ANNE, bugün bayram mý gelmiþ?

Analarý her ne kadar “yummayýn kirpiklerini” diye aðýtlara yaksa da kahrýný, zaten kapanmýyor, açýk kalmýþ gözleri…

Türk’ü Kürt’ü býrak hele, koyun koyuna yatýyorlar iþte!

Bir bayram sabahý böyle mi olacaktý? Anneler evlatlarýný tabutlarýnda mý karþýlayacaktý? Askere düðün dernekle gönderilenler, yasla gözyaþýyla mý karþýlanacaktý? Hayattayken, kapýlara sýðmayan evlatlar heyhat!

Tabutlara sýðamýyor iþte… Giyecek baþka bayramlýk kalmamýþ mý da, al bayraðý çekmiþler üstlerine bu çocuklar? Daha görecek çok þey vardý oysa hayattan… Þimdi bir türlü örtemediðimiz o açýk kalmýþ gözlerde, hangi özlemler? Hangi gençlik düþleri ve hangi yarým kalmýþ hayaller?

Artýk, bir daha uyanmasý yok, bir daha doðrulmasý olmayan kabirden bir yatak; “anne bu sabah bayram mý geldi bizim köye? Anne hakkýný helal et, bayrama yetiþemedim, varýp da boynuna saramadým kollarýmý” mý diyorsun bir türlü yumulmayan kirpiklerinde…

Susmuþ içinden geçen bütün renkleri… Dizlerindeki bütün taylar hep birden kesilivermiþ kör býçaklarla… Gözlerindeki bütün kuþlar uçup gitmiþ. Pazularýnda henüz yapraða durmuþ gencecik dallarý tek tek kýrýlmýþ… Halbuki aramýzdan hayatý özlemeye dair en uygun yaþta olaný odur. Tam da özlemek, tam da sevmek, tam da boy atmak, gürlemek, çaðlamak, akmak yaþýndadýr. Kim kýydý senin kimseye anlatmadýðýn özlemlerine, kim çok gördü sana hayatý ve düþ kurmayý? Erken gelen bu Veda gününde öyleyse, çaðýrýn gelsin hayattayken bütün sevdikleri… Herkes en güzel elbiselerini giyinsin, herkes bayramlýk esvaplarýný kuþansýn, daða bayýra haber salýn, tüm sevenleri koþup gelsin cenazesine…

Ana kucaðý ihanet tutmaz oðul! Analar kucak satmaz, satabilmez bunu iyi bil. Bütün cihan birleþse de kalem tutup, ismin çizse… Bil ki adýn bende saklýdýr, gözlerime mil çekilse, kesilse de dillerim, ismin bahtýmdýr oðul! Derler ki “kahpelerle köpekler ana olmasýn.” Ah oðul, ey oðul “ana ol da gör” derim onlara, o analýk ki öz kanýný süte döndürür, sen ana olmaya gör… Hiçbir adres sana çýkmasa, hiçbir mektup seni bulmasa da bil ki benim kucaðým seni unutmaz, ama düðünde ama kefende, senin ismin benim ruhumda, senin ismin benim göðsümdeki sütte nakýþlý… Bak duy bakalým benim içimden kopan o bir tek OÐLUM kelimesi ile hangi Aðrý Daðý yarýþtýracakmýþ boyunu posunu, hangi Erciyes Daðý boy ölçüþecekmiþ benim bir tek OÐUL sözümle…

Dünya unutsa ben unutur muyum oðul? Deðme kovanlarým yaðma olsun, balým oðul, bahtým oðul, güzel oðul, kuzum oðul, tayým oðul, duam oðul, baharým yazým oðul, can parçam, nar tanem, yýldýzým, ufkum oðul!
Beyler, aðalar, paþalar kös vurdurup bayram tutalar… Kara yazýlarý sýrtýma giydirip, yas defterini elime vereler… Bayram onlara, yas bana oðul! Ýtilip kakýlmak, horlanmak bize, makam, mühür, taht onlara. Kamu onlara, yasak bana! Laf onlara, kurþun sana oðul…

Ah oðul can oðul bayramlýðýný kara topraktan biçmiþ kader! Besbelli ki Allah'tan geldin ve Allah’la berabersin, yine Allah'adýr yolun…

Ama soymasýnlar üzerini, üzerine toprak atanlar. Bilirim ki üþütür seni kara topraklar, soymasýnlar giydiklerini, öylece yatýrsýnlar, uzatsýnlar topraðýn kara baðrýna…

Hayattayken senin ve benim olmayan vatan, þimdi senin oldu mu oðul?

Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.