Bilimin kurucu ögelerinden biri hipotezdir. Hipotezin temelinde ise gözlem yatar. Bilim adamý hipotezlere gözlem yaparak ulaþýr. Ardýndan, sýnayarak, hipotezin doðruluðundan emin olur. Doðru hipotezler teori haline gelir. Teoriler ise, ülke sorunlarýnýn çözümüne katkýda bulunur; ilham ettikleri politikalar vasýtasýyla…
Bu yazýda “Kürt bölücülüðü” konusunda tesadüfî olarak bir araya getirilmiþ gözlem verileri sunuyorum. Bu gözlemleri, adlarýný metin sonunda kaydettiðim yazarlarýn e-posta kanalýyla edindiðim yazýlarýndan -kimi katký ve yorumlarýmla- özetledim (Tarihler eriþim gününü gösterir).
Deneyin kendinizi bakalým, hangi hipotezlere ulaþacaksýnýz? Sorunun çözümüne iliþkin hangi çareler gelecek aklýnýza?
Türkiye’de etnik yapý üzerine yanlýþlar
1) Merkezi Amerika’da bulunan “Ethnologue Data from Languages of the World” kuruluþunun P. A. Andrews’e hazýrlattýðý rapora göre Türkiye’de etnik daðýlým þöyle: Türkler: % 86.2 (60.347.000 kiþi), diðerleri: % 13.8 (9.653.000 kiþi). “Diðerleri” öbeðinde yer alan Kürtlerin toplam nüfusa oraný: %8.4 (5.852.000 kiþi). Buradan, Kürtlerin 15-20 milyon olduklarýný savunanlarýn doðru söylemedikleri anlaþýlýyor. Kaldý ki %8 oranýný çok sayýda ciddi kanýt da doðrulamaktadýr.
2) 1985 nüfus sayýmýna göre Doðu ve Güneydoðudaki halkýn (9.903.000 kiþi) sadece 2.766.000’i anadilini Kürtçe olarak bildirmiþtir, kalan %72’lik bölüm ise Türkçe olarak… Konda A.Þ.’nin Ýstanbul araþtýrmasýnda ana-baba tarafýndan “Kürdüm” diyenlerin oraný %7.6 dýr. 1993 de TÜSES’in yaptýðý araþtýrmada Kürt olarak belirlenen grubun genel seçmen sayýsý içindeki oraný %9.8 dir. Javed Ensari’ye göre dünyadaki Kürtlerin nüfusu 15 milyon civarýndadýr ve bunlarýn %25’i (3.375.000’i) Türkiye’dedir. Almanya’da yayýnlanan uluslararasý nitelikli “Der Fisher Weltalmanach 95” adlý eserde dünyadaki Kürt nüfusu yaklaþýk 16 milyon olarak verilmiþ, Türkiye’de ki Kürt sayýsý 6.2 milyon olarak gösterilmiþtir.
3) Þu bir gerçektir ki nasýl bütün Karadenizliler Laz deðilse, bütün Güneydoðu’da yaþayanlar da Kürt deðildir.
Zazalarý inceleyen ciddi bilim adamlarýnýn ortak görüþü; Zazalarýn Kürt olmadýðý, Zazaca’nýn Kürtçe’nin bir lehçesi olmadýðý yolundadýr. Bu görüþü paylaþanlar arasýnda Kürdolojinin kurucusu sayýlan otoriteler de mevcuttur. Ne var ki Osmanlý’dan bu yana devlet ve toplum, Zazalara sürekli olarak Kürtlüðü dayatmýþtýr. Sonuç, daha 50 yýl öncesine kadar Kürtlüðü reddeden Zazalarýn büyük bir bölümünün bugün üst kimlik olarak Kürtlüðü benimsemesi olmuþtur.
