuyu uzattý, ancak önceki rükudan kýsa idi. Sonra baþýný kaldýrdý, sonra secdeye gidip gidip iki secde yaptý. Sonra kalkýp, birinci rek'atte yaptýklarýný aynen yaptý. Sonra selam verdi. Artýk güneþde açýldý.
Sonra kalkýp halka hitab etti. Dedi ki: "Bilesiniz, güneþ ve ay bir kimsenin ölümü veya hayatý için tutulmaz. Onlar Allah'ýn ayetlerinden iki ayetidir, kullarýna gösterir. Bunlarýn tutulduðunu görünce namaza koþun."
Buhari, Küsüf 2, 4, 5, 13, 19, el-Amel fý's- Salât 11, Bed'ü'l-Halk 4, Tefsir, Maide 13; Müslim, Küsüf 1, 8, (901, 902, 903); Muvatta, Küsüf 1, (1, 186); Ebu Dâvud, 261, 263, 264, 265, (1177, 1180, 1187, 1188, 1190, 1191); Tirmizi, Salât 396, (561, 563); Nesâi, Küsüf 6, 7, 10, 11, (3, 127, 128, 129, 130).
ÝSTÝSKA (YAÐMUR) NAMAZI
3029 - Hz. Enes (radýyallahu anh) anlatýyor: "Ýnsanlar kýtlýða maruz kaIdýlar. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir cum'a günü hutbe verirken bir bedevi kalkýp:
"Ey Allah'ýn Resulü, malýmýz helâk oldu, horantamýz kaldý, bizim için Allah'a dua ediver!'' dedi. Buunun üzerine aleyhissalâtu vesselâm ellerini kaldýrdý. Biz gökte bir bulut göremiyorduk. Nefsim elinde olan Zât'a yemin olsun, daha ellerini geri çekmeden, semâda daðlar gibi bulutlar peydah oldu. Derken daha minberden inmemiþti bile ki, sakalýndan yaðmur damlalarý dökülmeye baþladý. O gün, ertesi güne kadar yaðmur yaðdý. Daha sonraki günde de yaðdý, onu takib eden günde de yaðdý, hatta müteakýp cum'aya kadar yaðýþ devam etti. Öyle ki, o bedevi veya bir baþkasý kalkýp:
"Ey Allah'ýn Resulü, binalarýmýz yýkýldý, mallarýmýz suda boðuldu, bizim için Allah'a dua ediver (artýk yaðmur kesilsin)'' dedi. Aleyhissalâtu vesselâm ellerini kaldýrýp:
"Allahým etrafýmýza yaðdýr, üzerimize olmasýn!'' diye dua ettiler. Eliyle bulutlara doðru hangi istikametteki buluta iþâret etti ise, bulutlar orada açýldý. Bütün Medine buluttan temizlendi."
Bir rivayette de þöyle denmiþtir: "Allahým, (yaðmur) etrafýmýza yaðsýn,
üzerimize deðil! Allahým, daðlarýn ve tepelerin üzerine, vadilerin içine aðaç biten yerlere olsun!'' Hz. Enes der ki: "Bulut hemen çekildi biz de çýkýp güneþte yürüdük.''
Buhari, Ýstiskâ 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 14, 24, Menâkýb 25 Cum'a34, 35, Edeb 68, Da'avât 24; Müslim, Ýstiskâ 9, (897); Muvatta, Ýstiskâ 3, (1, 191); Ebu Dâvud, Salât 260, (1174, 1175); Nesâi, Ýstiskâ 1, 9, 10, 17, 18, (3, 154, 155, 158, 160, l65, 177).
3030 - Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a yaðmur kýtlýðýndan þikâyet edildi. Bunun üzerine bir minber getirilmesini söyledi. Musallaya minber kuruldu. Halka, oraya gidilecek gün tesbit edidi.''
Hz. Âiþe devamla der ki: "Güneþin kýzýllýðý ufukta görülür görülmez yola çýktý. Musallaya varýp minbere oturdu. Tekbir getirdi. Allah'a hamdetti. Sonra:
"Sizler memleketinizin kuraklýðýa uðradýðýndan, yaðmurun normal yaðma zamanýnda gelmeyip gecikmesinden þikayetlendiniz. Allah (celle celaluhu) kendisine dua etmenizi emrediyor. Duanýza icabet edeceðini vaadetti" buyurdular ve sonra þöyle dediler.
"Hamd âlemlenin Rabbine aittir. O, Rahman ve Rahim'dir, âhiret gününün sâhibidir. Allah 'tan baþka ilah yoktur, O dilediðini yapar. Ey Rabbimiz, sen kendisinden baþka ilah olmayan Allah'sýn. Sen zenginsin, biz fakiriz. Üzerimize yaðmur indir. Ýndirdiðini bize kuvvet ve güç kýl. Ecel zamanýmýza kadar yetecek kýl!"
Bunu söyledikten sonra ellerini kaldýrdý. O kadar yukarý kaldýrdý ki, koltuk altý beyazlýðý göründü. Sonra sýrtýný halka dönderdi, elbisesini ters çevirdi, elleri bu sýrada hep kalkmýþ vaziyette idi. Sonra tekrar halka yöneldi: Minberden indi ve iki rek'at namaz kýldý. Anýnda Allah bulut hâsýl etti. Gök gürledi. Þimþek çaktý. Allah'ýn izniyle yaðmur baþladý.
Resullullah daha mescidine dönmeden seller aktý. Aleyhissalâtu vesselam, cemaatin sýðýnaða dönmekteki acelelerini görünce azý diþleri görününceye kadar güldü. Ve: "Þehadet ederim ki, Allah her þeye kâdirdir ve ben de Allah'ýn kulu ve Resulüyüm" buyurdular."
Ebü Dâvud, Salât 260, (1173).
3031 - Hz. Enes (radýyallahu anh) anlatýyor: "Biz Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile beraberken bize yaðmur isâbet etti. Efendimiz elbisesini açtý, bedenine yaðmur isabet etti.
"Bunu niye yaptýnýz?'' diye sorduk.
"O Rabbinden yeni geliyor'' buyurdular.''
Ebu Dâvud, Edeb 114, (5100), Müslim, Ýstiskâ 13, (898).
CENAZE NAMAZI
3032 - Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim üzerine namaz kýlýncaya kadar cenaazede hazýr bulunursa kendisi için bir kirat sevab vardýr. Kim de cenaze gömülünceye kadar hazýr bulunursa iki kiratlýk sevab vardýr. Bir kirat'ýn miktarý Uhud daðý kadardýr."
Buhari, Cenâiz 59; Müslim, Cenaiz 57, (946); Ebu Dâvud, Cenâiz 45; (3168); Nesâi, Cenaiz 54, 59, (4, 54-55, 76, 77); Tirmizi, Cenâiz 49, (1040); Ýbnu Mâce, Cenâiz 34, (1539).
3033 - Yine Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), Necaþi rahimehullah'ýn vefatýný, ölümünün ayný gününde haber verdi. Ashabýyla musallaya musallaya gitti, orada saf baðlatýp dört tekbir getirerek namaz kýldýrdý."
3034 - Sahiheyn ve Nesâi'de gelen bir diðer rivâyette þöyle denir: "(Resulullah aleyhissalâtu vesselam) Necâþi'nin ölüm haberini öldüðü günde haber verdi ve:
"Kardeþiniz için (Allah'tan) mðfiret taleb edin" dedi ve baþka bir þey söylemedi."
Buhari, Cenaiz 4, 55, 61, 65; Menakibu'l-Ensar 38; Müslim Cenâiz 62, 63, (951); Muvatta, Cenâiz 14, (1, 226, 227); Ebu Davud, Cenaiz 62, (3204); Tirmizi, Cenâiz 37, (1022); Nesâi, Ceaiz 76, (4, 72).
3035 - Abdurrahman Ýbnu Ebi Leyla anlatýyor: "Zeyd Ýbnu Ebi Erkâm cenazelerimiz üzerine dört tekbir getirirdi. Bir ara bir cenaze üzerine de beþ tekbir getirmiþti. Sebebini kendisinden sordum, dedi ki: "Resulullah o tekbirleri getirirdi."
Müslim, Cenaiz 72, (957); Ebu Dâvud, Cenâiz 58, (3197); Tirmizi, Cenâiz 37, (1023); Nesai, Cenâiz 76, (4, 72).
3036 - Humeyd Ýbnu Abdirrahmân anlatýyor: "Hz. Enes Ýbnu Mâlik (radýyallahu anh) (cenaze) namazý kýldý. Yanýlýp üç-sefer tekbir getirdi ve selâm verdi. Kendisine (üç sefer tekbir getirdiði) söylendi. Bunun üzerine kýbleye yönelerek dördüncü bir tekbir daha getirdi ve sonra selâm verdi.''
Buhari, Cenaiz 65. (Bunu ta'lik olarak, bab baþlýðýnda zikretmiþtir).
3037 - Ýbnu Abbâs (radýyallahu anhümâ)'ýn anlattýðýna göre, bir cenaze üzerine namaz kýlmýþ ve namazda Fâtiha'yý okumuþtur. Bu hususta kendisine (niye onu okuduðu) sorulunca: "Bu, sünnettendir!'' diye cevap vermiþtir.''
Buhari, Cenâiz 6; Ebu Dâvud, Cenaiz 59, (3198); Tirmizi, Cenâiz 39, (1026); Nesâi, Cenâiz 77, (4, 74, 75).
3038 - Nafi rahimehullah anlatýyor: "Ýbnu Ömer, cenaze için kýlýnan namazda kýraata yer vermezdi."
Muvatta, Cenaiz 19, (1, 255).
3039 - Hz. Ebu Hüreyre radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ölü üzerine namaz kýldýnýz mý ona ihlasla dua edin."
Ebu Davud, Cenaiz 60, (3199); Ýbnu Mace, Cenaiz 23, (1497).
3040 - Yine Ebu Hüreyre (radýyallahu anh)'nin anlattýðýna göre, kendisine: "Cenaze üzerine nasýl namaz kýlarsýn?" diye sorulmuþtu. Dedi ki:
"Ailesinin evinden takibe baþlarým, yere kondu mu tekbir getirir, Allah'a hamd, Resulüne salat eder, sonra þu duayý okurum:
"Ya Rabbi o senin abdindirr, abdinin oðludur, cariyenin oðludur. O, senden baþka ilah olmayýp sadece senin ilah olduðuna, Muhammed7in senin kulun ve elçin olduðuna þehadet ederdi, sen onu (bizden) daha iyi bilirsin. Ay Allahým, eðer o muhsin ise ona yapacaðýn ihsaný artýr. Eðer kötüllerden ise, günahlarýný affet. Ey Allahým, bizi (ona kýlýnan namazýn) ecrinden mahrum etme, ondan sonra bize fitne verme."
Muvatta, Cenaiz 17, (228).
3041 - Avf Ýbnu Mâlik (radýyallahu anlý) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir cenâzenin namazýný kýldýrdý. Okuduðu duadan þunlarý ezberledik:
"Allahým, þunu maðfýret et ve þuna rahmet eyle. Afiyet ver, affeyle, vardýðý yerde ikramda bulun, girdiði yeri geniþlet. Onun (günalarýný) kar ve buzla yýka, hatalardan pâk eyle, týpký elbisenin kirden pâk edilmesi gibi. Onu dünyadaki evinden daha iyi bir eve, ailesinden daha hayýrlý bir aileye koy, eþinden daha hayýrlý bir eþe ulaþtýr. Onu kabir azabýndan, ateþ azabýndan sakýndýr.''
Avf (radýyallahu anh) der ki: "(Resulullah'ýn bu dualarýný iþitince) o ölünün yerinde kendimin olmasýný temenni ettim.''
Müslim, Cenâiz 85, (963); Tirmizi, Cenâiz 38, (1025); Nesâi, Cenâiz 77, (4, 73).
3042 - Hasan Basri (rahimehullah): "Ç'ocuk üzerine‚ Fâtiha okunur'' der ve þöyle dua ederdi: "Ey Allahým; bunu bize öncü yap, karþýlayýcý kýl, (ahiret) azýðý ve ücret yap."
Buhari, Cenâiz 66. (Bab baþlýðýnda senetsiz olarak geçmiþtir.)
3043 - Atâ (radýyallahv anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) oðlu Ýbrahim (ölünce) üzerine namaz kýldýrdý. O zaman çocuk yetmiþinci gününde idi."
Ebu Dâvud, Cenâiz 53, (3188).
3044 - Hz. Câbir (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Çocuk (doðumunda) aðlamadan ölürse üzerine namaz kýlýnmaz, varis olmaz, ona da varis olunmaz."
Tirmizi, Cenaiz 43, (1032); Ýbnu Mace, Cenaiz 26, (1508).
3045 - Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ýn oðlu Ýbrahim onsekiz aylýk iken öldü; Âleyhissalâtu vesselam, üzerine namaz kýlmadý.''
Ebu Dâvud, Cenâiz 53, (3187).
3046 - Nâfi Ýbnu Ebi Galib anlatýyor: "Hz. Enes (radýyallahu anh) bir erkeðin cenâze namazýný kýldýrmýþtý. Baþýnýn yanýnda durdu. Dört kere tekbir getirdi. Bir kadýn üzerine de namaz kýldýrdý. Kadýnýn arka tarafýnda durdu, dört kere tekbir getirdi. Kendisine, Resulullah böyle mi yapardý?'' dendi. "Evet!'' cevabýný verdi.''
Ebu Dâvud, Cenâiz 57, (3194); Tirmizi, Cenâiz 45, (1034).
3047 - Hz. Osman, Hz. Ebu Hüreyre, Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) hazerâtý eýkek ve kadýnlarýn cenâzeleri için namaz kýlarlardý. Erkekleri imimamýn yanýna, kadýnlarý da kýble cihetine koyarlardý."
Muvatta; Cenâiz 24, (1, 230).
3048 - Muhammed Ýbnu Ebi Harmele anlatýyor: "Zeyneb Bintu Ebi Seleme ölmüþtü, o sýrada Medine valisi Târýk idi. Sabah namazýndan sonra cenazesi getirildi ve Bâki mezarlýðýna konuldu. Târýk, sabah namazýný alaca karanlýkta kýlardý. Ýbnu Ömer radýyallahu anhüma cenazenin sahibine:
"Cenazenizi namazý ister hemen kýlýn, isterseniz güneþin yükselmesine kadar te'hir edin" dedi."
Muvatta, Cenâiz 20, (1, 229).
3049 - Nafi anlatýyor: "Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ), sabah ve ikindi namazlarý vaktinde kýlýnmýþ ise bunlardan sonra cenaze namazý kýlardý."
Muvatta, Cenâiz 21, (1, 229).
Buhari'nin bab baþlýðýnda, senetsiz olarak þu rivâyet kaydedilmiþtir: "Ýbnu Ömer mutlaka tâhir olarak cenaze namazý kýlardý. Güneþ doðarken ve batarken cenaze namazý kýlmazdý. Ellerini (de her tekbirde) kaldýrýrdý."
Buhâri, Cenâiz 57.
3050 - Hz. Aiþe (radýyallalýu anhâ) 'den anlatýldýðýna göre, Sa'd Ýbnu Ebi Vakkâs (radýyallahu anh) vefat ettiði zaman, Hz. Aiþe:
"Onu mescide sokun da ben de üzerine namaz kýlayým'' dedi. Ancak onun bu teklifi yadýrgandý ve hüsn-ü kabul görmedi. Bunun üzerine Hz. Aiþe:
"Ýnsanlar ne çabuk unutuyorlar, Allah'a yemin olsun Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Beyzâ'nýn iki oðlu Süheyl ve kardeþinin namazlarýný mescidin içinde kýldýrdý" dedi."
