ÇAÐDAÞLIK ÜSTÜNE
Efendiler!
Ulusumuzun hedefi, ulusumuzun ülküsü bütün dünyada uygar bir topluluk olmaktýr. Bilirsiniz ki, dünyada her toplumun varlýðý, deðeri, hakký, özgürlük ve baðýmsýzlýðý, sahip olduðu eserlerle orantýlýdýr.
Uygar eser var etmek yeteneðinden yoksun olan toplumlar, özgürlük ve baðýmsýzlýklarýndan yoksun býrakýlmaya mahkumdurlar. Ýnsanlýk tarihi baþtan baþa bu dediðimi doðrulamaktadýr. Uygarlýk yolunda yürümek ve baþarýlý olmak yaþam koþuludur. Bu yol üzerinde duranlar ya da bu yol üzerinde ileriye deðil, geriye bakmak bilisizliði ve aymazlýðýnda bulunanlar, genel uygarlýðýn coþkun seli altýnda boðulmaya mahkumdurlar.
Efendiler! Uygarlýk yolunda baþarý, yenileþmeye baðlýdýr. Toplumsal yaþamda, ekonomik yaþamda, ilim ve fen alanýnda baþarýlý olmak için tek geliþme ve yükselme yolu budur.
Yaþam ve geçime egemen olan buyruklarýn zamanla deðiþmesi, geliþmesi ve yenileþmesi zorunludur.(Eylül 1924 (Ýkdam Gazetesi )
Medeni Hukuk'ta, Aile Hukukunda izleyeceðimiz yol, ancak uygarlýk yolu olacaktýr. Hukukta idare-i maslahat ve batýl inançlara baðlýlýk, uluslarý uyanmaktan alýkoyan en aðýr bir karabasandýr. Türk Ulusu, üzerinde karabasan bulunduramaz. 1924 ( Söylev ve Demeçler )
Hep birlikte bütün dünyaya açýkça bildirelim ki bunca devrimlerin bilinçli kahramaný olan bu ulus, uygarlýk güneþinin bütün sýcaklýðýný almýþtýr. Kuþkuya yer var mýdýr ki, bu sýcaklýðýn verimleri, elbette oldubitti olarak bol bol fýþkýrmaktadýr. 27 Aðustos 1925 (Ýnebolu Türkocaðý )
Uygarým diyen Türkiye Cumhuriyeti halký, düþünüþüyle ,uygar olduðunu yaþayýþýyla, yaþayýþ biçimiyle göstermek zorundadýr. Kýsaca uygarým diyen Türkiye'nin gerçekten uygar olan halký, baþtan aþaðý gerçek durumu ile de uygar ve olgun insanlar olduklarýný eylemce göstermek zorundadýrlar. 27 Aðustos 1925( Ýnebolu Türkocaðý )
Uygarlýðýn coþkun seli karþýsýnda direnmek boþunadýr. Ve bilinçsiz ve boyun eðmeyenler üstüne pek acýmasýzdýr. Daðlarý delen ,göklerde uçan, göze görünmeyen zerrelerden, yýldýzlara dek her þeyi gören, aydýnlatan, inceleyen uygarlýðýn güçlü ve yüksek varlýðý karþýsýnda ortaçað düþünüþleriyle, ilkel kör inanýþlarla yürümeye çalýþan uluslar yok olmaya hiç olmazsa tutsak ve düþkün kalmaya mahkumdurlar. Oysa Türkiye Cumhuriyeti halký, yenilikçi ve geliþmiþ bir yýðýn olarak sonuna dek yaþamaya karar vermiþ, tutsaklýk zincirlerini ise tarihte eþi olmayan kahramanlýklarla parça parça etmiþtir.27 Aðustos 1925 ( Ýnebolu Türkocaðý)
Dünyada her þey için, maddiyat için, yaþam için, baþarý için en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir. Ýlim ve fennin dýþýnda yol gösterici aramak aymazlýktýr, bilgisizliktir, doðru yoldan sapmadýr. Yalnýz ilmin ve fennin yaþadýðýmýz her dakikadaki aþamalarýnýn olgunlaþmasýný anlamak ve ilerlemelerini zamanla izlemek þarttýr. Bin, iki bin yýl sonra bugün aynen uygulamaya kalkýþmak, ilim ve fennin içinde bulunmak elbette deðildir. 1925 ( Milli Eðitimle Ýlgili Söylev ve Demeçler )
Ulus açýkça bilmelidir ,uygarlýk öyle güçlü bir ateþtir ki ona yabancý olanlarý yakar, yok eder. Ýçinde bulunduðumuz uygarlýk ailesinde bize yakýþan yeri bulacak ve koruyarak yükselteceðiz. Rahatlýk, mutluluk ve insanlýk bundadýr. 25 Aðustos 1925 ( Kastamonu Belediye Salonu'nda Esnafla yaptýðý söyleþi)
