Teþekkur Teþekkur:  0
Beðeni Beðeni:  0
Sayfa 1/3 123 SonSon
26 sonuçtan 1 ile 10 arasý

Konu: Gördüðü Son Rüya « Atatürk'ün Gizemi

  1. #1

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    A29 Gördüðü Son Rüya « Atatürk'ün Gizemi

    Gördüðü Son Rüya « Atatürk'ün Gizemi


    26 Eylül 1938 tarihinde Atatürk, rahatsýzlýðý ile ilgili olarak ilk defa hafif bir koma atlatmýþtý. Prof. Afet Ýnan, olayý þöyle anlatýyor: O geceyi rahatsýz geçirdi. Ýlk hafif komayý o zaman atlatmýþtý. Ertesi sabahki açýklamasýnda: 'Demek ölüm böyle olacak' diyerek uzun bir rüya gördüðünü anlattý. 'Salih'e söyle, ikimizde kuyuya düþtük, fakat o kurtuldu' dedi.'

    Atatürk'ün, burada "kuyuya düþme" sembolü ile gördüðü rüya vizyonu, kendisinin de söylediði gibi ölümünün habercisiydi. Salih Bozok'un kuyudan kurtulmasý ise, Atatürk'ün vefat etti gün, buna çok üzülen Salih Bozok'un intihar etmesi ve sonunda kurtarýlmasýný simgeliyordu...

  2. #2

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    A29 Salih Bozok'un Ýntiharý « Atatürk'ün Gizemi

    Salih Bozok'un Ýntiharý « Atatürk'ün Gizemi


    Yaverliðini yapan Salih Bozok O'nun uzun yýllar yanýnda kaldý. En büyük sýrdaþlarýndan da biri oldu... Aradan geçen bu süre içinde çok þeyler paylaþtýlar... Hatta rüyalarýný bile... Atatürk'ün Salih Bozok'a anlattýðý bir rüya da, oldukça düþündürücüdür...

    "Büyük bir otelin salonunda oturuyormuþuz. Yanýmda sen de varmýþsýn. Salonun bir köþesinde bilardo masasý varmýþ. Masanýn baþýnda, arkasý bize dönük olan bir zat oturuyor. Tam bu sýrada odanýn kapýsý açýldý ve iri yarý 30 kadar adam içeri girdiler. Bunlardan biri eline bilardo masasýndan bir iþtaha alarak masanýn önünde oturan benim teþhis edemediðim zatýn omuzuna bütün kuvvetiyle indirmeye baþladý. Omzu vurulan zat ayaða kalkarak, kendini müdafaa etmekte ve 'bana niye vuruyorsun' diye hiddetle haykýrmaktayken, Salih bana göz ucu ile ne yapmak lazým gibisinden baktýn.

    Ben sana sakýn kýpýrdama manasýna gelen bir iþaretle sükunete davet ettim. Bu sýrada eli ýstakalý adam, bize doðru yaklaþarak karþýmýzda tehditkar bir vaziyet aldý. Bu sefer Salih sen yine müdahale etmek istedin. Ben sana sus iþareti verdikten sonra, o azýlý adama dönerek 'Sen kimsin ne istiyorsun?' diye sordum. Fakat adam bu suale cevap vereceði yerde, cebinden bir tabanca çýkartarak iki kurþun sýktý. Biri bana, öteki de sana. Sonra adam bize 'Kalkýn dans edelim' emrini verdi. Ýkimiz de kalkýp onun huzurunda dans ettik."

    Bilindiði gibi Atatürk'ün ölümünden sonra Salih Bozok tabancasýyla intihar etmiþ ancak kurtarýlmýþtýr.

  3. #3

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    A29 Annesinin Ölümünü Bilmesi « Atatürk'ün Gizemi

    Annesinin Ölümünü Bilmesi « Atatürk'ün Gizemi


    Latife haným Ýzmir'de Uþþakizadeler'in köþkünde kalýyordu. Hastalýðýna iyi gelsin diye Zübeyde haným Ýstanbul'dan oraya gitmiþti. Ancak ne var ki, rahatsýzlýðý artan Zübeyde haným Uþþakizadeler'in evinde oðluna hasret vefat eder. Latife haným ve Yaveri Salih Bey; Paþa'ya annesinin ölümünü nasýl bildireceklerini kara kara düþünmekteydiler. Çünkü O'nun dünyada en sevdiði insan olan annesinin ölümünden büyük bir üzüntü duyacaðýný bilmekteydiler...

    Annesinin ölümünden habersiz olan Mustafa Kemal, ayný saatlerde trenle çýktýðý Yurt gezisinde uyumaktaydý. Gecenin ilerleyen saatlerinde gördüðü kabus gibi rüya yüzünden kan ter içinde uyanýr... Bir sigara yakar ve zile basarak kompartýmanýndaki hizmetine bakan Ali Çavuþ'u çaðýrýp: "Gördüðüm rüya canýmý sýktý..." der.

    Ali Çavuþ: "Hayýrdýr Paþam" deyince Atatürk de rüyasýný anlatýr: "Pek hayýr olacaða benzemiyor... Kýrlýk bir y er dey misiz. Her taraf yeþillik. Birden bire bir sel geliyor, annemi alýp götürüyor. Endiþe ediyorum. Yaverlere söyle, Ýzmir'e telgraf çekip annemin saðlýk durumunu sorsunlar..."

    ... Ve acý haber, kýsa bir süre sonra Yaver Salih'in yolladýðý þifreli telgraf ile gelir. Atatürk telgrafýn þifreli olduðunu derhal anlayarak: "Annem öldü deðil mi?" Ali Çavuþ üzgün bir þekilde telgrafý uzatýr: "Baþýnýz sað olsun Paþam."

    Gözleri yaþla dolan Atatürk: "Bana malum oldu... Bana malum oldu... Bunun kabusunu gördüm ben... Anam... Zavallý çilekeþ anam... Benim anam öldü baþka analar sað olsun..." diyerek koltuðuna çöker.

    Ne yazýk ki annesinin cenaze törenine katýlamaz ve Yurt gezisini kesmeden, içi kan aðlayarak vatan hizmeti için yoluna devam eder...

  4. #4

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart Yaþamýndaki 9 Rakamý « Atatürk'ün Gizemi

    Yaþamýndaki 9 Rakamý « Atatürk'ün Gizemi


    Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatýnda kehanetlerinin yanýsýra 9 rakamýnýn kendisine özgü bir yeri olmuþtur. Bu esrarengiz 9 rakamý onun doðumundan baþlayýp ölümüne kadar geçen süre içinde kendisini hiç yalnýz býrakmamýþtýr.

    Üstünde çok konuþulmuþ olmasýna raðmen bu konunun ardýndaki gizem günümüzde hala çözülememiþtir...
    Ýþte Atatürk'ün yaþamýndaki 9 rakamlarý...

    19. Yüzyýl'da doðmuþtur.
    Doðum tarihi olan 1881 yýlý da 9 ve 9'un katlarýyla ilgili bir rakamdýr: 18' in içinde 2 adet 9'un toplamý, 81'in içinde ise 2 adet 9'un çarpýmý vardýr. Ayrýca 1+8+8+1=18 eder ki tekrar 1+8'i toplarsak yine 9 rakamýyla karþýlaþýrýz.
    1899 yýlýnda Atatürk Ýstanbul'daki Harp Okulu'na girdi.
    29 Aralýk 1903'de Kurmay Yüzbaþý oldu.
    19 Aralýk l904'de Hürriyet perver fikirlerinden dolayý Yýldýz'da sorguya çekildi.
    22.9.1909 tarihinde Ýttihat ve Terakki'nin yýllýk toplantýsýna Trablusgarp delegesi olarak katýldý.
    9 Ocak 1912 tarihinde Trablusgarp'ta Ýtalyanlar'ý bozguna uðrattý.
    19 Mayýs 1915'de Albaylýða yükseldi.
    89 Aðustos 1915'de Anafartalar grubu komutaný oldu. Emrindeki l9 Tümeniyle Çanakkale Savaþlarýna girdi.
    29 Ekim 1918'de Yýldýrým Ordularý Komutaný Limon Von Sanders'in yerine atandý.
    9. Ordu Komutaný olarak Erzurum'a tayin edildi.
    19 Mayýs 1919'da Vatan'ý kurtarmak Ýçin Samsun'a çýktý. Yanýnda 18 kiþi vardý. Kendisiyle beraber 19'u buluyorlardý...
    8'i 9'a baðlayan 1919 Temmuzu'nda askerlikten istifa etti.
    9 Temmuz l919 gecesi Erzurum Kongresi'ni açtý.
    19 Ekim 1919 Erzurum Milletvekilliðinin adaylýðýný kabul etti.
    19 Eylül 1921 'de TBMM kendisine Gazi unvanýný verdi.
    9 Eylül 1922'de Baþkomutan olarak yönettiði ordular ülkeyi düþmandan temizledi ve Ýzmir'i kurtardý.
    29 Ocak 1923 tarihinde Ýzmir'de Uþaklýgiller'in kýzý Latife hanýmla evlendi.
    9 Aðustos 1923'de Cumhuriyet Halk Fýrkasý'ný kurdu.
    9 Ekim 1923'de kendisinin önerisiyle Ankara Baþkent oldu.
    29 Ekim l923'de Cumhuriyet ilan edildi.
    29 Ekim 1923 gecesi Türkiye'nin ilk Cumhurbaþkaný oldu.
    9 Nisan 1928'de Laiklik ilkesini Anayasa'ya ilave etti.
    9 Aðustos 1928'de Ýstanbul Sarayburun'da Latin harflerinin kabulünü milletine müjdeledi.
    10 Kasým 1938'de Saat: 9'u 5 geçe Dolmabahçe Sarayý'nda bu dünyadan ayrýldý.
    l9 Kasým 1938'de cenaze namazý Dolmabahçe Sarayý'nýn tören salonunda kýlýndý.