Öte yandan, araþtýrmalarla kanýtlanmýþtýr ki, birçok öz be öz Türk unsur, zamanla kürtleþmiþtir. 24 Oðuz boyundan biri olan Avþarlar’ýn bir bölümünün yanýsýra, Döðerler, Kalaçlar, Kikiler, Türkanlar, Karakeçililer kürtleþmiþlerdir. Bunlardan Urfa Karakeçilileri, bugün Batý Anadolu’daki akrabalarýnýn da çabalarýyla Türk kimliklerini yeniden keþfetmekte, yeniden Türklüðe dönmektedirler. Ýbrahim Paþa’nýn zorla Milli Aþireti’ne baðlayarak Kürtleþtirdiði Türkanlar da kimlik deðiþimine baþka bir örnektir [Mehmet Þahingöz, 3.6.2004].
Kürtçe, eðitim ve kitle iletiþim dili olabilir mi?
Kürt asýllý yurttaþlarýmýz, Türk ulusunu oluþturan diðer ögelerle birlikte en az bin yýldan beri ayný ortak kültürün pek büyük bir bölümünü paylaþtýklarý halde, yaklaþýk kýrk yýla varan bir süreden beri, bu ortak deðerlerimizden hiç söz edilmeyip, tek farklýlýk olan dil ayrýlýðý, hep ön planda tutulmak istenmiþtir. Hedef Türk - Kürt karþýtlýðý yaratmaktýr. Bir süre önce de Avrupa Birliði temsilcileri “Türk abecesinde q, x, w harflerinin bulunmayýþýný Kürtçenin doðru yazýlýp okunmasýný engellediði, bunun Türkiye’nin AB yolunu týkadýðý” yolunda, doðruluk ve iyi niyetle baðdaþmayan, bölücülük kýþkýrtýcýlýðý yapmýþlardýr.
“Kürtçe eðitim ve kitle iletiþimi yapýlsýn” yolundaki art niyetli AB dayatmalarýyla ilgili olarak, bu dilin çok sýnýrlý sayýda sözcüðünün bulunduðunu söylemekle yetinmeyip, hattâ bunlarýn % 40 kadarýnýn Türkçe, %35 kadarýnýn Arapça, %15 -20 kadarýnýn Farsça oluþunun da ötesine geçip, bu dilin asýl þu önemli özelliðini vurgulamak gerekir:
i) Kürtçenin “kendine özgü bir dilbilgisi (grameri) yoktur!
ii) Kürtçe, dilbilgisi kurallarýný Farsça ve Arapça’dan almak zorundadýr. Bu nedenle de sözcük ve terim türetmesi gerektiðinde, bu iki dilin kök sözcüklerinden yine bu iki dilin gramer kurallarýna göre yararlanmasý dýþýnda bir olanaðý bulunmamaktadýr! Örnek verelim: “Anlamak” kavramý için Arapçadan “fehm” sözcüðünü almakla iþ bitmiyor: Arapça’nýn “fehm” kökünden türettiði “tefhim”, “tefehhüm”, “ifham”, “mefhum”, “fehim”, “fehmi”,.. sözcüklerini de olduklarý gibi almak zorundadýr, Kürtçe! Ya da diyelim ki Türkçe “anlamak” sözcüðüne ihtiyaç duydular. Türkçenin dilbilgisi yapýsýna göre türetilen “anlam”, “anlamlý”, “anlamsýz “, “anlamdaþ”, “anlayýþ”, “anlayýþlý”, “anlayýþsýz”, “anlak”, “anlatý”, “anlatýcý”, “anlatým”, “anlatýþ”, “anlatýlýþ”, “ gibi sözcükleri de olduðu gibi almak zorundadýrlar. Çünkü bunlarý kendi içinde -yani ayrý bir dil oluþturacak þekilde- üretmesi için gerekli dilbilgisi yapýsýndan yoksundur bu dil. Ýþte bu nedenle Kürtçe eðitime ve yazýlý iletiþime kalkýþýldýðýnda, ortaya aðdalýnýn aðdalýsý, Osmanlýca benzeri, zorlama bir dil çýkacaktýr. Çünkü günlük yaþamýn birkaç yüz sözcüðü ile yetinilmeyecek; bütün bir “ekonomi, siyaset, yönetim, diplomasi, sanat, edebiyat” gibi geniþ toplum alanlarýný ifade etmek gerekecektir. Bu ise bir ulusun dili olmadýktan baþka, o eðitim ve iletiþim gereçlerini okuyup dinleyecek olan Kürt çocuðu ya da yetiþkininin; týpký Osmanlý mektep ve medreselerinde olduðu gibi, hem Türkçe, hem Arapça, hem de Farsça öðrenmesini gerekecektir. Kanlý terörüne tek gerekçe olarak dil ayrýlýðýný gösteren PKK’nin kendi iç iletiþimini Türkçe yapmasý bu nedenle boþuna deðildir!
