Teşekkur Teşekkur:  0
Beğeni Beğeni:  0
Sayfa 3/3 İlkİlk 123
26 sonuçtan 21 ile 26 arası

Konu: Ayeti okuyup vefat eden çocuk!!

  1. #21

    Kullanıcı Bilgi Menüsü

    Standart

    kuşçu arkadaş kur'an ayetlerinin mealini ve manasını bilmeden fetva türünde vay efendim şöyle imiş vay efendim böyle imiş gibi yorum yapmak bence yanlış allah muhavaza bu tür davranışlar insanı yoldan çıkarır hikaye bence ibret vermesi açısından güzel elbette herkes türk ve müslüman ama unutmamak gerekir ki müslümanlık ve türklük dürüstlük güzel ahlak iyi bir anlayış ve tüm dinleri kuçaklayan bir anlayış gerektirir
    amacım tartışma ortamı yaratmak degil sadece biraz anlayış biraz hoş görüdür unutmamak gerekir ki tüm semavi dinler allah tarafından insanlara peygamberler tarafından gönderilmiş ve ayetler ile teblig edilmiştir MÜZZEMMİL ayeti de bunlardan biridir selamlar saygılar

  2. #22

    Kullanıcı Bilgi Menüsü

    Standart

    Alıntı kuşcu Nickli Üyeden Alıntı Bu Linki Görmeniz İçin SupersatForuma Uye Olmanız Gerekmektedir.
    eyvallah..siz haklısınız..
    siz haklısınız olayı değil
    biz burada birilerine faydamız olurmu diye çalışıyoruz
    mesajı yazan arkadaşıda yakından tanırım benim vasıtam ile uye oldu şimdi yok iş için dışarıda ama akşam geli,nce okuyacaktır merak etme
    için rahat olsun gerçktn
    süper Teklif sende üye ol sende kazan!!!!
    İşte Davet Linkin!!

    http://www.superteklif.com/SuperUye/...9-f6001b6878a1

  3. #23

    Kullanıcı Bilgi Menüsü

    Standart

    ALLAH korusun blackhackers76 arkadaşımızında dediği gibi bu ayetleri inkar etmek şirke girer ve büyük günahlarda biridir hatta ve hatta insanın imanını tehlikeye sokar
    selametle
    süper Teklif sende üye ol sende kazan!!!!
    İşte Davet Linkin!!

    http://www.superteklif.com/SuperUye/...9-f6001b6878a1

  4. #24

    Kullanıcı Bilgi Menüsü

    Standart

    Alıntı Pasilobus Nickli Üyeden Alıntı Bu Linki Görmeniz İçin SupersatForuma Uye Olmanız Gerekmektedir.

    Zeki çocuk derse başladı, kısa zamanda Kur'ân-ı Kerim'i öğrendi... Bir gün; hocasının önünde Kur'ân okurken, bir ayetle karşılaştı. Ayet-i kelimeyi tek tek heceledi. Yüreğine müthiş bir kurşun saplanıvermişti! O ayetin mânasını düşünmekle, o çocuğun yüzü kireç gibi bembeyaz kesildi ve bir titreme aldı... Okumaya devam edemedi. Derhal evin yolunu tuttu ve kapıyı çaldı. Babası içeriden seslendi:

    "Kim o?"

    "Benim baba, çabuk aç!"


    Babası kapıya koşup açınca, gördüğü manzara karşısında korktu; çocuğunun yüzü ürkütücü derecede solmuştu ve yavrucağı titreyip durmaktaydı. Hemen kollarını açıp sardı onu:

    "Oğlum! Ne oldu sana böyle? Niçin benzin bu kadar sararmış?"

    Güç bela cevap verdi çocuk:

    "Bugün derste Kur'ân-ı Kerim'den bir ayet okudum. Mânâsını düşününce yüreğim eriyor sandım ve bu hâle geldim."

    Babası, çocuğunu içeriye alıp bir yere oturttuktan sonra tarifsiz bir merakla sordu yavrusuna:

    "Ey gözümün nuru oğlum! Seni bu kadar sarsan ayet hangisi acaba?!"

