Atatürk 13. Ýmam inancý
Atatürk’ün ‘Alevi’ olduðu, ölmeseydi Alevilere haklarýný vereceði þayialarýnýn yaný sýra Durumu abartýp Atatürk’ü neredeyse ’13. Ýmam’ mertebesinde gören Aleviler bile var.
![]()
Taraf Gazetesi farklý yayýn çizgisi ile diðer gazetelere nazaran yüksek olan fiyatýyla tutunmayý baþardý ve tirajýný artýrmaya baþladý. Taraf'ýn renkli çalýþanlarý kadar farklý haber ve görüþleri de bunda hayli etkili. Gazete bugün yine oldukça ilginç bir konuyu sayfalarýna taþýdý ve Aleviler arasýnda öteden beri tartýþýla gelen bir konuyu birinci sayfasýndan duyurdu: Atatürk 13. Ýmam inancý...
Cafer Solgun'un hazýrladýðý ve dün baþladýðý Aleviler'in Cumhuriyet ve Laiklikle Ýmtihaný adlý dizi yazýnýn bugünkü bölümünde yer alan görüþlerde bizce öne çýkan ve altý çizilmesi gereken iki ilginç olgu var.
Bunlardan birincisi Atatürk'ün 13. Ýmam olduðu inancý, diðeri ise Alevi Dedesinin Alevi genç kýzlarýn da yakýnda türbana ve kara çarþafa gireceði endiþesi...
Cafer Solgun, dizisinin bugünkü sunuþ metinde þunlarý söylüyor:
"KONU NEYDÝ?
Muharrem Dede’nin, duvarlarýný 12 Ýmam resimleri, Atatürk büstü ve Türk bayraklarýnýn süslediði makamýnda, söyleþiden önce biraz sohbet etme imkanýmýz oldu. Elazýðlý olduðunu söyledi. Benim Dersim, Ovacýk’lý olduðumu öðrendiðinde ise, “aslen ben de Ovacýk’lýyým” dedi. Bunu neden baþtan söylemeyiþini, “çok eskiden ailesinin Elazýð’a göç etmesine” baðladý. Hemen ardýndan, “Dersimli olunca baþka þeyler düþünüyorlar” diyerek güldü. Muharrem Dede ile görüþmemiz, aklýma geçen yýl, o zaman çalýþtýðým bir TV kanalý için haber yapmaya gittiðim Gazi Mahallesi’ndeki cem evinin dedesini getirdi.
Ýstanbul Ýdare Mahkemesi, bir Alevi yurttaþýn baþvurusu üzerine, bütün Alevi velilerine emsal teþkil edecek önemli bir karar vermiþ ve “eðer istemiyorsa din dersine girmeyebilir” demiþti. (Valilik sonradan bu kararý tecil etti.) Gazi Cem Evi dedesinden bu durumu deðerlendirmesini istemiþtim. Ben dedenin “bu kararýn alýnmasýnda geç bile kalýnmýþtýr, hemen bu yönde gerekli yasal düzenlemeler yapýlmalýdýr” þeklinde görüþler beyan edeceðini düþünürken, o, dönemin cumhurbaþkanýna hiç ilgisi yokken övgüler düzmeye baþladý. Sonra uzunca bir Atatürk güzellemesi yaptý. Bazý Alevilerin Atatürk’ü neredeyse “13. Ýmam” mertebesinde gördüklerini de biliyordum. Acýklý bir durumdu. Zorunlu din dersi uygulamasýný getiren 12 Eylül askeri cuntasý idi. Ama yine de “Allah devletimize, ordumuza zeval vermesin” durumu söz konusu idi.
Gazi Cem Evi’nden çýktýðýmda, kapýda “devrimciler” vardý. Onlar da görüþlerini söylemek istediler. Biri cebinden çýkardýðý bir broþürden, içerisinde bolca “emperyalizm, neo-liberalizm” kavramlarý geçen cümleler okumaya çalýþtý. “Devrimciler” bir telden, dede bir baþka telden çalýnca, çareyi sokaktan insanlarýn görüþlerini almakta bulmuþtum. Konuyla ilgili konuþanlar da sadece onlar olmuþtu zaten. Alevilerin cem evlerinin “ibadethane” olarak kabul edilmesini talep etmesi ne denli doðru ve haklý ise, cem evi ve dedelerimizin mevcut durumunu neden ve sonuçlarýyla birlikte sorgulamalarý da, bir o kadar Aleviler açýsýndan ertelenemez bir ihtiyaç…"
Gelelim yazý dizisinde bugün yer verilen görüþlerden bazýlarýna:
“AZÝZ ATATÜRK’ÜMÜZ YAÞASAYDI…”
VELÝ AKSOY: Þahulu Suyltan Vakfý Dedesi
Cumhuriyet, Aleviler için, kim için olursa olsun, ulusal bir devlettir. Aziz Atatürk’ümüz bizlere cumhuriyeti kurdu, güzel bir yaþam tarzý býraktý. Tabii kanunlar, yasalar çýktý. Herkese haklarýný veren bir anayasamýz var. Anayasa diyor ki, herkes inancýnda, ibadetinde hürdür, kimse kimseyi inancýndan ötürü kýnayamaz. Ama her nedense bu yasa yürürlüðe girerek Alevi inancýna taraftar olmadý. Hatta parlamenterler de tartýþmýþlardýr. Bir sonuç elde edilemedi… Aleviler camiye gitmediler. Hangi hükümet gelse, tabii ‘Alevi’ diyen olmuþtur, ama haklarý verilmedi. Günümüze kadar çok partiler geldi geçti. DP’den bu yana devam ediyor. Ben yaþadým bunlarý. Hiçbiri Alevilere haklarýný vermedi, ‘ibadetini yap’ demedi. Her kul, Allaha giden yolu kendi seçer. Bu yol ne camiden, ne kiliseden, ne havradan, ne cem evinden geçer. Ama Aleviler bugün cem evlerini açarak, bu dünyada hesabýný veriyor.
Tabii devlet bu kanunu çýkardý Cumhuriyet devrinde, tekke ve zaviyelerin kapatýlmasý için. O zaman Nakþiler vardý, Osmanlýdan kalan birçok tarikat vardý. Bunlar da yaþamýyor artýk; o zaman kapatýldý. Aziz Atatürk’ümüz bu konuda ‘seninkini kapattým, Alevilerinkini açýk tutacaðým’ demedi. Ama son zamanlarýnda, hasta yataðýnda þöyle bir ifade buyuruyor, diyor ki; ‘Aleviler siz kendinizi hazýrlayýn, Hacý Bektaþ dergahýný açmak için parlamenterle konuþacaðým, haklarýnýzý vereceðim’. Ama ne yazýk ki Hatay olaylarý, kendisinin hastalýðý buna imkan vermemiþtir.
Aleviler, laiklik
Tabii, Atatürk’ten bu yana bir laiklik tanýmý yok. Laiklik demek cumhuriyetçilik demektir. Herkes ibadetinde hürdür. Ama ne yazýk ki gelen hükümetler bunu engellemiþtir. Örneðin din dersleri sadece imam-ý Adem mezhebi üzerinedir. Yani hiçbir mezhebin görüþleri okunmadan, Diyanet kendi müfredatýna göre veriyor. Alevi çocuklarý asimile edilmek isteniyor. Okullarda bunu yapýyorlar. Biz diyoruz ki kendi müfredatýmýzý kendimiz koyarak ya da ailesi içinde eðitim alýnýrsa, din dersinden daha fazla güzellik getirir. Ama kabul edilmiyor. Bunlarýn hiçbiri din dersi deðil. Din dersi demek, Hz. Muhammed’in yaþadýðý günün dersini vermektir. Namazdýr, oruçtur, hacdýr, þudur-budur deðil. Bunlar hükümetlerin getirdiði bir düzenden ibarettir.
Almanya’daki dizi film, Alevilere büyük bir hakarettir. Cumhuriyet olmazsa, laiklik olmazsa, bu mu olsun? Bunun için haykýrýyoruz. Reha Çamuroðlu’nun Muharrem iftarý var. Baþbakan da gelecekmiþ. Bunlar Alevileri asimile etmekten baþka bir þeye yaramaz.
‘Açýlým’ýn sesi hoþ, ama…
Sesi hoþ geliyor. Sevgili Reha Çamuroðlu’nun bu hareketi sevindirici, ama inandýrýcý olmuyor. Baþbakan’ýn ayrý bir toplantý yaparak Alevilerin haklarýný kamuoyu önünde açýklamasý gerekir. Yoksa oruç açmakla olmaz. Fikrinize katýlmamak (konferans-bn.) mümkün deðil. Haklar-hukuklar makul seviyeye getirilmeli. Ama Alevilerin de kendi içinde, barýþ içinde birleþmeleri gerekiyor. Ama her yerden bir ses çýkarsa, toplumu rencide eder. Konferans yapýlmalý, makul istekler de devletin önüne konur. Mantýklýdýr.
Partiler ve politika
Partiler, malumunuz, politiktir. Ýnönü’ye soruyorlar, bu politika nedir diye, diyor ki, ‘Yunanca bir terimdir. Yalaný çok doðruca inandýrmaktýr’. Siyasi partilerin Alevilere þirin görünmeleri, oy kapmak içindir. Bir de Türk-Kürt diyorlar. Hepimiz Ali’nin sancaðý altýndayýz. Bizde Türk-Kürt zihniyeti, ayrýmcýlýk yok.”
MUHARREM DEDE’NÝN KORKUSU: ALEVÝLER BU GÝDÝÞLE KARA ÇARÞAFA GÝRECEKLER
MUHARREM ERCAN: Þahkulu Sultan Vakfý Dedesi
Burasý Türkiye’de kurulmuþ olan ilk Alevi dergahýdýr. 1969da kurulmuþ. Türkiye’nin her yarinden Aleviler ziyarete gelirler. Tarih boyunca Emevi, Abbasi, Osmanlý saltanatýnda baský gördük. Türkiye Cumhuriyeti döneminde laiklik geldi. Diyanet tarikatlara karþý kuruldu, ama sonradan sadece Hanefilere hizmet etti. 130 bin kadrosu var, ama bir tane Alevi-Bektaþi bulamazsýn. Her dönemde TV’lere çýkýp “kardeþiz” derler, ama iþ icraata gelince, bir þey yok. Söylemek kolay, ama icraat önemli. Demirel de cumhurbaþkaný iken Hacý Bektaþ’ý ziyaret etmiþ ve ‘siz bizim birinci vatandaþýmýzsýnýz’ demiþti. Ama gerisi gelmedi. Ben Reha Çamuroðlu’nun sýrrýna eremedim. Eskiden ‘yoldaþ’tý, þimdi ise Alevileri AKP’nin arka bahçesi yapmak istiyor. Ben onun ‘vazifeli’ olduðunu düþünüyorum. Ama Alevi toplumu cahil deðil. Onlarýn peþinden gitmez. Böyleleri de çýkar, ama benim, bizim paraya pula ihtiyacýmýz yok. Alevileri asimile etmek istiyorlar
Önce Hacý Bektaþ’ý Alevilere verin
Aleviliðin tanýmlanmasý lazým. Alevilik ayrý bir din, mezhep deðil. Biz Ýslamýz. Onun bir koluyuz. Bizim ibadetimiz, Ehlibeyt’in yoludur. Onlarýnki Muaviye’nin, Yezid’in fetvalarýnýn yoludur. Kitapta 5 vakit namaz yok, ramazan orucu yok. O dönemde hükümdarlýk onlarda. Mezhepler de yoktu önceleri.Abbasilerde ortaya çýktý. Alevi yurttaþlarýmýzýn katýldýðý Hacý Bektaþi Veli, hala Alevilere verilmemiþtir. Orasý Müzeler müdürlüðünün emri altýnda. Öncelikle cem evlerinin Hacý Bektaþi Veli dergahýnýn bize teslim edilmesi lazým. Zorunlu din derslerinin kaldýrýlmasý lazým. Baský illa vurmak kýrmak deðil. Düþünceler üzerinde baský kuruluyor. Çocuklarýmýz okuldan gelip bize ‘din dersi öðretmeni öyle söylemiyor’ diyerek sorular soruyor. Biz camiye karþý deðiliz, onlar da bize karþý olmasýnlar.