Kürt asýllý yurttaþlarýmýz ülkemizdeki genel Türk camiasý ile ayný kültürün pek büyük bölümünü en az bin yýldan beri paylaþmýþlardýr. Asýl ön plana çýkarýlmasý gereken bu paylaþýmdýr. Ortak deðerlerimizden hiç söz edilmeyip, tek farklýlýk olan dil ayrýlýðýnýn; sanki iki ayrý halk söz konusuymuþ gibi þiþirilip, eðitim ve iletiþim alanlarýný birbirinden ayýrma ve böylece yapay olarak Türk - Kürt karþýtlýðý yaratma giriþimlerine gerekçe olarak kullanýlmasýna karþý, Kürtçenin yukarda belirtilen kýsýtlý özelliði vurgulanarak, Kürt yurttaþlarýmýz incitilmeden, bu sömürgeci oyunu bozulabilir [Özer Ozankaya, 29.11. 2003]
Barzani Aþireti’nin geçmiþi
Tarihçi Cezmi Yurtsever, Osmanlý Arþivleri’nden elde ettiði bilgilere dayanarak þu savlarý ileri sürüyor:
-Musul-Kerkük yöresiyle ilgili olarak 1993 yýlýnda yayýnlanan 96 adet belge, bölgenin Türk yönetiminden nasýl koparýldýðý hakkýnda geniþ bilgi saðlamaktadýr.
-Barzani Aþireti, geçmiþte, eþkýyalýk yaptýklarý için ‘’Baþýbozuk’’ olarak adlandýrýlmýþtýr. Padiþah Abdülhamit’in Musul-Kerkük’teki petrol yataklarýndan faydalanmaya çalýþan yabancýlara karþý önlemler almasý üzerine, para karþýlýðýnda Ýngilizler için bölgede isyanlar çýkarmýþ, para karþýlýðý casusluk yapmýþlardýr. 6 Þubat 1889 tarihinde Padiþah Abdülhamit’in emriyle Kerkük yakýnlarýndaki çok zengin maden ve petrol yataklarýnýn devletleþtirilmesine yönelik bir yasa çýkarýlmýþtýr. 1910 yýlýnda Ýngiltere’nin Musul Konsolosu Vibliki izinsiz olarak Kerkük’ten Süleymaniye’ye geçmiþ, daðlýk bölgedeki Barzani aþiret þeyhleriyle görüþmüþ ve isyanlarý kýþkýrtmýþtýr.
-Barzani þeyhi Abdüsselam, üzerine asker sevk edildiðinde, Ýngilizlerden yardým ve destek almýþtýr.
-Van Valisi Haydar Bey’in 2 Aðustos 1919 tarihinde Ýstanbul’a çektiði þifreli telgraftan anlaþýldýðýna göre, Ýngilizler Kuzey Irak bölgesini doðrudan iþgal etmiþ, Barzani þeyhi Mahmut’a destek vermiþ, Erbil ve Revanduz aþiret reislerini de ayda 170’þer Ruble maaþa baðlamýþlardýr.
Cezmi Yurtsever þu sonuca varýyor: Kuzey Irak’ta 100 yýl önce Ýngiliz desteðiyle isyan çýkaran Barzani Aþireti bugün de ayný destekle benzer iþler yapmaktadýr. Ýngilizlerin ve Amerikalýlarýn bütün amacý, Kuzey Irak Kürtlerini petrol ve gaz yataklarýnýn bekçisi yapmaktýr. Irak sorununun arkasýnda bu tarihi gerçek vardýr. Ancak Irak’ta yaþananlar, Kürtlerin tarihsel amaçlarýna uygun þekilde sonuçlanmayacaktýr. Bütün kazançlarý, emperyalizmin bekçiliðinden ibaret kalacaktýr. [Cezmi Yurtsever, 27.2.2005].
Barzani Ailesi nasýl zengin oldu?
Irak’ta KDP’yi yöneten Barzani aþireti, dünyanýn en zengin aileleri arasýnda yer alýyor. Acaba bu zenginliðe kýsa sürede nasýl ulaþtýlar? Yanýt mý? Sýký durun: Türkiye sayesinde!
Yaþadýðý kuþ uçmaz, kervan geçmez Selahaddin Tepesi’nde sadece Irak’ýn deðil, dünyanýn en zengin ailelerinden biri haline gelmek kolay iþ deðil. Mesut Barzani’’nin ABD’deki TIR filosu ve diðer þirketleri, Türkiye sayesinde ihya edilen diðer kardeþleri ve yeðenlerinkinin yanýnda devede kulak kalýr. Örneðin, Neçirvan Barzani’nin þirketleri Irak’taki içki sigara, çay, þeker ve pirinç ihtiyacýný, neredeyse tek baþýna karþýlýyor. Sigaralar Kýbrýs Rum kesimi ya da Mersin’deki serbest bölgeden alýnýyor. Türkiye’nin kasasýna tek kuruþ bile girmeden, özel koruma eþliðinde doðrudan Irak’a gidiyor. TIR’lar, normalde 8-10 gün beklemenin yapýldýðý Habur’da AKP’nin verdiði özel izinlerle bir gün bile beklemeden Irak’a giriyor. Bu mallar daðlardan Türkiye’ye kaçakçýlar aracýlýðý ile, gerisin geri sokularak çifte kârlar saðlanýyor. Bugün Güneydoðu’daki illerimizde satýlan çay ve sigaralarýn tamamý, Irak’tan kaçak olarak gelmektedir.
Türkiye’nin önde gelen Ülker ve Beko gibi markalarýnýn genel daðýtýcýlýðý da Barzani ailesinin elinde. Ülker’in milyonlarca dolarlýk bir iþi Irak’ta ticareti en iyi bilen ve yapan Türkmenlere deðil de, Kürt Barzani ailesine vermesi yalnýz dikkat çekici deðil ayný zamanda “kahredici”dir. Ülker’in Irak’taki genel distrübütörü, Mesut Barzani’nin 1968 doðumlu kardeþi Nihat Barzani’dir. Beko’nun genel distrübütörlüðü de Barzani ailesinin önde gelenlerinin kontrolündedir.
Yüzlerce markanýn Irak temsilciliðini alan Barzani ailesi bunlardan kazandýðý paradan daha fazlasýný baþka ve kirli bir yoldan kazanýyor. Ýran’a giren sigara, içki ve elektronik eþya ile Ýran’dan gelen uyuþturucunun ticareti de Barzani ailesine yakýn ya da akraba kaçakçýlar tarafýndan yapýlmakta.
Peki, Barzani ailesi bu kadar çok parayý ne yapýyor?
Onlar insana Sicilya’daki ünlü mafya ailesi Carlaoneler’i çaðrýþtýrýr. Etrafýndakilerin maaþýný bir gün geciktirse, Barzani ailesi’nin Irak’taki yönetimi de o anda sona erer. Kürtlerin Irak’taki sözde demokrasi numaralarýný yutan, bir tek ülke vardýr: Türkiye! Peki, Türkiye’de bu numaralarý yutanlar kimler? Eðer bunlarý incelerseniz, Barzani ailesinin onlara sadece “kuru teþekkür” etmediðini de görürsünüz. KDP’nin Ankara Temsilciliði’nde, içi para dolu çantalar bizim hain ve satýlmýþlarýmýza veriliyor, bizim hain ve satýlmýþlarýmýza gönderiliyor! Bu çantalar dolusu paralarýn daðýtýldýðý sýrada KDP temsilciliði’nin önünde park etmiþ araçlar herkesin dikkatini çeker. Yani alanýn da, verenin de kimseden korkusu yoktur! Herkesin bildiði bu konuyu Devlet’in güvenlik birimlerinin bilmemesi mümkün mü? Bu açýk satýþ biliniyorsa, neden bir þey yapýlmýyor? Diyeceksiniz ki yapsalar ne olacak? Bozacýyý þýracýya mý rapor edecekler?
Irak’ta uzun vadede ABD’nin uygulamayý düþündüðü plan, artýk açýk ve seçik olarak ortaya çýkmýþ bulunuyor. Modelin adý Tayvan... Tayvan modeli… Bu modele göre Amerika, Tayvan’ý Çin’in parçasý olarak kabul ediyor. Ayný zamanda Tayvan ile baðýmsýz iliþkileri var. ABD Irak içinde oluþturacaðý ve vazgeçemediði Kürdistan ile her türlü ekonomik iliþkiyi geliþtirecek ve sonra da, soranlara “Kürdistan Irak’ýn bir parçasýdýr” yalanýný uyduracak. Her þeyi kabul etmeye hazýr AKP hükümeti, diðer teslimiyetçi güçlerimiz de, bu “þahane plan”a boyun eðmeye dünden razý....
ABD, Kuzey Irak’ta sadece Kürdistan’ý kurmakla yetinmiyor. Türkiye’nin parçalanmasýna yol açacak zengin bir bölge yaratmak istiyor. Gayrýsafi milli geliri 20 bin dolar olan petrol zengini bir Kürdistan karþýsýnda, fakir ve nifak tohumlarý ekilmiþ bir Güneydoðu ne kadar dayanabilir? [Vedat Yenerer, 16.2.2005]
Kürtler, devletlerini küçük hamlelerle kuruyor
Evet Kürtler devletlerini -politikada çok kullanýlan- “salam yöntemi’yle kurma yolunda… Ýþte kanýtlar:
i) Irak’ýn kuzeyinde hareketlilik gün geçtikçe artýyor. Kürtler tek baþlarýna akýllarýna eseni yapýyorlar. Kimse karþý çýkmýyor.
ii) Türkiye burnunun dibindeki bu coðrafyada bir Kürt devletini istemese de, Kürtler emellerine küçük hamlelerle yavaþ yavaþ ulaþmakta.
iii) Türkiye istediði kadar homurdanýp dursun, kucaðýnda besleyip büyüttüðü Barzani ve Talabani bildiðini okumaya devam ediyor.
-“Kürdistan Dinarý” adýyla para bastýrdýlar.
-“Kürdistanýn Anayasasý” adýný taþýyan bir anayasa hazýrladýlar, “Ýsrail” devletinin anayasasýný örnek alarak. Buna göre, Kuzey Irak’ýn resmi dili Kürtçe, devletin adý Kürdistan… Türkmenler “azýnlýk” statüsünde. Anayasa, Amerika’nýn onayý alýndýktan sonra Haziran ayýndan itibaren yürürlüðe konacak. Henüz bir nüfus sayýmý yapýlmadan, Türkmenlerin Süryanilerle birlikte azýnlýk statüsünde gösterilmesi hukukî ve mantýklý bulunmuyor.
-Anayasada anlamlý olan bir nokta da bölgedeki Kürt Yahudilere ticari ve hukuki özel bir serbesti tanýnmasý. Ya Türk týrlarýndan yüklü haraçlar alýnýrken, Ýsrail þirketlerine ait araçlardan hiçbir ücret alýnmamasýna ne demeli?
-“Kürdistan’ýn Anayasasý” Irak’ýn kuzeyinde “özerk” bir Kürt devleti kurulduktan hemen sonra tam anlamýyla iþlerlik kazanacak. Yeni devletin sýnýrlarýnýn kesinleþmesinden sonra da “dokuntular”a (rötuþlara) gidilecek. Kerkük, Hanekin, Sincar, Kifri ve Kalaki gibi kentler özerk yapýda yer alacak. Hatta bu amaçla Kerkük’teki demografik yapýyý deðiþtirmek amacýyla bölgeye Kürt transferi bile gerçekleþtirildi (Bugün Kerkük’ü bir Kürt vali yönetiyor, resmî dil Kürtçe oldu; bizim allahlýklardan týs yok, cd).
-Anayasadan sonra yapýlacak sýnýr deðiþikliði planýnda Türkiye’den koparýlacak yerler de sayýlýyor: Peþmergeler arasýnda dolaþan haritada Hakkari, Van, Kars, Muþ, Iðdýr, Bitlis, Bingöl, Erzurum, Erzincan, Tokat, Sivas, Tunceli, Elazýð, Kahramanmaraþ, Diyarbakýr, Ýskenderun ve Þanlýurfa gibi þehirler Kürdistan sýnýrlarý içinde gösteriliyor [Haþim Söylemez, 2.5.2004].
Kürdistan’ýn mimarý Amerika…
Birinci Körfez Savaþý günleri… Gazeteci yazar Güneri Civaoðlu, Amerikalý komutanlarýn karargâh olarak kullandýklarý çadýra girer. Duvarda gördüðü haritalar Civaoðlu’nu þaþkýna çevirir. Çünkü o haritalarda “Kürdistan” diye bir ülke yer almaktadýr. Civaoðlu, “Nasýl olur bu?” diye sorunca, Amerikalý subaylar bunun birgün gerçek olacaðýný, zamanýn yaklaþtýðýný söyler. “Jyi ama” der Civaoðlu, “Türkiye bunu kesinlikle kabul etmez. Tanklarý, toplarý, çok büyük bir ordusu ve savaþ uçaklarý olan bir Türkiye’ye karþý sadece Kalaþinkoflarý olan Kürtler ne yapabilir ki?” Amerikalý subaylarýn yanýtý hazýrdýr: “Kürtlerin de ordusu olacak; tanklarý, toplarý, uçaklarý olacak!”
Görüyorsunuz, bütün belâlar gibi bu belâ da Batý’ýný, Amerika’nýn baþýnýn altýndan çýkýyor; bakýn Amerika da salam yöntemiyle malý nasýl götürüyor:
1) Birinci Körfez Savaþý’ndan sonra Irak’ý fiilen üçe böldü. Ülkenin kuzeyinde Kürtler için bir “güvenli bölge” oluþturdu. Saddam’a þöyle dedi: “Kürtler benim korumam altýnda, sakýn ola ki 36. paralelin kuzeyine geçmeyesin.” baþka bir deyiþle, bölgeyi yalnýzca Kürtlerin güvenliði için oluþturdu. Bunu þundan da anlýyoruz ki 36. paralelin kuzeyindeki Türkmen bölgelerini güneyde, yani Saddam’in etki alaný içinde býraktý (Türkmenlerin öldürülmesi, ABD’nin umurunda deðil; bütün derdi Kürtler…). Buna karþýlýk 36. paralelin güneyinde olan Kürt bölgelerini ayný paralelin kuzeyinde sayarak, bölgedeki Kürtleri Saddam’a karþý güvence altýna aldý (Bunlar ABD’nin ne kadar içten pazarlýklý olduðunun bir kanýtýydý ama bizim o zamanki Allahlýk yöneticilerimizi uyandýrmaya yetmedi, cd).
2) Türkiye ile birlikte Irak’a müdahale eden Amerika; Birinci Körfez Savaþý’ndan sonra Türkiye’yi iþte böyle arkadan vurmuþ, daha da ileri giderek, özellikle Yahudi kökenli Kürtlerden binlercesini Irak dýþýna taþýmýþ; onlarýn, kuracaðý Kürt devletinin bankacýlarý, bürokratlarý ve askerleri olabilecek þekilde yetiþmelerini saðlamýþtýr.
3) Bugün ABD Iraký yeniden iþgal etmiþ, Irak’ýn tamamýnda Kürtleri etkin hale getirmiþtir.
4) Amerikalý subaylarýn Güneri Civaoðlu’na söyledikleri artýk gerçekleþmiþ bulunmaktadýr. Bugün Kürtler orduya da, tanka da, topa da, savaþ uçaðýna da kavuþmuþtur. Tabii ABD sayesinde!.. Barzani-Talabani Kürtleri bugün kendilerine o kadar güvenmektedir ki, “eðer Türk askeri Irak’a girerse bu topraklarý onlar için mezara çeviririz” diye tehditler savurabilmektedir. Türkiye’yi yönetenler ise “Kürt devletini savaþ sebebi sayarýz” diyerek, bütün dünyaya caka sattýklarý halde, bugün sus pus, aþiretlerin tehditlerini bile içlerine sindirebilmektedir.
5) Acaba Irak’ýn kuzeyinde kurulacak bir Kürt devleti ile sorun bitecek mi? Kesinlikle hayýr! ABD’ye Irak’ýn kuzeyinde kurulacak bir Kürdistan deðil, Sevr’deki Kürdistan, Türkiye’nin Güneydoðusunu da yutacak “Büyük Kürdistan” gerekmektedir. Büyük Kürdistan’ý elbette Talabani-Barzani ikilisi de, PKK de istemektedir. Planýn içinde Ýsrail de vardýr. Büyük Kürdistan için bunca zahmete katlanan ABD’nin þu yönünü asla unutmayalým: Bu ABD Türkiye’nin Irak sýnýrýný çizen Lozan’ý tanýmayan, imzasý Lozan’ýn deðil de, Sevr’in altýnda bulunan ABD’dir.
6) Ayný ABD, Avrupa Birliði’ni de kullanarak, 80 yýllýk Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük talihsizliði olan AKP iktidarýna “halklarýn kendi kaderini tayin” hakkýný tanýyan uluslararasý antlaþmalarýn Türk hukukundan üstün olduðunu kabul ettirmiþ, bu ve benzeri yönlerde yasalarýmýzda ve anayasamýzda pek çok deðiþiklik yaptýrmýþtýr [Hasan Demir, 4.6.2004].
“ABD” ve Ýsrail’in “Kürdistan”ýnda 27 þehrimiz var!
Irak’taki iþgalde ABD’nin en büyük destekçisi olan Kürtler, ABD’den aldýklarý destekle haritalarýný da hazýrladýlar. Seçimlere Kürt Blok’u olarak giren Talabani ve Barzani, zaman zaman dile getirdikleri baðýmsýz Kürdistan’ýn haritasýný da çizdirmiþler. Kuzey Irak’ta elden ele dolaþan gayri resmi Kürdistan haritasý, Türkiye’nin bugüne kadar belirlemiþ olduðu bütün kýrmýzý çizgileri ortadan kaldýrmakta. Basiretsiz yöneticilerimizin eseri olan Barzani-Talabani ittifakýnýn, el altýndan daðýtýlan haritasýnda, Irak’ýn kuzeyinde kurulacak baðýmsýz Kürdistan devletinin resmî sýnýrlarý gösteriliyor. Haritanýn sol üst bölümünde Talabani-Barzani’nin, “ortasýnda güneþ bulunan kýrmýzý-beyaz-yeþil renkli bayraklarý” yer alýyor.
Haritada, Kürdistan toplam 29 vilayete ayrýlýyor.