    "Şu ayettir." dedi çocuk ve her bir harfini yüreğinde duya duya okudu o ayeti:

    "İnkârcılığınıza devam ederseniz, dehşetinden çocukları birden ak saçlı ihtiyarlara çevirecek o günden kendinizi nasıl koruyabilirsiniz?" (Müzzemmil, 17)

    Ayet-i celileyi tekrar etmek, çocuğun canına yeni bir ateş düşürdü, o masum yavrunun takati hepten kesildi ve yatağa düştü. Bu ayetin heybetinden hasta oldu ve kısa zaman sonra da vefat etti. O masum çocuğu, babası götürüp kabre koydu.

    Baba Ebu Bekir Verrak Hazretleri sık sık o çocuğun kabrine gider, toprakları avuçlar, ağlar ve şöyle derdi:

    "Ey Ebu Bekir Verrak! Senin küçücük oğlun Kur'ân'dan bir ayet okudu, Allah (cc) korkusundan can verdi. Sen; Kur'ân-ı Kerim'i hatmedip duruyorsun ve "ömür güneşin" kabir kuyusuna ağdı da, Allah'tan hiç onun gibi korkmazsın. Meğer senin gönlün ne katı bir gönülmüş, vah sana..!"

    Bu onun nefis muhasebesiydi, ama sözün asıl muhatapları bizlerdik, bütün inananlar... "İnandık"larını söyleyenler!.. O büyük zât ki, böylesine mübarek bir evlat yetiştirmiş, mualla birisi. Peki ya her gün Hak'tan, hakikatten yana yüzlerce söz duyan, okuyan ama irkilmeyen, kendisini düzeltmeyen, en azından şöyle bir çekidüzen vermeyen bizler... Camide verilen bir vaaz esnasında; "Allah'ı anmaktan dolayı kalplerinizin haşyet duyacağı an henüz gelmedi mi?" sorusu karşısında, kalbi orada çatlayıp yığılan gencin hâlini de dinleyince... Hicabdan öte bir hâl gelmiyor elden...

    Ve sözün hitamı;

    Cenab-ı Allah'ın, o an ve haberin hatırlatılması anlamında, "gelmedi mi?" diye sorduğu ve bizleri kendimize gelmeye çağırdığı ayetler:

    "Her şeyi kaplayacak kıyametin haberi sana gelmedi mi?" (Ğâşiye Sûresi, 1) "Daha önce inkar edip de, inkarlarının karşılığını tadan kimselerin haberi size gelmedi mi? Onlara, can yakıcı azap vardır." (Teğâbün Sûresi, 5) "İnananların gönüllerinin Allah'ı anması ve O'ndan inen gerçeğe içten bağlanması zamanı daha gelmedi mi? Onlar, daha önce kendilerine Kitâb verilenler gibi olmasınlar; onların üzerinden uzun zaman geçti de kalbleri katılaştı; çoğu, yoldan çıkmış kimselerdir." (Hadîd Sûresi, 16)
    ÖMER ŞAMİL KAFKAS
    üstad kusura bakma ama.

    yukarda yazılanlar ...

    insanları kandırmakdır.

    benim dedem de ak saçlı güler yüzlü geceleri zor durumda kalanlar ortaya çıkan ihtiyarları anlatırdı ...onada dedesi anlatırmış..

    ama ben ne yazsam farketmez yönetici sensin herkez sana inanır..

    inanç ve ibadet iyidir ama çalışmayana kimse birşey vermez..

    hele ak sakallı dedeler..

  5. #25

    Kullanıcı Bilgi Menüsü

    Standart

    Konu daha fazla uzamaması için polemiğe gerek yok anlaşılan sizinle anlaşamayacagız
    Konu Mehmet Kaynaklı tarafından (04-07-2007 Saat 20:56 ) değiştirilmiştir.
    süper Teklif sende üye ol sende kazan!!!!
    İşte Davet Linkin!!

    http://www.superteklif.com/SuperUye/...9-f6001b6878a1

  6. #26

    Kullanıcı Bilgi Menüsü

    Standart

    sen nasıl bir müslümansınki allahın ayetlerini yalanlıyorsun deminden beri takip ediyorum banlıyacaktım ama sna banlanma ytme önce şu ayetlere bi göz at ve allhına sığın