Kýsa zamanda hýzlý ve yoðun denilecek denli siyaset, yönetme, toplum devrimleri yaptýk. Bu yaptýklarýmýzýn hýzýndan ve yoðunluðundan ancak hoþnutluk ve mutlulukla söz edilebilir. Þundan ki, bu böyle olmasaydý, kurtuluþ olasýlýðý tehli***e düþebilirdi. Ýnanmak uygun olur ki ve böyle yapmak gerektiði içindir ki böyle yaptýk. 27 Aðustos 1925 (Ýnebolu Türkocaðý)
Ulusun sevgisini her zaman dayanak noktasý bilerek hep birlikte ileriye gideceðiz. Türkiye Cumhuriyeti mutlu, baþarýlý ve muzaffer olacaktýr. 29 Ekim 1923 (Cumhurbaþkanlýðý'na seçildikten sonra yaptýðý konuþmadan)
Efendiler, bugüne dek elde ettiðimiz baþarýlar, bize ancak geliþme ve uygarlýða doðru bir yol açmýþtýr. Yoksa, geliþmeye ve uygarlýða ulaþtýrmýþ deðildir. Bize ve torunlarýmýza düþen, bu yol üzerinde ikirciksiz yürümektir. 13 Aðustos 1923 (TBMM'ni Açýþ Konuþmasý'ndan )
Türkiye Cumhuriyeti, yeryüzünde aldýðý yere yakýþtýðýný, eserleriyle kanýtlayacaktýr. 29 Ekim 1923 (Cumhurbaþkaný seçildikten sonra yaptýðý konuþmadan )
Þunu söylemeliyim ki, biz ,her araçtan, yalnýz ve ancak bir ülkü için yararlanýrýz. O ülkü þudur: Türk Ulusu'nun, uygar toplumlar arasýnda yaraþtýðý kata yükseltmek ve Türk Cumhuriyeti'ni sarsýlmaz temeller üzerinde, her gün daha çok güçlendirmek; bunun için de, zorbalýk düþüncesini öldürmek. Söylev'den
Türkler, Cumhuriyet'in korunmasýna, yurdun geliþmesine ve ulusun yükselme yolunda çalýþmasýna engel olmak isteyenlerin uðrayacaklarý düþkýrýklýðýný kesin olarak kanýtlamýþlardýr. Anlaþýlmýþtýr ki ulusumuz, izlediði kurtuluþ ve çalýþma yolunda ilerlemekten baþka bir hal benimseyemez. 31 Mayýs 1925 ( Ulus'a yayýmlanan bildiriden)
Devrimimiz henüz yenidir. Dedikleri gibi kökleþip benimsendiði üstüne olan kanýlarýmýz ancak ileride karþýlaþacaðýmýz olaylarla doðrulanýp anlaþýlacaktýr. Ancak, þimdi þuna inanmalýsýnýz ki, bugün baþýna þapka giyen; sakalýný, býyýðýný týraþ eden, smokinle, frakla toplum yaþayýþýnda yer alanlarýmýzýn çoðunun kafalarýnýn içindeki düþünüþ þimdi bile sarýklý, sakallýdýr. Ankara Türkocaðý
Benim önemsiz gövdem bir gün elbet toprak olacaktýr. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaþayacaktýr ve Türk Ulusu güvenlik ve mutluluðunu koruyan ilkelerle uygarlýk yolunda duraksamasýz yürümeyi sürdürecektir. 19 Haziran 1926 (Ulus'a Yayýmlanan Bildiri'den)
Gelecek kuþaklarýn, Türkiye'de Cumhuriyet'in ilaný günü ona hiç acýmadan saldýranlarýn baþýnda, ‘Cumhuriyetçiyim' diyenlerin yer aldýðýný gördükleri zaman þaþacaklarýný hiç sanmayýnýz. Tersine, Türkiye'nin aydýn ve cumhuriyetçi çocuklarý, böyle cumhuriyetçi geçinmiþ olanlarýn gerçek düþüncelerini irdeleyip saptamakta hiç de güçlük çekmeyeceklerdir. Söylev'den
Yaptýðýmýz devrimler, Türkiye'nin yüzyýllarca rahat yaþamasýna, mutluluðuna yeter. Bize düþen, bunu anlayarak korunmasý uðruna çalýþmaktýr. 10 Eylül 1924 (Bursa'nýn Kurtuluþu Nedeniyle Yapýlan Þenlik'te Verdiði Söylev'den)
Hasýmlarýmýz, düþünebildikleri iðrenç çözümlere istediklerince baþvursunlar. Onlarýn çýlgýnca davranýþlarý bizim devrim ateþimizi söndüremez. Onlarýn kendilerini felakete, zaman zaman ulusu acýya uðratan akýlsýzlýklarýna acýyorum. Haziran 1926 ( Ýzmir Suikasti Sonrasý, Ýzmir Kurulu'na Yaptýðý Konuþma'dan)
Þurasýný hafýzadan çýkarmamalýdýr ki, bunca özverilerin yemiþini elimizden kaçýrmamak ve geçen felaketlerin bir daha geri dönmesini olanaksýz kýlacak önlemler almak, bizim için her günün düþüncesi olmalýdýr. Ancak, bilelim ki, bu uðurda kuru bir dikkat ve uyanýklýk, safçasýna bir kýskançlýk yetmez. 13 Aðustos 1923 (TBMM Açýþ Konuþmasý)
Bu ulus, utanmak üzere yaratýlmýþ bir ulus deðildir. Övünmek üzere yaratýlmýþtýr, tarihini övünçle doldurmuþ bir ulustur. Ancak bu ulusun yüzde doksaný okuma-yazma bilmiyorsa, bu yanýlgý bizde deðil, Türk'ün karakterini anlamayarak kafasýný birtakým zincirlerle saranlardadýr. 9 Aðustos 1928 (Ýstanbul Sarayburnu Parký'nda)
Gerçek devrimciler onlardýr ki, ilerleme ve yenilenme devrimlerine yöneltmek istedikleri insanlarýn ruh ve vicdanlarýndaki gerçek eðilimi soluk almasýný bilirler.1 Eylül 1925 ( Ýkdam Gazetesi )
Türkler, bütün uygar uluslarýn dostlarýdýr. Ülkeler çeþitlidir; ama uygarlýk birdir ve bir ulusun ilerlemesi için de bu biricik uygarlýða katýlmasý gereklidir. 11 Þubat 1924 (Vakit Gazetesi)
Gözlerimizi kapayýp soyut yaþadýðýmýzý varsayamayýz. Memleketimizi bir çember içine alýp dünya ile ilgisiz yaþayamayýz.
Tersine, ilerlemiþ, uygar bir ulus olarak uygarlýk alanýnýn üzerinde yaþayacaðýz. Bu yaþam ancak ilim ve fenle olur. Ýlim ve fen neredeyse, oradan alacaðýz ve ulusun her bireyinin kafasýna koyacaðýz. Ýlim ve fen için kayýt ve koþul yoktur.
Hiçbir mantýk kanýtýna dayanmayan birtakým geleneklerin, inanýþlarýn korunmasýnda ýsrar eden uluslarýn ilerlemesi çok güç olur. Belki de hiç olmaz.
Ýlerlemede kayýtlarý ve koþullarý aþamayan uluslar, yaþamý akla uygun ve pratik olarak açýkça göremez. Yaþam felsefesini geniþ gören uluslarýn egemenlik ve tutsaklýðý altýna girmeye mahkûm olurlar.
Bütün bu gerçeklerin ulusça iyi alýnmasý ve sindirilmesi için her þeyden önce cahilliði ortadan kaldýrmak gerekir. Milli Eðitimle Ýlgili Söylev ve Demeçler
Memleket mutlaka çaða uygun , uygar ve yeni olacaktýr. Bizim için bu, yaþam davasýdýr. Bütün özverimizin sonuç vermesi buna baðlýdýr. Halkla çok temasým vardýr. O saf kütle, bilmezsiniz ne kadar yenilik taraftarýdýr. Vatanýmýzda hiçbir zaman engeller bu yoðun kalabalýktan gelmeyecektir.
Halk gönençli, baðýmsýz, zengin olmak istiyor. Komþularýnýn (refah) gönencini gördüðü halde, fakir olmak pek aðýrdýr. Vakit, Sayý 2130
Türk Ulusu, ancak varlýðýný derin ve saðlam kültür sýnýrlarýyla çizdikten sonradýr ki, onun yüksek kapasitesi ve deðeri uluslar arasýnda tanýnýr. Türk Ulusu'na doðuþtan rengini veren bu devrimlerden her biri çok geniþ tarihsel dönemlerin övünebileceði büyük iþlerden sayýlsa yeridir. 1935 (Milli Eðitimle Ýlgili Söylev ve Demeçler)
Uçurumun kenarýnda yýkýk bir ülke. Türlü düþmanlarla kanlý boðuþmalar. Yýllarca süren savaþ. Ondan sonra, içerde ve dýþarda saygý ile tanýnan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet ve bunlarý baþarmak için arasýz devrimler.
Ýþte, Türk genel devriminin bir kýsa deyimi. 1935 (Söylev ve Demeçler)
Bir insan topluluðunda, bir devrim yapýldýðýnda elbette onun nedenleri vardýr. Ancak o devrimi yapanlar, inanmak istemeyen inatçý düþmanlarýný inandýrmaya zorunlu mudur? Cumhuriyetin elbette taraftarlarý ve karþý olanlarý vardýr; taraftarlar, ne için ve ne gibi inançlardan ve düþüncelerden ötürü Cumhuriyeti ilan ettiðini, karþý olanlara açýklamak ve inançlarýnda ve yapýlan iþlerde uygun olduðunu kanýtlamak isteseler de, onlarýn bilinçli olarak ayak diremelerine engel olabilecekleri düþünülebilir mi?
Doðal taraftarlar, güçleri yetiyorsa ülkülerini herhangi bir biçimde; karýþýklýk (ihtilal), devrimle ya da saygýdeðer biçimlerden geçirerek uygularlar; bu, ülkü devrimcilerinin görevidir. Buna karþý, karþý çýkmalar, yaygaralar ve gerici giriþimleri de karþý çýkanlarýn yapmaktan geri durmayacaklarý hareketlerdir. Söylev'den
Sarýk ve cüppeyle artýk dünyada baþarýlý olmanýn olanaðý yoktur. Yaptýðýmýz büyük devrimlerle uygar bir ulus olduðumuzu dünyaya kanýtladýk. 17 Eylül 1928 (Cumhuriyet Gazetesi)
Yaptýðýmýz ve yapmakta olduðumuz devrimlerin amacý, Türkiye Cumhuriyeti halkýný büsbütün çaða uygun ve bütün anlam ve biçimiyle olgun bir topluluk durumuna getirmektir, devrimlerimizin temel amacý budur. Bu gerçeði kabul edemeyen düþünüþleri daðýtmak zorunludur.
Þimdiye kadar ulusun beynini paslandýran, uyuþturan ve bu istekte bulunanlar olmuþtur. Her halde anlayýþlarda varolan bütün batýl inanýþlar, büsbütün atýlacaktýr. Onlar çýkarýlmadýkça, beyne gerçek ýþýklarý aþýlamak olanaksýzdýr. (1 Eylül 1925 ( Ýkdam Gazetesi )
Ulusumuzun baþýnda bilmezlik, aymazlýk ve tutuculuðun, ilerleme ve uygarlaþma düþmanlýðýnýn simgesi gibi sayýlan fesi atarak, onun yerine bütün uygar dünyaca baþlýk olarak kullanýlan þapkayý giymek ve bu þekilde, Türk Ulusu'nun, uygar dünyadan düþünüþ bakýmýndan hiç de ayrý olmadýðýný göstermek bir zorunluluktu. Söylev'den
Büyük Türk Ulusu, cahillikten az emekle kýsa yoldan kendi güzel ve soylu diline kolay uyan bir araç ile sýyrýlabilir. Bu okuma-yazma anahtarý ancak Latin temelinden alýnan Türk alfabesidir. Basit bir deneyim Latin temelinden Türk harflerinin, Türk diline ne kadar uygun olduðunu þehirde ve köyde yaþý ilerlemiþ Türk çocuklarýnýn ne kadar kolay okuyup yazdýklarýný güneþ gibi ortaya çýkarmýþtýr.
Büyük Millet Meclisinin kararý ile, Türk harflerinin kesinlik ve yasallýk kazanmasý, bu ülkenin yükselme savaþýmýnda baþlý baþýna bir geçit olacaktýr. 1928 (Milli Eðitimle Ýlgili Söylev ve Demeçler)
Hiçbir iyi devrim, gerçeði görenler dýþýnda, çoðunluðun oyuna baþ vurarak yapýlamaz.
Uysal ve Asyalýlara özgü inanýþlara baðlý, sinsi ve sindirici batýl inanýþlar, köstekleyici yanlýþ alýþkanlýklarla tekelci (inhisar) güçlerin etkisine sürüklenebilecek yýðýnlarda iyi devrimler için halkoyu yapýlamaz. 11 Nisan 1934 Ýzmir (31 Temmuz 1952 tarihli Cumhuriyet Gazetesi)
Siyaset alanýnda birçok oyunlar görülür. Ama, kutsal bir ülkünün simgesi olan Cumhuriyet yönetimine ve çaðdaþlaþmaya karþý, cahillik, baðnazlýk ve her türlü düþmanlýk ayaða kalktýðý zaman; özellikle ilerici ve Cumhuriyetçi olanlarýn yeri, gerçek ilerici ve Cumhuriyetçi olanlarýn yanýdýr; yoksa gericilerin umut ve çalýþma kaynaðý olan yer deðil. Söylev'den
Cumhuriyet düþünce özgürlüðü taraftarýdýr. Ýçten ve yasal olmak koþuluyla her düþünceye saygý duyarýz. 2 Aralýk 1923 (Vakit Gazetesi)


Teþekkur:
Beðeni:

Alýntý

Yer imleri