Mehmet Þevket Eygi
22.02.2008
1907’de ölmüþ Müslümanlara gýbta ediyorum. Ýyi zamanda ölmüþler, gelecekteki nice felaketi görmemiþler... 1907’de, Ýkinci Sultan Abdülhamid Halife ve Padiþah... Ülke çok büyük. Ýstanbul’dan batýya gidiyorsun, topraklarýmýz git git bitmiyor. Adriyatik denizi sahillerine kadar uzanan bir Türkiye. Selanik, Kavala, Manastýr, Üsküp, Ýþkodra, Yanya ve daha nice þehirlerde Türk bayraðý dalgalanýyor.
Ege denizi adalarýnýn çoðu bizim. Rodos, Girit, Sakýz, Ýstanköy. Midilli... Hangi birini sayayým.
Suriye, Irak, Lübnan, Filistin, Sina yarýmadasý, Hicaz, Yemen, Kuveyt ayný bayrak altýnda, oralara pasaportsuz gidiliyor. Þam’dan Medine’ye trenle gidiyorsun... Sadece tren bileti, yeterli.
Halep, Þam, Baðdad, Beyrut, Kudüs, Mekke-i Mükerreme, Medine-i Münevvere, Cidde, Sana, Bingazi, Rodos, Trablusgarp, Kerbelâ, Erbil ve daha nice Ýslâm þehrinde tek bayrak, tek devlet var...
Afrika’da Libya bizim.
Bütün ülkede muhadderat-ý Ýslâmiye tesettürlü geziyor.
Avrupa’ya göre geri taraflarýmýz var ama baðýmsýzlýk, istiklal, haysiyet içinde bir gerilik. Japonya gibi bir hamle yapýlýp ortadan kaldýrýlabilecek bir gerilik.
Her tarafta Ýslâm okullarý var. Masonlar baský altýnda. Ýslâmî tarikatlar açýk.
Üç bin nüfusluk küçük bir yerleþim merkezinde bile ulema var, meþâyih var; Arapça, Farsça bilen, aruzla þiir yazabilen ziyalý kiþiler var. Yemen’deki Osmanlý okullarýnda bile Fransýzca okutuluyor.
Allah onlara rahmet eylesin, 1907’de ölen Osmanlýlara gýbta ediyorum...
Þeriatsýz, Fýkýhsýz Ilýmlý Ýslâm
Gerçek Ýslâm Deðildir
BÝR kýsým Haçlýlar (hepsi deðil) ve Siyonistlerin Ýslâm dini ve Müslüman dünyasý üzerinde son derece þeytanî, son derece olumsuz planlarý, projeleri, programlarý vardýr. Bunlarý görmek ve anlamak için strateji uzmaný olmaya lüzum yoktur. Firasetli olmak yeterlidir. Neler yapmak istiyorlar?
1. Þeriatsýz, fýkýhsýz ýlýmlý/light bir Ýslâm türetmek istiyorlar. Ýslâm dini indirilmiþ-münzel bir dindir, onlar uydurulmuþ bir din çýkartmak istiyor. Ýlahî dinimizi, beþerî bir ideoloji ve hümanizma haline getirmek istiyorlar. Bunu yapmak için de Peygamberimizin (salat ve selam olsun O’na) sünnetine olan baðlýlýðý, onun Ýslâm’ýn ikinci ana kaynaðý olduðunu, Sünnet’in ýþýðýnda çýkartýlmýþ fýkýh ve þeriat kurallarýný inkâr ettirmek, hafife aldýrtmak istiyorlar. Onlarýn bu hususta (bilsinler bilmesinler) en yakýn yardýmcýlarý ve iþbirlikçileri reformcu, yenilikçi, tarihsellikçi “Müslüman oryantalistlerdir.
2. Ýslâm dünyasýný, Haçlýlarýn ve Siyonistlerin siyasî, iktisadî, kültürel hakimiyeti altýna almak istiyorlar. Bu konuda birkaç projeleri bulunmaktadýr. Bunlardan biri Büyük Orta Doðu Projesidir (BOP). Özeti þudur: Büyük veya orta çapta Ýslâm ülkeleri parçalanacak, ortaya yetersiz ve savunmasýz küçük devletçikler veya eyaletler çýkartýlacak, bunlar birbirleriyle çekiþip duracak. Irak’ý en az üçe (Kürt devleti, Þiî devleti, Sünnî devleti...), Ýran’ý beþ parçaya, Türkiye’yi birkaç parçaya, Pakistan’ý parçalara, Mýsýr’ý (Kýbtî devleti vs) velhasýl bütün Ýslâm dünyasýný küçük küçük ünitelere ayýrmak istiyorlar.
