Teşekkur Teşekkur:  0
Beğeni Beğeni:  0
Sayfa 2/2 İlkİlk 12
23 sonuçtan 11 ile 20 arası

Konu: 20/01 Ekonomi Haberleri

Hybrid View

önceki Mesaj önceki Mesaj   sonraki Mesaj sonraki Mesaj
  1. #1

    Kullanıcı Bilgi Menüsü

    Standart Hükümet yatırım indiriminde geri adım atmadı

    Hükümet, yatırım indirimi konusunda geri adım atmadı ve Kurumlar Vergisi Yasa Tasarısı’nın yatırım indirimini kaldıran şekiliyle TBMM’ye sevkedilmesi kararlaştırıldı.

    Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, "Ya yatırım indirimiyle beraber yüksek oranlı kurumlar vergisini ya da yatırım indirimi olmadan düşük oranlı kurumlar vergisini tercih edecektik. Tasarı ikinci tercihe göre oluşturuldu" dedi.
    Şener, Ekonomik Koordinasyon Kurulu’nun dünkü toplantısında, kurumlar vergisindeki yatırım indiriminin de değerlendirildiğini bildirdi. Şener, ilgili bakan, bürokrat ve teknokratların konuyla ilgili olarak değişik görüşler sunduklarını belirterek, "Gelinen nokta itibariyle iki tercihten birini yapmak gerekiyordu. Birincisi yüksek oranlı kurumlar vergisi ve yatırım indirimi tercihi. İkincisi ise düşük oranlı kurumlar vergisi ve yatırım indiriminin bulunmadığı bir sistemdi. Hazırlığı tamamlanan ve TBMM’ye sevkedilecek olan yeni Kurumlar Vergisi Yasa Tasarısı ikinci tercihe göre hazırlandı ve oluşturuldu" dedi.

    BAŞBAKAN İSTEMİŞTİ

    Kurumlar vergisi kapsamındaki yatırım indiriminin kaldırılmasına TOBB ve benzeri kuruluşların itiraz etmesi üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, tasarısının TBMM’ye sevkedilmesini ertelemiş ve konununun Ekonomik Koordinasyon Kurulu’nun toplantısında değerlendirilmesini istemişti.

    YARIM ASIRLIK YASA

    Halen yürürlükteki Kurumlar Vergisi Yasası’nın 1949 yılında çıkarılmış bir yasa olduğuna dikkat çeken Şener, bundan yarım asır önce çıkarılmış bir yasayla kurumların vergi yükümlülüklerini düzenlemeye devam etmenin pek sağlıklı bir durum olmadığını ifade ettti.
    Kurumlar Vergisi Yasası’nın gelişen dünya koşullarına uygun olarak küreselleşmenin ulaştığı boyutları ve ekonomik dinamiklerdeki değişiklikleri kavrayacak bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirten Şener, yeni tasarının da bu bakış açısıyla hazırlandığını söyledi.
    Tasarıyla daha önde 83 olan yasadaki madde sayısının 39’a indirildiğini ifade eden Şener şu bilgileri verdi:
    "Sistematik daha düzenli hale gelmiş belirsiz ve itlaflı konulara açıklık kazandırılmıştır. Gelir ve kurumlar vergisindeki muafiyet ve istisnalar daraltılmış, vergi oranı yüzde 30’dan yüzde 20’ye indirilmiştir. Bu yapısı itibariyle gerçekten önemli bir tasarı olarak algılamaktayız. Çünkü yatırımların teşviki ve girişimcilerimizin küresel rekabette ulaşabilecekleri başarı vergi oranlarıyla yakın bağlantılıdır."
    Şener, Türkiye’nin kurumlar üzerindeki mevcut vergi yüküyle OECD ülkeleri arasında vergi yükü yüksek ülkeler arasında sayıldığını bildirdi. Türkiye’nin yüzde 30’luk vergi oranıyla 15 ülkeden daha yüksek bir kurumlar vergisi oranına sahip oduğuna dikkat çeken Şener, "Yine kurum kazançları üzerindeki yüklere baktığımızda diğer bazı yüklerle stopajla birlikte değerlendirildiğinde TÜrkiye’deki kurum kazançları üzerindeki yük itibariyle OECD içinde 12’nci sıradayız. Bizden düşük 11 ülke bulunmaktadır" dedi.
    Kurumlar vergisi oranının yüzde 20’ye indirilmesiyle vergi oranı Türkiye’den daha düşük 4 ülke kalacağını ve Türkiye’deki oranın 22 ülkeden daha düşük bir düzeye ineceğini ifade eden Şener, şunları söyledi:
    "Yeni düzenlemeyle birlikte Türkiye hem yabancılar açısından cazip hale gelecektir. Hem de Türkiye’de iş yapan işadamalarımız kamusal ve vergi yükleri nedeniyle uğradıkları dezavantajdan kurtulacaklar ve rekabet avantajı yakalayacaklardır. Yapılan görüşmeler sonucuda Kurumlar Vergisi Yasa Tasarısı’nın Bakanlar Kurulunda imzalarının tamamanarak biran önce TBMM’ye sevk edilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmaştır."


