Baykal: Türkiye Kürt düþmaný deðil
Türkiye, Türk düþmaný deðildir" diyen Baykal, "PKK'yla mücadele elbette sürecek. Askeri yöntemler de dahil olmak üzere bu mücadeleyi yapacaðýz" þeklinde konuþtu.
13 Kasým 2007 09:04
Fikret Bila'nýn haberi
CHP lideri Deniz Baykal'ýn, Kürt politikasýyla ilgili önerileri büyük ilgi gördü. CHP liderinin, Irak ve Kuzey Irak'taki gençlere Türkiye'de eðitim olanaðý saðlanmasýndan ekonomik iþbirliði yapýlmasýna kadar uzanan öneri paketini gündeme getirmesi, "Baykal deðiþti mi, yoksa sýnýr ötesi operasyona karþý mý?" gibi sorulara neden oldu.
Hemen belirtmek gerekir ki, Baykal'ýn bu yaklaþýmý yeni deðildir. Bir anda bir deðiþim sonucu ortaya çýkmýþ öneriler deðildir. Baykal, PKK ile Kürtlerin birbirinden ayrýlmasý gerektiðini yeni söylemiyor. 1989'da SHP'nin bu konudaki raporu hazýrlanýrken taþýdýðý düþünceleri bugün de dile getiriyor.
O yaklaþýmýn özü PKK ile Kürt vatandaþlarýn, Kuzey Irak'taki Kürtlerin ayrý tutulmasýdýr. PKK ile silahlý ve silahsýz mücadele sürerken, Kürtlerle barýþ ve dostluða dayalý, ekonomik kalkýnmayý, refah artýþýný hedefleyen iliþkiler kurulmasý ve geliþtirilmesi. Baykal'ýn söylediklerinin özeti budur.
'Kürt düþmaný deðiliz'
Baykal'la, dün bu konuda sohbet ederken þu vurguyu yaptý:
"Türkiye, Türk düþmaný deðildir. Ben bunu anlatmaya çalýþýyorum. Bizim, Kürt kökenli vatandaþlarýmýzla da Kuzey Irak'taki Kürtlerle de bir sorunumuz yok. Bizim, PKK'yla sorunumuz var. Ben, önerdiðim yaklaþýmla PKK'nýn Kuzey Irak'ta tecrit edilmesi gerektiðini düþünüyorum. PKK'yla mücadele elbette sürecek. Askeri yöntemler de dahil olmak üzere bu mücadeleyi yapacaðýz. Ama Kürtlere bir düþmanlýðýmýz yok, olamaz. Bunu söylemeye çalýþýyorum.
Sadece Kuzey Irak'takiler için deðil Irak'ýn bütününde insanlarýn, gençlerin Türkiye'yi doðru tanýyýp doðru algýlamalarý lazým. Bu amaçla gençlerin gelip burada kaliteli eðitim görmelerine olanak saðlayalým, diyorum. Türkiye'nin geliþmiþliðinden, refahýndan, çaðdaþlýðýndan, demokrasisinden yararlansýnlar, kendilerini geliþtirsinler istiyorum. Onlarýn barýþ içinde, refah içinde olmalarýna karþý deðiliz, tam aksine, buna katkýda bulunabiliriz."
Irak'la Suriye'nin farký
Baykal'ýn dikkat çektiði bir yön de PKK karþýsýnda Suriye ile Irak yönetimlerinin farký. Baykal, bu farký þöyle anlatýyor: "Suriye yýllarca PKK'yý barýndýrdý, destekledi. Ama PKK'yý meþru görmedi. Bizde yok, dedi. PKK'yý terör örgütü olarak kabul ediyor ama Suriye'de olduðunu inkâr ediyordu. Nitekim, 1998'de Türkiye ciddi baský yapýca Öcalan'ý çýkarmak zorunda kaldý.
Oysa Irak'ta durum farklý. Kuzey Irak yönetimi PKK'ya terör örgütü deðildir, diyor. Kolluyor, koruyor, destekliyor. Ayrýca ona meþruiyet vermeye çalýþýyor. Gücü yetse meþru ilan edecek. Buna raðmen yönetimle mücadele edersiniz. Onlara baský uygularsýnýz. Ancak Kuzey Irak'ta PKK'yý koruyan, ona sahip çýkan, sempatiyle bakan bir toplumsal yapý var. Ben bu yapýnýn ayrýþmasý gerektiðine inanýyorum.
PKK'nýn bu yapýnýn dýþýnda itilmesi, terör örgütü olarak tecrit edilmesi gerektiðini savunuyorum. Kuzey Irak'ta bir Kürt gencin PKK sempatizaný olmaktan çýkarýlmasý gerekir. Bu çok önemli."
Baykal, ABD Baþkan Yardýmcýsý Cheney'in bile bir "Türk-Kürt çatýþmasý, savaþý" olacakmýþ gibi konuþmasýnýn çok yanlýþ olduðuna dikkat çekiyor.
Ortada bir "Türk-Kürt çatýþmasý" olmadýðýný, Türkiye'nin terör örgütü PKK ile mücadelesinin söz konusu olduðunu vurguluyor.
Türkiye'nin dünya kamuoyuna bunu iyi anlatmasý gerektiðini savunuyor.


Teþekkur:
Beðeni:


Alýntý

Yer imleri