    Nüfus cüzdan numarasý 993814B'dir. Ortadaki 938 ölüm tarihini, geriye kalan baþtaki 9 ve sondaki 14 rakamý ise ölüm saatini (9 dakikalýk farkla) vermesi bakýmýndan oldukça düþündürücüdür.

    Düþündürücü olan bir baþka geliþme de bu kitabýn basýlmasý sýrasýnda yaþanmýþtýr!... Kitabýn Ankara'dan gelen ISBN numarasý 9 rakamýyla baþlamýþ ve 9 rakamýyla bitmiþtir!...

    Uzmanlarýn Açýklamalarý

    Ünlü psikolog C. G. Jung bu tür anlamlý tesadüflere hayatý boyunca ilgi duymuþ ve sürekli olarak bu meseleyi araþtýrmýþtýr. Jung bu konuyla ilgili elde ettiði sonuçlarý þöyle özetler:

    1- Anlamlý tesadüfler, nedensel bir açýklamadan yoksundur.
    2- Anlamlý tesadüfler, arþetipik bir temele dayanýr.
    3- Anlamlý tesadüfler, þans eseri meydana gelmesi imkansýz olan ve anlamlý bir þekilde baðlandýrýlabilen rastlantýlardýr.
    4- Anlamlý tesadüfler, çoðunlukla yaþantýmýzýn bazý önemli günlerinde ortaya çýkar.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.




  5. #5

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart Uçak Kazasý « Atatürk'ün Gizemi

    Uçak Kazasý « Atatürk'ün Gizemi


    Mustafa Kemal Atatürk, son Osmanlý Padîþahlarý'ndan olan Mehmet Reþat ile Almanya'ya gitmiþti. Askeri üsler gezilirken, bir askeri üsse þereflerine uçaklarla gösteriler yapýlacaktý. Birinci Dünya Savaþý öncesi 1910 yýllarýnda uçaklar az çok geliþme göstermiþti. Askeri üsse gösteri yapacak olan uçaklardan birine de Atatürk'ün binmesi kararlaþtýrýlmýþtý.

    Planlanan törende zamaný gelince Atatürk, uçaða doðru ilerlemeye baþladý... Ancak bir anda geri dönerek uçaða binmekten vazgeçtiðini söyler. Bütün ýsrarlara raðmen Atatürk fikrinden vazgeçmez. Onun yerine bir Alman subayý uçaða biner. Uçak havalandýktan bir müddet sonra arýzalanarak düþer.

    Ýçindeki Alman subayý ölür!... Atatürk uçaða niçin binmek istemediðini açýklanamamýþtýr. O sadece içindeki sese her zaman olduðu gibi kulak vermiþ ve mutlak bir ölümden dönmüþtür.

  6. #6

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    A29 Çanakkale'de Kaybolan Tabur « Atatürk'ün Gizemi

    Çanakkale'de Kaybolan Tabur « Atatürk'ün Gizemi


    Yer: Yine Çanakkale...

    Çanakkale Savaþý insanlýk tarihinin kaydettiði en büyük savaþlardan biridir. 8,5 ay boyunca Boðazýn iki yakasý adeta bir yeryüzü cehennemine dönüþmüþtü. Bu savaþta yarým milyondan fazla asker hayatýný kaybetti.

    Sadece Ýngiliz ordusunun kaybý 34.000 askerdi. Bu gün bunlarýn 27.000'inin mezarý vardýr. Yani kaybolan Ýngiliz askerlerinin sayýsý 7000 civarýndadýr. Fakat savaþ bittikten sonra hepsi deðil, özellikle 267'si arandý durdu...

    Tarih: 10 Aðustos 1915
    Yer: Çanakkale
    Olaya Þahit Olanlar: Yeni Zelandalý Askerler
    Olayý Rapor Edenler: istihkam Eri Künye No: 4/165 F. Reichard, istihkam Eri Künye No: l 3/416 R. Nevnes ve Künye Numarasý verilmeyen istihkam Eri J.L. Newman
    Olayýn Alýndýðý Yer: "Râtselhafte Phanomene" Dergisi Sayý: 64

    Ýngilizler askeri tarihlerinin en büyük yenilgilerinden birine adým adým yaklaþýyorlardý... Ýngiliz komutaný Sir Hamilton, korkunç bir yenilgiye uðrayacaðýný sezmiþ, savaþý kazanmanýn tek þansýný, taze kuvvetlerle birlikte yapýlacak büyük bir saldýrýda görmüþtür.

    Kraliyet Norfolk Alayý, taze kuvvetlerin bir parçasý olarak 29 Temmuz 1915'de Ýngiltere'de gemilere bindirildiler. Ve Çanakkale'ye doðru yola çýktýlar. Savaþta her þey olabilirdi ama Norfolklular, Çanakkale'de baþlarýna gelecek olayý asla düþünemezlerdi...

    Sir Hamilton, Tekke ve Kavaktepeleri'ne bir gece karanlýðýnda ani ve hýzlý bir saldýrý yapmayý planlamýþtý. Bu is için 12 Aðustos gecesi 54. Tümen ilerlemeye baþladý. Ýçlerinde Norfolklular'ýn Tugayý da bulunuyordu. Tepelerin yamacýna kadar gelecekler ve þafak sökerken saldýrmak üzere hazýrlanacaklardý. Fakat, gece yürüyüþünün yapýlacaðý Küçük Anafartalar Ovasý denilen yerde, Türk askerlerinin pusuya yattýðý zannediliyordu. Bu yüzden Norfolklular'ýn bir Tümeni önden giderek yolu açmak amacýyla, l 2 Aðustos öðleden sonra harekete geçti.

    Bu öncü Tümen'in ilerleyiþi, tam bir bozgunla sonuçlandý. Gelibolu Savaþý'nda Ýngilizlerin gösterdiði þaþkýnlýk ve beceriksizliðin tipik bir örneðini verdiler. Öðleden sonra, saat 4'de topçu desteði baþlayacaktý ama 45 dakikalýk bir gecikme oldu. Haberleþme hatasý yüzünden gecikmeyi öðrenemeyen topçu desteði gereksiz yere, saatinden önce ateþe baþladý ve boþuna ateþ gücünü harcadý.

    Savaþ alaný hiç incelenmemiþti, Ýngiliz komutanlarýnýn, arazi hakkýnda bilgileri yoktu. Hedefleri hakkýnda tam bir karara varamamýþlardý. Haritalarýn çoðu son anda çalakalem çizilmiþti ve yarýmadanýn diðer tarafýný gösteriyordu. Ayrýca Türk kuvvetlerinin gücünden de habersizdiler.

    163. Tümen, gün ýþýðýnda çýplak ovayý geçmeye çalýþmanýn bariz bir hata olduðunu anladýðýnda, ancak 900 metre kadar ilerleyebilmiþti. 4. Norfolk Taburu onlarýn gerisindeydi. Türkler'in direnci, Ýngilizlerin tahmin ettiðinden çok daha büyüktü. Ýngiliz Tümeni'nin büyük bir kýsmý yoðun makinalý tüfek atýþý altýnda kaldýðý için, olduðu yerde çakýlmýþtý. Ancak sað tarafta yer alan 5. Norfolk Taburu daha az bir mukavemetle karþýlaþtýðýndan ilerlemeye devam etti.

    Esrarengiz Bulutun Ýçine Doðru...

    Ýþte, tam bu sýrada, 22 kiþilik Yeni Zelanda sahra birliðinin gözleri önünde, Norfolk Alayý'nýn 4. Taburu'na baðlý askerler, karþýlarýndaki tepeye doðru yürümeye baþladýlar. Tepenin üzeri, ekmek somunu þeklinde beyaz bir bulutla kaplýydý, Ýngiliz askerleri, yavaþ yavaþ tepeye yaklaþtýlar ve bulutun içinde gözden kayboldular. Bulut yüzünden askerler görülmüyordu. Son asker de bulutun içine girdikten sonra, beyaz bulut yavaþça havalanmaya baþladý ve rüzgarýn aksi yönüne doðru hareket etti. Bulutun hareket etmesiyle birlikte tepenin üstü de, görüþ alanýna açýlmýþtý. Ama 4. Norfolk Taburu'ndan hiç bir asker tepede görünmüyordu!...

    Komutan Hamilton, Ýngiliz Savaþ Bakaný Lord Kitchener'e gönderdiði telgrafta, olaya þöyle anlattý: "Savaþ sýrasýnda, 163. Tümen her bakýmdan üstün olduðu bir anda, çok. garip bir þey meydana geldi... Türkler'in zayýflamakta olan kuvvetlerine karþý, Albay Sir H. Beauchamp, cesur ve kendinden emin bir subay olarak büyük bir gayretle, hýzla ilerledi ve savaþýn en önemli kýsmý böyle baþladý. Mücadele iyice kýzýþmýþ ve iyice karýþmýþtý. Albay, 16 subayý ve 250 askeriyle önüne düþmaný katmýþ, hýzla ilerlemesine devam ediyordu... Daha sonra bunlardan hiç bir haber alýnamadý. Ormanlýk bölgeye hücum ettikten sonra gözden kayboldular ve sesleri de duyulmadý, içlerinden hiç biri geri dönmedi."

    267 kiþi hiçbir iz býrakmadan kaybolup gitmiþti...

    Savaþ sonunda bu Tabur kayýp ilan edildi. 1918 yýlýnda Anadolu iþgal edildiðinde, Ýngiltere'nin ilk talebi, bu Tabur'un iadesi olmuþtu. Buna karþýlýk Türkler böyle bir Tabur'un varlýðýndan haberdar olmadýklarýný bildirmiþlerdi.

    Bu Olayýn Sonunda Yenilgi Kaçýnýlmaz Oldu

    O gün, öðleden sonra baþlayan ilerleyiþin baþarýsýzlýkla sonuçlanmasý, Sir Hamilton'ýn savaþý kendi lehine döndürme ümidini de yok etmiþti. Böylece, 1915 yýlý sonunda Müttefik Kuvvetler, geri çekilerek, büyük bir yenilgiye uðradýlar. Gelibolu Savaþý, 8,5 ay sürdü ve 46.000 askerin ölümüyle sonuçlandý. O zamanýn savaþlarý için, bu korkunç bir rakamdý...

    50 yýl sonra...

    Çanakkale Savaþý'nýn bitmesinden 50 yýl sonra, olayýn görgü tanýklarýndan üç Yeni Zelandalý asker ortaya çýktýlar ve çok önemli bir açýklama yapmak istediklerini bildirdiler: "Aþaðýda anlatýlanlar, 12 Aðustos 1915 tarihinde meydana gelmiþ garip bir olayýn dökümüdür..." sözleriyle baþlayan bir rapor sundular. Raporda bu garip olayýn ayrýntýlarý, tüm açýklýðýyla anlatýlmýþtý. Raporlarýný: "...Olayýn 50. yýlýnda, geç de olsa, aþaðýda imzasý olan bizler, anlattýðýmýz bu olayýn kelimesi kelimesine doðru olduðunu beyan ederiz" sözleriyle bitiriyorlardý...

    Olaya Dünya Basýný'nda Geniþ Bir Þekilde Yer Verildi

    Bu savaþta hayatta kalanlar, yaþadýklarýný hiç bir zaman unutmadýlar. Hatýralarýný gelecek kuþaklara anlattýlar. Savaþýn tarihi yazýldý. Ölenlerin, yaralýlarýn, kaybolanlarýn sayýsý tespit edildi.

    Þimdi o yýllarý yaþayan çok az sayýda insan kaldý... O yýllarla ilgili unutulmayan pek çok þey oldu... Fakat tek bir þey, özellikle unutulmadý. O da, Norfolk alayýnýn garip bir þekilde kaybolan askerleriydi...
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.
    • Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir.




  7. #7

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart Hayatýný Kurtaran Saat « Atatürk'ün Gizemi

    Hayatýný Kurtaran Saat « Atatürk'ün Gizemi


    Çanakkale Savaþlarý sýrasýnda düþman ordularýnýn hücumlarýna karþý Conkbayýrý ve Kocatepe'de yaptýðý savunmalarla düþmaný durduran ve sonra onlarý maðlup etmeye baþlayan Mustafa Kemal Ýstanbul'un düþmesini engellemiþ oluyordu...

    Savaþýn en kýzgýn olduðu günlerden birinde Mustafa Kemal yanýnda bulunan Yaveri ve yakýn arkadaþý Nuri Conker'e emirlerini verirken, bu sýrada patlayan bir mermi parçasý onun kalbinin üzerine isabet eder...

    Nuri Conker: "Eyvah vuruldunuz Paþam!..." diye baðýrýnca, Mustafa Kemal hemen: "Öyle bir þey yok, aldýðýnýz emri derhal yerine getiriniz" der. Aslýnda Nuri Conker'in gördüðü doðruydu. Bir mermi parçasý O'nun tam kalbinin üzerine çarpmýþ fakat büyük bir mucize eseri cebindeki saate rastlamýþtý. Birkaç santim sola ya da saða isabet etse Mustafa Kemal'in kurtulabilmesi mümkün olamayacaktý. Fakat saat parçalanmýþ, Mustafa Kemal'in hayatý ise kurtulmuþtu...

  8. #8

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart Efsunlu Kemal « Atatürk'ün Gizemi

    Efsunlu Kemal « Atatürk'ün Gizemi


    Mustafa Kemal yönettiði savaþlarda cephenin ateþ altýnda sýk sýk dururdu. Siperleri dolaþarak hatta bazen öne çýkarak askerlerin moralini yükseltmeye çalýþýr, tüm geliþmeleri yakýndan takip ederdi.

    Atatürk'ü karalayan bir yazar olarak bir hayli eleþtirilen ve bir zamanlar kitabý Türkiye'de yasaklanan H.C. Armstrong bile "Bozkurt" adlý kitabýnda Mustafa Kemal'in mucizevi bir þekilde vurulamadýðýndan bahseder:

    Bir keresinde yeni kazýlmýþ bir siperin dýþýnda duruyordu. Avcýlarýmýzýn yoðun ateþi altýndaydý. Bir Ýngiliz Bataryasý da o sipere ateþ açtý. Toplar menzili ve hedefi buldukça þarapneller gitgide daha yakýnlarýna düþmeye baþladý. Vurulmasý matematiksel olarak kesindi. Kurmaylarý sipere girmesi için yalvarmaya baþladýlar. Dürbünle görüyorduk. Fakat o sigara yakýp gayet sakin bir þekilde sigara içmeye baþladý. Ne yakýnýnda patlayan þarapneller, ne de yoðun avcý ateþi Mustafa Kemal'e bir þey olmuyordu. Çünkü O'nu vuramýyorduk.

    O, zaman zaman eline bir tüfek alýp yoðun ateþ altýnda, siperden dýþarý çýkýyor, Avustralya siperlerine dikkatli, telaþsýz ve isabetli atýþlar yapýyordu. Bu kýsa menzilde bile avcýlarýmýz onu vurmayý baþaramýyorlardý. Vurulmuyordu... Onu vuramýyorduk...

    Bu inanýlmaz gerçeði büyük bir þaþkýnlýkla kaleme alan Armstrong, sonra þöyle devam ediyor: Sonra duyduk ki, Mehmetçik adý verilen Türk Neferleri bu inanýlmaz olayý gördükten sonra Mustafa Kemal'e bir isim takmýþlar: "Efsunlu Kemal..." Bu isim askerlerimizin moralini bozmuþtu. Gelip soruyorlardý:

    "Karþýdaki Türk Birliði'nin komutaný kim? O mu?"
    "Hayýr... Hayýr..." diyorduk,
    "O deðil, O burada deðil, sakin olun..."

  9. #9

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart Yer: Çanakkale « Atatürk'ün Gizemi

    Yer: Çanakkale « Atatürk'ün Gizemi


    Ýngilizler Çanakkale'de Anafartalar grubunu maðlup edip de cepheyi sökemeyince yeni bir harekete giriþtiler. Cepheyi saðdan çevirmek istediler. Düþmanýn planýný bozmak için Kireç Tepe'yi tutmak lazýmdý. Ancak oraya giden tek bir dar yol, harp gemileri tarafýndan makaslama ateþ altýnda tutuluyordu. Her an 38'lik gülleler korkunç patlayýþlarla ortalýðý alt üst ediyordu. Bir insanýn deðil, kuþun bile geçmesine imkan yoktu...

    Kireç Tepe'yi tutmak emrini alan askerler, bulunduklarý yerden çýkmakta tereddüt içindeydiler. Fýrsat gözlüyorlardý... Fakat düþmanýn ateþi bir an bile kesilmiyordu. Atatürk bu hali görünce siperlere koþtu. Askerlerin arasýna karýþtý ve sordu: "Niçin geçemiyorsunuz?"

    Ýçlerinden biri cevap erdi. "Düþman ölüm saçýyor, geçilemez." Bunun üzerine Mustafa Kemal zerre kadar korku ve tereddüt göstermeden: "Oradan böyle geçilir..," dedi ve ileri fýrladý.

    Askerler durur mu, onlar da Kumandanlarý'nýn arkasýndan ileri atýldýlar. Toz duman ve ölüm kasýrgasýný yaran askerler karþýya vardýlar ve tepeyi tuttular. Mustafa Kemal'in ve yanýndaki askerlerin vurulmadan o dar geçitten nasýl geçtikleri hiç bir zaman anlaþýlamamýþtýr.... Sevgili okuyucular bu sadece bir kahramanlýk öyküsü deðildir. Bu kahramanlýðýn ötesinde büyük bir mucizedir... Ve normal þartlarda açýklanmasý mümkün deðildir...

  10. #10

    Kullanýcý Bilgi Menüsü

    Standart Celal Bayar Kehaneti « Atatürk'ün Gizemi

    Celal Bayar Kehaneti « Atatürk'ün Gizemi


    Cumhurbaþkanlýðý yaptýðý süre içinde krallardan, devlet adamlarýna kadar birçok kiþi ile görüþen Atatürk, gelecek yýllarda politikada üst düzeylere kadar çýkacak olan kiþiler için de zaman zaman bazý kehanetlerde bulunmuþtur...

    Atatürk Celal Bayar'ýn bir gün ülke yönetimine geleceðini de çok önceden söylemiþti... Atatürk, yanýnda Bakanlarla birlikte trenle bir yurt gezisine çýkmýþtý. O yýllarda Türkiye ekonomisini kurtarmak için çalýþmalar yapan Celal Bayar da geziye katýlanlar arasýnda yeralýyordu. Tren bir mola sýrasýnda durmuþtu. Atatürk'ün gözleri bir ara Celal Bayar'ýn üzerinde durdu...

    O sýra bir düþünce alemine daldýðý belli oluyordu... Sonra birden yanýndakilere dönerek þöyle konuþtu: "Þayet bu memlekette bir gün kansýz ihtilal olacaksa ve bu ihtilale biri liderlik edecekse, o adam Celal Bayar olacaktýr."

    Sonra baþka bir konuya geçen Atatürk'ün bu sözlerini dinleyenler hiç bir þey anlamamýþlardý... Olay unutulup gitti... Aradan uzun yýllar geçti... Ve aradan geçen yýllar Atatürk'ü bir kez daha haklý çýkardý. Tutucu ve baðnazlarýn desteklediði Demokrat Parti 1950'de iktidara geldi. Adnan Menderes Baþbakan olurken, Demokrat Parti'nin liderliðini yapan Celal Bayar Cumhurbaþkaný oldu...

Sayfa 1/3 123 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Þu an Bu Konuyu Gorunteleyen 1 Kullanýcý var. (0 Uye ve 1 Misafir)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajýnýzý Deðiþtirme Yetkiniz Yok
  •