Müslim, Cenâiz 99, (973), Muvatta, 22, (1, 229); Ebu Dâvud, Cenâiz 54, (3189, 3190); Tirmizi, Cenâiz 44, (1033); Nesâi, Cenâiz 70, (4, 68).
3051 - Ýbnu Ömer (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "(Babam) Ömer Ýbnu'l Hattâb'ýn cenâze namazý mescidde kýlýndý.''
Muvatta, Cenâiz 23, (1, 230).
3052 - Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim cenaze namazýný mescidin içinde kýlarsa kendisine (bir sevap) yoktur'' -bir nüshada- "aleyhinde bir þey yoktur."
Ebu Dâvud, Cenâiz 54, (3191).
3053 - Ebu Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Siyahi bir kadýn -veya bir genç- mescidin kayyumluk hizmetini yürütüyor (süpürüp temizliyor)du. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir ara onu göremez oldu. "Kadýn -veya genç- hakkýnda (ne oldu?'' diye) bilgi sordu.
"O öldü!'' dediler. Bunun üzerine
"Bana niye haber vermediniz?'' buyurdular. Ashab sanki kadýncaðýzýn -veya gencin- ölümünü (mühim addetmeyip) küçümsemiþlerdi. Aleyhissalâtu vesselâm: "Kabrini bana gösterin!" diye emrettiler. Kabir gösterildi. Resul-i Ekrem kadýnýn kabri üzerine cenaze namazý kýldý. Sonra:
"Bu kabirler, sâhiplerine karanlýkla doludur. Allah, onlar için kýldýðýnýz namazla kabirleri onlara aydýnlatýr" buyurdular."
Buhari, Cenâiz 67, Salât 72, 74; Müslim, Cenâiz 71, (956); Ebu Dâvud, Cenâiz 67, (3203).
3054 - Hz. Enes (radýyallahýu anh): "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir kabrin üzerinde namaz kýldý'' buyurmuþtur.''
Müslim, Cenâiz 70, (955).
3055 - Ýbnu'l-Müseyyeb (rahimehullah) anlatýyor: "Ümmü Sa'd (radýyallahu anhâ), Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) yokken vefat etti. Gelince üzerine namaz kýldý. Bu esnada bir ay geçmiþti.''
Tirmizi, Cenâiz 47, (1038).
3056 - Ukbe Ýbnu Âmir (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Uhud þehidleri için sekiz yýl sonra, sanki dirilerle (de) ölülerle (de) vedalaþýyormuþcasýna cenaze namazý kýldý..''
Ebu Dâvud, Cenâiz 75, (3223, 3224); Nesâi, Cenâiz 61, (3, 61, 62).
3057 - Hz. Câbir (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Bugün Habeþli sâlih bir kimse öldü, haydi üzerine namaz kýlýn.''
Râvi der ki: "Hemen saf yaptýk (namaza durduk), ben ikinci safta -veya üçüncüde- idim. Aleyhissalâtu vessalâm onun üzerine (gýyabýnda) namaz kýldý.''
Buhari, Cenâiz 55, 54, Menâkibu'l Ensâr 38; Müslim, Cenâiz 64, (952); Nesâi, Cenâiz 72, (4, 69, 70).
3058 - Ebu Berze el-Eslemi (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Mâiz Ýbnu Mâlik'in cenazesine namaz kýlmadý. Ancak ona namaz kýlýnmasýný yasaklamadý da."
Ebu Dâvud, Cenâiz 52, (3186).
3059 - Hz. Ebü Hüreyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a üzerinde borç olan bir ölü getirildiði zaman:
"Borcunu ödeyecek bir mal býraktý mý?'' diye sorardý. Eðer yeterli mal býraktýðý söylenirse namazýný kýlardý. Aksi takdirde:
"Arkadaþýnýzýn namazýný kýlýn!" derdi. Ancak Allahu Teâla Hazretleri Resülüne fetihler müyesser ettiði zaman (her getirilenin) namazýný kýldý ve (borcu var mý? diye) sormadý. Þöyle derdi:
Ben mü'minlere nefislerinden evlayým. Öyleyse, kim borç veya aðýr bir yük veya horanta býrakýrsa o banadýr, benim üzerimedir. Kim de mal býrakýrsa o da kendi varislerinedir."
Buhari, Ferâiz 4, 15, 25, Kefâlet 5, Ýstikrâz 11, Tefsir, Ahzâb 1, Nafakât 15; Müslim, Feraiz 14, (1619); Tirmizi, Cenâiz, 69, (1070); Nesai, Cenaiz 67, (4, 66).
3060 - Câbir Ýbnu Semüre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselam)'a, kendisini öldüren bir adam getirilmiþti, üzerine namaz kýlmadý."
Müslim; Cenâiz 107, (978); Tirmizi, Cenâiz 68, (1068); Nesâi, Cenâiz 68, (4, 66).
3061 - Hz. Aiþe (radýyallahu anhâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Üzerine müslümanlardan, kendisine þefaat taleb eden yüz kiþinin namaz kýldýðý her ölüye mutlaka þefaat edilir.''
Müslim, Cenâiz 58, (947), Tirmizi, Cenâiz 40, (1029); Nesâi, Cenâiz 78, (4, 75).
3062 - Ýbnu Abbâs (radýyallahu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý iþittim, diyordu ki:
"Bir müslüman ölür, cenaze namazýna Allah'a þirk koþmayan kýrk kiþi katýlýrsa, Allah, bunlarýn onun hakkýndaki þefaatini mutlaka kabül eder.''
Müslim, Cenâiz 59, (948); Ebu Dâvud, Cenâiz 45, (3170).
3063 - Mâlik Ýbnu Hübeyre (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir müslüman ölür ve üzerine, müslümanlardan üç saf namaz kýlarsa, (Allah þefaati) mutlaka vâcib kýlar.''
(Hadisin râvisi) Mâlik (radýyallahu anh), cenazeye katýlanlar az olursa, bu hadis sebebiyle cemaati üç safa taksim ederdi.''
Ebu Dâvud, Cenaiz 43, (3166); Tirmizi, Cenâiz 40 (1028).
TAHÝYYETÜ'L-MESCÝD
3064 - Ebu Katâde (radýyallalýu anh) anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Biriniz mescide girince oturmazdan önce iki rek'at kýlýversin."
Buhari, Salat 60, Teheccüt 25; Müslim, Müsafirin 69, (714); Muvatta, Kasdu's-Salât 57, (1, 162); Ebu Dâvud, Salât 19, (367; 368); Tirmizi, Salât 235, (316); Nesâi, 37, (2, 53).
3065 - Kà'b Ýbnu Mâlik (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselâm), bir seferden dönünce önce mescide uðrar, orada iki rek'at namaz kýlar, sonra insanlar (ile görüþmek için) otururdu."
Ebu Dâvud, Cihâd 178, (2781); Buhari, Salât 59 (bab baþlýðýnda muallak olarak).
ÝSTÝHARE NAMAZI
3066 - Hz. Câbir (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselâm) bize, Kur'àn'dan -bir süre öðrettiði gibi her iþte istiharede bulunmamýzý öðretirdi. Derdi ki: "Biriniz bir iþi yapmaya arzu duyduðu zaman, farzlar dýþýnda iki rek'at namaz kýlsýn, sonra þu duayý okusun: "Allahým, senden hayýr taleb ediyorum, zira sen bilirsin. Senden hayrý yapmaya kudret taleb ediyorum, zira sen vermeye kâdirsin, Rabbim yüce fazlýný da taleb ediyorum. Sen herþeye kâdirsin, ben âcizim. Sen bilirsin, ben cahilim. Sen gayýblarý bilirsin.
Allahým, eðer biliyorsan ki bu iþi bana dinim, bayatým ve sonum için -veya hal-i hazýrda ve ileride demiþti- hayýrlýdýr, bunu bana takdir et ve yapmamý kolay kýl. Sonra da onu hakkýmda mübarek kýl. Eðer bu iþin, bana dinim, hayatým ve âkibetim için -veya hal-i hazýrda ve ileride dedi- zararlýdýr; onu benden çevir, beni de ondan çevir. Hayýr ne ise bana onu takdir et, sonra da bana onu sevdir!"
Hz. Câbir dedi ki: "Bu duadan sonra yapacaðý iþi zikrederdi.''
Buhari, Da'avât 48; Teheccüd 25, Tevhid 10; Ebu Dâvud, Salât 366, (1538); Tirmizi, Salât 394, (480); Nesâi, Nikâh 27, (6, 80, 81); Ýbnu Mâce, Ýkâmet, 188, (1383).
HACET NAMAZI
3067 - Abdullah Ýbnu Ebi Evfâ (radýyallatýu anhümâ) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: "Kimin Allah'a veya herhangi bir insana ihtiyacý hâsýl olursa önce abdest alsýn, abdesti de güzel yapsýn, sonra iki rek'at namaz kýlsýn, sonra Allah Teâla Hazretlerine senâda bulunsun, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a salât okusun, sonra þu duayý okusun:
"Halim, kerim olan Allah'tan baþka ilâh yoktur. Arþ-ý Azam'ýn Rabbi noksan sýfatlardan münezzehtir. Hamd âlemlerin Rabbine âittir. Rahmetine vesile olacak amelleri, maðfiretini celbedecek esbabý (hakkýmda yaratmaný) taleb ediyor, her çeþit günahtan koruman için yalvarýyor, her çeþit iyilikten zenginlik, her çeþit günahtan selâmet diliyorum. Rabbim! Affetmediðin hiçbir günahýmý, kaldýrmadýðýn hiçbir sýkýntýmý býrakma! Hangi amelden razý isen onu ver, ey rahim olan, bana en ziyade rahmet gösteren Rabbim!''
Tirmizi, Salât 348, (479); Ýbnu Mâce, Ýkamet 189, (1384).
TESBÝH NAMAZI
3068 - Ýbnu Abbâs (radýyallahu anhümâ) ve Ebu Râfi (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Abbâs Ýbnu Abdilmuttalib (radýyallahu anh)'e dediler ki:
"Ey Abbâs, ey amcacýðým! Sana bir iyilik yapmayayým mý?" Sana baðýþta bulunmayayým mý? Sana ikram etmeyeyim mi? Sana on haslet(in hatýrlatmasýný) yapmayayým mý? Eðer sen bunu yaparsan, Allah senin bütün günahlarýný önceki-sonraki, eskisi-yenisi, hatâen yapýlaný-kasden yapýlaný, küçüðünü-büyüðünü, gizlisini-alenisini yani hepsini affeder. Bu on haslet þunlardýr: Dört rek'at namaz kýlarsýn, her bir rek'atte, Fatiha suresi ve bir sure okursun. Birinci rek'atte kýraati tamamladýn mý, ayakta olduðun halde onbeþ kere "Subhanallahi velhamdülillahi ve lailahe illallahu vallahu ekber" diyeceksin. Sonra rüku yapýp, rükuda iken ayný kelimeleri on kere söyleyeceksin, sonra baþýný rükudan kaldýracaksýn, ayný þeyleri onar kere söyleyeceksin. Sonra secde edip, secdede iken onlarý onar kere söyleyeceksin. Sonra baþýný secdeden kaldýracaksýn, onlarý onar kere söyleyeceksin. Sonra tekrar secde edip ayný þeyleri onar kere söyleyeceksin. Sonra baþýný kaldýrýr, bunlarý on kere daha söylersin. Böylece her bir rek'atte bunlarý yetmiþbeþ defa söylemiþ olursun.
Ayný þeyleri dört rek'atte yaparsýn. Dilersen bu namazý her gün bir kere kýl. Her gün yapamazsan haftada bir kere yap, haftada yapamazsan her ayda bir kere yap. Ayda olmazsa yýlda bir kere yap. Yýlda da yapamazsan hiç olsun ömründe bir kere yap."
Ebu Dâvud, Salât 303, (1297,1299); Tirmizi, Salât 350, (482); Ýbnu Mâce; Ýkamet 190, (1386, 1387).
NAMAZLA ÝLGÝLÝ BAZI HADÝSLER
3069 - Ýbnu Mes'ud (radýyallahu anh) buyurdular ki: "Hiçbirinizin, namazýndan þeytana bir pay kalmamalýdýr. Herkes namazdan çýkarken, saðýndan kalkmanýn üzerine bir vecibe olduðunu sanýr. Halbuki ben Resulullah7ýn çok kere solu üzerinden kalktýðýný da gördüm."
Buhari, Ezan 159; Müslim, Müsafirin 59, (707); Ebu Davud, salat 204, (1042); Nesai, Sehv 100, (3, 81).
3070 - Hz. Aiþe radýyallahu anha) anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ý ayakta ve otururken su içerken gördüm. yalýnayak ve ayakkabýlý olduðu halde namaz kýlarken gördüm. Namazdan saðý ve solu üzerine ayrýlýrken de gördüm."
Nesai, Sehv 100, (3, 82).
3071 - Ýbnu Abbas (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm zamanýnda, farz namazlardan çýkarken insanlar yüksek sesle zikrederlerdi."
Buhari, Ezan 155; Müslim, Mesacid 120, (583); Ebu Davud, Salat 191, (1002, 1003); Nesai, Sehv 79, (3, 67).
3072 - Ebu Rimse (radýyallahu anh) anlatýyor: "Bir adam, namazýn ilk tekbirine yetiþerek Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ile birlikte namaz kýldý. Aleyhissalatu vesselam önce saðýna sonra soluna selam verdi. (Baþýný öylesine çevirdi ki, gerisinde olduðumuz halde) yanaklarýnýn beyazlýðýný gördük. Sonra namazdan çýktý. Kendisiyle namazýn ilk tekbire yetiþen zat hemen kalkýp ilave namaza baþladý. Hz. Ömer (radýyallahu anh) ona doðru fýrlayarak adamý omuzlarýndan yakalayýp sarstý ve:
"Otur! Ehl-i kitabý helâk eden þey, namazlarý arasýna bir fasýla býrakmamalarýndan baþka bir þey deðildir!2 dedi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm nazarýný çevirip:
"Ey Ýbnu'l-Hattab, Allah seni (doðruya) isabet ettirdi" buyurdu."
Ebu Davud, Salat 194, (1007).
3073 - Ebu Þa'sa (rahimehullah) anlatýyor: "Biz ebu Hüreyre (radýyallahu anh) ile birlikte mescidde oturuyorduk, Müezzin ezan okudu. Bir adam kalkýp yürümeye baþladý. Ebu Hüreyre, adam mescidden çýkýncaya kadar gözleriyle onu takip etti ve:
"Þu adam Ebu'l-Kasým aleyhissalatu vesselam'a asi oldu!" buyurdu."
Müslim, Mesacid 258, (655); Ebu Davud, salat 43, (536); Tirmizi, Salat 150, (204); Nesai, Ezan 40, (2, 29).
3074 - Simak Ýbnu Harb anlatýyor: "Cabir Ýbnu Semüre (radýyallahu anh)'ye dedim ki:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'la beraber oturdun mu?"
"Evet dedi, hem de çok. Sabah namazý kýlýnca, namaz kýldýðý yerden güneþ doðuncaya kadar kalkmazdý. Bu esnada (cemaat) birbirlerine cahiliye devri ile ilgili þeyler anlatýrlar ve gülerlerdi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm da tebessüm buyururlardý."