Diyanet iþlerinin kuruþu tarikatlarýn önünü kapatmak içindi. Þimdi tarikatçýlara hizmet ediyor, Hizbullahçýlarý savunan kadrolarý var, rejimi deðiþtirmek isteyenler var. Her inanç kendi masraflarýný karþýlasýn, nasýl biz yýllardýr kendi masraflarýmýzý kendimiz karþýlýyorsak camilere de öyle yapýlsýn. Kadrolaþma var. Ben de vatanýn öz evladýyým, bizim vergilerlimizle onlarýn maaþlarý ödeniyor. 30 bin kadro da bize versinler. Diyanetin bütçesi kaç tane bakanlýktan fazla, bir de diyanet vakfý var. Trilyonlarca bütçesi var. Ekonomisi kuvvetli. Biz de o güç yok. Ama Alevilere para verilmesini de istemiyoruz, kimine verecek, kimine vermeyecekler Alevileri böyle yaparak birbirine düþürecekler. Biz zorunlu din derslerin kaldýrýlmasýný, diyanetin eðer kaldýrýlmýyorsa özerk hale getirilmesini istiyoruz. Bu yasal düzenlemeleri çýkarmalarý bir günlük iþ. Cem evlerini de tanýsýnlar.
Türkiye laik mi, deðil mi?
Düzen laik deðil. Diyaneti istemiyoruz aslýnda. Ahmet Necdet Sezer þanstý. Diyanet cemaatlere karþý kurulmuþtu. Biz cemaat deðiliz. Ama Türkiye o aþamaya gelmemiþ, özerk olsun o zaman. Haklýsýn, bir çeliþki var. Ama Doðu Anadolu’da töre olaylarý var, bunlarý da unutmamak lazým. Ama diyanetten maaþ alýp siyasal Ýslamcýlýk yapacak, biz bunu kabul etmiyoruz…. Alevi toplumu þeriata da darbelere de karþýdýr. Ama gücümüz yetmiyor. Bir olmazsak diri de olamayýz.
Alevilerin geleceði
Biz olmayýz, her toplum birlik olur, biz olmayýz. Mesela Nurcusu, Fetullahçýsý gereðinde birleþiyor, ama bizde herkes akýllý, herkes her þeyi biliyor, öyle olunca kimse kimseyi dinlemiyor. Týkanýp kalýyoruz, keþke herkes sizin dediðiniz gibi düþünse, bir araya gelip toplansak. Maalesef içimizde Hýzýr paþalar var. 100 tane dernek var. Bunlar tabanla alakasý olmayan dernekler, Ehlibeyt Vakfý bilmem ne. Çoðu tabela derneði. Federasyon da oluyorlar. Alevi toplumu adýna geleceðimizi aydýnlýk görmüyorum. Alevilik Ýslam dýþý diyenler de çýktý. Tüm Alevi kuruluþlarý bir olalým desek, kimse olmuyor. Kendi sorunlarýmýzý içimizde çözemiyoruz. Alevi gençlerimiz yakýnda türbana da, kara çarþafa da girer bu gidiþle, Ramazan orucu da tutarlar. 12 imamda eðlence yapanlar da oluyor…
Seçkimizi bu kadarla sýnýrlýyoruz... Diðer görüþleri Taraf gazetesinin bugünkü sayýsýnda okuyabilirsiniz..
(Haber 7)


Teþekkur:
Beðeni:
Alýntý

Yer imleri