BOP'un uygulama alaný önce 'gözlerden ýrak' Afganistan, ardýndan Irak oldu. Ortadoðu'dan dünyaya yayýlan enerji miktarý ve petrol boru hatlarýna bakýnca resmi adýyla Geniþletilmiþ Ortadoðu ve Kuzey Afrika Projesi'nin (GOKAP) anlamý ortaya çýkýyor.

ABD'deki Kongre seçimleri öncesinde Baþkan Bush, Irak'ýn Vietnam'a benzediðini kabul etti. Bu noktaya, ülke içindeki gruplar ve bölge üzerinde yapýlan yanlýþ hesaplar nedeniyle gelindi.

ABD iþgalinin ardýndan geçen süre içinde Irak'ta ortaya çýkan tablo, Washington yönetiminin yaklaþýk yarým asýrdan bu yana kurgulamakta olduðu Büyük Ortadoðu Projesi'nin (BOP) hemen her açýdan iflas ettiðini gösterdi.

ABD'nin baþýný çektiði küresel güçlerin Avrasya ile Afrika'daki enerji ve su kaynaklarýný denetim altýna almak için "insan haklarý, demokrasi, hukukun üstünlüðü ve piyasa ekonomisi" kavramlarýnýn arkasýna sýðýnarak baþlattýðý ve buna, 11 Eylül saldýrýlarýnýn ardýndan "terörle mücadele" gerekçesini de eklediði operasyon, Irak'ta sözcüðün tam anlamýyla çöktü.

"Irak, ABD için ikinci Vietnam oluyor" yorumlarý son birkaç aydan bu yana artýk daha sýkça duyulmaya baþlandý. Vietnam-Irak benzerliðini dile getiren yorumlara ýsrarla karþý çýkan ABD Baþkaný George Bush bile New York Times gazetesi yazarý Thomas Friedman'ýn 'Irak'taki durumla Vietnam savaþý sýrasýnda komünist Kuzey Vietnam ordusunun düzenlediði Tet taarruzu(1) arasýnda benzerlik bulunduðu'nu dile getirdiði makalesine iliþkin olarak, "haklý olabilir. Kesinlikle (Irak'ta) artan düzeyde bir þiddet var ve biz de seçime gidiyoruz" dedi. Bush, böylece Irak'ta son dönemdeki artan þiddete baðlý olarak iki savaþ arasýndaki paralelliði ilk defa kabul etmiþ oldu.

Son bir yýl içindeki geliþmeler ABD açýsýndan Vietnam örneðini doðrular nitelikte. ABD askerlerinin Irak'ta sadece geçen Ekim ayý içindeki kaybý ayýn 30'u itibarýyla yüz olmuþtu. Ýþgalin sonrasýnda Irak'taki toplam ABD kaybý neredeyse 3 bine ulaþtý. Son dönemde keskin niþancýlarýn ABD askerlerini vurduðunu gösteren video kayýtlarý, moral açýsýndan da çöküþü beraberinde getirdi. ABD'nin Irak'taki askeri varlýðý Neo-Con'lar arasýnda bile tartýþma konusu oldu.

ABD'nin çabalarýyla direniþin önü kesilemediði gibi, son bir yýl içinde Irak'ta yaþanan þiddet, mezhep ve etnik çatýþmaya doðru nitelik deðiþtirdi. BM'ye baðlý Irak'a Yardým Misyonu'nun raporu, Irak'taki iç savaþ ortamýný ve þiddetin boyutlarýný net biçimde ortaya koydu. Söz konusu raporun verilerine göre Irak'ta Temmuz ayýnda en az 3 bin 590, Aðustos ayýnda da 3 bin 9 sivil yaþamýný yitirdi. 1 Ocak-31 Mart 2004 tarihleri arasýnda haftada ortalama 197 þiddet olayý meydana gelirken bu rakam 20 Mayýs-11 Aðustos 2006 döneminde 792'ye yükseldi. Bu tablo Ortadoðu coðrafyasýna küresel güçlerin yapmak istediði aþýnýn tutmayacaðýný açýkça gösterdi.

Washington yönetiminin sorumluluðunu taþýdýðý bu tablonun perde arkasýnda, Neo-Con'larýn þekillendirdiði Büyük Ortadoðu Projesi ya da resmi adýyla Geniþletilmiþ Ortadoðu ve Kuzey Afrika Giriþimi bulunuyor.

YARIM ASIRLIK PROJE

Irak'ta iflas bayraðýný çeken bu projenin ayrýntýlarýna kýsaca bir göz atmak, Ortadoðu'da küresel güçlerin kurmak istediði ancak baþaramadýðý büyük oyunu daha iyi anlamak açýsýndan önem taþýyor.

BOP aslýnda Donald Rumsfeld, Paul Wolfowitz, Dick Cheney, Richard Perle ve William Kristol gibi Neo-Con'larýn önde gelen teorisyenleri tarafýndan 1997'de oluþturulan Yeni Amerikan Yüzyýlý Projesi'nin bir alt unsuru olarak ortaya çýktý.

Neo-Con'larýn 1997 yýlýnda teorisini ortaya koyduðu BOP'un pratik uygulamasý, aslýnda Ýkinci Dünya Savaþý sonrasýna kadar uzanýyor. 1945 yýlýnda, ABD Baþkaný Franklin D. Roosevelt ve Suudi Arabistan Kralý arasýnda imzalanan antlaþma Amerikan þirketlerinin Suudi petrolü üzerindeki denetiminin ilk aþamasý oldu. Ýran'da ise sorun! Anlaþmayla deðil, CIA'nin projelendirip uyguladýðý bir darbe ile çözüldü. Roosevelt ailesinden CIA Tahran Ýstasyon Þefi Kim Roosevelt ile Þah'ýn dostu, 1991 Körfez Savaþý'nda ABD Ordusu'nun Komutaný Norman Schwarzkopf'un babasý General Norman H. Schwarzkopf'un çabasýyla, Ýran petrolünü ulusallaþtýran Baþbakan Muhammed Musaddýk'a karþý bir darbe yapýldý. Ardýndan Ýran'dan kaçmýþ olan Þah geri getirildi. General Schwarzkopf da Ýran Gizli Servisi SAVAK'a eðitim verdi. Böylece, Batýlý güçlerin Ýran'daki çýkarlarý garanti altýna alýndý. Ýran petrolü Batýlý þirketler arasýnda yeniden paylaþtýrýldý. Sonraki yirmi yýl içinde de, Ortadoðu petrolünün yüzde 65'i Amerikan þirketlerine geçti.

Soðuk savaþýn ardýndan dengelerin deðiþmesiyle, ABD'nin enerji ve su kaynaklarýna bakýþý da farklýlaþtý. Bu baðlamda, Neo-Con teorisyenler "kendileri için yeni bir dünya" kurma adýna BOP'u þekillendirmeye baþladýlar.

Bugünkü haliyle BOP, Türkiye'ye de sunulduðu þekliyle, batýda Fas, doðuda Moðolistan, kuzeyde Rusya Federasyonu'nun güneyi (Çeçenistan), güneyde Yemen'e kadar uzanan bir coðrafyada yer alan ülkelere yönelik siyasi, hukuki, bilgi-eðitim, ekonomi, sosyal ve güvenlik boyutlarýný içeren kapsamlý bir "Ýslam coðrafyasý dönüþüm stratejisi" olarak ortaya kondu.

Bu alanlarda uzun vadeli bir deðiþimin hedeflendiði açýklandý. 11 Eylül saldýrýlarýný gerçekleþtirenlerin Müslüman olmasý, El-Kaide'nin "Ýslam adýna" terörist eylemler yapmasý, Ýran Ýslam Cumhuriyeti'nin ABD'yi "Büyük þeytan" ilan etmesi, Çeçenistan'da Vahabiliðin kök salmasý, Suudi Arabistan gibi þeriat ile yönetilen ülkelerde demokrasi, insan haklarý gibi kavramlarýn olmamasý, ABD'nin müttefiklerini, Ýslam coðrafyasýnda neden dönüþüme gereksinim duyulduðu konusunda ikna etmesine zemin hazýrladý. Panzehir olarak Türkiye'de oluþturulmak istenen "ýlýmlý Ýslam" gösterildi.

PERDE ARKASINDAKÝ GEREKÇELER

Washington'da Neo-Con'larýn baþýný çektiði ekibin yüksek sesle dile getirdiði, hemen hiç kimsenin de itiraz edemediði, insan haklarý, demokrasi, hukukun üstünlüðü, kadýn-çocuk haklarý gibi evrensel kavramlarla gerekçelendirilen BOP'un perde arkasýnda ise artýk ABD'nin hemen her açýdan bir dünya imparatorluðu kurma ve bu imparatorluðu kendi çýkarlarý doðrultusunda yaþatma çabasý olduðu net biçimde ortaya çýkmýþ durumda.

ABD'nin Neo-Con teorisyenleri, BOP'u 21. yüzyýl koþullarýna göre toplumsal ve felsefi unsurlarý da kapsayacak geniþ bir çerçeve içinde þekillendirdi.

Tokyo Üniversitesi Misafir Öðretim Üyesi Yardýmcý Doç. Dr. Ýbrahim Öztürk "Büyük Ortadoðu Projesinin Siyaset ve Ýktisat Felsefesi" baþlýklý makalesinde BOP'un oluþturulmasýndaki gerekçeleri þöyle sýralýyor:

"ABD eksenli kapitalist bloðu Büyük Orta Doðu Projesi türünden yeni senaryolara iten 4 temel tehdidin söz konusu olduðu düþünülmektedir.

- Çaðdaþ tatminsiz bireyin arayýþý sürecinde Ýslami yöneliþin adresini saptýrmak,

- Dünyanýn çoðunluðunu oluþturan alt gelir düzeyine sahip toplumlarýn isyaný,

- Sayýsal olarak dünya nüfusunun azýnlýðýný oluþtursa da, harekete geçirebileceði deðiþim dalgalarýnýn çapý ve derinliði itibariyle aslýnda kapitalizmi içerden deðiþime uðratma dinamiðini de barýndýran, kapitalizmin içinde bulunduðu tatminsizlik,

- Petrol ve su kaynaklarýnýn güvenliðini garanti altýna almak,

Öztürk'ün bu unsurlara yönelik þu deðerlendirmeleri de dikkat çekici:

"Geniþ anlamda ifadesiyle esas amaç Asya eksenli bir medeniyet baþkaldýrýsýnýn önünü kapatmak. Bu baðlamýnda anahtar terim kuþkusuz hem medeniyet hem de coðrafya planýnda 'Ýslam'. Ýslam ve Ýslam coðrafyasýnýn bir anda terörle anýlýr hale gelmesi için bir gecede yaratýlan ve hýzla medyatik hale getirilen ünlü terör örgütlerinin hemen hepsi Soðuk Savaþ'ýn sona ermesiyle gündeme geldi. Oysa Ýslam dünyasýndaki ABD düþmanlýðý ne yeni, ne de haksýz bir olgu. Olayýn bir baþka boyutu da þu; toplama bir milleti bir arada tutmanýn yolu olarak dýþarýda bir düþman yaratmak þeklindeki klasik ABD politikasý, Soðuk Savaþ dönemi sonrasýnda da devam ediyor."

ABD'nin hem dünya imparatorluðu olmasý, hem de 300 milyona yaklaþan nüfusunun refah düzeyini korumasý için, Avrasya ve Afrika'daki enerji ve su yollarýnýn denetimi, Washington yönetiminin düþüncelerine "iman eden" yerel müttefikleri ya da direkt olarak kendileri tarafýndan saðlanmalýydý. Týpký Irak örneðinde, Kürt gruplarýn yapmakta olduðu gibi.

ENERJÝ KAYNAKLARININ ÖNEMÝ

Avrasya ve Afrika'daki enerji kaynaklarý, ABD açýsýndan stratejik bir öncelik taþýyor. Her gün, dünyada tüketilen petrolün yüzde 55'i, yani 43 milyon varil petrol, ithalat ihracat yoluyla el deðiþtiriyor. Bu nedenle küresel anlamda petrol akýþýnýn güvenliði, ABD açýsýndan büyük önem taþýyor. Günde 35 milyon varil petrol, Süveyþ Kanalý, Hürmüz (13 milyon), Malakka (10 milyon), Bab el Mandeb, Ýstanbul ve Çanakkale boðazlarýndan geçiyor. Bunlara, Kýzýl Deniz ve Akdeniz'e akan 4 adet petrol boru hattý da eklendiði zaman, BOP haritasýnýn Washington açýsýndan önemi net biçimde ortaya çýkýyor. Batý Avrupa kaynaklarý yapýlan projeksiyonlara göre 2025 yýlýna gelindiðinde, ABD'de tüketilen petrolün yüzde 71'i, Batý Avrupa'dakinin yüzde 68'i, Çin'dekinin yüzde 73'ü kendi ülkeleri dýþýndan saðlanacak. Enerji gibi yaþamsal bir sektörde oluþan ve gitgide artan bu dýþa baðýmlýlýk, neden Ortadoðu, Afrika, Orta Asya'nýn baþýný ABD'nin çekmekte olduðu küresel güçlerin oyun alaný olduðu sorusuna yanýt veriyor.

BOP'TA SONUN BAÞLANGICI

BOP'un ne olup ne olmadýðý ya da ne olup ne olmamasý gerektiði konusunda fikir veren bu tablo içinde Irak, Neo-Con'larýn Yeni Amerikan Yüzyýlý Projesi için sonun baþlangýcý oldu.

Peki, BOP çerçevesinde Irak'ta ne bekleniyordu ne oldu?

ABD iþgalinin sonrasýnda, Irak halkýnýn ABD askerlerini çiçeklerle karþýlamasý, Washington yönetiminin siyasi, ekonomik ve ticari anlamda beklentilerini tatmin edecek bir hükümet kurulmasý, ABD þirketlerinin çýkarlarýnýn güvence altýnda alýnmasý, bütün dünyanýn gözünde de ABD'nin Irak'a demokrasi, insan haklarý ve liberal ekonomi getirmesi bekleniyordu. Ancak beklenen çýkmadý.

Irak halký, kuzeydeki Kürtler dýþýnda, ABD askerlerini çiçeklerle karþýlamadýðý gibi ciddi bir direniþ oluþtu. Siyasi açýdan ise Irak'ta "Pandora'nýn kutusu" açýldý. ABD'nin Afgan kökenli Büyükelçisi Zalmay Halilzad'ýn bütün çabalarýna karþýn siyasi istikrar oluþturulamadý. Ýþgalin hemen ardýndan direniþçilere destek verdikleri gerekçesiyle Sünniler dýþlandý. Baas yönetimi ile iliþkisi olduðu düþünülen ve aralarýnda doktorlar, öðretmenler, subaylar ve üst düzey bürokratlarýn bulunduðu 750 bin kiþi iþsiz kaldý. Sünnilerin sistem dýþýnda kalmasýyla, Washington yönetiminin korktuðu baþýna geldi. Tahran yönetiminden büyük destek alan Þiilerin eli güçlendi. Nükleer gerginlik nedeniyle ABD-Ýran çekiþmesi, Irak'ta da yanký buldu. ABD güçlerinin, Tahran'ýn bir dediðini iki etmeyen Þii milislerle karþý karþýya gelme riski ortaya çýktý.

Siyasi açýdan istikrar saðlanamadýðý gibi ülke bölünme aþamasýna geldi. ABD, büyük önem verdiði tek müttefiki Kürtlerin eline önemli siyasi kozlar verip, Ortadoðu'daki dengeleri alt üst etti. Ýnsan haklarý ve demokrasinin yerine, Ebu Gureyb cezaevindeki skandal iþkence görüntüleri ortaya çýktý. Demokrasiyi kurumsallaþtýracak adýmlar atýlmasý yerine, aþiret liderleri, ayetullahlar ve din adamlarý ile çözüm arayýþýna gidildi.