Müslim, Mesacid 286, (670); Ebu Davud, Salat 301, (1294); Tirmizi, salat 412, (585); Nesai, Sehv 99, (3, 80).
3075 - Ýbnu Ömer radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Bedeviler, sakýn namazýnýzýn isminde size galebe çalýp deðiþtirmesinler. Çünkü onun Kitabullah'taki ismi "iþâ" (yatsý)dýr. Bedeviler develerini saðarken karanlýða kalýrlar da (yatsýya ateme derler)."
Müslim, Mesacid 228, (644); Ebu Davud, Edeb 86, (4984); Nesai, Mevakit 23, (1, 270).
3076 - Abdullah Ýbnu Muðaffel (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bedeviler, akþam namazýnýzýn isminde sakýn-size galebe çalmasýnlar!" (Resulullah devamla) dedi ki: "Bedeviler ona (sadece) iþâ derler."
Buhari, Mevâkit 19.
3077 - Ebu Berze el Eslemi (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) yatsýdan önce uyumayý, sonra da konuþmayý mekruh addederdi.''
Buhari, Mevâkit 23; Müslim, Mesâcid 237; (647); Ebu Dâvud, Salât 3, (398); Tirmizi, Salât 125.
3078 - Hz. Ömer (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), Hz. Ebu Bekir (radýyallahu anh) ve yanlarýnda ben de bulunduðum halde müslümanlarýn meselelerini (konuþmak için) gece geç vakte kadar uyanýk kalýrlardý."
Tirmizi, Salât 126.
3079 - Ashab'tan Huzâ'alý birinin rivâyet ettiðine göre, bir gün: "Keþke (yatsý) namazýmý kýIýp da istirahat etseydim'' diye temennide bulunmuþtu. Kendisini bu sözü sebebiyle ayýpladýlar. Onlara þu cevabý verdi:
"Ben Resulullah'ýn þöyle söylediðini iþittim: "Ey Bilal, ikamet oku da bizi rahatlat!''
3080 - Hz. Ali'ye ait bir baþka rivâyette, Hz. Ali: "Namazýmý kýlar istirahat ederim'' demiþti. Kendisini ayýpladýlar. O da þu cevabý verdi:
"Ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý iþittim. Þöyle demiþti:
"Ey Bilal kalk, bizi namazla istirahate kavuþtur."
Ebu Dâvud, Edeb 86, (4985, 4986).
3081 - Osman Ýbnu Ebi'l-As (radýyallahu anh) anlatýyor: "Ey Allah'ýn Resülü dedim, þeytan benimle namazýmýn ve kýraatimin arasýna girip kýraatimi iltibas etmeme sebep oluyor, (ne yapayým?)''
Aleyhissalâtu vesselâm bana þu cevabý verdi: "Bu Hýnzeb denen bir þeytandýr. Bunun geldiðini hissettin mi ondan Allah'a sýðýn. Sol tarafýna üç kere tükür!''
(Osman Ýbnu Ebi 'I-As) der ki: "Ben bunu yaptým, Allah Teâla Hazretleri onu benden giderdi."
Müslim, Selâm 68, (2203).
ÖÐLE NAMAZI VAKTÝ
6157 - Habbab (Ýbnu Eret) ve Abdullah Ýbnu Mes'ud radýyallahu anhümâ anlatmýþlardýr: "Biz Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a kýzgýn kumlarýn hararetinden þikayet ettik. Fakat þikayetimizi dinlemedi.
ÖÐLEYÝ SERÝNLÝÐE BIRAKMA
6158 - Muðire Ýbnu Þ'u'be radýyallahu anh anlatýyor: "Biz Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ile birlikte öðleyi gün ortasý sýcaklýðýnda kýlardýk. (Bir ara) bize: "Öðle namazýný serinliðe býrakýn. Zira hararetin iddeti cehennemin kabarmasýndandýr" buyurdular."
6159 - Ýbnu Ömer radýyallahu anhümâ anlatýyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Öðle namazýný serinliðe býrakýn."
AKÞAM NAMAZI VAKTÝ
6160 - Abbâs Ýbnu Abdi'l-Muttalib radýyallahu anh anlatýyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Ümmetim, akþam namazýný yýldýzlar cývýldaþýncaya kadar tehir etmedikçe fýtrat üzerine devam eder."
Ebu Abdillah Ýbnu Mace der ki: "Muhammed Ýbnu Yahya'nýn þöyle dediðini iþittim: "Bu hadis hakkýnda alimler Baðdat'ta anlaþmazlýða düþtüler. Ben ve Ebu Bekr el-A'yan, Avvâm Ýbnu Abbâd Ýbni'l-Avvâm'a kadar gidip sorduk. Bize, babasýna ait asýl nüshayý çýkardý, araþtýrdý, hadisi orada buldu."
YATSIDAN ÖNCE YATILMAZ, SONRA KONUÞULMAZ
6161 - Abdullah Ýbnu Mes'ud radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalâtu vesselâm, bize, yatsý namazýndan sonra gece sohbetini kýtmýþtýr, yani bize bunu yasaklamýþtýr."
YATSIYA ATEME DEMEYÝN
6162 - Hz. Ebu Hureyre radýyallahu anh anlatýyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Bedeviler, (yatsý) namazý meselesinde size galebe çalmasýnlar." Ýbnu Harmele þu ilavede bulundu:- Bu namazýn adý iþâ (=yatsý)dýr.- Bedevîler ona, develeri sebebiyle geciktirip tehir ettikleri için "ateme" derler."
EZAN NASIL BAÞLADI?
6163 - Sâlim, babasý Abdullah Ýbnu Ömer radýyallahu anhümâ'dan anlatýyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, namazlarý (duyurup toplanmayý saðlama) vasýtasý üzerine halkla istiþare etti. Boru öttürmeyi teklif ettiler. Yahudiler(in usulü olmasý) sebebiyle bunu hoþ karþýlamadý. Bunun üzerine halk çan çalýnabileceðini hatýrlattý. Aleyhissalâtu vesselâm, hýristiyanlara benzeme) endiþesiyle bunu da hoþ karþýlamadý. Ayný gece, Ensardan Abdullah Ýbnu Zeyd denen bir zata ve Ömer Ýbnu'I-Hattâb'a rüyalarýnda ezan öðretildi. Ensari, geceleyin Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'in kapýsýný çaldý. Resülullah aleyhissalâtu vesselâm onu (öðrenip okumasýný) Bilal'e emretti. Bilal da ezan olarak okudu."
Zührî diyor ki: "Bilal radýyallahu anh hazretleri sabah ezanýna þu ibareyi ilave etti: "Essalâtu hayrun mine'n-nevm (=namaz uykudan hayýrlýdýr)." Resülullah bu ilaveyi teyid etti."
Hz. Ömer radýyallahu anh: "Ey Allah'ýn Resulü, Abdullah Ýbnu Zeyd'in gördüðünü rüyamda ben de görmüþtüm (ancak o, size duyurmakta benden önce davrandý)" dedi."
EZANDA TERCÍ
6164 - Ebu Mahzura Ýbnu Mi'yer radýyallahu anh'ýn terbiyesinde yetim olarak yetiþen Abdullah Ýbnu Muhayrýz'dan rivayet edildiðine göre, "Ebu Mahzure, kendisini Suriye'ye göndermek üzere hazýrlarken, Abdullah, Ebu Mahzure'ye þöyle dediðini anlatýyor: "Ey amcacýðým! Ben Suriye'ye gidiyorum ve senin ezan okuyuþunun (hikayesini) soruyorum."
Ravi, bunun üzerine Ebu Mahzure'nin þunu anlattýðýný belirtir: "Ben bir grupla birlikte yola çýkmýþtým. Epey bir yol almýþtýk. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ýn müezzini Aleyhissalâtu vesselâm'ýn yanýnda namaz için ezan okudu. Biz de müezzinin sesini Aleyhissalâtu vesselam'a arkamýz dönük olarak iþittik. Biz onun sesini alaylý alaylý tekrar edip yansýladýk. (Bu yaptýðýmýzý) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm iþitti. Bize bazý kimseler yollayarak yanýna çaðýrttý önüne oturttu ve: "Kulaðýma kadar gelen ses hanginizin?" dedi. Arkadaþlarým beni iþaretlediler. Doðru da söylediler. Resülullah, onlarý geri çevirdi, beni alýkoydu. Sonra bana: "Kalk ezan oku!" dedi. Doðruldum. (Ezaný bilmediðimden) öyle mahçup olmuþtum ki, o anda nazarýmda Resûlullah'tan ve yapmamý emrettiði þeyden daha menfur bir þey yoktu. Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'ýn önünde doðrulmuþ, öyle kalmýþtým.
Bunun üzerine Resülullah aleyhissalâtu vesselâm, ezaný kendisi bana okudu. Arkadan: "Haydi söyle!" dedi. Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber, Eþhedü en Iâ ilahe illallah, eþhedu en lâ ilahe illallah, Eþhedü enne Muhammede'r-Resülullah, eþhedü enne Muhammede'r-Resûlullah!"
Sonra bana þunu söyledi: "Sesini yükselt. Eþhedü en lâ ilâhe illallah, eþhedu enlâilahe illallah, eþhedü enne Muhammede'r-Resülullah, eþhedu enne Muhammede'r-Resülullah, Hayye ala's-salâti, hayye ala's-salah, Hayye ala'l-Felâhi hayye alâ'l-felah. Allahuekber Allahuekber, lâ-ilahe illallah!"
Sonra, ezaný bitirince beni çaðýrdý ve bana içerisinde gümüþ para bulunan bir çýkýn verdi. Sonra elini Ebu Mahzûra'nýn alnýna koydu, arkadan yüzüne kaydýrdý, sonra göðsü üzerine götürdü, sonra ciðerinin üzerine kaydýrdý. Sonra Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ýn mübarek eli, Ebu Mahzûra'nýn göbeði üzerine ulaþtý. Sonra Aleyhissalâtu vesselâm: "Allah seni mübarek kýlsýn, Allah sana bereket yaðdýrsýn" dedi. Ben de:
"Ey Allah'ýn Resûlü! Bana Mekke'de ezan okumamý emir buyursanýz?" dedim."
"Haydi emrettim!" buyurdular.
Derken içimde Resûlullah'a karþý duyduðum bütün kötü hisler kayboldu. Yerine Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm sevgisi doldu. Hemen Resûlullah'ýn Mekke'deki valisi Attâb Ýbnu Esid'in yanýna geldim. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ýn emri sebebiyle Attab'ýn yanýnda namaz için ezaný ben okudum."
Ravi der ki: "Ebu Mahzura'ya yetiþenler bu hadiseyi, Abdullah Ýbnu Muhayriz'in bana anlattýðý þekil üzere bana tahdis ettiler."
EZANDA SÜNNET
6165 - Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'ýn müezzini Sa'd el-Karazi radýyallahu anh'tan rivayet edildiðine göre, "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Bilal radýyallahu anh'a (ezan okurken) iki parmaðýný kulaðýna sokmasýný emrederek: "Þüphesiz bu, sesin daha çok yükselmesini saðlar" buyurmuþtur."
6166 - Ebu Cuhayfe radýyallahu anh anlatýyor: "Ebtah nam mevkide Resûlullah aleyhissatâtu vesselâm'ýn yanýna geldim. Kýrmýzý bir çadýrda kalýyordu. Derken Bilâl çýkýp ezan okudu. Ezanýnda her bir cihete dönüyor ve iki parmaðýný kulaklarýna sokuyordu."
6167 - Ýbnu Ömer radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Müezzinlerin boyunlarýna, müslümanlarýn iki hasletleri takýlmýþtýr: Namazlarý ve oruçlarý. (Bunlarýn vakitlerini müslümanlara müezzinler ilan eder.)"
6168 - Hz. Bilal radýyallahu anh'ýn anlattýðýna göre: "(Bir gün) sabah namazýný haber vermek üzere Aleyhissalâtu vesselâm'ýn yanýna gelmiþ, ancak kendisine "uyuyor" denilmiþ. Bunun üzerine:
"Essalâtu hayrun mine'n-Nevm, essalatu hayrun mine'n-nevm (namaz uykudan daha hayýrlýdýr)!" demiþtir. Bundan böyle bu ibarenin sabah ezanýna dahil edilmesi kabul görmüþ ve ezan bu minval üzere kesinlik kazanmýþtýr."
EZAN OKUNURKEN EZAN TEKRAR EDÝLÝR
6169 - Ebu Hureyre radýyallahu anh anlatýyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Müezzin ezan okuduðu vakit onun söylediklerini aynen tekrar edin.
6170 - Ümmühâtu'l-Mü'minin'den olan Ümmü Habibe radýyallahu anhâ'nýn anlattýðýna göre, "Resûlullah aleyhissalatu vesselam, yanýnda iken, ister gece, ister gündüz olsun, her ne zaman müezzinin ezanýný iþitirse, müezzinin söylediðini aynen tekrar etmiþtir."
EZANIN FAZÝLETÝ
6171 - Ýbnu Ömer radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim oniki yýl müezzinlik yaparsa ona cennet vacip olur. Ona, her gün için, ezaný sebebiyle altmýþ hasene yazýlýr, her bir ikâmeti için de otuz hasene yazýlýr."
ÝKAMETTE BÝRER BÝRER OKUMA
6172 - Aleyhissalâtu vesselâm'ýn müezzinlerinden Sa'd el-Karazi radýyallahu anh'ýn rivayetine göre, "Bilal-i Habeþi radýyallahu anh'ýn ezaný ikiþer ikiþer idi. Ýkameti ise birer birerdi."
6173 - Ebu Râfi' Mevla Resûlîllah anlatýyor: "Ben Bilâl radýyallahu anh'ýn, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ýn yanýnda ikiþer ikiþer ezan okuduðunu, birer birer de ikamet getirdiðini gördüm."
EZAN OKUNUNCA MESCÝDDEN ÇIKILMAZ
6174 - Hz. Osman radýyallahu anh anlatýyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kim mescidde iken ezan okunmaya baþladýðý halde, bir ihtiyaç olmadan ve tekrar mescide dönme gayeside bulunmadan mescidi terkederse o kimse münafýktýr."
NAMAZDA ÝSTÝAZE VE KIRAAT
6200 - Ýbnu Mes'ud radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Allahümme inni euzü bike mine'þ-þeytani'r-racim ve hemzihi ve nefhihi ve nefsihi "Allahým, þeytan-ý racimden, onun dürtmelerinden, telkinlerinden, atacaðý kibirden sadece sana sýðýnýrým" diye dua ederdi."
KIRAATA NE ÝLE BAÞLANIR?
6201 - Hz. Ebu Hureyre radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam namazýn kýraatini "Elhamdulillahi Rabbi'l-alemin..." ile baþlatýrdý."
CUMA GÜNÜ SABAH NAMAZINDA KIRAAT
6202 - Mus'ab Ýbnu Sa'd'ýn babasý Sa'd Ýbnu Ebi Vakkas ve Ýbnu Mes'ud radýyallahu anhüm'ün anlattýklarma göre: "Resulullah aleyhissalatu vesselam cuma günü sabah namazýnda "Elif-lâm-mim tenzil ve Hel etâ a'le'l-Ýnsan" surelerini okurdu."