    Alıntı hurriyet.com.tr
    YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN
    YADA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL

  2. #2

    Kullanıcı Bilgi Menüsü

    Standart Hazine 5 yıl vadeli borçlanacak

    Hazine, sadece 164 milyon YTL’lik iç borç ödemesi yapacağı gelecek hafta 5 yıl vadeli altı ayda bir sabit faiz ödemeli YTL cinsinden tahvil ihraç ederek borçlanacak.

    Hazine, 24 Ocak Salı günü, 25 Ocak 2006 valör ve 19 Ocak 2011 geri ödeme tarihiyle ihraç edeceği 5 yıl vadeli tahvillere altı ayda bir yüzde 7 oranında dönemsel faiz ödeyecek. Bu oranda bir dönemsel faizin yıllık bileşiği ise yüzde 14.4 düzeyine çıkıyor.

    Türkiye’de reel faizin hala çok yüksek düzeyde bulunması nedeniyle faiz oranlarının gelecek aylarda ve yıllarda daha da aşağı gidebileceğini bekleyenlerin söz konusu tahvillere yoğun ilgi göstermesi bekleniyor. Hazine geçen hafta düzenlediği üç ayrı iç borçlanma ihalesinde toplam 8 milyar 952.5 net borçlanmaya gitmiş ve bu borçlanmanın 760 milyon YTL’si kamu kuruluşlarından, 8 milyar 192.5 milyon YTL’sini ise piyasadan gerçekleştirmişti. Bu ay piyasadan toplam 9 milyar YTL borçlanmaya gitmeyi planlayan Hazine’nin bu plana bağlı kalması halinde gelecek haftaki ihalede net 1 milyar YTL’nin altında bir borçlanma gerçekleştirmesi gerekecek.

    Bu ayki iç borç ödemelerini 25 Haziran günü yapılacak 164 milyon YTL’lik ödemeyle tamamlayacak olan Hazine, yeni bir ihale de yapmayacak.

    Alıntı hurriyet.com.tr
    YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN
    YADA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL

  3. #3

    Kullanıcı Bilgi Menüsü

    Standart Tüzmen: Irak 15 gün içinde borçlarını ödeme yapacak



    Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Irak Petrol Bakanlığı’na bağlı bir kuruluş olan Somo firmasının Türk firmalarına olan 1 milyar dolarlık borcunu 15 gün içinde ödeyeceği yönünde bir açıklama yaptığını belirtti.

    Tüzmen, Irak İhracat Fuarı’nın Gaziantep’te düzenlenmesine yönelik olarak Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde yapılan protokol imza töreninden sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Tüzmen, Somo’nun Türk firmalarına olan borçlarını ödememesi halinde 21 Ocak’tan itibaren akaryakıt sevkiyatlarının durdurulacağını kaydetti. Tüzmen Somo’nun borçlarını ödedikten sonra sevkiyatların tekrar başlayacağını belirtti. Somo’nun ödemelerini 15 gün içinde yapacağını açıklamasının olumlu bir gelişme olduğunu söyleyen Tüzmen, bu konu da Iraklı yetkililerin de ellerinden geleni yapacaklarına inandığını ifade etti.

