Mehmet Þevket Eygi
24.01.2008
TÜRKÝYE’deki Alevîlik meselesi halledilebilir mi?.. Benim samimî fikrim þudur: Tam manasýyla halledilemez. Bu iþin halli (çözümü) mahþere kalmýþtýr. Mahkeme-i Kübra’da halledilir.
Alevîlik denilince ilk hatýra gelmesi gereken þey, bu cemaatýn homojen bir yapýya sahip olmadýðý gerçeðidir.
Namaz kýlan, oruç tutan, kurban kesen Alevîler olduðu gibi, “biz Müslüman deðiliz” diyenleri de vardýr.
Tuncelili muhterem bir Alevî dedesi ile tanýþmýþtým (Hýdýr Dede), Müslümanlýk bakýmýndan aramýzda pek ayrýlýk yoktu.
Alevîliðin genelde yazýlý bir kültürü yoktur, bu yüzden onu anlamak kolay deðildir.
Aklý baþýnda Sünnîlerle, aklý baþýnda Alevîlerin yapmalarý gerekenler þunlardýr:
1. Türkiye gemisini batýrmamak için sosyal barýþý ve toplumsal mutabakatý saðlayacak þekilde çalýþmak.
2. Ýki tarafý kýzdýracak, üzecek, fitne ve fesat çýkartacak söylemlerden ve eylemlerden uzak durmak.
Alevîliði yeni bir din haline getirmek için çýrpýnanlar, bence yanlýþ yapýyorlar.
Sünnî kökenli bir solcu, “Ali’siz Alevîlik” adýnda kocaman bir kitap yazmýþtý. Cemaatin, topluluðun adý Alevî ve adamcaðýz Hz. Ali’yi devreden çýkartmak istiyor. Ne büyük ve gülünç mantýksýzlýk!
Vaktiyle Avrupa’da birbirini gýrtlaklayan Katoliklerle Protestanlar ekümenizm cereyaný içinde birleþmeye çalýþýrken, biz Müslümanlarýn birbirimize düþman olmamýz doðru mudur?
Sünnîler Alevîleri hor görmekten, onlara düþman gözüyle bakmaktan vaz geçmeli; onlar da Sünnîleri Yezid olarak görmemelidir.
Ýran’daki þiî rejim Türkiye Alevîlerini “Câferîleþtirmek” için gizli açýk yýllardan beri çalýþýyor. Hiç þüphe yok ki, bunun için bol para da harcýyorlar. Böyle bir þey, ileride kardeþ kavgasýna yol açar. Niçin mý? Pakistan’a bakýnýz, orda maalesef Sünnî Müslümanlarla Þiî Müslümanlar birbirleriyle çekiþip tepiþiyorlar. Camiler bombalanýyor, Müslüman kaný akýyor...
Türkiye’de yaþayan Sünnî Müslümanlarla Alevî Müslümanlar, aralarýndaki farklýlýða ve ihtilaflara (çeþitliliklere) raðmen din ve iman kardeþidir. Farklýlýklarý esas alacaðýmýza kardeþliði esas alalým. Çünkü, yazýmýn baþýnda belirttiðim gibi bizler hep birlikte Türkiye adýnda çok büyük bir gemide yolculuk yapmaktayýz ve beyinsizlik ederek gemiyi delersek hepimiz boðulacaðýz.
Bundan yýllarca önce Ýstanbul Gazi mahallesinde üzücü hadiseler olmuþtu. Durumu yatýþtýrmak için Arena programý yapýmcýsý Uður Dündar bey, Sünnî kesimden bendenizi, Alevî kesimden Profesör Ýzzettin Doðan beyi programa davet edip konuþturmuþtu. Ýkimiz de olumlu konuþup, fitne ve fesat yangýnýný söndürmeye yönelik sözler ettikti. Hep böyle olmalýyýz. Hattâ bu programdan sonra, konuþmamdan çok memnun olan bir Alevî kardeþimiz (resmî bir kurumda motor tamircisi imiþ) fakirhaneme gelerek beni tebrik etmiþti.
Riyakarlýk ve taqiyye yapýlmasýn. Sünnî Sünnîliðini, Alevî Alevîliði açýkça söylesin ama iki taraf kavga etmesin, çekiþmesin, fitne ve fesat çýkartmasýn.
Avrupa Birliði, Alevîleri azýnlýk statüsüne sokmak istiyor. Böyle bir þey Türkiye’nin parçalanmasýna yol açar. Onlarýn bu demokratik (!) tuzaklarýna düþmemeliyiz.
Alevîlik konusunda Derin devletten ve AB’den para alan bir takým þahýslar ve kuruluþlar olduðu söyleniyor. Ýran’ýn da bu konuda kesenin aðzýný açtýðýna dair hayli rivayet ve karine var...
Kimseyi suçlamýyorum. Sünnî kesim içinde de, yabancý devletlerden para alanlar olabilir.
1979’da mý olmuþtu, Kahramanmaraþ’taki yüz kýzartýcý katliam öyle kendi kendine olmuþ bir facia deðildir. Birileri bunu tertiplemiþlerdir.
Sivas’taki katliam da derin kýþkýrtmalar neticesinde olmuþtur.
Acaba Baþbaðlar köyünde camiden çýktýktan sonra vahþice katledilen zavallý Müslümanlarý kimler öldürdü, kimler öldürttü?
Bu memlekette ahlâk ve fazilet çok darbelendiði için her deðerin rantý yeniyor. Sünnî kesimde nasýl din sömürücüleri, mukaddesat rantý yiyen alçaklar varsa, Alevî kesimde de Alevîliði istismar ve istihdam eden (sömüren, ticaretini yapan) adamlar ve gruplar vardýr.
Benim çok iyi bildiðim bir husus vardýr: Gerçek bir Alevî yüksek bir ahlâka sahiptir. Eline, diline, beline hakimdir.
On beþ sene oldu sanýyorum. Manisa’dan iki muhterem Alevî ziyaretime geldiler, yayýnladýklarý kitaplarý hediye ettiler ve müsbet tutumum dolayýsýyla beni tebrik ettilerdi. Bu da gösteriyor ki, Alevîler ile Sünnîler, barýþ ve uzlaþma içinde kardeþçe yaþayabilirler.
Sünnî ve Alevî Müslümanlar, iki Ýslâm büyüðünün ruhaniyetinin gölgesinde birleþebilirler: Hacý Bektaþý Velî ile Mevlâna Celalüddin Rumî...
Teolojik ihtilaflarý bir kenara býrakalým. Yukarýda arz ettiðim gibi bunlarýn çözümü Rûz-i Mahþere kalmýþtýr.
Allah’a, Peygambere, Ehl-i Beyt’e olan baðlýlýk ve sevgimiz bizleri birleþtirebilir.
Alevî kardeþlerim beni cemevine çaðýrýrlarsa memnuniyetle giderim. Namaz vakti gelince bir köþede ibadet etmeme izin verirler elbet. Onlar da, arzu ederlerse camiye gelsinler (zaten bazýlarý geliyor). Sevgili Peygamberimiz, Hazret-i Ali Efendimiz, Ehl-i Beyt efendilerimiz zaten namaz kýlarlardý.
Bu memlekette yýllardan beri birtakým Derin güçler Sünnîlerle Alevîleri birbirine düþman etmek ve çatýþtýrmak için þeytanî planlar yürüttüler. Böyle bir þey ne Sünnîlerin, ne de Alevîlerin yararýnadýr.
Ýsrail’in, Haçlýlarýn, emperyalistlerin, G.Y.’lerin oyunlarýna gelmeyelim, Hacý Bektaþý Velî efendimizin öðütlerini tutsak bu vatanda can ciðer olur, huzur, barýþ ve güvenlik içinde birlikte kardeþçe yaþayabiliriz.


Teþekkur:
Beðeni:
Alýntý

Yer imleri