ÖÐLE VE ÝKÝNDÝDE KIRAAT
6203 - Ebu Sa'idi'l-Hudri radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ýn ashabýndan Bedir savaþýna katýlanlardan otuz tanesi toplanarak aralarýnda: "Gelin, Resulullah'ýn namazda sessiz okuduðu kýraatýn kaç ayet olduðunu kýyaslayarak tesbit edelim" dediler. Bu hususta iki kiþi bile ihtilaf etmedi. Aleyhissalatu vesselam'ýn öðle namazýnda okuduðu ayetin miktarýný kýyas suretiyle hesaplayýp otuz ayet kadar olduðunu tesbit ettiler. Ýkinci rekatte okuduðu bunun yarýsý kadardý. Ayný ölçümü ikindi namazý için de yaptýlar. Ýkindinin kýraati öðlenin son iki rekatýndaki kýraatin yarýsý kadardý."
AKÞAM NAMAZINDA KIRAAT
6204 - Ýbnu Ömer radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam akþam namazýnda "Kul ya eyyühe'l-kafirün" ve "kul hüvallahu ahad" surelerini okurdu."
ÝMAMIN ARKASINDA KIRAAT
6205 - Ebu Said radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Ýster farz ister nafilelerde olsun her rekatte "elhamdulillahi Rabbi'l-alemin" suresi ile bir baþka sure okumayanýn namazý namaz deðildir."
6206 - Amr Ýbnu Þu'ayb an ebihi an ceddihi radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ýçinde Fatiha suresi okunmayan her namaz noksandýr, noksandýr."
6207 - Ebu'd-Derda radýyallahu anh'ýn anlattýðýna göre: "Bir adam kendisine: "Namazda imam okurken ona uyan kimse de Kur'an'dan okur mu?" diye sormuþ, o da þu cevabý vermiþtir: "Bir adam, Aleyhissalatu vesselam'a her namazda kýraat var mý ?" diye sormuutu da Aleyhissalatu vesselam'dan: "Evet!" cevabýný almýþtý. Bunun üzerine cemaatten biri de: "Bu vacip oldu" demiþti."
6208 - Hz. Cabir radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Kim imama uymuþ ise, imamýn kýraatý onun da kýraatidir" buyurdular."
AMÝN'Ý CEHREN SÖYLEMEK
6209 - Hz. Ebu Hureyre radýyallahu anh anlatýyor: "Ýnsanlar amin demeyi terkettiler. Halbuki Resulullah aleyhissalatu vesselam, namazda "gayri'l maðdubu aleyhim ve la'd-dallin" deyince amin derdi, bunu ön saftakiler iþitirdi, sonra mescid amin sesiyle dalgalanýrdý."
6210 - Hz. Ali radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ýn "Ve la'd-dallin" deyince amin dediðini iþittim."
6211 - Hz. Aiþe radýyallahu anha'nýn anlattýðýna göre: "Resulullah aleyhissalatu vesselam:
"Yahudiler, sizi, selamýnýz ve amin deyiþiniz sebebiyle kýskandýklarý kadar bir baþka þey için kýskanmamýþlardýr" buyurmuþlardýr."
6212 - Ýbnu Abbas radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Yahudiler sizi, amin deyiþiniz kadar bir baþka þey için kýskanmazlar. Öyleyse amin sözünü çok söyleyin."
RÜKUYA GÝDERKEN RUKUDAN KALKARKEN ELLERÝ KALDIRMA
6213 - Hz. Ebu Hureyre radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ýn, namazda, iftitah tekbiri sýrasýnda ellerini omuzlarýnýn hizasýna kadar kaldýrdýðýný gördüm. Rüku sýrasýnda da, (rükudan) secdeye gitme) sýrasýnda da ayný þekilde kaldýrýyordu."
6214 - Umayr Ýbnu Habib radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam farz namazda, her tekbir ile beraber ellerini kaldýrýrdý."
6215 - Ýbnu Abbas radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, her tekbir sýrasýnda ellerini kaldýrýrdý."
6216 - Hz. Enes radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, namaza girdiði vakit ve rükuya giderken ellerini kaldýrýrdý."
6217 - Hz. Cabir Ýbnu Abdillah radýyallahu anhüma, namaza baþlarken ellerini kaldýrýrdý. Rükuya gidince, rükudan baþýný kaldýrýnca ayný þekilde ellerini kaldýrýrdý ve derdi ki:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam'ý bu þekilde yapýyor gördüm." Ýbrahim Ýbnu Tahman ellerini kulaklarýna kadar kaldýrýrdý.
NAMAZDAKÝ RÜKU
6218 - Ali Ýbnu Þeyban radýyallahu anh anlatýyor: "Kavmimizin heyetiyle Resulullah aleyhissalatu vesselam'a geldik. Ona biat ettik ve arkasýnda namaz kýldýk. Aleyhissalatu vesselam namazýný tam yapmayan yani rüku ve secdede belini düzgün tutmayan bir adama gözünün ucuyla baktý. Resulullah namazý kýlýnca: "Ey müslümanlar, rüku ve secdede belini düzgün tutmayan kimsenin namazý namaz deðildir" dedi."
6219 - Vabýsa Ýbnu Ma'bed radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ý namaz kýlarken gördüm, rüku yapýnca sýrtýný (baþýný) dümdüz yapýyordu. Öyle ki üzerine su dökülecek olsa öyle sabit kalacaktý."
ELLERÝ DÝZLER ÜZERÝNE KOYMA
6220 - Hz. Aiþe radýyallahu anha anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam rüku sýrasýnda ellerini diz kapaklarý üzerine koyar, pazularýný da (karnýndan yanlara doðru) uzaklaþtýrýrdý."
RÜKUDAN DOÐRULURKEN NE OKUMALI?
6221 - Ebu Cuheyfe anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam namazdayken, yanýnda nasiblerden bahis açýldý. Bir adam: "Falanýn nasibi atlardadýr" dedi. Bir diðeri: "Falanýn nasibi de develerdedir" dedi. Bir baþkasý da: "Falanýn nasibi koyunlardadýr" dedi. Bir diðeri "Falanýn nasibi kölededir" dedi. Aleyhissalatu vesselam namazýný kýlýp son rek'at(ýn rükuun)dan baþýný kaldýrýnca: "Ey Rabbimiz! Semavat ve arz dolusu, daha baþka dileyeceðin þeyler dolusu hamdimiz sanadýr. Ey Rabbimiz! Senin verdiðine mani olacak yoktur. Men ettiðin þeyi de verecek yoktur. Nasib sahibinin de bir faydasý yoktur. Nasibi veren de sensin" dedi ve Aleyhissalatu vesselam onlara, dediklerinin doðru olmadýðýný duyurmak için sesini nasib kelimesinde uzattý."
ÝKÝ SECDE ARASINDA OTURMA
6222 - Hz. Enes radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bana: "Baþýný secdeden kaldýrýnca, köpeðin ayaklarýný dikip mak'adýnýn üzerine oturduðu þekilde oturma. Kabalarýný ayaklarýnýn arasýna al ve ayaklarýnýn üst kýsmýný yere yapýþtýr" buyurdular."
ÝKÝ SECDE ARASINDA NE DEMELÝ?
6223 - Ýbnu Abbas radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam gece namazýnda, iki secde arasýnda: "Rabbi'ð-fir li ver'hamni vecburni ve'rzukni verfa'ni (Rabbim! Beni maðfiret et, bana rahmet buyur, kýrýklarýmý iyileþtir hana rýzýk ver derecemi yükselt)" diye dua ederdi."
PEYGAMBER'E SALAVAT
6224 - Abdullah Ýbnu Mes'ud radýyallahu anh þöyle dedi: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a salavat okuyunca salavatý güzel yapýn. Zira siz bilemezsiniz, belki bu salavatýnýz ona arzedilir."
Kendisine: "Öyleyse (güzel olan salavatý) bize öðretin!" dediler. O da: "Þöyle söyleyin: Allahümme'c'al salateke ve rahmeteke ve berekatike ala seyyidi'l-mürselin ve imami'l-Muttakin ve hatemi'n-nebiyyin Muhammedin abdike ve Resulike imamý'l-hayri ve kaidi'l-hayrý ve Resulir-rahmeti.
Allahümme'b'ashu makamen mahmuden yaðbituhu bihi'l-evvelin ve'l-ahirün.
Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammedin kema sallayte ala Ýbrahime ve ala al-i Ýbrahime inneke hamidun mecid.
Allahümme barik ala Muhammedin ve ala ali Muhammedin kema barekte ala Ýbrahime ve ala al-i Ýbrahime inneke hamidun mecid.
(Allahým salatýný, rahmetini, bereketlerini peygamberlerin efendisi, muttakilerin imamý ve peygamberlerin sonuncusu olan Muhammed'e kýl. O senin kulun ve elçindir, hayrýn imamý, hayrýn komutaný, ve rahmet peygamberidir.
Allahým! Onu makam-ý Mahmud üzere dirilt, ondan önce gelenler de sonra gelenler de bu makamý sebebiyle ona gýbta ederler.
Allahým! Muhammed'e, Muhammed'in aline salat et, týpký Ýbrahim'e ve Ýbrahim'in aline salat ettiðin gibi. Sen hamid ve mecidsin.
Allahým, Muhammed'i ve Muhammed'in alini mübarek kýl, týpký Ýbrahim'i ve Ýbrahim'in alini mübarek kýldýðýn gibi, sen hamid ve mecidsin)."
6225 - Amr Ýbnu Rabi'a radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Bana salavat okuyan bir mü'min yoktur ki ona melekler rahmet duasý etmemiþ olsun. Bu, bana salavat okuduðu müddetçe devam eder. Öyleyse kul bunu, ister az ister çok yapsýn!"
6226 - Ýbnu Abbas radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim bana salavat okumayý unutursa, cennetin yolunu terketmiþ olur."
TEÞEHHÜDDE NE OKUMALI?
6227 - Hz. Ebu Hureyre radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bir adama: "Namazda (oturunca) ne diyorsun?" diye sordu. Adam: "Ben teþehhüdü okurum, sonra Allah'tan cenneti isterim, ateþe karþý O'na sýðýnýrým. Ama vallahi, ben ne senin mýrýldanmalarýný ne de Muaz'ýn mýrýldanmalarýný (sessizce yapýlan dualar) bilmiyorum" dedi.
Aleyhissalatu vesselam: "Biz de ayný þeyler etrafýnda mýrýldanýyoruz" buyurdu."
TEÞEHHÜDDE ÝÞARET
6228 - Vail Ýbnu Hucr radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ý gördüm. Teþehhüdde (sað elinin) baþ ve orta parmaklarýný halka etmiþ, bunlarý takiben gelen þehadet parmaðýný kaldýrýp onunla dua ederken gördüm."
NAMAZDA SELAM
6229 - Ammar Ýbnu Yasir radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam (namazýn sonunda) saðýna ve soluna selam veriyor, bu sýrada yanaðýnýn beyazý görülecek kadar baþýný çeviriyordu. Selamda: "Esselamu aleyküm ve rahmetullahi, essalamu aleyküm ve rahmetullahi" diyordu."
6230 - Ebu Musa radýyallahu anh anlatýyor: "Bize Hz. Ali Cemel günü, öyle bir namaz kýldýrdý ki, bu bize Resulullah aleyhissalatu vesselam'ýn namazýný hatýrlattý. Biz o namazý ya unutmuþtuk yahut da tamamen terketmiþtik. Zira Ali, saðýna da soluna da selam verdi."
NAMAZDA TEK TARAFA SELAM
6231 - Sehl Ýbnu Sa'd es-Saidi radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam (namazýn sonunda) bir kere önüne selam verdi."
6232 - Seleme Ýbnu'l-Ekva' radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ý namaz kýlarken gördüm. (Namazdan çýkarken) bir kere selam vermiþti."
SELAMDAN SONRA NE OKUMALI?
6233 - Ümmü Seleme radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, sabah namazýný kýlýnca, selam verirken þöyle derdi: "Allahümme es'elüke ilmen nafi'an ve rýzken tayyiben ve amelen mütekabbelen. (Ey Rabbim! Senden faydalý ilim, temiz rýzýk ve makbul amel talep ediyorum."
NAMAZDAN ÇIKIÞ
6234 - Amr Ýbnu Þu'ayb an ebihi an ceddihi radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ýn (namazdan çýkýnca bazan) saðýndan, (bazan) solundan dönüp gittiðini gördüm."
NAMAZ KILANIN ÖNÜNDEN GEÇÝLMEZ
6235 - Hz. Ebu Hureyre radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Biriniz, namaz kýlan kardeþinin önünden geçmesinde nasýl bir günah bulunduðunu bilseydi, o adýmý atmaktansa yüz yýl yerinde kalmak(nazarýnda) daha hayýrlý olurdu."
ÖNDEN GEÇEN NAMAZI BOZAR MI?
6236 - Ummü Seleme radýyallahu anha anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam ümmü Seleme'nin hücresinde namaz kýlýyordu, önünden, Ebu Seleme'nin oðlu Ömer veya Abdullah geçmek istedi. Resulullah aleyhissalatu vesselam eliyle iþaret etti. Çocuk geri döndü. Derken Zeyneb Bintu Ümmü Seleme geçmek istedi. Resulullah eliyle ona da iþaret etti. Ama kýzcaðýz geçti. Aleyhissalatu vesselam namazý kýlýnca: "Kadýnlar (muhalefette ve istediklerini yapmada erkeklerden) baskýndýrlar" buyurdular."
6237 - Hz. Ebu Hureyre ve Abdullah Ýbnu Muðaffel radýyallahu anhuma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam "(Namaz kýlanýn önünden geçen) kadýn, köpek ve eþek, namazý keser" buyurdular."
6238 - Hasen el-Urani anlatýyor: "Hz. Ýbnu Abbas radýyallahu anhüma'nýn yanýnda namazý kesen þeyler mevzubahis edilmiþ, bu meyanda köpek, eþek ve kadýn da sayýlmýþtý. Þunu söyledi: "Oðlak hakkýnda ne dersiniz? Aleyhissalatu vesselam, bir gün namaz kýlýyordu, önünden bir oðlak geçecekti, Reslullah ondan evvel davranarak ileri geçip kýble duvarý ile arasýný kapattý ve geçmesine mani oldu."
ÝMAMDAN ÖNCE RÜKU, SÜCUD
6239 - Ebu Musa anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ben artýk ihtiyarladým. Ben rükuya gittim mi siz de rükuya gidin. Rükudan kalktým mý siz de kalkýn. Secde yaptým mý siz de secde yapýn. Benden önce rüku ve secdeye giden kimseyi görmeyeyim."
NAMAZIN MEKRUHLARI
6240 - Hz. Ebu Hüreyre radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kiþinin namazda iken (yapýþan öteberiyi gidermek için) alnýný silme iþini çok yapmasý namazýn edebine aykýrýdýr."
6241 - Hz. Ali radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Namazda iken sakýn parmaklarýný çýtlatma!"
6242 - Hz. Ebu Hureyre radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Biriniz esneyince elini aðzýna koysun ve (haaah! diyerek) ses çýkarmasýn. Çünkü bu hale þeytan güler."
6243 - Adiyy Ýbnu Sabit, babasý kanalýyla dedesinden, Resulullah aleyhissalatu vesselam'ýn þu sözünü rivayet etmiþtir: "Namazda tükürmek, sümkürmek, hayýz haline girmek ve uyuklamak þeytandandýr."
CEMAAT ÝMAMI SEVMÝYORSA?
6244 - Ýbnu Abbas radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Üç kiþi vardýr ki bunlarýn kýldýklarý namaz, baþlarýndan bir karýþ öte yükselmez: Kendisini sevmeyen kimselere namaz kýldýran kimse, kendisine kocasý küs olarak geceyi geçiren kadýn, birbirine küs iki kardeþ."
ÝKÝ KÝÞÝ CEMAAT SAYILIR
6245 - Ebu Musa el-Eþ'ari radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ýki ve daha fazlasý bir cemaattir."
6246 - Hz. Cabir Ýbnu Abdillah anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam akþam namazýný kýlýyordu, gelip hemen sol tarafýna durdum, beni tutup saðýna durdurdu."
ÝMAMIN ARKASINDA DURMAK MÜSTEHABTIR
6247 - Hz. Enes radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, muhacirlerin ve ensarlarýn, (namaz adabýný) kendisinden almalarý için, hemen peþine durmalarýndan hoþlanýrdý."
ÝMAMA VACÝB OLAN
6248 - Ebu Hazým anlatýyor: "Yüce sahabi Sehl Ýbnu Sa'd es-Saidi kavminin gençlerini namaz kýldýrmak için öne geçirirdi. Kendisine: "Senin Ýslamiyet'te hatýrý sayýlýr bir önceliðin (kýdem) olduðu halde niye böyle yapýyorsun?" diye soruldu. Þu cevabý verdi: "Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'ýn þöyle söylediðini iþittim:"Ýmam zamin (kefil)dir. Eðer namazý iyi kýldýrýrsa sevap hem onadýr, hem cemaatedir. Þayet fena kýldýrýrsa vebali kendinedir, cemaate deðildir."
ÝMAM NAMAZI KISALTIR
6249 - Osman Ýbnu Ebi'l-as radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ben namazda çocuk aðlamasý iþitir, bunun üzerine kýraatimi kýsa tutarým."
SAFLARI DÜZELTME
6250 - Hz. Aiþe radýyallahu anha anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Þurasý muhakkak ki, (namazda) saflarý dolduranlara Allah rahmet kýlar, melekler de günahlarýnýn örtülmesi için dua ederler. Kim de safdaki bir gediði doldurursa, bu ameli sebebiyle Allah onun cennetteki makamýný bir derece yükseltir."
ÖN SAFIN FAZÝLETÝ
6251 - Bera Ýbnu Azib ve Abdurrahman Ýbnu Avf radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ýn þöyle söylediðini iþittim: "Allah ve melekleri ilk safta namaz kýlanlara salat ederler."
KADINLARIN SAFLARI
6252 - Hz. Cabir Ýbnu Abdillah radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Erkeklerin saflarýnýn en hayýrlýsý en öndeki saftýr, en hayýrsýzý da en arkadakidir. Kadýnlarýn saflarýnýn en hayýrlýsý en geride olanýdýr, en kötüsü de en önde olanýdýr."
SÜTUNLAR ARASINDA SAF
6253 - Kurre radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam zamanýnda, sütunlar arasýnda saf teþkil etmekten men edilir, sütunlarýn olduðu yerden kovulurduk."
SAFIN GERÝSÝNDE TEK DURULMAZ
6254 - Ali Ýbnu Þeyban anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gitmek üzere kavmimizin yola çýkardýðý heyet olarak yola çýkýp Resulullah'ýn yanýna geldik. Ona biat ettik, arkasýnda namaz kýldýk. Sonra arkasýnda bir baþka namaz daha kýldýk. Namaz bitmiþti. Safýn gerisinde tek baþýna namaz kýlan birini gördü. Aleyhissalatu vesselam, adam gideceði zaman yanýnda durarak: "Namazýna (yeniden) yönel! Çünkü safýn gerisinde tek baþýna kýlýnýn namazý yoktur!" buyurdu."
SAFIN SAÐ TARAFI
6255 - Ýbnu Ömer radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a: "Caminin sol kýsmý (cemaatsiz) boþ kaldý" denmiþti. Aleyhissalatu vesselam: "Mescidin sol kýsmýný ihya edene iki kat sevap vardýr!" buyurdular."
KIBLE
6256 - el-Bera radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'la birlikte Beytu'l Makdis'e doðru onsekiz ay namaz kýldýk. Medine'ye giriþinden iki ay sonra kýble istikameti Ka'be'ye çevrildi. Resulullah aleyhissalatu vesselam, Beytu'l Makdis'e müteveccihen namaz kýlarken yüzünü çokça semaya çeviriyordu: Allah Teala hazretleri, Peygamberinin kalbinden geçeni yani, Ka'be'ye yönelme arzusunu bildi.
Bir gün Cebrail aleyhisselam (göðe doðru) yükseldi. Resulullah aleyhisalatu vesselam, o yerle gök arasýnda yükselirken onu gözüyle takip etmeye baþladý, onun nasýl bir vahiy getireceðini gözetliyordu. Derken aziz ve celil olan Allah "Biz senin yüzünün göðe doðru çevrilip durduðunu görüyoruz..." (Bakara 144) ayetini indirdi. Biz, Beytu'l-Makdis'e doðru farzýn iki rek'atini kýlmýþ tam rükuda iken, bir adam gelip: "Kýble, Ka'be'ye doðru çevrilmiþtir!" haberini getirdi. Derhal yönlerimizi çevirdik. Namazýmýzý yenilemeyip kýldýðýmýz kýsmýn devamýný tamamladýk. Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Ey Cibril! Beytul-Makdise doðru kýldýðýmýz namazlarýmýzýn hali ne olacak?" diye sordu. Bunun üzerine de, Allah Teala hazretleri: "Allah sizin (daha önce Beytu'l-Makdis'e doðru kýldýðýnýz) namazlarý zayi etmeyecektir" (Bakara 143) ayetini inzal buyurdu."
TAHÝYYETÜ'L-MESCÝD
6257 - Hz. Ebu Hureyre radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Biriniz mescide girince iki rek'at namaz kýlmadan oturmasýn."
NAMAZ KILARKEN TÜKÜRÜLMEZ
6258 - Hz. Huzeyfe radýyallahu anh'ýn anlattýðýna göre, Þebese Ýbnu'r-Rýb'iyy'in önüne tükürdüðünü görmüþ ve: "Ey Þebese! önüne tükürme, zira Resulullah, aleyhissalatu vesselam bundan yasaklamýþ ve: "Kiþi namaza durduðu vakit Allah Teala hazretleri ona veçhinden yönelir" buyurmuþtur dedi."
SECCADE ÜZERÝNDE NAMAZ
6259 - Amr Ýbnu Dinar rahimehullah anlatýyor: "Ýbnu Abbas radýyallahu anhüma Basra'da halýsý üzerinde namaz kýldý, sonra arkadaþlarýna Resulullah aleyhissalatu vesselam'ýn, halýsý üzerinde namaz kýldýðýný söyledi."
SICAKTA-SOÐUKTA ELBÝSEYE SECDE
6260 - Abdullah Ýbnu Abdirrahman radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bize geldi ve Beni Abdileþhel mescidinde bize namaz kýldýrdý. Secde edince ellerini elbisesinin üzerine koyduðunu gördüm.
6261 - Sabit Ýbnu Samit radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, bir elbiseye bürünmüþ olarak Beni Abdileþhel kabilesinde namaz kýldý. (Secdede) çakýllarýn soðukluðundan korunmak maksadýyla ellerini elbisesinin üzerine koymuþtu."
NAMAZDA UYARI TESBÝHÝ-EL ÇIRPMASI
6262 - Ýbnu Ömer radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam namazda, (ihtiyaç halinde), kadýnlarýn ellerini çýrpmasýna, erkeklerin de "sühanallah!" demesine ruhsat tanýdý."
AYAKKABIYLA NAMAZ
6263 - Ýbnu Ebi Evs radýyallahu anh anlatýyor: "Dedem Evs es-Sakafi, namaz kýlarken bazan bana iþarette bulunurdu. Ben de ayakkabýlarýný kendisine verirdim. Þöyle demiþti: "Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam 'ý ayakkabýlarý ile namaz kýlarken gördüm."
6264 - Abdullah Ýbnu Mes'ud radýyallahu anh anlatýyor: "Biz Resulullah aleyhissalatu vesselam'ý ayakkabýlarý ve mestleri ile namaz kýlarken gördük."
HUÞU
6265 - Ýbnu Ömer radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Gözlerinizin hýzla kör olmamasý için, namazdayken onlarý semaya kaldýrmayýn."
TEK GÝYSÝ ÝÇÝNDE NAMAZ
6266 - Kaysan radýyallahu anh demiþtir ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ý Bi'r-i Ülya nam mevkide tek parça giysi içerisinde ramaz kýlarken gördüm."
6267 - Kaysan radýyallahu anh : "Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'ý öðle ve ikindi namazlarýný, (mübarek göðsü üzerinde) topladýðý tek parçalýk bir giysi içerisinde kýlarken gördüm" demiþtir.
TÝLAVET SECDESÝNÝN SAYISI
6268 - Ebu Derda anlatýyor: "Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'la birlikte onbir (tilavet) secde(si) yaptým. Onlarýn arasýnda Kur'an-ý Kerim'in el-Mufassal denen (kýsa surelerden) hiçbirisi yoktu. Secde ayeti olan sureler bunlardý: A'raf, Ra'd, Nahl, Beni Ýsrail(=Ýsra), Meryem, Hacc, Furkan, Neml, Secde, Sad, Havamim(=Fussilet)."
6269 - Hz. Ebu Hureyre radýyallahu anh anlatýyor: "Biz Resulullah aleyhissalatu vesselam'la birlikte Ýza's-Semau'n-Þakkat ve Ýkra bismi Rabbike surelerinin secde ayetlerinde secde ettik."
NAMAZI TAMAMLAMA
6270 - Ýbnu Abbas radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam hazar namazýný ve sefer namazýný farz kýlmýþtýr. Biz hazarda farzdan önce ve sonra sünnet kýlardýk. Seferde de farzdan önce ve sonra sünnet kýlardýk."
NAMAZI TERKEDEN
6271 - Hz. Enes Ýbnu Malik radýyallahu anh'ýn anlattýðýna göre: "Resulullah aleyhissalatu vesselam þöyle buyurmuþlardýr: "Kulla þirk arasýnda sadece namazýn terki vardýr. Onu terketti mi þirke düþmüþ demektir."
CUMANIN FARZÝYYETÝ
6272 - Hz. Cabir Ýbnu Abdillah radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam (bir gün) bize hitap etti ve dedi ki: "Ey insanlar! Ölmezden önce Allah'a tevbe edin. (Musibet hastalýk, yaþlýlýk gibi) aðýr meþguliyetlere düþmezden önce salih ameller iþlemede acele edin. Çok zikir ederek, gizli ve açýk çok sadaka vererek Allah'a karþý üzerinizdeki borcu ödeyin ki bol rýzka, ilahi nusrete ve ýslah-ý hale mazhar olasýnýz. Bilesiniz Allah, benim içinde bulunduðum þu makamda, þu günde, þu ayda, bu yýldan Kýyamet'e kadar devam etmek üzere Cum'a namazýný farz kýldý. Kim bunu, benim saðlýðýmda veya ölümümden sonra adil veya zalim bir imam oldukça, istihfaf ederek veya inkar ederek terkedecek olursa Allah onun iki yakasýný biraraya getirmesin, iþine bereket vermesin. Haberiniz olsun! O kimsenin tevbe etmedikçe ne namazý, ne zekatý, ne haccý, ne orucu, ne de makbul bir iyiliði vardýr. Kim de tevbe ederse Allah onun tevbesini kabul eder. Haberiniz olsun! Bir kadýn bir erkeðe imamlýk yapamaz. Bir bedevi de muhacire imamlýk yapamaz. Facir de mü'mine imamlýk yapamaz. Ancak fasýk zor kullanýr mü'min de onun kýlýncýndan ve kamçýsýndan korkarsa bu durumda imama uyar."
CUMA'NIN FAZÝLETÝ
6273 - Ebu Lübabe Ýbnu Abdilmünzir radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Cum'a günü, (haftanýn diðer) günlerinin efendisidir. Allah katýnda da en mühim olanýdýr. O, Allah katýnda, Kurban ve Ramazan bayramý günlerinden daha mühimdir. Bu günün beþ hasleti vardýr: Allah, Adem'i bugünde yarattý. Allah Adem aleyhisselam'ý o günde yeryüzüne indirdi. Allah Adem'in ruhunu o gün kabzetti. O günde bir saat vardýr ki, kul o saatte Allah'tan haram bir þey talep etmedikçe her ne isterse mutlaka kendisine talebi verilir. Kýyamet de o gün kopacaktýr. Bütün mukarreb (Allah'a yakýn) melekler, sema, arz, rüzgar, dað, deniz hepsi o günden korkarlar."
CUMA GUSLÜ
6274 - Hz. Enes radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Cum'a günü abdest alan kimse bununla fazilet kazanýr. Bu, güzel bir ameldir. Farzý da yerine getirmiþ olur. Kim de guslederse, gusül daha faziletlidir."
CUMAYA ERKEN GÝTMEK
6275 - Hz. Ebu Hureyre radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Cuma günü gelince, mescidin her bir kapýsý üzerinde melekler yer alýr. Ýnsanlarý mertebelerine göre yazarlar. Bu mertebeler önce geliþ sýrasýna göredir. Ýmam minbere çýktýmý defteri kapatýrlar, hutbeyi dinlerler. Namaza erken gelen, bir deve tasadduk etmiþ gibidir. Ondan sonra gelenler bir sýðýr tasadduk etmiþ gibidir. Onu takiben gelenler bir koyun tasadduk etmiþ gibidir."
(Resulullah saymaya devam ederek tavuðu ve yumurtayý da saydý. Selh hadisinde þu ziyadede bulundu"Bundan da sonra gelen kimse, artýk yalnýz namaz sevabýný almak için gelmiþ olur."
6276 - Semüre Ýbnu Cündeb radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, Cuma namazýna erken gelmenin ehemmiyetini deve kurban edene, sýðýr kurban edene, davar kurban edene ve hatta tavuk tasadduk edene benzetti."
6277 - Alkame rahimehullah anlatýyor: "Abdullah Ýbnu Mes'ud radýyallahu anh ile birlikte cuma namazýna gittik. Mescidde kendinden önce üç kiþinin geldiðini gördü: "Ben dört kiþinin dördüncüsüyüm, dördüncü de (rahmet-i ilahiyeden) uzak deðildir" dedi ve açýkladý: "Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'ýn þöyle buyurduðunu iþittim: "Kýyamet günü insanlar, cuma namazlarýna geliþ sýralarýna göre Allah'a yakýnlýk kazanacaklardýr. Birinci, ikinci, üçüncü... þeklinde."
Abdullah sonra: "Ben dördün dördüncüsüyüm, dördüncü olan da (Allah'ýn rahmetinden) uzak deðildir" dedi."
CUMA KIYAFETÝ
6278 - Abdullah Ýbnu Selam radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bir cuma günü minberde þöyle buyurdular: "Sizden biri, cuma için, iþ elbisesi dýþýnda iki parçalý bir elbise satýn alsa ona bir vebal yoktur."