    Tüzmen, Türkiye’nin Irak’ın sanayisini ve ticaretini canlandırmaya yönelik çalışmalarıyla, Somo firmasının borçlarını ödememesi konularının birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı. Tüzmen, "Ödemeler yapılmadığı için firmalar sevkiyatlarını durduruyor. Devletle bir ilgisi yok" dedi.

    Irak’ın borçlarının önceki aylarda da zaman zaman 500- 600 milyon dolarlar seviyesine kadar çıktığını ancak gecikmeler yaşanmasına rağmen ödemelerin yapıldığını belirten Tüzmen, "Geçmişte olduğu gibi Somo ve Irak’taki yetkililerin Türk firmalarının mağduriyetini gidermek için ellerinden gelen gayreti göstereceğine inanıyorum" şeklinde konuştu.

    Irak’tan olan alacakların taksitlendirilerek tahsiline firmaların kendilerinin karar verebileceğini belirten Tüzmen, "Devletin bir alacağı değil. Bu nedenle taksitlendirme önerisi konusunda firmalar kararlarını düşünerek verecekler. Alacak belli bir seviyeyi aştıktan sonra işin gerçekçiliği ortadan kalkar" dedi.

    Tüzmen 7-11 Haziran 2006 tarihleri arasında Gaziantep’de gerçekleştirilmesi planlanan Irak Fuarı’yla ilgili olarak da "Irak’ın 2 yıldır gerçekleştiremediği fuarı Gaziantep’de yapılmasını sağlayacağız. Bu konuda bütün odalar birliği sanayi ve ticaret odaları, Gaziantep Sanayi Ticaret odaları çok verimli bir çalışma yaptı" diye konuştu.

    Alıntı hurriyet.com.tr
    YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN
    YADA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL

  4. #4

    Kullanıcı Bilgi Menüsü

    Standart Hükümetten öğretmene, polise ve hakime zam hazırlığı

    Öğretmenlere ek ders saati ücretini artırarak maaşlarında iyileştirme sözü veren hükümetin polisler ve birinci sınıf hakimlerin maaşlarında da belli bir oranda artış getiren bir yasa taslağı hazırladığı öğrenildi.

    Denge tazminatına ilişkin hazırlanan yasa taslağının Başbakanlıkta bulunduğu belirtildi. Bu taslakta, öğretmenlerin ek dersleri, polis ve hakimlerin ise özlük haklarında iyileştirme sağlandığı ifade edildi. Bu yeni düzenlemeyle polislerin maaşlarında 30-40 YTL arasında bir artış olacağı öğrenildi.

    Alıntı hurriyet.com.tr
    YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN
    YADA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL

  5. #5

    Kullanıcı Bilgi Menüsü

    Standart '2.5 milyon insan işsiz kalabilir'

    Keskinoğlu Tavukçuluk A.Ş. Yem Fabrikası Müdürü Adnan Zaimoğulları, kuş gribinin ekonomiye büyük zarar verdiğini belirterek, kanatlı hayvan sektöründen gelir elde eden 2.5 milyon insanın işsiz kalma tehdidiyle karşı karşıya olduğunu iddia etti.

    Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Ege Bilimsel Toplantıları kapsamında düzenlenen “Temel Tıp Uzmanlık Eğitim-İnfluenza” konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Zaimoğulları, piliç eti ve yumurta ürünlerinin tüketiminde yüzde 90'a varan bir düşüş yaşandığını belirtti.
    Kuş gribinin dünyada ve Türkiye'de kanatlı hayvan sektörüne büyük darbe vurduğunu kaydeden ve acil önlem alınması gerektiğini vurgulayan Zaimoğulları, “Kanatlı hayvan sektöründen gelir elde eden 2.5 milyon insan işsiz kalma tehdidi altında” dedi.