3. Sûfîliði kullanmak istiyorlar. ABD’ye ve Ýsrail’e baðýmlý ehlî=evcil bir sûfîlik geliþtirmek istiyorlar. Bunda baþarýlý olabilirler mi? Kesinlikle olamazlar. 19’uncu asýrda Kafkasya Müslümanlarý Ýmamý Þâmil hazretlerinin kumandasýnda Çarlýk Rusyasý emperyalizmi ile þanlý ve þerefli bir mücadele vermiþlerdi. Þeyh Þâmil kimdi? O, öncelikle fýkýh ve þeriat ilimlerini tahsil etmiþ bir hocaydý. Ýkinci olarak, Halid-i Baðdadî hazretlerinden icazet ve hilafet almýþ bir Nakþî þeyhiydi. Üçüncü olarak da, Müslümanlarýn dünya cihad iþleri için seçmiþ olduklarý bir Ýmam-Emîrülmü’minîn idi. Müþarünileyh hazretleri (o yüce zat) Nakþî tarikatýný askerî bir disiplin altýna sokmuþ, “Müridizm” denilen teþkilatý kurmuþtu. Aslýnda bütün gerçek tarikatlarda, müridizm tohumu vardýr. Birinci dünya savaþýnda Osmanlý Mevlevîleri de Mevlevî Birlikleri halinde ordumuza katýlmýþlardýr. Ruslar Afganistan’a saldýrdýktan sonra ABD o ülkedeki Ýslâm mücahidlerini desteklemiþti. Bin Ladin de bunlardan biriydi. Sonra ne oldu?
4. Haçlýlar ve Siyonistler, Müslümanlarý aldatmak, esaret altýna almak, pasifize etmek için Dinlerarasý Diyalog cereyanýný çýkartmýþlardýr. Bu cereyanýn, Ýslâm dünyasýnda, Müslümanlar tarafýndan çýkartýlmamýþ olduðunu, 1962’de toplanan Ýkinci Vatican Konsilinde üretilen bir ideoloji olduðunu her akýllý ve vicdanlý Müslüman biliyor. Dinlerarasý Diyalog ve Hoþgörünün esaslarý nedir: Allah katýnda hak, gerçek, makbul hak din Ýslâm deðildir... Âmentü’de Müslümanlar ile Ehl-i Kitab arasýnda ittifak vardýr... Hazret-i Muhammed’i, Kur’an’ý, Ýslâm’ý inkâr eden Ehl-i Kitab da ehl-i necat ve ehl-i Cennet’tir... Müslümanlar, Ehl-i Kitab’ý velî=idareci edinebilir... Bu saydýðým maddelerin Yüce Ýslâm dinine kesinlikle aykýrý olduðunu bilmek ve anlamak için din alimi olmaya hacet yoktur. Yeterli ilmihal ve akaid bilgisine sahip her Müslüman bunu bilir. On dört asýrlýk Ýslâm tarihinde böyle þazz, böyle ters, böyle bid’at, böyle temellere aykýrý bir cereyan çýkmamýþtýr.
Diyalogçular ABD’yi ve Ýsrail’i Müslümanlara þirin ve sevimli göstermeye çalýþýyor. Onlarýn Ýslâm dinine yaptýklarý hakaretler, Müslümanlara ettikleri eziyet, zulüm ve iþkenceler saymakla bitmez.
Birkaçýný sayayým:
(1) Ýkinci dünya savaþýnda Yahudilere Almanlar zulm etti. Savaþtan sonra, hiçbir suçu ve kabahati olmayan zavallý, masum Filistinlilerden vatanlarý alýndý, Yahudilere verildi. Hâlâ onlara zulm ediliyor, kan kusturuluyor.
(2) Irak’a saldýrdýlar, bir milyon Müslüman öldürdüler, ül***i yangýn yerine çevirdiler, müzelere varýncaya kadar soydular. Camilerde inleyen aðýr yaralý mücahitleri, niþan alarak öldürdüler. Ebu Garib cezaevinde korkunç iþkenceler yaptýlar, namuslara tecavüz ettiler. Kur’an’ý yýrtýp yerlere attýlar, parçalarýný helaya süpürdüler.
(3) Müslüman bir idare kuruldu diye Afganistan’a saldýrdýlar ve o Ýslâm ülkesini cehenneme çevirdiler.
(4) Bütün medenî devletlerin kabul edip imzalamýþ olduðu, savaþ esirleriyle ilgili Cenevre Sözleþmelerine aykýrý olarak, yakaladýklarý Müslüman esirlere Guantanamo üssünde en aðýr zulüm ve iþkenceleri yaptýlar.
Bu saydýklarým o kadar açýk, o kadar bilinen facialardýr ki, tevatür beyyinesi ile sabittirler. Hal böyle iken ABD’yi ve Ýsrail’i þirin ve sevimli göstermek caiz midir? Elbette, bütün Amerikalýlar zulmü desteklemiyor. Lakin þu anda ABD bütün gücüyle ve aðýrlýðýyla Müslümanlara zulm etmektedir.
Müslümanlar uyanýk olsunlar ve kendileri için hazýrlanmýþ tuzaklara düþmesinler.
(A) Ýslâm, Allah katýnda tek hak ve makbul (kabul edilen) dindir. Bu, ayet ve hadîslerle sabittir.
(B) Peygamberimizin daveti ve risaleti kendisine ulaþýp da bunu inkar eden kimseler ehl-i necat ve ehl-i Cennet deðildir.
(C) Müslümanlarýn, Ehl-i Kitab’ý velî=idareci olarak kabul etmeleri kesin olarak yasaklanmýþtýr.
Ýslâm’a hakaret eden, Müslümanlara zulm eden küfür güçlerinden maddî ve manevî yardým ve destek alarak dine ve Ümmet’e hizmet edilmez.
Doðru Yol Kur’an’ýn ve Sünnetin bildirdiðidir. Bunu da ulemâ-ý cumhur açýkça belirtmiþ ve göstermiþtir. Kim bu yolu býrakýr, aykýrý yollara saparsa, sapýtmýþ olur ve sapýklýðýn akýbetine katlanýr.


Teþekkur:
Beðeni:
Alýntý

Yer imleri