Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
Shot at 2007-08-11
Dünyamýzýn doðal ekosistemleri, daha önce hiç görülmemiþ bir hýzla yok oluyor. WWF’nin (Dünya Doðayý Koruma Vakfý) yayýnladýðý “2006 Yaþayan Gezegen Raporu’na göre, gezegenimizdeki doðal kaynaklarý tarih boyunca görülmemiþ bir hýzla tüketiyoruz. Rapora göre, doðal kaynaklarýmýzý þu andaki hýzýnda tüketmeye devam edersek, 2050 yýlýnda iki gezegene daha ihtiyacýmýz olacak.
Raporda, doðal kaynak tüketiminin yaný sýra, biyolojik çeþitlilikteki azalmanýn da devam ettiði belirtiliyor. Raporda, 1970-2003 yýllarý arasýnda Dünya üzerindeki omurgalý canlý türlerini üçte birinin soyunun tükendiðine deðiniliyor. Ayný zamanda, insanlarýn doðadaki ayak izlerinin, Dünya’nýn kendini yenileyemeyeceði bir hýzda arttýðý vurgulanýyor.
WWF Genel Müdürü James Leape konuyla ilgili olarak; “Ekolojik zarar bakýmýndan ciddi boyutlarda bir aþýrý tüketim sorunuyla karþý karþýyayýz. Doðal kaynaklarýmýzý, yeryüzünün yenileyebileceðinden daha büyük bir hýzda tüketiyoruz. Bu aþýrý tüketimin, öngörülebilir ve çok ürkütücü sonuçlarý var.�? dedi.
Leape, “Bugün, önemli kararlar alma zamaný. Yaþam standardlarýmýzý yükseltirken, doðadaki ayak izlerimizi azaltan deðiþimler yaratmak kolay olmayacak. Bugün kurduðumuz þehirler, enerji santralleri ve evler; ya toplumumuzu derinden zarar verecek bir aþýrý tüketim çýlgýnlýðýna sürükleyecek, ya da deðiþimi tetikleyerek gelecek nesillere yaþanabilir bir dünya býrakmamýzý saðlayacak.�?dedi.
Biyolojik çeþitliliðin azalmasýnýn temel nedeni dünyanýn kaynaklarý yerine koyma hýzýndan daha hýzlý bir tüketimin olmasý. Yapýlan araþtýrmalar ve incelenen veriler sonucunda, “Yaþayan Gezegen Raporu�?, yeryüzünün son durumunu iki ayrý göstergeyle belirtiyor: Yaþayan Gezegen Endeksi ve Ekolojik Ayak Ýzleri. Yaþayan Gezegen Endeksi, 1300 farklý omurgalý canlý türünden alýnan 3600’ün üzerinde popülasyon örneðine dayanarak yeryüzündeki biyolojik çeþitliliði ölçüyor. Yapýlan ölçüm ve incelemeler, karasal canlý türlerinde yüzde 31, tatlý su canlýlarýnda yüzde 28 ve denizlerdeki canlý türlerinde yüzde 27 oranýnda bir azalma olduðunu ortaya koyuyor.
Ýkinci gösterge olan Ekolojik Ayak Ýzleri ise insanlýðýn doðal kaynaklara yönelik taleplerini belirtiyor. Bu göstergeye göre; 1961 ve 2003 yýllarý arasýnda insanlarýn doðadaki ayak izleri üç katýna çýktý. Fosil yakýt kullanýmýndan kaynaklanan karbondioksit izimiz, son kýrk yýlda 9 kat arttý ve küresel ayak izimizin en büyük unsuru haline geldi.
Kiþi baþýna düþen yeryüzü alanýna göre bakýldýðýnda en büyük ayak izlerini býrakan beþ ülke Birleþik Arap Emirlikleri, Amerika Birleþik Devletleri, Finlandiya, Kanada ve Kuveyt olarak karþýmýza çýkýyor. Tarým sektörünün, sanayiden daha büyük bir yer kapladýðý Türkiye, su kaynaklarýný hýzlýca tüketiyor. Türkiye batý ülkeleri ile birlikte biyolojik yenilenme kapasitesinin yüzde 50 daha fazlasýný tüketeten ülkeler arasýnda yer alýyor.
Dünyamýzýn doðal ekosistemleri, daha önce hiç görülmemiþ bir hýzla yok oluyor. WWF’nin (Dünya Doðayý Koruma Vakfý) yayýnladýðý “2006 Yaþayan Gezegen Raporu�?na göre, gezegenimizdeki doðal kaynaklarý tarih boyunca görülmemiþ bir hýzla tüketiyoruz. Rapora göre, doðal kaynaklarýmýzý þu andaki hýzýnda tüketmeye devam edersek, 2050 yýlýnda iki gezegene daha ihtiyacýmýz olacak.
Raporda, doðal kaynak tüketiminin yaný sýra, biyolojik çeþitlilikteki azalmanýn da devam ettiði belirtiliyor. Raporda, 1970-2003 yýllarý arasýnda Dünya üzerindeki omurgalý canlý türlerini üçte birinin soyunun tükendiðine deðiniliyor. Ayný zamanda, insanlarýn doðadaki ayak izlerinin, Dünya’nýn kendini yenileyemeyeceði bir hýzda arttýðý vurgulanýyor.


Teþekkur:
Beðeni: 

Alýntý

Yer imleri