    -YILLIK TÜKETİM 14 KİLOGRAM-

    Türkiye'de kişi başına yıllık kanatlı hayvan eti tüketiminin 14 kilogram olduğunu ifade eden Zaimoğulları, şöyle konuştu:
    “Bu oran çok düşüktür. Bunu iki katına çıkarmayı düşünürken yanlış bilgilendirmelerden dolayı ciddi zarara uğradık. Toplumun markalı ve ambalajlı ürünleri alması gerekiyor, bu ürünlerde tehlike yoktur. Pazardan açık ürünler alırsanız, sadece kuş gribi değil her türlü hastalığa davetiye çıkarırsınız. Halkımızı doğru bilgilendirerek, insanlara ucuz tüketim ürünü tavuk ve yumurtayı tekrar kazandırmalıyız. İnsanlara (yumurtayı deterjanla yıkayın) diyorlar. Böyle saçmalık olmaz. Yumurtayı deterjanla yıkatırsanız, insanlar kuş gribinden değil, zehirlenerek ölür.”
    Zaimoğulları, yumurta ve tavuk tüketimini artırmak için devletle ortak reklam kampanyalarının başlatılması gerektiğine dikkat çekti.
    İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilimdalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emel Bozkaya da kuş gribinin solunum yoluyla kanatlı hayvanlardan insanlara geçtiğini, virüsün tavuk eti yemekle bulaşmayacağını kaydetti.
    Prof. Dr. Bozyaka, virüsün insandan insana geçme ihtimalinin de olmadığına dikkat çekti.
    Konferans arasında katılımcılara, tavuk ürünlerinden ikram edildi.


    Alıntı hurriyet.com.tr
    YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN
    YADA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL

  6. #6

    Kullanıcı Bilgi Menüsü

    Standart Davos toplantıları başlıyor

    Dünya Ekonomik Forumu'nun yıllık olağan toplantıları, İsviçre'nin Davos kasabasında gelecek hafta başlıyor.

    Davos kasabasında 25-29 Ocak tarihleri arasında düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'nun yıllık olağan toplantılarının bu seneki temasını, “yaratıcı zorunluluk” başlığı oluşturuyor.
    Bu arada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Dünya Ekonomik Forum toplantılarına katılmak üzere 26 Ocak Perşembe günü Davos'a gitmesi bekleniyor.
    Davos'ta ikili temaslarda bulunması beklenen Başbakan Erdoğan'ın, Dünya Ekonomik Forumu toplantıları çerçevesinde 27 Ocak Cuma günü düzenlenecek olan ve “Karşılaştırmalı Yeni Avantajlar” ismini taşıyan toplantıya katılarak konuşma yapması bekleniyor.
    Söz konusu toplantıya konuşmacı olarak Başbakan Erdoğan'ın yanı sıra ABD Ticaret Bakanı Carlos M. Gutierrez, Polonya Cumhurbaşkanı Lech Kaczynski, Siemens Firması Başkanı ve Yönetim Kurulu Başkanı Klaus Kleinfeld de katılacak.
    Başbakan Erdoğan'ın ayrıca, 26 Ocak günü Doğuş Grubu tarafından düzenlenen kokteyle katılması bekleniyor.
    Dünya Ekonomik Forumu toplantılarına katılacak Devlet Bakanı Ali Babacan'ın ise “Terörizm Karşıtı Önlemler Ekonomik Büyümeyi Boğar mı?” başlıklı toplantıya katılarak konuşma yapması öngörülüyor.
    Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk'in de, “Gelişen Piyasalarda Çokulusluluk” konulu toplantıya katılarak konuşması bekleniyor.
    Dünya Ekonomik Forumuna katılacak Fener Rum Patriği Bartholomeos'un da, 26 Ocak günü düzenlenecek “ Ekonominin Ahlaka İhtiyacı Var mı?” başlıklı toplantıda konuşma yapması öngörülüyor.

    Alıntı hurriyet.com.tr
    YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN
    YADA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL

  7. #7

    Kullanıcı Bilgi Menüsü

    Standart Enflasyon beklentisi yüzde 5,67'e indi

    Merkez Bankası tarafından düzenlenen Ocak ayının ikinci beklenti anketine göre, yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 5,67'ye indi.

    Merkez Bankası, Ocak ayının son dönemine ilişkin beklenti anketi sonuçlarını açıkladı.
    Yıl sonu enflasyon beklentisi, tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) bazında Ocak ayının ilk anketine göre 0,01 puan azalarak yüzde 5,68'den yüzde 5,67'ye geriledi.