    Bu Linki Görmeniz İçin SupersatForuma Uye Olmanız Gerekmektedir.
    Bu Linki Görmeniz İçin SupersatForuma Uye Olmanız Gerekmektedir.

    buda türkçe meali anlamı

    73-el-MÜZZEMMİL

    Mekke'de nâzil olmuştur; 10, 11 ve 20. âyetlerinin Medine'de nâzil olduğu rivayet edilmiştir. 20 (yirmi) âyettir. Sûre, adını, ilk âyetindeki "el-müzzemmil" kelimesinden almıştır. "Müzemmil" örtünüp bürünen demektir.

    Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.

    1. Ey örtünüp bürünen (Resûlüm)!

    2. Birazı hariç, geceleri kalk namaz kıl.

    3. (Gecenin) yarısını (kıl). Yahut bunu biraz azalt.

    4. Ya da bunu çoğalt ve Kur'an'ı tane tane oku.

    5. Doğrusu biz sana (taşıması) ağır bir söz vahyedeceğiz.

    6. Şüphesiz gece kalkışı, (kalp ve uzuvlar arasında) tam bir uyuma ve sağlam bir kıraata daha elverişlidir.

    7. Zira gündüz vakti, sana uzun bir meşguliyet var.

    8. Rabbinin adını an. Bütün varlığınla O'na yönel.

    9. O, doğunun da batının da Rabbidir. O'ndan başka ilâh yoktur. Öyleyse yalnız O'nun himayesine sığın.

    10. Onların (müşriklerin) söylediklerine katlan ve onlardan güzellikle ayrıl.

    11. Nimet içinde yüzen o yalancıları bana bırak ve onlara biraz mühlet ver.

    12. Hiç şüphesiz bizim nezdimizde (onlar için hazırlanmış) boyunduruklar, yakıcı bir ateş, var.

    13. Boğazdan geçmez bir yiyecek ve elem verici bir azap var.

    14. O gün (kıyamet günü) yeryüzü ve dağlar sarsılır; dağlar çöküntü ile akıp giden kum yığınına döner.

    15. Nasıl Firavun'a bir elçi göndermiş idiysek doğrusu size de, hakkınızda şahitlik edecek bir peygamber gönderdik.

    16. Ama Firavun o peygambere karşı gelmiş, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde muaheze etmiştik.

    17. Peki inkâr ederseniz, çocukları ak saçlı ihtiyarlara çevirecek o günden kendinizi nasıl koruyabileceksiniz?

    18. Gökyüzü bile onunla (o günün dehşetiyle) yarılacaktır. Allah'ın vâdi mutlaka yerine gelir.

    19. İşte bu (anlatılanlar), şüphesiz bir öğüttür. Artık kim dilerse Rabbine (varan) bir yol tutar.

    20. (Resûlüm!) Senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, (bazen) yarısını, (bazen de) üçte birini yatmadan (ibadetle) geçirdiğini ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun da (böyle yaptığını) Rabbin elbette biliyor. Gece ve gündüzü (içinde olup bitenleri iyiden iyiye) ölçüp biçen ancak Allah'tır. O sizin, bunu sayamayacağınızı bildiği için, sizi bağışladı. Artık, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Allah bilmektedir ki, içinizde hastalar bulunacak, bir kısmınız Allah'ın lütfundan (rızık) aramak üzere yeryüzünde yol tepecekler, diğer bir kısmınız da Allah yolunda çarpışacaklardır. O halde Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah'a gönül hoşluğuyla ödünç verin. Kendiniz için önden (dünyada iken) ne iyilik hazırlarsanız Allah katında onu bulursunuz; hem de daha üstün ve mükâfatça daha büyük olmak üzere. Allah'tan mağfiret dileyin, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.
    Konu Mehmet Kaynaklı tarafından (04-07-2007 Saat 22:40 ) değiştirilmiştir.

Sayfa 3/3 İlkİlk 123

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an Bu Konuyu Gorunteleyen 1 Kullanıcı var. (0 Uye ve 1 Misafir)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •