Öcalan'dan TSK'ya büyük övgü(!)
Demokratik Toplum Partisi Diyarbakýr Milletvekili Aysel Tuðluk, geçtiðimiz pazar günü yazdýðý yazýda Kemalistler'e birleþelim çaðrýsýnda bulunmuþtu... Peki, DTP'li Tuðluk'un 'Bir bu eksikti!' dedirtecek ittifak çaðrýsýný neden yaptý?
Tuðluk bu çaðrýyý neden yaptý? 06 / 02 / 2008 12:45
![]()
Demokratik Toplum Partisi Diyarbakýr Milletvekili Aysel Tuðluk, geçtiðimiz pazar günü yazdýðý yazýda Kemalistler'e birleþelim çaðrýsýnda bulunmuþtu... Peki, DTP'li Tuðluk'un 'Bir bu eksikti !' dedirtecek ittifak çaðrýsýný neden yaptý?
Bu birleþme çaðrýsýnýn perde arkasýný Star Gazetesi'nden Ahmet Kekeç yazdý.
Bir bu eksikti! Apo Kemalist olmuþ...
DTP Diyarbakýr Milletvekili Aysel Tuðluk’un ‘ittifak arayýþý’na iliþkin açýklamasý (daha doðrusu yazýsý) epey tepki topladý.
Kimileri bu açýklamayý, ‘Kürt sorununa sol perspektiften bakmaya çalýþýyor’; kimileri de ‘liberalizme karþý sol dayanýþmanýn altýný çiziyor’ þeklinde yorumladý.
Nuray Mert daha baþka bir þey söyledi.
Bence hiçbiri deðil...
Tuðluk, ‘Kürt hareketi’nin (kendisini PKK’yla özdeþleþtiren Kürt hareketinin) öncelikle, ‘dönüþtürücü/ modernleþtirici’ bir misyonu olduðunu, Kemalist-sol çevrelerin artýk bunu idrak etmeleri gerektiðini ve ancak dönüþtürücü/jakoben güçlerle kurulacak bir ittifakýn ‘Kürt hareketi açýsýndan’ anlamlý olabileceðini söylüyordu.
Üstelik, çok da açýk konuþuyordu.
Mesela þu satýrlar: ‘Kemalistler, sol, muhalif ve aydýn çevreler Kürtlerle uzlaþmanýn kaçýnýlmazlýðýna inanýyorsa, ýlýmlý Ýslam denilen ve aslýnda ne olduðu, nasýl tanýmlanacaðý çok da belli olmayan ve tamamen ‘imparatorluk’ güçlerinin imalatý bu projeye karþý modern aklýn ve demokratik kültürün birbirini kabul eden zemininde buluþabilmelidir...’
Bilmiyorum, ‘þerh’e gerek var mý?
Þunu söylüyor Tuðluk:
Bizi tanýyýn, biz de gericilere karþý sizlerle ayný safta savaþalým.
Kaç yýl öncesiydi?
Kemalist-sol yayýn organlarýndan birinde (muhtemelen Öcalan tarafýndan Bekaa Vadisi’nde tören kýtasýyla karþýlanan adamýn dergisiydi) Abdullah Öcalan’la Mustafa Kemal’i kýyaslayan bir yazý yayýmlanmýþtý.
Ýkisi de ulusunun baðýmsýzlýðý için savaþýyormuþ.
Ýkisi de karizmatikmiþ.
Ýkisinde de Allah vergisi ‘lider’ vasfý hemen ‘ön plana’ fýrlýyormuþ.
Ýkisi de modernleþtirici ve dönüþtürücüymüþ, falan filan...
Burada hemen araya girmem lazým:
Mustafa Kemal liderdi, amenna. Ulusunun ‘baðýmsýzlýk savaþý’ný kazandý, Türkiye Cumhuriyeti devletini kurdu, sonunda ‘Atatürk’ oldu. Büyük, çok büyük bir liderdi...
Ama birilerinin utanmadan ‘kýyas öznesi’ haline getirdiði Abdullah Öcalan kendisinde bir kurtarýcý, bir yalvaç, haþa bir ‘nezir’ vehmedenlerin yüzünü kara çýkarmak pahasýna ulusunu sattý.
Nasýl bir kýyas mantýðýdýr bu?
Hazýr konu açýlmýþken, 10 küsur yýl önce Radikal gazetesinde yayýmlanan ‘Öcalan röportajý’ný da hatýrlatayým, tam olsun.
Radikal muhabiri, kendi ifadesiyle ‘terör üssü’ne girip Apo’yla bir söyleþi gerçekleþtirmiþti; ‘Türk ordusu ilericidir’ baþlýðý altýnda sunulan söyleþide Apo, TSK’nýn ‘dönüþtürücü/ modernleþtirici’ misyonuna övgüler yaðdýrýyor, hýzýný alamayýp ‘dinsel gericiliðe’ karþý ilerici çevrelerle ittifak kurabilecekleri mesajýný veriyordu.
Bu tür mesajlarý, yakalandýktan sonra da sýk sýk vermeye baþladý.
Hatta, mahkemede bile, ‘Ýþte buradayým. Beni görün.’ demeye getirdi.
‘Ben yazmýþtým’ demekten hoþlanmam ama, ben yazmýþtým... Bundan sekiz yýl önce (10 Ocak 2000 tarihinde Yeni Þafak’taki köþemde) aynen þöyle demiþtim:
‘Öcalan, günün birinde, Güneydoðu’daki ‘dinsel gericiliðe’ karþý yeni bir iþbirliði zaruretinin ‘müttefik öznesi’ haline getirilirse þaþýrmayýn.’
Apo’nun (dolayýsýyla Tuðluk’un) iþbirliði teklifi Kemalist-sol çevrelerde nasýl inikas bulur bilmiyorum.
Herhalde güler geçerler...
Ama þaþýrmýyoruz
Çünkü Tuðluk malumu ilam ediyor...


Teþekkur:
Beðeni: 

Alýntý

Yer imleri