    Alıntı hurriyet.com.tr
    YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN
    YADA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL

  8. #8

    Kullanıcı Bilgi Menüsü

    Standart Serdengeçti: Sermaye çıkışı olursa kur gerekiyorsa uyar

    Merkez Bankası Serdengeçti, olası sermaye çıkışının kurlar üzerindeki etkisine ilişkin, “Sermaye çıkışı olursa, kur gerekiyorsa uyar” dedi.

    Serdengeçti, Merkez Bankası tarafından düzenlenen “Enflasyon Hedeflemesi: Uygulama ve Olası Sorunlar” konulu uluslararası konferansın kapanışında yaptığı değerlendirmede, iki gün süren konferansın başarıyla tamamlandığını belirterek, katılımcılara teşekkür etti.
    Enflasyon hedeflemesi rejimine geçiş için her ülkenin kendine ait gerekçeleri bulunduğunu belirten Serdengeçti, enflasyon hedeflemesi konusunun 2000 yılından bu yana Türkiye'nin gündeminde olduğunu, bu konuda Merkez Bankası'nın ciddi çalışmalar yürüttüğünü söyledi.
    Enflasyon hedeflemesi rejiminde Merkez Bankası'nın bağımsızlığının hayati öneme sahip olduğu görüşünü tekrarlayan Serdengeçti, “Fiyat istikrarını sağlamak tek hedef olmalı. Türkiye gibi sicili kabarık olan ülkelerde bu hedefe kenetlenme çok önemli” dedi.
    Enflasyon hedeflemesinde hesap verilebilirlik, saydamlık ve iletişimin öneminin altını çizen Serdengeçti, enflasyon hedeflemesinin dünyada uygulandığı son 20 yılda önemli sonuçlar alındığını ve başarılı olduğunu, hiçbir ülkenin enflasyon hedeflemesinden çıkmadığını kaydetti.
    Serdengeçti, enflasyon hedefleme rejiminin bir öğrenme süreci olduğunu da vurgulayarak, bunun zaman içerisinde gelişeceğini ve ilerleyeceğini kaydetti.
    Serdengeçti, Türkiye'de son 4 yılda dolarizasyonun tersine döndüğünü, dalgalı kurun dolarizasyondan uzaklaşmayı da beraberinde getirdiği ifade etti.
    Olası sermaye çıkışının kurlar üzerinde olabilecek etkisine ilişkin bir soru üzerine Serdengeçti, şu karşılığı verdi:
    “Sermaye çıkışı olursa, kur gerekiyorsa uyar. Son 4-5 yılda 7 kere oldu zaten. 7 kere TL ani değer kaybetti. Dolayısıyla bundan endişe edecek bir şey de yok.
    Bankalarda bir problem gözükmüyor. Fakat şirketler kendi risklerini giderecek şekilde vaziyetlerini ayarlamıyorlarsa tabii ki kur hareketlerinden zarar görebilirler.”


    Alıntı hurriyet.com.tr
    YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN
    YADA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL

  9. #9

    Kullanıcı Bilgi Menüsü

    Standart Bankacılar: GSMH ve cari açık büyür, enflasyon ve faiz düşer

    Bankacılar, milli gelirdeki ve cari işlemler açığındaki büyümenin devam edeceğini, faiz oranlarının ve enflasyonun azalacağını, dolar kurunun değişmeyeceğini, kredi kullanımının ise büyümesini sürdüreceğini bekliyor.

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) 98 üst düzey banka yöneticisinin katılımıyla gerçekleştirdiği Bankacılık Kesimi Üst Düzey Yönetici Anketi’nin sonuçlarını açıkladı. BDDK, Aralık 2005 anket sonuçlarına göre katılımcıların Eylül 2005 ankmetindeki biyimser beklentilerinin devam ettiğini bildirdi.
    Ankete katılan bankacıların yüzde 94’ü GSMH’nin bir önceki yıla göre büyüyeceğini yüzde 2’si aynı kalacağını tahmin ederken yüzde 4’lük bir kesim ise küçülme bekliyor.
    Bankacıların yüzde 79’u gelecek üç aylık dönemde cari işlemler açığının GSMH’ye oranınının artacağını yüzde 20’si ise aynı kalacağını bekliyor. Yüzde 8’i gelecek üç ayda bütçe açığının GSMH’ye oranının artacağını, yüzde 28’i aynı kalacağını, yüzde 64’ü ise azalacağını tahmin ediyor.

