Müslüman Persie




Arsenalli futbolcu Robin Van Persie,Hollanda’da göçmen olarak yaþayan Fas asýllý Büþra ile evlenerek Müslüman oldu. Ýslamiyet’i seçmeden önce hýzlý yaþayan Robin için Ýslamiyet yeni bir hayat tarzýný da getirdi.



Birkaç sezon öncesine kadar Hollandalý yýldýzlarýn en az transfer edildiði ülke Ýngiltere idi. Ancak Arsenal’in Denis Bergkamp ve Mark Overmars’tan istediði verimi almasýyla birlikte genç yýldýzlara da ada yolu gözüktü.



Birkaç yýl içinde de Ýngiliz devleri Hollanda’dan transfer ettiði forvetlerle takýmlarýný üst sýralarda tutmayý baþardý. Ýþin en ilginç yaný ise genç yýldýzlarýn, takýmlarýnýn bir anda prensi olmasýydý. Robin van Persie (Arsenal), Arjen Roben (Chelsea-Real Madrid), Dirk Kuyt, Ryan Babel (Liverpool) ve Van Der Saar (M.United) gibi isimler performanslarýyla takýmlarýna güç kattý. M.United’dan R.Madrid’e transfer olan Ruud Van Nistelrooy da attýðý gollerle kýrmýzý þeytanlarýn birçok baþarýsýna imza atmýþtý. Bunlar arasýnda biri var ki hem oynadýðý oyunla hem de davranýþlarýyla Fransýz hoca Wenger’in kýsa sürede prensi olmayý baþardý. Adýný andýðýmýz kiþi Robin van Persie’den baþkasý deðil. Antrenmanlarda arkadaþlarýnýn neþe kaynaðý olan Arsenalli futbolcu, maçlarda ise rakip savunma oyuncularýnýn en çok çekindiði krampon. O, en fazla para kazanan, onlarýn tabiri ile yýldýz bir oyuncuydu. Ama bu kadar masumiyet fazlaydý. Bunun üzerine giden Standart Evening gazetesi baklayý Persie’nin aðzýndan almayý baþardý. Persie, Müslüman olduðunu açýklamýþtý. Hollandalýnýn Müslüman olmasý adada geniþ yanký buldu. Persie, “Müslüman bir futbolcuyum. Ama beni sahadaki oyunumla deðerlendirin. Özel hayatýmý yansýtmayýn.” diyerek gelecek eleþtirilerin de önünü kapadý. Ýþin en güzel yaný da ada basýnýnýn yýldýz oyuncunun özel hayatýný bir daha gündeme getirmemesiydi. Çünkü Ýngilizler kiþinin dinî hayatýna saygý göstermenin bir ayrýcalýk olduðunu bilen bir basýn dünyasýna sahip.



Persie, Müslümanlarýn yoðun yaþadýðý bir çevrede bulunduðundan dolayý , ýrkçýlarla müslümanlarýn çatýþmalarý gibi bazý tatsýz olaylarla karþýlaþsa da, bu durum Ýslamiyet’e ilgi duymasýný engellememiþ. Ardýndan da Hollanda’da göçmen olarak yaþayan Fas asýllý Büþra ile evlenerek Müslüman olmuþ. Ýslamiyet’i seçmeden önce hýzlý bir hayat yaþayan Robin için dinini deðiþtirmek dingin bir yaþam tarzýný seçmek olmuþ biraz da. Bu hayat tarzý saha dýþý hayatýný etkilememiþ, futboldaki baþarýsýna da olumlu etki yapmýþ. Yýldýzlýða giden yoldaki bütün engeller bir bir kalkmýþ önünden...



Sol ayaðýný raket gibi kullanan Hollandalý yýldýz, Arsenal’in ileri uçtaki önemli oyuncularýndan biri. Henry’nin Barselona’ya 24 milyon Euro’ya satýlmasý ile rahatlayan Persie, Fransýz Wenger’in adeta her þeyi oldu. Arsenal, yýldýz oyuncuyu adaya getirmek için Feyenoord’un kapýsýný üç defa çaldý. Sonunda da transferde bombayý patlattý. Robin için Arsenal sadece 3 milyon pound ödedi. Hollanda Milli Takýmý’nýn hocasý Marco van Basten onun için “Hem Arsenal hem de Hollanda Milli Takýmý için büyük bir kazanç.” ifadesini kullanýyor.



1983’te Hollanda’nýn þirin þehri Rotterdam’da dünyaya gelen Persie, adaya kolay gelmedi. Hollanda’nýn Excelsior Rotterdam takýmýnýn altyapýsýnda yetiþtikten sonra Feyenoord’un genç takýmýna seçildi. Yýldýz oyuncu, 2002 sezonunda yýlýn en iyi genç oyuncusu seçildi. Real Madrid ile oynanacak Süper Kupa öncesinde Marwijk onu tekrar kadroya almayýnca takýmý ile tüm baðýný kopardý. Bir gece operasyonu ile kendini bir anda Highbury’de buldu.



‘Henry ve Bergkamp’ý izlemek için kulübede yedek oturabilirim’



Bir maç sonrasýnda Henry’nin performansýný soran bir gazeteciye, “Ben Henry’nin yedeðiyim. Onunla benim kýyas edilmem bile düþünülemez.” diyerek Fransýz yýldýzý mutlu etmeyi baþarmýþtý. Bir maç öncesinde de Henry ile aralarýnda sorun olduðu gündeme getirildi. Amaç Arsenal’in önünü kesmekti. Persie, takýmdaki yýldýzlara hayranlýðýný ise þu ifadelerle belirtiyordu: “Patrick Wieira, Bergkamp ve Henry’yi ayný anda sahada izlemek bana ayrý bir zevk veriyordu. Onlar için saha dýþýnda yedek beklemeye deðerdi.”



Arsenal’in sezon ortasýnda Southampton ile oynadýðý maçta ikinci sarý kartla oyundan atýlýnca takýmýný sahada 10 kiþi býraktý. Arsenal güçsüz rakibiyle berabere kalýnca iki puan kaybetti. Takýmýn puan kaybetmesinden dolayý suçlandý. Ona yine hocasý sahip çýktý. Bu defa da Chelsea ile oynanan maçta hýrsýnýn kurbaný oldu. Her þey bitti derken Henry sakatlandý. Persie’ye yeniden gün doðdu. Fa Cup yarý final maçýnda Blackburn Rowers’a iki gol birden atarak takýmda kahraman ilan edildi. Bir sonraki maçta West Bromwich aðlarýna da golünü býraktý. Bu galibiyetle Arsenal’in rahat bir nefes almasýný saðladý. Hollandalýnýn Charlton’a attýðý 18 metrelik gol, BBC’de ayýn golü seçildi.