6279 - Ebu Zerr radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Cuma günü, kim güzelce yýkanýr, mükemmelce temizliðini yapar, iyi elbiselerini giyer, ailesinin kokusundan Allah'ýn takdir ettiðini sürünür, sonra da cuma namazýna gider; camide boþ söz etmez, oturan iki kiþinin arasýna girmezse, o cuma ile önceki cuma arasýndaki (küçük günahlarý) affedilir."
6280 - Ýbnu Abbas radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Bu (cuma gününü) Allah mü'minler için (haftalýk) bayram kýlmýþtýr. Öyleyse kim cumaya gelirse yýkansýn. Eðer kokusu varsa ondan sürünsün. Misvak kullanmanýz da gerekir."
CUMA VAKTÝ
6281 - Cum 'a günleri Resulullah aleyhissalatu vesselam'a ezan okuyan Sa'd el-Karaz, ezaný, gölge ayakkabý baðý kadar olunca okuduðunu belirtmiþtir."
6282 - Hz. Enes anlatýyor: "Biz cum namazýný kýlar, sonra (evlerimize) döner ve kaylule (öðle uykusu) yapardýk."
CUMA HUTBESÝ
6283 - Sa'd el-Karaz anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam harbte hutbe okurken kýlýnca dayanarak hutbe okurdu. Cum'a günü hutbe okurken asasýna dayanarak hutbe okurdu."
6284 - Abdullah Ýbnu Mes'ud radýyallahu anh'a: "Resulullah aleyhissalatu vesselam ayakta mý, oturarak mý hutbe okurdu diye sorana, "(Bunu sormaya ne hacet. Kur'an'daki"Onlar seni ayakta (yalnýz) býraktýlar!" (Cum'a 11) ayetini okumuyor musun?" diye cevap verdi."
6285 - Hz. Cabir Ýbnu Abdillah radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, minbere çýkýnca selam verirdi."
HUTBEYÝ DÝNLEME EDEBÝ
6286 - Übey Ýbnu Ka'b radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Cum'a günü, ayakta Tebareke'yi okudu. Bize Allah'ýn günlerini (Kýyamet'i) hatýrlattý. Bu sýrada Ebu'd-Derda -veya Ebu Zerr bana dürttü ve: "Bu sure ne zaman indirildi? Ben, onu þu ana kadar iþitmedim" dedi. Ubey ona: "Sus!" diye iþaret etti. Namazdan çýkýnca: "Ben sana bu surenin ne zaman indirildiðini sordum, sen bana söylemedin!" dedi. Ubey de: "Bugünkü namazýndan, bu lakýrdýdan baþka bir nasibin yok!" diye cevap verdi. Soru sahibi (koþarak) Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gitti ve hadiseyi anlatarak Ubey'in kendisine söylediðini haber verdi. Resulullah da ona: "Übey doðru s¢ylemiþ" cevabýnda bulundu."
CUMA NAMAZINDA KIRAAT
6287 - Ebu Ýnebe el Havlani anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam cuma namazýnda Sebbihisme Rabbike'l Ala ve Hel etake hadisu'l-Gaþiye surelerini okurdu."
CUMANIN BÝR REKATINA YETÝÞEN
6288 - Hz. Ebu Hureyre radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim cuma'dan bir rekate yetiþirse, onu ikiye tamamlasýn."
CUMAYA GELME MESAFESÝ
6289 - Ýbnu Ömer radýyallahu anhüma anlatýyor: "Kuba ehli, cuma günü, Resulullah aleyhissalatu vesselam'ýn mescidine gelerek cuma namazý kýlarlardý."
CUMAYI ÖZÜRSÜZ TERKEDEN
6290 - Hz. Cabir radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim cumayý zaruret (Þer'i bir mazeret) olmadan üç kere terkederse, Allah kalbini mühürler."
6291 - Hz. Ebu Hureyre radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Farzedelim ki sizden birinin, þehirden bir-iki mil uzakta davar sürüsü olsun da, orada ot bulmak zorlaþsýn ve daha uzaklara gitsin, sonra. cuma gelsin, fakat o cuma namazýna gelmesin, bir cuma daha gelsin, o yine cuma namazýna katýlmasýn, üçüncü cuma gelsin, o yine de cuma namazýna gelmesin. Ýþte Allah böyle birinin kalbini mühürler."
CUMADAN ÖNCE NAMAZ
6292 - Ýbnu Abbas radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam cuma namazýndan önce dört rek'at (nafile) kýlardý. Bu dört rek'atýn arasýnda selam vermezdi."
CUMADA ÇÖMELME
6293 - Amr Ýbnu Þu'ayb an ebihi an ceddihi radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam cuma günü ihtiba þeklinde (kabalarýnýn üzerine oturup bacaklarýný dikerek) oturmayý yasakladý." Ravi der ki: "Yani imam hutbe okurken."
CUMADA HATÝBE YÖNELME
6294 - Amr Ýbnu Sabit, babasý Sabit'ten naklen anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam hutbe vermek üzere minbere çýktýðý vakit, ashab ona yüzleriyle yönelirlerdi."
CUMADA SAAT-Ý ÝCABE
6295 - Abdullah Ýbnu Selam radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam oturuyordu. Ben: "Allah'ýn kitabýnda (Tevrat'ta) þu ifadeyi buluyoruz: "Cuma gününde öyle bir saat vardýr ki, mü'min kul o saati denk getirerek namaz kýlýp Allah'a dua ettiði taktirde isteði mutlaka yerine getirilir" dedim.
Abdullah devamla dedi ki: "Benim bu sözüm üzerine Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Yahut bir saatin bir kýsmý" diye bana iþaret buyurdu. Ben de: "Doðru söylediniz veya bir saatin bir kýsmý" diyerek sözümü düzelttim. Sonra sordum: "Bu vakit (cumanýn) hangi vaktidir?" Bana: "O, gündüzün saatlerinin sonudur" diye cevap verdi. Ben dedim ki: "Bu saat namaz vakti deðildir." Þu cevabý verdi: "Evet, mü'min kul namaz kýlar, sonra müteakip namazý beklemek maksadýyla oturursa o, sevap yönüyle aynen namaz kýlýyor gibidir."
FARZLARLA KILINAN SÜNNETLER
6296 - Hz. Ebu Hureyre radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, bir günde (farzlar dýþýnda) oniki rekatlik namaz kýlarsa, cennette onun için bir köþk kurulur. Bunun iki rek'ati sabahýn farzýndan önce, iki rek'ati öðleden önce, iki rek'ati öðle namazýndan sonra, iki rek'at zannediyorum dedi ki- ikindi farzýndan önce, iki rek'at akþam farzýndan sonra ve iki rek'at -zannediyorum dedi ki- yatsý farzýndan sonra."
SABAHIN SÜNNETÝ
6297 - Hz. Aiþe radýyallahu anha anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam abdest alýnca, iki rek'at namaz kýlar sonra (mescide) giderdi."
6298 - Hz. Aiþe radýyallahu anha anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam fecirden önce iki rek'at namaz kýlardý ve: "Þu iki sure ne kadar iyidir, sabahýn o iki rekatinde bunlar okunur: Kulhü vallahu ahad" ve "Kul ya eyyühe'l-kafirün".
SABAHIN SÜNNETÝ KAÇARSA NE ZAMAN KAZA EDÝLÝR?
6299 - Ebu Hureyre radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam uyuya kalarak sabahýn iki rekat (sünnet)ini kaçýrmýþ, güneþ doðduktan sonra bunlarý kaza etmiþtir."
ÖÐLE FARZINDAN ÖNCE ÝKÝ REK'AT
6300 - Kabus Ýbnu Ebi'l-Muharýk babasý Ebu'l Muharýk radýyallahu anh'tan naklen anlatýyor:
"Babam beni Hz. Aiþe'ye göndererek, Resulullah aleyhissalatu vesselam'ýn (farz dýþýnda) hangi namaza ýsrarla devam etmeyi sevdiðini sordu. Hz. Aiþe: "Aleyhissalatu vesselam, öðleden önce dört rek'at kýlar ve bunlarda kýyamý uzatýr, rükü ve secdeyi de güzel yapardý" dedi."
ÖÐLE FARZINDAN SONRA ÝKÝ REKATI KAÇIRAN
6301 - Abdullah Ýbnu'l-Haris anlatýyor: "Hz. Muaviye (bir gün Resulullah aleyhissalatu vesselam'ýn muhterem zevceleri Ümmü Seleme radýyallahu anha'ya bir elçi gönderdi. Elçinin yanýnda ben de vardým. Elçi Ümmü Seleme'ye sordu. O da þöyle cevap verdi: "(Zekat toplamak üzere) bir memur göndermiþ olan Resulullah aleyhissalatu vesselam bir gün benim odamda öðle namazý için abdest aldýðý sýrada yanýnda çokça muhacir vardý. Resulullah muhacirlerin meseleleriyle yakinen ilgileniyor idi. Derken kapý vuruldu. Kapýya çýktý (tahsildar gelmiþti). Önce öðle namazý (nýn farzýný) kýldý; sonra, tahsildarýn getirdiðini taksim etmek üzere oturdu. Bu taksim iþi ikindi vakti girinceye kadar devam etti. Sonra odama girdi, iki rekat namaz kýldý ve arkadan þu açýklamayý yaptý: "Tahsildarla olan meþguliyetim, bu iki rek'ati öðlenin peþinden kýlmama mani oldu. Bu sebeple onlarý ikindiden sonra kýldým."
AKÞAMIN SÜNNETÝ
6302 - Rafi Ýbnu Hadic radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Beni Abdi'l-Eþhel kabilesinde yanýmýza geldi. Mescidimizde bize akþam namazý kýldýrdý. Sonra da: "Þu iki rek'at (sünneti de) evlerinizde kýlýn" buyurdu."
VÝTR
6303 - el-Mutallibu'bnu Abdillah anlatýyor: "Bir adam Ýbnu Ömer radýyallahu anhüma'ya: "Vitri nasýl kýlayým?" diye sordu. O da: "Bir rek'atle vitir kýl!" dedi. Öbürü: "Ýyi ama halkýn "Büteyra(=güdük)!" demesinden korkarým" dedi. Ýbnu Ömer "(tek rekatli bu namaz, Allah ve Resulü'nün sünnetidir!" dedi. Bu ifadesiyle: "(Tek rekatlý bu namaz), Allah ve Resulü'nün sünnetidir" demek istemiþtir."
6304 - Hz. Aiþe radýyallahu anha anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam nafile namazlarýn her iki rek'atinde selam verir, bir rek'atla da vitir namazý kýlardý."
DUADA ELLERÝ KALDIRMA, YÜZE SÜRME
6305 - Ýbnu Abbas radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Allah'a dua edince avuçlarýnýn içini açarak dua et, ellerinin sýrtlarýyla dua etme. Duayý bitirince avuçlarýný yüzüne sür."
KUNUT
6306 - Enes Ýbnu Malik radýyallahu anh'a sabah namazýndaki kunut hakkýnda sorulmuþ, o da þu cevabý vermiþtir: "Biz rükudan önce de sonra da kunut okurduk."
SEFERDE VÝTR
6307 - Salim babasý Abdullah Ýbnu Ömer radýyallahu anhüma'dan anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam sefer sýrasýnda iki rek'at kýlardý, buna ilavede bulunmazdý.
Geceleyin de teheccüd namazý kýlardý." Ben babama: "Aleyhissalatu vesselam sefer sýrasýnda vitir de kýlar mýydý?" diye sordum, "evet!" cevabýný verdi."
VÝTRDEN SONRA ÝKÝ REK'AT
6308 - Ümmü Seleme radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam vitir
namazýndan sonra oturduðu yerden iki hafif rekat daha kýlardý."
VÝTÝRDEN SONRA OTURARAK ÝKÝ REK'AT KILMAK
6309 - Ümmü Seleme radýyallahu anha anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, vitirden sonra kýsa iki rekatlik bir namaz kýlardý. Bunu oturarak kýlardý."
6310 - Hz. Aiþe radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam tek bir rek'atle vitir kýlar, sonra oturduðu yerden iki rek'at daha kýlar, bunlarda kýraatte bulunurdu. Rüku'ya gitmek isteyince, kalkar rüku yapardý."
BÝNEK ÜZERÝNDE VÝTR
6311 - Ýbnu Abbas radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam vitir namazýný bineði üzerinde de kýlardý."
GECENÝN BAÞINDA VÝTR
6312 - Hz. Cabir Ýbnu Abdillah radýyallahu anhüma anlatýyor: Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Ebu Bekr radýyallahu anh'a: "Vitri ne zaman kýlarsýn?" diye sordu. O: "Gecenin baþýnda, yatsýdan sonra!" diye cevap verdi. Aleyhissalatu vesselam: "Ey Ömer, sen ne zaman?" diye sordu. Hz. Ömer: "Gecenin sonunda!" diye cevap verdi. Aleyhissalatu vesselam da: "Ey Ebu Bekr! Sen saðlam (ihtiyatlý) olaný tutmuþsun! Ey Ömer, sen de kuvveti tutmuþsun."
UNUTARAK CÜNÜB NAMAZ KILAN
6313 - Hz. Ebu Hureyre radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam namaz için evinden çýkýp (namaz mahalline gelerek) tekbir getirdi, sonra ashaba (bekleyin diye) iþaret buyurdu. Hemen gidip gusletti geldi. Saçlarýndan su damlýyordu. Onlara namaz kýldýrdý. Namazdan çýkýca:
"Yanýnýza cünüb olarak gelmiþim. Namaza duruncaya kadar da durumumu hatýrlayamadým. (Tam kýlacaðým anda hatýrladým)" buyurdular."
6314 - Hz. Aiþe radýyallahu anha anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselm buyurdular ki: "Kime namazda iken kusma veya burun kanamasý veya bulantýlý kusma veya mezi akmasý hallerinden biri isabet ederse, hemen gidip abdest alsýn. Sonra gelip namazýnýn üzerine (kýlamadýðý kýsmý) bina etsin. Ýþte bu sýrada (dünyevi kelamla) konuþmasýn."
NAMAZDA ABDESTÝ BOZULAN
6315 - Hz. Aiþe radýyallahu anha anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Biriniz namaz kýlarken hadesi vaki olsa, burnunu tutup namazdan çýksýn."
HASTA NAMAZI
6316 - Vail Ýbnu Hucr radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a hasta iken oturduðu yerde sað tarafý üzerine (yaslanmýþ vaziyette) namaz kýlarken gördüm."
OTURARAK NAFÝLE NAMAZI
6317 - Hz. Aiþe radýyallahu anha anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ýn gece namazýný hep ayakta kýldýðýný gördüm, baþka þekilde kýldýðýný hiç görmedim. Bu hal yaþlanýncaya kadar devam etti. Yaþlanýnca oturarak kýlmaya baþladý. Okumakta olduðu kýraatýndan otuz-kýrk ayet kalýnca, kalkar onlarý ayakta okuyup secdeye giderdi."
OTURARAK KILINAN NAMAZIN SEVABI YARIM
6318 - Hz. Enes Ýbnu Malik radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bir gün evinden çýkýnca, mescidde oturarak (nafile) namaz kýlanlarý gördü, þöyle buyurdu: "Oturanýn kýldýðý namaz, sevaben ayakta kýlanýn namazýnýn yarýsýna denktir."