    ENFLASYON VE FAİZ ORANI

    Gelecek üç aylık dönemde TÜFE’nin artacağını bekleyenlerin oranı yüzde 13’te kalırken aynı kalacak diyenlerin oranı yüzde 47, azalacak diyenlerin oranı ise yüzde 40 düzeyinde gerçekleşti.
    Bankacıların yüzde 2’si bir yıl vadeli iç borçlanma faiz oranının artacağını beklerken, yüzde 37’si aynı kalacağı, yüzde 61’i ise azalacağını belirtti.
    Ankete katılanların yüzde 36’sı gelecek üç ayda dolar kurunun artacağını, yüzde 59’u aynı kalacağını ve yüzde 5’i de azalacağı tahmininde bulundu.
    Bankacıların yüzde 89’u gelecek üç ayda reel sektörün kredi talebinin artacağını, yüzde 11’i ise aynı kalacağını düşünrüyor.
    Katılanların yüzde 3’ü gelecek üç aylık dönemde YTL mevduat faiz oranlarının artacağını, yüzde 37’si aynı kalacağını, yüzde 60’ı ise azalacağını tahmin ediyor.
    Bankacıların yüzde 1’i gelecek üç aylık dönemde gecelik faizlerin artacağı tahmininde bulunurken, yüzde 38’i aynı kalacağını yüzde 61’i ise azalacağını bekliyor.

    KREDİLER ARTACAK

    Hiç bir bankacı gelecek aylarda konut kredisi faizlerinde artış beklemiyor. Yüzde 52’sinin değişim beklemediği konut kredisi faizlerinde yüzde 58’lik kesim ise azalma olacağını tahmin ediyor.
    Bankacıların yüzde 1’i konut dışındaki tüketici kredilerinin faiz oranlarının artabileceğini, yüzde 45’i aynı kalacağını yüzde 54’ü ise azalacağını tahmin etti. Ankete katılanların yüzde 81’i ticari kredilerin faiz oranının azalacağını, yüzde 18’i ise aynı kalacağını belirtti. Artabileceğini ifade edenlerin oranı ise yüzde 1’de kaldı.
    Bankacıların yüzde 93’ü gelecek üç ayda nakit kredi hacminin artacağını bekliyor. Yüzde 90’ı da tüketici kredilerinin tolam krediler içerisindeki payının yükselişinin devam edeceğini düşünüyor. Yüzde 97’si de konut kredilerinde artışın süreceğini tahmin ediyor.

    BANKALAR BÜYÜR YABANCI PAYI ARTAR

    Ankete katılanların yüzde 99’u bankaların aktiflerinin gelecek üç ayda büyüyeceğini bekliyor. Yüzde 28’i sektörde karlılığın artacağını, yüzde 49’u aynı kalacağını ve yüzde 23’ü ise azalacağını düşünüyor.
    Bankacıların yüzde 91’i gelecek dönemde Türk bankacılık sektöründeki yabancı payının artacağını, yüzde 9’u ise azalacağını belirtti. Yüzde 52’lik büyük bir kesim gelecek dönemde bankacılık sektörüyle ilgili risklerin artacağını, yüzde 45’i aynı kalacağını ve yüzde 3’ü ise azalacağını tahmin etti.


    Alıntı hurriyet.com.tr
    YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN
    YADA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL

  10. #10
    Users Awaiting Email

    Kullanıcı Bilgi Menüsü

    Standart

    Enflasyon düştükçe, cebimizden çıkan para artıyor.. bizim cebe ters etki yapıyor..

Sayfa 2/2 İlkİlk 12

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an Bu Konuyu Gorunteleyen 1 Kullanıcı var. (0 Uye ve 1 Misafir)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •