Teþekkur Teþekkur:  0
Beðeni Beðeni:  0
2 sonuçtan 1 ile 2 arasý

Konu: Emin Çölaþan'ýn Kovulma Hikayesi....

  1. #1

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Emin Çölaþan'ýn Kovulma Hikayesi....

    Emin Çölaþan'ýn kovuluþ hikayesi...
    27.09.2007, 11:57


    Hürriyet Gazetesi'nin en çok okunan köþe yazarýyken, yazdýklarý yüzünden kovulan Emin Çölaþan, kovulma sürecinde yaþadýklarýný GAZETEPORT'a anlattý. Emin Çölaþan, Baþbakan Tayyip Erdoðan, dönemin Dýþiþleri Bakaný Abdullah Gül ve Maliye Bakaný Kemal Unakýtan üçlüsünden müthiþ bir baský gördüðünü, aleyhlerinde tek satýr istenmediðini, bu yüzden frene bastýðýný ama yine de yazdýðýný açýkladý.
    Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    Çölaþan baskýlar arttýðý zaman Nasrettin Hoca fýkralarý yazarak günü geçirmeyi bile düþündüðünü belirterek, AKP aleyhinde yazdýðý çok sayýda belgeli yazýsýnýn sümenaltý edildiðini GAZETEPORT'a açýkladý.
    Türk basýnýnýn simge ismi Emin Çölaþan’ýn 22 yýl çalýþtýðý Hürriyet Gazetesi ile yollarýný ayýrmasýnýn üzerinden bir ayý aþkýn zaman geçti. "Ben Hürriyet ile yolumu ayýrmadým, resmen kovuldum’’ diyen Çölaþan’ýn iþine, önce sözlü biçimde, ardýndan da 31 Aðustos günü "Övgü dolu bir mektupla" ve yazýlý olarak son verildi. O övgü dolu mektup, adet olduðu biçimde, "Baþarý ve mutluluk dilekleriyle" sona erdi. Çölaþan þimdi "iþsiz ama vakti olmayan" bir gazeteci. Çünkü 30 yýllýk meslek hayatýnýn son döneminde yaþadýklarýný ve özellikle de "kendisini kovduran süreci" yazýyor. Sabah erkenden evinden çýkýyor, Bilgi Yayýnevi'nin Kýzýlay’daki binasýna gidiyor ve kendisine ayrýlan odaya kapanýp bilgisayarýnýn baþýna geçiyor…

    250 sayfa olacak kitabýn temeli atýldý. Çerçevesi de belli. Yaklaþýk 15-20 gün sonra da bilgisayar ekranýndan çýkýp, birinci hamur kaðýtlarýn üzerine dökülecek ve kitap raflarýnda yerini alacak… Çölaþan, çok ses getirecek kitabýnýn adýný da GAZETEPORT’a açýkladý: KOVULDUK EY HALKIM, UNUTMA BÝZÝ…


    Çölaþan, kitabýný yazdýðý þu günlerde, yaþadýklarýný ve duygularýný da anlattý. Yeni kitabýnýn henüz oluþan sayfalarýna, kýsa bir mola verdi ve GAZETEPORT’un sorularýný cevapladý:

    GAZETEPORT: 30 yýl el üzerinde tutulup, sonra da kovulmak nasýl bir duygu?
    - Ben gazeteciliðe 1977 yýlýnda Milliyet’te baþladým 1985’de de Hürriyet’e geçtim. Ýþ teklifini bana bizzat o dönemdeki patron Erol Simavi yaptý. Ben baþladýðýmda Milliyet, Ercüment Karacan’ýndý. Aydýn Doðan’a sattý. Aydýn Bey'le Milliyet’te de çalýþtým, sonra Hürriyet’i satýn alýnca, yine patronum Aydýn Doðan oldu. Toplam üç patronla çalýþtým ve sonra da kovuldum. Kovulmak bir gazeteci için çok aykýrý bir durum deðildir. Bu sektör böyle. Her gazetecinin baþýna gelebilecek bir olay… Benden önce de çok kovulan oldu, benden sonra da olacaktýr…

    GAZETEPORT: Siz Milliyet’ten Hürriyet’e geçerken patron Aydýn Doðan’dý. Bu transferi kendisi nasýl karþýlamýþtý?
    - 1985 yýlýydý. Çok üzgündü. Vedalaþmaya odasýna gittim. Milliyet’ten ayrýlmamý istemiyordu. "Bizi býrakma" dedi. Ama kararýmý vermiþtim ve Erol Bey'e de sözüm vardý. Geri dönemezdim. Birbirimize sarýldýk, gözlerimiz doldu. Aydýn Bey'le duygusal bir veda oldu. Sonra Hürriyet’te yeniden buluþtuk.

    "AYDIN BEY BANA KÜS"

    GAZETEPORT: Buluþtunuz ama bu buluþmadan yýllar sonra, bu kez sizi gönderen de yine Aydýn Doðan oldu. 22 yýl önce "Bizi býrakma, gitme" diyen patronunuz bu kez ne dedi?
    - Hiç birþey demedi. Çünkü ben Aydýn Bey'le küsüm. Daha doðrusu ben ona küs deðilim de o bana küs. Nedenini de bilmiyorum. Yerel seçimlerden kýsa bir süre önce bana küstü. O günden bu yana da konuþmadýk. Bu küslüðe iliþkin yorumlarýmý yeni kitabýmda yapacaðým. Kovulma meselesinde ise bana tebligatý Ertuðrul Özkök yaptý. Özetle "Aydýn Bey seninle çalýþmak istemiyor" dedi. Bu olay sýrasýnda Aydýn Bey beni arayýp bir þey söylemiþ deðildir.

    GAZETEPORT: Peki Ertuðrul Bey ne tür gerekçeler söyledi? Aydýn Doðan’ýn sizinle neden çalýþmak istemediðini öðrendiniz mi?
    - Gerekçe çoktu. Ana sebep iktidarýn gazete yönetimine olan baskýsýdýr. Mesela ben uzun süredir Tayyip Erdoðan, Kemal Unakýtan ve Abdullah Gül aleyhinde yazmamam konusunda uyarýlýyordum. Özellikle Kemal Unakýtan. Çünkü patronun Maliye ile iyi geçinmesi gerek. Birçok ticari iþi var. Onlar aleyhinde tek satýr istenmiyordu. Uyarý ve baskýlar geldikçe ben frene bastým. Tabii etkileniyor insan. Ama yine de belgeli konularý yazmaya devam ettim.

    NASRETTÝN HOCA

    GAZETEPORT: Baskýlar nasýl oluyordu? Kim sizi arayýp þunu yazma ya da yazdýðýn þu bölümü çýkar diyordu?
    - Yüzde 99 Ertuðrul Özkök arardý. Benim yazýmýn iþte þu paragrafýnýn sýkýntý yaratacaðýný söylerdi. Deðiþtirmemi isterdi. Karþý çýkardým. Kimi zaman deðiþtirirdim ya da yumuþatýrdým. Bu durumu da Bekir Coþkun dýþýnda kimseye anlatmazdým.

    GAZETEPORT: Ama yine bu konularda yazmaya devam ettiniz. Fazlaca taviz vermediðiniz için mi bardak taþtý?
    - Baskýlar artýyordu ama kol kýrýlýr yen içinde kalýr misali, kimseye bir þey anlatmadan ben de yoluma devam ettim. Çok bunaldýðým günler de oldu. O zamanlarda köþeme Nasrettin Hoca fýkrasý yazmayý bile düþündüm…

    GAZETEPORT: Deðiþtirdiðiniz yazýlarda neler vardý? Hiç yazamadýðýnýz ya da sayfaya konulmayan yazýnýz oldu mu?
    - Oldu tabii. AKP iktidarý ile baðlantýlý birçok usulsüzlük, yolsuzluk konulu ve belgeli yazým sümen altý edildi. Aman bu konu baþýmýzý aðrýtýr denildi. Bunlarýn hepsini saklýyorum. Kitabýmda tümünü açýklayacaðým…

    "BANA PARA TEKLÝF ETTÝLER"

    GAZETEPORT: Size yönelik baskýlar, sadece kritik yazýlarý yazýp Ýstanbul’a geçtikten sonra mý geliyordu? Yoksa Ertuðrul Özkök ile yüz yüze görüþmelerinizde de sizden talepleri oluyor muydu?
    - Oluyordu. Ben meslekte 30 yýlýmý dolduracaðým. 7 Þubat tarihinden birkaç gün önce Özkök Ankara’ya geldi. Kendisi ile uzun uzun görüþtük. Bana üç öneride bulundu. Önce Baþbakan, Maliye Bakaný ve Abdullah Gül hakkýnda aleyhte yazmamamý istedi. Ya da bir müddet yýllýk izne çýkmamý önerdi. Bunlarý yapmýyorsam istifa etmemi istedi. Eðer istifa edersem, Aydýn Bey'in benimle ilgili güzel bir proje ve önerisi olacaðýný söyledi. Ne tür bir öneri olduðunu da anlattý. Ýstifa edersem, bana yüklü miktarda para verileceðini, bu para ile ilerdeki yaþamýmda yolumu daha rahat çizebileceðimi söyledi.