2003'teki iþgal öncesinde Irak'ta olduðu iddia edilen kitle imha silahlarýný arayan ekibin baþkaný olan BM baþ silah denetçisi Ýsveçli diplomat Hans Blix, ABD'nin Irak'ý iþgal etmesinin tam bir baþarýsýzlýk olduðunu ve ülkenin Saddam Hüseyin'in yönetimi altýnda bulunduðundan daha kötü bir duruma sürüklendiðini söyleyip, bir anlamda BOP politikalarýnýn iflas etmiþ olduðunu itiraf etti. Blix, "Irak tam bir fiyasko. Amerikalýlar çýksa bir bela, çýkmasa baþka bir bela. Çýkarlarsa Irak'ýn iç savaþa sürüklenme riski var. Kalýrlarsa ABD'nin Irak'ý istikrara kavuþturma yeteneði yok. Hiç savaþ olmasaydý Irak'ýn durumu bundan iyi olurdu" yönündeki sözleri, Washington yönetiminin hatalý politikalarýný gözler önüne serdi.

Askeri açýdan Irak üzerinde denetimin saðlanamamýþ olmasý, ABD'nin trilyon dolarlar harcayýp oluþturduðu askeri sisteminin sorgulanmasýný da beraberinde getirdi. Süper güç Olan ABD, Irak'ta direniþi aþamayýnca, kendileri açýsýndan büyük önem taþýyan "enerji kaynaklarýnýn güvenliði"ni yeteri kadar garanti altýna alamamýþ oldu. Neo-Con'larýn desteklediði büyük petrol þirketlerinin beklentileri karþýlanamadý. Irak büyük petrol þirketleri için "riski büyük" ülke statüsünden çýkarýlamadý. Milyarlarca dolarlýk anlaþmalar yürürlüðe konamadý. ABD kamuoyunda Irak savaþýna harcanan paralar tartýþma konusu oldu. Neo-Con'lar kendi aralarýnda bölündü.

Irak'ta yaþanan þiddet nedeniyle hemen her gün 100'e yakýn insan yaþamýný yitiriyor. "Terörle mücadele" adý altýnda insan haklarý ihlalleri günlük yaþam rutini durumuna gelirken, ABD askerlerine yönelik direniþin, "islami referansla" öne çýkmasý radikalizmi körüklüyor. Irak'ta ortaya çýkan radikal eðilimler Türkiye için de tehdit unsuru oluþturmaya baþlarken, istikrarsýzlýk PKK gibi terör örgütlerinin de küresel güçler tarafýndan rahatça kullanýlmasýna uygun bir zemin hazýrlamýþ durumda.

Görünen o ki, ABD'nin BOP'a iliþkin hem görünen hem perde arkasýndaki gerekçeleriyle birlikte, projenin uygulamasý da Irak'ta iflas etmiþ durumda. Bu iflasýn ardýndan Ortadoðu'da bozulan dengeler bölge ülkelerindeki istikrarý ve güvenliði de uzun yýllar olumsuz yönde etkileyecek gibi görünüyor.

Dipnot:

(1) Vietnam'da gerilla mücadelesinin en önemli komutaný olan Vo Nguyen Giap, ABD saldýrýlarýna karþý güçlü bir yanýt vermek için Vietnamlýlarýn yýlbaþý günü olan Tet'i seçti. Vietkong Tet boyunca savaþmayacaðýný açýklamýþtý. Kuzey Vietnam Ordusu sýnýrda bir harekat gerçekleþtirdi. Aslýnda bu bir þaþýrtmacaydý. ABD güçlerinin büyük bir kýsmý sýnýra doðru gitti. Bu sýrada Vietkong güneyde geniþ çaplý saldýrýnýn hazýrlýklarýný tamamladý ve Tet bayramýnda saldýrýyý baþlattý. Saygon'da bir anda ortaya çkan gerillalar, ABD büyükelçiliðini ve stratejik binalarý ele geçirdi. Irak'ta ramazan ayý ile benzerlik kuruluyor (Y. N)