RESULULLAH'IN HASTALIKTA KILDIÐI NAMAZ
6319 - Salim Ýbnu Ubeyd anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam hastalýðý sýrasýnda bir ara bayýlmýþtý. Sonra ayýldý ve: "Namaz vakti girdi mi?" diye sordu. "Evet!" dediler. "Bilal'e söyleyin ezan okusun! Ebu Bekr'e söyleyin o da halka imamlýk etsin!" buyurdular. Üzerine yine baygýnlýk geldi, az sonra ayýldý. Yine: "Namaz vakti girdi mi?" diye sordu. "Evet!" dediler. "Öyleyse Bilal'e söyleyin ezan okusun ve Ebu Bekr'e söyleyin o da halka imamlýk etsin!" buyurdular. Sonra tekrar bayýldý. Az sonra ayýldý. Ayýlýr ayýlmaz: "Namaz vakti girdi mi?" dediler. "Evet!" denildi. "Öyleyse Bilal'e söyleyin ezan okusun ve Ebu Bekr'e söyleyin o da halka imamlýk etsin!" buyurdular. Hz. Aiþe radýyallahu anha: "Babam Ebu Bekr yufka yürekli bir kimsedir. (Size mahsus) bu makama geçerse dayanamaz aðlar, (sizin yerinize) imamlýða tahammül edemez! Bu iþi bir baþkasýna söyleseniz!" dedi. Derken Resulullah aleyhissalatu vesselam bir kere daha bayýldý. Az sonra ayýldý. Yine: "Bilal'e söyleyin ezan okusun, Ebu Bekr'e söyleyin o da halkýn namazýný kýldýrsýn" buyurdular. Sonra: "Siz kadýnlar Hz. Yusuf'un (kýssasýnda zikri geçen fettan) kadýnlar gibisiniz" buyurdular."
Ravi der ki: "Bilal'e emredildi, ezan okudu. Hz. Ebu Bekr'e emredildi o da namaz kýldýrdý. Sonra Resulullah aleyhissalatu vesselam bir hafiflik hissedip: " Kendisine dayanacaðým birini çaðýrýn!" buyurdular. Berire ve bir de erkek geldi. Onlara dayanarak mescide gitti. Hz. Ebu Bekr onu görünce geri çekilmek istedi. Ancak Aleyhissalatu vesselam ona: "Yerinden ayrýlma!" diye iþaret buyurdu. Sonra Resulullah aleyhissalatu vesselam gelip Hz. Ebu Bekr'in yanýna oturdu. Ebu Bekr böylece namazý kýldýrdý. Bilahare Aleyhissalatu, vesselam ruhunu teslim etti."
6320 - Ýbnu Abbas radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, kendisini ölüme götüren hastalýða yakalandýðý vakit Hz. Aiþe'nin evinde idi. "Bana Ali'yi çaðýrýn!" buyurdular. Hz. Aiþe radýyallahu anha: "Ey Allah'ýn Resulü! Sana Ebu Bekr'i çaðýrsak olmaz mý?" dedi. "Onu çaðýrýn!" buyurdular. Hafsa radýyallahu anha: "Sana Ömer'i çaðýrsak olmaz mý?" dedi.
"Onu çaðýrýn!" buyurdular. Ümmü'l-Fadl: "Ey Allah'ýn Resulü! Sana Abbas'ý çaðýrsak olmaz mý?" dedi. "Evet!" buyurdular. (Adý geçenler) toplanýnca Resulullah aleyhissalatu vesselam mübarek baþlarýný kaldýrarak (etrafa bir) bakýp sükut ettiler. Hz. Ömer:
"Kalkýn! Resulullah aleyhissalatu vesselam'ý yalnýz býrakýn!" dedi. Az sonra Bilal geldi. Resulullah'a namazý haber verdi. Aleyhissalatu vesselam: "Ebu Bekr'e söyleyin halka namaz kýldýrsýn!" buyurdular. Hz. Aiþe "Ey Allah'ýn Resulü! Muhakkak ki Ebu Bekr, yumuþak kalpdi, tutuk bir kimsedir. (Makamýnýzda) sizi göremezse aðlar, insanlar da (ona katýlýp) aðlarlar. Emretseniz de halka namazý Ömer kýldýrsa!" dedi. (Resulullah aleyhissalatu vesselam namazu Ebu Bekr'in kýldýrmasý için ýsrar edince) Hz. Ebu Bekr, halka namaz kýldýrmak üzere öne geçti. Bu sýrada Resulullah aleyhissalatu vesselam kendinde bir hafiflik hissetti. Ýki kiþinin arasýnda dayanarak mescide geçti, ayaklarý yerde sürünüyordu. Halk Aleyhissalatu vesselam'ý mescidde görünce Ebu Bekr'i "sübhanallah!" diyerek ikaz ettiler. O geri çekilmek istedi. Ama Aleyhissalatu vesselam: "Yerinde kal" diye iþaret etti. Resulullah gelip Ebu Bekrin saðýna oturdu. Ebu Bekr kalktý.. Hz. Ebu Bekr Resulullah'ý imam kýldý, halk da Ebu Bekr'i imam kýldý. Ýbnu Abbas radýyallahu anhüma der ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, kýraati, Hz. Ebu Bekr'in kýldýðý yerden aldý."
Vekî der ki: "Sünnet böyledir (ikinci imam, kýraati birincinin kaldýðý yerden devam ettirir)"
SABAH NAMAZINDA KUNUT
6321 - ümmü Seleme radýyallahu anha anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam sabah namazýnda kunut yapmaktan nehyolundu."
NAMAZDA YILAN, AKREB ÖLDÜRÜLEBÝLÝR
6322 - Hz. Aiþe radýyallahu anha anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam namazda iken, onu bir akreb sokmuþtu. "Allah akrebe lanet etsin! dedi. Namaza duraný da baþkasýný da býrakmýyor. Onu Harem bölgesinde de, dýþýnda da öldürün!" buyurdular."
6323 - Rafi radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam namazda iken bir akreb öldürdü."
MEKRUH VAKÝT
6324 - Hz. Ebu Hureyre radýyallahu anh anlatýyor: "Saffan Ýbnu'l-Muattal, Resulullah aleyhissalatu vesselam'a bir husus sorarak: "Ey Allah'ýn Resulü! Ben size sizin bildiðiniz, benim bilmediðim bir þey soracaðým" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Nedir o?" deyince: "Gece ve gündüzlerin saatleri içerisinde namaz kýlmanýn mekruh olduðu bir saat var mý?" dedi. Resulullah þu cevabý verdi: "Evet! Sabah namazýný kýldýn mý, artýk güneþ doðuncaya kadar namazý terket. Çünkü güneþ þeytanýn iki boynuzu arasýndan doðar. Doðduktan sonra, güneþ baþýn üzerinde ok gibi dik oluncaya kadar (geçen zaman içinde) namaz kýl. Çünkü bu esnada kýlýnan namazlara melekler hazýr bulunurlar ve namazlar makbuldür. Güneþ ne zaman ki baþýn üstünde ok gibi dik durur, namazý terket. Çünkü tam o sýrada cehennem tutuþturulur ve kapýlarý açýlýr. Bu hal, güneþ senin sað kaþýndan kayýncaya kadar devam eder. Güneþ kaydý mý, artýk, ikindi namazý kýlýncaya kadarki zaman içinde kýlýnan namazlarda melekler hazýr olur ve o namazlar makbuldür. Ýkindi namazýný kýldýn mý artýk güneþ batýncaya kadar namaz kýlmayý terket."
6325 - Ebu Abdillah es-Sunabihi radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Güneþ þeytanýn iki boynuzu arasýnda doðar -veya güneþle birlikte þeytanýn iki boynuzu doðar dedi.- Güneþ yükselince þeytan ondan ayrýlýr. Güneþ semanýn ortasýna gelince þeytan güneþe yaklaþýr. Güneþ batýya yönelince -veya ayrýlýnca dedi- þeytan güneþten ayrýlýr. Güneþ batmaya yaklaþýnca, þeytan güneþe yaklaþýr. Güneþ batýnca þeytan ondan ayrýlýr. Öyleyse bu üç saatte namaz kýlmayýn."
KORKU NAMAZI
6326 - Hz. Cabir Ýbnu Abdillah radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam ashabýna havf (korku) namazý kýldýrdý. Resulullah, bütün cemaatle birlikte rüku yaptý, sonra da Resulullah ve hemen arkasýndaki saf secde ettiler, diðerleri ise ayakta (kýyam halinde) beklediler. Resulullah (ikinci rek'ate) kalkýnca beklemekte olanlar kendi kendilerine iki secdede bulundular. Sonra öndeki saf gerileyerek ikinci safýn yerinde durdu ve ikinci saftakiler ilerleyerek ön safýn yerinde durdu. Sonra Resulullah aleyhissalatu vesselam hepsiyle birlikte rüku yaptý. Sonra Resulullah aleyhissalatu vesselam hemen arkasýndaki safla birlikte secde etti. Bunlar baþlarýný secdeden kaldýrýnca, diðerleri de secde ettiler. Böylece cemaatin tamamý Aleyhissalatu vesselam ile birlikte rüku etmiþ oldu. Her grup bir rek'atin secdelerini kendi kendilerine yapmýþ oldular. Bu esnada, düþman kýble cihetindeydi."
YAÐMUR NAMAZI
6327 - Hz. Ebu Hureyre radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bir gün yaðmur duasýna çýkmýþtý. Ezan ve ikamet olmaksýzýn bize iki rek'at namaz kýldýrdý. Sonra bize hutbe okudu. Yüzünü, elleri kaldýrýlmýþ olarak kýbleye çevirdi. Ayrýca ridasýný ters çevirdi: sað yanýný solu, sol yanýný da saðý üzerine aldý."
YAÐMUR DUASI
6328 - Ýbnu Abbas radýyallahu anhüma anlatýyor: "Bir bedevi gelerek Resulullah aleyhissalatu vesselam'a: "Ey Allah'ýn Resulü! Ben öyle bir kabileden geliyorum ki, (kuraklýk sebebiyle) çobanlar hayvan otlatamýyor ve erkek develerinden hiçbiri rahat rahat yürüyemiyor" dedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam minbere gelip Allah'a hamd ü senadan sonra: "Allahümme's-kýna gaysen muðisan merien tabakan meri'en ðadakan acilen ðayra raisin (=Allahým! Bize can kurtaran akibeti, hayýrlý, umumi, bol, sýrýlsýklam eden acil ve gecikmesiz yaðmur ver" diye dua etti, sonra minberden indi. Etraftan gelen herkes: "(Peygamberin duasý bereketine gelen yeterli miktarda yaðmurla) hepimiz ihya edildik") dedi."
BAYRAM NAMAZLARI
6329 - Ýbnu Ömer radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam ve ondan sonra gelen iki halife radýyallahu anhüma hazretleri Hz. Ebu Bekr, Hz. Ömer Ýbnu'l-Hattb, bayram namazýný hutbeden önce kýlarlardý."
BAYRAM HUTBESÝ
6330 - Nubayt radýyallahu anh'ýn anlattýðýna göre, "haccetmiþ, haccý sýrasýnda Resulullah aleyhissalatu vesselam'ý devesi üzerinde, hutbe verirken görmüþtür."
6331 - Hz. Cabir radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Ramazan ve Kurban bayramý (musallaya) çýktý. Orada ayakta hutbe okudu, sonra bir miktar oturdu, tekrar kalktý (ikinci hutbeyi okudu)."
BAYRAM NAMAZINDAN ÖNCE VE SONRA NAMAZ
6332 - Amr Ýbnu Þu'ayb an ebihi an ceddihi radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam hiçbir bayramda bayram namazýndan önce ve sonra (nafile) namaz kýlmamýþtýr (bayram namazýyla kýlýnan sünnet namaz yoktur.)"
6333 - Ebu Saidi'l-Hudri radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bayram namazýndan önce hiçbir namaz kýlmazdý. Evine dönünce iki rek'at namaz kýlardý."
BAYRAM NAMAZINA YAYA GÝTMEK
6334 - Sa'd el-Karaz ve Ýbnu Ömer radýyallahu anhüm anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bayram namazýna yürüyerek gider, yürüyerek dönerdi."
BAYRAMA GÝDERKEN BÝR YOLU, DÖNERKEN BAÞKA BÝR YOLU TAKÝP ETMEK
6335 - Sa'd el-Karaz radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bayram namazlarýna giderken Sa'id Ýbnu Ebi'l-As'ýn mahallesinden geçer, sonra çadýrlarýn bulunduðu yerden geçer, namaz dönüþünü baþka bir yoldan yapar, Beni Zürayh'ten Ammar Ýbnu Yasir'in evine, oradan Ebu Hureyre'nin mahallesine, oradan Balat'a geçerek (evine gelirdi)."
6336 - Ebu Rafi'radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bayram namazýna yaya olarak gider, dönüþü de, gittiðinden baþka bir yolla yapardý."
BAYRAMDA TAKLÝS (ÇALGI)
6337 - Amir rahimehullah anlatýyor: "Ýyaz el-Eþ'ari, Enbar'da bir bayram namazýnda hazýr bulunmuþtu. Þöyle dedi: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ýn yanýnda taklis yapýldýðý gibi sizi niye taklis yapar görmüyorum?"
6338 - Kays Ýbnu Sa'd radýyallahu anhüma anlatýyor: "(Resulullah aleyhissalatu vesselam'in vefatýndan sonra) O 'nun saðlýðýnda mevcut olan her þeyi gördüm, ancak biri hariç. Görmediðim bu þey de, Ramazan bayramýnda onun için yapýlan taklisdir."
BAYRAMDA HARBE SÜTRE OLABÝLÝR
6339 - Hz. Enes anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, Musalla'da bir harbeyi sütre yaparak bayram namazý kýldý."
KADINLAR BAYRAM NAMAZINA GÝDER
6340 - Ýbnu Abbas radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, her iki bayramda da kýzlarýný ve hanýmlarýný (musallaya) çýkarýrdý."
BÝR GÜNDE ÝKÝ BAYRAM
6341 - Ýbnu Abbas radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Sizin þu gününüzde iki bayram bir araya gelmiþtir: Dileyene, bayram namazý cuma namazýnýn da yerini tutar. (Ancak) biz, cum'a namazýný da kýlacaðýz."
6342 - Ýbnu Ömer radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam zamanýnda iki bayram (cuma ve bir bayram) ayný günde birleþti. Aleyhissalatu vesselam bayramý kýldýrdý, sonra da: "Dileyen cumaya da gelsin, dileyen de gelmesin" buyurdular."
BAYRAMDA SÝLAH TAÞIMAK
6343 - Ýbnu Abbas radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, düþman karþýsýnda olmadýkça Ýslam memleketlerinde, her iki bayramda silah kuþanýlmasýný yasakladý."
BAYRAM GUSLÜ
6344 - Ýbnu Abbas radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Ramazan bayramýnda da Kurban bayramýnda da guslederdi."
6345 - Sohbet þerefine eren Fakih Ýbnu Sa'd radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Ramazan bayramýnda, Kurban bayramýnda, Arefe gününde yýkanýrdý. Fakih de o günlerde yýkanmalarýný aile halkýna emrederdi."
NAFÝLELER KAÇ REKAT?
6346 - Ebu Said radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Her iki rek'atte bir selam vermek vardýr."
KIYAMU'L-LEYL (GECE NAMAZI)
6347 - Hz. Cabir Ýbnu Abdillah radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Hz. Davud'un oðlu Hz. Süleyman'ýn annesi, oðlu Süleyman'a: "Ey oðlum! Geceleyin fazla uyuma! Zira geceleyin fazla uyku, kiþiyi Kýyamet günü fakir býrakýr" demiþtir."