    GAZETEPORT: Yüklü miktar neydi ve siz buna ne dediniz?
    - O paranýn meblaðýný hiç sormadým. Duymamýþ göründüm. Ýzne çýkacaðýmý söyledim ve izin öncesi yazacaðým yazýnýn altýna da not olarak (Sevgili okuyucularým, bir müddet izne çýkýyorum. Ýzin bitiminde tekrar görüþebilir miyiz bilemem) diye bir not koyacaðýmý söyledim.

    ÜÇ YAZAR
    GAZETEPORT: Bu tür bir not, okuyucunun ve medya dünyasýnýn kafasýnda Çölaþan’a yine baský var, zorunlu izin gibi anlamlar doðurmayacak mýydý?
    - Tabii. Ben daha önce de zorunlu izne gitmiþtim ve gazete okuyuculardan müthiþ baský gördü. Böyle bir notun gazeteyi yine sýkýntýya sokacaðýný gördüler. O zaman da izne çýkmam önerisinden vazgeçtiler. Ben de çýkmadým, yazýlarýma bildiðim gibi devam ettim. Ýstifa etmeyeceðimi de söyledim. Daha önce istifayý düþünmüþtüm ama bu mevzi kaybedilmemeli görüþü aðýr basýnca vazgeçmiþtim. Zaten üç yazar da hasretle benim istifamý ve benim köþemde yazmayý bekliyordu. Ben izne çýkmayýp yazýlarýma devam ettim, baskýlar da devam etti.

    GAZETEPORT: O üç yazar kimlerdi?
    - O isimleri sana söylerim ama yazma. Yeni spekülasyonlar olmasýn…

    "ALTI AY BEKLE"

    GAZETEPORT:- Þimdi Hürriyet ile iliþkileriniz nasýl. Yönetim katýndan arayan soran oluyor mu?
    - Hürriyet çalýþanlarý ile aram her zaman iyi oldu. Bana çok destek verdiler. Köþelerinde yazamasalar da destek oldular. Þimdi bazý mesajlar geliyor. "Altý ay bekle, biz Aydýn Bey'i ikna edeceðiz, yeniden Hürriyet’e baþlayacaksýn" biçiminde.

    GAZETEPORT: Peki bu tür bir geliþme olursa, yeniden Hürriyet’e dönebilir misiniz?
    - Hayýr artýk dönmem. Bana bu mesajlarý ulaþtýranlara da söyledim. Kimse kimseyi iknaya uðraþmasýn, ben dönmeyi düþünmüyorum dedim.

    ÝÞTE O KÝTAP
    GAZETEPORT: Hürriyet’ten ayrýldýktan sonra bir kitap projeniz var ve üzerinde çalýþýyorsunuz. Bu kitapta kovulma süreci mi olacak?

    - Evet, o dönemi anlatýyorum. Yaþadýklarýmýn tümünü yazacaðým. Ýsim isim, gün gün ve saat saat. Sanýrým yazdýklarým ses de getirecek. 200-250 sayfalýk bir kitap olarak planladým. Ekim ayýnda piyasaya çýkmýþ olur…

    GAZETEPORT: Kitabýn ismi belli oldu mu?
    - Oldu ama kimseye söylemiyorum.

    Bana söyleyin, ben kimseye bahsetmem..
    - Peki, ilk kez sana söylüyorum. Kimseye bahsetme ama yazabilirsin. Kitabýn adý "KOVULDUK EY HALKIM UNUTMA BÝZÝ" olacak. Altýnda da "Bir Medya Belgeseli" yazacak.

    GAZETEPORT: Ýlginç ve çarpýcý bir isim bulmuþsunuz. Uður Mumcu ile yakýn dosttunuz. Bu ismi Mumcu’nun anýsýna bir ithaf olarak mý düþündünüz?
    - Kitabýn adýnýn isim babasý Muzaffer Ýzgü’dür. Ýsmi o buldu. Ben de beðendim..Tabii bu beðenide, Uður’un "Vurulduk ey halkým, unutma bizi" baþlýklý çok ses getiren yazýsý da etkili olmuþtur...




    GAZETEPORT- Ýktidarlarýn basýný susturma gayretleri ve baskýlar her dönemde yaþandý. Siz de bunlarý yaþadýnýz. Bu iktidar döneminde ne fark vardý?
    - AKP, 2002 yýlý sonunda iktidara gelene kadar bu derece sorun ve baský yoktu. Koalisyon hükümetleri nedeniyle dengeleniyordu. Ama AKP 2002’de tek baþýna gelince koþullar deðiþti. Bütün medyaya yönelik bir baský baþladý. Gazete patronlarýnýn hepsi iþ adamý. Medya dýþý iþleri var. Ýktidarla içli dýþlýlar. O nedenle baskýlar eskisi gibi göðüslenemedi. Ýktidardan gelen bu tavýrlar, artýk üstü kapalý da yapýlmýyor. Alenen baský var.

    GAZETEPORT- Bu baskýya giden süreç nasýl gerçekleþiyor? Patron katýnda Baþbakan, Bakanlar ya da parti yöneticilerinin ziyaretleri sýrasýnda mý þekilleniyor?
    - Tabii, ikili-üçlü görüþmeler. Patronun ve gazetelerin yöneticilerinin, iktidar mensuplarý ile buluþtuklarý toplantýlar oluyor. Zaten Baþbakan bir gazetenin patronu ile görüþüp, "Þu sizin falan yazarýnýz da fazla oluyor, abartýyor" bile dese, bu söz yetiyor. Hemen gazetenin yönetim katýna bu yansýyor sonra da dalga dalga yayýlýyor. Tabii o görüþmelerin tam içeriði nedir, nasýl bir yaklaþým sergileniyor bilemem ama tahmin edebiliyorum. Bu laflarýn ardýndan patron da o zaman düþünüyor. Çünkü o yazar frenlenmezse patronun birçok alandaki iþleri aksayacak. Mesela atýlan bir manþet de iktidarý rahatsýz ediyorsa, hemen tepkisi gelir. Sonra bir otokontrol baþlar. Tek parti iktidarýnda da bu baskýlarý engelleyecek bir baþka adres olmuyor.

    ÖZAL'IN ÞÝKAYETÝ, SÝMAVÝ’NÝN MEKTUBU

    GAZETEPORT- Geçmiþte 1983 sonundan itibaren ANAP tek baþýna iktidar oldu. Mesela o yýllarda Erol Simavi’ye, Turgut Özal’dan sizinle ilgili bir sitem geldiðinde bu nasýl yansýyordu?
    - Bugünkü gibi deðil. Özal da Tansu Çiller de beni yönetime þikayet etti. Bülent Ecevit de bazý yazýlarýma kýzýp sitem etti. Ama bu durum, iktidar gücünü kullanarak siyasi baskýya dönüþtürülmedi. Mesela Turgut Nereden Koþuyor kitabýmýn ardýndan Özal beni þikayet etti ve Erol Simavi de bana bu konuda bir mektup yazdý.

    GAZETEPORT- O mektup sizi etkiledi mi? Yani o zaman da mý frene basmak durumunda kaldýnýz?
    - Erol Simavi, gazeteci olduðu için onun mektubu, siyasetçiden gelen talepler sonucu, bana baský kurma niteliðinde deðildi. Gayet kibar üslupla yazýlmýþ bir mektuptu. Gazeteci iktidar iliþkileri konusundaki görüþlerini aktarýyordu. Ben de bu mektuba 9 sayfalýk bir cevap verdim. Kendi görüþlerimi aktardým. Ertesi gün Erol Bey aradý, "Yahu çok insafsýzsýn. 9 sayfa yazýlýr mý? Okumaktan gözlerim yoruldu" diye espri yaptý. Simavi gazeteci bir patrondu. Rahmetli Çetin Emeç ile de genel yönetmenken çok çatýþmalarýmýz oldu. Ama bunlar gazetecilik kaygýlarýyla ilgiliydi. Erol Simavi basýn dýþýnda ciddi sayýlabilecek bir iþ de yapmadý. Patron düzgünse, gazeteciyse ve basýn dýþý iþlere kayýp, iktidarla içli dýþlý deðilse, bu baskýlar výz gelir… Ýþten kovulduktan sonra da beni arayan ilk kiþilerden biridir. Erol Simavi saygýn bir isimdir.







    "HÜRRÝYET AKP KARÞITIDIR"

    GAZETEPORT- Patronlarýn iktidar ile olan bu iliþkileri, gazete yönetimi ve çalýþanlarýný da mý iktidar yanlýsý yapýyor?
    - Ýster istemez. Bir otokontrol baþlýyor. Muhabir arkadaþým ya da yazar için "Þu haberi yazarsam baþým derde girer" kaygýsý oluyor. Aslýnda bugün Hürriyet’te çalýþan insanlarýn yüzde 99’u AKP karþýtýdýr. Bu partiye ve iktidara sempati beslemezler. Ama üstte oluþan hava alta yansýyor ve böyle oluyor.

    GAZETEPORT- Sizin AKP karþýtý yazýlarýnýz sayfaya konulmuyor ya da týrpanlanýyordu. Muhabirlerin bu tür haberinin akýbeti ne oluyordu?
    - Ben yazýmý yazar geçerdim. Sonra Ertuðrul Özkök arayýp þurasý sýkýntýya neden olur, çýkaralým falan derdi. Bazen de benden habersiz bir-iki cümleyi týrpanlarlardý. Kimi zaman tüm yazýmý veto ederler, yeni bir yazý yazardým. Muhabir arkadaþlarým ise ya bu tür bir haberi, nasýl olsa çýkmaz diye yazmaz ya da her þeye raðmen gazetecilik tutkusu ile belgeleri ile birlikte yazardý. Biz o gün geçilen haberlerin deðerlendirmesini de yapardýk. Hangi haber ertesi günkü gazetede yer alacak, hangisi çýkmayacak diye. Çýkmaz dediklerimizde hiç yanýlmadýk. Bu konuda haber sarrafý olduk. Ýktidar aleyhinde bir þey varsa o haber çöp tenekesine giderdi.

    "MERTÇE OLMADI"

    GAZETEPORT- Þimdi kitap çalýþmasýyla ilgileniyorsunuz ve hergün Bilgi Yayýnevi'ne yürüyerek gelip gidiyorsunuz. Yolda karþýlaþtýðýnýz insanlar ne diyorlar?
    - Büyük bölümü geçmiþ olsun diyerek hal hatýr soruyor. Binlerce mail geldi. Telefonlardan Hürriyet’in santrali kilitlendi. Yanýnýzdayýz diyorlar. Ama beni geçenlerde çok etkileyen bir durum oldu. Filistin Caddesi'nde bir arkadaþýmla buluþtum ve yürürken bir kadýn yanýmýza geldi. "Emin Bey sizi göðsünüzden öpmek istiyorum" dedi. Hiç böyle bir þey duymamýþtým. Nedenini sordum ve "Çünkü senin göðsünde görünmese de þeref madalyasý var. Þerefli, haysiyetli bir gazetecisin. Hep öyle oldun" dedi ve göðsümden öptü.

    "BU LAKAPLARI KÝM TAKTI?"

    GAZETEPORT- Peki Hürriyet yönetiminin tavrý nasýl oldu? Halktan gelen bu tavra nasýl yaklaþtýlar?
    - Onlar zaten kafaya koymuþlar. Ama beni mertçe bile kovamadýlar. Binbir dereden su getirdiler. Bahaneler uydurdular. Mesela ben insanlara lakap takýyormuþum ve bu da Hürriyet’in ilkelerine aykýrýymýþ. Yýllardýr insanlara lakap takýp bu lakaplarý manþete çeken kimdi acaba? Bir günde iki parti deðiþtiren eski milletvekili için ‘Jet Tevfik’ diyerek manþete çektiler. Yine eski milletvekili Ömer Bilgin için ‘Piþkin Ömer’ manþeti attýlar. Kubilay Uygun için ‘Fýrýldak Kubi’ yazdýlar. Bu lakaplarý takýp manþete çeken kimdi? Ertuðrul Özkök deðil miydi?

    GAZETEPORT- Size gönderilen yazýlý iþten çýkarýlma tebligatýndaki ifadeler de ilginçti. Onu nasýl deðerlendirdiniz?
    - Enteresandýr. O belgeye Hürriyet’te görev yaptýðým dönemde, kuruma büyük katkýlarým olduðunu yazmýþlar. Türk toplumunun yakýndan tanýyýp taktir ettiði baþarýlý bir gazeteci olduðumu yazmýþlar. "Çok iyisin, herkes seni taktir ediyor ama biz seni kovduk" diyorlar…





    DENÝZ RESTORAN

    GAZETEPORT- Ýþten çýkarýlma tebligatý sözlü olarak Ýzmir Deniz Restoran'da yapýldý. Ertuðrul Özkök ile o buluþma nasýl gerçekleþti ve neler konuþtunuz?
    - Ben yýllýk izne çýkmýþtým ve Ýzmir’de oteldeydim. Özkök de Ýzmir’deymiþ yemek yiyelim dedi. O restoranda buluþtuk. Aydýn Doðan’ýn kararý olarak bana durumu iletti. Bu konunun tüm detaylarýný kitabýmda yazacaðým.

    GAZETEPORT- Siz o yemeðe giderken kovulma tebligatý alacaðýnýzý biliyor muydunuz?
    - Hayýr. Ama hava pek iyi deðildi. Bazý þeyleri hissediyorsun. Ama masaya oturana kadar bilmiyordum…

    "BEKÝR KENDÝ KARAR VERDÝ"

    GAZETEPORT- Olayýn ardýndan yakýn arkadaþýnýz Bekir Coþkun ile buluþtunuz. Coþkun’un size destek amacýyla istifa edeceði konuþuldu. Siz de böyle bir destek istifasý beklediniz mi?
    - Bekir benim çok eski arkadaþým. Hürriyet’te yaþadýklarýmý paylaþtýðým dostum. Benim kovulmamdan sonra kendisiyle buluþtuk, konuþtuk. Ama "Sen ne yapacaksýn?" diye hiç sormadým. Sormam da doðru olmazdý. Bu kiþisel bir konu. Ýnsan bu tür durumlarda kendi kararýný kendisi verir.
    GAZETEPORT- Kovulma olayýnýn ardýndan Hürriyet yazarlarýnýn size yeterince destek vermediði, kalem oynatmadýklarý yorumlarý yapýldý. Bu tür bir kýrgýnlýðýnýz oldu mu?
    - Hayýr. Hepsi desteðini esirgemedi. Tümü aradý. Doðan Hýzlan benimle ilgili uzun bir yazý yazdý. Bekir Coþkun müthiþ bir analiz yaptý. Hiç bir þey yazmayana da kýrýlmam. Doðaldýr. Patron birini kovmuþ. Siz ona ne kadar sahip çýkabilirsiniz? Herkesin gelecekle ilgili kaygýlarý var. Aldýðým onur verici destekler bana yeter.

    HÜRRÝYET’TE DEÐÝÞÝKLÝK OLUR MU?

    GAZETEPORT- Özellikle sizin olayýn ardýndan Hürriyet’in tepe yönetiminde deðiþiklik iddialarý yine gündeme geldi. Zafer Mutlu’nun adý geçiyor. Ertuðrul Özkök’ün baþyazar olacaðý, Oktay Ekþi’nin jübile yapacaðý söyleniyor.
    - Bu tür konularý ben her zaman en son duyarým. Çalýþtýðým dönemde de þimdi de hiç ilgilenmedim. Ama benim kulaðýma da böyle þeyler geliyor. O geliyor, bu gidiyor falan diye. Ama medyada bir þey gerçekleþmeden ve resmen ilan edilmeden inanmayacaksýn.

    GAZETEPORT- Medyanýn tümü baský altýnda demiþtiniz. Siz bu baskýyý bir kitap ile kamuoyunun gözü önüne sereceksiniz. Diðer meslektaþlarýnýz ne yapmalý?
    - Onlara tavsiyem bu konularý not almalarý. Bugün yazamasalar bile ilerde yazýp tarihe ýþýk tutmalýlar. Medyanýn AKP iktidarý döneminde nasýl ters yüz edildiðini aktarmalýlar.

    GAZETEPORT- 15-20 gün sonra kitap çalýþmanýz da bitecek. Sonra ne yapacaksýnýz. Bir gazetede çalýþacak mýsýnýz? Deðerlendirdiðiniz teklifler var mý?
    - Þu anda tüm mesaimi kitaba veriyorum. O iþ bitince bir tatil yapacaðým. Uzun süredir tatile çýkmadým. Hürriyet’te izne çýktýðým gün kovulduðumu öðrendim. O günden bu yana da çok sayýda iþ teklifi aldým. Ama hepsine teþekkür etim. Bundan sonra da ne yaparým, karar vermiþ deðilim. Bakalým zaman ne gösterecek? Þu anda tek düþüncem kitabýmý tamamlamak.

  2. #2

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart

    Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    süper Teklif sende üye ol sende kazan!!!!
    Ýþte Davet Linkin!!

    http://www.superteklif.com/SuperUye/...9-f6001b6878a1

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Þu an Bu Konuyu Gorunteleyen 1 Kullanýcý var. (0 Uye ve 1 Misafir)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajýnýzý Deðiþtirme Yetkiniz Yok
  •