"Dinde kolaylýk vardýr. Güçleþtirmeyin, kolaylaþtýrýn! Nefret ettirmeyin, sevindirin!" gibi ifadelerden yanlýþ mana çýkararak dini deðiþtirmeðe kalkmak, büyük hatâdýr. "Kolaylaþtýrýn" demek, kolayýnýza geleni yapýn demek deðildir.


Kýþýn abdest almak zordur. Abdest alýnmasa da olur." denemez.

Baþa mesh oluyor da yüze niçin olmasýn! Güçleþtirmeyin yüze de mesh edin! denemez.

Nakli esas almadan yazarýnýn kafasýna göre olan kitablara itibar etmemelidir.


Dinimiz, emirlerde kolaylýk olduðunu bildirmektedir. Bütün emirlerde kolaylýk gösterilmesi, Allahü teâlânýn ni' metlerinin en kýymetlisidir. 24 saat içinde 5 vakit namaz kýlmayý emir buyurmuþtur ki, hepsi bir saat bile sürmez.


Dinimiz ayakta kýlamýyanýn, oturarak kýlmasýna izin vermiþtir.

Oturarak kýlamýyan yatarak kýlabilir.

Ayakta kýlamýyan hiç kýlamaz deme*miþtir.
Rüku ve secdeleri yapamýyan imâ ile, iþaret ile kýlabilir demiþtir.

Abdest için su bulamayana veya kullanamayana top*rak ile teyemmüm etmesine izin vermiþtir.
Zekât için, malýn yalnýz kýrkta birini fakirlere ayýrmýþtýr.

Yol parasý olan ve yol tehlikesiz bulunduðu zaman, ömründe bir kerre hac etmeyi farz kýlmýþtýr.


Sayýlamýyacak kadar çok þeyleri helâl etmiþtir. Yiyecek, içecek ve giyeceklerden pek çoðunu mubah etmiþ, pek azýný haram kýlmýþtýr. Haram etmesi de kullarýn menfaati içindir. Yalnýz þarabý haram ettiði halde, bütün meyve sularýný, tarçýn, karanfil, çay, kahve, süt gibi faideli içecekleri mubah kýlmýþtýr. Ýnsaf ehli, bu kadar kolaylýðý güç ve aðýr göremez. Bu kolaylýk*larý güç görenlerin kalblerinin bozuk olduðu anlaþýlýr.



Daha kolay olmalý, baþýboþ olmalýyým, demektir. Þu dünya nizamýnda da baþý boþluk iþlerimizi alt üst eder. Meselâ vâsýta*lar, yolun saðýndan gider. Kolaylýk istiyorum diyerek soldan giderse, ya bir kazaya sebep olur, yahut trafik birbirine girerek, yolculuk aksamýþ olur. Ba'zý sokaklara girme yasaðý konmuþ*tur. (Ýstediðim sokaða girebilmeliyim) demek uygun olur mu? Dinimiz de belli muayyen kaideler koymuþtur. Bunlarda da her insanýn vaziyetine göre kolaylýklar bahþetmiþtir. Meselâ her abdestte gusletmeyi þart koysaydý, ne diyebilirdik? Zekât olarak kýrkta biri deðil de, dörtte biri fakirin hakký denseydi ne diyebi*lirdik? Dinimiz en makûl öçülerde kolaylýklar ihsan etmiþtir. (Dinde kolaylýk var.) diyerek nefsinin kolayýna geleni yapmak dini deðiþtirmek olur.



(1) Bir Bilene Soralým, Cilt 2, Ýhlas Yayýnlarý