KUR'AN'I GÜZEL SESLE OKUMAK
6348 - Abdurrahman Ýbnu's-Saib anlatýyor: "Sa'd Ýbnu Ebi Vakkas yanýmýza geldi. Gözü kapanmýþ idi. Kendisine selam verdim. "Sen kimsin?" dedi. Kendimi tanýttým. Bunun üzerine dedi ki: "Kardeþim oðluna merhaba! Duydum ki senin Kur'an okumaya güzel sesin varmýþ. Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'ý dinledim. Demiþti ki: "Þu Kur'an hüzünlü olarak nazil oldu, Öyleyse onu okuyunca aðlayýn. Eðer aðlayamazsanýz aðlamaya çalýþýn ve onu güzel okuyun. Onu güzel okumaya gayret etmeyen bizden deðildir."
6349 - Hz. Aiþe radýyallahu anha anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ýn saðlýðýnda bir gece, yanýna gitmekte aðýr kaldým ve sonra geldim. "Nerdeydin?" buyurdu. "Ashabýndan birinin kýraatini dinliyordum. Onunki kadar güzel bir kýraati ve sesi hiç kimsede görmedim" dedim. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam kalktý, onunla ben de kalktým. Gidip onun kýraatini dinledi. Sonra bana dönüp: "Bu, Salim Mevla Ebu Huzeyfe'dir. Ümmetim içerisinde böylelerini var eden Allah'a hamdolsun!" buyurdular."
6350 - Hz. Cabir anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kur'an'ý okumada sesce insanlarýn en güzeli o kimsedir ki, okurken kendisini dinlediðiniz vakit, Allah'tan korktuðu kanaatine varýrsýnýz ."
6351 - Fedale Ýbnu Ubeyd radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri, güzel sesle Kur'an'ý açýktan okuyan kimseyi dinleme hususunda, güzel sesli cariyesini dinleyen erkekten daha çok alaka sahibidir."
6352 - Hz. Ebu Hureyre radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bir gün mescide girince bir kimsenin kýraatini iþitmiþti: "Bu kim?" diye sordu. "Abdullah Ýbnu Kays!" denilince: "Buna Al-i Davud'un mizmarlarýndan (naðmelerinden) bir mýzmar verilmiþtir" buyurdular."
GECE NAMAZINDA KIRAAT
6353 - Ümmü Hani Bintu Ebi Talib radýyallahu anha anlatýyor: "Ben evimin damýnda iken, Resulullah aleyhissalatu vesselam'ýn geceleyin (namazda) okuduðu Kur'an'ý iþitirdim."
6354 - Ebu Zerr radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam sabah oluncaya kadar namazda bir ayeti tekrarlayýp durdu. O ayet þudur: "Eðer sen onlara azab edersen onlar senin kullarýndýr. Eðer onlarý affedersen muhakkak ki sen azizsin, hakimsin" (Maide 118).
GECE KAÇ REKAT TEHECCÜT?
6355 - Hz. Aiþe radýyallahu anha anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam yatsý namazýndan boþaldýðý vakitten fecr vaktine kadar onbir rek'at namaz kýlardý, her iki rek'atta bir selam verirdi, bir rek'atle de vitirde bulunurdu (yani tek kýlardý). Bütün rek'atler sýrasýnda, secdeleri öyle uzun tutardý ki, siz bir secde esnasýnda, daha baþýný kaldýrmadan elli ayet okuyabilirdiniz. Müezzin sabah namazýnýn birinci ezanýný tamamlayýnca kalkar, hafif iki rek'at namaz kýlardý."
GECENÝN EN EFDAL VAKTÝ
6356 - Amr Ýbnu Abese radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gelip: "Ey Allah'ýn Resulü! Kim seninle birlikte (ilk defa) müslüman oldu?" diye sordum. "Bir hür, bir köle!" buyurdular. Ben: "Allah'a daha yakýn (olunan) bir saat var mý?" dedim, "Evet, gecenin son yarýsý (Allah'a daha yakýn olunan saattir)" buyurdular."
6357 - Hz. Aiþe radýyallahu anha anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam gecenin evvelinde uyur, son kýsmýný (ibadetle) ihya ederdi."
6358 - Rýfa'atü'l-Cüheni radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri gecenin yarýsý veya üçte ikisi geçinceye kadar (günahlarýn kaydýný) geciktirir. Sonra: "Sakýn kullarým benden baþkasýndan bir talepte bulunmasýnlar! Kim ben Azimüþþan'dan talep ederse, isteðine icabet eder, duasýný kabul ederim. Kim benden talepte bulunursa, ona istediðini veririm. Kim benden af dilerse onu affederim, bu hal fecir doðuncaya kadar devam eder" buyurur"
AKÞAM YATSI ARASI NAMAZ
6359 - Hz. Aiþe radýyallahu anha anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim akþamla yatsý arasýnda yirmi rek'at namaz kýlarsa Allah ona cennette bir köþk yapar."
EVDE NAFÝLE
6360 - Asým Ýbnu Amr anlatýyor: "Irak ahalisinden bir grup, Hz. Ömer'e gitmek üzere yola çýktý. Yanýna geldikleri vakit Hz. Ömer onlara: "Siz kimlerdensiniz!? diye sordu. Onlar: "Biz Irak ahalisindeniz!" dediler. "Ýzinli olarak mý geldiniz?" dedi. Onlar: "Evet!" dediler. Onlar Hz. Ömer radýyallahu anh'tan kiþinin evde kýldýðý namazýn hükmünü sordular. Hz. Ömer: "Ben Resulullah'a bu hususta sormuþtum da: "Kiþinin evinde kýldýðý namazý nurdur, öyleyse evlerinizi nurlandýrýn" buyurdu" dedi."
6361 - Ebu Saidi'l-Hudri anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Sizdenbiri namazýný kýlýnca, ondan evi için de bir nasib ayýrsýn. Zira Allah Teala hazretleri, onun evine, namazýndan bir hayýr býrakýr."
6362 - Abdullah Ýbnu Sad radýyallahu anh anlatýyor: "Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'a: "Evdeki namaz mý, mesciddeki namaz mý daha efdal?" diye sordum. Þu cevabý verdi: "Evime bakmýyor musun, mescide ne kadar yakýn! Farzlar hariç, evimde kýlmam, benim nazarýmda mescidde kýlmamdan daha makbuldür."
HACET NAMAZI
6363 - Abdullah Ýbnu Ebi Evfa el-Eslemi radýyallahu anh anlatýyor: "(Bir gün) Resulullah aleyhissalatu vesselam yanýmýza geldi ve: "Kimin Allah'a veya mahlukatýndan birine bir haceti varsa abdest alsýn, iki rek'at namaz kýlsýn, sonra þu duayý okusun: Lailahe illallahu'l-Halimu'l-Kerim. Subhanallahi Rabbi'l-Arþi'l-azim. Elhamdulillahi Rabbi'l-Alemin. Allahümme inni eselüke mucibatý rahmetike ve azaime maðfiretike ve'l-ganimete min külli birrin Vesselamete min külli ismin, Es'elüke ella teda'a li zenben illa ðafartehü. Ve la hemmen illa ferrectehu vela haceten hiye leke rýdan illa kaday teha li (Halim ve kerim olan Allah'tan baþka ilah yoktur. Büyük Arþýn Rabbi noksan sýfatlardan mukaddestir. Hamd alemlerin Rabbine aittir. Allah'ým, þüphesiz ben, senin rahmetine vesile olan sebepleri, maðfretini gerektiren hasletleri, her hayrýn ganimetlerini ve her günahtan selamette olmayý senden dilerim. Allahým! Her günahýmý baðýþlamaný, her kederimi gidermeni, rýzana uyan her dileðimigörmeni senden talep ediyorum)."
Sonra Allah'tan dünya ve ahiretle ilgili ne dilerse ister, çünkü þüphesiz (o dilek) takdir edilir."
ÞABANIN ONDÖRDÜ
6364 - Hz. Ali radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Þaban ayýnýn onbeþinci gecesi olduðu zaman gecesinde namaz kýlýn, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü Allah Teala hazretleri o gün, güneþin batmasýyla, dünya semasýna iner ve þöyle der: "Bana istiðfar eden yok mu maðfiret etsem! Benden rýzýk isteyen yok mu rýzýk versem, belaya maruz kalan yok mu afiyet versem... Þöyle olan yok mu, böyle olan yok mu?" Bu hal fecrin sökmesine kadar devam eder."
6365 - Ebu Musa el-Es'ari radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Allah Teala hazretleri, Þa'ban ayýnýn onbeþinci gecesi (kullarýna rahmetle) nazar eder ve müþrikle, müþahin (kindar bencil) hariç herkese maðfret buyurur."
ÞÜKÜR SECDESÝ
6366 - Abdullah Ýbnu Ebi Evfa radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Ebu Cehl'in baþýnýn kesildiði müjdelendiði gün, iki rek'at þükür namazý kýldý."
6367 - Enes Ýbnu Malik radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, ciddi bir ihtiyacýnýn görüldüðü hususunda müjdelenmiþti, bunun üzerine hemen secdeye kapandý."
6368 - Ka'b Ýbnu Malik radýyallahu anh, Allah tevbesini kabul edince derhal secdeye kapanmýþtýr.
NAMAZ, GÜNAHA KEFARETTÝR
6369 - Osman Ýbnu Affan radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ýn þöyle söylediðini isittim: "Birinizin evinin avlusunda bir nehir aksa da bunun içinde günde beþ sefer yýkansa acaba bedeninde hiç kir kalýr mý?" Aleyhisalatu vesselam'ýn muhatabý: "Hiçbir þey kalmaz!" dedi. Resulullah da: Ýþte namaz da böyledir, suyun kiri, pasý giderdiði gibi o da günahlarý giderir."
BEÞ VAKÝT NAMAZIN FARZ OLUÞU
6370 - Ýbnnu Abbas radýyallahu anhüma anlatýyor: "Peygamberiniz (Mirac gecesinde) elli vakit namazla emrolundu. Sonra bunu beþe indirinceye kadar Rabbinize müracaatta bulundu."
6371 - Ebu Katade Ýbnu Rýb'i anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Allah-u Zülcelal hazretleri buyurdu ki: "Senin ümmetine beþ vakit namazý farz kýldým ve kim bunu vaktinde kýlmaya devam ederse onu cennete koyacaðým diye katýmda ahidde bulundum. Kim de bunu vaktinde kýlmaya devam etmezse katýmda onun için hiçbir ahid yoktur."
MESCÝD-Ý HARAM VE MESCÝD-Ý NEBÝ'DE NAMAZIN FAZÝLETÝ
6372 - Hz. Cabir anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Benim mescidimde kýlýnacak bir namaz, onun dýþýndaki mescidlerde kýlýnan bin namazdan efdaldir. Ancak Mescid-i Haram hariç. Zira Mescid-i Haram'da kýlýnan bir namaz, diðer mescidlerde kýlýnan yüzbin namazdan efdaldir."
MESCÝD-Ý AKSA'DA NAMAZ
6373 - Resulullah aleyhissalatu vesselam'ýn azadlýsý Meymune radýyallahu anha anlatýyor:
"Ey Allah'ýn Resulu! Biz Beytu'l Makdis hakkýnda fetva ver!" demiþtim. Þöyle buyurdular: "Orasý mahþer (yani Kýyamet günü insanlarýn toplanacaðý) ve menþer (herkesin defterlerinin neþredileceði) yeridir. Oraya gidin ve içinde namaz kýlýn. Çünkü orada kýlýnacak tek namaz kendi dýþýndaki yerlerde kýlacaðýnýz bin namaz gibidir."
Ben tekrar sordum: "Ben oraya gitmeye muktedir olamazsam ne yapmalýyým?" Þu cevabý verdi: "Ona kandil yaðý baðýþlarsýn, aydýnlatýlmasýnda kullanýlýr. Böyle yapan da oraya varan gibidir."
6374 - Enes Ýbnu Malik radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kiþinin evinde kýldýðý namazý bir namazdýr, ama mahallesinin mescidinde kýldýðý namazý yirmibeþ namazdýr. Ýçerisinde cum'a kýlýnan mescidde kýldýðý namazý beþyüz namazdýr. Mescid-i Aksa'da kýldýðý namazý ellibin namazdýr. Benim mescidimde kýldýðý namazý da ellibin namazdýr. Mescid-i Haram'da kýldýðý namazý yüzbin namazdýr."
MÝNBERÝN ÝNÞAASI, KÜTÜÐÜN AÐLAMASI
6375 - Hz. Enes radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bir hurma kütüðüne (dayanarak) hutbe verirdi. Minber yapýlýnca (hutbelerde kütüðü býrakýp) minbere çýktý. Bunun üzerine kütük (bu ayrýlýk sebebiyle aðlayýp) inledi. Aleyhissalatu vesselam yanýna gelip kucakla(yýp teselli et)ti, kütük sustu. Aleyhissalatu vesselam þu açýklamayý yaptý: "Eðer onu kucaklamasaydým Kýyamet gününe kadar inleyecekti."
6376 - Hz. Cabir Ýbnu Abdillah radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam (hutbe sýrasýnda) bir aðaç kökünün veya bir hurma kütüðünün dedi- yanýnda ayaða kalkardý. Sonradan bir minber edindi." Ravi der ki (terkedildiði vakit) hurma kütüðü aðladý."
Hz. Cabir der ki: "Kütüðün iniltisini bütün mescid halký iþitti. O kadar ki Resulullah aleyhissalatu vesselam yanýna gelip okþadý. Bunun üzerine kütük sustu." Bazýlarý da: "Eðer Resulullah aleyhissalatu vesselam yanýna gel(ip teselli et)meseydi Kýyamet'e kadar aðlayacaktý" dedi."
6377 - Hz. Ebu Hureyre radýyallahu anh anla yor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam çok namaz kýlardý. Öyle ki ayaklarý kabarmýþtý. Kendisine "Allah senin geçmiþ ve gelecek günahlarýný affetmiþtir (kendini niye bu kadar yýpratýyorsun?)" denildi. O bunlara þu cevabý verdi: "çok þükreden bir kul olmayayým mý?"
ÇOK SECDE
6378 - Ubade Ýbnu's-Samit radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Allah için secde eden herkese Allah bir sevap yazar ve bu secde sebebiyle bir günahýný affeder, makamýný da bir derece artýrýr; öyleyse secdeyi çok yapýn."
AYAKKABI NEREYE KONMALI?
6379 - Ebu Hureyre radýyallahu anh anlatýyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ayakkabýlarýný ayaðýndan ayýrma. Eðer çýkaracak olursan ayakkabýlarýný ayaklarýnýn arasýna koy. Onlarý saðýna koyma, arkadaþýnýn saðýna da koyma; arkana da koyma, aksi taktirde arkandakine ezada bulunursun."


Teþekkur:
Beðeni: 

"Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ) þöyle teþehhüd okurdu: "BismiIlâhi, et-tahiyyâtu lil-lahi, ve'ssalavâtu lillâhi, ez-Zâkiyâtu lillâhi, es-Selâmu aIe'n-Nebiyyi ve Rahmetullahi ve berekâtuhu, es-Selâmu aleynâ ve ala ibâdillâhi's-Sâlihîn, Þehidtü en Iâ-ilâhe illallâhu ve þehidtü enne Muhammeden ResüIullâhi."
Alýntý

Yer imleri