Türkiye’nin Ýç Anadolu, Doðu ve Güneydoðu’daki 27 ili Kürdistan sýnýrlarý içinde kalýyor. Kürdistan haritasýnda, sýnýrlar Ýç Anadolu Bölgesi’nde bulunan Sivas’ý bile içine alýyor. Kuzey’de Kars’a kadar uzanýyor. Güneyde sýnýrlar Akdeniz kýyýlarýna dayanýyor. Büyük þehirlerimizden Diyarbakýr, Erzurum, Gaziantep Kürdistan içinde gösterilirken, diðer iller þöyle sýralanýyor: Adýyaman, Bitlis, Bingöl, Malatya, Muþ, Van, Hakkari, Mardin, Erzincan, Kars, Siirt, Þanlýurfa, Tunceli, Mersin, Hatay, Kahramanmaraþ, Aðrý, Elazýð ve Sivas.
Haritada son yýllarda il olan Þýrnak, Batman, Iðdýr, Osmaniye ve Kilis ilçe olarak gösterilmiþ. Tunceli ve Aðrý eski adlarýyla belirtilmiþ: Dersim ve Karaköse… Hatay ili Ýskenderun adýyla anýlýyor. Ýskenderun, Kürdistan’ýn Akdeniz’e açýlan limaný olarak planlanmýþ.
Kürdistan haritasýnda, Suriye, Ýran ve Ermenistan’ýn topraklarýna da el atýlmýþ. Mardin sýnýrýna yakýn olan, Suriye’nin Kamýþlý ilçesi ise baþka bir vilayet olarak iþaretlenmiþ. Ýran topraklarýnýn bir bölümü de Kürdistan sýnýrlarý içinde... Ýran’ýn Urumiye, Kermashan ve Elam þehirleri, Kürdistan’ýn vilayetleri arasýnda sayýlýyor. Ermenistan topraklarýnýn bir bölümü ise Erivan ili olarak ilan edilmiþ.
Coðrafi özelliklerin de belirtildiði haritada, hangi illerde havaalaný bulunduðu, göller, ýrmaklar ve daðlar Ýngilizce ve Arapça olarak kaydedilmiþ. Bölgelere göre Kürt nüfusunun oranlarý, deðiþik renk tonlarýnda harita üzerinde gösteriliyor.
Amerika bu eseriyle övünebilir [ Bu Linki Görmeniz Ýçin SupersatForuma Uye Olmanýz Gerekmektedir. , 16.2.2005].
***
Nasýl? Bazý hipotezlere ulaþabildiniz mi?
Þu kavramlar anlamlý…, ipucu olabilirler:
-Ortak deðerler, Dezenformasyon, Kýrmýzý çizgiler.
- Kürtçenin kýsýtlýlýðý, Para karþýlýðý isyanlar, Barzani ve Ýngilizler, Petrolün ve gaz yataklarýnýn bekçileri, Küçük hamleler, Kürt Yahudileri, Türkiye’den koparýlacak topraklar.
-KDP’ye özel izin, Ülker ve Beko, mafya, demokrasi numaralarý, bizim hainlerimiz ve satýlmýþlarýmýz.
-AB dayatmalarý, Ýkiz Sözleþmeler, Türk düþmaný Amerika, Ýmzasý Lozan’ýn altýnda deðil de Sevr’in altýnda bulunan ABD, ABD’nin planý, Arkadan vurmak, ABD-Kürt dayanýþmasý, ABD’nin eðittiði Kürt Yahudileri, Ýsrail devleti.
- Türk kimliðin yeniden keþfi, Öne çýkarýlmasý gereken paylaþým.
Bana soracak olursanýz, ben aklýma ilk geleni yazmakla yetineceðim :
Türkiye’nin baþýna bu belayý saranlar yalnýz “harici bedhahlar” (ABD ve AB) deðil, “dahilî bedhahlar”dýr da… O hamiyetsizler, o basiretsiz yöneticilerimizdir de... Eðer bir yurtsever çýkýp bu kanserleþmiþ yapýya son vermezse, çok yakýnda hayal bile edemediðimiz felaketlerle karþýlaþabiliriz.


Teþekkur:
Beðeni: 

Alýntý

Yer imleri